Connect with us

Genel

Kimya Çiftçi Dumlu: O benim dünyam

Published

on

blank

Duygusal ilişkinizde partnerinize; bağlı mısınız, bağımlı mısınız? İlişki bağımlılığı, partnere karşı aşırı derecede bağlılık göstermeye başladığınızda ortaya çıkan bir durumdur.

***

“Ben onsuz yaşayamam”, “ne yaparsa yapsın ondan vazgeçemiyorum”, “o olmadığı zaman kendimi eksik hissediyorum” gibi cümlelerin içeriklerinde hep bir bağımlılıktan söz etmek mümkündür. Maalesef ki bu şekilde devam eden ilişkiler de partnerinizi hayatınızın merkez noktası haline getirdiyseniz, ilişkiniz size bir şeyler katmıyor aksine sizi olduğunuz noktadan da geriye götürüyorsa fakat buna rağmen ilişkinizi bırakamıyorsanız, çaresiz kabullenişleriniz başladıysa ve ayrılık halinde hayatınızın mahvolacağına inanıyorsanız, giderek benliğinizi kaybetmeye başlayarak bağımlı bir ilişki içerisinde yaşıyorsunuz demektir. Bu ilişkiler sağlıksız bir döngüye ve kronik bir mutsuzluğa neden olmaktadır.

***

Bağımlı ilişki örüntülerine sahip olan kişi de bağımlı olunan kişi de yaşadıkları ilişki içerisinde mutsuzdur. İlişkiler ve iletişimler kişileri mutlu edebilmek ve kişileri geliştirebilmek için var olması gerekirken; bağımlı ilişkilerde başlarda mutluluk veren bir ilişkiymiş gibi görünse de zamanla iki tarafa da zarar veren sağlıksız bir hal almaktadır. Her iki tarafta bunu hisseder; fakat çözüm noktasında ilk adım için atılması gereken adımı atamazlar.

***

Bağımlı ilişki örüntülerine sahip olan birey kendi içinde sürekli kızgınlık, öfke, korku, kıskançlık, kaybetme ve terk edilme endişesi gibi yoğun olarak olumsuz duygular hissetmeye başlar. Kendi içsel dünyasında çok fazla çözümleyemediği sorular ve olumsuz duygular ile içinde yaşadığı anın değerini ve mutlu olma şansını kaybetmektedir. Çünkü düşüncesi sürekli partnerine yönelik ve onu kaybetme endişesi ile ilgilidir. İlişkilerde bağımlılık ilk zamanlarda sorunmuş gibi görünmemektedir. Çünkü ilişkilerde partnerlerden biri diğerine çok fazla ilgi gösterirse önce karşı tarafın çok hoşuna gider. Fakat zamanla bu ilgi bağımlılığa evrilmektedir. Partnerine daha fazla yakınlık kurmak, huzurunun bağımlı olduğu kişiye endeksli olduğunu ve bu nedenle o kişinin vazgeçilmez olduğunu düşündüğü için daha fazla ilgi gösteren kişi partnerine bağlı kalabilmek ve daha fazla yakınlaşmak için; kendi ihtiyaçlarını göz ardı edip, bağımlı olduğu partnerinin kurallarına ve isteklerine göre hareket eder. Partnerinin daha fazla hoşuna gitmesi ve kabul görmek için kendi benliğine aykırı davranarak ‘-miş gibi’ bir hayat yaşar. Bağımlı olan kişi sorgulamadan, kendini yok sayarak bağımlı olduğu kişinin her dediğini yapmaya başlar. Hayatındaki mutluluk hissinin bağımlı olduğu kişiye bağlı olduğuna inanmıştır. Burada çok yoğun bir kaybetme korkusu, terkedilme veya yalnız kalma korkusu vardır. Bu korkular o kadar yoğun yaşanır ki; bağımlı olunan kişi de artık üstündeki yoğun ilgi, etrafında bir uydu gibi davranılması ve sürekli kontrol ediliyormuş hissi ile sorumluluk duygusunun verdiği suçluluk ile kendisini mutlu ve huzurlu hissedemez. Sık sık kendine ‘bir yerde hata yapıyoruz ama’ dediği huzursuzluk hali mevcuttur.

***

Bağımlı mısınız; aşırı fedakâr mısınız?

Fedakarlık; aynı zamanda özverili sözcüğü ile tabir etmek mümkündür. İlişkilerin devamı için partnerimizi önemsemek, özveride bulunmak ve bunu hissettirmek önemlidir. Bunun fedakarca ve sevgiyle yapılması gerekir; fakat bazı ilişkilerde sınırlar net çizilmediği için fedakarlık ve bağımlılık ‘iç içe geçme’ durumundadır. İlk zamanlar ‘verilen’ ve ‘alınan’ sağlıklı ilişkilerde olması gereken gibi denk gibi görülse de zamanla bağımlı ilişkilerde bunun tek taraflı olduğu görülmektedir. Sürekli fedakarlık yapılarak kendi ihtiyaçlarını bastırıp partnerinin ihtiyaçlarına odaklanması, kendi hislerinden çok partnerinin hislerini önemsemesi ilk zamanlar ‘fedakarlık’ gibi görülse de iki taraf üzerinde kalıcı hasarlar bırakacak kadar sağlıksız bir hal almaya başlar. Zamanla ilişkide “her şeyi senin için yaptım ve karşılığı bu oldu”, “senin için neler feda ettiğimi bilmiyorsun.” gibi cümleler kurulur. Bu da ilişkilerde çatışmalara neden olacaktir. İlişkilerin devamlılığı ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilir olması için özverinin karşılıklı olarak sevgiyle yapılması gerekmektedir.

***

İlişki bağımlılığının temel özellikleri nelerdir?

Kendini yetersiz ya da değersiz gören insanlar, ilişkisiyle var olma eğilimi gösterebilir. Ancak pek çoğu bağımlılığın farkında bile değildir.

Düşük ögüven:

İlişki bağımlısı kişiler kendilerini yeteri kadar ‘iyi’ olmadıklarını düşünürler. Kendilerini sürekli başkalarıyla ‘kıyaslama’ yaparak kendi yeteneklerinin farkında olmazlar. Sürekli kendilerini eleştirerek; hatalı durumlar karşısında kendilerini suçlarlar. İkili ilişkilerde ‘bir adım geri de durmalıyım’ diye düşünürler. Kendi sınırlarının farkında değillerdir ve sürekli sevilmek için çaba harcamak zorunda olduklarını düşünürler.

İnsanları memnun etmeye çalışmak:

Sevdiğini mutlu etmeye çalışmak sağlıklı ve ilişkilerde olması gereken bir istektir. Ama ilişki bağımlısı kişiler için partnerini mutlu etmek dışında başka bir seçenek yoktur. ‘Hayır’ kelimesi onlar için sevilmemenin en temel kelimesidir. Hayır dedikleri anda ilişkilerinin yürümeyeceğini ve sürekli partnerinin ihtiyaçlarını karşılama ve kendini partnerini memnun etmek için feda etmesi gerektiğini düşünür. Partneri üzgün ya da sinirliyse bu benim hatam, düzeltmeliyim düşüncesi ile sürekli bir içsel huzursuzluk yaşarlar.

***

Aşırı derecede onaya ihtiyaç duyarlar.

Birilerinin size “harika” demesi size müthiş bir yaşam enerjisi verirken, etrafinızdan kendinizle ilgili olumsuz bir yorum duyduğunuzda karalar bağlıyorsanız; bir iş yaptığınızda birilerinden “bu güzel olmuş” cümlesi duymazsanız bir yanınızı eksik hissediyorsanız ve becerilerinizden şüphe duyuyorsanız özgüveniniz konusunda bir sorun var demektir. Tam olarak da ilişki bağımlıları büyük oranda onaylanma ihtiyacı duyarlar. Başkalarının gözünde kim olduğunu, nasıl algılandığını yaşamlarının hedefiyse, iş kontrolden o zaman çıkıyor. Bu da ilişkilerinde bağımlılığa yol açıyor.

***

İlişki bağımlılığı ilişkide kendini nasıl belli eder?

‘Seven insan kıskanır’ diyerek.. Kıskançlık sevdiği veya sahip olduğu bir şeyi kaybetmekten duyulan, belli bir düzeyde yaşandığında normal kabul edilebilen bir duygudur. Fakat bir başka açıdan kıskançlık, çiftler arasında ilişkinin özel alanına yönelik bir tehdit algılandığında ortaya çıkar. Aşırı kıskançlık; korku, kaygı, güvende olmama gibi başka duygulardan kaynaklanan sağlıksız ve normal olmayan bir tepkidir ve sevginin yaşanmasını engeller. Kıskançlık, kişinin sağlıksız muhakeme yapmasına bazen de eşine duydugu güvensizliğe işaret eder. Kıskançlığın kişinin kendine duyduğu güvensizlikten kaynaklandığını da düşünebiliriz.

***

Gerçek sevgide güven, hoşgörü; partnerinin ihtiyaçlarına karşı hassasiyet ve dengeli bir tutum vardır.

***

Sağlıksız bağımlılıktan, sağlıklı bağlılığa nasıl geçilir?

Bağlı olmak mı, yoksa bağımlı olmak mı? İlki sağlıklı davranış örüntülerini tanımlarken, diğeri sağlıksız olanları ifade etmektedir. Bağlılık ise sevgi yolu ile olan karşılıklı iki tarafı mutlu eden, sadakat, ilgi ve hoşgörü ile kurulur. Bağlı olmayla bağımlı olmanın arasındaki farkı kavradıktan sonra yukarıda tarif edilen özellikleri göz önünde bulundurarak bağımlı yapıya sahip olduğunuzdan şüpheleniyorsanız, bazı adımları takip etmenizde yarar vardır.

***

1. Değişime karşı istekli olmalısınız. Otomatik davranışlar ve tepkiler alışkanlık haline gelmiştir ve bunlardan kurtulmak için zaman ve emek gerektiğini bilmelisiniz.

2. Kendinizi iyi tanıyın ve ilişkiden beklentilerinizi gözden geçirin. Bugüne kadar içinde bulunduğunuz ilişkiniz de önceliğiniz hep sevgilinizdi. Hayatınızın her anını, yapacağınız her şeyi partnerinize göre planlıyordunuz; kendi isteklerinizi hep görmezden geliyordunuz. Şimdi kendinizi düşünme zamanı geldi. Bu nedenle istemediğiniz konular da ‘hayır’ demeyi öğrenmeniz gerektiğinin farkında olun.

3. Sınırlarınız olsun ve kendinize zaman ayırın. İlişkinizden önce ne yapardınız, hobileriniz nelerdi bir düşünün. Belki spor yapıyordunuz, belki müzik aleti çalıyordunuz. Kendinize özel olarak ayırdığınız zamanlarınız olsun.

4. Kendinizle ilgili ihtiyaçlarınızın üzerine eğilin. Ne istediğinizi ve ilişkiden ne beklediğinizin farkında olun.

5. Başkalarını yönetmekten ve kontrol etmekten vazgeçin; kendi ihtiyaçlarınız üzerine eğilmekle, başkalarını değiştirmeye çalışmak yoluyla güven duygusunu aramayı bırakabileceksiniz.

6. Sabırlı olun. Diğer seçeneklerin de etkili olabilmesi için olmazsa olmaz koşuldur.

7. Uzman desteği alın. Kişiliğin bir parçası haline gelmiş olan takıntılı özelliklerden uzman desteği olmadan kurtulmak oldukça güçtür. Uzman desteği ile içinizdeki ‘SEN’ i keşfedin.

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Sarıyerli çocuklar bayramını kutluyor

Published

on

blank

Sarıyer’de bir hafta sürecek 23 Nisan kutlamaları büyük bir coşkuyla başladı. Pandemi koşullarında Sarıyerli çocukların bayram heyecanını doyasıya yaşayabilmeleri için hazırlanan sürpriz tır, şarkılar ve marşlar eşliğinde mahalle mahalle dolaşarak bayrak ve balon dağıttı.  Koronavirüs önlemleri kapsamında yapılan etkinlikte, palyaçolar ve animasyon gösterileri de çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. 23 Nisan kutlama programında 12 ülke ve 12 şehirden 582 çocuğun halk oyunları performansları da online platformda izleyicisiyle buluşacak. 

Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bu yıl koronavirüs önlemleri nedeniyle online platforma taşındı. Halk oyunları performanslarından tiyatro gösterimine kadar özenle yapılan program kapsamında Sarıyerli çocuklar için bir de 23 Nisan tırı hazırlandı. Mahallelerde kurulan mobil sahnelerin ilk durağı köyler bölgesi oldu. Çocukların büyük bir sevinçle karşıladığı tır da animatörler ve palyaçolar eğlenceli anlar yaşattı.

UNUTULMAZ ANLAR YAŞADILAR

23 Nisan’a kadar Sarıyer’in 34 mahallesinde kurulacak mobil sahne ilk olarak Kilyos, Uskumruköy, Gümüşdere, Rumeli Feneri, Maden ve Zekeriyaköylü çocuklar ile buluştu. Koronavirüs önlemleri kapsamında gerçekleştirilen programda çocuklara unutulmaz anlar yaşatan animatörler büyük beğeni aldı. Sokağa çıkamayan minikler de camlarda ve balkonlarda eğlenceye ortak oldu.

582 ÇOCUK HALK OYUNLARINI SERGİLEYCEK

Her sene dünyanın dört bir yanından gelerek Sarıyer’de karnaval havası estiren çocuklar bu sene online olarak etkinliklere katılarak halk oyunları performanslarını sergileyecek. Hakkari, Tekirdağ, Sivas, Burdur, Hatay, Edirne, Diyarbakır, Erzurum, Van, Aydın, Artvin ve Gaziantep’in yanı sıra Çin, Endonezya, Kosova, Kıbrıs, Arjantin, Bulgaristan, Romanya, Azerbaycan, Bosna Hersek, Makedonya, Sırbistan ve Ukrayna’dan 582 çocuğun kendi yörelerine ait halk oyunlarını sahneleyecekleri etkinlik bir hafta boyunca saat:13:00’de başlayarak 21:00’e kadar Sarıyer TV Youtube kanalında yayınlanacak.

Continue Reading

Genel

Çarşamba gününe kadar çamur yağacak

Published

on

blank

Yurt genelinde yağışlar devam ederken, Afrika’dan taşınan çöl tozlarıyla ülkemizde çarşamba gününe kadar çamur yağışları etkili olacak.

İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, “Çarşamba gününe kadar ülkemiz üzerinde bol miktarda Afrika’dan gelen çöl tozu hakim. Gözle görülmüyor ancak çamur yağışları şeklinde etkili olacak. Solunum için zararlı, çok fazla maruz kalmamakta fayda var. Ancak bitkiler için doğal gübre” dedi.

“GÖZLE GÖREMEYECEĞİZ”

Dün başlayan ve Çarşamba gününe kadar yurtta etkili olacak çöl tozları hakkında değerlendirmelerde bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, “Dün itibariyle ve bugün hatta yarın daha da yoğun olmak üzere Çarşamba gününe kadar ülkemiz üzerinde bol miktarda Afrika’dan gelen çöl tozu hakim. Şimdi bu çöl tozu Afrika’daki kuvvetli rüzgârlarla beraber yeryüzünden atmosfere güney yönlü hava hareketleriyle ülkemize kadar geliyor. Yukarı seviyelerde olduğu için biz onu yer seviyesinde göremiyoruz. Gözle göremeyeceğiz. Toz miktarına baktığımızda yoğun bir toz değerinde artış görürsek bugünlerde o çöl tozudur. Daha çok yağışlarla iniyor. Biz yağışlarla indiği zaman yağmurdan sonra bilhassa parlak yüzeylerde çamur izleri kaldığı için halk dilinde ‘Çamur yağmuru yağdı’ diyorlar. Banklarda, arabaların üzerinde bu çamur izlerini görmek mümkün” diye konuştu.

“BİTKİLERE DOĞAL GÜBRE OLDUĞU İÇİN ‘BEREKET YAĞMURLARI’ DERLER”

Çöl tozunun insanda solunum yollarına zarar verebileceğini ancak bitkiler için doğal gübre olduğunu belirten Prof. Dr. Hüseyin Toros, “Çöl tozunun içeriğinde oradaki eski kaya parçacıklarının parçalanmış hali, mineraller, zengin bir içerik var. Bu tozları vücuda yoğun bir şekilde alırsak solunum sistemlerinde zarar meydana getiriyor. Ama çöl tozu ekolojik sistem için bir besin kaynağı. Etrafımızdaki yeşillikler için bitkiler için doğal gübre olarak görüyoruz. Eski insanlar nisan yağmurlarını ‘Bereket Yağmurları’ olarak isimlendirirler. Bunun sebebine baktığımız zaman bahar aylarında ülkemize Afrika’dan Arap Yarımadası’ndan çöl tozu geliyor. İçerisindeki zengin besin kaynakları bitkilerin temel ihtiyacı olan gübre ihtiyacını karşıladığı için atalarımız nisan yağmurlarını bu şekilde isimlendirmişlerdir” dedi.

VATANDAŞLARI UYARDI

Çarşamba gününe kadar etkisini sürdürecek çöl tozları için vatandaşları uyaran Prof. Dr. Toros, “Bu çöl tozu zaman zaman belli yerlerde görüş mesafesinde düşüşlere yol açabilir. Yine radyo frekanslarında ve iletişim kanallarında yayın kesintilerine yol açabilir. Bunlar doğal süreçlerdir. Çarşamba gününe kadar yoğun şekilde çöl tozu etkisinde kalacağız, olumsuz etkilenmemek için yine dikkatli ve tedbirli olmakta fayda var. Mecbur kalmadıkça dışarıya çıkmamakta fayda görüyorum” dedi.

“ŞU ANDA İSTANBUL’DA GÖRDÜĞÜMÜZ PUS”

İstanbul’da sabah saatlerinde birçok ilçede etkili olan puslu havayı da değerlendiren Prof. Dr. Toros, “Şu anda İstanbul’da gördüğümüz pus. Yani küçük su zerrecikleri. Çok yoğun olursa sis diyoruz. Yoğunluğu az ise pus diyoruz. Ülkemizde sistem geçişleri var şu an. Öğleden sonra havadaki hareketlenme ile beraber dağılacaktır” dedi.

Continue Reading

Genel

Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun’a koronavirüs şoku

Published

on

blank

Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun’un koronavirüs testi pozitif çıktı. Coşkun’un, Sarıyer Belediyesi’nin Kilyos’taki tesislerinde karantinaya alındığı öğrenildi.

Sarıyer Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün toplu halde verdiği PCR testlerinin ardından Sarıyer Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun’nun covid-19 testinin pozitif çıktığı, Sarıyer Belediyesi’nin Kilyos’taki tesislerinde karantina altına alındığı öğrenildi.

Sağlık durumu iyi olan Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun’a Sarıyer Son Baskı gazetesi olarak acil şifalar dileriz.

Continue Reading

Popüler