Connect with us

Genel

Kimya Çiftçi Dumlu: O benim dünyam

Published

on

blank

Duygusal ilişkinizde partnerinize; bağlı mısınız, bağımlı mısınız? İlişki bağımlılığı, partnere karşı aşırı derecede bağlılık göstermeye başladığınızda ortaya çıkan bir durumdur.

***

“Ben onsuz yaşayamam”, “ne yaparsa yapsın ondan vazgeçemiyorum”, “o olmadığı zaman kendimi eksik hissediyorum” gibi cümlelerin içeriklerinde hep bir bağımlılıktan söz etmek mümkündür. Maalesef ki bu şekilde devam eden ilişkiler de partnerinizi hayatınızın merkez noktası haline getirdiyseniz, ilişkiniz size bir şeyler katmıyor aksine sizi olduğunuz noktadan da geriye götürüyorsa fakat buna rağmen ilişkinizi bırakamıyorsanız, çaresiz kabullenişleriniz başladıysa ve ayrılık halinde hayatınızın mahvolacağına inanıyorsanız, giderek benliğinizi kaybetmeye başlayarak bağımlı bir ilişki içerisinde yaşıyorsunuz demektir. Bu ilişkiler sağlıksız bir döngüye ve kronik bir mutsuzluğa neden olmaktadır.

***

Bağımlı ilişki örüntülerine sahip olan kişi de bağımlı olunan kişi de yaşadıkları ilişki içerisinde mutsuzdur. İlişkiler ve iletişimler kişileri mutlu edebilmek ve kişileri geliştirebilmek için var olması gerekirken; bağımlı ilişkilerde başlarda mutluluk veren bir ilişkiymiş gibi görünse de zamanla iki tarafa da zarar veren sağlıksız bir hal almaktadır. Her iki tarafta bunu hisseder; fakat çözüm noktasında ilk adım için atılması gereken adımı atamazlar.

***

Bağımlı ilişki örüntülerine sahip olan birey kendi içinde sürekli kızgınlık, öfke, korku, kıskançlık, kaybetme ve terk edilme endişesi gibi yoğun olarak olumsuz duygular hissetmeye başlar. Kendi içsel dünyasında çok fazla çözümleyemediği sorular ve olumsuz duygular ile içinde yaşadığı anın değerini ve mutlu olma şansını kaybetmektedir. Çünkü düşüncesi sürekli partnerine yönelik ve onu kaybetme endişesi ile ilgilidir. İlişkilerde bağımlılık ilk zamanlarda sorunmuş gibi görünmemektedir. Çünkü ilişkilerde partnerlerden biri diğerine çok fazla ilgi gösterirse önce karşı tarafın çok hoşuna gider. Fakat zamanla bu ilgi bağımlılığa evrilmektedir. Partnerine daha fazla yakınlık kurmak, huzurunun bağımlı olduğu kişiye endeksli olduğunu ve bu nedenle o kişinin vazgeçilmez olduğunu düşündüğü için daha fazla ilgi gösteren kişi partnerine bağlı kalabilmek ve daha fazla yakınlaşmak için; kendi ihtiyaçlarını göz ardı edip, bağımlı olduğu partnerinin kurallarına ve isteklerine göre hareket eder. Partnerinin daha fazla hoşuna gitmesi ve kabul görmek için kendi benliğine aykırı davranarak ‘-miş gibi’ bir hayat yaşar. Bağımlı olan kişi sorgulamadan, kendini yok sayarak bağımlı olduğu kişinin her dediğini yapmaya başlar. Hayatındaki mutluluk hissinin bağımlı olduğu kişiye bağlı olduğuna inanmıştır. Burada çok yoğun bir kaybetme korkusu, terkedilme veya yalnız kalma korkusu vardır. Bu korkular o kadar yoğun yaşanır ki; bağımlı olunan kişi de artık üstündeki yoğun ilgi, etrafında bir uydu gibi davranılması ve sürekli kontrol ediliyormuş hissi ile sorumluluk duygusunun verdiği suçluluk ile kendisini mutlu ve huzurlu hissedemez. Sık sık kendine ‘bir yerde hata yapıyoruz ama’ dediği huzursuzluk hali mevcuttur.

***

Bağımlı mısınız; aşırı fedakâr mısınız?

Fedakarlık; aynı zamanda özverili sözcüğü ile tabir etmek mümkündür. İlişkilerin devamı için partnerimizi önemsemek, özveride bulunmak ve bunu hissettirmek önemlidir. Bunun fedakarca ve sevgiyle yapılması gerekir; fakat bazı ilişkilerde sınırlar net çizilmediği için fedakarlık ve bağımlılık ‘iç içe geçme’ durumundadır. İlk zamanlar ‘verilen’ ve ‘alınan’ sağlıklı ilişkilerde olması gereken gibi denk gibi görülse de zamanla bağımlı ilişkilerde bunun tek taraflı olduğu görülmektedir. Sürekli fedakarlık yapılarak kendi ihtiyaçlarını bastırıp partnerinin ihtiyaçlarına odaklanması, kendi hislerinden çok partnerinin hislerini önemsemesi ilk zamanlar ‘fedakarlık’ gibi görülse de iki taraf üzerinde kalıcı hasarlar bırakacak kadar sağlıksız bir hal almaya başlar. Zamanla ilişkide “her şeyi senin için yaptım ve karşılığı bu oldu”, “senin için neler feda ettiğimi bilmiyorsun.” gibi cümleler kurulur. Bu da ilişkilerde çatışmalara neden olacaktir. İlişkilerin devamlılığı ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilir olması için özverinin karşılıklı olarak sevgiyle yapılması gerekmektedir.

***

İlişki bağımlılığının temel özellikleri nelerdir?

Kendini yetersiz ya da değersiz gören insanlar, ilişkisiyle var olma eğilimi gösterebilir. Ancak pek çoğu bağımlılığın farkında bile değildir.

Düşük ögüven:

İlişki bağımlısı kişiler kendilerini yeteri kadar ‘iyi’ olmadıklarını düşünürler. Kendilerini sürekli başkalarıyla ‘kıyaslama’ yaparak kendi yeteneklerinin farkında olmazlar. Sürekli kendilerini eleştirerek; hatalı durumlar karşısında kendilerini suçlarlar. İkili ilişkilerde ‘bir adım geri de durmalıyım’ diye düşünürler. Kendi sınırlarının farkında değillerdir ve sürekli sevilmek için çaba harcamak zorunda olduklarını düşünürler.

İnsanları memnun etmeye çalışmak:

Sevdiğini mutlu etmeye çalışmak sağlıklı ve ilişkilerde olması gereken bir istektir. Ama ilişki bağımlısı kişiler için partnerini mutlu etmek dışında başka bir seçenek yoktur. ‘Hayır’ kelimesi onlar için sevilmemenin en temel kelimesidir. Hayır dedikleri anda ilişkilerinin yürümeyeceğini ve sürekli partnerinin ihtiyaçlarını karşılama ve kendini partnerini memnun etmek için feda etmesi gerektiğini düşünür. Partneri üzgün ya da sinirliyse bu benim hatam, düzeltmeliyim düşüncesi ile sürekli bir içsel huzursuzluk yaşarlar.

***

Aşırı derecede onaya ihtiyaç duyarlar.

Birilerinin size “harika” demesi size müthiş bir yaşam enerjisi verirken, etrafinızdan kendinizle ilgili olumsuz bir yorum duyduğunuzda karalar bağlıyorsanız; bir iş yaptığınızda birilerinden “bu güzel olmuş” cümlesi duymazsanız bir yanınızı eksik hissediyorsanız ve becerilerinizden şüphe duyuyorsanız özgüveniniz konusunda bir sorun var demektir. Tam olarak da ilişki bağımlıları büyük oranda onaylanma ihtiyacı duyarlar. Başkalarının gözünde kim olduğunu, nasıl algılandığını yaşamlarının hedefiyse, iş kontrolden o zaman çıkıyor. Bu da ilişkilerinde bağımlılığa yol açıyor.

***

İlişki bağımlılığı ilişkide kendini nasıl belli eder?

‘Seven insan kıskanır’ diyerek.. Kıskançlık sevdiği veya sahip olduğu bir şeyi kaybetmekten duyulan, belli bir düzeyde yaşandığında normal kabul edilebilen bir duygudur. Fakat bir başka açıdan kıskançlık, çiftler arasında ilişkinin özel alanına yönelik bir tehdit algılandığında ortaya çıkar. Aşırı kıskançlık; korku, kaygı, güvende olmama gibi başka duygulardan kaynaklanan sağlıksız ve normal olmayan bir tepkidir ve sevginin yaşanmasını engeller. Kıskançlık, kişinin sağlıksız muhakeme yapmasına bazen de eşine duydugu güvensizliğe işaret eder. Kıskançlığın kişinin kendine duyduğu güvensizlikten kaynaklandığını da düşünebiliriz.

***

Gerçek sevgide güven, hoşgörü; partnerinin ihtiyaçlarına karşı hassasiyet ve dengeli bir tutum vardır.

***

Sağlıksız bağımlılıktan, sağlıklı bağlılığa nasıl geçilir?

Bağlı olmak mı, yoksa bağımlı olmak mı? İlki sağlıklı davranış örüntülerini tanımlarken, diğeri sağlıksız olanları ifade etmektedir. Bağlılık ise sevgi yolu ile olan karşılıklı iki tarafı mutlu eden, sadakat, ilgi ve hoşgörü ile kurulur. Bağlı olmayla bağımlı olmanın arasındaki farkı kavradıktan sonra yukarıda tarif edilen özellikleri göz önünde bulundurarak bağımlı yapıya sahip olduğunuzdan şüpheleniyorsanız, bazı adımları takip etmenizde yarar vardır.

***

1. Değişime karşı istekli olmalısınız. Otomatik davranışlar ve tepkiler alışkanlık haline gelmiştir ve bunlardan kurtulmak için zaman ve emek gerektiğini bilmelisiniz.

2. Kendinizi iyi tanıyın ve ilişkiden beklentilerinizi gözden geçirin. Bugüne kadar içinde bulunduğunuz ilişkiniz de önceliğiniz hep sevgilinizdi. Hayatınızın her anını, yapacağınız her şeyi partnerinize göre planlıyordunuz; kendi isteklerinizi hep görmezden geliyordunuz. Şimdi kendinizi düşünme zamanı geldi. Bu nedenle istemediğiniz konular da ‘hayır’ demeyi öğrenmeniz gerektiğinin farkında olun.

3. Sınırlarınız olsun ve kendinize zaman ayırın. İlişkinizden önce ne yapardınız, hobileriniz nelerdi bir düşünün. Belki spor yapıyordunuz, belki müzik aleti çalıyordunuz. Kendinize özel olarak ayırdığınız zamanlarınız olsun.

4. Kendinizle ilgili ihtiyaçlarınızın üzerine eğilin. Ne istediğinizi ve ilişkiden ne beklediğinizin farkında olun.

5. Başkalarını yönetmekten ve kontrol etmekten vazgeçin; kendi ihtiyaçlarınız üzerine eğilmekle, başkalarını değiştirmeye çalışmak yoluyla güven duygusunu aramayı bırakabileceksiniz.

6. Sabırlı olun. Diğer seçeneklerin de etkili olabilmesi için olmazsa olmaz koşuldur.

7. Uzman desteği alın. Kişiliğin bir parçası haline gelmiş olan takıntılı özelliklerden uzman desteği olmadan kurtulmak oldukça güçtür. Uzman desteği ile içinizdeki ‘SEN’ i keşfedin.

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Kabine toplanıyor! İşte normalleşme süreci…

Published

on

blank

2 haftalık kademeli normalleşme sürecinde sona gelindi. Gözler, yeni dönem için Kabine toplantısında. Türkiye’de corona virüs salgını kapsamında alınacak yeni tedbirlerin kararlaştırılacağı Kabine Toplantısı, bugün gerçekleştirilecek.

En son 17 Mayıs’ta gerçekleşen Kabine Toplantısı’nın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada, “Kabine toplantımızda Haziran’dan itibaren başlayacak kademeli normalleşmenin 2. etabını görüştük. Önümüzdeki günlerde gelişmelere göre milletimizle paylaşacağız” demişti.

KABİNE TOPLANTISI NE ZAMAN?

Türkiye’nin salgına karşı alacağı yeni tedbirlerin kararlaştırılacağı Kabine Toplantısı, 31 Mayıs’ta yapılacak.

1 HAZİRAN SONRASI UYGULANACAK TEDBİRLER BELLİ OLACAK

Kabine toplantısında 1 Haziran sonrası hangi tedbirlerin uygulanacağı şekillenecek.

Edinilen bilgiye göre, toplantıda kafe ve restoranların kişi sınırlaması ile açılması, düğünlere belirli kurallar içerisinde izin verilmesi, sokağa çıkma kısıtlamasının esnetilmesi ve açık havada maske zorunluluğunun kaldırılmasına ilişkin konular gündeme getirilecek.

KAFELER NE ZAMAN AÇILACAK?

Vaka sayısındaki düşüşün sürmesi durumunda, 1 Haziran’da kafe ve restoranlar açılacak.

DÜĞÜN SALONLARI NE ZAMAN AÇILACAK?

Kabine toplantısında alınacak yeni karara göre, düğün salonlarının belli sayıda misafir ağırlamak şartıyla açılabileceği gündemde.

Düğünlerin, ilk etapta açık alanlarda, aşılamanın artması halinde kapalı alanlarda da yapılması bekleniyor.

SPOR SALONLARI, HALI SAHALAR, KIRAATHANELER

Kabinede spor salonları, halı sahalar, yüzme havuzları ve kıraathanelerin yarından itibaren açılmasına dönük karar çıkması da öngörülüyor.

MASKEYE MESAFE AYARI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ilerleyen dönemlerde 2 metrelik mesafe şartıyla maskenin çıkartılabileceğini söylemişti. Bu açıklamanın ardından bugünkü kabinede turizm sezonunun açılmasına paralel olarak park, bahçe ve sahil gibi açık alanlarda mesafeli şekilde maskesiz dolaşma kararının alınabileceği belirtiliyor.

TELAFİ EĞİTİMİ BU HAFTA NETLEŞECEK

Eğitim alanında atılacak adımlar da Kabine toplantısında ele alınacak…

Telafi eğitimine ilişkin sürecin ayrıntılarının da Kabine toplantısında alınması bekleniyor. Telafi eğitimin ne zaman başlayacağı ve yüz yüze mi yoksa uzaktan mı olacağı masadaki konular arasında.

Konuya ilişkin Mili Eğitim Bakanı Selçuk, Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada “Telafi eğitimi ne zaman başlayacak? Yüz yüze mi yoksa uzaktan mı olacak?” soruısuna yanıt verdi.

Bakan Selçuk, “Biz telafi eğitiminin haziran ayı başında başlamasını ve yüz yüze olmasını istiyoruz” dedi.

2021-2022 eğitim-öğretim yılının erken başlaması çağrılarını da değerlendiren Selçuk,, “İklim açısından okulların Ağustos’ta açılması doğru değil. Eylül gibi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI 24.00’A KADAR UZATILABİLİR

Sağlık bakanlığı Bilim Kurulu, hafta içi ve hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına ilişkin yol haritası önerisini Bakan Koca’ya sundu.

Bakan Koca, yeni kısıtlama haritasını Kabine Toplantısı’nda aktaracak.

Bilim Kurulu’nun hafta içi uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması uygulaması saat 24.00’e kadar uzatılmalı önerisi, kabine üyeleri tarafından ele alınacak.

Hafta sonu kısıtlamasının da kaldırılması üzerinde duruluyor.

AÇIK HAVADA MASKE ZORUNLULUĞU NE ZAMAN KALKACAK?

Yarın yapılacak olan Kabine Toplantısı’nda, 1 Haziran sonrası aşılama çalışmalarının hızlanması halinde maskesiz hayat planı da gündeme gelecek.

Sahil ve parklarda 2 metre mesafe varsa maske takılması zorunlu olmayacak.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN AÇIKLAYACAK

Toplantı sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yaparak, alınan kararları vatandaşlara aktarması bekleniyor.

Continue Reading

Genel

İstanbul, fethini layıkıyla kutladı

Published

on

blank

İBB, 29 Mayıs İstanbul’un Fethi’nin 568’nci yıl dönümü kutlamalarını görsel şölenle noktaladı. Fatih’in İstanbul’a giriş yaptığı Haliç semaları, yüzlerce “drone”un Fethi simgeleyen 10 dakikalık muhteşem multimedya gösterisiyle aydınlandı. Kentin 8 farklı sembolik noktasında eş zamanlı olarak ışık ve ses gösterileri düzenlendi. Haliç’teki etkinlikte konuşan ve gençlere seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Rol modeliniz burada. Bu şehrin her santimetre karesinde. 20 yaşında genç Sultan sizin modeliniz. Ona bakın ve siz de farklı düşünme cesaretinize, mücadele cesaretinize, keşfedilmemiş yollara gitme cesaretinize, imkansızı isteme cesaretinize sahip çıkın. Ve ibret alın; Fatih’in fethettiği canım İstanbul’un, asırlar sonra düşürüldüğü halden ibret alın. Ve cesaretinizi de yine aynı İstanbul’un şahlanışından alın. Fatih biziz; Fatih sizsiniz sevgili gençler. Fatih, hepimiziz…” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 29 Mayıs İstanbul’un Fethi’nin 568’nci yıl dönümü kutlamalarını, muhteşem bir etkinlikle noktaladı. Beyoğlu’ndaki Haliç Kongre Merkezi otopark alanında gerçekleştirilen etkinliğin onur konukları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener oldu. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek Kaya İmamoğlu ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin Genel Başkan Yardımcıları, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, İBB üst yönetimi, İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı, belediye başkanları ile siyasi parti temsilcileri hazır bulundu. Etkinlik, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almak için döktürdüğü “şahi” topunun ağzından esinlenerek tasarlanan 37 metrelik sahne üzerinde gerçekleştirildi. Sahne önüne konumlandırılan toplar önünde konumlandırılan özel makyajlı ve kostümlü performans sanatçıları, fetih dönemimin askerlerini canlandırdı.

FATİH’İN KİTABI TANITILDI

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan etkinlikte, “Fatih Sultan Mehmet” kitabının tanıtımı yapıldı. Etkinlikte sırasıyla; İmamoğlu, Akşener ve Kılıçdaroğlu birer konuşma yaptı. Pandemi koşulları nedeniyle geniş katılımlı bir etkinlik yapılamadığının altını çizen İmamoğlu, “Bu zorlu günleri de atlatacağımıza, yakın zamanda yeniden hep bir arada olabileceğimize yürekten inanıyorum” dedi. İstanbul’un fethinin, bir çağı kapatıp bir yenisini açan, dünya tarihinde çok önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Bu muhteşem şehri, dünyanın gözbebeği aziz İstanbul’u bizlere armağan eden Fatih Sultan Mehmed Han’ı ve kutlu askerlerini rahmetle, minnetle yad ediyorum” diye konuştu.

İMAMOĞLU: “FATİH SULTAN MEHMED HAN GERÇEK BİR ENTELEKTÜELDİ”

“Bu şehrin fethi, sadece surların ve zincirlerin aşılmasıyla başarılmadı” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“’Toprakları değil, gönülleri fethetmeye gidiyoruz” diyen Fatih, fetihten sonra bu şehirde hakim olan yeni yaşamı tarzını da kurguladı. O büyük ve kucaklayıcı lider, bu kadim şehirde, her inancı, her çeşit geleneği, her kültürü ve yaşam tarzını koruyan, adil, eşit ve hoşgörülü bir yönetimi tanımladı. Çünkü, istisnasız tüm tarihçilerin mutabık olduğu gibi, Fatih Sultan Mehmed Han gerçek bir entelektüeldi. Eğitime, kültüre, bilim ve sanata yaklaşımıyla çağının çok ilerisindeydi. Uzlaşmaz gibi gösterilen Doğu ve Batı kültürlerini özgün bir sentez içinde buluşturdu ve kültürel bir ‘yeniden doğuşa’, yani rönesansa öncülük etti. Bu, ‘Fatih’in Rönesansı’dır ve en güzel ifadesini İstanbul’da bulmuş, İstanbul’la özdeşleşmiştir.”

“FATİH, MANEVİ DÜNYAMIN ÖNEMLİ LİDERLERİNDEN BİRİDİR”

Fatih’in, kendisi için, kişiliğinden, mücadelesinden ve derinliğinden ilham aldığı eşsiz bir şahsiyet olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Kuşkusuz, Fatih Sultan Mehmet dünya tarihi için olduğu kadar İstanbul’da yaşayan herkes için çok önemli bir padişahtır. Ama Fatih, kişisel olarak benim için en az iki kez önemlidir. Çünkü, o kutlu padişah, İstanbul’un fethinden sadece 8 yıl sonra, benim doğup büyüdüğüm, kimliğimi ve kişiliğimi bulduğum ve de her bir hücreme kadar manevi değerleri benliğime yer etmiş olan Trabzon’u da fethetmiş olan padişahtır aynı zamanda. O nedenle Fatih, benim manevi dünyamın önemli liderlerinden biridir. Tıpkı fetihten yüzyıllar sonra, bu güzel şehri düşman işgalinden kurtaran ve yeniden ayağa kaldıran bir diğer dünya lideri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi. Ne mutlu bize ki, tarihimizde izinden yürüyebileceğimiz ve bize hayat boyu yol gösterecek böylesi büyük kahramanlarımız ve liderlerimiz var” dedi.

“568 YIL ÖNCE FATİH KAZANDIRDI, 98 SENE ÖNCE ATATÜRK KURTARDI”

İstanbul’u 568 yıl önce Fatih Sultan Mehmet kazandırdığını, 98 sene önce de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün düşman işgalinden kurtardığının altını çizen İmamoğlu, “O yüzden bu kutsal şehir, tarihimizdeki en önemli iki liderinden bizlere emanettir. Bu emanete, Fatih Mehmet Sultan Han’ın yaptığı gibi adil, hoşgörülü ve eşit; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği gibi akılla, bilimle, cesaretle ve özenle sahip çıkmak boynumuzun borcudur. İşte biz, bu tarihi bilinçle ve ısrarla, bu büyük emanete ihanet edecek bir girişim olarak gördüğümüz Beton Kanal’a şiddetle karşı çıkıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, inşa edilmek istenen beton kanal bu şehrin kalbine vurulacak bir hançerden farksızdır. Bu aziz şehri korumak, bu aziz emanete sahip çıkmak sadece 16 milyon İstanbullunun değil, 83 milyonun görevi ve hakkıdır. Çünkü bu aziz şehir, bu millete emanet edilmiştir. Bugün tüm İstanbullulara, ‘İstanbul Senin’ diyebiliyorsak, tam 568 yıl önce bugün gerçekleşen bu fetih ve onun kumandanı Fatih Sultan Mehmed Han sayesindedir. Onların mirası olan bu muhteşem şehri hep birlikte daha güzel günlere taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Fatih Sultan Mehmed Han’ı ve fetihte rol alan, şehit veya gazi olan askerlerini bir kez daha saygıyla anıyor, 16 milyon adına İstanbul’un Fethi’ni coşkuyla kutluyorum” ifadelerini kullandı.

AKŞENER: “DÜNYAYA ÖRNEK BİR YÖNETİM ANLAYIŞINI HER TARAFA GÖSTERDİK”

Etkinlik alanında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti aktaran Akşener ise, duygularını, “Bugün burada olmak inanılmaz can verici, güzel bir duygu. Tam 568 yıl evvel Peygamber Efendimizin müjdesini verdiği, İstanbul’un fethedildiği tarih. Bir tarihçi olarak; gemilerin zincirleri aştırıldığı, zekanın sembolü olan Haliç’in kenarındayız. Yıllar evvel o güzel asker, o güzel komutan İstanbul’u fethetti. Peygamber Efendimiz’in müjdesine uygun bir biçimde dünyanın incisi, iki kıtanın birleştirildiği o İstanbul şehrindeki ne hayat tarzına, ne mimariye, ne burada yaşanan insanların hiçbir alanına uzatmadan, iki kültürün birleşiminde bir sentez ortaya çıkardılar. Ve biz 568 yıl evvel hayat tarzlarına, tercihlere ve seçilen yolda yürümeye nasıl bir saygı gösterildiğini, buna bu davranış biçimine nasıl saygı gösterildiğini ve adaletin nasıl işlediğini o zamanlar dünyaya örnek olan bir yönetim anlayışıyla her tarafa gösterdik” sözleriyle dile getirdi.

“İMAMOĞLU’NUN FATİH’TEN FEYZ ALACAĞINA İNANIYORUM”

İmamoğlu’nun, İstanbul’un şehriemini olarak Fatih’in adaletinden ve saygısından feyz alıp, o yolda yürüyeceğine inandığını belirten Akşener, “İstanbul, güzel şehir. İstanbul, dünyanın incisi.  İstanbul, bizlere miras. İstanbul, atalarımızdan bize, bizim de çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız bir miras. Göllerini, sularını, toprağını, yeşilini, insanını, hayvanını, neyi varsa, çiçeğini, böceğini, her şeyini gördüğümüz gibi bakmak zorunda olduğumuz, gözümüz gibi esirgemek zorunda olduğumuz şehrimiz. Bir dünya mirası. Sadece bizim milletimize, Anadolu’muza, Türkiye’mize değil; dünyanın mirası. Onu korumak ve güzelleştirmek, yarına miras bırakmak hepimizin görevi” ifadelerini kullandı.

“İSTANBULLULAR, UCUBE KANALI ENGELLEMEK İMAMOĞLU’NU SEÇTİ”

“İstanbullu, İstanbul’un betona görülmesini, yeşilinin yok edilmesini, insanlarına hoyratça davranılmasını ve en son Kanal İstanbul denilen o ucube sistemin oluşmasını engellemek için 31 Mart’ta Sayın İmamoğlu’nu belediye başkanı olarak tercih etti” diyen Akşener, şunları söyledi:

“İstanbullu daha ne yapsın? Yönetimi değiştirdi. Ben, Ekrem Bey kardeşimin, bu mirasa nasıl saygı gösterdiğini, nasıl saygı göstereceğini biliyorum. Ona inanıyorum. Umarım burada ortaya koyacağımız ve koyduğumuz, koyacak olduğunuz tavrın, bu mirasa gösterdiğimiz, göstereceğimiz saygının diğer kadim şehirlerimizde yönetimde bulunan herkese örnek olmasını diliyorum. Ve gençlerimiz… Biz büyükler örnek oldukça, aklı, inancı, saygıyı, bilimi öne koydukça, yarın miras bırakacağımız, bugünün çocuklarının, gençlerinin de yarın İstanbul’a aynı derecede sahip çıkacağına inanıyorum. Güzel bir yolculuk bu. İnşallah yolculukta Allah sizleri, bizleri utandırmasın. Başkanım, Allah sizin gözünüzü aşağı eğdirmesin. Cenab-ı Hak, hiç birimizi hem kendi huzurunda hem de kullarının karşısında mahcup etmesin. Her birinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.”

KILIÇDAROĞLU: “FATİH, ASIRLARIN KAHRAMANI”

Akşener’in ardından konuşan Kılıçdaroğlu, sözlerine, “Bugün burada, Osmanlı Devleti’nin en genç padişahlarından olan, o zaman sadece 20 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet Han ve şanlı ordusunu rahmet ve minnetle yâd etmek için buluştuk” şeklinde başladı. Fatih’in çağ açıp kapatan bir lider olduğuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, “Dolayısıyla kendisi de zamanının değil, asırların kahramanı olmuştur. Bu öyle bir gurur, öyle bir onurdur ki, İstanbul’un fethinin üzerinden tam 568 yıl geçti, biz her yıl aynı heyecanla kutluyoruz. İnşallah hep beraber ebediyete kadar da kutlamaya devam edeceğiz. İstanbul Fatih’ine ve onun emanetine sahip çıkan ve bu şehri işgalcilerden kurtaran Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Bu şehir Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeğidir” ifadelerini kulandı.

“FETHETTİĞİMİZ SADECE İSTANBUL DEĞİL; KENDİMİZDİ”

İstanbul’un ülkenin göz bebeği olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Fethettiğimiz sadece İstanbul değildi aslında. Fethettiğimiz kendimizdi. Bu toprakların zorlukları vardı. Onlarla yüzleşmeliydik, onları kucaklamalıydık, onlara meydan okumalıydık. İşte bu cesareti fethetmiştik. 1000 yıllık geleneklerimizle oluşturduğumuz toplumsal kodlarımızdı bunlar. Ve bu 1000 yıllık geleneklerimiz, sahip olduğumuz en yüksek bilgeliktir. Bu konuşmayı yaparken hem gururluyum hem de hissettiğim sorumluluktan dolayı biraz da kalbim kırık. İnanın, muhalefet yapmanın en zor dönemindeyim. Bu kadim devleti, bu emaneti ne hale getirdiklerini gördükçe, bu rezillikleri gördükçe, muhalefet olmakta çok zorlanıyorum. Çünkü inanın onların yaptıklarını, ben konuşmakta zorlanıyorum. Utanıyorum bir şey demeye. Utanıyorum bunlara dikkati çekmeye. Oysa görevimiz bu rezilliklerle mücadele etmek.”

“ROL MODELİNİZ GENÇ SULTAN”

Türkiye’nin büyük sorunları olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, konuşmasını, “1000 yıllık devlet geleneklerimiz, bu sorumsuz ve gözü doymaz, çeteleşmiş iktidarın elinde magazine dönüşmüş durumda. Bu süreçte en çok haksızlık da bu şehre yapıldı. Devletimizin saygınlığı, İstanbul’un itibarı, kendisine ihanet etmiş saray iktidarının, mafya ve çetelerle giriştiği magazinsel ilişkilerin elinde can çekişiyor. Kendimize inanmak zorundayız. Zorluklara göğüs germek zorundayız. Fatih Sultan Mehmet Han’dan bize miras kalan cesaretle, bu millet korkuyu fethedecektir. Özelliklegençlere mesajım; rol modeliniz burada. Bu şehrin her santimetre karesinde. 20 yaşında genç Sultan sizin modeliniz. Ona bakın ve siz de farklı düşünme cesaretinize, mücadele cesaretinize, keşfedilmemiş yollara gitme cesaretinize, imkansızı isteme cesaretinize sahip çıkın. Ve ibret alın; Fatih’in fethettiği canım İstanbul’un, asırlar sonra düşürüldüğü halden ibret alın. Ve cesaretinizi de yine aynı İstanbul’un şahlanışından alın. Fatih biziz; Fatih sizsiniz sevgili gençler. Fatih, hepimiziz…” sözleriyle tamamladı.

 ÖNCE GÖRSEL ŞÖLEN, SONRA MUHTEŞEM KONSER

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından sonra Mustafa Demir Hoca’nın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti sunuldu. İBB Mehteran Takımı’nın gösterisiyle hareketlenen etkinlikteki heyecan; “drone”, “mapping” ve ışık gösterileriyle doruğa çıktı. Özel olarak programlanan yüzlerce “drone”, 10 dakikalık muhteşem bir multimedya gösterisiyle, Haliç üzerinde görsel şölen yaşattı. 8 farklı noktada; Salacak sahili, Pierre Loti, Beşiktaş Yahya Kemal Parkı Fatih Sultan Mehmet Heykeli, Yedikule, Topkapı, Belgrad Kapı, Rumeli Hisarı ve Sarayburnu Atatürk Anıtı’nda da Haliç’teki gösteriyle eş zamanlı olarak ışık ve ses gösterileri düzenlendi. Pandemi nedeniyle etkinliği canlı izleyemeyen İstanbullular, İBB ve İmamoğlu’nun sosyal medya mecraları üzerinden bu muhteşem görsel şölene, “sanal” olarak tanıklık etti. “Drone”ların gösterisine, 2000 metrekarelik alanı kapsayan ve fethin sembolik anlarını anlatan “mapping” film eşlik etti. Görsel şölenin ardından sahne alan 76 kişilik İskender Paydaş Orkestrası, fethe özel bestelenen marşı icra etti.

Continue Reading

Genel

Kılıçdaroğlu’ndan İmamoğlu’na: İnandığın yolda devam et

Published

on

blank

Ataköy-İkitelli Olimpiyat metro hattının, Bahariye ve Masko İstasyonlarının açılışı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Güzel bir hattın açılışını yaptıklarının altını çizen Kılıçdaroğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na, “Sayın Başkan, sizi ve ekibinizi yürekten kutluyorum. Biliyorum bunu yaptığınızda, yine diyecekler, ‘Vay elini arkaya attın; soruşturma. Vay efendim şunu yaptın; soruşturma. Vay efendim neden şu kadar gün bedava yaptın’ yine soruşturma olacak. Bunların hepsi, vız gelir tırıs gider; inandığın yolda devam et Sayın Başkan, inandığın yolda devam et. Ölçümüz nedir? Ölçümüz şudur arkadaşlar: Boğazdan aşağı haram lokma inmeyecek; bitti. Temel ölçümüz budur. Gerisinin hiçbir önemi yok” ifadelerini kullandı. “Bazen, tuhaf yol ve yöntemlerle bize engellemeye çalışan ve bizi ziyadesiyle her hafta güldüren bütün çabalara rağmen asla yılmayacağız” diyen İmamoğlu da “16 milyona hizmet etmek tutkumuzdan asla vazgeçmeyeceğiz. İstanbul için hep daha fazlasını, daha iyisini, daha yenisini, sizlerle beraber İstanbulluların hizmetine sunmanın peşinde olacağız. Yepyeni açılışlar ile her hafta, her ay dolu dolu açılışlarla, İstanbullara güzel müjdeler vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB); tamamlandığında Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Küçükçekmece ve Başakşehir ilçelerinden geçecek, 12 duraklı Ataköy-İkitelli Olimpiyat metro hattının, 2 istasyonluk bölümünü hizmete açtı. Hattın, Bahariye ve Masko İstasyonları’nın açılışı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yaptı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen açılış töreninde TBMM Başkanvekili Haydar Akar ve CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Altay da hazır bulundu. Açılışta; CHP Genel Başkan Yardımcıları, milletvekilleri, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İBB üst yönetimi, İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı, belediye başkanları ve siyasi parti temsilcileri de yer aldı. Çevrede bulunan binaların balkonlarında ve pencerelerinde biriken vatandaşlar, Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu’na alkışlarla destek verdi.

KILIÇDAROĞLU: “BİZ; HERKESE, HER GÖRÜŞE SAYGILIYIZ”

Törende konuşan Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve ekibinin günün 24 saati İstanbullulara hizmet verdiğini vurguladı. “Benim bir mail adresim var. Oraya vatandaşlar, zaman zaman mesaj gönderirler” diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Kimisi şikayet eder, kimisi öneri getirir, kimisi ‘Belediye başkanları çok iyi çalışıyor’ der, kimisi belediye başkanından şikayet eder. Yani vatandaşlar, şöyle veya böyle mesajlarını bir şekliyle iletirler. Bir sabah yine çalışma masamdaki interneti açtım; gelen mesajlara bakıyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden bir işçi arkadaşımızın gönderdiği 5-6 satırlık bir mesaj. Yine bir açılışa gelmiştik buraya; şunu söylüyor: ‘Açılış yaptınız, fakat bizi topluca bir açılış meydanına götürmediniz. İsteyen gelir, isteyen gelmez’ diye bir mesaj çıktı ortaya. Gerçekten çok şaşırdık. Dolayısıyla böyle bir tablo ortaya çıktığı için de son derece mutluyuz. Bizi zorla bir yerlere götürmediniz.’ Evet, bizim anlayışımız bu. Biz; herkese, her görüşe saygılıyız. Büyükşehir Belediye Başkanı’mızın bu konuda atmış olduğu adım, zaten bunu gösteriyor.”

“DOKULARIMIZDA KUVAY-İ MİLLİYE’NİN RUHU VAR”

“Kişilere zorla bir şeyi dikte ettirmek, asla ve asla kabul edilemez” diyen Kılıçdaroğlu, “Hizmet mi veriyor; göreceksiniz. Düzgün mü çalışıyor; göreceksiniz. Emek mi harcıyor; göreceksiniz. Sizin, yani çalışanların hakkını mı savunuyor; göreceksiniz. Koskoca hükümet, asgari ücreti 2 bin 890 lira yaparken, Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde asgari ücret en az 3 bin 100 lira ise göreceksiniz. Demek ki Cumhuriyet Halk Partili belediyeler, bütün baskılara rağmen halka hizmet veriyorlar. Dolayısıyla Sayın Başkan da bütün baskılara rağmen, İstanbullulara hizmet veriyor. Zaman zaman önüne engeller çıkarılıyor; görüyoruz. Tehdit ediliyor; görüyoruz. Yargı aracılığıyla tehdit ediliyor; onu da görüyoruz. Denetim aracılığıyla tehdit ediliyor; onu da görüyoruz. Ama bunlar bizi yıldırır mı? Asla yıldıramaz. Çünkü biz, Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Çünkü bizim dokularımız da Kuvay-i Milliye’nin ruhu vardır. Biz böyle gideriz, böyle yürürüz biz” ifadelerini kullandı.

“DÜNYADA 10 METRO HATTI YAPIMINI ÜSTLENEN BAŞKA BİR BELEDİYE YOK”

İBB’nin hizmetlerinden örnekler veren Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle oldu:

“Aynı anda 10 metro hattının yapımını üstlenen dünyada başka bir büyükşehir belediyesi yok. Büyük bir metropol, güçlü bir metropol. Kaynak yetersizliğine rağmen veya azlığına rağmen, 10 metro inşaatını aynı anda sürdüren dünyadaki tek metropol. Ne yapacağız? Bununla gurur duyacağız. Var olan kaynakları, en verimli şekilde kullanıyor Başkan. Ne için? İstanbullular için. İstanbullular, çalıştıkları yerle evleri arasına arasındaki ulaşım hattını daha sağlıklı kursunlar, rahat gidip dönsünler diye. Sadece 10 metro hattının aynı anda yapımı değil; aynı zamanda 1 milyon 600 bin haneye sosyal yardım yapılıyor. Bu da metropoller içinde dünyada bir rekordur. Aynı anda 10 metro hattını yapacaksınız, bunun masraflarını karşılayacaksınız; aynı anda 1 milyon 600 bin haneye sosyal yardım götüreceksiniz. Bunun maliyeti de 1 milyar 200 milyon lira. Ne diyorlardı? ‘Sakın ha CHP’li belediyeler oy vermeyin.’  Niçin? ‘Gelirlerse sosyal yardımları keserler.’ Ne oldu? Tam tersi oldu. Bizim insani duygularımızı bilmiyorlardı ve istismar ediyorlardı. Bu tablo tersyüz edildi, tuzla buz oldu.”

ÖĞRENCİLERE BURS

“Sadece 1 milyon 600 bin kişiye sosyal yardım mı yapılıyor? Hayır; 63 bin 186 öğrenciye de burs veriliyor. Yıllar yılı ne propagandası yaptılar? ‘Efendim, öğrencilere burs verilecekti de CHP Anayasa Mahkemesi’ne götürdü. Belediyelerin burs vermesini engelledi.’ Hayır efendim, belediyeler isterlerse yapabilirler. Nitekim yapıyorlar. (Başkan, bu konuda da bir soruşturma geçirebilirsin.) Sadece burs değil; 10 milyon metrekarelik yeşil alan yaratıldı. İstanbul’un en çok ihtiyaç duyduğu, yeşil alan. Bu güzel kentte, bu görkemli kentte yeterince yeşil alan yoktu. Yeşil alanların tamamını neredeyse beton ormanına döndürdüler. Ama Başkan’ımız kararlı. Bu güzel kentin güzel insanlarına, yeşil alanlar yakışırdı. Çocuklar oralarda oynamalı, yaşlılar orada torunları ile beraber olabilmeli, insanlar oralardan nefes alabilmeli. Bir kentin güzelliği, yeşili ile ortaya çıkar. Bunu yaptı aynı zamanda. Bu da olağanüstü bir kazanım oldu İstanbullar için. Ayrıca, 4 milyon metrekarelik alanı da -yeşil alan dışında başka amaçlar için ayrılmışlardı- yeşil alanlara kattı. Bu da olağanüstü güzel bir olay.”

“İSRAFA VE SAVURGANLIĞA ‘DUR’ DENMESİ ÖNEMLİDİR”

“İsrafa ve savurganlığa ‘dur’ denmesi, çok ama çok önemlidir. ‘İnançlarımızda israf haramdır’ diyoruz. Ama israf batağı içindeler. Bütün bunlar yapılırken, 4 milyar 200 milyon liralık tasarruf yaptı İBB Başkanı’mız. 4 milyar 200 milyon lira. Yapmayabilirdi, aynı israfa devam edebilirdi. Aynı debdebe olabilirdi. Ama ‘Hayır’ dedi. ‘Benim İstanbullara bir borcum var’ dedi. ‘Kul hakkı yemem, kul hakkı yedirmem’ dedi. ‘İsrafa son vereceğim’ dedi, 4 milyar 200 milyon liralık tasarruf yaptı. Bu tasarrufu yapıyor ki, 10 metro inşaatını aynı zamanda sürdürüyor.”

“HİÇ KİMSENİN İNANCIYLA UĞRAŞMIYORUZ”

“Ayrıca bir şey daha yapıyoruz: Hiç kimsenin kimliğiyle, inancıyla, yaşam tarzıyla uğraşmıyoruz. Herkesin kimliği, başımızın üstüne; yaşam tarzı; başımızın üstüne; inancı; başımızın üstüne. İşine zamanında gidip gelecek mi? Ulaşımını sağlıyor muyuz? Evet. O zaman bu sorunun üzerine kilitleneceğiz. Bu metro inşaatlarının zaten yapım nedeni de budur. ‘Efendim, bize oy veren mahallelere daha fazla hizmet götürelim, oy vermeyen yerleri cezalandıralım.’ Eski anlayış bu anlayış. Bu anlayışı da yerle bir ettik. Oy versin, vermesin; madem İstanbul’da yaşıyor, herkese eşit hizmet götürülecek. Ama yoksul mahallelerde pozitif ayrımcılık yapacağız. Onlar, kentin sağladığı bütün imkanlardan yararlanmak durumundalar.”

KILIÇDAROĞLU’NDAN “ÜCRETSİZ YOLCULUK” TALEBİ

Açılışı yapılan hattın güzel bir hizmet olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, konuşmasını, “Sayın Başkan, sizi ve ekibinizi yürekten kutluyorum. Sizden bir isteğim var: Bu hattı da yine belli bir süre, -10 gün mü olur, 15 gün mü olur, 1 hafta mı olur- ücretsiz yaparsanız, vatandaşın da ayağı alışmış olur. Bunu yaparsanız, çok mutlu olurum. Biliyorum bunu yaptığınızda, yine diyecekler, ‘Vay elini arkaya attın; soruşturma. Vay efendim şunu yaptın; soruşturma. Vay efendim neden şu kadar gün bedava yaptın; yine soruşturma olacak. Bunların hepsi, vız gelir tırıs gider. İnandığın yolda devam et Sayın Başkan, inandığın yolda devam et. Ölçümüz nedir? Ölçümüz şudur arkadaşlar: Boğazdan aşağı haram lokma inmeyecek; bitti. Temel ölçümüz budur. Gerisinin hiçbir önemi yok” sözleriyle tamamladı.

İMAMOĞLU: “DENETLENMEYE AÇIĞIZ”

İBB Başkanı İmamoğlu da İstanbul’un çözüme muhtaç birçok sorunu olduğunu vurguladı. “Genel sekreterimizden genel sekreter yardımcılarımıza, emekçilerimize, iştiraklerimizin her birisinden kurumumuzun bütün aktörlerinin yoğun çabasıyla, senkronize, kurumsallığı ön planda tutan, işin çözümüne odaklanan, başka hiçbir şeyle ilgilenmeyen bir süreci yönetiyoruz” diyen İmamoğlu, denetlenebilir olmanın kendileri için önemine dikkat çekti. İBB Meclisi’nin son toplantısında ele alınan faaliyet raporu sürecinin önemine değinen İmamoğlu, “Son faaliyet raporunda da gördük ki, başta Millet İttifakı’nın her iki grubu, grup başkan vekillerinden meclis üyelerine varıncaya kadar, son derece konsantre, işleri tetkik eden, bir nevi denetleyen, gerekirse hatayı, kusuru bir şekilde bize ulaştıran, bu anlamda siyasi kurumların, aynen Genel Başkan’ımızın ifade ettiği gibi, yerel yönetimlerin kendi işine baktığı, siyasetin de yerel yönetimlerin işlerini denetleyen ve sorgulayan anlayışıyla kurumsal bütünlük içerisinde muhteşem bir ahengi gözümüzün önüne sermiştir” dedi.

“16 MİLYONUN HAYATINI KOLAYLAŞTIRMAK AMACINDAYIZ”

İBB olarak, 16 milyonun hayatını kolaylaştırmak, yaşam kalitesini yükseltmek amacında olduklarına vurgu yapan İmamoğlu, “Daha önce seçim döneminde, İstanbullara, aynen şunu söylemiştim: ‘İstanbul’a daha düşük maliyetle, daha kısa sürede, çok daha fazla metro kazandıracağız’ demiştim. Böyle vaat etmiştik. Haziran 2019’da yola çıktığımızda inanın, İstanbul’un en temel sorunlarından olan ulaşıma dair ana hedeflerimizden birisi buydu. Sadece iki yıl içerisinde işine odaklanan 4 yılda yapılanın 2,5 katına yakın bir performansı, sadece iki yılda ortaya koyarak işin bitirilmesine, işin yapılmasına odaklanan bir yönetim olmanın karşılığını yaşıyoruz bugün. Bu manada verdiği sözü tutan bir ekip ve bir Belediye Başkanı olarak huzurunuzda olmanın gururunu yaşıyorum. O nedenle, gerçekten çok çok mutluyum. Ekibim adına hepinize bu güzel günü sunmakla, belki ben burada temsili bulunuyorum; ama inanın bu işin arkasında 85 bin çalışanın alın teri, emeği var. Birçok bileşeni var. Yükleniciler var. O firmaların motivasyonunu, görüyorum. Ahlaklı bir şekilde işini yapan yüklenicilerimizden, onun çalışanlarına kadar, her birinize yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu.

METRO HATLARIYLA İLGİLİ BİLGİLER PAYLAŞTI

“Haziran 2019’da devraldığımızda toplam metro hattı, 233 kilometreydi. Şu an itibariyle 260 kilometre ulaştık. Yani İstanbul’a 2 yılda 27 kilometre daha metro hattını ilave ettik” diyen İmamoğlu, şu bilgileri paylaştı:

“2019-2024 arasında, 103 kilometre metro inşa edeceğiz. 25 yılda yapılan metronun neredeyse yarısını, biz, sadece 5 yılda, İstanbul’a hediye edeceğiz, İstanbul’a kazandıracağız. 1994-2019 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin performansı, yıllık 5 kilometreydi. Biz ise bunu, tam 4 katına, yani 20 kilometrenin üstüne çıkartacağız. 2 yılda açılışını yaptığımız metrolarımız var. Daha da hızlanacağız. Bunun da yetmediğini biliyoruz. Bizden önce ihalesi yapılmış 12 raylı sistem vardı. Ne yazık ki, bu raylı sistemlerin tam 10 adedi durmuştu. 2 yıldır duruyordu. Öyle teslim aldık. Bu acı bir durum. Kalan 2 hattın da inşaatları yavaşlatılmıştı. Nereye gideceğini bilmeyen, nasıl bitireceğini bilmeyen oradaki yüklenicilerin durumlarını, ilk geldiğimiz günlerde yaşadık. İhale şöyle yapıldı: Finansı yok, bazılarının projesi yok. Projesi olmayan ihale olur mu? Oldu. Tabiri caizse; ne devlet ciddiyeti, ne ihale şeffaflığı ne de vatandaşın bütçesini önceliğine alan bir süreçti bu. Akılcı bir projecilik yoktu. İş başına geldikten sonra 6 aydan daha uzun bir süreyi bu projeleri, İstanbul halkının haklarını, hukuksal durumunu, finansal imkânlarını araştırdık. 6 ay bununla uğraştık. Ardından öz kaynaklarımızı, temin ettiğimiz kredileri, tahvil ihracımızdan elde ettiğimiz fonları kullanarak hızla inşaatlarımıza başladık. Bugün İstanbul dünyanın aynı anda en fazla metro yapan kenti durumuna geldi. Bu başarı, işine odaklanan, ahlaklı, liyakatli bir şekilde insanlarını işine motive eden bu ekibin başarısıdır.”

“AMAÇ; LASTİK TEKERLEKLİ ARAÇLARDAN KURTULMAK”

Söz konusu hatla ilgili bilgiler veren İmamoğlu, “Bu hat 13 kilometre. Başakşehir, Küçükçekmece’yi, Bağcılar’ı Bahçelievler’i ve Bakırköy’ü içine alıyor. Ve bu hat, günlük 500 bin insanımızı taşıma kapasitesine sahip olacak. Bu hatla birlikte, İkitelli-Ataköy arasındaki tek yönlü yolculuk süresi, 30 dakikaya inecek. Aynı zamanda sahille buluşabilen de bir hattımız olmuş olacak. Ulaşım ağı içerisinde 5 değerli entegre hattımız da var. Bunlardan birisi Kirazlı-Olimpiyat-Başakşehir Metro hattı. Bir diğeri, yeni startını verdiğimiz ve inşallah sizlerle de buluşacağımız Mahmutlu-Esenyurt hattımız. Bir diğeri, Mimar Sinan İstasyonu’ndan Kirazlı-Halkalı hattımız. Yenibosna İstasyonu’ndan Yenikapı Atatürk Havaalanı hattımız. Ataköy İstasyonu’ndan Halkalı-Gebze hattına entegre olan, gerçekten çok faydalı bir hattımız. Bugün birinci etabı açıyoruz. İkinci etabını da 2022 yılında tamamını açarak, o 500 bin insanın faydalanacağı bu hattı, sizinle beraber İstanbul halkının hizmetine sunacağız. Şimdiden bunu müjdelemek istiyorum. Her açılan metro hattı, halkımızın yaşam kalitesini arttırdığı gibi, yeşil bir İstanbul’a katkı sunuyor. Lastik tekerli araçlardan kurtulan insanlarımız, sağlıklı bir biçimde İstanbul’un her köşesine erişebiliyor” dedi.

“BİZİ GÜLDÜREN ÇABALARA RAĞMEN YILMAYACAĞIZ”

Hattın yapımında emeği geçen herkese teşekkürlerini ileten İmamoğlu, “Bazen, tuhaf yol ve yöntemlerle bize engellemeye çalışan ve bizi ziyadesiyle her hafta güldüren bütün çabalara rağmen asla yılmayacağız. 16 milyona hizmet etmek tutkumuzdan asla vazgeçmeyeceğiz. Ulaştığımız başarılarla da asla yetinmeyeceğiz. İhtiyacımızın çok olduğunun farkındayız.

İstanbul için hep daha fazlasını, daha iyisini, daha yenisini, sizlerle beraber İstanbulluların hizmetine sunmanın peşinde olacağız. Yepyeni açılışlar ile her hafta, her ay dolu dolu açılışlarla, İstanbullara güzel müjdeler vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Açılış öncesinde konuşan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Demir ise, yeni ulaşım teknolojileriyle ilgili görüşlerini paylaşıp, İBB’nin 10 hatta sürdürdüğü metro hatlarıyla bilgiler paylaştı.

Konuşmaların ardından Ataköy-İkitelli Olimpiyat metro hattının, 2 istasyonluk bölümünün açılışı gerçekleştirildi. Kurdele kesiminin ardından Bahariye İstasyonu’na geçen Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve beraberlerindeki heyet, perona indi. Yeni hizmete giren vagon önünde fotoğraf çektiren ikili, makinistlerle de sürücü bölümünde bir süre sohbet etti. Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu’nun Bahariye’den başlayan Masko İstasyonu’ndan geçen yolculuğu, İkitelli Sanayi İstasyonu’nda son buldu.

Continue Reading

Popüler