Connect with us

Kültür

YEŞİLÇAM’DA BİR KAYIP DAHA! NEZİH TUNCAY HAYATINI KAYBETTİ

Published

on

blank

Türk tiyatro, sinema ve dizi tarihinin efsaneleşen isimlerinden Nezih Tuncay, tedavi gördüğü hastanede 71 yaşında yaşam mücadelesine yenik düşerek hayatını kaybetti.

Türk tiyatro, sinema ve dizi tarihinin efsaneleşen isimlerinden Nezih Tuncay, tedavi gördüğü hastanede 71 yaşında yaşam mücadelesine yenik düşerek hayatını kaybetti.Unutulmaz oyuncu Nezih Tuncay’ın acı haberini, oğlu Semih Tuncay duyurdu.

Devekuşu Kabare’nin önemli oyuncularından 71 yaşındaki Nezih Tuncay yoğun bakıma kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Türk sinema ve tiyatrosunun hafızalarda yer edinmiş ismi Nezih Tuncay’ın acı haberini oğlu Semih Tuncay sosyal medya hesabından duyurdu.

nezih-tuncaydan-kotu-a360d0fe5116fb1e75fb

NEZİH TUNCAY KİMDİR?

Usta oyuncu Nezih Tuncay, 1945 yılında İstanbul’da doğdu. 1965 yılında sanat hayatına başlayan Tuncay, Devekuşu Kabare’nin önemli isimlerinden birisidir.

tuncay-799656

Arena Tiyatrosu, Sezer Sezin Tiyatrosu, Mücap Ofluoğlu Tiyatrosu ve Lale Oraloğlu Tiyatrosu’nda çalışan usta oyuncu Tuncay, uzun süre Devekuşu Kabare topluluğunda yer aldı. Mahallenin Muhtarları, Rus Gelin ve Yaprak Dökümü gibi çok sayıda dizide oynayarak halk tarafından oldukça beğenildi. Birçok sinema filminde de oynayan Tuncay, en son 12 Şubat 2016’da vizyona giren“Dünyanın En Güzel Kokusu” isimli filmde rol aldı.

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Sarıyer’de Betül Demir rüzgarı esti

Published

on

blank

Sarı Platform Derneği’nin düzenlediği 2. Sarıyer Festivali, Kireçburnu Haydar Aliyev Parkı’nda Betül Demir’in coşkulu konseriyle devam etti. Binlerin akın ettiği konser, İzmir Marşı ile son buldu.

Sarı Platform Derneği’nin düzenlediği 2. Sarıyer Festivali, ikinci gününde sanatçı Betül Demir ile Sarıyerlileri buluşturdu. Kireçburnu Haydar Aliyev Parkı’nda düzenlenen konserde Betül Demir, birbirinden güzel şarkılarını alanı dolduran binlerce kişiyle birlikte söyledi. Konser devam ederken çocukların bariyerin ön kısmına geçmesini isteyen Demir, şarkılarını çocuklarla söylemeye devam etti.

blank

CÜNEYT GÜL ÇİÇEK TAKDİM ETTİ

Sarı Platform Derneği İkinci Başkanı Cüneyt Gül, konser devam ederken sahneye çıkarak Betül Demir’e çiçek takdim etti, teşekkür etti. Ünlü sanatçı Betül Demir de, çiçek için Gül’e teşekkür etti ve Sarı Platform’un bu zamana kadarki yapmış olduğu başarılı çalışmaları takdir ettiğini ifade etti. Daha sonra konserine devam eden Demir, coşkulu konserini binlerin de eşlik ettiği İzmir Marşı ile sonlandırdı.

blank

GRİPİN KONSERİ İLE SON BULACAK

Sarı Platform Derneği tarafından düzenlenen ve 5 Ağustos Cuma günü başlayan 2. Sarıyer Festivali, bugün (7 Ağustos Pazar) saat 20:30’daki Gripin konseri ile son bulacak. Konser, festivalin yer aldığı Kireçburnu Haydar Aliyev Parkı’nda gerçekleşecek.

Continue Reading

Genel

Sarıyer Akademili öğrenci LGS’den tam puan aldı

Published

on

blank

Liselere Geçiş Sınav sonuçları açıklandı. Sarıyer Akademi’den bir öğrenci 500 tam puan, bir öğrenci ise iki yanlış yaparak 486 puan alırken, çok sayıda öğrenci de büyük başarıya imza attı.

Sarıyer Akademi’de eğitim gören 2008 doğumlu Yağmur Orhan, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavında 90 sorunun hepsini cevaplayarak, tam puan aldı. Ege Sayın ise 2 yanlış yaptı. Uzun bir maratonun ardından sınav sonuçlarına kavuşan öğrencilerin aldıkları puanlar, Sarıyer Akademi tarafından incelenirken, kurumda eğitim gören çok sayıda öğrenci büyük başarı elde etti.

Her Konuda Yanımızda Oldular

Sınava hazırlık sürecinde Akademi öğretmenlerinden büyük destek gördüğünü ifade eden Yağmur Orhan, “Akademi öğretmenlerinin hepsi çok deneyimli. Dersler dışında da her konuda yanımızda oldu. Bu beni çok olumlu etkiledi. Ben kendime çok yüklenen bir insanım. Hocalarım çok destek oldu” dedi.

Çok Sevindim

Cevap anahtarını iki kez kontrol ettiğini söyleyen Orhan; ”Sınavdan çıkınca cevap anahtarına bakmadan işaretledim. Annemle kontrol ettik ve inanamadım. Optikte sıkıntı çıkar mı diye düşündüm. Şaşırdım ama çok sevindim” diye konuştu.

Continue Reading

Genel

Sarıyer’de eserleri ile birlikte büyüyen kadın

Published

on

blank

Ahıska Türklerinden İbadizadeler olarak bilinen aileye mensup Gönül Aytanç, azmiyle büyük bir başarıya imza attı. Küçük yaşta şiire ve resim çizmeye merak saran Aytanç, ilerleyen yaşına rağmen 7. kitabını çıkardı.

Aytanç, gazetemizin muhabiri Yılmaz Morkoç’a yaptığı açıklamada, okuduğu kitaplardan esinlenerek şiir yazmaya başladığını söyledi.

“Okumak aslında bir yazıyı okumak değildir” diyen Aytanç, “Etrafı anlayabilmek, yorumlamak ve düşüncelerini geliştirmektir. Bu kadar değişik oluşumlar var iken nasıl mükemmele değil de basitliğe kaçabilir ki insan? Okuduğum kitaplardan esinlenirdim. Şiir yazmaya başlamadan önce mutlaka klasik kitapları okurdum, okuduğum kitaptan esinlenerek şiir yazmaya başlardım. Çünkü şiir özdür ve öze indiriyorum. Ben yeteneğimin hep farkındaydım; fakat maddi imkansızlıklardan dolayı şiirlerimi kitap haline getiremedim. Bu durumdan dolaylı hiçbir zaman yazmaktan da vazgeçmedim. 1999 yılında ilk şiir kitabım olan ‘Bu Mekanda O zaman’ eserim çıkarıldı. Daha sonra ‘Şehit Sözler Şahit Sözler, Sözce, Çekirdek, Bu Mekanda O Zaman, Gül Dalını Sarsan Rüzgar, Eski Notlar, Renklerin Dünyası’ kitaplarını çıkardım” dedi.

Gönül Aytanç, 1935 yılında İstanbul Sarıyer Rumeli Kavağı’nda doğduğunu belirterek, “Babam İbadizadeler olarak bilinen İsmail Ağa 1827 yılında Ahıska’dan göç ederek İstanbul Sarıyer’e yerleşti. Aile geçimini daha çok balıkçılık ile yaptı. Harp zamanı çocuğuyum ben. Babam harbe gidecek diye her gün korku içinde yaşardık. Annem her sabah gazetelere bakıp acaba korkulacak bir şey var mı? diye her gün endişe ederdi” dedi.

“RESİME VE ŞİİRE DAHA ÇOK YOĞUNLAŞTIM”

Okulu Rumeli Kavağı’nda okuduğunu söyleyen Aytanç, “Ortaokul ve lise sadece Kandilli’de vardı. Ve ortaokul-liseye gitmek için sadece vapur vardı. Ulaşım çok kolay değildi, siz bilmezsiniz.” İfadelerini kullandı. Hayatı boyunca kendisini mutlu edecek işlere yoğunlaştırdığını anlatan Aytanç, “Resim, tasavvuf, şiir üzerine daha çok durdum. 17 yaşında iken nişanlandım. Nişanlım Ulvi Aytanç harp sonrası Makine Yüksek Mühendisi olarak eğitim görmek üzere Almanya’ya gitti. 4 yıl nişanlılık döneminde sadece 1 kez görüştük” diye konuştu. “Çocukluğumdan beri şiire ve resim çizmeye büyük bir ilgi duyduğunu dile getiren Aytanç, “Nişanlım Almanya’da iken şiirlerimi amatörce yazmaya devam ettim. Bu arada ilgimi çeken konuları resim olarak çizmeye başladım. Evlendikten sonra çocuklarıma örnek olmak üzere resime ve şiire daha çok yoğunlaştım. Şiirlerimde tasavvuf ve felsefi konuları ele aldım. Önce şiire yoğunlaştım, daha sonra resim çizmeye yoğunlaştım. Ve bu iki alanda kendimi geliştirdim, resim ve şiiri görme diye kabul ederim. Siz gördükçe güzel şiir yazar, güzel resim çizersiniz. İnsanlar duyguları, hisleri ile hareket eder ve şiiri gerçekten de hissederek yazmaya başlarsınız. Şiiri sadece insanlara değil; çiçeğe, böceğe de yazarsınız. Bu sizin saçmaladığınızı göstermez. Çünkü insanların hisleri neye yoğunlaşırsa bir o kadar daha güzel yazmaya başlar. Bende elimden geldiğince öyle yapmaya çalıştım” dedi.

Allah’ın yarattığında tekrar yoktur, tekrar fakirliktir.

Aytanç, “Allah’ın yarattığında tekrar yoktur, bu öyle bir ilimdir ki beş parmak bile aynı değildir. En basiti birçok yaprak var dünyada ve hiçbir yaprak bile birbirine benzemiyor. Tekrarı olan her şey fakirliktir, sıradanlıktır. Bunları görmek tefekkürlüktür. Üç Kur’an-ı Kerim mealini okuyup yeniden bir Kur’an-ı Kerim mealini kaleme aldı. Gönül’den Hatmi Kur’an adını verdiği meal kitabını ve İstanbul’un fethinden sonra İstanbul’u anlatan Şarkın Parlak Kraliçesi Şehr-i İstanbul eserlerimi maddi imkânsızlıktan dolayı yayımlayamadım” ifadelerini kullandı.

İstanbul Sarıyer’de mütevazı bir evde yaşamını sürdüren 87 yaşındaki Gönül Aytanç, fikri ve bedeni hareketten uzak kalınmaması gerektiğine değinerek okurlarına mesaj verdi.

Continue Reading

Popüler

blank