Connect with us

Genel

Başkan Genç İzmir’deki deprem bölgesinde

Published

on

blank

İzmir’de meydana gelen 6,9’luk depremin ardından bölgeye giden Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, afet alanında incelemelerde bulundu. Başkan Genç yaptığı açıklamada, “Bugün rahat ve çabuk para kazanayım hesabının geldiği nokta bu” dedi.

Geçtiğimiz günlerde meydana gelen ve 100 kişinin yaşamını yitirdiği İzmir depreminin ardından İstanbullu belediye başkanlarıyla bölgeye giden Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, yıkılan binaların enkazında yapılan arama – kurtarma çalışmalarını yakından izledi. Depremden en çok etkilenen Bayraklı’da incelemelerde bulunan Başkan Genç, daha sonra AFAD’ın depremzedeler için kurduğu çadırları ziyaret etti. İzmirli vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Genç, ihtiyaç halinde Sarıyer Belediyesi olarak her türlü desteği verebileceklerini belirtti. Başkan Genç’in danışmanları da deprem bölgesindeki ihtiyaçlarla ilgili rapor hazırladı. Sarıyer Belediyesi’ne bağlı görev yapan 6 mühendisin de önümüzdeki günlerde İzmir’e giderek teknik incelemelerde bulunacağını belirten Genç, “20-25 yıllık bina inşaatçılıkta yeni bina demektir. Malzemeye baktım, içinden çıkan demire baktım çok fena, beton diye bir şey yok” dedi.

BİNALAR MÜHENDİSLİK HİZMETİ ALMAMIŞ

Afet bölgesinden Ege TV yayınına katılan Başkan Şükrü Genç, yaşanan depremin mühendislik açısından değerlendirmesini yaptı. Binaların mühendislik hizmeti almadığını söyleyen Başkan Genç şöyle konuştu; “Türkiye gerçeği; yine hüsran, yine sıkıntı, yine ağlama duvarları… Ben korkuyorum ki yine bir kaç gün sonra unutulacak, yine önlem alınmayacak, yine ders çıkarılmayacak, yine ağır bedeller ödenecek. Bir gerçek var ki Türkiye deprem kuşağında ve bunun kaçışı yok. Bu yüzden zemin etüdünü ona göre yapacaksın, binanı ona göre yapacaksın. Burada binalar ruhsatlı ama mühendislik hizmeti almamış. Olay başladığından itibaren herkesin söylediği bir şey var ki bu bölge eski bostanların ve alüvyon zeminin olduğu bölgeler. Bu bölgede yaşayanlar biliyorlar ama bugün rahat ve çabuk para kazanayım hesabının geldiği nokta bu. Bu hatalar sonucunda bedel ödeniyor.

HEPİMİZE BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR

Bu binalar çok eski binalar değil. 20-25 yıllık bina inşaatçılıkta yeni bina demektir. Malzemeye baktım, içinden çıkan demire baktım çok fena, beton diye bir şey yok. Yandaki binalarda aynı şekilde. Esas bundan sonrası zor. Hepimize büyük görevler düşüyor. Özellikle yerel yönetimler daha fazla işin içerisinde olmalı. Bütün belediyeler İzmir halkına destek olma noktasında ellerinden geleni yapıyor. Sarıyer Belediyesi’nden 6 mühendis geliyor teknik tespitleri yapmak için. Hiç vakit kaybetmeden çalışmalara başlamalıyız. Bu depremin İstanbul’da olduğunu düşünemiyorum. Burası bize bir başlangıç olmalı. İstanbul için  de çalışmaya başlamamız gerekiyor.

BURADAKİ DAYANIŞMA BENİ GURURLANDIRIYOR

Deprem konusunda hala çok eğitimsiziz. Biz deprem kuşağındayız bu nedenle eğitim çok önemli. Eğitime çocuklardan başlamalı. Reklamlarda, dizi aralarından mutlaka insanlara depremle alakalı videolar gösterilmeli. Her an deprem olabilir. Bu eğitimi herkes almalı. Deprem öldürmez, insanların ihmalkârlığı öldürür. İnsanların cehaleti, yapılan binalarda hatalar, kullanılan malzemelerdeki kepazelikler olayı bu noktaya getirmiştir. Bizim insanımız bu günlerde büyük dayanışma gösteriyor. Bu dayanışmayı normal zamana taşımalıyız. Buradaki dayanışmayı görünce çok gururlandım. Herkes gecesini gündüzüne katarak çalışıyor. Türkiye’nin her yerinden inanılmaz yardımlar geliyor. Ciddi bir zayiat var. Neye ihtiyaç olduğu bilinmeli, araştırılmalı, Tunç Soyer başkanın söylediği uyku tulumu, mat ve battaniyeye ihtiyaç var.  Şu an pandemi sürecimiz devam ediyor. Deprem bu süreci unutturmamalı. Hepimiz burada maskeliyiz, kurtarma ekiplerimiz maskeli. Herkes bu konuda da üzerine düşeni yapmalı.”

Genel

Sarıyer’de çiftler nikah için uzun kuyruklar oluşturdu

Published

on

blank

Kademeli normalleşmeye geçilmesiyle birlikte, Sarıyer’de nikâh işlemlerinde yoğunluk yaşanıyor. Çiftler, Yaşar Kemal Kültür Merkezi’ne gelerek evlilik başvurusunda bulunurken, nikah tarihlerinde değişiklik yapmak isteyen vatandaşlar salon önünde uzun kuyruklar oluşturdu.

Düğün törenlerinin belirlenen şartlara uygun şekilde başlayabileceğine ilişkin karar sonrasında, Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde başvurular artarken, bazı çiftler ise evlenme tarihinde değişikler yapmak için sıraya girdi. Ramazan ayında yasaklanan ve haziran ayında pazar günü gerçekleşecek nikahlar için yeni tarihler verildi. Evlendirme şefliği sosyal mesafe kuralı gözetilerek günde 150 -200 çifte nikah işlemleri için hizmet veriyor. Genelge gereğince nikahlar açık havada 100 kişi davetli ile kıyılacak.

“MAĞDUR OLDUK

1 senedir evlenmeyi bekleyen, haziran ayında pazar günü uygulanacak olan yasaklardan dolayı da  nikah tarihlerini değiştirmeye gelen Kübra ve Erdem çifti, “13 Haziran Pazar günü olan nikahımızın tarihlerini değiştirmek için geldik. Davetiyemizi bile bastırmıştık şimdi sıkıntı oldu. Daha önce yasaklarda cumartesi ve pazar günleri nikahlar yapılıyordu. Bu ay değişmesinden dolayı sadece biz değil birçok çift mağdur oldu. Yakınlarımızı tek tek arayıp tarihimizi söyleyeceğiz” diyerek yaşadıklarını anlattı.

Continue Reading

Genel

Maden’de kavga ettiği amcasının minibüsünü yaktı

Published

on

blank

Sarıyer’in Maden Mahallesi’nde tartıştığı amcasının minibüsünü yakan kişi gözaltına alındı.

Olay Maden Mahallesi Peri Sokak’ta meydana geldi. Erol Sütçü dün akşam saatlerinde amcası Şenol Sütçü ile bilinmeyen bir nedenle tartıştı. Tartışmanın ardından Erol Sütçü, amcasına tehditler savurarak, gitti. Saat 08.00’da Peri Sokak’a tekrar gelen Sütçü, evin önünde park halinde bulunan amcasına ait 34 FY 6257 plakalı minibüsü ateşe verdi ve sokağın başında oturup bekledi. Yanan minibüsü fark eden komşular, itfaiye ve polise haber verdi. İtfaiye ekibi yanan minibüsü söndürürken, Erol Sütçü gözaltına alındı.

Continue Reading

Genel

İmamoğlu: Allah bu şehri Beton İstanbul’u savunanların aklından korusun

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Arnavutköy’de, Beton Kanal’ın hafriyatının dökülmesinin planlandığı Karaburun sahilinde incelemelerde bulundu. İBB’nin, Karaburun-Yeniköy arasındaki sahil düzenlemesi çalışmalarını yerinde inceleyen İmamoğlu, bölgeyi canlı bir alan haline getireceklerinin müjdesini verdi. İmamoğlu, kumlar üzerinde yaptığı değerlendirme konuşmasında, “Uydurma sözlerle, uydurma gerekçelerle, -yüzlerce sayfaymış- bana bir sayfa bile bilimsel açıklama gelmemiş olan bu Beton Kanal’ı savunan insanların aklından, Allah bu şehri korusun. Allah şu güzelliği, inşallah bize yüzyıllar boyu tekrar gelecek nesle bırakmayı nasip etsin. Tabii sadece dua ile yetinmiyoruz. Şu güzelliği korumak adına, buraları sevdirmek adına, buraların vatandaşlarımıza ait olduğunu Sağır Sultan’a bile duyurmak adına, herkese duyurmak adına, sonsuz mücadelemizi vereceğiz. Bu hizmetleri arttırarak, bu şehrin İstanbullulara ait olduğunu, herkese göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çatalca’daki incelemelerinin ardından Arnavutköy ilçesine geçti. İmamoğlu, ilçede ilk olarak Terkos Mahallesi’ndeki, yapım çalışmalarında sona gelinen “Durusu Terkos Su Müzesi”nde incelemelerde bulundu. İmamoğlu, zaman zaman yağmur altında gerçekleştirdiği etkinlikte, İSKİ Sosyal Tesisleri, yemekhanesi ve lojmanlarını da ziyaret etti. İmamoğlu, Terkos’tan sonra rotasını, Karaburun Mahallesi’ne çevirdi.

MUHTARLARDAN İMAMOĞLU’NA: “İLK DEFA BU SAHİLLERDE HİZMET YAPILIYOR”

Yeniköy ve Karaburun arasındaki sahil ve plaj düzenlemesi çalışmalarını yerinde inceleyen İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Murat Yazıcı ve Destek Hizmetleri Daire Başkanı Mansur Güneş tarafından bilgilendirildi. Güneş, İmamoğlu’na, “İstanbul genelinde, halka açık 84 plaj var. Bunların içinde, İBB olarak, toplam 3 ilçede sadece 5 noktada hizmet üretiyorduk. Bu yıl bunu, artı 10 noktaya çıkarıyoruz Şile, Arnavutköy, Çatalca ve Sarıyer’de” bilgilerini verdi. Yeniköy Mahallesi Muhtarı Timur Çevik ve Karaburun Mahallesi Muhtarı Mustafa Karaali, yapılan çalışmalardan duydukları memnuniyeti, sorunlarını ve taleplerini İmamoğlu’na aktardı. İmamoğlu, “İlk defa bu sahilde bu tür hizmetler yapılıyor” diyen muhtarlara, “Allah’ın nimeti bu güzelliği, lütfen koruyun” şeklinde seslendi.

“DÜNYANIN HER YERİNDE BÖYLE BİR SAHİLE GÖZ BEBEĞİ GİBİ BAKILIR”

İmamoğlu, inceleme gezisiyle ilgili değerlendirmelerini de düzenleme işlemleri devam eden sahilde, kumların üzerinde yaptı. “Güzel bir Haziran ayının ilk gününde, İstanbul’un müthiş bir sahilindeyiz” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Kumun rengini görüyorsunuz. Altın sarısı. Muhteşem. Bir de tabi kumun güzelliği, topraklaşmayan, pırıl pırıl, kristalize bir kum. Dünyanın bir yerinde böyle bir kumsal olsa, şöyle 4 kilometre uzunluğunda, neredeyse eni 100-150 metreye ulaşan bir kumsal olsa, buna göz bebeği gibi bakar. Harika bir yer. Geçen sene arkadaşlarımla konuşmuştuk, buraya olağanüstü bir nizam getirelim diye. Şimdi onun sonuçlarını alıyoruz; temizliğinden, taramasına. Kumun sağlıklı bir biçimde yüzeye çıkmasını sağlayıcı tedbirler alıyoruz. Bu 4 kilometrenin en ucundan Karaburun’a kadar, İstanbul’un en güzel kumsallarından birisine bütün İstanbul’u bekliyoruz. Ne yaptı arkadaşlarım burada? Çok güzel duş kabinleri, soyunma kabinleri, tuvalet ihtiyaçları; Beltur’un burada bazı anlık ihtiyaçların giderileceği yeme içme büfeleri ve tabii ki cankurtaran hizmeti… Yani şöyle söyleyeyim; yaz gününde, şu sahilde 100’ün üzerinde çalışanımız hizmet edecek bu güzel ve güzide sahile.”

“KARABURUN SAHİLİNİ CANLI BİR ALAN HALİNE GETİRECEĞİZ”

Karaburun sahilini canlı bir alan haline getireceklerinin müjdesini veren İmamoğlu, “Yarışmalarımız olacak, buluşmalarımız olacak, eğlencelerimiz olacak. Yani burada halkımızı yalnız bırakmayacağız. Ben de geleceğim. Peki burası neresi? Burası; Yeniköy ve Karaburun arası.  Burası neresi? Yani şu güzelim denizin, şu gördüğünüz o dalgaların attığı şu muazzam denizin önüne, şöyle yaklaşık 2 kilometre toprak doldurup, 35 kilometrede şu gördüğünüz ufku alıp götürüp, bütün bu doğallığı, bütün bu ekosistemi perişan edip, Kanal’dan çıkan toprakların, atıkların yığınla doldurulacağı alan olarak tasarlanmış. Burası, o 4 kilometrelik sahil. Biz, tam yeni İstanbul Havalimanı’nın önündeki Karadeniz kıyısındayız şu anda. Karaburun-Yeniköy arasındayız. Şu sebep bile, bunun yapılmaması için yeterli biliyor musunuz” ifadelerini kullandı.

“UYDURMA SÖZLERLE KANALI SAVUNAN İNSANLARDAN ALLAH BU ŞEHRİ KORUSUN”

“Marmara’yı konuşuyoruz, Karadeniz’i konuşuyoruz, doğayı korumayı konuşuyoruz” diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı:

“Uydurma sözlerle, uydurma gerekçelerle, -yüzlerce sayfaymış- bana bir sayfa bile bilimsel açıklama gelmemiş olan bu Beton Kanal’ı savunan insanların aklından, Allah bu şehri korusun.  Allah, şu güzelliği, inşallah bize yüzyıllar boyu tekrar gelecek nesle bırakmayı nasip etsin. Tabii sadece dua ile yetinmiyoruz. Şu güzelliği korumak adına, buraları sevdirmek adına, buraların vatandaşlarımıza ait olduğunu Sağır Sultan’a bile duyurmak adına, herkese duyurmak adına, sonsuz mücadelemizi vereceğiz. Çok güzel bir yaz bekliyor burayı. Hepinizi de bekliyoruz. Ben de geleceğim. Bakarsanız beraber denize gireriz. Bir Karadeniz çocuğu olarak, Karadeniz’in suyunu olan sevdam bir Başkadır. Daha az tuzludur Akdeniz’e göre, Ege’ye göre. Denemeyenler, denesin. Cankurtaranlarımız da burada hizmette. Bu arada; bu sene plajlara ayrı bir önem veriyoruz, Kısırkaya’dan Silivri’ye… 10 plajı daha arkadaşlarım eklediler. İstanbul’un denizle barışması için müthiş girişimlerimiz devam edecek. Bu hizmetleri arttırarak, bu şehrin İstanbullulara ait olduğunu, herkese göstereceğiz. Allah bu güzelliği korusun; hep birlikte koruyacağız.”

İmamoğlu, daha sonra balıkçı barınaklarının olduğu alana geçerek, balıkçılarla bir araya geldi. Burada çay içerek soluklanan İmamoğlu, balıkçılarla sohbet etti.

Continue Reading

Popüler