Connect with us

Genel

Cengiz Alp: Ön seçimden yanayım

Published

on

blank

CHP Sarıyer Belediye Başkan Aday Adayı Doktor Cengiz Alp, gazetemizin sorularını yanıtladı. Alp, “Şükrü Genç Sarıyer’de güzel işler yaptı. Yeni kadroların da önünü açmak lazım. Partime çok yüksek oy katkısı sunacağım. Ön seçimden yanayım.” ifadelerini kullandı.

Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Çetin Ali Aytaç’ın sorularını yanıtlayan CHP Sarıyer Belediye Başkan Aday Adayı Doktor Cengiz Alp, “Sarıyer’in doğasını, güzelliklerini koruyacağız. Sarıyer’in betonlaşmasını önleyeceğiz. Daha yaşanabilir Sarıyer’i gelecek kuşaklara aktaracağız. Siyasette yeni kadroların önünü açmak lazım. Başka türlü bizler Türkiye’de kadınlara ve gençlere nasıl şans tanıyacağız. Onların önünü açmazsak, motivasyonları düşer. Gelen kişi 40 sene yerinden kalkmazsa olmaz. Sarıyer’de girdiğim bütün seçimlerde ön seçimi savundum. Bugün de bekliyorum ki, bir eğilim yoklaması mutlaka yapılsın. Sonuçlarına katlanırız ve kim kazanırsa onu sonuna kadar destekleriz.” dedi.

İşte CHP Sarıyer Belediye Başkan Aday Adayı Cengiz Alp ile yaptığımız röportajın tamamı:

Partide değişim olduktan sonra mı aday olmaya karar verdiniz? Yoksa daha önce böyle bir planınız var mıydı?

Daha önce böyle bir planım vardı. Sarıyer’deki siyasi yaşamın içerisinde mevcut belediye başkanının üçüncü dönemini tamamlamasından dolayı ve bu üç dönem kuralı, kurultayda her iki kanadında düşüncesinde vardı. Toplumunda genel eğilimi partiye yansımıştı. Bundan dolayı bir aday adaylığı düşünüyordum. Değişimle ilgisi yok. Ancak değişimin adaylığımı daha da kuvvetlendirdiğini söyleyebilirim.

“REZERV ALAN PROJESİNE ŞİDDETLE KARŞI ÇIKACAĞIZ”

Belediye başkanı seçilirseniz Sarıyer’de önceliğiniz ne olacak?

Sarıyer’de herkesin de konuştuğu bir mülkiyet sorunu var. Bu sorunun bir kısmı çözüldü. Bir kısmı ise çözülme aşamasındadır. Bundan sonra da, belediyemizin bu zamana kadar yaptığı ve yine İBB’nin devam ettirdiği çalışmaları program dahilinde yürüteceğiz. Onun dışında Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı’nın planladığı rezerv alan projesi var. Buna şiddetle karşı çıkacağız. Bu durum, toplumun mülkiyet hakkını gaspetmektir. Tabi en önemlisi, kimsenin evini yıktırtmayacağız. Zaten mevcut belediye başkanımız da, diğer belediye başkanlarımızda vatandaşlarımıza sahip çıktı, kimsenin evini yıktırtmadı. En değerli hak, mülkiyet hakkıdır. Bunun da yasallığı tapuyla kanıtlanıyor. Tapu çalışması başladı ve bu çalışma, Türkiye’ye örnek bir çalışmadır. Bu hem Sarıyer’in, hem de Büyükşehir’in başarısıdır. Bunu sürdürmemiz ve güçlendirmemiz lazım. Yani miras olarak çocuklarına bırakabileceği bir gayrimenkulünün olması, değerli bir çalışmadır. Bu da zannediyorum, Türkiye’de ilk defa burada yapıldı. Aynı çalışmayı yürüteceğiz.

Son dönemde Sarıyer Belediyesi ile Sarıyer Spor Kulübü arasında bir kopukluk var. Belediye başkanı seçilirseniz, Sarıyer Spor Kulübü’ne destek olacak mısınız?

Profesyonel spora büyük bir destek anlamında bir şey yapamayız. Ancak Sarıyer’e mal olmuş kulübümüze de uzak durmayacağız. Elimizden geldiğince kulübümüzü kitlelere mal edip, Sarıyerlilerle aidiyet duygusunu pekiştireceğiz. Bu bir toplumsal çalışmadır. Sarıyer Spor Kulübü son dönemde çok ivme kaybetti. Bu ivmeyi kulübümüze tekrar kazandırmamız gerekiyor. Bizim esas olarak amatör sporlara fazlasıyla destek vermemiz gerekiyor. Amatör sporu da çeşitlendirmemiz gerekiyor. Voleybolda çok başarılıyız; ama basketbol ve atletizm eksik. Atletizm ve yine su sporları için çalışma yapmamız gerekiyor. Büyük bir sahil şeridimiz var. Bunu kullanmamız ve geniş halk kitlelerini bu işin içine katmamız lazım. Bizim gecekondu mahallelerindeki çocuklarımızı yazın veya akşam belli bir saatten sonra bu sporlara yönlendirmemiz gerekiyor. Böyle bir alanımız var. Stadyumumuz var, onun çevresi değerlendirilebilir. Buralarda atletizm pisti ve jimnastik alanları yaratılabilir. Yine yelken, kano, yüzme gibi sporlarda Türkiye’de başarı sahibi olacak gençler yetiştirmemiz gerekiyor.

“GENÇLERİMİZİN KİMYASI BOZULDU”

Son günlerde fenomenlerin çok tartışıldığı bir süreçten geçiyoruz. Bunu vurgulamak isterim. Toplumun önüne magazin programlarında yıllarca fenomenler getirildi. Gençlerimizin kimyası bozuldu. Çocuklarımızın hayata bakış açısı tamamen değişti. Kısa sürede para kazanmanın, fiziksel detayların çok önemli olduğu, sosyal medyada fotoğraf vermenin öne çıktığı bir dönem yaşıyoruz. Bu durum, gençliğimiz açısından çok kötü bir cazibe noktaları oluşturdu. Bunu tamamen tersine çevirmenin yolu ise gençlerimizi tamamen spora, sanata yönlendirecek alanlar yaratmaktan geçer. Bu aslında devletin görevidir; ama biz sosyal demokrat belediyeler olarak bu sorunu çözeceğiz. Yerel ölçekte bakıldığında çok başarılı bir voleybol takımımız var. Bunu yüzmede, tekvandoda ve sporun diğer alanlarında da yapmalıyız. Sporcularımızı geniş kesimler içerisinden seçeceğiz. Gençlerimizi spora özendireceğiz. 350 bin nüfuslu Sarıyer’imizde, ilkokullardan, ortaokullardan gençlerimizi seçip, sporun hangi dalına uygunsa oralara yönlendireceğiz. Toplumu fenomenlere, kaynana programlarına çekerek, esas sorunlardan uzaklaştırıyorlar. Biz ise bunu tersine çevireceğiz. Çalışarak hayatımızı kazanacağız. Başarı çalışmaktan, emek vermekten geçer. Sporda da çalışmazsan başaramazsın. Türkiye’de çalışmadan para kazanmanın önünü kesmemiz lazım. Çünkü bu durum gençlerin ahlakını bozuyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren olduğu gibi gençlerimizi emek vererek para kazandırmaya yönlendirmemiz gerekiyor.

“YENİ KADROLARIN ÖNÜNÜ AÇMAK LAZIM”

Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’i başarılı buluyor musunuz?

Şükrü Genç Sarıyer’de güzel işler yaptı. Geçtiğimiz 15 yıl içerisindeki çalışmalarını hep takdir ettim. Eksik kalmış yönler olabilir. Hepsini birden her zaman yapma imkanı yok. Ama özellikle kütüphane çalışması, kreş çalışmaları, SAGEMler, Sarıyer Akademi çok değerlidir. Özellikle sporda da katkıları var. Diğer alanlarda da güzel çalışmaları var. Pandemide yapılan ve deprem bölgesinde yapılan çalışmalarda çok başarılıdır. Eksikler de illa ki olabilir. Her zaman beklediğiniz ivmeyi yakalayamayabilirsiniz. Ben siyasette 3 dönemin bir belediye başkanı, milletvekili, meclis üyesi, hatta muhtarlar için de çok olduğunu düşünüyorum. Bunun için enerjiyi tüketmeden her işi zamanında bırakmak gerekir. Yeni kadroların da önünü açmak lazım. Başka türlü bizler Türkiye’de kadınlara ve gençlere nasıl şans tanıyacağız. Onların önünü açmazsak, motivasyonları düşer. Gelen kişi 40 sene yerinden kalkmazsa olmaz. Ben Şükrü Genç’e yaptığı hizmetleri için teşekkür ediyorum. Ama ben olsam dördüncü döneme aday olmazdım. Bunu böyle açık platformlarda söylemedim; ama partilerin genel anlayışı ve toplumun sağduyusu, artık üçüncü dönemden sonrasına yeter demektedir. Teşekkür edip, zamanında bırakmayı bilmek çok önemlidir. Keşke yapabilseydi; ama olabilir, demokratik bir haktır. Kendisine de başarılar diliyorum.

“ÖN SEÇİMLERİN HEPSİNDE BAŞARILI OLDUM”

Temayül yoklaması ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Sarıyer’de girdiğim bütün seçimlerde ön seçimi savundum. 1984-85 yıllarından itibaren partime üye oldum ve hep ön seçimi savundum. Girdiğim ön seçimlerin de hepsinde başarılı oldum. Şunu net olarak söyleyebilirim ki, Sarıyer’de girdiğim seçimlerin hepsinde birinci oldum. İkinci bölge milletvekilleri seçiminde yine Sarıyer’de birinci oldum. İkinci bölgenin tümünde üçüncü ve beşinci olduğum dönemler var. Bu siyasetçi için çok önemlidir. Bu süreçte üyelerinizle çok iyi bir diyalog kuruyorsunuz. Her üyenizle temas halinde oluyorsunuz ve bu durum, sizi siyasette geliştiriyor. İlla seçim günü oy atmayla bunu elde edemezsiniz. Üyelerin kalbini uzun yıllarca yaptığınız çalışmalarla kazanırsınız. Onların iyi gününde kötü gününde yanında olacaksınız ki, seçim günü o da size oyunu kullansın. Bu bize iletişim ve sosyal demokrat politikacılar olarak yakın olma anlamında iyi bir katkı sağlamaktadır. Bence çıkış yeri burasıdır. İyi bir belediye başkanı, iyi bir meclis üyesi tabandan kopuk olmayan kişilerle oluşur. Tabi ki, aynı zamanda seçmenlede ilişkisi iyi olacak. Bizim üye sayımız 10 bin. Diyelim bunu 20 bine çıkardınız. 20 bin kişiyle diyalog kurmak çok büyük bir şeydir. Seçmenin 20’de biriyle görüşmüş oluyorsunuz ki, bu çok ciddi bir sayıdır. Ve tekrar tekrar diyorum ki; ben ön seçimden yanayım. Bugün de bekliyorum ki, bir eğilim yoklaması mutlaka yapılsın. Sonuçlarına katlanırız ve kim kazanırsa onu sonuna kadar destekleriz.

Sizce, nasıl bir meclis üyesi yapısı oluşturulmalıdır?

Ülkede toplumun belli bir kesimi siyasetten uzak duruyor. Hatta bunların çoğuna nitelikli kesim diyebiliriz. Nedeni ise siyasette karşılaşılan bazı durumlardır. Bunlar işte yolsuzluk söylentileri, kayırmacılık söylentileri, akrabalık ilişkileri, liyakatli olmayan insanlara görev verilmesi toplumun büyük oranda nitelikli olan kesimini siyasetten uzak tutuyor. Zaten başkanın kontenjan hakkı var. Bu kesimi bir şekilde siyasete katmamız gerekiyor. Siyasette nitelikli bir kadro yapısına sahip olmamız gerekiyor. Hukukçu, mimar, çevre duyarlılığı olanların öncelik olarak mutlaka mecliste olması gerekir. Tabi ki tercih, tartışmasız bir şekilde partililerden yana olmalıdır. Sarıyer üniversite bölgesidir ve nitelikli insan sayısı çok fazladır. Burada rahatlıkla nitelikli insan bulunur. Partimizin içinde de var. Ancak onlar biraz çekingen duruyorlar. Küçücük bir saha araştırmasıyla her zaman bulunabilir. Benim kafamda partiye özel alanlarda özellikle çok ciddi anlamda katkı sunacak bürokrat arkadaşlarımız vardır. Bunları değerlendireceğiz. Kalan kısmı da zaten eğilim yoklamasıyla ve fermuar sistemiyle seçilecek.

“TOPLUMA İYİ HİZMET ETMENİN ÖĞRENİLMESİ LAZIM”

Adaylık şansınızı nasıl görüyorsunuz?

Rekabetin çok fazla olduğu Türkiye’de, 40 yıldır aynı ortamda, adreste hekimlik yapıyorum. Binlerce eve girdim, binlerce insana dokundum. Üç kuşağın sağlık alanında, iyi günde kötü günde hep yanında oldum. Ayrıca hastane işletmeciliğim var. Bütün bunları üst üste koyduğunuz zaman toplumsal diyaloğumun, iletişimimin çok iyi olduğunu düşünüyorum. Bu 40 yıllık siyasi, mesleki ve ticari birikimim, girişimci olmam çok önemlidir. Hizmet sektöründe çok çalıştım. İnsan yönetme, yönlendirme ve topluma iyi hizmet etmenin öğrenilmesi lazım. Bunu öğrenemeyen kişilerin herhangi bir okulu bitirip belediye başkanı olarak topluma verimli bir çalışması olamaz. Bu tecrübelerimden dolayı hem partime taraflı tarafsız çok yüksek oy katkısı sunacağım, hem de çok başarılı olacağım. Partimin seçici organlarının bunu en iyi şekilde değerlendireceğini düşünüyorum.