Connect with us

Genel

Cumhur İttifakı’na bir anketten daha büyük şok!

Published

on

blank

ArtıBir araştırmanın son anketindeki sonuçlara göre Millet ittifakı birinci sırada yer alırken Cumhur İttifakı’nın oylarının geçtiğimiz 6 ayda erimesi dikkat çekti.

ArtıBir araştırmanın son anket sonuçlarına göre; Ocak ayından Haziran ayına kadar AKP oylarında yüzde 3,4 düşüş gözlenirken, MHP oylarında yüzde 1,3 düşüş gerçekleşti. Aynı dönemde CHP oyları yüzde 1,3 artarken, İYİ Parti’nin oyları yüzde 2,6 arttı.

ArtıBir araştırmanın kararsızlar dağıtıldıktan sonra, Haziran ayı sonuçları şu şekilde:

AK Parti: 31,5

CHP: 27,5

İYİ Parti: 14,1

HDP: 11,1

MHP: 7,1

DEVA Partisi: 3

Gelecek Partisi: 1,9

Diğer: 3,8

ArtıBir araştırmanın kararsızlar dağıtıldıktan sonra, Ocak ayı sonuçları şu şekilde:

AK Parti: 34,5

CHP: 26,2

İYİ Parti: 11,5

HDP: 11,6

MHP: 8,4

DEVA Partisi: 4,1

Gelecek Partisi: 2,6

Diğer: 1,1

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Derbent’te ve Ferahevler’de sivrisinek kabusu

Published

on

blank

Sarıyer’in Derbent Çamlıtepe ve Ferahevler Mahallesi’nde artan sivrisinekler, bölge sakinlerine kabus olmaya başladı. Birçok çevre sakini, şikayetlerini dile getirmeye başladı.

Ferahevler ve Derbent Çamlıtepe mahallelerinde artan sivrisinekler, vatandaşları rahatsız ediyor. Mahallelerdeki su kuyuları, ormanlık alanlar ve sabit bırakılan su birikintileri ile derelerden kaynaklandığı tahmin edilen sivrisinekler nedeniyle çevre sakinleri şikayetlerini dile getirdi. Geçen sene dere yataklarında ve larvalarda ilaçlama yapıldığını söyleyen vatandaşlar, bu sene bunun gerçekleşmediğini ve gezici ilaçlamaya bu soruna çare bulunamayacağını belirtti. Ayrıca sinik ısırıklarının bazı vatandaşların vücudunda yara yaptığı da öğrenildi.

Continue Reading

Genel

İmamoğlu: İstanbul saçından, başından çekiştirilecek bir şehir değil

Published

on

blank

Ekrem İmamoğlu başkanlığındaki yeni İBB yönetimi, eski idarenin 2017’de başlatıp, fiziki ilerlemesi binde 2 aşamasındayken 2018’de ödenek yetersizliğinden durdurduğu Kaynarca – Pendik – Tuzla metro hattındaki imalatı, bulunan finansmanla Şubat 2020’de yeniden başlatmıştı. İBB, 2 kademeli hattaki çalışmaları hızlandıracak TBM cihazını, 53 metre derinlikteki şafta indirdi. TBM cihazının delme işlemlerine başlaması öncesinde düzenlenen törende konuşan İBB Başkanı İmamoğlu; 4,9 kilometrelik Pendik-Kaynarca hattının 2023’te, 9 kilometrelik Kaynarca-Tuzla hattının da 2024’te hizmete açılacağının müjdesini verdi. İstanbu’un ortak akılla yönetilmesi gerektiğinin altını çizen İmamoğlu, “İstanbul şehrinin geleceğini, değişmez kurallar metnine dönüştürmemiz lazım. İstanbul sağından, solundan, göbeğinden, saçından, başından çekip, çekiştirilecek bir şehir değildir” ifadelerini kullandı.

Eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetimi, 13 kilometrelik 9 istasyonlu 2 bağımsız metro hattından oluşan Kaynarca – Pendik – Tuzla metro hattını 2017’de başlattı. 4,9 kilometrelik 2 istasyonlu Pendik-Kaynarca ve 9,10 kilometrelik 7 istasyonlu Kaynarca -Tuzla hatlarındaki çalışmalar, fiziki ilerlemesi binde 2 aşamasındayken, ödenek yetersizliği nedeniyle, 2018 yılında durduruldu. Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB, durmuş metro yatırımlarından olan söz konusu iki hattın finansmanında kullanmak üzere, 8 Kasım 2019’da, Fransız Kalkınma Ajansı’ndan 86 milyon Euro kredi sağladı. Şubat 2020’de temin edilen bu kredi ile hatlardaki çalışmalar yeniden başlatıldı. Aralık 2020’de gerçekleştirilen Eurobond ihracı ile de projeye 34 milyon Euro’luk daha finans katkısı sağlandı.

ALPKÖKİN: “ANADOLU YAKASINDA İNDİRDİĞİMİZ 7’NCİ TBM”

Hatların finansman sorununu çözen yeni İBB yönetimi, Kaynarca – Pendik – Tuzla metro hatlarının kazma işlemlerini gerçekleştirecek TBM’leri (Tunel Boring Machine – Tünel Açma Makineleri) tünellere indirdi. TBM’lerin kazıya başlaması nedeniyle düzenlenen tören, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Törende, ilk konuşmayı İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Pelin Alpkökin yaptı. Göreve başladıklarından beri Anadolu yakasındaki 7’nci TBM cihazını faaliyete geçirdiklerini belirten Alpkökin, şu bilgileri paylaştı:

“TBM, 53 metre derinlikteki şaftta işletilmeye başlayacak. Daha önce başlatmış olduğumuz şaftlardan biraz farklı. Bunun da sebebi; 2017’de başlayıp sonra durdurulan bu hattı, biz, tekrardan 2020’de buraya 120 milyon kredi bulup başlattığımızda, önümüze koyduğumuzda bu projenin, yer teslim problemleri ve diğer sıkıntılardan dolayı uygulanabilir olmadığını görmemiz. Dolayısıyla hızlıca proje revizyonlarına girip, Pendik’ten işletilmesi planlanan bu TBM’leri Kaynarca’ya aldık. Bu projemiz, Anadolu yakasının bizce en önemli projesi. Biz, bugün ‘ilk etap’ diye adlandırdığımız, Sabiha Gökçen Havalimanı’na bakanlığımızca yapılan hattı, Kadıköy-Kartal- Tavşantepe ile Marmaray hattına ve Pendik’te deniz yollarına bağlayan, 4,9 kilometre olmasına rağmen, Anadolu yakasının en önemli entegrasyon hattının TBM’lerini başlatıyoruz. Bir diğer deyişle; kentsel ulaşım etkisi açısından bu 4,9 çok çok önemli. 2023’te bu hattımızı açıp Sabiha Gökçen hattını, Marmaray’ı, Kadıköy-Tavşantepe’yi ve deniz yollarını Pendik’te birleştireceğiz.”

İMAMOĞLU: “KENTLERİN ULAŞIMDAKİ EN ÖNEMLİ AYAĞI RAYLI SİSTEMLER”

İstanbul’un ulaşım konusuyla her zaman meşgul olan bir kent olduğunu aktaran İmamoğlu da konuşmasına, “İstanbul’da, ‘Ulaşım sorununu tümden çözerim’ diyen bir sistem mümkün değil. Dünyanın hiçbir yerinde değil” sözleriyle başladı. “Önemli olan; böylesi büyük kentlerde, süreci en doğru bir biçimde kurgulayıp, en az zaman kaybıyla insanların şehirde daha çok vakit geçirmelerini sağlayan bir sistemi sürece katmak ve verimli kullanmak kenti” diyen İmamoğlu, “Bu anlamda da bizim gibi kentlerin ulaşımdaki en önemli ayağı metro imalatı, raylı sistemler. O bakımdan İstanbul’da bu işe ayrı bir önem veriyoruz. İstanbul’un bu planlamadaki önündeki en önemli engel, belki de İstanbul’un ne yazık ki şehir planlamasıyla ilgili yanılgıları. Yani bir yol haritasının olmayışı” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL, ORTAK AKILLA YÖNETİLEBİLECEK BİR ŞEHİR”

İBB Meclisi’nin 2009 yılında oy birliğiyle aldığı “1/100.000’lik plan” kararında, “İstanbul, asla 15 milyonu aşmamalı” tarifinin yapıldığını hatırlatan İmamoğlu, “Sadece 12 yıl sonra, neredeyse bugünün İstanbul’u, var olan inşaat düzeniyle yapılaşmış, -yapılacak demiyorum bakın- yapılaşmış haliyle, 21-22 milyona yakın insanı şu anda yaşatacak bir yapı stokuna sahip bir kent. Dolayısıyla İstanbul’un bugününü ya da yakın bir zamanını planladığı noktada, aynı zamanda geleceğiyle ilgili de değişmez çok net kararları almakla yükümlüdür. İstanbul şehrinin geleceğini hep birlikte, tümden, kararlı bir biçimde, tabiri caizse bir değişmez kurallar metnine dönüştürmemiz lazım. İstanbul sağından, solundan, göbeğinden, saçından, başından çekip, çekiştirilecek bir şehir de değildir. İstanbul şehri; ortak akılla, bütün kurumların aynı masada buluştuğu, birleştiği bir anlayışla tasarlanmalı, prensip kararları alınmalı ve şimdiden 2050, 2100 tarihlerinde nasıl bir İstanbul’da yaşayacağımızı ortaya net olarak koymalıyız” diye konuştu.

“İSTANBUL’UN YOLCULUĞUNDAN HEPİMİZ HABERDAR OLACAĞIZ”

Bu anlamda ciddi çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan İmamoğlu, “Başta İstanbul Planlama Ajansı kurumumuzla olmak üzere, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bütün kurumlarıyla, bütün paydaşlarıyla ve hatta katkı sunmasını arzu ettiğimiz tüm kamu, kurum ve kuruluşlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, siyasi partilerle çalıştaylar, buluşmalar yaparak, süreci İstanbul kentine, İstanbul halkına anlatmak ve hep birlikte karar verip, bu yolculuğu bir nevi karar metnine dönüştürmek arzusundayız. Bunu hızlıca bitireceğiz. Ve İstanbul’un bu yolculuğundan hepimiz haberdar olacağız” dedi. İstanbul’un, dünyada aynı anda en çok raylı sistem inşa eden şehir haline geldiğinin altını çizen İmamoğlu, “Bu değerli bir başarıdır. 10 hatta birden bu çalışmaları sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

“İKİNCİ TBM’İ YAKINDA DEVREYE ALACAĞIZ”

4,9 kilometrelik Pendik-Kaynarca hattının 2023’te, 9 kilometrelik Kaynarca-Tuzla hattının da 2024’te hizmete açılacağının müjdesini veren İmamoğlu, söz konusu projeler içen buldukları finansmanla ilgili bilgiler paylaştı. Finans bulma konusundaki başarılarını aktaran İmamoğlu, şunları söyledi:

“Bu aslında yerel yönetim ciddiyetine, bir kamu finansmanını yönetme sorunluluğuna sahip şekilde hareket ettiğimize dair önemli bir göstergedir. Kurumsal yapımızda şeffaflığa, hesap verebilirliğe ve sağladığınız o güvenle beraber her türlü başarıyı elde edebilirsiniz bakışına sahibiz. Halka sözünü verdiğiniz projeleri, bu şekilde eğer yola çıkarsanız, başlayamamış ya da yüzde birle bile değil, bırakmış bir halde değil süreci yürüten bir kurum haline dönüştürürsünüz. Yüzde birin bile çok altında başlama oranıyla devraldığımız ve hızlıca süreci başlattığımız bir şekilde firmalarımızla da bu süreci en doğru şekliyle planlayarak, şu anda hızlı bir ilerlemeyle baş başayız. Bugün de TBM kazıya başlıyor. Yakın zamanda da ikinci TBM’i devreye alacağız. Emeği geçen bütün arkadaşlarıma, teknik arkadaşlarıma, yol arkadaşlarıma ve yüklenici firmalarımızın iş birliğine teşekkür ediyorum.”

Continue Reading

Genel

Normalleşme sonrası iş yerlerinde ekip yönetimi ve liderlik nasıl olmalı?

Published

on

blank

Küresel salgın ile mücadele döneminde alınan önlemler kapsamında işyerleri uzun süre kapalı kaldı. Uzaktan çalışma uygulamaları ile birçok kurum kültürü etkilendi, ekip yönetimi zorlaştı. Sayıca küçülen ekipleri, değişen maliyetleri, öngörülemeyen krizleri yönetmek durumunda kalan şirket yöneticilerini şimdi ise normalleşme ile birlikte yeni görevler bekliyor. İş hazırlama, motivasyon sağlama gibi liderlik becerilerinin de gerektiği normale dönüş döneminde Yönetici Koçu Pelin Narin Tekinsoy etkili liderlik ve ekip yönetimi üzerine önerilerde bulundu. 

 

İçinden geçtiğimiz pandemi dönemi ve yeni geçilen normalleşme uygulamaları günlük hayatta olduğu kadar iş hayatında da birçok etki oluşturuyor. İşyerlerinde bireysel başarı ve ekip başarısı için iyi liderlik vasıfları olan yöneticilere her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Yönetici Koçu, Yazar Pelin Narin Tekinsoy yöneticilikte ve şirket politikalarında Covid-19’dan önceki dünya düzenine dönmenin başarısızlık olacağını, bu süreçte yapılması gerekeni deneyimleyerek öğrendiğimiz yeni kriz yönetimi anlayışıyla hareket etmek, dayanıklı liderlik gibi özelliklerin geliştirilerek eskisinden çok daha iyi bir noktanın hedeflenmesi gerektiğini belirtti. İyi liderlik yapmak isteyen kişilere şu önerilerde bulundu: 

 

Dayanıklı liderlik edebilenler kazanacak

Günlük hayatta, ailede, iş hayatında geçtiğimiz aylar boyunca öğrendiğimiz kısıtlı imkânlar ile çalışmak, kısıtlı iletişim, kaynakların doğru kullanılması, daha fazla tolere edebilme becerisi gibi özellikleri şimdi yeni düzende uygulama şansımız var. Bunlar şirketleri, ekipleri eskisinden de ileriye götürecek beceriler. Güven ise, paydaşlar arasında dört farklı boyutta; fiziksel, duygusal, finansal ve dijital olarak, beslenir ve inşa edilir. Salgınla mücadele süreci, güven oluşturmak veya kaybetmek için daha fazla fırsat sunan bu dört boyutta paydaş duyarlılığını da arttırdı. Şimdi dayanıklı liderlik yapabilmek için dışarıya bakmak, başarılı bir gelecek hayal etmek, güveni de benimseyerek ekiplere enerji verme zamanıdır.

 

Yeni yöneticilik trendi: uzmanlaşma değil çoklu gelişim ve çapraz eğitim

Son 30 yılda bir konuda uzmanlaşmak popüler ve önerilen olsa da pandemi ile birlikte birden fazla uzmanlaşma alanları doğdu. Farklı konularda bilgi ve tecrübe sahibi olan yöneticilere daha çok ihtiyaç duyuldu. Bir konuda uzmanlaşmak işyerlerinde güvenli görünse de bundan sonraki süreçte şirket geleceği ve rakiplerden ayrılmak için farklı konularda bilgi sahibi olmak önemli. Yönetici Koçu Pelin Narin Tekinsoy, Rönesans döneminde öne çıkan Leonardo Da Vinci’yi örnek göstererek kendisinin yalnızca ressam değil, o dönemin zorlu şartlarında aynı zamanda bir filozof, mimar, mühendis, anatomist, matematikçi, heykeltraş gibi farklı alanlarda da uzmanlığı bulunan bir başarı timsali olduğunun altını çizdi. Şimdiki dönemin koşullarında iyi liderlik becerileri olan ve kendini farklı alanlarda da geliştirmiş kişilerin ekiplerini, şirketi ve bağlı oldukları kurumları çok daha ileriye taşıyacağını belirtti.

 

Sahip olunması gereken liderlik becerileri 

Lider, doğal ilişki kurucu ve organizasyonel yapıdaki dinamiği kolaylıkla sağlayacak kişidir. Ekip ruhu denilen o görünmez enerji tam da buradan başlar. Bu kişi olayları tek bir yönden değil, bütünü görecek büyük pencereden ya da yukarıdan bakan bir dış gözle değerlendirme yetisine sahiptir. Olabilecek riskleri daha önceden görür ve önlem alır. Tüm ekibi içinde bulunduğu duruma, zihinsel ve ruhsal olarak hazırlar. Her zaman bir B planı olsa da duruma göre C ve D planları da geliştirebilir. Ekibin koordineli ve uyumlu çalışması için olası anlaşmazlıkları anlar ve bunların üstesinden gelmesini bilir. İyi bir gözlemcidir. Dedikodulara takılı kalmaz, kendi tespit yeteneği yüksektir ve hedef doğrultusunda hareket eder. Bu yüzden ekip motivasyonunun yüksek tutulmasının yanı sıra işlerin sürdürülebilirliğini sağlama noktasında da en büyük görev onundur. Buradaki en önemli liderlik becerisi ise liderlerin çalışanlarla kurdukları ilişkilerdir. Bireysel olarak kişinin kendisi ile ve diğerleri ile olan ilişkileri her zaman süreç yönetiminde en önemli püf noktasıdır.

 

Yeni normalleşme sürecini liderler nasıl yürütecekler?

Kapalı kalınan sürenin uzaması ve giderek azalan çalışan sayısı ile iş tamamlamaya çalışmak stres ve içsel öfke oluşturur. Liderler bu sebeple stres yönetimi ve öfke kontrolü için çalışmalar yapmalı. Bu süreçte sadece anı kurtaran değil sürdürülebilirliği olan çalışmalar yapmak önemlidir. Bu da akıl, mantık, şuur üçgenini çalıştırmakla mümkündür. Bu kısım liderleri eleştiriye açık tutar ve onlara gelişim alanı sağlar.

Liderler gücün, kendi doğal olan halleri olduğunu göstermeliler. Bir şey yapmadan dahi güçlü görünmek kabul getirir ve bu karizmatik liderlere hastır. Her zaman verilecek bir cevabın olması gerekliliği yerine ekibe güvenerek, en doğru cevabı birlikte bulunan çözümlerden yola çıkarak vermek daha doğal bir güç getirir.

 

Yeni liderlik anlayışı üzerine yapılan çalışmalar gösteriyor ki;

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlık şirketlerinden The Boston Consulting Group’un (BCG) Kıdemli Ortağı ve Genel Müdürü Rainer Strack ve ekibi tarafından kaleme alınan bir makalede baş, kalp ve ellerin üç temel unsurunu bir araya getirerek, empati ve uyarlanabilirliği birleştiren liderliğe odaklanılıyor. Yönetici Koçu Pelin Narin Tekinsoy, bu araştırmada geçen “baş” geleceği hayal etmeyi ve başarılı olmak için gereken öncelikleri belirlemeyi, “kalp” çalışanlara ilham vermeyi ve güçlendirmeyi, “eller” ise yenilikçi olmayı ve çevik yetenek yönetimini temsil ettiğine değinildiğini belirtirken; yeni dönemde liderlere hayal güçlerini çalıştırmalarını, önceliklerini belirlemeyi, ilham kaynağı olmalarını, yenilikleri takip etmelerini hatta öncü olmalarını ve yetenekleri iyi yönetmelerini öneriyor. 

Continue Reading

Popüler

blank