Connect with us

Genel

Flaş iddia: Erdoğan AKP başkanlığını bırakabilir

Published

on

blank

Gazeteci Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğal gaz bulunduğunu ilan ettiği tören için “bir halef ilan etme törenine mi tanık olduğumuz izlenimine kapıldım” yorumunu yaptı.

Erdoğan’ın kendisinden sonrası için, yani halef olarak damadı olan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı işaret etmiş olabileceğini sadece kendisinin değil iş dünyasından isimlerin de düşündüğünü yazan Murat Yetkin “Bu tür toplantıları yakından izleyen, bazen de katılan kaynağım, ‘Siz de fark ettiniz mi?’ diye sordu, ‘Ben Tayyip Bey’in kendi konuşmasına ara verip bir başkasının konuşmasını bitirmesini beklediğine ilk defa şahit oluyorum.’ Kast ettiği Enerji Bakanı Fatih Dönmez değildi, Albayrak’tı, zaten Dönmez’e de o söz vermişti” dedi.

Erdoğan’ın o törende Albayrak’ı övdüğüne de vurgu yapan Murat Yetkin; “2021’e ertelenen AK Parti kongresinde Erdoğan’ın parti başkanlığından ayrılabileceği, bir süredir Beştepe’ye yakın olan kalemlerce de ifade ediliyor; doğru olup olmadığı yakında ortaya çıkar. Ama 21 Ağustos gaz töreni ardından doğru çıkma olasılığının arttığı söylenebilir” yorumunu yaptı.

Yetkin yazısında ayrıca MetroPoll araştırma şirketinin iş dünyasındaki abonelerine gönderdiği ve “AK Parti’nin başında Erdoğan’dan başka birine onay verip vermeyecekleri” sorusunun sorulduğu rapora da yer verdi.

Murat Yetkin’in yetkinreport’ta yayımlanan yazısı şöyle: 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Karadeniz’de doğal gaz bulunduğunu ilan ettiği töreni izlerken, bir yandan da adeta bir halef ilan etme törenine mi tanık olduğumuz izlenimine kapıldım. Tabii ne Erdoğan sultan ne Hazine ve Maliye Bakanı damadı Berat Albayrak veliaht prens, Anayasamız hâlâ laik, demokratik sosyal hukuk devletinde yaşadığımızı yazıyor. Bir yandan dikkatimi Türkiye’nin şimdiye kadarki en büyük doğal gaz keşfinin ayrıntılarına vermişken, aklımdan geçen iki düşünceden biri bu halef ilanı meselesiydi, diğerine de birazdan geleceğim.
Ama halef, yani kendisinden sonra yerine geçmesini istediği kişi olarak Albayrak’ı işaret etmiş olabileceğini yalnızca benim düşünmediğimi iş dünyasından bir kaynağımdan gelen telefonla anladım. Bu tür toplantıları yakından izleyen, bazen de katılan kaynağım, “Siz de fark ettiniz mi?” diye sordu, “Ben Tayyip Bey’in kendi konuşmasına ara verip bir başkasının konuşmasını bitirmesini beklediğine ilk defa şahit oluyorum.” Kast ettiği Enerji Bakanı Fatih Dönmez değildi, Albayrak’tı, zaten Dönmez’e de o söz vermişti.

Enerji projesinde enerji bakanı gölgede

Oysa, Erdoğan’ın bir başkasını bu kadar övmesine de tanık olmamıştık. Yeni enerji stratejisine Albayrak’ın 2017’deki Enerji Bakanlığı sırasında, onun önayak olmasıyla geçildiğini söyledi Erdoğan. (Nitekim, Erdoğan 2018’de Hazine ve Maliye bakanlıklarını birleştirip başına Albayrak’ı getirdiğinde, yerine Albayrak’ın müsteşarı olan Dönmez’i atamıştı.) Sadece Erdoğan için değil, siyasi liderler için parlak fikrin ilk kendi aklına gelmediğini söylemek pek sık görülmez. Zaten projenin sahibi olması gereken Enerji Bakanı adeta yan rolde kalırken, başrole Albayrak çıkarılmıştı.

Zamanlama da önemliydi. Erdoğan’ın Albayrak’ı böyle öne çıkarıp övmesi, Albayrak’ın döviz krizi ve ekonomideki diğer sıkıntılar nedeniyle sürekli ve sert eleştiri altında olduğu bir zamana rastladı. Doğalgaz kaynağının daha açıklanmadan -bir başka iletişim fiyaskosuyla- 800 milyar metreküp olarak sızdırılıp 320 çıkması beklenen kur rahatlamasını getirmedi, daha da azdırdı. (Erdoğan müjdeyi vermeden önce 7,22 lira olan 1 ABD doları bu satırların yazıldığı sırada 7,36 idi.)

Dolayısıyla Erdoğan’ın 21 Ağustos’taki gaz töreninde Albayrak’ı böyle öne çıkarmasının, kim ne derse desin arkasında olmanın ötesinde, yerine halef gördüğü şeklinde yorumlanması doğaldı.

Peki, AK Parti ne diyecek?

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı için Albayrak’ı yerine halef düşünmediği kolaylıkla varsayılabilir. Albayrak’a AK Parti ve MHP seçmeninden, velev ki Erdoğan ve Devlet Bahçeli aday gösterse dahi, ciddi fire çıkacağını Erdoğan elbette bilir. Geriye AK Parti kalıyor. 2021’e ertelenen AK Parti kongresinde Erdoğan’ın parti başkanlığından ayrılabileceği, bir süredir Beştepe’ye yakın olan kalemlerce de ifade ediliyor; doğru olup olmadığı yakında ortaya çıkar. Ama 21 Ağustos gaz töreni ardından doğru çıkma olasılığının arttığı söylenebilir.

Peki AK Parti tabanı, Erdoğan’ın sözünden çıkmayan delegesi, Erdoğan onu işaret etti diye gözünü kapatıp Albayrak’ı seçer mi? AK Parti seçmeni acaba Erdoğan’dan sonra kimi başında görmek istiyor. Bu konuda yapılmış çalışmalar var. Bir tanesini hiç veremiyorum, çünkü bir üniversitenin bir anket çalışmasında “En sevdiğiniz bakan” sıralamasında çıkan yanıtların başlarını belaya sokacağına inandıkları için çalışmayı deyim yerindeyse çöpe atmışlar, yazılmaması kaydıyla haberim oldu. (Bir yandan üniversitelerin geldiği durumu da anlatıyor.)
Ancak kamuoyuna açıklanmasa da MetroPoll araştırma şirketinin iş dünyasındaki abonelerine gönderdiği raporlardan birisi elime geçti.

AK Parti kitlesinin tercihi Soylu

MetroPoll Genel Müdürü Özer Sencar’ı aradığımda “Kamoyuna açıkladığımız bir rapor değil” dedi, benim için yeterliydi. 20 Nisan ile 25 Nisan günleri arasında yapılmış ve Nisan 2020 sonu itibarıyla Türkiye’nin nabzını yansıtan çalışmada önce AK Parti’nin başında Erdoğan’dan başka birine onay verip vermeyecekleri sorulmuş.

blank

Tablodan anlaşıldığı kadarıyla 2019’dan 2020’ye Erdoğan’ın yerine bir başkasının AK Parti Genel Başkanı olabileceğine destek artmış durumda.
Sonra da bu ismin kim olabileceği sorulmuş.

blank

Görülebileceği gibi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu açık farkla önde. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın durumunu Covid-19 salgınından kaynaklanan bir tanınırlık sıçraması sayabiliriz. O ay İçişleri Bakanının istifa edip hem Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem MHP lideri Bahçeli’nin kamuoyu önündeki ricasıyla yerinde kalması da bir etken sayılabilir. Ancak Soylu, sadece AK Parti tabanına sorulmayan sorularda da en popüler siyasetçiler listesinde ve yükselişte.

blank

Soylu mu olur, Albayrak mı, başkası mı?

Sonuçlar gösteriyor ki, İçişleri Bakanı Soylu’nun AK Parti tabanı ötesine yayılan bir beğenilirlik düzeyi bulunuyor. Albayrak’ın ise AK Parti tabanının tamamını dahi tam kapsamayan bir beğeni düzeyi.

Bu durumda siyasetin içinde olmayan gözlemciler, Erdoğan’ın eğer kongrede genel başkanlığı devretmek istiyorsa Soylu’ya devretmesini akla yakın bulabilirler. Ya da son zamanlarda İstanbul Sözleşmesi ve benzeri çıkışlarla AK Partili kadınların bir kısmını dahi çileden çıkarsa da Saadet Partisi ve İslâmcı kesimlere sıcak mesajlar ileten Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş. Bir başka seçenek de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine (CHS) erken geçiş ve yerel seçimler nedeniyle koltuğunu erken bırakmak zorunda kalan Binali Yıldırım’ın, ya da bir başka “abi”nin partinin başına geçmesi.

Güçlü siyasetçilerin sonradan kendilerine katılan kişileri kendilerine yakın tuttuğu, onlardan azami yararlandığı, ancak yerlerine geçirecek kadar güvenemedikleri biliniyor. Soylu’nun DYP-Demokrat Parti’de, Kurtulmuş’un da Has Parti’de Erdoğan’a sert eleştiriler yönelttikten sonra AK Parti’ye geçtikleri biliniyor. Diğer yandaysa, bütün hatalarına rağmen ve ne toplumda ne partide diğerleri kadar beğeni düzeyine sahip olmasa da aile üyesi olma güvenine sahip Albayrak bulunuyor.

Gelelim diğer konuya

Bir soru daha var demiştik. Bu soru da Erdoğan’ın AK Parti’yi Albayrak, ya da bir başka isme devretmesinin Cumhurbaşkanlığını artık hiç bırakmak istemeyeceği yorumları. Bunun anlamı, bir daha seçime gidilmeyeceği bir düzenlemeden bir daha seçimi hiç kaybetmeden sağlığı el verdikçe iktidarda kalmasını sağlayacak düzenlemeyi gündeme getirmek isteyebileceği.

“Bu kadar da olur mu?” demeyin. Böyle dediğiniz neler oldu şimdiye kadar Türkiye’de ve dünyada? Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den 2036’ya kadar, yani fiilen ömrü elverdiğince başta kalacağı düzenlemeleri beklerdiniz belki. Ama bir ABD Başkanının üçüncü dönem de seçime girmeyi gündeme getirmesini bekler miydiniz? Donald Trump getirdi.

AK Parti’de Erdoğan’a Albayrak, Soylu, Binali Yıldırım ya da Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyelerinden bir başka “abi”nin halef olması AK Parti’nin sorunu. Diğeri ise hepimizin sorunu. Umarım o senaryo gerçekleşmez, zamanında olsun olmasın bir sonraki seçim adil, demokratik rekabet kuralları içinde yapılabilir.

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Çevre Günü’nde Sarıyer’den mesaj var

Published

on

blank

Bu yıl ana teması ‘Ekosistem Onarımı’ olan Dünya Çevre Günü’nde Sarıyer Belediyesi ve KRK Holding 215 ağaç dikti. SAGEM öğrencileri tarafından kurulan Su Meclisi ise manifestosunu okuyarak , “Suyuna sahip çık geleceğini koru!” mesajı verdi.

Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü’nde bu yıl #EkosistemRestorasyonu sloganıyla; zarar görmüş ekosistemleri canlandırmak için acil eylem çağrısı yapıldı. Sarıyer Belediyesi de bu çağrıya kulak vererek KRK Holding’in de desteğiyle Zekeriyaköy Kadir Yiğit Bayraktar Ağaçlandırma ve Rekreasyon Alanı’na 100 adet gül ve 115 adet meyve ağacı dikti. Ardından, Sarıyer Belediyesi Çocuk Danışma Kurulunun önerisiyle gündeme gelen ve 11 SAGEM şubesinden 26 çocukla birlikte mayıs ayında kurulan Çocuk Su Meclisi manifestosu okundu. Kendilerine ‘Su Elçileri’ diyen çocuklar ellerinde “Su, gelecek ve yaşamdır”, “Suyuna sahip çık, geleceğini koru!”, “Yarının suyunu bugünden koru!” yazılı dövizler taşıyarak, “ Sarıyer’in suyuna sahip çıkacağız” dedi.

AMACIMIZ DOĞAYA KATKI SAĞLAMAK

Etkinlikte ilk olarak kürsüye çıkan KRK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Karakullukçu KRK Holding olarak faaliyet gösterdikleri her alanda doğaya katkı sağlamayı amaçladıklarını dile getirerek, “Bugün ağaca, yeşile, doğaya gönül vermiş bir kurum olan Sarıyer Belediyesi ile dünyamızın geleceğine katkı sağlamak amacıyla fidan dikim etkinliğinde bir araya geldik. KRK Gönüllüleri ekibimizle 200’ün üzerinde fidan ve ağacı burada toprakla buluşturduk” diye konuştu. Karakullukçu, katkılarından dolayı Sarıyer Belediyesi ve Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’e teşekkür etti.

HER BİR AĞACIN KIYMETİNİ BİLİYORUZ

Çevre konusunda toplumsal duyarlılığın artarak devam etmesi, gelecek nesillere yaşanılabilir, sağlıklı, yeşil ve temiz bir dünya bırakılması için herkese büyük görevler düştüğünü belirten Sarıyer Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Coşkun ise, “Özellikle son günlerde artan doğa tahribatı bizleri endişelendiriyor. Bugün KRK Holding ile birlikte burada 200’ün üzerinde ağaç dikiyoruz. Yani kaybolan her bir ağacın bile önemini biliyor, bunun yerinde daha fazlasını koymaya çalışıyoruz. Tabi bunun sürdürülebilir olması içinde toplumla el ele olunması gerektiğinin de bilincindeyiz” dedi. KRK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Karakullukçu’ya teşekkür belgesi de takdim eden Coşkun, emeği geçenlere teşekkür etti.

SUSUZ BİR YAŞAM DÜŞÜNÜLEMEZ

SAGEM öğrencilerinin okuduğu “Su Meclisi” manifestosunda şu ifadelere yer verildi; “Susuz bir yaşam düşünülemez. Dünyamızın suyu hiç bitmeyecek gibi gelse de evde, sanayide ve tarımda kullanılan su miktarı artıyor ve suyumuz azalıyor. Bizler de tüm canlılar için vazgeçilmez olan suyun değerini anlatmak ve suyu korumak amacıyla yola çıkıyoruz.

Üretiminden elimize ulaşma zamanına kadar yediğimiz yemeğin, giydiğimiz kıyafetin ve kullandığımız tüm malzemelerin her aşamasında su kullanılmaktadır. Dalında büyüyüp evlerimize gelene kadar 1 elma için 70 lt su harcanıyor. Bunun dışında üretiminden tüketimine kadar; 1 A4 kâğıdı için 10 lt, 1 dilim ekmek için 40 lt,1 hamburger için 2400 lt, 1 tişört için 2700 lt, 1 çift deri ayakkabı için ise 8000 lt su kullanılıyor.

Bizler, Su Elçileri olarak diyoruz ki:

  • Okulumuzda, mahallemizde suyu tasarruflu kullanarak yakın çevremize örnek olacağız.
  • Yaşadığımız yeri tanıyacağız, su kaynaklarını öğreneceğiz.
  • Giderek azalan suyu koruyacağız ve tasarruf edeceğiz.
  • İhtiyacımızdan fazla yiyecek ve giyecek tüketmeyerek su tasarrufu sağlayacağız.
  • Sarıyer’in suyuna sahip çıkacağız.
  • Su, gelecek ve yaşamdır. Suyuna sahip çık geleceğini koru!”

Continue Reading

Genel

Sarıyer’in 30 yıllık atık su sorunu çözülüyor

Published

on

blank

Sarıyer Merkez Mahallesi Meserburnu ve Piyasa Caddeleri ile Çayırbaşı Caddesinde yapılan atık su hattı çalışmaları devam ediyor. Çevre sağlığını olumsuz etkileyen atık suların boğaza girişini engellemek için yapılan 2 bin metre uzunluğundaki çalışma tamamlanınca atık sular denize karışmadan Baltalimanı Atık Su Arıtma Tesisi’ne ulaştırılacak. Çalışmaları yerinde denetleyen Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, “Bu bölgenin tüm atıkları denize akıyordu, artık kanallara toplandı. Geçtiğimiz dönemde çok önemsenmeyen bu çalışma, uzun yıllardır kanayan bir yarayı sonlandıracak” ifadelerini kullandı.

Yıllardır arıtma tesisine bağlanamayan ve Boğaz’ı kirleten Sarıyer’deki 4 ayrı nokta için İBB atık su çalışması başlattı. Sarıyer Merkez Mahallesi’nden başlayarak Çayırbaşı’na kadar devam eden bölgede, 2 bin metre uzunluğunda, 300 – 600 mm çaplarında, yerin 3 ila 7 metre derinliğinde atık su bağlantı hattı inşa ediliyor. Böylece, atıksu kolektörleri ile toplanan sular, denize karışmadan Baltalimanı Atık Su Arıtma Tesisi’ne ulaştırılacak. Çalışmalar bölgede yoğun altyapı tesisi olması ve Müzeler Müdürlüğü denetiminde belli kısımlarda elle kazı yapılmasından dolayı yavaş ilerliyor.

“PANDEMİ YASAKLARI BİZE FIRSAT OLDU”

Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ile Büyükdere mahallesinde bir araya gelen İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Selami Taşer ve İSKİ Avrupa Atık Su İnşaat Müdürü Mehmet Kadri Feyat yürütülen kapsamlı çalışma hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Çalışma alanında yapılan buluşmaya CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç’ın yanı sıra Sarıyer Belediyesi Meclis Üyeleri’de katıldı. “Pandemi yasakları aslında bizlere bir fırsat oldu” diyen İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Selami Taşer, Sarıyer’de yürütülen İSKİ çalışmasına ilişkin fikirlerini şu cümlelerle dile getirdi: “Trafiğin en yoğun olduğu yerlerde bizler için çalışmalar da zor oluyor. Şimdi yasakları fırsat bilerek bu zorlu bölgelerden biri olan Sarıyer’deki işlerimizi halletmek istedik. Kartal, Kadıköy, Üsküdar, Bakırköy gibi yerleri ele aldık. Komple Sarıyer’i değerlendiriyoruz bu çalışma ile. Burada atık su ve yağmur suyunu ayırıyoruz. Atık sular arıtma tesislerine gidiyor, yağmur suyunu da atık su içerisine sokmadan ayrı kanallar yaparak denize veriyor. Böylelikle hem pisliği temizlemiş oluyoruz hem de denizi kirletmeden arıtılmış bir şekilde vermiş oluyoruz. Bunun yanı sıra dere ıslahı yapıyoruz.”

“GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTIK”

İSKİ Avrupa Atıksu İnşaat Müdürü Mehmet Kadri Feyat ise konuya ilişkin çalışma alanında yaptığı bilgilendirmede şu başlıklara değindi: “2 kilometrelik alanda ve sahilde bulunan tüm binaların atıkları eskiden denize akıyordu. Bu da çok kötü bir görüntüye neden oluyordu. Marmara denizini kirleten en önemli sorunların da başında geliyordu bu. Biz çalışmamızı dört etaba ayırdık. 1. Etap Meserburnu Caddesi, 2. Etabı Piyasa Caddesi ve Çayırbaşı Caddesinde iki etaptan oluşuyor. 656 metrelik alan tamamlandı. Bu bölgeden şu anda denize atık su gitmiyor. Sokak çok dar burada çalışma yürütmek ekiplerimiz için gerçekten zor oldu, ama başardık. Bazı günler gece yarılarına kadar sahadaydık. Büyükdere’den sonra Çayırbaşı mahallemizdeki çalışmalar da tamamlandıktan sonra 30 yıldır boğaza akan atık su sorununu tamamen sonlandırmayı planlıyoruz. Abone bağlantılarının da çalışmalar sonrasında yapıldığını belirtmek isterim. Büyük bir kangren haline gelen buradaki sorun sizlerin de desteği ile tamamlanıyor.”

“SARIYER BÜYÜKŞEHİR İLE TANIŞTI”

Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, İSKİ atık su çalışmaları hakkında İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Selami Taşer ve İSKİ Avrupa Atık Su İnşaat Müdürü Mehmet Kadri Feyat’tan bilgi aldı. Büyükdere mahallesinde yürütülen çalışmayı yakından takip eden Başkan Genç, konuya ilişkin şunları söyledi: “Sarıyer artık büyükşehir ile tanıştı. Ben müdürlerimize, daire başkanlarımıza emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Sarıyer’in uzun yıllardır devam eden bir sorununu İSKİ bugün çözüyor. Evsel atıklar denize akıyordu, şimdi ise kanallara toplanarak kollektörler vasıtasıyla atık su arıtma tesislerine gönderiliyor. Biz geçmiş dönemde anlattığımızda önemsenmiyordu. Bizler bunu anlatmak zorundayız. Bizim yetki alanımızda olmadığı için Sarıyer’in en bakımsız yerleri sahillerdi. Ama şimdi ekiplerimiz geldi, çok önemli çalışmalarla hem köyler bölgesindeki altyapı sorunlarını hem de buradakileri gidereceklerini söylediler. Bundan sonra hep alanda olmak zorundayız.”

blank

Continue Reading

Genel

Türkiye’de iki siyasi parti kapatıldı

Published

on

blank

Anayasa Mahkemesi, Genç Anadolu Partisi ile Esnaf ve Çiftçi Partisi’nin hukuki varlıklarının sona erdirilmesine karar verdi.

İki siyasi partinin hukuki varlıklarının sona erdirilmesine dair kararlar Resmi Gazete’de yayınlandı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Genç Anadolu Partisi’yle ilgili Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurarak partinin, yasal süre olan üç yılda kongrelerini yapmadığı, partiye yapılan uyarı yazılarının tebliğ edilemediğini belirtti. Başvuruda, partinin 2019’daki kongre toplantısında iki, 2020’dekinde ise bir üyenin bulunduğuna yer verildi.

Partiden AYM’ye gönderilen savunmada ”Kongrelerinin mevzuata uygun olduğu ve ilçe seçim kurulunca onandığı, Cumhuriyet Savcılığının bu konuda yetkili olmadığı, ilgili belgelerin gönderildiği” ileri sürüldü.

AYM incelemesinde, partinin kongrelerinin yeterli sayı olmadığı gerekçesiyle ilçe seçim kurulunca geçersiz sayıldığı, kongrelerin süresinde yapılmadığı, ilgili mevzuat uyarınca iki kez üst üste kongre yapılmamasının kendiliğinden sona erme nedenlerinden biri olduğu kaydedildi. Yüksek mahkeme, Genç Anadolu Partisi’nin dağılmış sayılarak, hukuki varlığının sona erdirilmesine karar verdi.

Ali Alemdaroğlu’nun genel başkanlığını üstlendiği Genç Anadolu Partisi (GAP) Ağustos 2013’te kurulmuştu. 1 Nisan 2021 tarihi itibarıyla partide hiçbir üye kaydı gözükmüyor.

ESNAF VE ÇİFTÇİ PARTİSİ DE KAPANDI

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 2010 yılında kurulan Esnaf ve Çiftçi Partisi’nin ilk büyük kongresinin iki yıllık süresi içinde ve mevzuata uygun yapılmadığı, yetkili organlarının yasaya uygun oluşturulmadığı ve bazı üyelerin birden fazla kurulda görev aldığı gerekçesiyle kendiliğinde dağılma ve hukuki varlığının sona erdirilmesi talebinde bulundu.

Parti yönetimi tarafından yapılan savunmada, özetle ”Büyük kongrelerin 2015 ve 2018 yıllarında yapıldığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına sunulduğu, 2018’deki kongrede yönetimin oluştuğu” belirtildi.

AYM incelemesinde, partinin kongrelerine ilişkin seçim tutanaklarının Yüksek Seçim Kurul (YSK) onaylı gönderilmediği gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın belgeleri geçerli saymadığı, ilçe seçim kurulu tutanaklarından bazı kişilerin birden fazla parti organına seçildiğinin anlaşıldığı belirtildi.

İncelemede, partiden gönderilen yazıda, 2019 yılında yapılan kongrede adının İslam Birliği Partisi olarak değiştirildiğinin yer almasına karşın bunu ilişkin YSK onaylı tutanak gönderilmediği tespit edildi.

AYM kararında, ilgili yasal düzenlemeler uyarınca, kurulan siyasi partilerin büyük kongrelerini iki yıl içinde toplamaları ve zorunlu organlarını oluşturmaları gerektiği belirtildi. Yüksek mahkeme, Esnaf ve Çiftçi Parti’nin hukuki varlığının sona erdiğine oybirliğiyle karar verdi.

Genel Başkanlığını Fatma Türkan Sürmeli’nin yaptığı Esnaf ve Çiftçi Partisi (EÇP) 30 Aralık 2010 tarihinde kurulmuştu. 1 Nisan 2021 tarihi itibarıyla partinin 65 üyesi bulunuyordu.

Continue Reading

Popüler