Connect with us

Genel

Hasan Saim Öztürk: “İlçenin Başarısı Partiyi İktidara Taşır”

Published

on

blank
Gazetemizin sorularını yanıtlayan Emekli Genelkurmay Başsavcısı ve CHP Sarıyer Hukuk Komisyonu Başkanı Hasan Saim Öztürk, “Sadece seçim dönemi değil, ilçe yönetiminin kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalara derhal başlaması gereklidir.” ifadelerini kullandı.
37. Olağan Kongresi’ne hazırlanan CHP Sarıyer ile ilgili Emekli Genelkurmay Başsavcısı ve CHP Sarıyer Hukuk Komisyonu Başkanı Hasan Saim Öztürk, gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Çetin Ali Aytaç’ın sorularını yanıtladı. Öztürk, “İlçe başkanlıkları siyasetin yerelde en önemli kaleleri, tabanıyla ve halkla iletişim konusunda birinci hat savunma ve taarruz birlikleri gibidir. Siyasetin kalitesi ve sağlam temellere oturması için, önce yöneticilerin parti ideolojisine sahip çıkması, görevleriyle ilgili yeterli bilgi birikimine sahip olması, bunun için de bir parti içi GÖREV BAŞI ORYANTASYON EĞİTİMİ almaları son derece önemlidir. Parti içi eğitimlerin bugünkü anlamıyla ve uygulamasıyla çok istikrarlı ve verimli olduğu söylenemez. Siyasetin amacı, iktidara gelmek için halkın güvenine mazhar olmak ve umut olmaktır. Sadece seçim dönemi değil, ilçe yönetiminin kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalara derhal başlaması gereklidir. Hatta ilçe yönetimi, seçildiğinin ilk toplantısı ve devamındaki haftayı şimdiden üyelere deklare ederek çalışmalara başlamalıdır.” sözlerini sarfetti.
İşte Emekli Genelkurmay Başsavcısı ve CHP Hukuk Komisyonu Başkanı Hasan Saim Öztürk ile gerçekleştirdiğimiz röportajın tamamı:
Ülke ve Sarıyer siyasetiyle yakından ilgilenen bir CHP üyesi olarak son kongre sürecinin ilk basamağı olan delegasyon seçimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yargıdan emekli olduktan sonra bir partili ve hukukçu olarak bu dönem yapılan, benim katıldığım 4. kongre sürecini yakından takip ettim. Delege seçimleri, kongre sürecinin ilk ve en önemli basamağıdır. Mahallelerde konuşlanan üyeler, CHP’nin tabanı olarak bu aşamada delegeleri belirleme seçimini ilçe yönetiminin nezaretinde  gerçekleştirirler. Bu önemli sürecin delege adaylarının belirlenme ve üyelerin karşısına çıkarılma aşamasında bazı eksiklerin ve boşlukların olması nedeniyle hemen her seferinde sancılı bir süreç yaşanır. Bir süre haksızlık ve müdahale iddiaları ortaya atılır ve tartışılır. Bu dönemde de bazı tartışmalar yaşanmış ve yaşanmaktadır. Bu konuda gerekli önlemlerin alınması için daha önce parti yönetimine gerekli başvurular, bir parti hukukçusu olarak yapılmıştır.
İlçe Başkanlığının sandık organizasyonu nasıldı?
Mahallelerde yapılan oylama için görevlendirilenlerin, sandık görevlilerinin bu görevlerini yerine getirirken olumsuz ve yanlı davrandıklarına dair herhangi bir şikayet ve olumsuzluk duymadım. Pek çok konuda telefonla, parti HUKUK KOMİSYONU başkanı olarak tarafıma başvuru yapılmıştır. Ancak bunlar daha ziyade, kadın ve gençlik kotalarıyla ilgilidir.
İlçe Kongresi tarihi 29 Aralık 2019 olarak belirlendi. Sizce adayların çalışmaları açısından bu süre yeterli midir?
Bugünkü iletişim olanakları ve kongre sürecinin yaklaşık iki ay önceden ilan edilmesi nedeniyle bu sürenin yeterli olduğu kanısındayım.
Siz parti tüzüğünün işletilmesi ve siyasetin daha etkili bir süreç yaşamasını savunursunuz. İlçe Başkanı aday ya da aday adaylarına nasıl bir çalışma modeli önerirsiniz?
İstanbul seçimleri şunu göstermiştir ki, iyi organize olan bir CHP’nin gerek stratejik, gerekse alan çalışmaları açısından verimli çalışmalar yapıldığında başarılı olma şansı çok yüksektir. Sadece seçim dönemi değil, ilçe yönetiminin kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalara derhal başlaması gereklidir. Hatta ilçe yönetimi, seçildiğinin ilk toplantısı ve devamındaki haftayı şimdiden üyelere deklare ederek çalışmalara başlamalıdır.
“ORGANİZASYON İLÇEDEN BAŞLAR”
Yönetim kurulunun teşkili ve yönetim anlayışı konusunda neler önerirsiniz?
İlçe başkanlıkları siyasetin yerelde en önemli kaleleri, tabanıyla ve halkla iletişim konusunda birinci hat savunma ve taarruz birlikleri gibidir. Bana göre parti siyasetinin kalitesini belirleyen organizasyon ilçeden başlar. İlçenin başarısı partiyi iktidara taşır. Bu nedenle yönetim kurulunun teşkili liyakate, uzman partililere örgütün siyasette öne çıkardığı liderlerle oluşması, yetenekli gençlere ve kadınlarımıza yönetimde yer verilmesi önemlidir. Yöneticiler toplumda ve parti içinde herkesçe kabul gören saygın kişilerden oluşmalıdır.
Nasıl bir program önerirsiniz?
Siyasetin kalitesi ve sağlam temellere oturması için, önce yöneticilerin parti ideolojisine sahip çıkması, görevleriyle ilgili yeterli bilgi birikimine sahip olması, bunun için de bir parti içi GÖREV BAŞI ORYANTASYON EĞİTİMİ almaları son derece önemlidir. Siyaset bir bilimdir. Görev ve fonksiyonları konusunda eğitilmeyen yönetim kurullarının verimli olması beklenemez. Ancak eğitilen bir yönetim kurulu kısa, orta ve uzun vadeli programları yönetme becerisine sahip olabilir. Aynı koşullar ilçede kurulacak, şimdiye kadar adı olan ve çoğunun ortada olmadığı pasif kalan disiplinden uzak çalışma gruplarıyla komisyonlar, mahalle temsilcileri ve komiteleri içinde geçerlidir. Onlarda eğitilmeli, iyi organize edilmeli ve takip edilerek işler hale getirilmelidir.
“TABANLA TEMASLAR SAĞLANMALI”
Parti üyeleri ve gönüllülerle ilgili neler yapılmalı?
Yakın dönem seçimlerde görev alan partililer, gönüllüler, hukukçular arşivi canlı tutulmalı, onlarla sıcak temas uygulamaya yönelik olarak sürdürülmeli ve partinin seçimler için hazır kıtaları olarak ilgi gösterilmelidir. Eğitim amaçlı toplantılarda bir araya getirilerek psikolojik açıdan motive edilmelidir. Üst düzey parti yöneticileri, kanaat önderleri davet edilerek tabanla temasları sağlanmalı ve karşılıklı güven ortamı güçlendirilmelidir.
Parti içi eğitimle ilgili neler düşünüyorsunuz?
Parti içi eğitimlerin bugünkü anlamıyla ve uygulamasıyla çok istikrarlı ve verimli olduğu söylenemez. Eğitimin ideolojik eğitimin yanında, daha çok halkla ilişkiler konusunda siyaset becerilerini arttırmak ve halkçılık esasına yönelik olmalıdır. Partimiz geleneğinden ortaya çıkan KÖY ENSTİTÜLERİ anlayışında siyaset becerileri olan üyeleri çoğaltmalı ve bilinçlendirmeliyiz.
Açıkladığınız konular dışında uygulamada nelere işaret etmek istersiniz?
Siyasetin amacı, iktidara gelmek için halkın güvenine mazhar olmak ve umut olmaktır. Örgüt toplantılarının kapsamı ve şekli değişmeli, parti binası üyeler için bir okul ve yuva gibi hizmet vermeli, çevre üniversitelerin öğrenci kurulları ve dernekleriyle temas kurulmalı ve gençlerin önü açılmalı, ilgisi sağlanmalı, kadınlarımız, yaşlılar, hastalar, yoksullar, engelliler, kadınlarımızın sorunları ve işsizler açısından partili olmayan hemcinsleriyle sürekli temas kurmalıdır. İktidarda olduğumuz yerel yönetimlerin hizmetlerinin halka ulaştırılmasında yoğun bir çalışma yapılmalıdır. Halktan aldıkları izlenimleri ve ihtiyaçları örgüte ve yetkili makamlara taşımaları gereklidir. Parti ideolojisini yansıtan Atatürk Devrimlerini, partimizin ilkelerini ve tüzüğü hayata geçirebilecek her türlü yaratıcı eyleme açık bir yönetim anlayışı sergilenmelidir.