Connect with us

Genel

İBB Bilimsel Danışma Kurulu: En az 4 hafta kapanmalıyız

Published

on

blank

Pandemi kaynaklı ölümlerle vaka sayılarının kaygı verici seviyeye ulaşmasının ardından İBB Bilimsel Danışma Kurulu, acilen alınması gereken tedbirleri açıkladı. Altı başlıkta sıralanan tedbirler arasında; dört haftalık kapanma, aşılanma sürecinde hızlanma, test sayısının arttırılması, izolasyon olanakları sağlanması – karantina ve seyahat kısıtlaması, yoksul halka maske temini ve kalite kontrolü ile sağlık çalışanlarına destek yer aldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), geçen yıl panedeminin baş göstermesiyle hayata geçirdiği İBB Bilimsel Danışma Kurulu; alanında uzman ve yetkin isimlerle faaliyetlerini sürdürüyor. Bilimin ve dünya genelinde yaşanan gelişmelerin ışığında tavsiyelerde bulunan kurul, vaka ve ölüm sayılarındaki artışın kaygı verici seviyeye ulaşması üzerine acilen alınması gereken tedbirleri 6 başlıkta açıkladı.

-TÜRKİYE 5. SIRADA-

1 Nisan 2021 itibariyle, günlük vaka sayısının 40 bin 806, vefat sayısının ise 176 olarak Sağlık Bakanlığı tarafından açıklandığını belirten İBB Bilimsel Danışma Kurulu; Türkiye’nin son 24 saatteki yeni vaka sayısı ile dünyada 5. sıraya çıktığı vurgulandı.

İstanbul’da Şubat ayı sonunda 100 bin nüfus başına 89.8 olan vaka sıklığının 4 kat artarak; 19-26 Mart haftasında 401. 62’ye yükseldiği bilgisini paylaşan kurul, İstanbul’un 100 binde vaka sayısı bakımından Samsun’dan sonra 2. sıraya yerleştiğinin de altını çizdi.

-HIZLI ARTIŞA RAĞMEN KISITLAMALAR GEVŞETİLDİ-

Kurulun açıklamasında ayrıca; Şubat ayının ortasından itibaren saptanan hızlı artışa rağmen, 2 Mart’ta hükümet tarafından kontrollü normalleşme kararları alındığı ve aynı tarihte bir  İçişleri Bakanlığı genelgesi yayınlandığı kaydedildi. Genelge ile kapalı olan restoran ve kafeler yüzde 50 kapasiteyle açıldığına, il risk durumuna göre sokağa çıkma kısıtlamasından toplu etkinliklere kadar çeşitli alanlarda mevcut kısıtlamaların gevşetildiğine dikkat çekildi.

-GEÇEN YIL CAMİLER KAPATILDI-

Pandeminin başladığı geçen yılın oranlarının bu yıla göre yüzde 10 seviyelerde olmasına karşın, camilerin kapalı olduğu, toplu ibadetlere izin verilmediği hatırlatılan bildiride ayrıca şu detaylar paylaşıldı:

“30 Mart 2021’de bunlara ek olarak  İstanbul İl Hıfzısıhha Kurulu’nca ‘’daha önce faaliyeti durdurulan halı saha, yüzme havuzu vb. tesislerin (seyirci alınmamak kaydıyla),  internet kafe/salonu, bilardo salonu, lunapark, hamam, sauna, masaj salonu gibi işletmelerin açılmasına karar vermiştir. Ayrıca ülke genelinde, yaklaşan Ramazan ayı süresince camilerde toplu teravih namazları kılınacağı açıklaması yapılmıştır. Epidemiyoloji bilimi, pandemi ile mücadelede alınacak önlemlerin neler olacağına olgu sayısı artışı, bulaşma katsayısı, aşılama oranları, sağlık kapasitesi gibi verileri kullanarak bilimsel kriterlerle karar verilmesi gerektiğini söylemektedir. Halkımızın sağlığı söz konusuysa ve bir hafta içinde salgın nedeniyle 1000 vatandaşımız ölüyorsa ekonomik veya siyasi gerekçelerle tedbirlerin gevşetilmesine seyirci kalınmaması gerektiği düşüncesindeyiz. Vaka ve ölüm sayıları artar, sağlık çalışanlarımız tükenmiş ve sağlık kapasitemiz doluluk sınırına ulaşmışken tedbirlerin azaltılması büyük bir çelişki yaratmaktadır. İBB Bilimsel Danışma Kurulu olarak bu çelişkiyi ortaya koymak, uyarı görevimizi bir kez daha yerine getirmek ve acilen alınması gerekli önlemleri kamuoyuna ve karar alıcı yetkililere duyurmak istiyoruz.  Zamanında yapılmayan önlem ve uygulamalar toplumun sağlığının bozulmasına ve ölümlere davetiye çıkarmaktadır. Kaybedecek tek yurttaşımız dahi yoktur.

-ÖNLEMLERİN GEREKÇESİ EPİDEMİYOLOJİ BİLİMİNE DAYANMAKTADIR-

Kurul, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 31 Mart’ta yaptığı, “İngiltere varyantının Türkiye’deki vakaların yüzde75’ini oluşturuyor” açıklamasını hatırlatarak, İngiltere varyantının bulaşıcılık hızının çok yüksek olduğu, yayılımının durdurulabilmesi için çok daha ciddi tedbirlere ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

-HES KODU UYGULAMASI YETERSİZ-

Açıklamasında; mekanlara girişte HES kodu uygulaması koşulu getirilmiş olsa da salgını durdurma konusunda yetersiz diyen kurul, “Bu uygulama ile sadece kendisine PCR testi yaptırmış ve pozitif bulunmuş olgular saptanabilmektedir. Oysa bilinmektedir ki bu hastalıkta olguların yüzde 20-30’nun hiç belirti vermemekte, belirti veren olgularda ise yapılan PCR’larda yüzde 50’lere varan yanlış negatiflik gözlenmektedir. Daha da endişe verici olan ise birçok kişinin geçim sıkıntısı ve zorunlu kısıtlama uygulamaları yüzünden ulaşım araçlarından men edilmemek için test dahi yaptırmadan hastalıkla toplum içinde dolaşması gerçeğidir” ifadelerine yer verdi.

İBB Bilimsel Danışma Kurulu’nun epidemiyolojik veriler doğrultusunda acilen alınması gereken tedbirleri de şöyle sıraladı:

DÖRT HAFTALIK KAPANMA

Pandeminin başlangıcından beri uygun strateji en az dört haftalık kapanmadır. İşsizlere asgari ücret, kayıt içi ve kayıt dışı çalışanlara  tam ücret , işyeri sahiplerine yeterli ekonomik ve sosyal destek vermek şartıyla sağlık, gıda, savunma, güvenlik, ilaç gibi hayati önemdeki sektörler hariç olmak üzere; tüm işyerlerinde çalışma durdurulmalı, mümkün olan her yerde evden çalışmaya geçilmelidir. Herkese (evine en yakın markete, fırına ve eczaneye gitmek dışında) daha uzun mesafelere hareket kısıtlaması getirilmelidir. Restoran ve kafelerin kapatılması için Ramazan ayı beklenmemeli, ivedilikle paket servise geçilmelidir. Otel restoranları da kapatılmalı, odaya servis yapılmalıdır. Alışveriş merkezleri, halı saha, yüzme havuzları, spor salonları kapatılmalıdır. Halkımızın dini ihtiyaçlarını ve ibadetlerini güvenli bir şekilde yerine getirebilmeleri için dini otoriterlerce neden toplu ibadet yapılamayacağı konusunda toplum bilgilendirilmeli, ev içi sürdürülebilecek uygun çözümler sunulmalıdır.

AŞILANMA SÜRECİNDE HIZLANMA

Salgının bitmesi için en büyük umudumuz aşılanmadır. İBB Bilimsel Danışma Kurulu olarak önerimiz; ulaşılabilen aşının vakit geçirmeden uygulanması, günlük yapılan aşı hızının arttırılmasıdır. Burada önemli bir konuyu vurgulamak isteriz. Aşı kişileri salgın hastalığın bulaşmasından değil hastalığın şiddetinden ve olumsuz sonuçlarından korumaktadır. Aşı olmuş kişi hastalığa yakalanabilir ve hastalığı bulaştırabilir. Bu açıdan aşı olunmasının yanında maske, mesafe ve hijyen gibi salgın kurallarına tam uyulması gerekmektedir. Başta öğretmenler, okul çalışanları, toplumla yakın temasta bulunan meslek mensupları olmak üzere tüm toplum hızla aşılanmalıdır. Diğer ülkelerde olduğu gibi aşılanma için gelenlerin diğer hastalarla temas etmeyecekleri güvenli aşılama mekanları oluşturulmalıdır. Örneğin Aile Sağlığı Merkezleri’mizin çoğunda bekleme alanları yetersizdir. Bu konuda İBB olarak sağlık merkezlerimizde sorumluluk almaya hazır olduğumuzu tekrarlamak isteriz.

TEST SAYISININ ARTTIRILMASI 

PCR test sayımız en az iki kat arttırılmalı, hangi varyantların görüldüğü, kümelenmeler ve bulaş kaynakları düzenli aralıklarla açıklanmalıdır. Öğretmenlere, okul çalışanlarına, halkla yakın iletişime giren tüm meslek mensuplarına (güvenlik görevlileri, polisler, şoförler, gıda satıcıları gibi) düzenli PCR testi uygulanmalıdır.  Hastane ve aile hekimliği merkezleri dışında herkesin güvenle gelip test yaptırabileceği alanlar oluşturulmalıdır. Test sonuçları, mutasyon özellikleri, vakaların yaş, cinsiyet özellikleri, bulaşma kaynakları il il açıklanmalı ve bölgesel farklılıkları içeren önlemler hızla hayata geçirilmelidir.

KARANTİNA VE SEYAHAT KISITLAMASI

Pozitif saptanan olgulardan ev koşulları müsait olmayan kişiler için otel, yurt ve misafirhaneler tahsis edilmelidir. Ülkeye girişte karantina uygulaması yapılmalı, yüksek ve çok yüksek riskli illere giriş ve çıkışlar kontrol altına alınmalıdır.

YOKSUL HALKA MASKE TEMİNİ VE KALİTE KONTROLÜ

Belli bir gelir grubunun altındaki halka muhtarlıklar aracılığıyla çalışanlara günde iki,  diğerlerine günde bir olmak üzere ücretsiz maske sağlanmalıdır. Ayrıca satışta olan maskelerin kalite kontrolü yapılmalıdır.

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA DESTEK

Sağlık Bakanlığı tarafından ilimizdeki veriler resmi olarak açıklanmamıştır. Ancak sahadan aldığımız bilgilere göre pandemi hastanelerinde ve diğer hastanelerin ilgili kliniklerinde Covid yataklarının tamamen dolduğunu, yoğun bakımlarda çok kısıtlı yer kaldığını göstermektedir. Haziran ayından itibaren tam mesai uygulaması ile salgın sürecinde yoğun emek sarfeden sağlık çalışanlarının  iş yükü azaltılmalı, ek atamalarla hızla sayısı arttırılmalı, temas süreleri kısaltılmalı, en az dört hafta süreyle esnek mesai uygulamasına geçilmelidir. Kısıtlama mümkün olmayacak ise hastanelere talebi azaltıcı ek stratejiler devreye konmalı, teletıp uygulaması yaygınlaştırılmalıdır. Canı pahasına risk üstlenen sağlık çalışanlarına emeklerinin karşılığı olan ücretler ödenmeli, Covid 19 meslek hastalığı sayılarak gerekli tazminatlar verilmelidir.

Genel

İmamoğlu’ndan öğrencilere yurt müjdesi: Eylüle kadar 2700, önümüzdeki sene 5000 yatak olacak

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çarşamba mesaisinin büyük bölümünü Bağcılar’a ayırdı. Bağcılar’daki İBB projelerini ve geldikleri aşamaları yerinde inceleyen İmamoğlu, Yenimahalle’deki 510 yataklı öğrenci yurdu inşaatı şantiyesinde açıklamalarda bulundu. “Her yönüyle çok sağlam bir kompleks” diyen İmamoğlu, “Biz, eylülde yurtlarımızda 2 bin 700’e ulaşacağız yatak sayısında. Bu aslında ara dönemde devreye girecek. Bunların da katkısıyla, bir sonraki seneye hedefimiz, 5000 yatakla eğitim sezonuna dahil olmak” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar’da 28 Şubat 2022’de açtıkları Sosyal Uyum Destek Merkezi’ne (SUDEM) yaptığı ziyaretin ardından ilçeden ayrılmadı. İlçedeki İBB hizmetlerini yerinde deneyimleyen İmamoğlu, sırasıyla; Ebubekir Otopark Üstü Meydan ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı’nda, Bağcılar Otizm Temalı Park’ta, Yenimahalle Yurt İnşaatı’nda incelemelerde bulundu. İmamoğlu, Bağcılar turuyla ilgili değerlendirmesini de önümüzdeki eğitim-öğretim yılında 510 yatakla hizmet vermesi planlanan öğrenci yurdu şantiyesinde yaptı.

“BAĞCILAR BENİM İÇİN DUYGUSAL BAĞI ÇOK YÜKSEK BİR YER”

Bağcılar’ın kendisi için duygusal bağı çok yüksek bir yer olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “İstanbul’da, Avrupa yakasında ilk iş yerimiz Güngören sınırlarındaydı. Bağcılar’la, Esenler’le, Bahçelievler’le bu alanla çok ilişkili bir yaşamım oldu. Ama bu 4 ilçe, gerçekten zor bir yaşam alanına dönüştü. Bir kısım adımlar atılmıştı. Şimdi daha zevkli, daha renkli ve daha çevreye uyumlu bir biçimde dönüşümler yapıyoruz. Yaptıkça da bence çok daha iyi sonuçlar alacağız. İşte bulunduğumuz merkezin, bu anlamda hem yurt ihtiyacımıza ilave katkısı var. 510 yatak kapasitesine sahip. Mahalle içinde kapalı otoparkıyla hizmet edecek. Aynı yerde 4 sınıflı kreşimiz var. Aynı yerde e-spor merkezimiz var. Aynı yerde konferans salonumuz var. Çevreye etkisi olacak bir düzenleme kabiliyeti ve kapasitesi olacak” bilgilerini paylaştı.

“SUDEM’LERİN VE KENT LOKANTALARI’NIN SAYILARI ARTACAK”

“Her yönüyle çok sağlam bir kompleks” diyen İmamoğlu, “Bu tür yapılar çevresine hem buluşma şansı fırsatı verir, komşuluğu hissettirir hem de aynı zamanda burada hayatı değiştirir, dönüştürür. Her yönüyle çok etkili bir alan olacağını şimdiden hissedebiliyorum. Zira biz, eylülde 2 bin 700’e ulaşacağız yatak sayısında yurtlarımızda. Bu aslında ara dönemde devreye girecek. Dolayısıyla bunların da katkısıyla, bir sonraki seneye hedefimiz, 5000 yatakla eğitim sezonuna dahil olmak” ifadelerini kullandı. Bağcılar’da gezdiği İBB hizmetlerini sıralayan İmamoğlu, İstanbul’un farklı yerlerindeki alanlara otizm temalı parklar kurma hedefinde olduklarının müjdesini verdi. Bağcılar ve Sultanbeyli’de açtıkları SUDEM’lerin sayısını da artıracakları bilgisini paylaşan İmamoğlu, ikincisini çok yakında Bağcılar’da açacakları Kent Lokantaları için de aynı hedefle yol yürüdüklerinin altını çizdi.

“BÜTÜN ATTIĞIMIZ BU ADIMLAR, DAYANIŞMA AHLAKI SORUMLULUĞU”

Kent Lokantaları’nda yaptıkları işin bugünün ihtiyacına yönelik olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Yoksa restoranı olan, lokantası olan; onların segmenti, işi başka, bizim yaptığımız şey başka. Bu bağlamda, bu zor günleri aşmanın yolunu hep birlikte bulmak zorundayız. Bütün attığımız bu adımlar, aslında dayanışma ahlakı, dayanışma sorumluluğu. Onu yerine getiriyoruz. Bunları keşke konuşmasak. Konuşmayacağımız günler de gelecek. Yoksulluğu değil, zenginliği, eşit dağılımı, gelirin eşit paylaştırıldığı, insanların mutlu olduğu günleri, inşallah hep birlikte başaracağız. O zaman başka adımları, başka yatırımları, başka atılımları konuşuyor olacağız” dedi.

“TEMEL MESELE: İSTANBUL’UN HER NOKTASINA EŞİT HİZMET”

Gezdikleri hizmetlerin, Bağcılar’da yürüttükleri projelerin tamamı olmadığının altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Burada yürüttüğümüz temel mesele şu: İstanbul’un her noktasına eşit hizmet. Her yaptığımız sadece mimarın kaleminden çıkmıyor. Aynı zamanda yakın çevrede talep edilen ne var? Burada oturan insanların demografisi, yaş grubu, beklentileri, onlara nasıl hizmet edebiliriz? Örneğin burada çocuk sayısı fazlaysa, burada bir kreş ihtiyacı var demektir. Gençler varsa, evet e-sporla ilgili bir talep varsa, onları yine kontrollü bir alanda, iyi bir eğitimle eğitmenlerle buluşturmanın mutlaka zeminini hazırlamanız gerekir. Bütün bu yönleriyle bir değişim yaşattık. Birçok projemizde, ne yazık ki göreve geldiğimizden sonra, tasfiye kararı olan müteahhitler, konkordato ilan eden müteahhitler süreçleri, ihale yapma konusundaki sorumlu süreçler… Bütün bunları aşıp, tekrar burada harekete geçmek ve hızlıca bunları hem 2022’ye hem 2023’ün başına yetiştirme hedefi koyan hem yönetici arkadaşlarıma olsun hem de yüklenici firmalarımıza olsun, Allah kolaylık versin. Öyle ya da böyle bu işi toparlayacağız, hızlıca -başta Bağcılar olmak üzere- bütün ilçelerdeki işlerimizi vatandaşlarımıza hediye edeceğiz. Yolumuz açık olsun. Keyifli bir gün geçirdik. Umuyoruz, Bağcılar’da keyifli bir günü de hatta birkaç günü de bunların açılışlarını yaparken, hep birlikte geçiririz.”

ESNAF VE PAZAR ZİYARETİ

İmamoğlu, ziyaretlerinin ardından Fatih Mahallesi’nde esnaf ziyaretlerinde bulunup, Fevzi Çakmak Mahalesi’nde kurulan semt pazarında vatandaşlarla buluştu. Yaşadıkları ekonomik sıkıntıları İmamoğlu ile paylaşan esnaf ve vatandaşlar, İBB Başkanı ile anı fotoğrafları çektirdi.

Continue Reading

Genel

Kimya Çiftçi Dumlu: Evlilik doyumunu etkileyen faktörler

Published

on

blank

En başarılı ve mutlu ailelerde bile zaman zaman çatışmalar yaşanabilir. Her evlilik ilişkisinde çatışma, tartışma ve ardından çözüm bulma süreci, ilişkinin doğasında yer alır ve süreklilik gösterir. Çiftlerin evlilik ilişkisinde yolunda gitmesini sağlayan faktör; evliliklerinde tartışma ve çatışma yaşamıyor olmaları değil, yaşadıkları tartışmaları çözüme ulaştırabilmeleri ve çatışmalarını çözebilecek beceriye sahip olmalarıdır. Aksi takdirde aile içerisinde sürekli tartışmaların ve çözülemeyen çatışmaların var olması, ailenin stres seviyesini yükselterek evlilik fonksiyonlarında bozulmalara yol açmaktadır.

***

Evlilik ilişkilerinde sürekli çatışma yaşayan ve çatışmaları genellikle hayal kırıklıkları, incinme ve küskünlükle sonuçlanan çiftler zamanla evliliklerinden aldıkları doyumu yitirirler. Eşlerin birbirlerine olan bağlılıkları ve güvenleri azalır. Oysa çiftlerin ve aile üyelerinin aralarındaki sorunları çözümleyerek yaşamdan aldıkları doyumu arttırabilmeleri mümkündür.

***

Uzun süreli beraberlikler, çatışmaları çözme becerisinin bir sonucudur. Evlilik çatışmalarıyla başa çıkabilmek için sahip olunması gereken beceriler bulunmaktadır. Çiftler bu becerileri kazanarak evlilik doyumunu arttırabilir. Açık İletişim Çoğunlukla eşler arasında çatışmaya sebep olan veya çatışmaları alevlendiren en önemli şey, ağızdan çıkan cümlenin eşiniz tarafından, söyleyenin niyetinden farklı bir biçimde algılanmasıdır. Bunun pek çok farklı sebebi olabilir. Örneğin çiftler tartışırken aslında birbirlerinin ne dediğini tam olarak dinlemiyor. Zihinleri birbirlerinin ne dediğini anlamaya çalışmak yerine, karşısındaki susunca kendisinin ne diyeceğini düşünmekle meşgul oluyor. Tartışma esnasında birbirlerinin fikirlerini çürütmeleri gerektiği ya da her tartışmadan birinin galip çıkması gerektiği ön yargısıyla hareket etmektedirler.

Açık iletişimde önemli olan hususlar şunlardır:

• Eşinizin zihnini okumaya çalışmayın, fikirlerini ifade edebilmesi için onu can kulağıyla dinleyin,

• Tartışma esnasında eşinizi suçlama ve eleştiriden uzak durmaya çalışın,

• Tartışırken kendinizin ve eşinizin beden dilinin farkında olun (Örneğin dinlerken kollarını kavuşturmak, göz iletişiminden kaçınmak, yüz buruşturmak gibi davranışlar, karşıdaki kişi tarafından anlattıklarının onaylanmadığı şeklinde algılanır.)

• Aynı fikirde olunmasanız bile eşinizin neden böyle düşünüyor olabileceğini anlamaya çalışın, konuya bir de onun gözünden bakarak aynı fikirde olunmasanız bile eşinizin fikirlerine saygı göstermeye gayret edin.

***

Olumsuz Düşünceleri Kontrol Edebilmek

Tartışmalar esnasında eşlerin birbirlerine duygu ve düşüncelerini çekinmeden aktarabilmeleri ve içlerinden geçenleri ifade edebilmeleri oldukça önemlidir. Ancak eşlerin sürekli olarak birbirlerine olumsuz düşüncelerini ifade etmeleri tartışmaları daha da fazla çözümsüzlüğe sürüklüyor. Tartışma esnasında eşler esas konudan uzaklaşarak birbirlerinin yetersizliklerine ve zayıf yönlerine odaklandığı zaman tartışma gittikçe daha acı verici ve rahatsız edici bir hâl alır. Bu sebeple eşlerin birbirleri hakkındaki düşüncelerini kontrol etmeyi öğrenmeleri gerekir.

***

Olaya Eşinizin Gözünden Bakabilmek

Tartışma esnasında taraflardan biri karşısındakinin haksız olduğunu düşünebilir. Ancak yine de mutlaka olaya bir de eşinizin gözünden bakmaya ve onun bakış açısını anlamaya çalışmalısınız. Eşinizin gözüyle bakmayı denemek, kendini onun yerine koymak size yeni bir ufuk açabilir.

***

Affedicilik

Her evlilikte, yaşanan çatışmalar dolayısıyla zaman zaman eşler arasında incinmişlik ve kırgınlık duyguları meydana gelebilir. Eşler yorgun, meşgul veya öfkeli olduklarında birbirlerine karşı daha az hoşgörülü davranırlar. Hatta birbirlerini daha az çekici olarak bile algılayabilirler. Aslında tüm bu duygular gelip geçicidir. Eğer eşler duygularının zeminine birbirlerine duydukları bağlılığı yerleştirirlerse bu, ilişkilerini güçlü tutar ve birbirlerini affetmelerini kolaylaştırır. Çatışma durumları anlayış ve affedicilikle çözümlenemediği takdirde, ilişkide karşılıklı sevgi bağının gelişmesi mümkün olamaz. Yaşanan tüm olaylar, zamanla geride kalır. Onları zihinde yaşatarak sürdürmek ise kişinin tercihidir. Fakat bu ilişkide doyumu azaltacak en tehlike unsur olacaktır. İlişkinin olumlu yönlerine ve içinde bulunulan ana odaklanmak, her zaman için daha sağlıklı bir yoldur.

Problem Çözme Becerisi

Birbirlerine karşı destekleyici bir tavır sergilemeyen çiftler, problemlerine eleştirel bir tarzda yaklaşır ve “sen ve ben birbirimize karşı” yaklaşımını benimserler. Oysa destekleyici bir ilişki geliştirebilmiş olan çiftler problemlerine “takım ruhu” ile yaklaşırlar. Aslında tüm tartışmalarda her iki tarafın da ortak bir ihtiyacı vardır: Anlaşılmak… Eşine kendisini tam olarak ifade edebildiğini ve eşi tarafından anlaşıldığını hissedebilmek. Burada önemli olan “sen-ben” güç dengesindeki çekişmeden vazgeçerek “biz” olabilmeyi başarmak ve tartışmanın sonunda ortak hedefe ulaşabilmektir.

***

Evlilik ilişkinizde problem ve çatışma çözme becerilerinizi geliştirmeye çalışırken ilişkinizi sağlıklı yollardan desteklemeyi unutmayınız. Bunun için çift ilişkisi danışmanlığı alabilirsiniz.

Continue Reading

Genel

Beyaz Martılar’ın grubu belli oldu

Published

on

blank

2022-2023 sezonu TFF 2. Lig gruplarında yer alacak takımlar, yapılan kura çekimi ile belirlendi. Sarıyer, birbirinden zorlu ekiplerin olduğu Kırmızı Grup’ta yer aldı.

TFF 2. Lig’de gruplar belli oldu. Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen kura çekimiyle birlikte Kırmızı ve Beyaz Grup’ta mücadele edecek olan takımlar belirlendi. Kura çekimine; Türkiye Futbol Federasyonu 2. ve 3. Lig Kulüplerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Can, TFF Genel Sekreter Yardımcısı Özcan Şepik, Maç Planlama Müdürü Besim Yalçın, kulüp başkanları ve temsilcileri katıldı.

2022-2023 sezonunda TFF 2. Lig; Beyaz ve Kırmızı Grup olarak iki gruba ayrılırken, Kırmızı Grup’ta 20, Beyaz Grup’ta 19 takım yer alıyor. TFF 2. Lig’de müsabakalar, 27-28 Ağustos 2022 tarihlerinde oynanacak maçlar ile başlayacak ve normal sezon 29 Nisan 2023’te sona erecek.

İşte gruplarda yer alan takımlar:

Beyaz Grup

Afjet Afyonspor

Amed Sportif

24 Erzincanspor

Ankaraspor

Arnavutköy Belediyespor

Batman Petrolspor

Bayburt Özel İdare

Düzcespor

Bursaspor

Çorum FK

Esenler Erokspor

Nazilli Belediyespor

Ispartaspor

İnegölspor

Menemenspor

Sivas Belediyespor

Somaspor

Şanlıurfaspor

Tarsus İdman Yurdu

Kırmızı Grup

Sarıyer

Kırklarelispor

Zonguldak Kömürspor

Ankara Demirspor

Erimasgut Belediyespor

Pazarspor

1462 Trabzon FK

Silahtaroğlu Vanspor FK

Diyarbekirspor

Adıyaman Futbol Kulübü

İskenderunspor

Serik Belediyespor

Fethiyespor

Uşakspor

Bucaspor 1928

Balıkesirspor

Kocaelispor

Karacabey Belediyespor

GMG Kastamonuspor

 

Continue Reading

Popüler

blank