Connect with us

Genel

İBB ekipleri kar yağışına hazır

Published

on

blank

İBB Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) verilerine göre, İstanbul’da bu geceden itibaren karla karışık yağmur yağacak. Yağışların, Cuma sabah saatlerinden itibaren ise il genelinde kar şeklinde etkili olması bekleniyor. Kar yağışının önümüzdeki Çarşamba’ya kadar devam edeceği tahmin ediliyor.

İstanbul beklediği kara bu gece kavuşuyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve İBB AKOM’un verilerine göre, Perşembe akşam saatlerinden itibaren Sibirya kökenli yeni bir soğuk hava dalgasının Marmara bölgesine giriş yapacağı tahmin ediliyor. Bu nedenle Perşembe gecesi görülecek yağışların karla karışık yağmur; Cuma sabah saatlerinden itibaren ise kent genelinde kar şeklinde etkili olması bekleniyor.

KAR YAĞIŞI GELECEK HAFTAYA KADAR SÜRECEK

Cumartesi günü aralıklarla devam etmesi beklenen kar yağışının Pazar ve Pazartesi günleri kuzeyli yönlerden esen rüzgârın kuvvetlenmesiyle beraber, özellikle Marmara ve Karadeniz’in kıyı kesimlerinde deniz etkisiyle birlikte kar yoğunluğunun artabileceği tahmin ediliyor. AKOM verilerine göre, sıcaklıkların 0°C’lerin altına inmesiyle buzlanma ve don hadiselerinin yaşanabileceği hatırlatılmasında bulunulurken, kar yağışının Çarşamba gününe kadar aralıklarla devam edebileceği bilgisine yer verildi.

İstanbul’da hava sıcaklıklarının 22 Ocak’a kadar mevsim normalleri civarı ile çoğunlukla 3-7°C altında, 23- 30 Ocak tarihleri arasında mevsim normalleri civarında seyretmesi bekleniyor.

İBB HAZIRLIKLARINI TAMAMLADI

Aylar öncesinden kış hazırlıklarını tamamlayan İBB, kent hayatının normal seyrinde devam etmesi için tüm önlemleri aldı. Kentin komuta merkezi AKOM’da tüm İBB birimleri, alarm durumuna geçti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi kış şartlarıyla mücadele çalışmalarında bu yıl 1.351 araç- iş makinesi ve 7.031 personel görev yapacak.

Kar küreme ve tuzlama ekipleri, İstanbul’da 4 bin 23 km’lik sorumlu yol ağında, 434 müdahale noktasında olumsuzluklara karşı hazır bekletilecek ve müdahale çalışmalarını yürütecek.

BUZLANMALAR ERKENDEN TESPİT EDİLECEK

İstanbul genelinde 60 noktada kurulan BEUS’tan (Buzlanma Erken Uyarı Sistemi) gelen mesajlar doğrultusunda ekipler çalışmalarını yürütecek, ekiplerin takibi ve yönlendirilmesi araç takip sistemi üzerinden sağlanacak.

Anaarter ve çevre yollarında çekici ve kurtarıcı araçlar hazır bekletilecek, olası trafik kazaları ve yolda kalmalara ekipler tarafından hızlı müdahale edilecek. Muhtarların kontrolüne verilen kürüme aparatlı traktörler ile köy yolların açık tutulması sağlanacak.

Kritik noktalara kutu tuzlar bırakıldı. Üstgeçitler, otobüs durakları, meydanlar, gibi kritik noktalarda kar birikintilerine ve buzlanmalara ekipler tarafından müdahale edilecek.

Sokakta yaşayan evsiz vatandaşlar Zabıta ekipleri tarafından toplanıp sağlık kontrollerinden geçirildikten sonra evsizler için hazırlanan İBB tesislerinde misafir ediliyor. Sokak hayvanlarının beslenmelerine ve tedavilerine yönelik Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü ekipleri tarafından çalışma yapılıyor. Havaların soğumasıyla şehrin ücra noktalarında yiyecek bulmakta zorlanan sahipsiz sokak hayvanları için mama desteği veriliyor.

RAKAMLARLA İBB KIŞ ÇALIŞMALARI

İBB’nin kışa hazırlık kapasitesi aşağıdaki gibidir;

  • Sorumlu Yol Ağı: 4.023 km
  • Personel Sayısı: 7.031
  • Araç ve iş Makinesi Sayısı: 1.351
  • Tuz Stoku: 301.308 ton
  • Kutu Tuz (kritik noktalara): 300 adet
  • Solüsyon Durumu: 64 tank (1.290 ton kapasite, saatte 25 ton üretim)
  • Traktör Sayısı (köy yolları için): 147
  • Vinç – Kurtarıcı Sayısı: 13
  • Metrobüs Güzergâhı : 110 km (33 iş makinesi)
  • Buzlanma Erken Uyarı Sistemi : 60 istasyon

Genel

Garipçe’deki define avcıları suçüstü yakalandı

Published

on

blank

Sarıyer Garipçe’de ormanlık alandan gelen jeneratör sesleri üzerine olay yerine giden polis ekipleri, define avına çıkan 3 şahsı, 10 ve 15 metre derinlikteki 2 çukurda suçüstü yakaladı. 

Garipçe Mahallesi Rumeli Feneri Caddesi üzerindeki ormanlık alanda meydana gelen olayda, öğle saatlerinde 15 Temmuz Şehitleri Hatıra Ormanı çevresinde devriye görevini ifa eden Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ormanlık alandan jeneratör sesleri geldiğini duydu. Bunun üzerine alana girerek yaklaşık 2 kilometre yürüyen Sarıyer polisi, seslerin geldiği yere geldiğinde jeneratör sistemi olduğunu ve oksijen alınması için içeriye boru uzatıldığını gördü. Definecilerin kaçak kazı yaptığını anlayan polis ekipleri, birinin 10 metre diğerinin 15 metre derinlikte olduğu 2 çukurda 3 şahsı kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Şahısların yaklaşık 1 senedir kazı yaptıkları ortaya çıktı.

Olayın ardından polis ekipleri, olay yerine gelerek çalışma yaptı. Yapılan çalışmada definecilerin bir şeye ulaşmadıkları öğrenildi. Ayrıca şahısların kazı yaptıkları yerin girişindeki ağaca dua astıkları görüldü. Gözaltına alınan İbrahim B, Necmettin Ç. ve Hamdi A. emniyete götürüldü. Şahıslara emniyette “Kültür ve Tabiatlarını Koruma Kanununa Muhalefet” suçundan adli ve idari işlem yapıldı.

Continue Reading

Genel

Hasan Saim Öztürk: Gençlik yılları ve erişkinlerin problemleri

Published

on

blank

Hepinizin bildiği gibi gençlik erişkinlikle çocukluk arasında gelişme, ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık yıllarıdır. Çocukluktan sonra başlayan ergenliğin bitiş yılları genellikle 15 yaşlarında tamamlanmış olur ve gençlik yıllarına gireriz. BM kriterlerine göre, henüz üniversite eğitimi devam ediyorsa ve evlenmemişse kişi, müstakil bir yuva kurmamışsa, ayrıca ekonomik özgürlüğünü de elde etmemişse gençlik yıllarının 25 yaşa kadar devam ettiğini var sayabiliriz.

***
İnsanoğlu olarak hepimiz bu dönemi yaşadık ve erişkinlerin arasına katılıp yaşama tutunma ve hayata atılma fırsatını bulduk. 60’lı, 70’li ve 80’li yıllarda… Hatta bunu 2000’li yıllara kadarda getirebiliriz. Çoğumuz peşinde koştuğumuz hayallerimizin bir kısmını ya da çoğunu gerçekleştirme fırsatını bulmuşken pek azımızda başarılı olamadı, ya da hayallerini ötelemek ya da değiştirmek zorunda kaldı. Ne yazık ki, ülkemizdeki bizi borçlu bir yarı sömürge haline getiren küresel sermayeye bağımlı neoliberal politikalar, bunu çok kötü uygulayan sağ popülist iktidarlar, kolay para kazanma ve üretim ekonomisinden kopuk uygulamalar, yolsuzluklar, hırsızlıklar, kayırmacılıklar, ihale çeteleri ülke
ekonomisini batağa sürükleyerek her şeyi felç etti. Dudak bükerek kullandığımız ayçiçek yağı bardakla satılmaya, insanlar saatlerce ekmek kuyruklarında beklemeye başladılar. Anayasasında SOSYAL DEVLET yazan
bir devlete ait yönetim, sosyal devletin aksine insanların ihtiyaçlarını karşılayamadığı ve tükendiği bir ortamın doğmasını engelleyemedi ve sorunlar çığ gibi büyüdü.

***
Bütün bu olumsuzluklar karşısında gelecek kaygısı taşıyan gençlerden bir tanesine sordum: “Sizce en büyük problem ne” diye… Hafifçe başını kaldırdı ve yanıtı tek kelime oldu, “ERİŞKİNLER” diye devam etti. “Çünkü erişkinler kendi problemlerini çözemediler ve üstelik bizim de geleceğimizle oynadılar. Bize miras bırakmak bir yana enkazdan da öte dev gibi sorunları olan bir ülke bıraktılar. Daha üniversiteye girerken okusam ne olacak, iki fakülte bitirsem ne fark eder duygusuyla bizi baş başa bıraktılar. 21. yüzyılda çağ dışı siyasi islam anlayışına sahip çağdaş toplumu
hedeflemeyen, üretmeyen, adil paylaşmayı düşünmeyen, ayrıştırıcı dil kullanan, bizleri terörist ilan eden, demokrasiden bihaber popülist, muhafazakar, dünyayı izlemeyen, rantı ve çıkar peşinde koşmaktan başka
bir şey düşünmeyenlerle bizi baş başa bıraktılar.”

***
Elbette ki, bu genç arkadaşımıza fazlaca ekleyecek bir şey bulamadım. Çünkü geçenlerde esip gürleyerek o gençleri terörist ilan eden erişkin bir siyasetçi partisinin dünkü  grup toplantısında gençleri uslu çocuk olmaya, varsa bir istekleri utanmadan çekinmeden kendilerine başvurulmasını nasihat etti. Nasihat güzel şeydir; ancak insanları ne gelecek konusunda umutlandır ne de karın doyurur. Gençler için üzülüyorum, onlara parlak bir ülke ve gelecek yerine enkaz bırakanları kınıyorum. Yine her zamanki gibi aklı ve bilimi işaret eden Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni bir kez daha okuyun, diyorum…

Continue Reading

Genel

Erdoğan seçim tarihinin sinyalini verdi

Published

on

blank

Erken seçim tartışmalarını köşesine taşıyan Korkusuz yazarı Can Ataklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul İl Kongresi’nde yaptığı konuşmaya işaret etti.

“Konuşmanın bir bölümü, mayıstan sonra bir seçimin habercisi gibi geldi bana” diyen Ataklı şöyle yazdı:

“Erken seçim olacak mı, olmayacak mı? İşte bütün mesele bu…

Hamlet’ten esinlenmiş bu cümle artık daha çok konuşulmaya başlandı.

Bir erken seçim olacak mutlaka.

Çünkü öncelikle Erdoğan iktidarının 2023 yılına kadar Türkiye’yi taşıması mümkün değildir.

Başta ekonomik sorunların altından kalkamaz bu iktidar.

Dış sorunların üstesinden gelmesi de mümkün değil.

Ege’de, Akdeniz’de zaten geri adımlar attı, bugünkü gücüyle oralarda varlık göstermeye de cesaret edemez.

Yapacağı tek şey seçime gitmektir.

Ancak seçimde bir zafer kazanırsa tekrar güçlenir ve sorunları çözmek için çare bulma yeteneğine kavuşur.

Tabii mutlak bir erken seçim için bir neden daha var.

Erdoğan’ın 2023’te yapılacak seçimde aday olup olamayacağı tartışmalı.

Bu tartışmayı hiç yapmadan aday olabilmesinin tek yolu var, o da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin seçim kararı alması.

Bu durumda Erdoğan bir kez daha aday olabiliyor.

Muhalefet henüz bu durumu gündeme getirmiyor.

Nedenini bilemiyorum ama “vardır bir sebebi” diyorum o kadar.

İşte bu koşullar nedeniyle sarayda çok ciddi seçim planları yapıldığını duyuyoruz.

Her ne kadar “Seçim zamanında yapılacak” diyorsa da daha önceki örneklere bakarak, beklenmedik anda seçim kararının ilan edilebileceğini biliyoruz.

Bir ay kadar önce Meral Akşener, “6 ay sonra seçim var” demişti.

Bu hesaba göre haziran sonu temmuz ortası erken seçime gidilme olasılığı var.

Tabii Akşener’in sözleri, “seçim tahmini” olarak arada kaynadı gitti.

Erdoğan’ın İstanbul İl Kongresi’nde yaptığı konuşmanın bir bölümü, mayıstan sonra bir seçimin habercisi gibi geldi bana.

Şimdi o bölümü size de sunayım, bakalım; “İstanbul’da ahvalinden haberdar olmadığımız, sokağına, hanesine iş yerine girmediğimiz, gönlüne dokunmadığınız tek bir vatandaşımızı bırakmayacağız. Şimdi önümüzde Ramazan var. Ramazan’ı çok çok iyi değerlendirmemiz lazım. Seçim tarihine kadar geçen her günü, seçim günü gibi kabul edip çalışacağız. Seçim günü geldiğinde de sandıklara çok iyi sahip çıkacağız. Bugünden itibaren seçime kadar boş geçecek tek bir günümüz yoktur. Kader gayrete aşıktır inancı ile var gücümüz ile çalışacağız.”

Dikkatimi çeken şurası; “Ramazan’ı çok iyi değerlendirmemiz lazım” dedikten sonra sözü seçime getiriyor.

Oysa normalde seçime 2 yıldan fazla zaman var. Yani seçime kadar iki Ramazan daha geçecek.

“Yoksa” diyorum, “Erdoğan seçim tarihini mi ağzından kaçırdı?”

Çünkü Ramazan iyi değerlendirilecekse, bittiğinde de seçim geliyordur.

Ramazan, mayıs ayının ortasında bitiyor.

Haziran ya da temmuz seçim ayı olabilir.

Akşener de “6 ay” demişti.

Haydi hayırlısı bakalım.

Continue Reading

Popüler