Connect with us

Genel

İBB’den İstanbul trafiğini rahatlatacak 5 milyon dolarlık anlaşma

Published

on

blank

İBB, İstanbul trafiğini rahatlatmak adına toplu taşıma güzergah ağını verimli hale getirmek, ortalama seyahat süresini ve trafik sıkışıklığını azaltmak amacıyla yeni bir işbirliğine gitti. İBB, ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile yazılım şirketi SAS Türkiye arasında, “İstanbul Ulaşım ve Trafik Mükemmeliyet Merkezi Projesi”nde kullanılmak üzere, yaklaşık 5 milyon dolarlık hibe anlaşması imzalandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Amerika Birleşik Devletleri Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile yazılım şirketi SAS Türkiye arasında, “İstanbul Ulaşım ve Trafik Mükemmeliyet Merkezi Projesi”nde kullanılmak üzere, 5 milyon 117 bin 887 dolarlık hibe anlaşması imzalandı. “Yazılım Lisansı Hibe Desteği İmza Töreni”, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve ABD Ankara Büyükelçisi David Satterfield’ın “fiziki”, diğer yetkililerin de “sanal” katılımıyla gerçekleştirildi. İmamoğlu, imza töreni öncesinde Büyükelçi Satterfield ile beraberindeki heyetle, Saraçhane’deki makam odasında bir araya geldi. Taraflar, kısa sohbetin ardından sanal toplantının yapılacağı salona geçti.

“İSTANBUL, AKILLI ŞEHİRLEŞMEDE ÖNEMLİ BİR MİHENK TAŞI”

Sanal katılımcıların konuşmalarının ardından söz alan Büyükelçi Satterfield, İBB ile yapacakları işbirliğinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Başkan İmamoğlu da sözlerine, “Öncellikle bu projede yer alan USTDA, SAS Türkiye ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden arkadaşlarıma teşekkür etmek isterim” şeklinde başladı. “Pandemi döneminin oluşturduğu bu kritik zamanda, ekonomik çevreler arası işbirliğinin devam edebilmesini çok değerli ve anlamlı buluyorum” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Yeni teknoloji dünyasının olmazsa olmaz alanları olan veri, yapay zeka, ileri analitik çözümleri konularında yapılan faaliyetleri yakından takip ediyorum. Bence artık dünyada hızlı teknolojiye ayak uydurmak için hükümet, yerel yönetimler ve özel sektör beraber hareket etmeli.  Öyle ki, değişen ve gelişen bir dönüşüm söz konusu ve biz bu dönüşüme bir an evvel adapte olmalıyız.  Dünyadaki bu dönüşümün bir ayağı olan akıllı şehirleşme yolculuğunda İstanbul, önemli bir mihenk taşı.  Günümüzde kalabalık metropol şehirlerinden biri olan İstanbul, teknoloji ile beraber akıllı bir kent olma hedefini sürdürüyor. Bu yolda USTDA, İBB ve SAS Türkiye’nin işbirliği çok değerlidir. İstanbul gerek jeopolitik konumu gerekse bünyesinde barındırdığı tarihi miras ile her zaman gözde bir şehir olmuştur.  Ancak bu durum sorunları da beraberinde getirmiştir. Hızla artan nüfus, çarpık kentleşme gibi problemler ciddi bir trafik sorununu ortaya çıkarmıştır.”

İMZA SONRASI “PANDEMİ USULÜ” TOKALAŞMA

Trafik sorununun yaptırdıkları anketlerde ilk sıralarda çıktığını aktaran İmamoğlu, “Bu nedenle ‘İstanbul Ulaşım ve Trafik Mükemmeliyet Merkezi Projesi’ çok daha önemli bir hale gelmiştir.  Bu proje ile ortalama seyahat süresini ve trafik sıkışıklığını azaltmak istiyoruz.  Proje sayesinde trafik ışıklarına ihtiyaç duyan anlık müdahaleler yapılabileceğiz. Toplu taşıma kullanan vatandaşlar, yoğun saatlerde en uygun ulaşım çözümlerine erişebilecekler. Bu vesileyle, İstanbul Ulaşım ve Trafik Mükemmeliyet Merkezi Projesi’nin hayata geçirilmesinde katkı sağlayan ve bu süreçte emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Projenin İstanbul halkına hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Konuşmaların ardından Başkan İmamoğlu ve Büyükelçi Satterfield, İstanbul trafiğine “akıllı çözümler” sunacak projeyle ilgili hibe sözleşmesini imzaladı. İmamoğlu ve Satterfield, imza sonrasında “pandemi usulü” tokalaştı.

USTDA: Gelişmekte olan ve orta gelirli ülkelerde ekonomik kalkınmayı ve ABD ticari çıkarlarını ilerletmek için 1992 yılında kuruldu. Bağımsız bir kamu kuruluşu olan USTDA’nın 2019 yılı bütçesi, 79 milyar dolardır.

SAS Türkiye: 1976 North Carolina’da kurulan çok uluslu analitik yazılım geliştirme firmasıdır. İş analizi yazılımı ve iş zekâsı pazarında en büyük bağımsız satıcıdır.

Genel

Garipçe’deki define avcıları suçüstü yakalandı

Published

on

blank

Sarıyer Garipçe’de ormanlık alandan gelen jeneratör sesleri üzerine olay yerine giden polis ekipleri, define avına çıkan 3 şahsı, 10 ve 15 metre derinlikteki 2 çukurda suçüstü yakaladı. 

Garipçe Mahallesi Rumeli Feneri Caddesi üzerindeki ormanlık alanda meydana gelen olayda, öğle saatlerinde 15 Temmuz Şehitleri Hatıra Ormanı çevresinde devriye görevini ifa eden Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ormanlık alandan jeneratör sesleri geldiğini duydu. Bunun üzerine alana girerek yaklaşık 2 kilometre yürüyen Sarıyer polisi, seslerin geldiği yere geldiğinde jeneratör sistemi olduğunu ve oksijen alınması için içeriye boru uzatıldığını gördü. Definecilerin kaçak kazı yaptığını anlayan polis ekipleri, birinin 10 metre diğerinin 15 metre derinlikte olduğu 2 çukurda 3 şahsı kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Şahısların yaklaşık 1 senedir kazı yaptıkları ortaya çıktı.

Olayın ardından polis ekipleri, olay yerine gelerek çalışma yaptı. Yapılan çalışmada definecilerin bir şeye ulaşmadıkları öğrenildi. Ayrıca şahısların kazı yaptıkları yerin girişindeki ağaca dua astıkları görüldü. Gözaltına alınan İbrahim B, Necmettin Ç. ve Hamdi A. emniyete götürüldü. Şahıslara emniyette “Kültür ve Tabiatlarını Koruma Kanununa Muhalefet” suçundan adli ve idari işlem yapıldı.

Continue Reading

Genel

Hasan Saim Öztürk: Gençlik yılları ve erişkinlerin problemleri

Published

on

blank

Hepinizin bildiği gibi gençlik erişkinlikle çocukluk arasında gelişme, ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık yıllarıdır. Çocukluktan sonra başlayan ergenliğin bitiş yılları genellikle 15 yaşlarında tamamlanmış olur ve gençlik yıllarına gireriz. BM kriterlerine göre, henüz üniversite eğitimi devam ediyorsa ve evlenmemişse kişi, müstakil bir yuva kurmamışsa, ayrıca ekonomik özgürlüğünü de elde etmemişse gençlik yıllarının 25 yaşa kadar devam ettiğini var sayabiliriz.

***
İnsanoğlu olarak hepimiz bu dönemi yaşadık ve erişkinlerin arasına katılıp yaşama tutunma ve hayata atılma fırsatını bulduk. 60’lı, 70’li ve 80’li yıllarda… Hatta bunu 2000’li yıllara kadarda getirebiliriz. Çoğumuz peşinde koştuğumuz hayallerimizin bir kısmını ya da çoğunu gerçekleştirme fırsatını bulmuşken pek azımızda başarılı olamadı, ya da hayallerini ötelemek ya da değiştirmek zorunda kaldı. Ne yazık ki, ülkemizdeki bizi borçlu bir yarı sömürge haline getiren küresel sermayeye bağımlı neoliberal politikalar, bunu çok kötü uygulayan sağ popülist iktidarlar, kolay para kazanma ve üretim ekonomisinden kopuk uygulamalar, yolsuzluklar, hırsızlıklar, kayırmacılıklar, ihale çeteleri ülke
ekonomisini batağa sürükleyerek her şeyi felç etti. Dudak bükerek kullandığımız ayçiçek yağı bardakla satılmaya, insanlar saatlerce ekmek kuyruklarında beklemeye başladılar. Anayasasında SOSYAL DEVLET yazan
bir devlete ait yönetim, sosyal devletin aksine insanların ihtiyaçlarını karşılayamadığı ve tükendiği bir ortamın doğmasını engelleyemedi ve sorunlar çığ gibi büyüdü.

***
Bütün bu olumsuzluklar karşısında gelecek kaygısı taşıyan gençlerden bir tanesine sordum: “Sizce en büyük problem ne” diye… Hafifçe başını kaldırdı ve yanıtı tek kelime oldu, “ERİŞKİNLER” diye devam etti. “Çünkü erişkinler kendi problemlerini çözemediler ve üstelik bizim de geleceğimizle oynadılar. Bize miras bırakmak bir yana enkazdan da öte dev gibi sorunları olan bir ülke bıraktılar. Daha üniversiteye girerken okusam ne olacak, iki fakülte bitirsem ne fark eder duygusuyla bizi baş başa bıraktılar. 21. yüzyılda çağ dışı siyasi islam anlayışına sahip çağdaş toplumu
hedeflemeyen, üretmeyen, adil paylaşmayı düşünmeyen, ayrıştırıcı dil kullanan, bizleri terörist ilan eden, demokrasiden bihaber popülist, muhafazakar, dünyayı izlemeyen, rantı ve çıkar peşinde koşmaktan başka
bir şey düşünmeyenlerle bizi baş başa bıraktılar.”

***
Elbette ki, bu genç arkadaşımıza fazlaca ekleyecek bir şey bulamadım. Çünkü geçenlerde esip gürleyerek o gençleri terörist ilan eden erişkin bir siyasetçi partisinin dünkü  grup toplantısında gençleri uslu çocuk olmaya, varsa bir istekleri utanmadan çekinmeden kendilerine başvurulmasını nasihat etti. Nasihat güzel şeydir; ancak insanları ne gelecek konusunda umutlandır ne de karın doyurur. Gençler için üzülüyorum, onlara parlak bir ülke ve gelecek yerine enkaz bırakanları kınıyorum. Yine her zamanki gibi aklı ve bilimi işaret eden Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni bir kez daha okuyun, diyorum…

Continue Reading

Genel

Erdoğan seçim tarihinin sinyalini verdi

Published

on

blank

Erken seçim tartışmalarını köşesine taşıyan Korkusuz yazarı Can Ataklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul İl Kongresi’nde yaptığı konuşmaya işaret etti.

“Konuşmanın bir bölümü, mayıstan sonra bir seçimin habercisi gibi geldi bana” diyen Ataklı şöyle yazdı:

“Erken seçim olacak mı, olmayacak mı? İşte bütün mesele bu…

Hamlet’ten esinlenmiş bu cümle artık daha çok konuşulmaya başlandı.

Bir erken seçim olacak mutlaka.

Çünkü öncelikle Erdoğan iktidarının 2023 yılına kadar Türkiye’yi taşıması mümkün değildir.

Başta ekonomik sorunların altından kalkamaz bu iktidar.

Dış sorunların üstesinden gelmesi de mümkün değil.

Ege’de, Akdeniz’de zaten geri adımlar attı, bugünkü gücüyle oralarda varlık göstermeye de cesaret edemez.

Yapacağı tek şey seçime gitmektir.

Ancak seçimde bir zafer kazanırsa tekrar güçlenir ve sorunları çözmek için çare bulma yeteneğine kavuşur.

Tabii mutlak bir erken seçim için bir neden daha var.

Erdoğan’ın 2023’te yapılacak seçimde aday olup olamayacağı tartışmalı.

Bu tartışmayı hiç yapmadan aday olabilmesinin tek yolu var, o da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin seçim kararı alması.

Bu durumda Erdoğan bir kez daha aday olabiliyor.

Muhalefet henüz bu durumu gündeme getirmiyor.

Nedenini bilemiyorum ama “vardır bir sebebi” diyorum o kadar.

İşte bu koşullar nedeniyle sarayda çok ciddi seçim planları yapıldığını duyuyoruz.

Her ne kadar “Seçim zamanında yapılacak” diyorsa da daha önceki örneklere bakarak, beklenmedik anda seçim kararının ilan edilebileceğini biliyoruz.

Bir ay kadar önce Meral Akşener, “6 ay sonra seçim var” demişti.

Bu hesaba göre haziran sonu temmuz ortası erken seçime gidilme olasılığı var.

Tabii Akşener’in sözleri, “seçim tahmini” olarak arada kaynadı gitti.

Erdoğan’ın İstanbul İl Kongresi’nde yaptığı konuşmanın bir bölümü, mayıstan sonra bir seçimin habercisi gibi geldi bana.

Şimdi o bölümü size de sunayım, bakalım; “İstanbul’da ahvalinden haberdar olmadığımız, sokağına, hanesine iş yerine girmediğimiz, gönlüne dokunmadığınız tek bir vatandaşımızı bırakmayacağız. Şimdi önümüzde Ramazan var. Ramazan’ı çok çok iyi değerlendirmemiz lazım. Seçim tarihine kadar geçen her günü, seçim günü gibi kabul edip çalışacağız. Seçim günü geldiğinde de sandıklara çok iyi sahip çıkacağız. Bugünden itibaren seçime kadar boş geçecek tek bir günümüz yoktur. Kader gayrete aşıktır inancı ile var gücümüz ile çalışacağız.”

Dikkatimi çeken şurası; “Ramazan’ı çok iyi değerlendirmemiz lazım” dedikten sonra sözü seçime getiriyor.

Oysa normalde seçime 2 yıldan fazla zaman var. Yani seçime kadar iki Ramazan daha geçecek.

“Yoksa” diyorum, “Erdoğan seçim tarihini mi ağzından kaçırdı?”

Çünkü Ramazan iyi değerlendirilecekse, bittiğinde de seçim geliyordur.

Ramazan, mayıs ayının ortasında bitiyor.

Haziran ya da temmuz seçim ayı olabilir.

Akşener de “6 ay” demişti.

Haydi hayırlısı bakalım.

Continue Reading

Popüler