Connect with us

Genel

İBB’den ulaşımla ilgili flaş açıklama!

Published

on

blank

İBB, her gün milyonlarca İstanbullunun kullandığı toplu ulaşım araçlarında güvenli mesafenin korumak için yeni dönemde de tam kapasiteyle ulaşım hizmeti verecek.

Koronavirüs salgınıyla mücadelede sürecinde yeni vaka sayılarının tekrar artış göstermesi üzerine İçişleri Bakanlığı genelge yayımladı.

Genelge ile şehir içi toplu taşıma araçlarının yolcu kapasitesinde düzenlemeye gidilirken, meskenler hariç tüm alanlarda maske takma zorunluluğu getirildi ve tüm yeme-içme dahil tüm eğlence yerlerinde canlı ya da kayıttan müzik yayını da yasaklandı.

8 Eylül’de yayımlanan genelge ile raylı sistem araçlarına yüzde elli ayakta yolcu alınması; metrobüs ve toplu taşıma otobüslerinde ise; oturan yolcu sayısı kadar ve ayakta yolcu kapasitesinin üçte biri kadar yolcu taşınması ilgili birimlere bildirildi.

İBB’den yapılan açıklamada şöyle denildi:

İBB, insanların gidecekleri çabuk ve güvenli şekilde ulaşması için uyguladığı tedbirleri yeni dönemde de sürdürecek. Bu kapsamda İstanbul’da pik saatlerde yaşanan kısmi yoğunluğun önüne geçmek için toplu ulaşım hizmeti veren otobüs, metrobüs, metro, tramvay ve deniz ulaşımı sistemleri, tam kapasiteyle hizmet verecek. Toplu ulaşımda, İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi kararları titizlikle uygulanacak.

İBB bağlı kuruluşlarından İETT, yolcuların güvenli mesafede yolculuk yapmaları için tedbirlerine devam edecek. 2.623 araç filosuyla günlük 18.614 sefer gerçekleştiren İETT, hat ve sefer planlamalarını gerçekleştirdiği erguvan renkli Otobüs AŞ ve Özel Halk Otobüsleri de dahil edildiğinde toplam 5.599 otobüs ile günlük 45.010 sefer yapacak. Bu hatlara ek olarak 614 metrobüs aracı ile 6.600 sefer gerçekleştirilecek.

Genel

İBB Meclis Üyesi Zeyrek: İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayıdır ve kazanacaktır

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na en yakın isimlerden İBB Meclis Üyesi, Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ediz Zeyrek, “Ekrem İmamoğlu Türkiye’nin önündeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde adaydır. Ve kazanacak. Çünkü iki kere kazandı zaten. Rüştünü ispatladı” dedi.

İBB Meclis Üyesi, Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi CHP’li Ediz Zeyrek, polemikhaber yayınında gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

23 Haziran 2019 seçimleriyle İstanbul’da iktidara gelen CHP yönetimini değerlendiren Zeyrek “Seçimlerden önce vatandaşlara CHP hizmet edemez” diye propagandada bulundular. Bunun üzerine politika geliştirdiler. Sonra biz seçildik. Seçildikten sonra anladık ki ‘hizmet edemez’ demelerinin sebebi aslında şuymuş; ‘ Biz hizmet ettirmeyeceğiz mantığıyla’ bunu söylemişler. Oy birliğiyle İBB’nin bütçesini, giderleri ve borçlanması şeklinde özetlersek bu bütçeyi oy birliğiyle kabul etmelerine rağmen normal hakkımız bütçede yer alan
borçlanma hakkımızın önüne geçtiler. Anadolu tabiriyle ipe un serdiler. Yaşananlara tüm kamuoyu şahit zaten. Fakat biz bu engellemeleri ana gündemimiz olarak taşımıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere hiçbir zaman ‘bizim borçlanmamızı engellediler’ diye bir argümanla halkımızın karşısına çıkmadık.” diye konuştu.

“HORTUMU KESTİK 1 MİLYAR TASARRUF SAĞLADIK”

‘Hortumu kestik 1 milyar lira tasarruf sağladık’ diyen Ediz Zeyrek şunları söyledi;

*Biz ne yaptık? En önemli yaptığımız şeyi söyleyeyim. Gelir gelmez İstanbul halkının gelirini kullanan ya da aracı olarak aktarılan yerlerden bu hortumu kestik bir kere.

*Sadece buradan 847 milyon TL’lik bir tasarruf sağladık. Mesela Yenikapı’da israf sergisindeki araçlarla ilgili 300 milyon TL civarında bir tasarruf sağladık. Toplamda bir milyar küsur bir tasarrufumuz oldu. Ve bu bir milyarla bakın iki tane metronun bitmesini sağladık. Sadece tasarrufla….

“25 YILDIR ÇÖZÜLMEMİŞ SORUNLARI ÇÖZDÜK”

*Örneğin her yağmur yağdığında Üsküdar’daki denizle kara birleşiyordu. Bugün o haberleri izleyebiliyor musunuz? Hayır. Çünkü ne yapıldı? O altyapı sorunu çözüldü. Kadıköy’deki çarşıda yaşanan sel felaketleri son buldu. Yıllarca kangren haline gelmiş Kurbağalıdere’deki çalışmalar bizim dönemimizde son aşamaya getirildi. Düşünebiliyor musunuz? 25 yıl bu ülkeyi bu İstanbul’u yöneten bir iktidarın yıllarca kendi ukdesinde olan belediye Üsküdar Belediyesi. Üsküdar Belediyesi’nin altyapı sorununu çözmemiş. Ama gelmiş İmamoğlu altyapı sorununu çözmüş. Kadıköy’de altyapı sorununu çözmüş. Eminönü’nde alt geçitte su baskını olurdu, çözmüş. Bunun gibi sayabileceğimiz bir sürü altyapı sorunlarıyla ilgili çözüm üretmişiz.

“EKREM İMAMOĞLU ERDOĞAN’I 2 KERE YENDİ”

*Tüm olumsuzluklara rağmen bir başarı hikayesi yazıyoruz. Sayın Ekrem İmamoğlu önderliğinde. Bir kere Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı adayımız. Niye? Bir kere İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la 23 Haziran seçimlerinde ve 31 Mart seçimlerinde iki kere yarışmıştır. Bu yarışmada sayın Ekrem İmamoğlu galip çıkmıştır.

*Binali Yıldırım’la değil İmamoğlu bu seçimlerde Sayın Cumhurbaşkanı ile yarıştı. Bir günde on tane sayın Cumhurbaşkanımız miting yapmıştır. İstanbul’un ilçelerinde. Kime karşı? Sayın Ekrem İmamoğlu’na karşı yapmıştır. Yani beraber yarıştılar zaten.

‘İSTANBUL’U ALAN TÜRKİYE’Yİ ALIR’

*İstanbul Büyükşehir hem nüfusu seçmen sayısı Türkiye’ye sağladığı katma değer, ekonomi, vergiler açısından birlikte değerlendirirsek Türkiye’nin zaten aynası İstanbul. Yani Türkiye’de toplanan vergilerin yüzde kırkı İstanbul’dan. Türkiye’de seçmenin 83 nüfusun seçmene oranlandığı zaman, çoğunluğu İstanbul. Ekonomik anlamda da Türkiye’nin aynası İstanbul’dur. Ve bunu da bildikleri için sayın Cumhurbaşkanımızın deyimiyle ‘İstanbul’u alan Türkiye’yi’ alır.

“MANSUR YAVAŞ’LA İMAMOĞLU’NU KASITLI OLARAK KIYASLIYORLAR”

*Ben 30 yıldır siyasetle uğraşıyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde meclis üyesi olarak görev yapıyorum. Vatandaşların taleplerini, beklentilerini umutlarını görüyorum. Bunlarla örtüşen bir lider profili olduğunu görüyorum ben. Bunu vatandaşlarımız da görüyor. Fakat ne yapıyorlar? Yani büyük resme baktığımız zaman neler yapıyorlar? İşte Ekrem İmamoğlu’yla Mansur Yavaş’ı yarıştırıyorlar. Önce Recep Tayyip Erdoğan’la yarıştırdılar, kazandı. Kazandıktan sonra da aynı karşılaştırmayı yaptılar. Bir tarafa Recep Tayyip Erdoğan’ı koydular bir tarafa Ekrem İmamoğlu’nu koydular ama toplumda sürekli Ekrem İmamoğlu ivmesi yükselince bu sefer taktik değiştirdiler.

*Bir algı yaratma sürecine girdiler. Ekrem İmamoğlu’nun karşısına kendilerinin sahip olduğu bir büyükşehir belediyesinin başkanlığı koymadılar. Yani Konya’yı Bursa’yı Kayseri’yi koymadılar. Ankara’yı koydular. Sayın Mansur Yavaş da bizim gururumuz, iftarımız, başarılı işler yapıyor, bunda hepimiz hemfikiriz. Ama bundaki amaç ne? Bir taşla iki kuş vurmak. Yani CHP’nin olası bir Cumhurbaşkanlığı seçimindeki adayını belki de hiç Mansur Yavaş’ın aklının ucundan bile geçmeyecek bir durumu bir algı yaratarak oluşturmak. CHP içerisinde bir hizip yaratmak düşüncesiyle böyle bir karşılaştırmaya geçtiler.

*Bayram değil, seyran değil Mansur Yavaş mı iyi, Ekrem İmamoğlu mu iyi? diye bir algı yarışmasına geçtiler. Dediğim gibi ya kendi belediye başkanınızı koyun karşısına hadi Kayseri’yi koyun, Konya’yı koyun Erzurum’u koyun bir büyükşehir belediye başkanıyla kıyaslayın. Bu yok. Neden? Çünkü sayın Cumhurbaşkanımızın deyimiyle, ‘İstanbul’u alan Türkiye’yi alır’ Buna ben de inanıyorum. Belki de Cumhurbaşkanımıza katıldığım en önemli görüşlerden birisidir bu. Evet İstanbul’u alan Türkiye’yi alır….

“İMAMOĞLU İSMİNİ DUYUNCA BİZ BİLE TEREDDÜT YAŞADIK”

*Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı olarak Ekrem İmamoğlu gösterildiği zaman biz de dahil tereddüt yaşadık. Tanınmıyor, bilinirliği yok anlamında tereddüt yaşadık. Ama bu işin mimarlarından birisi kimdi?

Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu Sayın il Başkanımız Canan Kaftancıoğlu ve Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Oğuz Kaan Salıcı’ydı. Bakın içtenlikle söylüyorum biz bile tereddüt ettik, endişelerimiz oldu. Ama gördük ki bizim genel merkezimiz il başkanlığımız derslerine çok iyi çalışmış.

‘İMAMOĞLU ADAYDIR VE KAZANACAKTIR’

*Ekrem İmamoğlu Türkiye’nin önündeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde adaydır. Ve kazanacak. Çünkü iki kere kazandı zaten. Hem mart seçimlerinde hem 23 Haziran seçimlerinde kazandı zaten. Bunun rüştünü ispatladı. Bu ekibin başında da Sayın Kemal Kılıçdaroğlu var, İstanbul il Başkanı Canan Kaftancıoğlu var. Bunu herkes böyle bilsin. Kimse Cumhuriyet Halk Partisi’nde Sünni gündemlerle ayrıştırma yaratamaz. Yaratmaya gücü yetmez. Saman alevi gibi giderler. Samanları gibi savrulur giderler.

Continue Reading

Genel

İstanbul’un iki güzide markası yeniden hizmete açılıyor

Published

on

blank

İstanbul’un gastronomi markaları İBB Sosyal Tesisleri ve BELTUR, üç ayı aşan sürenin ardından yeniden misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Tüm restoran ve kafelerini kontrollü normalleşmeye göre düzenleyen seçkin lezzetlerin iki adresi, ara verdikleri hizmetlerine yeniden başlıyor.

İstanbullulara kaliteli hizmet ve seçkin lezzetler sunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)  Sosyal Tesisleri ve BELTUR, yeniden misafirlerini ağırlamaya başlıyor. Covid-19’la mücadele kapsamında Kasım 2020’den beri tüm lokanta, restoran ve kafeler gibi müşteri kabul edemeyen kentin iki yeme içme adresi, salgına dair tüm önlemleri alarak yeniden hizmet vermeye devam ediyor. İBB Sosyal Tesisleri 5 Mart Cuma günü İstanbulluyla buluşmak için hazırlıklarını yaparken, BELTUR’un hazırlıkları tamamlanan kafe ve restoranları birer birer açılıyor.

“ÖNCELİĞİMİZ SAĞLIK”

İBB iştiraki BELTUR, “önce sağlık” ilkesiyle tüm tedbirleri alarak kademeli ve kontrollü bir şekilde yeniden İstanbullularla buluşuyor. En sağlık bir şekilde İstanbulluları ağırlamaya hazırlandıklarını söyleyen BELTUR Genel Müdürü Cenk Akın, toplum sağlığı için alınan tedbirleri titizlikle uygulayacaklarını belirtti.

Tüm şubelerde HES kodu uygulaması ile misafir kabul edileceğini anımsatan Akın, “Önceliğimiz sağlık. Amacımız tüm tedbirleri alarak kontrollü ve hızlı bir şekilde açılmak. Şubelerimizin dezenfekte işlemlerine belirli aralıklarla devam ediyoruz. Tüm çalışanlarımızı sağlık durumunu takip ediyor, onları sağlık kontrolünden geçiriyoruz” dedi.

“BAŞINIZI ÇEVİRDİĞİNİZ HER YERDEYİZ”

Şubeler dışında on ‘Gezgin Lezzetler’ karavanının İstanbulluya hizmet vereceğini belirten Akın, “İstanbullunun başını çevirdiği her yerde olacağız. BELTUR uygun fiyata kaliteli ürünü İstanbullunun yanına kadar götürecek. COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tedbirlerin, şubelerde olduğu gibi, Gezgin Lezzetler karavanlarında titizlikle uygulanacak” diye konuştu.

AÇILIŞ 5 MART

İstanbul’un en güzel seyirlik manzaralarına sahip 19 farklı mekanda İstanbullulara restoran ve kafeterya hizmeti veren İBB Sosyal Tesisleri, 5 Mart Cuma günü kahvaltı servisiyle yeniden konuklarını ağırlamaya başlayacak. HES kodu uygulaması ve ateş ölçümü yapılarak misafir kabul edecek İBB Sosyal Tesisleri’nde kontrollü normalleşme dönemi için düzenlemeler gerçekleştirildi. Oturma düzeni sosyal mesafeye göre ayarlanarak kapasite yarıya düşürüldü. Tüm gerekli noktalara el dezenfektanları yerleştirildi. Tüm çalışanlar yeni düzene göre eğitimden geçirilerek maske kullanımı, fiziksel mesafe ve hijyen kuralları konularında bilinçlendirildi.

Continue Reading

Genel

Sarıyer’de çocuklarımızla birlikte eve hapsolduk

Published

on

blank

Omuzlarında dağlarca yük taşıyabilen şahane anneler onlar… Evin bütün işlerini sırtlayan EÇADEM’li anneler, pandemi döneminde çocuklarıyla birlikle nasıl eve hapsolduklarını, bütün gün kendine vakit ayıramadan nasıl çalıştıklarını anlatıyor. Kimisi çocuklarının zihinsel olarak yarı yarıya gerilediğini söylerken, kimisi de bilgisayar ve telefondan başka uğraşları kalmadığını dile getiriyor.

Pandemi ile birlikte bir kez daha ebeveynlerin sorunları gün yüzüne çıktı. Anne olmak tek başına yeterince büyük bir sorumlulukken bir de engelli çocuğu ile eve kapanmak zorunda kalan kadınlar fiziksel yükün yanı sıra psikolojik yüke de bu dönemde çokça maruz kalıyor. Koronavirüs salgını öncesinde çocuklarını gönül rahatlığıyla bıraktıkları, biraz olsa da sosyalleşip, nefes aldıkları Engelli Çocuk ve Ailelerine Destek Merkezi EÇADEM’in açılmasını dört gözle bekleyen anneler, salgın ile birlikte psikolojileri de değişen çocuklarını anlatıyor.

DİLEĞİM; VİCDANI YÜKSEK İNSANLARLA KARŞILAŞMASI

Yüzde yetmiş zihinsel engeli bulunan Berkecan’ın annesi Nazen Beşirli, pandemide oğlu ile birlikte nasıl zaman geçirdiğini şöyle anlatıyor; “22 senedir her şeyi Berkecan ile birlikte yapıyoruz. Her yere birlikte gidiyoruz, onun hep arkasındayım. EÇADEM bize hayat gibi geldi. En kısa zamanda tekrar faaliyete geçmesini bekliyoruz. Berkecan çok fazla otistik davranışları olan bir çocuk. Pandemi döneminde tikleri daha da fazlalaştı.”

SOSYALLEŞME DİYE BİR ŞEY KALMADI

Salgının Berkecan’ı olumsuz etkilediğini, evde sosyalleşemediğini anlatan anne   Beşirli; “Bu dönem bizi çok etkiledi. Berkecan içine kapandı ve dışarıya çıkmak istemediğini söylüyor. Mikroplar varken ben dışarıya çıkamam, ölürüm gibi cümleler kuruyor ve bu durum bizi çok üzüyor. Berkecan direktif alarak her şeyi yapıyor. Online eğitime adapte olamıyor. 1 senedir doğru düzgün dışarıya çıkmadı. Maske takmadan dışarıya çıkarsak, hijyeni sağlamazsak hasta olabiliriz diye süreci anlattık. Covid’in anlamını bilmiyor ama mikrobun ne olduğunu biliyor. Kekemelik başladı. Aynı şeyleri defalarca tekrarlamaya başladı. Çok kaygılı bir kere. Müzik dinliyor, çizgi film izliyor ve oyun oynuyor. Bütün günümüz böyle geçiyor.” diyerek gece gündüz kavramını yitirdiklerini dile getirdi.

SÜPÜR, YIKA, YEMEK YAP

11 aylıkken havale geçiren ve şu an 27 yaşında olan Betül’ün annesi Sevim Yıldız ise kızı ile olan bağını, “Ayrı bedenlerde bir can gibiyiz” diyerek anlatıyor.  Anne Yıldız , “Çok sosyal bir çocuk ve birden eve kapandık. Betül’ü dışarıya çıkaramıyorum çünkü sevgisini sarılarak göstermek istiyor. Sıkılıyor zaman zaman, ağlıyor. Covid nedir biliyor artık, ‘Bıktık bitse de kurtulsak’ diyor. EÇADEM bizim evimiz gibi. Gözüm hiç arkada kalmıyor. Ama bu süreçte davranışsak bozuklukları arttı. Bunlara razıyım, diyorum yeter ki daha kötüsü olmasın. Süpür, yıka, yemek yap bir günüm bu şekilde geçiyor. Betül EÇADEM’e geldiğinde kendime vakit ayırabiliyordum. 1 senedir devamlı evdeyim.”

YAŞITI OLAN KİMSEYİ GÖREMİYOR

Down sendromlu Eda’nın annesi Banu Ketan ise, “Pandemi Eda’nın hayatını çok kötü etkiledi” diyerek başlıyor konuşmasına. Banu Hanım; salgın ile birlikte kızının zihinsel faaliyetlerinde yarı yarıya azalma olduğunu söyleyerek; “Şu an bir ortama girse iletişim kuramaz.  Odasından hiç çıkmak istemiyor. Sürekli kendi kendine konuşuyor. Online okul derslerimiz var. Ondan biraz keyif almaya başladı. 1 yıldır yaşıtı olan kimseyi göremiyor. Benim sorumluluklarım fazla ama iyi olmaya çalışıyorum. Geleceği göremeden yaşıyoruz. İşler kötü, maddiyat sıkıntı. Fiziksel aktivite benim üzerimde olsa da maddi yük de maalesef eşimin üzerinde. Günü kurtarma derdindeyiz” diye konuştu.

EN BÜYÜK PROBLEMİMİZ TOPLUM

Down sendromlu çocukların sosyalleşmesinin, iş hayatına adım atmasının mümkün olduğuna fakat toplumun buna müsaade etmediğine de değinen Banu Hanım şöyle konuştu; “Kadın toplumun bel kemiği. Erkek çalışıp eve getiriyor tamam ama onu üreten de kadın. Kadın olmazsa hiçbir şey olmaz. Bu hayatta özel çocuklu anneler olarak çok güçlü olduğumuzu biliyorum. Yapamayacağımız bir şey yok bence. Özel çocuğunuz var ise bir gözünüz daha oluyor. Bütün çocuklar benim çocuğummuş gibi de hissediyorum. Elimden geleni en iyi nasıl yapabilirim bunun derdindeyiz. Herkes böyle düşünse neler yaparız neler. Bireysellikten toplumsallığa geçsek her şey daha kolay olacak. Bu hoşgörüde olsak keşke. Bizim çocuklarımız çok rahat çalışabilir, yön zekası da çok iyi. Ama yolda birisi çocuğumu kandırır diye korkuyorum. Engelli çocukların en büyük problemi toplum. Toplumun büyük bir kısmı engelli bir halde ve bu durum beni çok endişelendiriyor.”

Continue Reading

Popüler