Connect with us

Genel

İBB’nin öğrenci yurtları 10’a ulaştı

Published

on

blank

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçim vaatlerinden biri olan İBB Yurtları’nın sayısı 10’a yükseldi. Toplu açılışı yapılan Maltepe Kız Öğrenci Yurdu, Eyüpsultan Kız Öğrenci Yurdu, Bayrampaşa Kız Öğrenci Yurdu ile öğrenci kapasitesi 10 yurtta 2 bin 800’e çıktı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, üniversite öğrencilerin en temel sorunlarından biri olan barınma meselesine çözüm sunmaya devam ediyor. Üniversite eğitimi için il dışından gelen öğrencilere yönelik 2021 – 2022 Akademik yılında 622 öğrenci kapasitesiyle hizmet vermeye başlayan İBB Yükseköğrenim Öğrenci Yurtlarının kapasitesi bu sene hızla arttı. İBB Yurtları, Başkan İmamoğlu’nun seçim vaatleri olarak ilk kez 2021 yılında hizmete başladı. Bugün toplu açılışı yapılan Maltepe Kız Yurdu, Eyüpsultan Kız Yurdu, Bayrampaşa Kız Yurdu ile yurt sayısı 10’a yükseldi. Öğrencilere hizmet veren toplam 10 yurtta öğrenci kapasitesi 2 bin 800’e çıkarıldı. 2023 – 2024 akademik yılında hizmet verilen öğrenci sayısının 5 bin olması hedefleniyor.

AYNI ANDA 3 KIZ ÖĞRENCİ YURDU AÇILDI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), “150 Günde 150 Proje” maratonu kapsamında Maltepe, Bayrampaşa ve Eyüpsultan’da hizmete aldığı kız yurtlarının resmi açılışlarını gerçekleştirdi. Maltepe Yalı Mahallesi’ndeki yurdun bahçesinde gerçekleştirilen açılışta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç birer konuşma yaptı.

Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından birisinin eğitime olan inanç ve eğitimin bir hak olarak kabul edilmesi olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Eğitim, yalnızca imkanı olanların ya da belli bir grubun, belli bir cinsiyetin değil, bu güzel toprakların her köşesinde, en ücra köyündeki vatandaşımızın hakkıdır diye elde edilmiş kazanımdır” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, Kurtuluş Savaşı sürerken, 1921 yılında ‘Eğitim Kurultayı’ düzenlediği bilgisini paylaşan İmamoğlu, “Cumhuriyet, bize eğitimin bireyleri ve toplumu nasıl geliştirip dönüştürdüğünü ve en önemlisi de sosyal adaleti nasıl sağladığını, etkili olduğunu gösteren bir rejim, bir sistem. Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmak, eğitimin gereklerini yerine getirmek veya süreçlerini ayağa kaldırmak, aynı zamanda herkes için eşit eğitim hakkını da korumak ve geliştirmekle mümkün. Biz bu anlayışla hareket ediyoruz” diye konuştu.

“BİZDEN ÖNCE YAPILMAYANLARI YAPMAK SORUMLULUĞUMUZ”

Açtıkları kreşler ve üniversite öğrencilerine sağladıkları eğitime katkı desteğini söz konusu anlayışa örnek olarak gösteren İmamoğlu, şunları söyledi:

“Bizden önce ne yazık ki yapılmamış birçok şeyi yapmaya başlamak ya da bu açığı kapatmak, elbette sorumluluğumuzun bir parçası. Ama bu şekilde bir İstanbul almak ve bu açığı kapatan öncü işleri yapmak inanın ki bizi mutlu etmiyor. Keşke geçmişten bugüne, bu anlamda daha etkili bir hamle süreci yaşansaydı da bugün daha farklı bir süreci biz de İstanbullulara kazandırıyor olsaydık. Bizden önceki yönetime göre, İstanbul’un yurt sorunu yoktu. Kendileri için, açıkçası enteresan bir düzen kurmuşlardı. İBB’nin bütçesiyle, yani 16 milyon insanımızın vergileriyle, parasıyla birlikte yurtlar inşa edip, sonra da bunları bir kısım -kendi düşüncesi mi diyeyim ya da kendi ailelerine mi diyeyim- kendilerine yakın olan vakıflara veya derneklere teslim etmeyi bir yöntem olarak kendilerine uygun görmüşlerdi. Büyükşehir Belediyesi olarak yurt yapıyor, masraflarını karşılıyor ama yönetiminde hiçbir hakkı olmaksızın, bunu bir kısım vakıflara ve derneklere teslim ediyordu. Ben, defalarca kendime ‘Neden’ diye sorsam da kendimce bir cevabını, kendi aklımca, mantığımca, vicdanımla birlikte bir cevabını bulamadım.”

 “İNANCIYMIŞ, YAŞAM BİÇİMİYMİŞ, SİYASİ GÖRÜŞÜYMÜŞ…”

Şu anda 2 bin 800 olan yatak sayısını 5000’e çıkarma hedefinde oldukları bilgisini tekrarlayan İmamoğlu, “Öğrencilerimizi bize başvurup, buraya kaydolma biçimi içerisinde hiçbir ayrımcılık yoktur. Tümden adil bir sistemle, kendi başvuruları ve kendi koşullarının uygunluğuyla yönetilen bir süreç yürütülmüştür. Yani burada parti bağlantısıymış, inancıymış, yaşam biçimiymiş, siyasi görüşüymüş… Bunların bizim için hiçbir kıymeti yoktur. Bizim için kıymetli olan, her bireyin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve buraya uygun koşullara sahip olmasıdır. O bakımdan bizim için, öğrencilerin partisi önemli değildir. Amacımız; gençlerimizin sadece burada yurtlarda kalması, okullara gitmesi değil. Onların hayata dahil olmaları noktasında da çalışmalarımız var. Onlara hem yarı zamanlı iş bulma konusunda hem staj imkanlarının yaratılmasında. Özenli katkılar sunuyoruz” diye konuştu.

“YETER Kİ İSTANBULLULARIN YÜZÜ GÜLSÜN”

39 ilçenin tamamına eşit hizmet götürmeye kararlı olduklarının altını çizen İmamoğlu, “39 ilçenin ihtiyacına dönük, 39 ilçeye de yatırım yapan, destek olan hiçbir ilçeyi birbirinden ayırmayan bakış açısı. İstanbullu için çalışmaya ve üretmeye, var gücümüzle devam edeceğiz. Çalışkanlığımızın ulaşacağı yeri, hiç kimse şu anda ölçemez. Ulaşacağı yere dair, hiç kimse tahmin üretmesin. Çünkü, çalışkanlığımızın ve üretme azmimizin, vatandaşlarımızla bütünleşme ve onların ihtiyaçlarına koşmayla ilgili özenli prensiplerimizin sınırı yoktur. Yeter ki İstanbullular mutlu olsun. Yeter ki İstanbulluların ve vatandaşlarımızın ve hatta milletimizin yüzü gülsün. Başka hiçbir karşılığını da beklemiyoruz” şeklinde konuştu.

YARDIMSEVER ÖNGER: “KENDİ ADIMA VE ÇAĞDAŞLARIM ADINA ÖZÜR DİLİYORUM”

 “Bu sürecin olgunlaşmasında, 5000 yatak kapasitesine doğru yürüyüşümüzdeki bütün dostların, bütün çalışma arkadaşlarımızın, bütün katkı sunanların her birisine ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diyen İmamoğlu, Maltepe’deki yurdun iç döşemelerinin tamamının yapımına katkı sunan yardımsever Fatma Önger’i mikrofona davet etti. İmamoğlu tarafından katkılarından dolayı plaket verilen Önger de duygularını, “Çocuklarıma çok başarılar diliyorum. Onlardan özür diliyorum. Kendi adıma ve çağdaşlarım adına özür diliyorum. Çünkü, biz size layık olduğunuz günleri hazırlayamadık çocuklar. Bu, inşallah sizlerle olacak. Biz çünkü o kadar emindik ki, o kadar biliyorduk ki, o kadar güveniyorduk ki; her şeyimiz garanti altındaydı. Ama biz, sizlere aynı garantileri bırakamıyoruz. Bundan sonrası size ait. Başarılarınızın devamını istiyorum can-ı yürekten” sözleriyle dile getirdi.

KILIÇ’TAN İMAMOĞLU’NA: “EMANETİNİZ BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE”

Maltepe Belediye Başkanı Kılıç da “Öğrenci yurtlarına verdiği önem için, kendisine can-ı gönülden teşekkür ediyorum. Müthiş bir açığı, müthiş bir boşluğu doldurma gayreti içerisinde. Biraz önce Murat Bey, çok nazik bir şekilde, ‘Kimseyle yarışmıyoruz’ dedi. Evet, Ekrem Bey kimseyle yarışmıyor, sadece kendisiyle yarışıyor. Çünkü, her gün hizmet alanını geliştiren bir anlayışla, ekibiyle beraber çalışıyor. Biraz önce kendisini karşılarken, Maltepeli kadınlara dedi ki, ‘Kızlarımız size emanet ediyoruz.’ Başkanım, emanetiniz başımızın üstünde. Biz buradaki kızlarımıza, evlatlarımıza sizin duyarlılığınızla yaklaşacağız. Onları Maltepe’de ağırlamaktan büyük bir onur duyuyorum” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından kesilen kurdeleyle İBB’nin Maltepe, Bayrampaşa ve Eyüpsultan’daki kız öğrenci yurtları resmen hizmete girmiş oldu.

İMAMOĞLU’NDAN ÖĞRENCİLERE: İSTANBUL’DAN DAHA BÜYÜK BİR KAMPÜS BULAMAZSINIZ

İmamoğlu, açılışın ardından resmi açılışı yapılan yurtta öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerle keyifli bir sohbet gerçekleştiren, onlardan gelen soru ve görüşleri dinleyen İmamoğlu, “Hayat okulunda İstanbul’dan daha büyük bir kampüs bulamazsınız” dedi. İmamoğlu’nun gençlerle buluşmasında renkli diyaloglar da yaşandı. Bir öğrenci, “Benim yurdum, KYK’da Fatih’te çıkmıştı. Okuluma çok uzaktı. Gidiş-gelişim 3 saatti. Ama son gün beni buradan aradılar. Gerçekten çok konforlu” derken, bir başka öğrenci de “3 sene KYK’da kaldım. 2,5 senedir de diyalize giriyorum. KYK’nın kalabalık ortamında çok rahatsız oluyordum. Sağlığıma ekstra bir problem çıkartıyordu bana. Burada bu problemimi dile getirdiğimde, tek kişilik bir odada öncelik sağlandı. Bu yüzden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. İmamoğlu’nun öğrenciye yanıtı, “Hoş geldin aramıza. Sağlığınla da ilgileniriz. Gerektiğinde, en doğru zamanda, diyaliz vesaire ihtiyaçlarında da yanında oluruz. Herkesin sağlığıyla ilgileneceğiz. Başarılar dilerim. Yüzün hep gülsün” oldu.

 

Genel

Sarıyer’in bir değerini daha kaybettik! Atilla Günaltay vefat etti

Published

on

blank

Sarıyer’de yaprak dökümü devam ediyor… Sarıyer’in önemli değerlerinden, eskilerinden, Kilyos Kayıkhane’nin sahibi Atilla Günaltay, geçirdiği kalp krizi sonucu 66 yaşında hayatını kaybetti.

Sarıyer, bir değerini daha kaybetti. Sarıyer’in eski, sevilen isimlerinden, gazetemizin İmtiyaz Sahibi Çetin Ali Aytaç’ın baba dostu, Kilyos’taki Kayıkhane Restoranı’nın sahibi Atilla Günaltay, geçirdiği kalp krizi sonucu 66 yaşında hayatını kaybetti.

Pazar günü akşam saatlerinde Kilyos’taki evine istirahate giden Günaltay’dan uzun süre haber alınamaması üzerine evine girenler cansız bedeni ile karşılaştı. Günaltay’ın kalp krizi sonucu vefat ettiği öğrenildi.

CENAZE TARİHİ BELLİ OLDU

Ani vefatıyla Sarıyerlileri yasa boğan Atilla Günaltay’ın cenaze tarihi belli oldu. Günaltay’ın cenazesi, yarın (7 Aralık 2022 Çarşamba) öğle namazına müteakip Kilyos Camii’nden kaldırılacak ve Ağlamış Dede Mezarlığı’na defnedilecektir.

Tüm Sarıyerliler’in ve Günaltay ailesinin başı sağolsun.

Continue Reading

Genel

İSKİ’den Sarıyer’in bazı mahalleleri için su kesintisi uyarısı

Published

on

blank

İSKİ, Sarıyer’in Rumelihisarı, Baltalimanı, Emirgan, İstinye, Yeniköy, Tarabya ve Kireçburnu mahallelerine 21 saat su verilemeyeceğini açıkladı.

İSKİ’den yapılan açıklamada, “

İsale hattı üzerine su yönetiminin verimliliğini arttırmak amacıyla mekanik ekipmanların montajı yapılacağından Sarıyer İlçesi: Rumelihisarı, Baltalimanı, Emirgan, İstinye, Yeniköy, Tarabya ve Kireçburnu mahallelerine 06.12.2022 Salı 10.00 ile 07.12.2022 Çarşamba 07.00 saatleri arasında 21 saat süreyle su verilemeyecektir. Sabır ve anlayışınız için teşekkür eder, bilgilerinize sunarız.” denildi.

 

Continue Reading

Genel

CHP Sarıyer Kadın Kolları’ndan basın açıklaması

Published

on

blank

CHP Sarıyer Kadın Kolları, 81 ilde eş zamanlı olarak “Kadınlara seçme ve seçilme hakkı”nın tanınmasının 88. yılına ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

İşte CHP Sarıyer Kadın Kolları’nın basın açıklaması:

Bugün biz kadınlar için hayati öneme sahip olan en onurlu günlerden birisidir. Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde, 5 Aralık 1934 tarihinde seçme ve seçilme hakkını kazandık. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün ifadesiyle Atatürk’ün “en ileri devrimlerinden” biri gerçekleşti.

Birçok gelişmiş ülkeden önce kazandığımız bu hak ile eşit yurttaş olma statüsüne kavuştuk. 1935 yılında gerçekleşen seçimlerde, kadınlar büyük bir hevesle haklarına sahip çıktı ve oylarını kullandı. Özellikle büyük şehirlerde, kadınların oy kullanma oranı erkeklere yakındı. Seçim sonucunda 17 kadın milletvekili Meclis’e girdi. 1936 yılında yapılan ara seçimle birlikte, kadın milletvekili sayımız 18’e çıktı. Böylece Meclis’teki kadın milletvekili oranımız yüzde 4,6 oldu. Bu oranla parlamentoda kadın temsilinde dünyada ikinci sırada yer aldık.

Aradan geçen 88 yıla rağmen; ilerlemek bir yana 129’uncu sıraya geriledik. Örneğin bu oran, 2011 yılında kadınların seçme ve seçilme hakkını kazandığı Suudi Arabistan’da yüzde 20, 2006’da aynı hakkın tanındığı Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise yüzde 22,5’tur.

Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan 2021 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’nda yer alan endekste ise Türkiye 156 ülke arasında 133. sıradadır.

Seçmen nüfusunun yarısını kadınlar oluşturmasına rağmen, kadınların karar alma süreçlerinde yeterince yer almamaları ve siyasette ‘eksik temsil’ edilmeleri bir demokrasi sorunudur.

Bu sorun öylesine büyük ki; araştırmalara göreTürkiye’nin tam cinsiyet eşitliğine ulaşma için 152 yıla ihtiya var. Oysaki biz kadınların 152 yıl beklemeye tahammülü yok!

Değerli Basın Mensupları,

Kadın kimliğinin, ulusal meclislerde ve yerel yönetimlerde temsili için belirlenmiş olan kritik eşik yüzde 33’dür. Peki, ülkemizde durum ne?

1934 yılından bu yana 23 Genel Seçim yapıldı. Toplam 11 bin 385 milletvekili Meclis’te görev yaptı. Bu vekillerin sadece yüzde 5’i, yani 598’i kadın. Bugün Meclis’teki 580 milletvekilinin ise yüzde 17,4’ü, yani 101’i kadın.

Ülkemizdeki 17 bakandan sadece biri, yani yüzde 5,8’i kadın.

1930-2019 yılları arasında yapılan 19 yerel seçimde, toplamda sadece 156 kadın belediye başkanı seçildi. Erkeklerde ise bu sayı 32 bin. 31 Mart yerel seçimlerine göre 1389 belediye başkanının sadece 37’si, yani yüzde 3’ü kadın.

2019 sonuçlarına göre, Türkiye’de toplam 50.217 muhtardan sadece 1.119’u kadın. Yani sadece yüzde 2’si. Kadın belediye meclis üyesi oranı en fazla yüzde 11, kadın il genel meclis üyesi oranı ise en fazla yüzde 3 olabildi.

Gördüğünüz gibi bu oranlar, dünyaca kabul edilen kritik eşiğin oldukça altında! Kısacası; Türkiye’de kadınlar siyasette yeterince temsil edilmiyor.

Değerli Basın Mensupları,

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüzüğümüzde de kritik eşik olan yüzde 33 cinsiyet kotasını hayata geçirdik. Elbette asıl hedefimiz tam eşitliktir. Ayrıca partimiz geçen yıl devrim niteliğinde bir adım attı. Kadınların siyasette eşit temsilini sağlayabilmek amacıyla, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu yasa teklifimizi Türkiye Büyük Millet Meclisine sundu. Siyasi Partiler Yasası’nda değişiklik öngören bu teklifimizle, milletvekilli seçimlerinde, siyasi partilerin aday listelerinde, kadınerkek eşit temsilini sağlamayı hedefledik. Kadınların seçilebilecekleri sıralarda olmasıgaranti altına almak için, listelerin bir kadın bir erkek şeklinde “fermuar yöntemiile yapılmasını istedik. Bu teklifimiz AKP ve MHP oylarıyla reddedilmiş olsa da bizler eşitlik mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz! Eşit bir Türkiye’yi kadın-erkek bir arada yeniden inşa edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını demokrasi ile taçlandıracağız!

 Değerli Basın Mensupları,

Eşitsizlik sorunumuzun tek nedeni var: ZİHNİYET!

“Ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum”,anneliği reddeden kadın eksiktir, yarımdır“, kadının kariyeri çocuk doğurmak” ifadelerini kullanan zihniyetten eşitlik beklenilemez.

Kadınların en temel hakkı olan yaşam hakkına sahip çıkamayan, koruma altında öldürülmelerine seyirci kalanlardan samimiyet umulamaz. Bu zihniyet; biz kadınların yaşam hakkını savunan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizin tek nedenidir. Bukarar alındığından bu yana, yüzlerce kadın katledildi. Katiller, cinayeti işlemeden önce nasıl ceza indirimi alacaklarına dair internet araması yapıyorlar. Yargılanırken bahanelerin arkasına sığınıyorlar.Önceki yargı kararlarından cesaret alıyorlar

Biz yaşam hakkımızı gasp eden bu hukuksuz kararı asla tanımadık ve tanımayacağız!

İstanbul Sözleşmesi’nin hükümleri artık iç hukukumuzun bir parçasıdır. İktidardan tek talebimiz var: YASALARA DOKUNMA, UYGULA!

Zaten en geç 6 ay sonra iktidara gelip, ilk 24 saat içerisinde İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyacağız. 

Değerli Basın Mensupları,

Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamanın yolu; kadını güçlendirecek eşitlikçi politikalardan geçiyor. Bu amaçla partimiz, kadını güçlendirecek üç önemli projeye imza attı.

 İlki; iki yıl önce bugün İstanbul Sözleşmesi’nin bir maddesini hayata geçiren YAŞAMHAK projemizdir. Bilindiği gibi; 444 82 85 numaralı alo şiddet hattımız üzerinden, şiddet mağduru kadın ve çocuklara 7/24 ücretsiz hukuki ve psikolojik destek hizmeti sunuyoruz. Psikolojik, ekonomik, dijital, cinsel ve fiziksel şiddet mağduru kadınlara mahkemelerde, karakollarda, savcılıklarda, hastanelerde eşlik ediyoruz. Barolar, Sivil Toplum Kuruluşları ve Meslek Odaları ile protokoller imzalıyoruz. Cep telefonu uygulamamız sayesinde, şiddet mağduru kadınların bize tek tuşla ulaşmasını sağlıyoruz. Kendini güvende hissetmeyen kadınlara, yürürken ya da yolculuk ederken gideceği yere varıncaya kadar telefonun diğer ucunda eşlik ediyoruz.

İkincisiyoksulluğu bitirecek olan AİLE DESTEKLERİ SİGORTASI projemizdir. Aile Destekleri Sigortası ile asgari ücret ve altında geliri olan ya da hiç geliri olmayan tüm hanelerin hayatına dokunacağız. Maddi desteğin yanı sıra yaşam koşullarını iyileştireceğiz. Yoksulluğu yöneten AKP zihniyetine inat, bizler yoksulluğu bitiren olacağız! Sosyal devlet olmanın gereğini yerine getireceğiz. Yapılacak maddi katkıları kadının banka hesabına yatırarak, kadını güçlendireceğiz.

ÜçüncüsüKADIN İSTİHDAMI projemizdir. Aile içi bakım hizmetlerini kadınların omzuna yükleyen ve kadını istihdam dışına iten bu düzeni değiştirmek için adım attık. İktidarımızda, 5 yılda 6 milyon kişiye istihdam yaratacağız ve bunun 4 milyonu kadınlardan oluşacak. Bu istihdamı güven veren ve istikrar yaratan dört ayaklı bir stratejiyle hayata geçireceğiz. Birincisi; ülkemize yeniden hukukun üstünlüğünü ve demokrasiyi getireceğiz. İkincisi; üreten bir Türkiye tesis edeceğiz. Üçüncüsü; ürettiklerimizi hakça paylaşacağız. Masanın dördüncü ayağını da kalkınmanın ve sürdürülebilirliğin sağlandığı bir ekonomi oluşturuyor. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.

 Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için bütüncül politikaları hızla uygulamaya koyacağız!

Biz Cumhuriyet Halk Partili kadınlar, bugün 81 ilde,973 ilçede tek ses olduk ve haykırıyoruz:

EŞİT TEMSİL HAKTIR!

HAKKIMIZI ALANA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK!

Geliyor Gelmekte Olan!

Continue Reading

Popüler

blank