Connect with us

Genel

İmamoğlu: Çıkar gruplarına fırsat vermeyeceğiz

Published

on

blank

İBB iştiraki KİPTAŞ, 50 yıldır çözülemeyen sorunu çözdü ve Eyüpsultan Yeşilpınar Mahallesi’nde kentsel dönüşümü başlattı. ‘Yeşil Pınar Evleri Temel Atma Töreninde’ konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Burada, 192 bağımsız birim ve 159 hak sahibi bulunan sürece gerçekçi, somut bir çözüm bulunulmuştur. Adil olunmuştur, şeffaf olunmuştur, katılımcı bir süreç yönetilmiştir ve yüzde 100 ikna sağlanarak, insanlarımızın imzasıyla süreç yönetilmiştir” dedi. Benzer süreçlerde ortaya farklı çıkar gruplarının çıktığını vurgulayan İmamoğlu, “Farklı çıkar grupları olacak. ‘Çıkar grubu’ veya ‘kötü niyet’ derken, burun partisi de yok; onu da söyleyeyim. O parti, bu parti, şu parti… Benim dilim, bu konuda net. Yani, ‘Benim partinden, koruyayım’ veya ‘Başka parti de var, söveyim, işte döveyim’ öyle bir anlayışım yok benim. Kötü, kötüdür; iyi, iyidir. O bakımdan, o çıkar gruplarına hiç fırsat vermedim. Vermeyeceğiz de. Bu konuda taviz yok” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ, yaklaşık 50 yıldır çözüm bekleyen Eyüpsultan Yeşilpınar Mahallesi’nde kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırdı. “KİPTAŞ Eyüpsultan Yeşil Pınar Evleri Temel Atma Töreni” İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Törende; CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken ve KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt ile İBB üst yönetimi de hazır bulundu. Törende ilk konuşmayı gerçekleştiren Kurt, KİPTAŞ mülkiyetindeki bölgede gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili detaylı bilgiler paylaştı. Dönüşümün; 192 bağımsız bölüm, 159 hak sahibi ve yaklaşık 800 kişiyi kapsadığını belirten Kurt, çalışmalara vatandaşların yüzde 100 onayını alarak başladıklarını vurguladı.

KÖKEN: “YEŞİLPINAR’A HAYIRLI OLSUN”

Kurt’un ardından konuşan Köken ise İmamoğlu’na, “Bizi ilk ziyaret ettiğinizde, 4 tane bölgeyi size söylemiştim; Karadolap, Çırçır, Akşemsettin ve Yeşilpınar. Yeşilpınar bölgesinin küçük kapsamlı olduğunu, iyi müdahale edilirse zamanında, çözüme kavuşacağını o zaman size söylemiştim” hatırlatmasında bulundu. “Kentsel dönüşümün başlangıcı tatsız olur ama sonu güzel olur. Her zaman böyledir” diyen Köken, “Kentsel dönüşümler, riskli bir konu. İstanbul’un, 99 depremi öncesi binalarının tamamını dönüştürmesi lazım. Bunu da yerinde yapması lazım. Çocukların kendi okullarından, komşularından, arkadaşlarından ayrılmadan büyümeleri lazım. Çünkü mahallelerin ve sokakların tarihi var İstanbul’da. Her birisini ayrı bir yapısı var, hikayesi var. O hikayeler yok oluyor öbür türlü yapılınca. O yüzden burada olması, buradaki 192 vatandaşımızın, komşularımızın tekrar geri gelecek olması güzel bir şey. Başlangıcındaki sıkıntılar bitecek inşallah. Onların unutulur. Herkes anahtarı aldığı gün, çok daha güzel bir yapıya dönüşür diye umut ediyoruz. Herkese emeği için saygılar sunuyorum. Yeşilpınar’a hayırlı olsun diyorum” ifadelerini kullandı.

 

İMAMOĞLU: “BURADA MUTSUZ OLACAK HİÇ KİMSE YOK”

Törenin son konuşmasını gerçekleştiren İmamoğlu’nun konuşmasının satır başları da şunlar oldu:

“Bu, kıymetli ve değerli bir iştir. Bu işin sonunda, burada mutsuz olacak hiç kimse yoktur. Eyüpsultan Mahallesi’nde oturan vatandaşlarımız için de örnek bir iş olacak. Belli hassasiyetleri olanlar, belli konulardaki bir takım farklı düşüncesi olan insanlara da saygı duyarak, dinleyerek, sürece çözüm üretme çabasını en hassas, en yoğun bir şekilde yöneten değerli KİPTAŞ çalışanlarına, yöneticilerine, Genel Müdür’ümüze yürekten teşekkür ediyorum. Gece gündüz, bu süreci kovaladılar; ben şahidiyim. Bu konu hassas bir şekilde ilerlerken destekte bulunan vatandaşlarımız, muhtarımız var. Belediye Başkanı’mızın bu sürece hassasiyet gösterişinin şahidiyim. Dolayısıyla, bu olgun şekilde yürüyen sürecin içine muhalif bakanlar da olacaktır. ‘Ben bunu istemiyorum, ben şunu kabul etmiyorum, ben burada şu alanın değişmesini istemiyorum’ diyenler de olacaktır.  İyi niyetli ise çözeriz; hiçbir sorun yok. Çünkü yaptığımızdan adımız gibi eminiz. İyi niyetli ise, çözeriz. Tek yolu var; konuşuruz, dinleriz, anlatırlar, anlatırız ve çözüm buluruz. Ama kötü niyet var ise, bu nafile. Oradan çözüm çıkmaz.”

“BU İŞTE SİYASET OLMAZ”

“Bu handikapları bilerek, başından beri kentsel dönüşüm süreçlerine dair bu işin siyasetinin olmayacağını, bu işte siyaset yapılmayacağını, yapılmaması gerektiğini, bu işin partisinin olmayacağını her ortamda dile getirdik. Bu konuda yüksek bir mutabakat elde etmek adına, Şehircilik Bakanı’mızdan siyasi partilerin yöneticilerine varıncaya kadar bu hassasiyetimizi dile getirdim. Karşılık da buldu. Kentsel dönüşüm mevzusunda, bu konuşmayı yaptığımız yaklaşık 14-15 ay öncesinden bugüne, -başta Şehircilik Bakanlığı ve Bakanı için konuşuyorum- uyumlu bir süreç yürüttüğümüzü belirtmek isterim. Bu değerlidir. Ben, kendisini ziyarete gittiğimde şunu söyledim: ‘Size gelmeden, Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’yla kentsel dönüşüm mevzusunu şu kapsamda konuştum: Efendim, bu işi siyaset mecrasının konusu olmaktan çıkaralım. Başka türlü çözüm olmaz. Bazen iyi niyetle, bazen farklı niyetlerle biri aşağı çeker, bir, yukarıya çeker ve bu işten çözüm çıkmaz, dediğimde, kesinlikle siyasi mevzu yapılmayacak taahhüdünü verdi. Ben de Genel Başkan’ımızın bu taahhüdüyle sizi ziyarete geldim, dedim.’ O günden bugüne, her adımımızı hassas yürütüyoruz.”

“ADİL, ŞEFFAF VE KATILIMCI OLUNDU”

“Burada, 192 bağımsız birim ve 159 hak sahibi bulunan sürece gerçekçi, somut bir çözüm bulunulmuştur. Adil olunmuştur, şeffaf olunmuştur, katılımcı bir süreç yönetilmiştir ve yüzde 100 ikna sağlanarak, insanlarımızın imzasıyla süreç yönetilmiştir. Bu, çok değerli. Yüzde 100 elde edilene kadar da arkadaşlarım, sabırla süreç yönetmiştir. Bu da bizim, vatandaşımızın bu sürecine dair ne kadar değerli bir bakışla yol gördüğümüzün ispatıdır. Farklı çıkar grupları olacak. ‘Çıkar grubu’ veya ‘kötü niyet’ derken, burun partisi de yok; onu da söyleyeyim. O parti, bu parti, şu parti… Benim dilim, bu konuda net. Yani, ‘Benim partinden, koruyayım’ veya ‘Başka parti de var, söveyim, işte döveyim’ öyle bir anlayışım yok benim. Kötü, kötüdür; iyi, iyidir. O bakımdan, o çıkar gruplarına hiç fırsat vermedim. Vermeyeceğiz de. Bu konuda taviz yok.”

 

“200 BİN BİNA ÇOK RİSKLİ”

“Bu memlekette, yüz binlerce insanımızın hayatı söz konusu. Bu şehirde, öyle bahsedildiği gibi 40 bin-50 bin bina değil, 150 bin ile 200 bin bina arasında, ‘çok riskli’ yapı vardır. Tespitleri, benim arkadaşlarım ilçe ilçe yapıyor. 150.000 ile 200.000 bina; daire değil arkadaşlar. Bu kadar büyük sayı, milyonlarca insanı tehdit eden yapı stokunun içinde, bundan daha elzem bir işimiz olamaz. Bu bir belediyenin, bir bakanlığın, hatta ve hatta, sadece bir devletin dahi kendi bütçesinden çözemeyeceği kadar yüksek oranlı bir yapıdır. Sürekli sübvanse edilerek çözüme kavuşması da mümkün değildir. Katılımcı modeller, paylaşımcı modeller, gerektiğinde vatandaşın da hakkını ödediği ama sağlıklı borçlanabileceği, sıfır faizle bile borçlanabildiği, uzun sürede karşılığını ödeyebildiği, hak sahibi olmanın orada karşılığını görebildiği modellerle çözüm oluşturulmalıdır. Yüz milyarlarca liralık büyük bir maliyete sahip İstanbul dönüşümünde.”

“GEÇMİŞTEKİ HIZLA GİDERSEK 100 YIL”

“Geçmişte hiçbir şey yapılmamıştır, denebilir mi? Mümkün değil; çok şey yapılmıştır. İyi niyetle iyi şeyler yapılmak istenmiştir. Ama bakınız, 1999 yılı depreminden bugüne, yaklaşık 20 yılda, İstanbul’da kentsel dönüşüm için yapılan hızla hareket edersek, İstanbul’un dönüşümünü 100 yılda bitiremeyiz. Bunu ben söylemiyorum, sayılar söylüyor. Bu olmaz, bu iş bizi yorar. Onun için bu sürecin çözüme kavuşması, müşterek bir seferberlik ile çözülebilir. Vatandaş işin içinde olacak. İş hayatı, işin içinde olacak. İnşaat sektörü, finans sektörü işin içinde olacak. Ülkenin ekonomik değerleri buna müsait olacak; faizi, enflasyonu…

Bu kapsamda tabii ki ilçe belediyesi, büyükşehir belediyesi, bakanlık devrede olacak.

Gerektiğinde makul sübvansiyonlar olabilir. Ama bu iş böyle yapılırsa, bize göre 15 ila 20 yıl içerisinde İstanbul’da muazzam bir dönüşüm elde edilir.”

“İNSANLARIMIZIN GÖZÜNDE UMUT GÖRÜYORUM”

“Burada çok değerli bir işe imza atıyoruz. Burada insanlarımızın gözlerinde, ben, umut görüyorum. Ama hafif de ‘Ya acaba ne zaman bitecek, ne zaman evimize gireceğiz’ telaşını da gözlerinden okuyorum. Ben, binlerce konut yapmış birisiyim. Ben, o gözlerden onu görürüm. İster özel sektör olsun, ister başka bir alan olsun; görürüm, hissederim. Onun için bu işi hızlı bitireceksiniz arkadaşlar. Yüklenicimize, onun çalışanlarına Allah, güç kuvvet versin. Bizim çalışma arkadaşlarımızın sıkı denetim ile hem kaliteli hem hızlı bir iş istiyoruz. Takvimini gün gün takip edeceğim. Gelip de burada sık sık da denetleyeceğim. Allah’ın izniyle sizi hızlıca evlerinize buluşturacağız.”

Konuşmaların ardından, İmamoğlu, hak sahipleri Hayrullah Türkoğlu, İrfan Turhan ve Halime Çalış ile birlikte butonlara bastı ve 50 yıllık sorunu çözüme kavuşturacak ilk harcı temele döktü.

YEŞİLPINAR’IN ÖYKÜSÜ

Projenin yapıldığı alan, 2016 yılında Bakanlar Kurulu tarafından riskli alan ilan edildi. Arsa, önceki KİPTAŞ yönetimi tarafından 14 milyon 227 bin lira bedelle satışa çıkarıldı. 2019’da göreve gelen İmamoğlu başkanlığındaki yeni yönetim, satış kararını iptal ederek yerinde dönüşüm projesi için çalışmaya başladı. 2 Aralık 2019 tarihinde mahallede “Uzlaşma Ofisi” açıldı. Sözleşmelerde imza aşamasına geçildi. Anlaşma sağlanan vatandaşlar birer birer riskli yapılardan tahliye edildi. Taşınma ve kira yardımları yapılmaya başlandı. Gerçekçi ve somut bir çözüm ile uzlaşma süreçleri 18 ay içerisinde tamamlandı. Her bir hak sahibi ile uzlaşıldı. KİPTAŞ, sürece mahallelileri dahil ederek, sakinlerin yıllardır yaşadıkları bölgeden uzaklaşmamasını hedefledi. Uygulanacak proje ile yaratılacak değere, bölge insanını paydaş edecek bir dönüşüm modeli için oldukça şeffaf bir süreç yönetti.  17 Ağustos 2020’de, Marmara Depremi’nin yıldönümünde sahada tahliye edilen tek katlı yapıların yıkım süreci başladı. Yıkımlardan önce tüm yapılarda asbestli malzemelerin tespiti ve söküm işlemleri gerçekleştirildi.

EYÜPSULTAN’A DEĞER KATACAK BİR PROJE İNŞA EDİLECEK

KİPTAŞ Eyüpsultan Yeşil Pınar Evleri ile tasarım odaklı, yoğun yapılaşmadan uzak, sosyal donatıları ve yeşil alanları ile bölgeye değer katacak bir proje inşa edilecek. Yüzde 60’ı yeşil alandan oluşan, çocuk parkları ve toplanma alanları bulunan açık bir site tasarlanacak. Proje kapsamında kreş, kütüphane ve aile sağlığı merkezi yapılacak. Tüm alanlar duvarların ardında kalmayıp Eyüpsultan Yeşil Pınar Mahallesi’ndeki herkese açık olacak.

Genel

İmamoğlu’ndan öğrencilere yurt müjdesi: Eylüle kadar 2700, önümüzdeki sene 5000 yatak olacak

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çarşamba mesaisinin büyük bölümünü Bağcılar’a ayırdı. Bağcılar’daki İBB projelerini ve geldikleri aşamaları yerinde inceleyen İmamoğlu, Yenimahalle’deki 510 yataklı öğrenci yurdu inşaatı şantiyesinde açıklamalarda bulundu. “Her yönüyle çok sağlam bir kompleks” diyen İmamoğlu, “Biz, eylülde yurtlarımızda 2 bin 700’e ulaşacağız yatak sayısında. Bu aslında ara dönemde devreye girecek. Bunların da katkısıyla, bir sonraki seneye hedefimiz, 5000 yatakla eğitim sezonuna dahil olmak” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar’da 28 Şubat 2022’de açtıkları Sosyal Uyum Destek Merkezi’ne (SUDEM) yaptığı ziyaretin ardından ilçeden ayrılmadı. İlçedeki İBB hizmetlerini yerinde deneyimleyen İmamoğlu, sırasıyla; Ebubekir Otopark Üstü Meydan ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı’nda, Bağcılar Otizm Temalı Park’ta, Yenimahalle Yurt İnşaatı’nda incelemelerde bulundu. İmamoğlu, Bağcılar turuyla ilgili değerlendirmesini de önümüzdeki eğitim-öğretim yılında 510 yatakla hizmet vermesi planlanan öğrenci yurdu şantiyesinde yaptı.

“BAĞCILAR BENİM İÇİN DUYGUSAL BAĞI ÇOK YÜKSEK BİR YER”

Bağcılar’ın kendisi için duygusal bağı çok yüksek bir yer olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “İstanbul’da, Avrupa yakasında ilk iş yerimiz Güngören sınırlarındaydı. Bağcılar’la, Esenler’le, Bahçelievler’le bu alanla çok ilişkili bir yaşamım oldu. Ama bu 4 ilçe, gerçekten zor bir yaşam alanına dönüştü. Bir kısım adımlar atılmıştı. Şimdi daha zevkli, daha renkli ve daha çevreye uyumlu bir biçimde dönüşümler yapıyoruz. Yaptıkça da bence çok daha iyi sonuçlar alacağız. İşte bulunduğumuz merkezin, bu anlamda hem yurt ihtiyacımıza ilave katkısı var. 510 yatak kapasitesine sahip. Mahalle içinde kapalı otoparkıyla hizmet edecek. Aynı yerde 4 sınıflı kreşimiz var. Aynı yerde e-spor merkezimiz var. Aynı yerde konferans salonumuz var. Çevreye etkisi olacak bir düzenleme kabiliyeti ve kapasitesi olacak” bilgilerini paylaştı.

“SUDEM’LERİN VE KENT LOKANTALARI’NIN SAYILARI ARTACAK”

“Her yönüyle çok sağlam bir kompleks” diyen İmamoğlu, “Bu tür yapılar çevresine hem buluşma şansı fırsatı verir, komşuluğu hissettirir hem de aynı zamanda burada hayatı değiştirir, dönüştürür. Her yönüyle çok etkili bir alan olacağını şimdiden hissedebiliyorum. Zira biz, eylülde 2 bin 700’e ulaşacağız yatak sayısında yurtlarımızda. Bu aslında ara dönemde devreye girecek. Dolayısıyla bunların da katkısıyla, bir sonraki seneye hedefimiz, 5000 yatakla eğitim sezonuna dahil olmak” ifadelerini kullandı. Bağcılar’da gezdiği İBB hizmetlerini sıralayan İmamoğlu, İstanbul’un farklı yerlerindeki alanlara otizm temalı parklar kurma hedefinde olduklarının müjdesini verdi. Bağcılar ve Sultanbeyli’de açtıkları SUDEM’lerin sayısını da artıracakları bilgisini paylaşan İmamoğlu, ikincisini çok yakında Bağcılar’da açacakları Kent Lokantaları için de aynı hedefle yol yürüdüklerinin altını çizdi.

“BÜTÜN ATTIĞIMIZ BU ADIMLAR, DAYANIŞMA AHLAKI SORUMLULUĞU”

Kent Lokantaları’nda yaptıkları işin bugünün ihtiyacına yönelik olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Yoksa restoranı olan, lokantası olan; onların segmenti, işi başka, bizim yaptığımız şey başka. Bu bağlamda, bu zor günleri aşmanın yolunu hep birlikte bulmak zorundayız. Bütün attığımız bu adımlar, aslında dayanışma ahlakı, dayanışma sorumluluğu. Onu yerine getiriyoruz. Bunları keşke konuşmasak. Konuşmayacağımız günler de gelecek. Yoksulluğu değil, zenginliği, eşit dağılımı, gelirin eşit paylaştırıldığı, insanların mutlu olduğu günleri, inşallah hep birlikte başaracağız. O zaman başka adımları, başka yatırımları, başka atılımları konuşuyor olacağız” dedi.

“TEMEL MESELE: İSTANBUL’UN HER NOKTASINA EŞİT HİZMET”

Gezdikleri hizmetlerin, Bağcılar’da yürüttükleri projelerin tamamı olmadığının altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Burada yürüttüğümüz temel mesele şu: İstanbul’un her noktasına eşit hizmet. Her yaptığımız sadece mimarın kaleminden çıkmıyor. Aynı zamanda yakın çevrede talep edilen ne var? Burada oturan insanların demografisi, yaş grubu, beklentileri, onlara nasıl hizmet edebiliriz? Örneğin burada çocuk sayısı fazlaysa, burada bir kreş ihtiyacı var demektir. Gençler varsa, evet e-sporla ilgili bir talep varsa, onları yine kontrollü bir alanda, iyi bir eğitimle eğitmenlerle buluşturmanın mutlaka zeminini hazırlamanız gerekir. Bütün bu yönleriyle bir değişim yaşattık. Birçok projemizde, ne yazık ki göreve geldiğimizden sonra, tasfiye kararı olan müteahhitler, konkordato ilan eden müteahhitler süreçleri, ihale yapma konusundaki sorumlu süreçler… Bütün bunları aşıp, tekrar burada harekete geçmek ve hızlıca bunları hem 2022’ye hem 2023’ün başına yetiştirme hedefi koyan hem yönetici arkadaşlarıma olsun hem de yüklenici firmalarımıza olsun, Allah kolaylık versin. Öyle ya da böyle bu işi toparlayacağız, hızlıca -başta Bağcılar olmak üzere- bütün ilçelerdeki işlerimizi vatandaşlarımıza hediye edeceğiz. Yolumuz açık olsun. Keyifli bir gün geçirdik. Umuyoruz, Bağcılar’da keyifli bir günü de hatta birkaç günü de bunların açılışlarını yaparken, hep birlikte geçiririz.”

ESNAF VE PAZAR ZİYARETİ

İmamoğlu, ziyaretlerinin ardından Fatih Mahallesi’nde esnaf ziyaretlerinde bulunup, Fevzi Çakmak Mahalesi’nde kurulan semt pazarında vatandaşlarla buluştu. Yaşadıkları ekonomik sıkıntıları İmamoğlu ile paylaşan esnaf ve vatandaşlar, İBB Başkanı ile anı fotoğrafları çektirdi.

Continue Reading

Genel

Kimya Çiftçi Dumlu: Evlilik doyumunu etkileyen faktörler

Published

on

blank

En başarılı ve mutlu ailelerde bile zaman zaman çatışmalar yaşanabilir. Her evlilik ilişkisinde çatışma, tartışma ve ardından çözüm bulma süreci, ilişkinin doğasında yer alır ve süreklilik gösterir. Çiftlerin evlilik ilişkisinde yolunda gitmesini sağlayan faktör; evliliklerinde tartışma ve çatışma yaşamıyor olmaları değil, yaşadıkları tartışmaları çözüme ulaştırabilmeleri ve çatışmalarını çözebilecek beceriye sahip olmalarıdır. Aksi takdirde aile içerisinde sürekli tartışmaların ve çözülemeyen çatışmaların var olması, ailenin stres seviyesini yükselterek evlilik fonksiyonlarında bozulmalara yol açmaktadır.

***

Evlilik ilişkilerinde sürekli çatışma yaşayan ve çatışmaları genellikle hayal kırıklıkları, incinme ve küskünlükle sonuçlanan çiftler zamanla evliliklerinden aldıkları doyumu yitirirler. Eşlerin birbirlerine olan bağlılıkları ve güvenleri azalır. Oysa çiftlerin ve aile üyelerinin aralarındaki sorunları çözümleyerek yaşamdan aldıkları doyumu arttırabilmeleri mümkündür.

***

Uzun süreli beraberlikler, çatışmaları çözme becerisinin bir sonucudur. Evlilik çatışmalarıyla başa çıkabilmek için sahip olunması gereken beceriler bulunmaktadır. Çiftler bu becerileri kazanarak evlilik doyumunu arttırabilir. Açık İletişim Çoğunlukla eşler arasında çatışmaya sebep olan veya çatışmaları alevlendiren en önemli şey, ağızdan çıkan cümlenin eşiniz tarafından, söyleyenin niyetinden farklı bir biçimde algılanmasıdır. Bunun pek çok farklı sebebi olabilir. Örneğin çiftler tartışırken aslında birbirlerinin ne dediğini tam olarak dinlemiyor. Zihinleri birbirlerinin ne dediğini anlamaya çalışmak yerine, karşısındaki susunca kendisinin ne diyeceğini düşünmekle meşgul oluyor. Tartışma esnasında birbirlerinin fikirlerini çürütmeleri gerektiği ya da her tartışmadan birinin galip çıkması gerektiği ön yargısıyla hareket etmektedirler.

Açık iletişimde önemli olan hususlar şunlardır:

• Eşinizin zihnini okumaya çalışmayın, fikirlerini ifade edebilmesi için onu can kulağıyla dinleyin,

• Tartışma esnasında eşinizi suçlama ve eleştiriden uzak durmaya çalışın,

• Tartışırken kendinizin ve eşinizin beden dilinin farkında olun (Örneğin dinlerken kollarını kavuşturmak, göz iletişiminden kaçınmak, yüz buruşturmak gibi davranışlar, karşıdaki kişi tarafından anlattıklarının onaylanmadığı şeklinde algılanır.)

• Aynı fikirde olunmasanız bile eşinizin neden böyle düşünüyor olabileceğini anlamaya çalışın, konuya bir de onun gözünden bakarak aynı fikirde olunmasanız bile eşinizin fikirlerine saygı göstermeye gayret edin.

***

Olumsuz Düşünceleri Kontrol Edebilmek

Tartışmalar esnasında eşlerin birbirlerine duygu ve düşüncelerini çekinmeden aktarabilmeleri ve içlerinden geçenleri ifade edebilmeleri oldukça önemlidir. Ancak eşlerin sürekli olarak birbirlerine olumsuz düşüncelerini ifade etmeleri tartışmaları daha da fazla çözümsüzlüğe sürüklüyor. Tartışma esnasında eşler esas konudan uzaklaşarak birbirlerinin yetersizliklerine ve zayıf yönlerine odaklandığı zaman tartışma gittikçe daha acı verici ve rahatsız edici bir hâl alır. Bu sebeple eşlerin birbirleri hakkındaki düşüncelerini kontrol etmeyi öğrenmeleri gerekir.

***

Olaya Eşinizin Gözünden Bakabilmek

Tartışma esnasında taraflardan biri karşısındakinin haksız olduğunu düşünebilir. Ancak yine de mutlaka olaya bir de eşinizin gözünden bakmaya ve onun bakış açısını anlamaya çalışmalısınız. Eşinizin gözüyle bakmayı denemek, kendini onun yerine koymak size yeni bir ufuk açabilir.

***

Affedicilik

Her evlilikte, yaşanan çatışmalar dolayısıyla zaman zaman eşler arasında incinmişlik ve kırgınlık duyguları meydana gelebilir. Eşler yorgun, meşgul veya öfkeli olduklarında birbirlerine karşı daha az hoşgörülü davranırlar. Hatta birbirlerini daha az çekici olarak bile algılayabilirler. Aslında tüm bu duygular gelip geçicidir. Eğer eşler duygularının zeminine birbirlerine duydukları bağlılığı yerleştirirlerse bu, ilişkilerini güçlü tutar ve birbirlerini affetmelerini kolaylaştırır. Çatışma durumları anlayış ve affedicilikle çözümlenemediği takdirde, ilişkide karşılıklı sevgi bağının gelişmesi mümkün olamaz. Yaşanan tüm olaylar, zamanla geride kalır. Onları zihinde yaşatarak sürdürmek ise kişinin tercihidir. Fakat bu ilişkide doyumu azaltacak en tehlike unsur olacaktır. İlişkinin olumlu yönlerine ve içinde bulunulan ana odaklanmak, her zaman için daha sağlıklı bir yoldur.

Problem Çözme Becerisi

Birbirlerine karşı destekleyici bir tavır sergilemeyen çiftler, problemlerine eleştirel bir tarzda yaklaşır ve “sen ve ben birbirimize karşı” yaklaşımını benimserler. Oysa destekleyici bir ilişki geliştirebilmiş olan çiftler problemlerine “takım ruhu” ile yaklaşırlar. Aslında tüm tartışmalarda her iki tarafın da ortak bir ihtiyacı vardır: Anlaşılmak… Eşine kendisini tam olarak ifade edebildiğini ve eşi tarafından anlaşıldığını hissedebilmek. Burada önemli olan “sen-ben” güç dengesindeki çekişmeden vazgeçerek “biz” olabilmeyi başarmak ve tartışmanın sonunda ortak hedefe ulaşabilmektir.

***

Evlilik ilişkinizde problem ve çatışma çözme becerilerinizi geliştirmeye çalışırken ilişkinizi sağlıklı yollardan desteklemeyi unutmayınız. Bunun için çift ilişkisi danışmanlığı alabilirsiniz.

Continue Reading

Genel

Beyaz Martılar’ın grubu belli oldu

Published

on

blank

2022-2023 sezonu TFF 2. Lig gruplarında yer alacak takımlar, yapılan kura çekimi ile belirlendi. Sarıyer, birbirinden zorlu ekiplerin olduğu Kırmızı Grup’ta yer aldı.

TFF 2. Lig’de gruplar belli oldu. Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen kura çekimiyle birlikte Kırmızı ve Beyaz Grup’ta mücadele edecek olan takımlar belirlendi. Kura çekimine; Türkiye Futbol Federasyonu 2. ve 3. Lig Kulüplerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Can, TFF Genel Sekreter Yardımcısı Özcan Şepik, Maç Planlama Müdürü Besim Yalçın, kulüp başkanları ve temsilcileri katıldı.

2022-2023 sezonunda TFF 2. Lig; Beyaz ve Kırmızı Grup olarak iki gruba ayrılırken, Kırmızı Grup’ta 20, Beyaz Grup’ta 19 takım yer alıyor. TFF 2. Lig’de müsabakalar, 27-28 Ağustos 2022 tarihlerinde oynanacak maçlar ile başlayacak ve normal sezon 29 Nisan 2023’te sona erecek.

İşte gruplarda yer alan takımlar:

Beyaz Grup

Afjet Afyonspor

Amed Sportif

24 Erzincanspor

Ankaraspor

Arnavutköy Belediyespor

Batman Petrolspor

Bayburt Özel İdare

Düzcespor

Bursaspor

Çorum FK

Esenler Erokspor

Nazilli Belediyespor

Ispartaspor

İnegölspor

Menemenspor

Sivas Belediyespor

Somaspor

Şanlıurfaspor

Tarsus İdman Yurdu

Kırmızı Grup

Sarıyer

Kırklarelispor

Zonguldak Kömürspor

Ankara Demirspor

Erimasgut Belediyespor

Pazarspor

1462 Trabzon FK

Silahtaroğlu Vanspor FK

Diyarbekirspor

Adıyaman Futbol Kulübü

İskenderunspor

Serik Belediyespor

Fethiyespor

Uşakspor

Bucaspor 1928

Balıkesirspor

Kocaelispor

Karacabey Belediyespor

GMG Kastamonuspor

 

Continue Reading

Popüler

blank