Connect with us

Genel

İmamoğlu: İstanbul’u Dünya’nın en güzel üç megapolünden biri haline getireceğiz

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tarihi yarımadanın göbeğindeki Laleli Ordu Caddesi’ndeki düzenleme çalışmalarını başlatıp, 40 yıllık eski binası yıkılan Gedikpaşa Katlı Otoparkı’nın temelini attı. Kentin yılda 16-17 milyon turiste ev sahipliği yaptığını söyleyen İmamoğlu, amaçlarının yılda 30 milyon turisti İstanbul’da ağırlamak olduğuna vurgu yaptı. İstanbul’un turist yükünü ağırlıklı olarak tarihi yarımadanın çektiğinin altını çizen İmamoğlu, “Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılında İstanbul’u, dünyanın en yaşanabilir, en güzel üç megapolünden biri haline getireceğiz. Birincisi olmak da niyetimiz. Bunu İstanbul hak ediyor” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “150 Günde 150 Proje” maratonu kapsamında, tarihi yarımada için iki önemli çalışmayı başlattı. Laleli Ordu Caddesi’ndeki düzenleme çalışmalarını başlatan İmamoğlu, 40 yıllık eski binası yıkılan Gedikpaşa Katlı Otoparkı’nın temelini attı. Ordu Caddesi üzerinde gerçekleştirilen etkinlikte, İmamoğlu ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Alpay birer konuşma yaptı.

 

“BU ALANLAR YILLARCA GÖRMEZDEN GELİNDİ”

Tüm kent genelinde olduğu gibi, tarihi yarımadada yaptıkları hizmetlerde de sürece düzenli, özenli, planlı ve programlı bir bakışla yaklaştıklarını vurgulayan İmamoğlu, “Bu iradeyi ortaya koyarken de hem katılımcılığı hem şeffaflığı hem de yakın çevresiyle olan maksimum Iletişimi önde tutan ve her tarafıyla süreci ele alan ve ona göre de doğru adımları atma gayreti içerisinde olan bir yönetim olduğumuzu da ifade etmek isterim. Daha öncesinde bu tür alanların yıllarca bekletilmesi ya da görmezden gelinmesini, bir ihmal ve başka bir niyetin peşinden gitme olarak da tarifleyebilirim. Sonuçta, uzun yıllardır biliyoruz ki, örneğin Beyazıt Meydanı, örneğin Ordu Caddesi hiç de bu tarihi dokuya, Suriçi’ndeki bu binlerce yıllık, dünyanın en güzel kentinin en üst seviyedeki dokusuna yakışmadığını hepimiz biliyoruz. Ama artık bu tabloyu hep birlikte düzeltmenin de keyfini yaşıyorum. İstanbul’u bilimin, uzmanlığın ışığında ve tüm tarafların da katılımıyla harekete geçirip, işlerimizi yönetiyoruz. İnsana saygıyı ve kente özen göstermeyi, tarihi dokusuna, maneviyata dönük hassas davranmayı da önemli bir ilke olarak hayatımızda her daim ön planda tutuyoruz” dedi.

 

“ŞEHİR ADINA KALICI PROJELER ÜRETMEYİ AMAÇLADIK”

 

Şehir adına kalıcı projeler üretmeyi amaç edindiklerinin altını çizen İmamoğlu, Ordu Caddesi’nin de bu kapsamda ele alındığına dikkat çekti. Çalışmaların ardından Ordu Caddesi’nin, tarihi dokusu korunarak, çağdaş bir alana dönüşeceğini aktaran İmamoğlu, “Araç trafiğinin kalkması, radikal bir konuydu. Ama bu radikal konu, hayata geçmesi gereken de bir husustu. Tarihi yarımada diye tanımladığımız ya da Suriçi diye tariflediğimiz alanın tamamı, dünyanın en nadide bölgesidir. En seçkin bölgesidir. Burası gelecekte, yılda on milyonlarca, -milyonlarca demiyorum- turisti ağırlayacak bir merkezin var olduğunu unutmadan ve ona göre yatırımlar yaptığımız bir alana dönüşmelidir. O bakımdan İstanbul’un 2050 vizyonunda tarihi yarımadaya çok boyutlu ve bütüncül bir bakışı da adım adım harekete geçiriyoruz” diye konuştu. Yaklaşık 40 yıldır bölgede hizmet veren Gedikpaşa Otoparkı’nı da depreme dayanıksız olması nedeniyle yıktıklarını, bugün yeni ve modern bir otopark için temel atacaklarını aktaran İmamoğlu, “Böylece tarihi yarımada içerisinde iki önemli konuyu harekete geçirmiş oluyoruz” dedi.

 

ÇALIŞMA ARKADAŞLARINA “BİLGİLENDİRME” UYARISI YAPTI

Ordu Caddesi’ndeki çalışmaların sadece yer üstünde yürümeyeceğini, bölgenin alt yapıyla ilgili sorunlarını da gidereceklerini belirten İmamoğlu, çalışma arkadaşlarına iş güvenliğine azami özen göstermeleri ve çalışmalarla ilgili esnafı önceden bilgilendirmeleri yönünde uyarılarda bulundu. “Bilgi sahibi olmak, yüzde 80-90 sorunu çözer” diyen İmamoğlu, kendisinin de çalışmaları sık sık denetleyeceğini kaydetti. Mercan ve Süleymaniye’deki çalışmalarının sürdüğü bilgisini paylaşan İmamoğlu, “Aynı zamanda Aksaray Meydanı, bizim önemli bir konumuz. İSKİ Genel Müdürlüğü’nün olduğu yerdeki yapı, bizim önemli bir konumuz. Bunları hassas bir şekilde, masamızda, bir an önce bitmiş bir şekilde istiyorum” ifadelerini kullandı. Bölgede nahoş görüntülere neden olan Avrupa Otogarı’nın yakın zamanda Alibeyköy’e taşınacağı müjdesini paylaşan İmamoğlu, Yenikapı’daki antik alanın da açık hava müzesi olarak yakında İstanbullularla buluşacağını belirtti.

 

TARİHİ YARIMADAYA TABELA DÜZENLEMESİ GELECEK

Kentin yılda 16-17 milyon turiste ev sahipliği yaptığını söyleyen İmamoğlu, amaçlarının yılda 30 milyon turisti İstanbul’da ağırlamak olduğuna vurgu yaptı. “30 milyon turist demek, bu şehrin ekonomisini bir anda 1,5 kat yukarıya çıkartmak anlamına geliyor” diyen İmamoğlu, Fatih ilçesinin bu artışın sağlanmasında ana merkez olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda bölgede bir tabela düzenlemesine gideceklerini aktaran İmamoğlu, şunları söyledi:

“Bunların dünya ekseninde, uluslararası bir düzenlemeyle yönetilmesinin, şematik birtakım tanımları mevcut. Bizim de bu anlamda şehircilikle ilgili kurallarımız mevcut. Bunları birbirine entegre ederek, olağanüstü bir düzeni buraya getireceğiz. Herkesin kafasını estiği gibi bir ticari alan üretme, ticari alan kapatma değil, düzenli ve birlikte düşünerek hareket etme prensibini burada harekete geçireceğiz. Dünyanın yüzyıllar boyu hayranlığını kazanmış İstanbul’umuzun, Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılında da hayranlığını en üst seviyeye taşıyan ve hem turist kapasitesiyle hem turist memnuniyetiyle hem ticari geliriyle hem zenginliğiyle hem refah düzeyiyle, gelir paylaşımıyla, çalışanını memnun eden yönetimiyle, İstanbul’u dünyanın en yaşanabilir, en güzel üç megapolünden biri haline getireceğiz. Birincisi olmak da niyetimiz. Bunu İstanbul hak ediyor.”

 

“ŞİMDİDEN HEYECANLA….”

“150 Günde 150 Proje” maratonunun keyfini çıkardıklarını ifade eden İmamoğlu, tüm İstanbullulara layık olmak için çalıştıklarının altını çizdi. İmamoğlu konuşmasını, “Şimdiden heyecanla Ordu Caddesi’nin bitimini, o sürece kadar Aksaray’la ilgili düzenlememizi sonucuna eriştirmeyi ve başlatmayı, İSKİ Genel Müdürlüğü’nün eski binasının olduğu yerde güzel bir meydan ve oradaki çalışmayı da harekete geçirmeyi, orayı Yenikapı’yla buluşturmayı ve arka planından Sultanahmet’e, diğer tarafından Beyazıt Meydanı’na, oradan Sarayburnu’na, bitmiş bir Eminönü Meydanı’na ve tamamlanmış bir Eminönü-Alibeyköy tramvayına bir an önce kavuşmayı heyecanlı bir biçimde bekliyor ve takip ediyor olacağım. Bu iki projemiz, tarihi yarımadaya, Fatih ilçemize ve İstanbul’umuza hayırlı uğurlu olsun” sözleriyle noktaladı.

 

2 PROJENİN MALİYETİ 390 MİLYON TL

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Alpay da her iki projeyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Ordu Caddesi, baştan aşağı yenilenecek. Proje kapmasında; 40 bin metrekarelik alana Bergama granit taş kaplama, 1.800 metrekare de bazalt porfir bordo taş kaplama uygulanacak. 2bin 850 metrekare yeşil alan oluşturulacak. Bisiklet park alanları, yeni kent mobilyaları, cadde, çalı ve eser aydınlatmaları ile Ordu Caddesi, yepyeni bir görünüme kavuşacak. Eskisi yıkılan ve yenisinin temeli atılan Gedikpaşa Katlı Otoparkı’nın proje alanı 1.960 metrekare. Otopark; 3 bodrum kat, zemin kat, 2 normal kat ve çatı katından oluşacak. 233 araç kapasitesinin 191’i normal araçlar için, 27’si elektrikli ve 15’i de engelli park alanı olarak tasarlandı. Proje kapsamında; 1.152 metrekare teras alanı, toplantı salonu, erkek, kadın ve engelli tuvalet, mutfak, ofis, ödeme noktaları, güvenlik, personel kullanım alanları ve peyzaj alanları oluşturulacak. Şubat 2024’de tamamlanması planlanan projelerin güncel maliyeti, yaklaşık 390 milyon TL.”

Genel

Sarıyer’in bir değerini daha kaybettik! Atilla Günaltay vefat etti

Published

on

blank

Sarıyer’de yaprak dökümü devam ediyor… Sarıyer’in önemli değerlerinden, eskilerinden, Kilyos Kayıkhane’nin sahibi Atilla Günaltay, geçirdiği kalp krizi sonucu 66 yaşında hayatını kaybetti.

Sarıyer, bir değerini daha kaybetti. Sarıyer’in eski, sevilen isimlerinden, gazetemizin İmtiyaz Sahibi Çetin Ali Aytaç’ın baba dostu, Kilyos’taki Kayıkhane Restoranı’nın sahibi Atilla Günaltay, geçirdiği kalp krizi sonucu 66 yaşında hayatını kaybetti.

Pazar günü akşam saatlerinde Kilyos’taki evine istirahate giden Günaltay’dan uzun süre haber alınamaması üzerine evine girenler cansız bedeni ile karşılaştı. Günaltay’ın kalp krizi sonucu vefat ettiği öğrenildi.

CENAZE TARİHİ BELLİ OLDU

Ani vefatıyla Sarıyerlileri yasa boğan Atilla Günaltay’ın cenaze tarihi belli oldu. Günaltay’ın cenazesi, yarın (7 Aralık 2022 Çarşamba) öğle namazına müteakip Kilyos Camii’nden kaldırılacak ve Ağlamış Dede Mezarlığı’na defnedilecektir.

Tüm Sarıyerliler’in ve Günaltay ailesinin başı sağolsun.

Continue Reading

Genel

İSKİ’den Sarıyer’in bazı mahalleleri için su kesintisi uyarısı

Published

on

blank

İSKİ, Sarıyer’in Rumelihisarı, Baltalimanı, Emirgan, İstinye, Yeniköy, Tarabya ve Kireçburnu mahallelerine 21 saat su verilemeyeceğini açıkladı.

İSKİ’den yapılan açıklamada, “

İsale hattı üzerine su yönetiminin verimliliğini arttırmak amacıyla mekanik ekipmanların montajı yapılacağından Sarıyer İlçesi: Rumelihisarı, Baltalimanı, Emirgan, İstinye, Yeniköy, Tarabya ve Kireçburnu mahallelerine 06.12.2022 Salı 10.00 ile 07.12.2022 Çarşamba 07.00 saatleri arasında 21 saat süreyle su verilemeyecektir. Sabır ve anlayışınız için teşekkür eder, bilgilerinize sunarız.” denildi.

 

Continue Reading

Genel

CHP Sarıyer Kadın Kolları’ndan basın açıklaması

Published

on

blank

CHP Sarıyer Kadın Kolları, 81 ilde eş zamanlı olarak “Kadınlara seçme ve seçilme hakkı”nın tanınmasının 88. yılına ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

İşte CHP Sarıyer Kadın Kolları’nın basın açıklaması:

Bugün biz kadınlar için hayati öneme sahip olan en onurlu günlerden birisidir. Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde, 5 Aralık 1934 tarihinde seçme ve seçilme hakkını kazandık. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün ifadesiyle Atatürk’ün “en ileri devrimlerinden” biri gerçekleşti.

Birçok gelişmiş ülkeden önce kazandığımız bu hak ile eşit yurttaş olma statüsüne kavuştuk. 1935 yılında gerçekleşen seçimlerde, kadınlar büyük bir hevesle haklarına sahip çıktı ve oylarını kullandı. Özellikle büyük şehirlerde, kadınların oy kullanma oranı erkeklere yakındı. Seçim sonucunda 17 kadın milletvekili Meclis’e girdi. 1936 yılında yapılan ara seçimle birlikte, kadın milletvekili sayımız 18’e çıktı. Böylece Meclis’teki kadın milletvekili oranımız yüzde 4,6 oldu. Bu oranla parlamentoda kadın temsilinde dünyada ikinci sırada yer aldık.

Aradan geçen 88 yıla rağmen; ilerlemek bir yana 129’uncu sıraya geriledik. Örneğin bu oran, 2011 yılında kadınların seçme ve seçilme hakkını kazandığı Suudi Arabistan’da yüzde 20, 2006’da aynı hakkın tanındığı Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise yüzde 22,5’tur.

Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan 2021 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’nda yer alan endekste ise Türkiye 156 ülke arasında 133. sıradadır.

Seçmen nüfusunun yarısını kadınlar oluşturmasına rağmen, kadınların karar alma süreçlerinde yeterince yer almamaları ve siyasette ‘eksik temsil’ edilmeleri bir demokrasi sorunudur.

Bu sorun öylesine büyük ki; araştırmalara göreTürkiye’nin tam cinsiyet eşitliğine ulaşma için 152 yıla ihtiya var. Oysaki biz kadınların 152 yıl beklemeye tahammülü yok!

Değerli Basın Mensupları,

Kadın kimliğinin, ulusal meclislerde ve yerel yönetimlerde temsili için belirlenmiş olan kritik eşik yüzde 33’dür. Peki, ülkemizde durum ne?

1934 yılından bu yana 23 Genel Seçim yapıldı. Toplam 11 bin 385 milletvekili Meclis’te görev yaptı. Bu vekillerin sadece yüzde 5’i, yani 598’i kadın. Bugün Meclis’teki 580 milletvekilinin ise yüzde 17,4’ü, yani 101’i kadın.

Ülkemizdeki 17 bakandan sadece biri, yani yüzde 5,8’i kadın.

1930-2019 yılları arasında yapılan 19 yerel seçimde, toplamda sadece 156 kadın belediye başkanı seçildi. Erkeklerde ise bu sayı 32 bin. 31 Mart yerel seçimlerine göre 1389 belediye başkanının sadece 37’si, yani yüzde 3’ü kadın.

2019 sonuçlarına göre, Türkiye’de toplam 50.217 muhtardan sadece 1.119’u kadın. Yani sadece yüzde 2’si. Kadın belediye meclis üyesi oranı en fazla yüzde 11, kadın il genel meclis üyesi oranı ise en fazla yüzde 3 olabildi.

Gördüğünüz gibi bu oranlar, dünyaca kabul edilen kritik eşiğin oldukça altında! Kısacası; Türkiye’de kadınlar siyasette yeterince temsil edilmiyor.

Değerli Basın Mensupları,

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüzüğümüzde de kritik eşik olan yüzde 33 cinsiyet kotasını hayata geçirdik. Elbette asıl hedefimiz tam eşitliktir. Ayrıca partimiz geçen yıl devrim niteliğinde bir adım attı. Kadınların siyasette eşit temsilini sağlayabilmek amacıyla, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu yasa teklifimizi Türkiye Büyük Millet Meclisine sundu. Siyasi Partiler Yasası’nda değişiklik öngören bu teklifimizle, milletvekilli seçimlerinde, siyasi partilerin aday listelerinde, kadınerkek eşit temsilini sağlamayı hedefledik. Kadınların seçilebilecekleri sıralarda olmasıgaranti altına almak için, listelerin bir kadın bir erkek şeklinde “fermuar yöntemiile yapılmasını istedik. Bu teklifimiz AKP ve MHP oylarıyla reddedilmiş olsa da bizler eşitlik mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz! Eşit bir Türkiye’yi kadın-erkek bir arada yeniden inşa edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını demokrasi ile taçlandıracağız!

 Değerli Basın Mensupları,

Eşitsizlik sorunumuzun tek nedeni var: ZİHNİYET!

“Ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum”,anneliği reddeden kadın eksiktir, yarımdır“, kadının kariyeri çocuk doğurmak” ifadelerini kullanan zihniyetten eşitlik beklenilemez.

Kadınların en temel hakkı olan yaşam hakkına sahip çıkamayan, koruma altında öldürülmelerine seyirci kalanlardan samimiyet umulamaz. Bu zihniyet; biz kadınların yaşam hakkını savunan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizin tek nedenidir. Bukarar alındığından bu yana, yüzlerce kadın katledildi. Katiller, cinayeti işlemeden önce nasıl ceza indirimi alacaklarına dair internet araması yapıyorlar. Yargılanırken bahanelerin arkasına sığınıyorlar.Önceki yargı kararlarından cesaret alıyorlar

Biz yaşam hakkımızı gasp eden bu hukuksuz kararı asla tanımadık ve tanımayacağız!

İstanbul Sözleşmesi’nin hükümleri artık iç hukukumuzun bir parçasıdır. İktidardan tek talebimiz var: YASALARA DOKUNMA, UYGULA!

Zaten en geç 6 ay sonra iktidara gelip, ilk 24 saat içerisinde İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyacağız. 

Değerli Basın Mensupları,

Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamanın yolu; kadını güçlendirecek eşitlikçi politikalardan geçiyor. Bu amaçla partimiz, kadını güçlendirecek üç önemli projeye imza attı.

 İlki; iki yıl önce bugün İstanbul Sözleşmesi’nin bir maddesini hayata geçiren YAŞAMHAK projemizdir. Bilindiği gibi; 444 82 85 numaralı alo şiddet hattımız üzerinden, şiddet mağduru kadın ve çocuklara 7/24 ücretsiz hukuki ve psikolojik destek hizmeti sunuyoruz. Psikolojik, ekonomik, dijital, cinsel ve fiziksel şiddet mağduru kadınlara mahkemelerde, karakollarda, savcılıklarda, hastanelerde eşlik ediyoruz. Barolar, Sivil Toplum Kuruluşları ve Meslek Odaları ile protokoller imzalıyoruz. Cep telefonu uygulamamız sayesinde, şiddet mağduru kadınların bize tek tuşla ulaşmasını sağlıyoruz. Kendini güvende hissetmeyen kadınlara, yürürken ya da yolculuk ederken gideceği yere varıncaya kadar telefonun diğer ucunda eşlik ediyoruz.

İkincisiyoksulluğu bitirecek olan AİLE DESTEKLERİ SİGORTASI projemizdir. Aile Destekleri Sigortası ile asgari ücret ve altında geliri olan ya da hiç geliri olmayan tüm hanelerin hayatına dokunacağız. Maddi desteğin yanı sıra yaşam koşullarını iyileştireceğiz. Yoksulluğu yöneten AKP zihniyetine inat, bizler yoksulluğu bitiren olacağız! Sosyal devlet olmanın gereğini yerine getireceğiz. Yapılacak maddi katkıları kadının banka hesabına yatırarak, kadını güçlendireceğiz.

ÜçüncüsüKADIN İSTİHDAMI projemizdir. Aile içi bakım hizmetlerini kadınların omzuna yükleyen ve kadını istihdam dışına iten bu düzeni değiştirmek için adım attık. İktidarımızda, 5 yılda 6 milyon kişiye istihdam yaratacağız ve bunun 4 milyonu kadınlardan oluşacak. Bu istihdamı güven veren ve istikrar yaratan dört ayaklı bir stratejiyle hayata geçireceğiz. Birincisi; ülkemize yeniden hukukun üstünlüğünü ve demokrasiyi getireceğiz. İkincisi; üreten bir Türkiye tesis edeceğiz. Üçüncüsü; ürettiklerimizi hakça paylaşacağız. Masanın dördüncü ayağını da kalkınmanın ve sürdürülebilirliğin sağlandığı bir ekonomi oluşturuyor. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.

 Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için bütüncül politikaları hızla uygulamaya koyacağız!

Biz Cumhuriyet Halk Partili kadınlar, bugün 81 ilde,973 ilçede tek ses olduk ve haykırıyoruz:

EŞİT TEMSİL HAKTIR!

HAKKIMIZI ALANA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK!

Geliyor Gelmekte Olan!

Continue Reading

Popüler

blank