Connect with us

Genel

İmamoğlu koru nöbetinde: İBB’nin onayı olmadan hiçbir imalata girilemez

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 6 gündür eylemde olan “Validebağ Gönüllüleri” ile bir araya geldi. Süreci toplumsal barışla sonuca ulaştırmanın önemine dikkat çeken İmamoğlu, “Kanunun ve planların bize verdiği yetki ile burada, İBB’den izin almadan, bizim onayımızı almadan hiçbir imalata girilemez. Kararlı olacağız. Ama bir yandan da uzlaşmaya, konuşmaya ve süreci bir arada yönetebilmeye çalışma zorunluluğumuz var” dedi.

Üsküdar Acıbadem’deki Validebağ Korusu’nda 21 Haziran pazartesi günü başlanacağı açıklanan rehabilitasyon projesine karşı semt sakinleri, nöbet eylemi başlatmıştı. Validebağ Savunması ve Validebağ Gönüllüleri, proje ile korunun imara açılmak istendiğine dikkat çekmişti. Dosyayı inceleyen İstanbul 6. İdare Mahkemesi, 25 Haziran’da kararını açıklamış, yürütmesinin durdurulmasına oybirliği ile karar vermişti. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı, 6 gündür “koru nöbeti” tutan vatandaşlarla konakladıkları alanda bir araya geldi.

BELGİN: “AMACIMIZ; KORUNUN GELECEK NESİLLERE KALMASI”

Validebağ Gönüllüleri Derneği Başkanı Arif Belgin, 354 bin metrekarelik korunun savunmasıyla ilgili yaklaşık 23 yıldır sürdürdükleri hukuki süreci, kronolojik sırasına göre özetledi. 1999 yılında yaptıkları başvuru sonunda Koruma Kurulu’nun koruyu, 1. Derece Doğal SİT alanı ilan ettiği bilgisini paylaşan Belgin, amaçlarının alanın yeşil, doğal ve bir bütün olarak gelecek nesillere kalmasını sağlamak olduğunu vurguladı. Üsküdar Belediyesi’nin koruda, aralarında 500 araçlık otoparkın da bulunduğu bir kısım imalatlar gerçekleştirmek istediğini kaydeden Belgin, korunun doğallığını bozacak her eyleme karşı olduklarını ve bu kapsamda direndiklerini dile getirdi. 21 Haziran gününden bu yana nöbette olduklarını belirten Belgin, 2018’de bölge için İBB’ye, “Millet Bahçesi” projesi çizdirildiği bilgisini paylaştı. Belgin, koruda yapılmak isteneni, “Yarın, öbür gün, ‘Gördüğünüz gibi, ortada SİT falan kalmadı, aslında koru bile kalmadı. Buyurun; buraya rezidans, şuraya da AVM yapalım’ noktasına getirmek için bütün bunların yapılmak istendiğini düşünüyoruz ama 5 sene sonra ama 10 sene sonra” sözleriyle özetledi.

ŞAHİN: “DOĞANIN VE KORUNUN YAŞATILMASINI İSTİYORUZ”

Validebağ Savunması aktivisti Durna Şahin, bölge halkının çevre, ekoloji, doğa ve korunun yaşatılması konularında son derece duyarlı olduğunu vurguladı. Bu anlamda İmamoğlu’nun ziyaretini anlamlı ve değerli bulduklarını ifade eden Şahin, korunun, 2019 yılı öncesinde, 15 yıl boyunca İBB’ye tahsisli olduğunu hatırlattı. Şahin, “Ekrem Başkan’ın seçilmesinin öncesinde, burası İBB’den alınıp, Üsküdar Belediyesi’ne tahsis edildi. Üsküdar da burayı, kamusal alanları aslında ticarileştirmek istiyor. Doğayı, ekolojiyi yaşatma bakış açısıyla bakmıyorlar” görüşlerini dile getirdi. Koru savunması için yaptıkları ve farklı disiplinlerden akademisyenlerin de katıldığı çevrimiçi forumlar sonunda oluşturdukları raporu İmamoğlu’na sunan Şahin, “Hak ve hukuksal olarak İBB’nin ve sizin üzerinize düşen görevler neyse, bunu sonuna kadar kullanmanızı isteriz. Bilin ki; bölge halkı da İstanbul halkı da sizin yanınızda olacaktır. Biz, doğanın ve korunun yaşatılmasını istiyoruz” diye konuştu. Mahalle sakini Hikmet Durukanoğlu da bu konuda İBB’nin alacağı pozisyonun ne olacağını öğrenmek istediklerini bildirdi.

KURMAYLARINI YANINA ALDI

Validebağ sözcülerinin sözlerini dinleyen İmamoğlu, beraberinde bulunan İBB Hukuk Müşaviri Eren Sönmez, İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Gürkan Akgün ve İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Emrah Şahan’ı yanına davet etti. Bölge halkının Validebağ Korusu’ndaki çabalarını taktirle karşıladığını belirten İmamoğlu, “Burada ortaya konan korumacı tavır, İstanbul’un her yerinde vatandaş sorumluluğu olarak konmalıdır. Kurumların da vatandaşımızın bu tarz tavırlarını -bırakın yok saymayı- sürecin bir parçası haline getirip, ortak karar alma mekanizmasını en güçlü bir şekilde de ortaya koyma zorunluluğu vardır. Biz, böyle bakıyoruz sürece” dedi. İmamoğlu, Sönmez ve Akgün’den, kendilerinde bulunan kurumsal bilgileri Validebağ Gönüllüleri ile paylaşmalarını istedi.

SÖNMEZ: “YASAL SÜREÇTE YANINIZDA OLACAĞIZ”

İlk sözü alan İBB Hukuk Müşaviri Sönmez, koruyla ilgili dava süreçlerini yakından takip ettiklerini belirterek, Validebağ Gönüllüleri Derneği ile bu konuda iletişim halinde olduklarını aktardı. “Son olarak, imar planlarına karşı açılmış bir dava var; yürütmeyi durdurma kararı da verildi. O, henüz İBB’ye resmi olarak tebliğ edilmedi. Tebliğ edildikten sonra da iletişim halinde olacağımızı belirtmek isterim” dedi. Geçmiş İBB yönetimi döneminde hazırlanan “Millet Bahçesi” projesine karşı açılmış 2018 tarihli davayla ilgili bilgi veren Sönmez, “İBB’nin geçmiş dönem yönetimi, o davada Validebağ Gönüllüleri’nin karşısında davaya müdahil olmuştu. Biz, o müdahillikten çekildik. Bundan sonraki yasal süreçte, Başkanımızın talimatları yanınızda olacağız” diye konuştu.

GÜRKAN: “İBB’NİN ONAYINI ALMAK ZORUNDALAR”

Konuyla ilgili teknik bilgiler paylaşan İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Akgün ise, gelinen hukuki noktada, İBB’nin dahli ya da onayı olmadan, koruda ekolojik dengeyi bozacak hiçbir uygulamanın gerçekleşmeyeceğini vurguladı. Gürkan’ın sözleri üzerine araya giren İmamoğlu, Gürkan’a, “O zaman şöyle diyebilir miyiz? Kanunun ve planların bize verdiği yetki ile burada, bizden izin almadan, bizim onayımıza sunulup onayımızı almadan hiçbir imalata girilemez. Onu mu anlıyorum” sorusunu yöneltti. Gürkan’ın İmamoğlu’na yanıtı, “Onun da yürütmesi durmuş durumda. Bir yandan ‘Millet Bahçesi’ projesi de durduğu için, şu anda bir uygulama yapmak mümkün değil” oldu. Sürecin, kendi yönetim anlayışına uygun olarak, hiçbir yönetimi ve hiç kimseyi düşmanlaştırmadan, konuşarak başarılması gerektiğine vurgu yapan İmamoğlu, “Bu mevzuda, sizlerle ve bizlerle makul bir zeminde konuşmaya, tartışmaya ve bir yön bulmaya çalıştığı sürece, bizim en sağlıklı ortağımız kimse, bizim karşımızda değildir. Buna Üsküdar Belediye Başkanı da dahildir, Üsküdar Belediye Meclisi de dahildir, bütün siyasiler de dahildir. Çevre Bakanı da dahildir” şeklinde konuştu.

“SAĞLIKLI DÜŞÜNÜP, DOĞRU BİR KARAR ALALIM”

Süreci toplumsal barışla sonuca ulaştırmanın önemine dikkat çeken İmamoğlu, şunları söyledi:

“Bu, süreçte taviz veren taraf olacağız anlamına gelmiyor. Doğruyu, onlara da anlatabilmek anlamına geliyor. Benim bu konulardaki kararlılığımı, belki en iyi sizler biliyorsunuz. Kararlı olacağız ama bir yandan da uzlaşmaya, konuşmaya ve süreci bir arada yönetebilmeye çalışma zorunluluğumuz var. Çünkü, hep beraber yönetiyoruz. Bazen yetki birine geçiyor, bazen öbürüne geçiyor. Günün sonunda benim önerim şu: Burada, çok kıymetli bir süreç yöneten gönüllü arkadaşlarımız var. En büyük çıkarımızı savunuyorlar. Zaten yapmanız gerekeni yapıyorsunuz. İPA aracılığıyla, vatandaşla iş birliği süreciyle -ama mekânsal ama çevre ama eğitim- politikalar üretme merkezimiz var. İPA moderatörlüğünde, hızlıca sizlerle beraber yaptığınız çalışmaları sürecin içine katan, bir nihai teklif oluşturulsun. Bu teklif kime? Bize. İBB’ye. Bu teklifi, bize olduğu gibi, Üsküdar Belediyesi’ne, Şehircilik Bakanlığı’na; hatta buradan sonucu, bizzat kendim, Şehircilik Bakanı’na ve yetkililerine sunayım. Buraya katılacak başka arkadaşlarımız olacak. Park Bahçeler Daire Başkanlığımız var. İSKİ var. Başka başka ne varsa… Günün sonunda sakin olun. Derin nefes alalım. Sağlıklı düşünelim. Sağlıklı düşünce sonrası doğru bir karar alalım.”

Genel

İmamoğlu’ndan öğrencilere yurt müjdesi: Eylüle kadar 2700, önümüzdeki sene 5000 yatak olacak

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çarşamba mesaisinin büyük bölümünü Bağcılar’a ayırdı. Bağcılar’daki İBB projelerini ve geldikleri aşamaları yerinde inceleyen İmamoğlu, Yenimahalle’deki 510 yataklı öğrenci yurdu inşaatı şantiyesinde açıklamalarda bulundu. “Her yönüyle çok sağlam bir kompleks” diyen İmamoğlu, “Biz, eylülde yurtlarımızda 2 bin 700’e ulaşacağız yatak sayısında. Bu aslında ara dönemde devreye girecek. Bunların da katkısıyla, bir sonraki seneye hedefimiz, 5000 yatakla eğitim sezonuna dahil olmak” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar’da 28 Şubat 2022’de açtıkları Sosyal Uyum Destek Merkezi’ne (SUDEM) yaptığı ziyaretin ardından ilçeden ayrılmadı. İlçedeki İBB hizmetlerini yerinde deneyimleyen İmamoğlu, sırasıyla; Ebubekir Otopark Üstü Meydan ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı’nda, Bağcılar Otizm Temalı Park’ta, Yenimahalle Yurt İnşaatı’nda incelemelerde bulundu. İmamoğlu, Bağcılar turuyla ilgili değerlendirmesini de önümüzdeki eğitim-öğretim yılında 510 yatakla hizmet vermesi planlanan öğrenci yurdu şantiyesinde yaptı.

“BAĞCILAR BENİM İÇİN DUYGUSAL BAĞI ÇOK YÜKSEK BİR YER”

Bağcılar’ın kendisi için duygusal bağı çok yüksek bir yer olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “İstanbul’da, Avrupa yakasında ilk iş yerimiz Güngören sınırlarındaydı. Bağcılar’la, Esenler’le, Bahçelievler’le bu alanla çok ilişkili bir yaşamım oldu. Ama bu 4 ilçe, gerçekten zor bir yaşam alanına dönüştü. Bir kısım adımlar atılmıştı. Şimdi daha zevkli, daha renkli ve daha çevreye uyumlu bir biçimde dönüşümler yapıyoruz. Yaptıkça da bence çok daha iyi sonuçlar alacağız. İşte bulunduğumuz merkezin, bu anlamda hem yurt ihtiyacımıza ilave katkısı var. 510 yatak kapasitesine sahip. Mahalle içinde kapalı otoparkıyla hizmet edecek. Aynı yerde 4 sınıflı kreşimiz var. Aynı yerde e-spor merkezimiz var. Aynı yerde konferans salonumuz var. Çevreye etkisi olacak bir düzenleme kabiliyeti ve kapasitesi olacak” bilgilerini paylaştı.

“SUDEM’LERİN VE KENT LOKANTALARI’NIN SAYILARI ARTACAK”

“Her yönüyle çok sağlam bir kompleks” diyen İmamoğlu, “Bu tür yapılar çevresine hem buluşma şansı fırsatı verir, komşuluğu hissettirir hem de aynı zamanda burada hayatı değiştirir, dönüştürür. Her yönüyle çok etkili bir alan olacağını şimdiden hissedebiliyorum. Zira biz, eylülde 2 bin 700’e ulaşacağız yatak sayısında yurtlarımızda. Bu aslında ara dönemde devreye girecek. Dolayısıyla bunların da katkısıyla, bir sonraki seneye hedefimiz, 5000 yatakla eğitim sezonuna dahil olmak” ifadelerini kullandı. Bağcılar’da gezdiği İBB hizmetlerini sıralayan İmamoğlu, İstanbul’un farklı yerlerindeki alanlara otizm temalı parklar kurma hedefinde olduklarının müjdesini verdi. Bağcılar ve Sultanbeyli’de açtıkları SUDEM’lerin sayısını da artıracakları bilgisini paylaşan İmamoğlu, ikincisini çok yakında Bağcılar’da açacakları Kent Lokantaları için de aynı hedefle yol yürüdüklerinin altını çizdi.

“BÜTÜN ATTIĞIMIZ BU ADIMLAR, DAYANIŞMA AHLAKI SORUMLULUĞU”

Kent Lokantaları’nda yaptıkları işin bugünün ihtiyacına yönelik olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Yoksa restoranı olan, lokantası olan; onların segmenti, işi başka, bizim yaptığımız şey başka. Bu bağlamda, bu zor günleri aşmanın yolunu hep birlikte bulmak zorundayız. Bütün attığımız bu adımlar, aslında dayanışma ahlakı, dayanışma sorumluluğu. Onu yerine getiriyoruz. Bunları keşke konuşmasak. Konuşmayacağımız günler de gelecek. Yoksulluğu değil, zenginliği, eşit dağılımı, gelirin eşit paylaştırıldığı, insanların mutlu olduğu günleri, inşallah hep birlikte başaracağız. O zaman başka adımları, başka yatırımları, başka atılımları konuşuyor olacağız” dedi.

“TEMEL MESELE: İSTANBUL’UN HER NOKTASINA EŞİT HİZMET”

Gezdikleri hizmetlerin, Bağcılar’da yürüttükleri projelerin tamamı olmadığının altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Burada yürüttüğümüz temel mesele şu: İstanbul’un her noktasına eşit hizmet. Her yaptığımız sadece mimarın kaleminden çıkmıyor. Aynı zamanda yakın çevrede talep edilen ne var? Burada oturan insanların demografisi, yaş grubu, beklentileri, onlara nasıl hizmet edebiliriz? Örneğin burada çocuk sayısı fazlaysa, burada bir kreş ihtiyacı var demektir. Gençler varsa, evet e-sporla ilgili bir talep varsa, onları yine kontrollü bir alanda, iyi bir eğitimle eğitmenlerle buluşturmanın mutlaka zeminini hazırlamanız gerekir. Bütün bu yönleriyle bir değişim yaşattık. Birçok projemizde, ne yazık ki göreve geldiğimizden sonra, tasfiye kararı olan müteahhitler, konkordato ilan eden müteahhitler süreçleri, ihale yapma konusundaki sorumlu süreçler… Bütün bunları aşıp, tekrar burada harekete geçmek ve hızlıca bunları hem 2022’ye hem 2023’ün başına yetiştirme hedefi koyan hem yönetici arkadaşlarıma olsun hem de yüklenici firmalarımıza olsun, Allah kolaylık versin. Öyle ya da böyle bu işi toparlayacağız, hızlıca -başta Bağcılar olmak üzere- bütün ilçelerdeki işlerimizi vatandaşlarımıza hediye edeceğiz. Yolumuz açık olsun. Keyifli bir gün geçirdik. Umuyoruz, Bağcılar’da keyifli bir günü de hatta birkaç günü de bunların açılışlarını yaparken, hep birlikte geçiririz.”

ESNAF VE PAZAR ZİYARETİ

İmamoğlu, ziyaretlerinin ardından Fatih Mahallesi’nde esnaf ziyaretlerinde bulunup, Fevzi Çakmak Mahalesi’nde kurulan semt pazarında vatandaşlarla buluştu. Yaşadıkları ekonomik sıkıntıları İmamoğlu ile paylaşan esnaf ve vatandaşlar, İBB Başkanı ile anı fotoğrafları çektirdi.

Continue Reading

Genel

Kimya Çiftçi Dumlu: Evlilik doyumunu etkileyen faktörler

Published

on

blank

En başarılı ve mutlu ailelerde bile zaman zaman çatışmalar yaşanabilir. Her evlilik ilişkisinde çatışma, tartışma ve ardından çözüm bulma süreci, ilişkinin doğasında yer alır ve süreklilik gösterir. Çiftlerin evlilik ilişkisinde yolunda gitmesini sağlayan faktör; evliliklerinde tartışma ve çatışma yaşamıyor olmaları değil, yaşadıkları tartışmaları çözüme ulaştırabilmeleri ve çatışmalarını çözebilecek beceriye sahip olmalarıdır. Aksi takdirde aile içerisinde sürekli tartışmaların ve çözülemeyen çatışmaların var olması, ailenin stres seviyesini yükselterek evlilik fonksiyonlarında bozulmalara yol açmaktadır.

***

Evlilik ilişkilerinde sürekli çatışma yaşayan ve çatışmaları genellikle hayal kırıklıkları, incinme ve küskünlükle sonuçlanan çiftler zamanla evliliklerinden aldıkları doyumu yitirirler. Eşlerin birbirlerine olan bağlılıkları ve güvenleri azalır. Oysa çiftlerin ve aile üyelerinin aralarındaki sorunları çözümleyerek yaşamdan aldıkları doyumu arttırabilmeleri mümkündür.

***

Uzun süreli beraberlikler, çatışmaları çözme becerisinin bir sonucudur. Evlilik çatışmalarıyla başa çıkabilmek için sahip olunması gereken beceriler bulunmaktadır. Çiftler bu becerileri kazanarak evlilik doyumunu arttırabilir. Açık İletişim Çoğunlukla eşler arasında çatışmaya sebep olan veya çatışmaları alevlendiren en önemli şey, ağızdan çıkan cümlenin eşiniz tarafından, söyleyenin niyetinden farklı bir biçimde algılanmasıdır. Bunun pek çok farklı sebebi olabilir. Örneğin çiftler tartışırken aslında birbirlerinin ne dediğini tam olarak dinlemiyor. Zihinleri birbirlerinin ne dediğini anlamaya çalışmak yerine, karşısındaki susunca kendisinin ne diyeceğini düşünmekle meşgul oluyor. Tartışma esnasında birbirlerinin fikirlerini çürütmeleri gerektiği ya da her tartışmadan birinin galip çıkması gerektiği ön yargısıyla hareket etmektedirler.

Açık iletişimde önemli olan hususlar şunlardır:

• Eşinizin zihnini okumaya çalışmayın, fikirlerini ifade edebilmesi için onu can kulağıyla dinleyin,

• Tartışma esnasında eşinizi suçlama ve eleştiriden uzak durmaya çalışın,

• Tartışırken kendinizin ve eşinizin beden dilinin farkında olun (Örneğin dinlerken kollarını kavuşturmak, göz iletişiminden kaçınmak, yüz buruşturmak gibi davranışlar, karşıdaki kişi tarafından anlattıklarının onaylanmadığı şeklinde algılanır.)

• Aynı fikirde olunmasanız bile eşinizin neden böyle düşünüyor olabileceğini anlamaya çalışın, konuya bir de onun gözünden bakarak aynı fikirde olunmasanız bile eşinizin fikirlerine saygı göstermeye gayret edin.

***

Olumsuz Düşünceleri Kontrol Edebilmek

Tartışmalar esnasında eşlerin birbirlerine duygu ve düşüncelerini çekinmeden aktarabilmeleri ve içlerinden geçenleri ifade edebilmeleri oldukça önemlidir. Ancak eşlerin sürekli olarak birbirlerine olumsuz düşüncelerini ifade etmeleri tartışmaları daha da fazla çözümsüzlüğe sürüklüyor. Tartışma esnasında eşler esas konudan uzaklaşarak birbirlerinin yetersizliklerine ve zayıf yönlerine odaklandığı zaman tartışma gittikçe daha acı verici ve rahatsız edici bir hâl alır. Bu sebeple eşlerin birbirleri hakkındaki düşüncelerini kontrol etmeyi öğrenmeleri gerekir.

***

Olaya Eşinizin Gözünden Bakabilmek

Tartışma esnasında taraflardan biri karşısındakinin haksız olduğunu düşünebilir. Ancak yine de mutlaka olaya bir de eşinizin gözünden bakmaya ve onun bakış açısını anlamaya çalışmalısınız. Eşinizin gözüyle bakmayı denemek, kendini onun yerine koymak size yeni bir ufuk açabilir.

***

Affedicilik

Her evlilikte, yaşanan çatışmalar dolayısıyla zaman zaman eşler arasında incinmişlik ve kırgınlık duyguları meydana gelebilir. Eşler yorgun, meşgul veya öfkeli olduklarında birbirlerine karşı daha az hoşgörülü davranırlar. Hatta birbirlerini daha az çekici olarak bile algılayabilirler. Aslında tüm bu duygular gelip geçicidir. Eğer eşler duygularının zeminine birbirlerine duydukları bağlılığı yerleştirirlerse bu, ilişkilerini güçlü tutar ve birbirlerini affetmelerini kolaylaştırır. Çatışma durumları anlayış ve affedicilikle çözümlenemediği takdirde, ilişkide karşılıklı sevgi bağının gelişmesi mümkün olamaz. Yaşanan tüm olaylar, zamanla geride kalır. Onları zihinde yaşatarak sürdürmek ise kişinin tercihidir. Fakat bu ilişkide doyumu azaltacak en tehlike unsur olacaktır. İlişkinin olumlu yönlerine ve içinde bulunulan ana odaklanmak, her zaman için daha sağlıklı bir yoldur.

Problem Çözme Becerisi

Birbirlerine karşı destekleyici bir tavır sergilemeyen çiftler, problemlerine eleştirel bir tarzda yaklaşır ve “sen ve ben birbirimize karşı” yaklaşımını benimserler. Oysa destekleyici bir ilişki geliştirebilmiş olan çiftler problemlerine “takım ruhu” ile yaklaşırlar. Aslında tüm tartışmalarda her iki tarafın da ortak bir ihtiyacı vardır: Anlaşılmak… Eşine kendisini tam olarak ifade edebildiğini ve eşi tarafından anlaşıldığını hissedebilmek. Burada önemli olan “sen-ben” güç dengesindeki çekişmeden vazgeçerek “biz” olabilmeyi başarmak ve tartışmanın sonunda ortak hedefe ulaşabilmektir.

***

Evlilik ilişkinizde problem ve çatışma çözme becerilerinizi geliştirmeye çalışırken ilişkinizi sağlıklı yollardan desteklemeyi unutmayınız. Bunun için çift ilişkisi danışmanlığı alabilirsiniz.

Continue Reading

Genel

Beyaz Martılar’ın grubu belli oldu

Published

on

blank

2022-2023 sezonu TFF 2. Lig gruplarında yer alacak takımlar, yapılan kura çekimi ile belirlendi. Sarıyer, birbirinden zorlu ekiplerin olduğu Kırmızı Grup’ta yer aldı.

TFF 2. Lig’de gruplar belli oldu. Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen kura çekimiyle birlikte Kırmızı ve Beyaz Grup’ta mücadele edecek olan takımlar belirlendi. Kura çekimine; Türkiye Futbol Federasyonu 2. ve 3. Lig Kulüplerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Can, TFF Genel Sekreter Yardımcısı Özcan Şepik, Maç Planlama Müdürü Besim Yalçın, kulüp başkanları ve temsilcileri katıldı.

2022-2023 sezonunda TFF 2. Lig; Beyaz ve Kırmızı Grup olarak iki gruba ayrılırken, Kırmızı Grup’ta 20, Beyaz Grup’ta 19 takım yer alıyor. TFF 2. Lig’de müsabakalar, 27-28 Ağustos 2022 tarihlerinde oynanacak maçlar ile başlayacak ve normal sezon 29 Nisan 2023’te sona erecek.

İşte gruplarda yer alan takımlar:

Beyaz Grup

Afjet Afyonspor

Amed Sportif

24 Erzincanspor

Ankaraspor

Arnavutköy Belediyespor

Batman Petrolspor

Bayburt Özel İdare

Düzcespor

Bursaspor

Çorum FK

Esenler Erokspor

Nazilli Belediyespor

Ispartaspor

İnegölspor

Menemenspor

Sivas Belediyespor

Somaspor

Şanlıurfaspor

Tarsus İdman Yurdu

Kırmızı Grup

Sarıyer

Kırklarelispor

Zonguldak Kömürspor

Ankara Demirspor

Erimasgut Belediyespor

Pazarspor

1462 Trabzon FK

Silahtaroğlu Vanspor FK

Diyarbekirspor

Adıyaman Futbol Kulübü

İskenderunspor

Serik Belediyespor

Fethiyespor

Uşakspor

Bucaspor 1928

Balıkesirspor

Kocaelispor

Karacabey Belediyespor

GMG Kastamonuspor

 

Continue Reading

Popüler

blank