Connect with us

Genel

İmamoğlu, öğleden sonra için uyardı: 2 günün tamamı kadar kar yağacak

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kar yağışıyla ilgili yaptığı kamuoyu bilgilendirmelerine devam etti. Meteoroloji verileri ışığında, bugün öğlen sonrasına dikkat çeken İmamoğlu, bu zaman dilimi içerisinde diğer günlerin tamamı kadar bir kar yağışının beklendiğine vurgu yaptı. “Bugün, bütün bu 4-5 günlük alarmın en yoğun kar yağışını yaşayacağız” diyen İmamoğlu, vatandaşları, mecbur kalmadıkça asla araba kullanmamaları yönünde uyardı. Şehrin bazı noktalarında kar kalınlığının 30 ile 50 santimetrelere ulaşacağı bilgisini paylaşan İmamoğlu, “Toplu taşıma hizmetimiz, tümüyle hizmetinizde” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2 gün önce başlayan ve kentte etkili olan kar yağışıyla ilgili yaptığı kamuoyu bilgilendirmelerine devam etti. İmamoğlu, Eyüpsultan’daki Afet Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) yeni bilgiler ışığında açıklamalarda bulundu. Meteorolojik verilerin tümüyle kendilerine doğruları gösterdiğini ve bu yönde tedbir aldıklarını vurgulayan İmamoğlu, “Bugün, 12 Mart Cumartesi günü sabaha karşı son 30 yılın en soğuk derecesi ölçüldü. Florya İstasyonu’muzda, 30 yıl önce, 2003’te -4 ölçülmüştü; Bu gece -4,4 dört ölçüldü. Yani mart ayının en soğuk gecesini yaşamış olduk hep beraber. Aslında bu soğuk havanın, özellikle kuzey kesimlerinde daha düşük derecelerde olduğu arkadaşlarım tarafından iletildi. Ve hatta -7, -8’e kadar varabilen, bunun hissedilen derecelerinin de -15’lere kadar düştüğü tarafımıza bildirildi. Dolayısıyla aslında bu Sibirya soğuğu diye tariflenen hava koşullarının şehrimize ne kadar yüksek bir etki gösterdiğinin bir ölçümü diyebiliriz” bilgilerini paylaştı.

“CAN SIKICI VE ÜZÜCÜ BİR OLAY YAŞANMADI”

“İstanbul’un bu sürece en doğru şekliyle hazırlık yapmasının, herkesin bir paydaş olmasının, herkesin zamanında sürece müdahil olmasının ve buna da maksimum seviyede 16 milyon İstanbullu hemşehrimizin eşlik etmesinin sonucunu da yaşıyoruz” diyen İmamoğlu, şu ana kadar can sıkıcı ve üzücü bir olayın yaşanmamış olmasını, bu iş birliği sürecinden kaynaklandığı tespitinde bulundu. Vatandaşların mecbur kalmadıkça trafiğe çıkmamasının bu başarıdaki en önemli faktörlerden biri olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Toplu taşımamızın da bu anlamda yoğun bir çabayla vatandaşlarımıza hizmet verdiğini özellikle belirtmek isterim. Hem metro hem İETT otobüslerimizle ilgili süreci en etkin bir biçimde sürdürdük. Metro ulaşımımız, gece 02.00’ye kadar devam etti. Örneğin; 10 Mart’ta, 2 milyon 487 yedi bin yolcuyu İETT taşıdı. 11 Mart’ta, 1 milyon 961 bin yolcuyu yine İETT taşıdı. Metro, 10 Mart’ta 1 milyon 514 bin; 11 Mart’ta 1 milyon 539 bin yolcuyu taşıdı” rakamlarını paylaştı.

“4-5 GÜNLÜK ALARMIN EN YOĞUN KAR YAĞIŞINI YAŞAYACAĞIZ”

Meteoroloji verileri ışığında, bugün öğlen sonrasına dikkat çeken İmamoğlu, bu zaman dilimi içerisinde diğer günlerin tamamı kadar bir kar yağışının beklendiğine vurgu yaptı. “Bugün, bütün bu 4-5 günlük alarmın en yoğun kar yağışını yaşayacağız” diyen İmamoğlu, “Dolayısıyla dışarıya çıkılmaması, mecbur kalmadıkça asla araba kullanılmaması gerekmektedir. Toplu taşıma hizmetimizin, yine aynı sıklıkla hem İETT hem metrolarımız, Şehir Hatlarımız tümüyle hizmetinizde. Bu bakımdan lütfen toplu taşımayı kullanmaya devam ediniz” çağrısını yaptı. Şehrin bazı noktalarında kar kalınlığının 30 ile 50 santimetrelere ulaşacağı bilgisini paylaşan İmamoğlu, vatandaşları donma ve buzlanma risklerine karşı uyardı.

İBB HİZMETLERİNİ ÖZETLEDİ

İstanbul Valiliği’nin aldığı okul tatili ve idari izin kararlarının sorumlu bütün kurumları rahatlattığını belirten İmamoğlu, tırların kontrolü geçişinin de bu rahatlamaya katkı sunduğunu yineledi. İBB’nin 2000 araç ve 10 bine yakın personelle sahada olduğunun kaydeden İmamoğlu, “Şu ana kadar toplam 4 günde, 44 bin ton tuz kullanıldığını; yine 4 günde 900 ton solüsyon kullanıldığını ifade edelim. Bütün ihtiyaçlara dönük stoklarımızın mevcut olduğunun da bilinmesini isterim” dedi. Kar yağışının başladığı günden bu yana, trafiğin sıkışma noktalarında 198 bin kumanya ve 108 bin mobil malzeme dağıtımı yapıldığını aktaran İmamoğlu, şu bilgileri paylaştı:

–          Mobil tuvalet hizmetlerimiz devam etti.

–          675 evsiz vatandaş, İBB tarafından misafir edildi.

–          Sokak hayvanlarına 655 noktada, noktada besleyici değeri yüksek, günlük 2 ton kuru mama dağıtıldı.

“UMARIM SADECE KARIN BEREKETİNİ KONUŞURUZ”

Karla mücadele kapsamında bütün tedbirlerin alınmış durumda olduğunu tekrarlayan İmamoğlu, vatandaşlara, kendileriyle olan iş birliğini sürdürme çağrısını da yineledi. Şu anda yağan karın barajlardaki etkisinin erime sonrasında görülmeye başlanacağını belirten İmamoğlu, “Umuyorum; önümüzdeki hafta, sadece karın bereketini, tarıma sağladığı güzelliği konuşuruz. Özellikle yakın bölgede tarımla uğraşan çiftçilerimizin bu kara çok ihtiyaç duyduğunu da biliyorum. Bu bağlamda, karın bereketini konuştuğumuz günleri diliyorum. 16 milyon vatandaşımızın, hemşehrimizin iş birliğiyle, bütün kamu kurum, kuruluşlarıyla, valiliğimizle, İstanbul Büyükşehir Belediye’mizle, güzel hizmetlerimizin sonucunu hep birlikte alalım istiyoruz” ifadelerini kullandı.

UNKAPANI KÖPRÜSÜ AÇIKLAMASI: “HER YERDEYİZ; TEYAKKUZDAYIZ”

“Bu arada bir bilgiyi daha belirtmek isterim” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Unkapanı Köprüsü çok konuşuldu dün. Burada bağlantı derzlerinde bir açılma yaşandı. Saat 12.00’de köprü trafiğe kapatıldı. Yapılan incelemeler neticesinde, köprüde hiçbir yapısal problem yok. Bu yüzer köprü; belki bilmeyen vatandaşlarımız vardır. Deniz Hizmetleri Müdürlüğü tarafından, teknik ekiplerle beraber, açılır kısmına müdahale edildi. Buradaki zincirlerde gerdirme işlemi uygulanarak, saat 17.00 itibariyle de Unkapanı Köprüsü trafiğe açıldı. Bu, -bazı kuruluşlar yazıyor- Haliç’in üzerindeki Unkapanı Köprüsü. Kara kısmında, üst geçidi olan bölümde yaptığımız inşaatla ilgisi yok. Ama bu yapısal bir sorun değil; giderildi. Her yerdeyiz; teyakkuzdayız.”

Genel

Sarıyer’in bir değerini daha kaybettik! Atilla Günaltay vefat etti

Published

on

blank

Sarıyer’de yaprak dökümü devam ediyor… Sarıyer’in önemli değerlerinden, eskilerinden, Kilyos Kayıkhane’nin sahibi Atilla Günaltay, geçirdiği kalp krizi sonucu 66 yaşında hayatını kaybetti.

Sarıyer, bir değerini daha kaybetti. Sarıyer’in eski, sevilen isimlerinden, gazetemizin İmtiyaz Sahibi Çetin Ali Aytaç’ın baba dostu, Kilyos’taki Kayıkhane Restoranı’nın sahibi Atilla Günaltay, geçirdiği kalp krizi sonucu 66 yaşında hayatını kaybetti.

Pazar günü akşam saatlerinde Kilyos’taki evine istirahate giden Günaltay’dan uzun süre haber alınamaması üzerine evine girenler cansız bedeni ile karşılaştı. Günaltay’ın kalp krizi sonucu vefat ettiği öğrenildi.

CENAZE TARİHİ BELLİ OLDU

Ani vefatıyla Sarıyerlileri yasa boğan Atilla Günaltay’ın cenaze tarihi belli oldu. Günaltay’ın cenazesi, yarın (7 Aralık 2022 Çarşamba) öğle namazına müteakip Kilyos Camii’nden kaldırılacak ve Ağlamış Dede Mezarlığı’na defnedilecektir.

Tüm Sarıyerliler’in ve Günaltay ailesinin başı sağolsun.

Continue Reading

Genel

İSKİ’den Sarıyer’in bazı mahalleleri için su kesintisi uyarısı

Published

on

blank

İSKİ, Sarıyer’in Rumelihisarı, Baltalimanı, Emirgan, İstinye, Yeniköy, Tarabya ve Kireçburnu mahallelerine 21 saat su verilemeyeceğini açıkladı.

İSKİ’den yapılan açıklamada, “

İsale hattı üzerine su yönetiminin verimliliğini arttırmak amacıyla mekanik ekipmanların montajı yapılacağından Sarıyer İlçesi: Rumelihisarı, Baltalimanı, Emirgan, İstinye, Yeniköy, Tarabya ve Kireçburnu mahallelerine 06.12.2022 Salı 10.00 ile 07.12.2022 Çarşamba 07.00 saatleri arasında 21 saat süreyle su verilemeyecektir. Sabır ve anlayışınız için teşekkür eder, bilgilerinize sunarız.” denildi.

 

Continue Reading

Genel

CHP Sarıyer Kadın Kolları’ndan basın açıklaması

Published

on

blank

CHP Sarıyer Kadın Kolları, 81 ilde eş zamanlı olarak “Kadınlara seçme ve seçilme hakkı”nın tanınmasının 88. yılına ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

İşte CHP Sarıyer Kadın Kolları’nın basın açıklaması:

Bugün biz kadınlar için hayati öneme sahip olan en onurlu günlerden birisidir. Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde, 5 Aralık 1934 tarihinde seçme ve seçilme hakkını kazandık. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün ifadesiyle Atatürk’ün “en ileri devrimlerinden” biri gerçekleşti.

Birçok gelişmiş ülkeden önce kazandığımız bu hak ile eşit yurttaş olma statüsüne kavuştuk. 1935 yılında gerçekleşen seçimlerde, kadınlar büyük bir hevesle haklarına sahip çıktı ve oylarını kullandı. Özellikle büyük şehirlerde, kadınların oy kullanma oranı erkeklere yakındı. Seçim sonucunda 17 kadın milletvekili Meclis’e girdi. 1936 yılında yapılan ara seçimle birlikte, kadın milletvekili sayımız 18’e çıktı. Böylece Meclis’teki kadın milletvekili oranımız yüzde 4,6 oldu. Bu oranla parlamentoda kadın temsilinde dünyada ikinci sırada yer aldık.

Aradan geçen 88 yıla rağmen; ilerlemek bir yana 129’uncu sıraya geriledik. Örneğin bu oran, 2011 yılında kadınların seçme ve seçilme hakkını kazandığı Suudi Arabistan’da yüzde 20, 2006’da aynı hakkın tanındığı Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise yüzde 22,5’tur.

Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan 2021 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’nda yer alan endekste ise Türkiye 156 ülke arasında 133. sıradadır.

Seçmen nüfusunun yarısını kadınlar oluşturmasına rağmen, kadınların karar alma süreçlerinde yeterince yer almamaları ve siyasette ‘eksik temsil’ edilmeleri bir demokrasi sorunudur.

Bu sorun öylesine büyük ki; araştırmalara göreTürkiye’nin tam cinsiyet eşitliğine ulaşma için 152 yıla ihtiya var. Oysaki biz kadınların 152 yıl beklemeye tahammülü yok!

Değerli Basın Mensupları,

Kadın kimliğinin, ulusal meclislerde ve yerel yönetimlerde temsili için belirlenmiş olan kritik eşik yüzde 33’dür. Peki, ülkemizde durum ne?

1934 yılından bu yana 23 Genel Seçim yapıldı. Toplam 11 bin 385 milletvekili Meclis’te görev yaptı. Bu vekillerin sadece yüzde 5’i, yani 598’i kadın. Bugün Meclis’teki 580 milletvekilinin ise yüzde 17,4’ü, yani 101’i kadın.

Ülkemizdeki 17 bakandan sadece biri, yani yüzde 5,8’i kadın.

1930-2019 yılları arasında yapılan 19 yerel seçimde, toplamda sadece 156 kadın belediye başkanı seçildi. Erkeklerde ise bu sayı 32 bin. 31 Mart yerel seçimlerine göre 1389 belediye başkanının sadece 37’si, yani yüzde 3’ü kadın.

2019 sonuçlarına göre, Türkiye’de toplam 50.217 muhtardan sadece 1.119’u kadın. Yani sadece yüzde 2’si. Kadın belediye meclis üyesi oranı en fazla yüzde 11, kadın il genel meclis üyesi oranı ise en fazla yüzde 3 olabildi.

Gördüğünüz gibi bu oranlar, dünyaca kabul edilen kritik eşiğin oldukça altında! Kısacası; Türkiye’de kadınlar siyasette yeterince temsil edilmiyor.

Değerli Basın Mensupları,

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüzüğümüzde de kritik eşik olan yüzde 33 cinsiyet kotasını hayata geçirdik. Elbette asıl hedefimiz tam eşitliktir. Ayrıca partimiz geçen yıl devrim niteliğinde bir adım attı. Kadınların siyasette eşit temsilini sağlayabilmek amacıyla, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu yasa teklifimizi Türkiye Büyük Millet Meclisine sundu. Siyasi Partiler Yasası’nda değişiklik öngören bu teklifimizle, milletvekilli seçimlerinde, siyasi partilerin aday listelerinde, kadınerkek eşit temsilini sağlamayı hedefledik. Kadınların seçilebilecekleri sıralarda olmasıgaranti altına almak için, listelerin bir kadın bir erkek şeklinde “fermuar yöntemiile yapılmasını istedik. Bu teklifimiz AKP ve MHP oylarıyla reddedilmiş olsa da bizler eşitlik mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz! Eşit bir Türkiye’yi kadın-erkek bir arada yeniden inşa edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını demokrasi ile taçlandıracağız!

 Değerli Basın Mensupları,

Eşitsizlik sorunumuzun tek nedeni var: ZİHNİYET!

“Ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum”,anneliği reddeden kadın eksiktir, yarımdır“, kadının kariyeri çocuk doğurmak” ifadelerini kullanan zihniyetten eşitlik beklenilemez.

Kadınların en temel hakkı olan yaşam hakkına sahip çıkamayan, koruma altında öldürülmelerine seyirci kalanlardan samimiyet umulamaz. Bu zihniyet; biz kadınların yaşam hakkını savunan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizin tek nedenidir. Bukarar alındığından bu yana, yüzlerce kadın katledildi. Katiller, cinayeti işlemeden önce nasıl ceza indirimi alacaklarına dair internet araması yapıyorlar. Yargılanırken bahanelerin arkasına sığınıyorlar.Önceki yargı kararlarından cesaret alıyorlar

Biz yaşam hakkımızı gasp eden bu hukuksuz kararı asla tanımadık ve tanımayacağız!

İstanbul Sözleşmesi’nin hükümleri artık iç hukukumuzun bir parçasıdır. İktidardan tek talebimiz var: YASALARA DOKUNMA, UYGULA!

Zaten en geç 6 ay sonra iktidara gelip, ilk 24 saat içerisinde İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyacağız. 

Değerli Basın Mensupları,

Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamanın yolu; kadını güçlendirecek eşitlikçi politikalardan geçiyor. Bu amaçla partimiz, kadını güçlendirecek üç önemli projeye imza attı.

 İlki; iki yıl önce bugün İstanbul Sözleşmesi’nin bir maddesini hayata geçiren YAŞAMHAK projemizdir. Bilindiği gibi; 444 82 85 numaralı alo şiddet hattımız üzerinden, şiddet mağduru kadın ve çocuklara 7/24 ücretsiz hukuki ve psikolojik destek hizmeti sunuyoruz. Psikolojik, ekonomik, dijital, cinsel ve fiziksel şiddet mağduru kadınlara mahkemelerde, karakollarda, savcılıklarda, hastanelerde eşlik ediyoruz. Barolar, Sivil Toplum Kuruluşları ve Meslek Odaları ile protokoller imzalıyoruz. Cep telefonu uygulamamız sayesinde, şiddet mağduru kadınların bize tek tuşla ulaşmasını sağlıyoruz. Kendini güvende hissetmeyen kadınlara, yürürken ya da yolculuk ederken gideceği yere varıncaya kadar telefonun diğer ucunda eşlik ediyoruz.

İkincisiyoksulluğu bitirecek olan AİLE DESTEKLERİ SİGORTASI projemizdir. Aile Destekleri Sigortası ile asgari ücret ve altında geliri olan ya da hiç geliri olmayan tüm hanelerin hayatına dokunacağız. Maddi desteğin yanı sıra yaşam koşullarını iyileştireceğiz. Yoksulluğu yöneten AKP zihniyetine inat, bizler yoksulluğu bitiren olacağız! Sosyal devlet olmanın gereğini yerine getireceğiz. Yapılacak maddi katkıları kadının banka hesabına yatırarak, kadını güçlendireceğiz.

ÜçüncüsüKADIN İSTİHDAMI projemizdir. Aile içi bakım hizmetlerini kadınların omzuna yükleyen ve kadını istihdam dışına iten bu düzeni değiştirmek için adım attık. İktidarımızda, 5 yılda 6 milyon kişiye istihdam yaratacağız ve bunun 4 milyonu kadınlardan oluşacak. Bu istihdamı güven veren ve istikrar yaratan dört ayaklı bir stratejiyle hayata geçireceğiz. Birincisi; ülkemize yeniden hukukun üstünlüğünü ve demokrasiyi getireceğiz. İkincisi; üreten bir Türkiye tesis edeceğiz. Üçüncüsü; ürettiklerimizi hakça paylaşacağız. Masanın dördüncü ayağını da kalkınmanın ve sürdürülebilirliğin sağlandığı bir ekonomi oluşturuyor. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.

 Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için bütüncül politikaları hızla uygulamaya koyacağız!

Biz Cumhuriyet Halk Partili kadınlar, bugün 81 ilde,973 ilçede tek ses olduk ve haykırıyoruz:

EŞİT TEMSİL HAKTIR!

HAKKIMIZI ALANA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK!

Geliyor Gelmekte Olan!

Continue Reading

Popüler

blank