Connect with us

Genel

İmamoğlu’ndan “TAM KAPANMA” isyanı: 2-3 hafta her şeyimizle mücadele edelim

Published

on

blank

İBB’nin, Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitiren 30 yıllık çalışanı Doktor Ümit Erdem için, görev yaptığı Şehzadebaşı Tıp Merkezi’nde anma töreni düzenlendi. Törende konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Doktor Erdem’in “görev şehidi” olduğuna inandığını belirtti. Sağlıkçıların hangi şartlarda görev yaptığına kendi hastalığı sırasında şahitlik ettiğini kaydeden İmamoğlu, “Hepsine minnet duyuyorum. Ama onların işini kolaylaştırmaz isek, bizim, böylesi bir sorunun üstesinden gelme şansımız, ancak ve ancak virüsün süreci kendiliğinde terk etmesiyle ya da ne yazık ki binlerce can kaybından sonra olacaktır” dedi. Tören sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan İmamoğlu, vefat sayılarının yaklaşık 1 aydır düşmediği bilgisini paylaşarak, “Yapmasınlar, tedbir alsınlar. Yalvarıyorum; lütfen tedbir alsınlar. 2-3 hafta her şeyimizle mücadele edelim, maddi-manevi bütün eksiklikleri giderelim. Esnafımızın yanında olalım. Simitçimizin yanında olalım. İş adamının yanında olalım. Çalışanın yanında olalım” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki Şehzadebaşı Tıp Merkezi doktorlarından Ümit Erdem, geçtiğimiz 4 Aralık’ta, Kovid-19 hastalığından yaşamını yitirmişti. 30 yıllık İBB çalışanı Doktor Erdem, 5 Aralık’ta Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmişti. Erdem için, çalıştığı Şehzadebaşı Tıp Merkezi önünde anma töreni düzenlendi. Anma törenine katılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Erdem’in ablası Özgül Erdem ve çalışma arkadaşlarına başsağlığında bulundu. Tören, Erdem ve Kovid-19 mücadelesinde hayatını kaybeden tüm sağlık çalışanları için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulması ile başladı.

PROF. SAİP: “EYLÜL BAŞINDAN BERİ GEREKLİ ÖNLEMLER ALINMADI”

Törenin ilk konuşmasını İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip yaptı. Sağlık çalışanlarını ve vatandaşlarımızı önlenebilir bir hastalık nedeniyle kaybettiğimizi belirten Saip, merhum Erdem’i, “Koruyucu hekimliği bilen, işyerlerinde güvenli çalışma koşullarının sağlanması gerektiği konusunda yıllarca emek vermiş, iyi hekimlik değerleri konusunda gereken her şeyi yapmış ve iş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda büyük çabaları olan bir arkadaşımız” sözleriyle tanıttı. Ölümlerin önlenmesi için “tam kapanmanın” şart olduğunu vurgulayan Saip, “Ne yazık ki, Eylül’ün başından beri gerekli önlemler alınmamış ve gereksiz yere bir sürü vatandaşımız önlenebilir bir hastalık nedeniyle ölmüştür. Salgının başından beri ne fazla test yaparak ne verileri şeffaf paylaşarak salgını doğru dürüst yürütemeyen iktidara, artık algıyı değil salgını yönetmesi çağrısı yapıyoruz” dedi.

PROF. SAİP: “KOVİD-19 BİR AN ÖNCE MESLEK HASTALIĞI SAYILSIN”

Sağlık çalışanlarının süreç içinde çok yorulduğunu vurgulayan Saip, şu uyarılarda bulundu:

“Yoğun bakımlar dolu ve sağlık çalışanları, artık bu süreci yönetemez durumdalar. Bu nedenle bir an önce hastanelerin, sağlık sisteminin önündeki yükün azaltılması, birinci basamağın güçlendirilmesi ve bu süreçte zaman kazanmak için de kapanmanın sağlanması gerekiyor. Bu nedenle sağlık çalışanlarının çektiği bu dönemde, sağlık çalışanlarının özlük haklarının düzeltilmesi ve Kovid-19’un bir meslek hastalığı olarak kabul edilmesi için çağrıda bulunuyoruz. Bugün, bu uğurda, bunun bir meslek hastalığı olduğu konusunda savaş veren arkadaşımızı kaybettik. Yetkililere sesleniyoruz. Meclise sesleniyoruz. Bir an önce meslek hastalığı olarak kabul edilmesini gerektiren kanunun çıkarılmasını istiyoruz. Ve ölümlerin bir an önce durdurulması için, kibirli yönetimi bırakıp salgını kontrol altına almak için gerekenleri yapmaya davet ediyoruz.”

İMAMOĞLU: “BÜYÜK DEVLET, ZOR ZAMANDA VATANDAŞININ SIKINTISINI AŞAN DEVLETTİR”

Prof. Saip’in ardından mikrofona gelen İmamoğlu, merhum Doktor Erdem’e Allah’tan rahmet dileyerek konuşmasına başladı. Toplum olarak zor günlerden geçtiğimizi hatırlatan İmamoğlu, “Bu zor günlerde, seferberlik duygusuyla hareket etmenin her zaman en değerli prensip olduğunu düşünüyorum. Burada, tüm bireysel duyguların ötesinde, aklı ve bilimi kendine rehber edindiğiniz zaman, hata yapma riskiniz çok azalacaktır” diye konuştu. Hastalığın, ortak akıl ve bilimin gösterdiği ışıkla yenilebileceğinin altını çizen İmamoğlu, tek isteklerinin bulaşmanın azalması olduğunu vurguladı. Can kayıplarının bu şekilde azalabileceği tespitinde bulunan İmamoğlu, vatandaşın zor durumlarını aşması gereken kurumun devletin bütün kuruluşları olduğunu hatırlattı. “Büyük devletlerin, zor zamanlarda vatandaşının sıkıntılarını aşan devlet olduğunu hepimiz biliyoruz. Biz de büyük bir devletiz” diyen İmamoğlu, “Burada neyi aşamıyoruz, neyi çözemiyoruz? Hangi ısrarla, hangi saikle bu süreci başka türlü tanımlamalarla, akıl almaz, hatta hiçbir vatandaşın da anlamadığı tavırlarla ya da prensiplerle aşmaya çalışırız, anlamış değilim” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL’DA YAVAŞLAMA SÖZ KONUSU DEĞİL”

“İstanbul’da, şu anki veriler de dahil olmak üzere, ne yazık ki bir yavaşlama söz konusu değildir” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Bir haftayı aşkın süredir bir takım uygulamalar yapılmaktadır. Biz, en acı manzarayı, vefat sayılarıyla takip edecek bir kurumuz. Buradan gördüğümüz kadarıyla, ne yazık ki bir azalma söz konusu değildir. Hastanelerde ve yoğun bakımlarda yer bulma konusunda vatandaşların istekleri bize kadar ulaşmakta. Buna cevap bulmakta sıkıntı yaşıyoruz; buradan şahidiyiz. Aynı zamanda, kurumumuzun içinde binlerce çalışanımız şu anda Kovid’le mücadele ediyor; ondan dolayı şahidiz. Kovid döneminde hayatını kaybeden onlarca çalışanımız var. Onlara rahmet diliyorum, ruhları şad olsun.”

“DOKTOR ERDEM’İN ADINI YAŞATACAĞIZ”

Doktor Erdem’in “görev şehidi” olduğuna inandığını belirten İmamoğlu, sağlıkçıların hangi şartlarda görev yaptığına kendi hastalığı sırasında şahitlik ettiğini kaydetti. Sağlık çalışanlarının, süreci müthiş bir görev bilinciyle kucakladığının altını çizen İmamoğlu, “Hepsine minnet duyuyorum. Ama onların işini kolaylaştırmaz isek, bizim, böylesi bir sorunun üstesinden gelme şansımız, ancak ve ancak virüsün süreci kendiliğinde terk etmesiyle ya da ne yazık ki binlerce can kaybından sonra olacaktır. Tabip Odası Başkanı’mızın çağrısına katılıyorum. Derhal, sıkı bir kapanmayla, bu sorunu azaltarak, toplumu rahatlatarak, ama aynı zamanda bu kapanma esnasında vatandaşlarımızın, esnafımızın, her kim varsa, maddi-manevi yanında olarak bu süreci hep beraber toparlamak zorundayız” dedi. İmamoğlu, Doktor Erdem’in adını, kurum içinde yaşatacaklarının sözünü verdi.

“HER GÜN DEFNETTİĞİMİZ İNSANLARIMIZI BİLİYORUZ BİZ; AZALMA YOK”

Gazeteciler, konuşmasının bitiminde İmamoğlu’na, Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı vefat sayılarıyla, belediyelerdeki rakamlar arasındaki farkın nedenlerini sordu. İmamoğlu, bu sorulara şu yanıtı verdi:

“Vefat sayıları, bizim elimizde. Her gün defnettiğimiz insanlarımızı biliyoruz biz; azalma yok. Bugün yolda gelirken Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı’mızı dinliyorum. Geçen hafta toplantı yaptık. Muhittin Bey, rahatsızlığı dolayısıyla katılamadı. Yani açıklananın 3-4 katı vefat, sadece 10 Büyükşehir Belediyesi’nde var. Benim derdim ne olabilir ki? Bir belediye başkanının, ‘Kapanalım’ demesi kadar zor bir şey olabilir mi? Zor bir şey belediye başkanı için. Şehri kapatalım, 2 hafta, 3 hafta; zor bir şey. Ama bu işi yapan insanlar diyor ki; ‘Bulaşı azaltmamız için, 3 hafta soluklandırmamız lazım toplumu. Evlerde gerekiyorsa test yapmalıyız. Ve filyasyon sistemini büyütmeliyiz.’  Hepimiz, her kurumumuz, bu anlamda fedakarlığa hazır. Başka bir şey demiyoruz ki, ne diyebiliriz? Bu söylediklerimizin içinde ‘Hükümet’ demiyoruz, ‘Muhalefet’ demiyoruz, ‘Belediye’ demiyoruz. Allah aşkına hepimizin canı. Vefat edenin siyasisine mi bakıyoruz? Şu anda, ‘2-3 hafta -bilim insanları, hekimler diyor- kapanalım. Şunun hızını dindirelim, hastalar sağlıklarına kavuşsun kavuşabildiği ölçüde. Bütün sağlıkçılarımız bir nefes alsınlar’ diyoruz. Dediğimiz bu; başka ne diyebiliriz?”

“YALVARIYORUM; LÜTFEN TEDBİR ALSINLAR”

“Vefat sayıları düşmüyor. Yaklaşık bir aydır düşmüyor. Ben, rakam verince başka bir polemik çıkıyor. Ben rakam veriyorum, çıkıyor birileri ‘O bulaşıcı hastalık, bu bulaşıcı hastalık. Yok şöyle, yok böyle…’ Ben, şuna bakıyorum: Geçen sene bu ayda kaç insanımızı kaybettik, şu anda kaç insanımızı kaybettik, kaybediyoruz. Ve bu, hangi sayılarla devam ediyor. Bu bizde var. Yapmasınlar. Tedbir alsınlar. Yalvarıyorum; lütfen tedbir alsınlar. 2-3 hafta her şeyimizle mücadele edelim, maddi manevi bütün eksiklikleri giderelim. Esnafımızın yanında olalım. Simitçimizin yanında olalım. İş adamının yanında olalım. Çalışanın yanında olalım. Bunun altından kalkarız biz 2-3 haftada. Bundan sonrası daha büyürse, Allah korusun. Aşı geliyor, başka tedbirler geliyor. O tedbirlerimizi alırız, insanlarımızın bağışıklık sistemini güçlendiririz, bu süreci hep beraber aşarız. Ama bugün kaybettiklerimiz geri gelmez, bu şekilde devam ederse.”

Genel

Sarıyer’in 30 yıllık atık su sorunu çözülüyor

Published

on

blank

Sarıyer Merkez Mahallesi Meserburnu ve Piyasa Caddeleri ile Çayırbaşı Caddesinde yapılan atık su hattı çalışmaları devam ediyor. Çevre sağlığını olumsuz etkileyen atık suların boğaza girişini engellemek için yapılan 2 bin metre uzunluğundaki çalışma tamamlanınca atık sular denize karışmadan Baltalimanı Atık Su Arıtma Tesisi’ne ulaştırılacak. Çalışmaları yerinde denetleyen Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, “Bu bölgenin tüm atıkları denize akıyordu, artık kanallara toplandı. Geçtiğimiz dönemde çok önemsenmeyen bu çalışma, uzun yıllardır kanayan bir yarayı sonlandıracak” ifadelerini kullandı.

Yıllardır arıtma tesisine bağlanamayan ve Boğaz’ı kirleten Sarıyer’deki 4 ayrı nokta için İBB atık su çalışması başlattı. Sarıyer Merkez Mahallesi’nden başlayarak Çayırbaşı’na kadar devam eden bölgede, 2 bin metre uzunluğunda, 300 – 600 mm çaplarında, yerin 3 ila 7 metre derinliğinde atık su bağlantı hattı inşa ediliyor. Böylece, atıksu kolektörleri ile toplanan sular, denize karışmadan Baltalimanı Atık Su Arıtma Tesisi’ne ulaştırılacak. Çalışmalar bölgede yoğun altyapı tesisi olması ve Müzeler Müdürlüğü denetiminde belli kısımlarda elle kazı yapılmasından dolayı yavaş ilerliyor.

“PANDEMİ YASAKLARI BİZE FIRSAT OLDU”

Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ile Büyükdere mahallesinde bir araya gelen İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Selami Taşer ve İSKİ Avrupa Atık Su İnşaat Müdürü Mehmet Kadri Feyat yürütülen kapsamlı çalışma hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Çalışma alanında yapılan buluşmaya CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç’ın yanı sıra Sarıyer Belediyesi Meclis Üyeleri’de katıldı. “Pandemi yasakları aslında bizlere bir fırsat oldu” diyen İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Selami Taşer, Sarıyer’de yürütülen İSKİ çalışmasına ilişkin fikirlerini şu cümlelerle dile getirdi: “Trafiğin en yoğun olduğu yerlerde bizler için çalışmalar da zor oluyor. Şimdi yasakları fırsat bilerek bu zorlu bölgelerden biri olan Sarıyer’deki işlerimizi halletmek istedik. Kartal, Kadıköy, Üsküdar, Bakırköy gibi yerleri ele aldık. Komple Sarıyer’i değerlendiriyoruz bu çalışma ile. Burada atık su ve yağmur suyunu ayırıyoruz. Atık sular arıtma tesislerine gidiyor, yağmur suyunu da atık su içerisine sokmadan ayrı kanallar yaparak denize veriyor. Böylelikle hem pisliği temizlemiş oluyoruz hem de denizi kirletmeden arıtılmış bir şekilde vermiş oluyoruz. Bunun yanı sıra dere ıslahı yapıyoruz.”

“GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTIK”

İSKİ Avrupa Atıksu İnşaat Müdürü Mehmet Kadri Feyat ise konuya ilişkin çalışma alanında yaptığı bilgilendirmede şu başlıklara değindi: “2 kilometrelik alanda ve sahilde bulunan tüm binaların atıkları eskiden denize akıyordu. Bu da çok kötü bir görüntüye neden oluyordu. Marmara denizini kirleten en önemli sorunların da başında geliyordu bu. Biz çalışmamızı dört etaba ayırdık. 1. Etap Meserburnu Caddesi, 2. Etabı Piyasa Caddesi ve Çayırbaşı Caddesinde iki etaptan oluşuyor. 656 metrelik alan tamamlandı. Bu bölgeden şu anda denize atık su gitmiyor. Sokak çok dar burada çalışma yürütmek ekiplerimiz için gerçekten zor oldu, ama başardık. Bazı günler gece yarılarına kadar sahadaydık. Büyükdere’den sonra Çayırbaşı mahallemizdeki çalışmalar da tamamlandıktan sonra 30 yıldır boğaza akan atık su sorununu tamamen sonlandırmayı planlıyoruz. Abone bağlantılarının da çalışmalar sonrasında yapıldığını belirtmek isterim. Büyük bir kangren haline gelen buradaki sorun sizlerin de desteği ile tamamlanıyor.”

“SARIYER BÜYÜKŞEHİR İLE TANIŞTI”

Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, İSKİ atık su çalışmaları hakkında İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Selami Taşer ve İSKİ Avrupa Atık Su İnşaat Müdürü Mehmet Kadri Feyat’tan bilgi aldı. Büyükdere mahallesinde yürütülen çalışmayı yakından takip eden Başkan Genç, konuya ilişkin şunları söyledi: “Sarıyer artık büyükşehir ile tanıştı. Ben müdürlerimize, daire başkanlarımıza emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Sarıyer’in uzun yıllardır devam eden bir sorununu İSKİ bugün çözüyor. Evsel atıklar denize akıyordu, şimdi ise kanallara toplanarak kollektörler vasıtasıyla atık su arıtma tesislerine gönderiliyor. Biz geçmiş dönemde anlattığımızda önemsenmiyordu. Bizler bunu anlatmak zorundayız. Bizim yetki alanımızda olmadığı için Sarıyer’in en bakımsız yerleri sahillerdi. Ama şimdi ekiplerimiz geldi, çok önemli çalışmalarla hem köyler bölgesindeki altyapı sorunlarını hem de buradakileri gidereceklerini söylediler. Bundan sonra hep alanda olmak zorundayız.”

blank

Continue Reading

Genel

Türkiye’de iki siyasi parti kapatıldı

Published

on

blank

Anayasa Mahkemesi, Genç Anadolu Partisi ile Esnaf ve Çiftçi Partisi’nin hukuki varlıklarının sona erdirilmesine karar verdi.

İki siyasi partinin hukuki varlıklarının sona erdirilmesine dair kararlar Resmi Gazete’de yayınlandı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Genç Anadolu Partisi’yle ilgili Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurarak partinin, yasal süre olan üç yılda kongrelerini yapmadığı, partiye yapılan uyarı yazılarının tebliğ edilemediğini belirtti. Başvuruda, partinin 2019’daki kongre toplantısında iki, 2020’dekinde ise bir üyenin bulunduğuna yer verildi.

Partiden AYM’ye gönderilen savunmada ”Kongrelerinin mevzuata uygun olduğu ve ilçe seçim kurulunca onandığı, Cumhuriyet Savcılığının bu konuda yetkili olmadığı, ilgili belgelerin gönderildiği” ileri sürüldü.

AYM incelemesinde, partinin kongrelerinin yeterli sayı olmadığı gerekçesiyle ilçe seçim kurulunca geçersiz sayıldığı, kongrelerin süresinde yapılmadığı, ilgili mevzuat uyarınca iki kez üst üste kongre yapılmamasının kendiliğinden sona erme nedenlerinden biri olduğu kaydedildi. Yüksek mahkeme, Genç Anadolu Partisi’nin dağılmış sayılarak, hukuki varlığının sona erdirilmesine karar verdi.

Ali Alemdaroğlu’nun genel başkanlığını üstlendiği Genç Anadolu Partisi (GAP) Ağustos 2013’te kurulmuştu. 1 Nisan 2021 tarihi itibarıyla partide hiçbir üye kaydı gözükmüyor.

ESNAF VE ÇİFTÇİ PARTİSİ DE KAPANDI

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 2010 yılında kurulan Esnaf ve Çiftçi Partisi’nin ilk büyük kongresinin iki yıllık süresi içinde ve mevzuata uygun yapılmadığı, yetkili organlarının yasaya uygun oluşturulmadığı ve bazı üyelerin birden fazla kurulda görev aldığı gerekçesiyle kendiliğinde dağılma ve hukuki varlığının sona erdirilmesi talebinde bulundu.

Parti yönetimi tarafından yapılan savunmada, özetle ”Büyük kongrelerin 2015 ve 2018 yıllarında yapıldığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına sunulduğu, 2018’deki kongrede yönetimin oluştuğu” belirtildi.

AYM incelemesinde, partinin kongrelerine ilişkin seçim tutanaklarının Yüksek Seçim Kurul (YSK) onaylı gönderilmediği gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın belgeleri geçerli saymadığı, ilçe seçim kurulu tutanaklarından bazı kişilerin birden fazla parti organına seçildiğinin anlaşıldığı belirtildi.

İncelemede, partiden gönderilen yazıda, 2019 yılında yapılan kongrede adının İslam Birliği Partisi olarak değiştirildiğinin yer almasına karşın bunu ilişkin YSK onaylı tutanak gönderilmediği tespit edildi.

AYM kararında, ilgili yasal düzenlemeler uyarınca, kurulan siyasi partilerin büyük kongrelerini iki yıl içinde toplamaları ve zorunlu organlarını oluşturmaları gerektiği belirtildi. Yüksek mahkeme, Esnaf ve Çiftçi Parti’nin hukuki varlığının sona erdiğine oybirliğiyle karar verdi.

Genel Başkanlığını Fatma Türkan Sürmeli’nin yaptığı Esnaf ve Çiftçi Partisi (EÇP) 30 Aralık 2010 tarihinde kurulmuştu. 1 Nisan 2021 tarihi itibarıyla partinin 65 üyesi bulunuyordu.

Continue Reading

Genel

İSKİ, Boğaz’a atıksu girişini kesecek çalışmayı başlattı

Published

on

blank

İSKİ, Üsküdar’da 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Vaniköy Mahallesi arasında kalan bölgede, Boğaz’a atıksu girişini engelleyecek çalışmaları başlattı. Toplam 36 milyon lira maliyetli çalışmaların ekim ayında tamamlanması planlanıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bağlı kuruluşu İSKİ, İstanbul’un kangren haline gelmiş alt yapı sorunlarına çözüm üretmeye devam ediyor. Üsküdar’ın sahil kesiminde zemin şartları ve trafik yoğunluğu nedeniyle yıllardır yapılamayan altyapı çalışmaları tek tek tamamlanıyor. Bu kapsamda, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Vaniköy Mahallesi arasındaki 4 noktadan, doğrudan İstanbul Boğazı’na ulaşan atıksuları kesecek çalışmayı başlattı.

EKİM AYINDA TAMAMLANACAK

Çalışmalara ilişkin bilgi veren İSKİ Genel Müdür Raif Mermutlu, “Beylerbeyi İstavroz tünelinde toplanacak bütün atıksular, Küçüksu Ön Arıtma Tesisine aktarılacak. İstanbullular hatırlarlar; Kurban Bayramlarından sonra Boğaz’da istenmeyen görüntüler oluşurdu. İşte bu tünel vasıtasıyla, bölgedeki 4 noktadan Boğaz’a ulaşan atıksular, arıtma tesisine aktarılarak bu görüntüler ortadan kaldırmış olacak” dedi.

Çalışmalar kapsamında, 3.2 metre çapında ve 600 metre uzunluğunda tünel ile toplam da 1.400 metre uzunluğunda  atıksu hattı yapılacak. Çalışmalar tamamlandığında yağmursuları denize aktarılırken atıksular ise Küçüksu Beylerbeyi tüneli vasıtasıyla Küçüksu’daki atıksu arıtma tesisine iletilecek. Toplam 36 milyon lira maliyetindeki çalışmaların ekim ayı sonunda tamamlanması planlanıyor.

Continue Reading

Popüler