Connect with us

Genel

İstanbullu karantina ve denetim istiyor

Published

on

blank

“İstanbul’da Koronavirüs Algı, Beklenti ve Tutum Araştırması” katılımcılarının yüzde 79,7’si, koronavirüs hakkında yeterli bilgiye sahip olduğunu belirtti. Salgınla mücadelede kısıtlama ve denetimlerin artırılması gerektiği vurgulanırken, kısıtlama isteyenlerin yüzde 29,2’si sokağa çıkma yasağı, yüzde 15,3’ü on beş günlük karantina uygulaması talep etti. Her beş katılımcıdan dördü, bir tanıdığının hastalığa yakalandığını, yüzde 82,9’u ilerleyen zamanlarda İstanbul’da salgının artacağını. Mart ayında yüzde 35,8 olan maske kullanımı yüzde 99,6’ya yükseldi. Aşı bulunduğu takdirde, erkeklerin yüzde 55,4’ü, kadınların yüzde 41,6’sı aşı olmak istediğini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul İstatistik Ofisi tarafından gerçekleştirilen “İstanbul’da Koronavirüs Algı, Beklenti ve Tutum Araştırması” yayınlandı. İlki 19 – 22 Mart tarihleri arasında yapılan araştırma, 17 – 21 Kasım 2020 tarihleri arasında tekrarlandı. Rassal olarak seçilen 749 İstanbul sakini ile Bilgisayar Destekli Telefon Anketi (CATI) yöntemi kullanılarak oluşturulan çalışmada, İstanbulluların koronavirüse karşı algı, beklenti ve tutumları ölçüldü; Mart ve Kasım aylarında elde edilen veriler karşılaştırıldı. Araştırmada şu sonuçlara ulaşıldı:

Yüzde 79,7, koronavirüs hakkında yeterli bilgiye sahip

Katılımcılara yöneltilen “Koronavirüs ile ilgili yeterince bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyor musunuz” sorusuna katılımcıların yüzde 13’ü yeterince bilgi sahibi olmadığı, yüzde 7,3’ü emin olmadığı, yüzde 79,7’si ise yeterince bilgi sahibi olduğunu yanıtını verdi.

Karantina ve denetimler artırılmalı

“Koronavirüs ile mücadelede başka ne önlemler alınabilir” sorusuna, katılımcıların büyük bir kısmı kısıtlamaların artırılması gerektiğini söyledi. Bu kısıtlamalar içerisinde, yüzde 29,2 ile sokağa çıkma yasağı ve yüzde 15,3 ile on beş günlük karantina uygulaması dile getirildi. Katılımcılar karantinaya girilmesi durumunda maddi yardıma gereksinim duyacaklarını ifade etti.

Katılımcılar tarafından değinilen bir diğer konu da denetimlerin artırılması oldu. Koronavirüsün kontrol altına alınabilmesi için vatandaşların kurallara uyması ve gereken durumlarda cezai yaptırımlara başvurulması gerektiği de kaydedildi.

Erkeklerin yüzde 55,4’ü, kadınların yüzde 41,6’sı aşı olmak istiyor

Koronavirüs aşısı geldiği takdirde, erkeklerin yüzde 55,4’ü kadınların ise yüzde 41,6’sı aşı olmak istiyor. Yaş aralığına göre bakıldığında ise 61 yaş ve üzeri kişilerin yüzde 60,5’i, 41 – 60 yaş aralığındaki kişilerin yüzde 51’i, 31 – 40 yaş aralığındakilerin yüzde 42,2’si ve yüzde 18 – 30 yaş arasındakilerin yüzde 50,3’ü aşı olmak istediğini belirtti.

Gelişmeler en çok televizyondan takip ediliyor

Koronavirüsle ilgili haberleri, son 10 günde nereden takip ettikleri sorulan katılımcıların yüzde 55,1’i televizyondan, yüzde 32,6’sı sosyal medyadan, yüzde 11,1’i internet haber sitelerinden, yüzde 0,7’si gazetelerden, yüzde 0,5’i ise Whatsapp gruplarından takip ettiğini belirtti.

Maske kullanımı yüzde 99,6’ya yükseldi

Katılımcılara yöneltilen “Son 10 gündür koronavirüsle ilgili hangi önlemleri alıyorsunuz?” sorusuna, Mart ayında, yüzde 40,4 “Eldiven kullanıyorum”, yüzde 35,8 “Maske takıyorum” yanıtını vermişti. Kasım ayında ise yüzde 31 eldiven, yüzde 99,6 maske kullandığını belirtti.

Beslenmeye daha fazla dikkat ediliyor

“Son 10 gündür koronavirüsle ilgili önlem almak için beslenmenize dikkat ediyor musunuz?” sorusuna, katılımcıların Mart ayında yüzde 60,4’ü, Kasım ayında yüzde 91,8’i “Evet” yanıtını verdi.

Kasım’da Mart’a göre toplu taşıma kullanımı azaldı

Katılımcıların yüzde 45,5’i Mart ayında toplu taşıma kullanmadığını/daha az kullandığını belirtirken, Kasım ayında bu oran yüzde 82’ye yükseldi. Koronavirüs dönemi öncesinde ulaşım için katılımcıların yüzde 39’u otobüs, dolmuş ve benzeri ulaşım araçlarını, yüzde 34,2’si şahsi araçlarını, yüzde 20,8’i metro, Marmaray gibi ulaşım araçlarını kullandıklarını, yüzde 6’sı gideceği yere yürüyerek ulaştıklarını belirtti. Koronavirüs döneminde ise ulaşım tercihlerinin değiştiğini belirten katılımcıların; yüzde 26,3’ü otobüs, dolmuş ve benzeri ulaşım araçlarını, yüzde 51,3’ü şahsi araçlarını, yüzde 10,3’ü metro, Marmaray gibi ulaşım araçlarını kullandıklarını, yüzde 12,1’i ise yürüyerek ulaştıklarını belirtti.

Alışveriş yapanların oranı azaldı

Koronavirüsten önceki zamana göre daha fazla alışveriş yaptığını belirtenlerin oranı, Mart’ta yüzde 25,9 iken, Kasım’da yüzde 11,5 oldu.  Katılımcıların yüzde 77,6’sı gıda ürünleri, yüzde 45,9’u temizlik malzemesi, yüzde 15,3’ü bağışıklık güçlendirici destek ürünleri, yüzde 2,4’ü ise bebek bakım ürünleri aldığını ifade etti.

Yüzde 94,4’ün günlük hayatı etkilendi

“Koronavirüs günlük hayatınızı nasıl etkiledi” sorusuna,  Mart ayında, katılımcıların yüzde 37,5’i hareket alanımı kısıtladı, yüzde 35,1’i sosyalleşmemi kısıtladı, yüzde 14,5’i psikolojimi bozdu, yüzde 12,9’u etkilemedi yanıtı vermişti. Kasım ayında, aynı soruyu, yüzde 34,8 sosyalleşmemi kısıtladı, yüzde 33,6 psikolojimi bozdu, yüzde 26 hareket alanımı kısıtladı, yüzde 5,6 günlük hayatını etkilemedi şeklinde yanıtladı.

Endişe, korku ve stres seviyeleri arttı

Pandemi nedeniyle yaşanan gelişmeler neticesinde, katılımcıların yüzde 69’u endişe, yüzde 65’i stres, yüzde 58,4’ü korku, yüzde 45,5’i yalnızlık ve yüzde 44,9’u umutsuzluk seviyelerinin arttığını belirtti.

Mart’ta, katılımcıların yüzde 57,9’u endişeli, yüzde 18,1’i kısmen endişeli ve yüzde 24’ü endişeli olmadığını ifade ederken, Kasım’da, yüzde 70,9 endişeli, yüzde 11,5 kısmen endişeli ve yüzde 17,6 endişeli olmadığını söyledi.

Yüzde 91,6 virüsün bulaşmasından endişe duyuyor

Mart ayında yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 75,2’i virüsün kendisine ya da yakınlarına bulaşmasından, yüzde 81,1’i ekonomik sorunların yaşanmasından, yüzde 70,4’ü eğitim hizmetlerinin aksamasından, yüzde 70,3’ü günlük yaşantısının daha fazla kısıtlanmasından ve yüzde 41,6’sı yeterli düzeyde gıdaya erişememekten endişe duyduğunu kaydetmişti. Kasım ayında ise yüzde 91,6’sı virüsün kendisine ya da yakınlarına bulaşmasından, yüzde 87,9’u ekonomik sorunların yaşanmasından, yüzde 80,6’sı eğitim hizmetlerinin aksamasından, yüzde 65,6’sı günlük yaşantısının daha fazla kısıtlanmasından ve yüzde 35,7’si yeterli düzeyde gıdaya erişememekten endişe duyduğunu belirtti.

Her 5 kişiden 4’ünün bir tanıdığı hastalığa yakalandı

“Tanıdıklarınızdan hangileri koronavirüs hastalığına yakalandı?” sorusuna katılımcıların verdiği yanıtın ilki komşuları, ikincisi İstanbul’da yaşayan akrabaları, üçüncüsü ise iş arkadaşları oldu.

Ekonomiyi olumsuz etkilediği düşünülüyor

Katılımcıların yüzde 91,8’i ülke ekonomisinin salgından olumsuz etkilendiğini; yüzde 92,5’i ise önümüzdeki dönemde de bu etkinin devam edeceğini düşünüyor.

Katılımcılar koronavirüs vakalarının artacağını düşünüyor

Araştırmaya katılanların yüzde 76,4’ü Türkiye’de, yüzde 82,9’u ise İstanbul’da koronavirüs vakalarının ilerleyen dönemde artacağını belirtti. Mart’ta, katılımcıların yüzde 97,5’i virüsün 12 ay içerisinde kontrol altına alınacağı düşüncesindeyken, Kasım ayında yüzde 58,9 ’a düştü. Yüzde 20,1’i 13 – 24 ay içerisinde kontrol altına alınacağını düşünürken, yüzde 21’i ise 24 aydan daha fazla süreceğini kanaatinde.

Katılımcıların Demografik Bilgileri

Araştırma eğitim, meslek ve gelir düzeyine bağlı olarak belirlenen 8 kategoriyi içeren sosyo-ekonomik statü (SES) düzeyinden üst (A+, A), üst-orta (B+, B), alt-orta (C+, C) ve alt (D ve E) statülerine göre değerlendirildi. Yapılan araştırmanın İstanbul’u temsil etmesi amacıyla tesadüfi örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme kullanılmış olup; SES kriterine göre tabakalama yapıldı. Katılımcıların yüzde 3,1’i E, yüzde 17,9’u D, yüzde 43,1’i C, yüzde 17,4’ü C+, yüzde 5,6’sı B, yüzde 6,3’ü B+, yüzde 1,3’ü A, yüzde 5,3’ü ise A+ sosyoekonomik statüdeki ilçede ikamet etmekte olan kişilerden meydana geldi. Katılımcıların yüzde 61,1’i 18-40 yaş arasındayken, yüzde 38,9’u 40 yaş üstü yaş grubunda yer aldı. Katılımcıların yüzde 50,9’u kadınken, yüzde 49,1’i erkeklerden oluştu.

İstanbul’da Koronavirüs Algı, Beklenti ve Tutum Araştırması, Kasım 2020 bilgilerine https://istatistik.istanbul/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Genel

Büyükdere’de yavru köpeği ezdi, umursamadan yoluna devam etti

Published

on

blank

Sarıyer’in Büyükdere Mahallesi’nde Mısırlı bir kişi otomobiliyle yavru köpeği ezdi, umursamadan yoluna devam etti.

Olay geçen Cumartesi saat 15.00 sıralarında Büyükdere Mahallesi’nde meydana geldi. Mısırlı Ahmad Mohsen Y. otomobille yavru köpeğe çarptı. Otomobili durduran Ahmad Mohsen Y. köpeğe baktıktan sonra yoluna devam etti. Yavru köpeği gören kadın, onu arabasına alarak veterinere götürdü. Yavru köpeğin veterinerdeki tedavisi devam ediyor.

ÖNCE GÖZALTI, SONRA SERBEST

Yavru köpeğe altı kardeşi ve annesi ile birlikte bakan mahalleliler, olayın meydana geldiği yerdeki güvenlik kameralarını inceleyince polise haber verdi. Polis, Ahmad Mohsen Y.’yi gözaltına aldı. Ahmad Mohsen Y. ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Continue Reading

Genel

Kabine toplanıyor! İşte normalleşme süreci…

Published

on

blank

2 haftalık kademeli normalleşme sürecinde sona gelindi. Gözler, yeni dönem için Kabine toplantısında. Türkiye’de corona virüs salgını kapsamında alınacak yeni tedbirlerin kararlaştırılacağı Kabine Toplantısı, bugün gerçekleştirilecek.

En son 17 Mayıs’ta gerçekleşen Kabine Toplantısı’nın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada, “Kabine toplantımızda Haziran’dan itibaren başlayacak kademeli normalleşmenin 2. etabını görüştük. Önümüzdeki günlerde gelişmelere göre milletimizle paylaşacağız” demişti.

KABİNE TOPLANTISI NE ZAMAN?

Türkiye’nin salgına karşı alacağı yeni tedbirlerin kararlaştırılacağı Kabine Toplantısı, 31 Mayıs’ta yapılacak.

1 HAZİRAN SONRASI UYGULANACAK TEDBİRLER BELLİ OLACAK

Kabine toplantısında 1 Haziran sonrası hangi tedbirlerin uygulanacağı şekillenecek.

Edinilen bilgiye göre, toplantıda kafe ve restoranların kişi sınırlaması ile açılması, düğünlere belirli kurallar içerisinde izin verilmesi, sokağa çıkma kısıtlamasının esnetilmesi ve açık havada maske zorunluluğunun kaldırılmasına ilişkin konular gündeme getirilecek.

KAFELER NE ZAMAN AÇILACAK?

Vaka sayısındaki düşüşün sürmesi durumunda, 1 Haziran’da kafe ve restoranlar açılacak.

DÜĞÜN SALONLARI NE ZAMAN AÇILACAK?

Kabine toplantısında alınacak yeni karara göre, düğün salonlarının belli sayıda misafir ağırlamak şartıyla açılabileceği gündemde.

Düğünlerin, ilk etapta açık alanlarda, aşılamanın artması halinde kapalı alanlarda da yapılması bekleniyor.

SPOR SALONLARI, HALI SAHALAR, KIRAATHANELER

Kabinede spor salonları, halı sahalar, yüzme havuzları ve kıraathanelerin yarından itibaren açılmasına dönük karar çıkması da öngörülüyor.

MASKEYE MESAFE AYARI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ilerleyen dönemlerde 2 metrelik mesafe şartıyla maskenin çıkartılabileceğini söylemişti. Bu açıklamanın ardından bugünkü kabinede turizm sezonunun açılmasına paralel olarak park, bahçe ve sahil gibi açık alanlarda mesafeli şekilde maskesiz dolaşma kararının alınabileceği belirtiliyor.

TELAFİ EĞİTİMİ BU HAFTA NETLEŞECEK

Eğitim alanında atılacak adımlar da Kabine toplantısında ele alınacak…

Telafi eğitimine ilişkin sürecin ayrıntılarının da Kabine toplantısında alınması bekleniyor. Telafi eğitimin ne zaman başlayacağı ve yüz yüze mi yoksa uzaktan mı olacağı masadaki konular arasında.

Konuya ilişkin Mili Eğitim Bakanı Selçuk, Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada “Telafi eğitimi ne zaman başlayacak? Yüz yüze mi yoksa uzaktan mı olacak?” soruısuna yanıt verdi.

Bakan Selçuk, “Biz telafi eğitiminin haziran ayı başında başlamasını ve yüz yüze olmasını istiyoruz” dedi.

2021-2022 eğitim-öğretim yılının erken başlaması çağrılarını da değerlendiren Selçuk,, “İklim açısından okulların Ağustos’ta açılması doğru değil. Eylül gibi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI 24.00’A KADAR UZATILABİLİR

Sağlık bakanlığı Bilim Kurulu, hafta içi ve hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına ilişkin yol haritası önerisini Bakan Koca’ya sundu.

Bakan Koca, yeni kısıtlama haritasını Kabine Toplantısı’nda aktaracak.

Bilim Kurulu’nun hafta içi uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması uygulaması saat 24.00’e kadar uzatılmalı önerisi, kabine üyeleri tarafından ele alınacak.

Hafta sonu kısıtlamasının da kaldırılması üzerinde duruluyor.

AÇIK HAVADA MASKE ZORUNLULUĞU NE ZAMAN KALKACAK?

Yarın yapılacak olan Kabine Toplantısı’nda, 1 Haziran sonrası aşılama çalışmalarının hızlanması halinde maskesiz hayat planı da gündeme gelecek.

Sahil ve parklarda 2 metre mesafe varsa maske takılması zorunlu olmayacak.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN AÇIKLAYACAK

Toplantı sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yaparak, alınan kararları vatandaşlara aktarması bekleniyor.

Continue Reading

Genel

İstanbul, fethini layıkıyla kutladı

Published

on

blank

İBB, 29 Mayıs İstanbul’un Fethi’nin 568’nci yıl dönümü kutlamalarını görsel şölenle noktaladı. Fatih’in İstanbul’a giriş yaptığı Haliç semaları, yüzlerce “drone”un Fethi simgeleyen 10 dakikalık muhteşem multimedya gösterisiyle aydınlandı. Kentin 8 farklı sembolik noktasında eş zamanlı olarak ışık ve ses gösterileri düzenlendi. Haliç’teki etkinlikte konuşan ve gençlere seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Rol modeliniz burada. Bu şehrin her santimetre karesinde. 20 yaşında genç Sultan sizin modeliniz. Ona bakın ve siz de farklı düşünme cesaretinize, mücadele cesaretinize, keşfedilmemiş yollara gitme cesaretinize, imkansızı isteme cesaretinize sahip çıkın. Ve ibret alın; Fatih’in fethettiği canım İstanbul’un, asırlar sonra düşürüldüğü halden ibret alın. Ve cesaretinizi de yine aynı İstanbul’un şahlanışından alın. Fatih biziz; Fatih sizsiniz sevgili gençler. Fatih, hepimiziz…” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 29 Mayıs İstanbul’un Fethi’nin 568’nci yıl dönümü kutlamalarını, muhteşem bir etkinlikle noktaladı. Beyoğlu’ndaki Haliç Kongre Merkezi otopark alanında gerçekleştirilen etkinliğin onur konukları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener oldu. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek Kaya İmamoğlu ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin Genel Başkan Yardımcıları, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, İBB üst yönetimi, İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı, belediye başkanları ile siyasi parti temsilcileri hazır bulundu. Etkinlik, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almak için döktürdüğü “şahi” topunun ağzından esinlenerek tasarlanan 37 metrelik sahne üzerinde gerçekleştirildi. Sahne önüne konumlandırılan toplar önünde konumlandırılan özel makyajlı ve kostümlü performans sanatçıları, fetih dönemimin askerlerini canlandırdı.

FATİH’İN KİTABI TANITILDI

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan etkinlikte, “Fatih Sultan Mehmet” kitabının tanıtımı yapıldı. Etkinlikte sırasıyla; İmamoğlu, Akşener ve Kılıçdaroğlu birer konuşma yaptı. Pandemi koşulları nedeniyle geniş katılımlı bir etkinlik yapılamadığının altını çizen İmamoğlu, “Bu zorlu günleri de atlatacağımıza, yakın zamanda yeniden hep bir arada olabileceğimize yürekten inanıyorum” dedi. İstanbul’un fethinin, bir çağı kapatıp bir yenisini açan, dünya tarihinde çok önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Bu muhteşem şehri, dünyanın gözbebeği aziz İstanbul’u bizlere armağan eden Fatih Sultan Mehmed Han’ı ve kutlu askerlerini rahmetle, minnetle yad ediyorum” diye konuştu.

İMAMOĞLU: “FATİH SULTAN MEHMED HAN GERÇEK BİR ENTELEKTÜELDİ”

“Bu şehrin fethi, sadece surların ve zincirlerin aşılmasıyla başarılmadı” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“’Toprakları değil, gönülleri fethetmeye gidiyoruz” diyen Fatih, fetihten sonra bu şehirde hakim olan yeni yaşamı tarzını da kurguladı. O büyük ve kucaklayıcı lider, bu kadim şehirde, her inancı, her çeşit geleneği, her kültürü ve yaşam tarzını koruyan, adil, eşit ve hoşgörülü bir yönetimi tanımladı. Çünkü, istisnasız tüm tarihçilerin mutabık olduğu gibi, Fatih Sultan Mehmed Han gerçek bir entelektüeldi. Eğitime, kültüre, bilim ve sanata yaklaşımıyla çağının çok ilerisindeydi. Uzlaşmaz gibi gösterilen Doğu ve Batı kültürlerini özgün bir sentez içinde buluşturdu ve kültürel bir ‘yeniden doğuşa’, yani rönesansa öncülük etti. Bu, ‘Fatih’in Rönesansı’dır ve en güzel ifadesini İstanbul’da bulmuş, İstanbul’la özdeşleşmiştir.”

“FATİH, MANEVİ DÜNYAMIN ÖNEMLİ LİDERLERİNDEN BİRİDİR”

Fatih’in, kendisi için, kişiliğinden, mücadelesinden ve derinliğinden ilham aldığı eşsiz bir şahsiyet olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Kuşkusuz, Fatih Sultan Mehmet dünya tarihi için olduğu kadar İstanbul’da yaşayan herkes için çok önemli bir padişahtır. Ama Fatih, kişisel olarak benim için en az iki kez önemlidir. Çünkü, o kutlu padişah, İstanbul’un fethinden sadece 8 yıl sonra, benim doğup büyüdüğüm, kimliğimi ve kişiliğimi bulduğum ve de her bir hücreme kadar manevi değerleri benliğime yer etmiş olan Trabzon’u da fethetmiş olan padişahtır aynı zamanda. O nedenle Fatih, benim manevi dünyamın önemli liderlerinden biridir. Tıpkı fetihten yüzyıllar sonra, bu güzel şehri düşman işgalinden kurtaran ve yeniden ayağa kaldıran bir diğer dünya lideri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi. Ne mutlu bize ki, tarihimizde izinden yürüyebileceğimiz ve bize hayat boyu yol gösterecek böylesi büyük kahramanlarımız ve liderlerimiz var” dedi.

“568 YIL ÖNCE FATİH KAZANDIRDI, 98 SENE ÖNCE ATATÜRK KURTARDI”

İstanbul’u 568 yıl önce Fatih Sultan Mehmet kazandırdığını, 98 sene önce de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün düşman işgalinden kurtardığının altını çizen İmamoğlu, “O yüzden bu kutsal şehir, tarihimizdeki en önemli iki liderinden bizlere emanettir. Bu emanete, Fatih Mehmet Sultan Han’ın yaptığı gibi adil, hoşgörülü ve eşit; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği gibi akılla, bilimle, cesaretle ve özenle sahip çıkmak boynumuzun borcudur. İşte biz, bu tarihi bilinçle ve ısrarla, bu büyük emanete ihanet edecek bir girişim olarak gördüğümüz Beton Kanal’a şiddetle karşı çıkıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, inşa edilmek istenen beton kanal bu şehrin kalbine vurulacak bir hançerden farksızdır. Bu aziz şehri korumak, bu aziz emanete sahip çıkmak sadece 16 milyon İstanbullunun değil, 83 milyonun görevi ve hakkıdır. Çünkü bu aziz şehir, bu millete emanet edilmiştir. Bugün tüm İstanbullulara, ‘İstanbul Senin’ diyebiliyorsak, tam 568 yıl önce bugün gerçekleşen bu fetih ve onun kumandanı Fatih Sultan Mehmed Han sayesindedir. Onların mirası olan bu muhteşem şehri hep birlikte daha güzel günlere taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Fatih Sultan Mehmed Han’ı ve fetihte rol alan, şehit veya gazi olan askerlerini bir kez daha saygıyla anıyor, 16 milyon adına İstanbul’un Fethi’ni coşkuyla kutluyorum” ifadelerini kullandı.

AKŞENER: “DÜNYAYA ÖRNEK BİR YÖNETİM ANLAYIŞINI HER TARAFA GÖSTERDİK”

Etkinlik alanında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti aktaran Akşener ise, duygularını, “Bugün burada olmak inanılmaz can verici, güzel bir duygu. Tam 568 yıl evvel Peygamber Efendimizin müjdesini verdiği, İstanbul’un fethedildiği tarih. Bir tarihçi olarak; gemilerin zincirleri aştırıldığı, zekanın sembolü olan Haliç’in kenarındayız. Yıllar evvel o güzel asker, o güzel komutan İstanbul’u fethetti. Peygamber Efendimiz’in müjdesine uygun bir biçimde dünyanın incisi, iki kıtanın birleştirildiği o İstanbul şehrindeki ne hayat tarzına, ne mimariye, ne burada yaşanan insanların hiçbir alanına uzatmadan, iki kültürün birleşiminde bir sentez ortaya çıkardılar. Ve biz 568 yıl evvel hayat tarzlarına, tercihlere ve seçilen yolda yürümeye nasıl bir saygı gösterildiğini, buna bu davranış biçimine nasıl saygı gösterildiğini ve adaletin nasıl işlediğini o zamanlar dünyaya örnek olan bir yönetim anlayışıyla her tarafa gösterdik” sözleriyle dile getirdi.

“İMAMOĞLU’NUN FATİH’TEN FEYZ ALACAĞINA İNANIYORUM”

İmamoğlu’nun, İstanbul’un şehriemini olarak Fatih’in adaletinden ve saygısından feyz alıp, o yolda yürüyeceğine inandığını belirten Akşener, “İstanbul, güzel şehir. İstanbul, dünyanın incisi.  İstanbul, bizlere miras. İstanbul, atalarımızdan bize, bizim de çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız bir miras. Göllerini, sularını, toprağını, yeşilini, insanını, hayvanını, neyi varsa, çiçeğini, böceğini, her şeyini gördüğümüz gibi bakmak zorunda olduğumuz, gözümüz gibi esirgemek zorunda olduğumuz şehrimiz. Bir dünya mirası. Sadece bizim milletimize, Anadolu’muza, Türkiye’mize değil; dünyanın mirası. Onu korumak ve güzelleştirmek, yarına miras bırakmak hepimizin görevi” ifadelerini kullandı.

“İSTANBULLULAR, UCUBE KANALI ENGELLEMEK İMAMOĞLU’NU SEÇTİ”

“İstanbullu, İstanbul’un betona görülmesini, yeşilinin yok edilmesini, insanlarına hoyratça davranılmasını ve en son Kanal İstanbul denilen o ucube sistemin oluşmasını engellemek için 31 Mart’ta Sayın İmamoğlu’nu belediye başkanı olarak tercih etti” diyen Akşener, şunları söyledi:

“İstanbullu daha ne yapsın? Yönetimi değiştirdi. Ben, Ekrem Bey kardeşimin, bu mirasa nasıl saygı gösterdiğini, nasıl saygı göstereceğini biliyorum. Ona inanıyorum. Umarım burada ortaya koyacağımız ve koyduğumuz, koyacak olduğunuz tavrın, bu mirasa gösterdiğimiz, göstereceğimiz saygının diğer kadim şehirlerimizde yönetimde bulunan herkese örnek olmasını diliyorum. Ve gençlerimiz… Biz büyükler örnek oldukça, aklı, inancı, saygıyı, bilimi öne koydukça, yarın miras bırakacağımız, bugünün çocuklarının, gençlerinin de yarın İstanbul’a aynı derecede sahip çıkacağına inanıyorum. Güzel bir yolculuk bu. İnşallah yolculukta Allah sizleri, bizleri utandırmasın. Başkanım, Allah sizin gözünüzü aşağı eğdirmesin. Cenab-ı Hak, hiç birimizi hem kendi huzurunda hem de kullarının karşısında mahcup etmesin. Her birinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.”

KILIÇDAROĞLU: “FATİH, ASIRLARIN KAHRAMANI”

Akşener’in ardından konuşan Kılıçdaroğlu, sözlerine, “Bugün burada, Osmanlı Devleti’nin en genç padişahlarından olan, o zaman sadece 20 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet Han ve şanlı ordusunu rahmet ve minnetle yâd etmek için buluştuk” şeklinde başladı. Fatih’in çağ açıp kapatan bir lider olduğuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, “Dolayısıyla kendisi de zamanının değil, asırların kahramanı olmuştur. Bu öyle bir gurur, öyle bir onurdur ki, İstanbul’un fethinin üzerinden tam 568 yıl geçti, biz her yıl aynı heyecanla kutluyoruz. İnşallah hep beraber ebediyete kadar da kutlamaya devam edeceğiz. İstanbul Fatih’ine ve onun emanetine sahip çıkan ve bu şehri işgalcilerden kurtaran Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Bu şehir Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeğidir” ifadelerini kulandı.

“FETHETTİĞİMİZ SADECE İSTANBUL DEĞİL; KENDİMİZDİ”

İstanbul’un ülkenin göz bebeği olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Fethettiğimiz sadece İstanbul değildi aslında. Fethettiğimiz kendimizdi. Bu toprakların zorlukları vardı. Onlarla yüzleşmeliydik, onları kucaklamalıydık, onlara meydan okumalıydık. İşte bu cesareti fethetmiştik. 1000 yıllık geleneklerimizle oluşturduğumuz toplumsal kodlarımızdı bunlar. Ve bu 1000 yıllık geleneklerimiz, sahip olduğumuz en yüksek bilgeliktir. Bu konuşmayı yaparken hem gururluyum hem de hissettiğim sorumluluktan dolayı biraz da kalbim kırık. İnanın, muhalefet yapmanın en zor dönemindeyim. Bu kadim devleti, bu emaneti ne hale getirdiklerini gördükçe, bu rezillikleri gördükçe, muhalefet olmakta çok zorlanıyorum. Çünkü inanın onların yaptıklarını, ben konuşmakta zorlanıyorum. Utanıyorum bir şey demeye. Utanıyorum bunlara dikkati çekmeye. Oysa görevimiz bu rezilliklerle mücadele etmek.”

“ROL MODELİNİZ GENÇ SULTAN”

Türkiye’nin büyük sorunları olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, konuşmasını, “1000 yıllık devlet geleneklerimiz, bu sorumsuz ve gözü doymaz, çeteleşmiş iktidarın elinde magazine dönüşmüş durumda. Bu süreçte en çok haksızlık da bu şehre yapıldı. Devletimizin saygınlığı, İstanbul’un itibarı, kendisine ihanet etmiş saray iktidarının, mafya ve çetelerle giriştiği magazinsel ilişkilerin elinde can çekişiyor. Kendimize inanmak zorundayız. Zorluklara göğüs germek zorundayız. Fatih Sultan Mehmet Han’dan bize miras kalan cesaretle, bu millet korkuyu fethedecektir. Özelliklegençlere mesajım; rol modeliniz burada. Bu şehrin her santimetre karesinde. 20 yaşında genç Sultan sizin modeliniz. Ona bakın ve siz de farklı düşünme cesaretinize, mücadele cesaretinize, keşfedilmemiş yollara gitme cesaretinize, imkansızı isteme cesaretinize sahip çıkın. Ve ibret alın; Fatih’in fethettiği canım İstanbul’un, asırlar sonra düşürüldüğü halden ibret alın. Ve cesaretinizi de yine aynı İstanbul’un şahlanışından alın. Fatih biziz; Fatih sizsiniz sevgili gençler. Fatih, hepimiziz…” sözleriyle tamamladı.

 ÖNCE GÖRSEL ŞÖLEN, SONRA MUHTEŞEM KONSER

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından sonra Mustafa Demir Hoca’nın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti sunuldu. İBB Mehteran Takımı’nın gösterisiyle hareketlenen etkinlikteki heyecan; “drone”, “mapping” ve ışık gösterileriyle doruğa çıktı. Özel olarak programlanan yüzlerce “drone”, 10 dakikalık muhteşem bir multimedya gösterisiyle, Haliç üzerinde görsel şölen yaşattı. 8 farklı noktada; Salacak sahili, Pierre Loti, Beşiktaş Yahya Kemal Parkı Fatih Sultan Mehmet Heykeli, Yedikule, Topkapı, Belgrad Kapı, Rumeli Hisarı ve Sarayburnu Atatürk Anıtı’nda da Haliç’teki gösteriyle eş zamanlı olarak ışık ve ses gösterileri düzenlendi. Pandemi nedeniyle etkinliği canlı izleyemeyen İstanbullular, İBB ve İmamoğlu’nun sosyal medya mecraları üzerinden bu muhteşem görsel şölene, “sanal” olarak tanıklık etti. “Drone”ların gösterisine, 2000 metrekarelik alanı kapsayan ve fethin sembolik anlarını anlatan “mapping” film eşlik etti. Görsel şölenin ardından sahne alan 76 kişilik İskender Paydaş Orkestrası, fethe özel bestelenen marşı icra etti.

Continue Reading

Popüler