Connect with us

Genel

İstanbullu karantina ve denetim istiyor

Published

on

blank

“İstanbul’da Koronavirüs Algı, Beklenti ve Tutum Araştırması” katılımcılarının yüzde 79,7’si, koronavirüs hakkında yeterli bilgiye sahip olduğunu belirtti. Salgınla mücadelede kısıtlama ve denetimlerin artırılması gerektiği vurgulanırken, kısıtlama isteyenlerin yüzde 29,2’si sokağa çıkma yasağı, yüzde 15,3’ü on beş günlük karantina uygulaması talep etti. Her beş katılımcıdan dördü, bir tanıdığının hastalığa yakalandığını, yüzde 82,9’u ilerleyen zamanlarda İstanbul’da salgının artacağını. Mart ayında yüzde 35,8 olan maske kullanımı yüzde 99,6’ya yükseldi. Aşı bulunduğu takdirde, erkeklerin yüzde 55,4’ü, kadınların yüzde 41,6’sı aşı olmak istediğini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul İstatistik Ofisi tarafından gerçekleştirilen “İstanbul’da Koronavirüs Algı, Beklenti ve Tutum Araştırması” yayınlandı. İlki 19 – 22 Mart tarihleri arasında yapılan araştırma, 17 – 21 Kasım 2020 tarihleri arasında tekrarlandı. Rassal olarak seçilen 749 İstanbul sakini ile Bilgisayar Destekli Telefon Anketi (CATI) yöntemi kullanılarak oluşturulan çalışmada, İstanbulluların koronavirüse karşı algı, beklenti ve tutumları ölçüldü; Mart ve Kasım aylarında elde edilen veriler karşılaştırıldı. Araştırmada şu sonuçlara ulaşıldı:

Yüzde 79,7, koronavirüs hakkında yeterli bilgiye sahip

Katılımcılara yöneltilen “Koronavirüs ile ilgili yeterince bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyor musunuz” sorusuna katılımcıların yüzde 13’ü yeterince bilgi sahibi olmadığı, yüzde 7,3’ü emin olmadığı, yüzde 79,7’si ise yeterince bilgi sahibi olduğunu yanıtını verdi.

Karantina ve denetimler artırılmalı

“Koronavirüs ile mücadelede başka ne önlemler alınabilir” sorusuna, katılımcıların büyük bir kısmı kısıtlamaların artırılması gerektiğini söyledi. Bu kısıtlamalar içerisinde, yüzde 29,2 ile sokağa çıkma yasağı ve yüzde 15,3 ile on beş günlük karantina uygulaması dile getirildi. Katılımcılar karantinaya girilmesi durumunda maddi yardıma gereksinim duyacaklarını ifade etti.

Katılımcılar tarafından değinilen bir diğer konu da denetimlerin artırılması oldu. Koronavirüsün kontrol altına alınabilmesi için vatandaşların kurallara uyması ve gereken durumlarda cezai yaptırımlara başvurulması gerektiği de kaydedildi.

Erkeklerin yüzde 55,4’ü, kadınların yüzde 41,6’sı aşı olmak istiyor

Koronavirüs aşısı geldiği takdirde, erkeklerin yüzde 55,4’ü kadınların ise yüzde 41,6’sı aşı olmak istiyor. Yaş aralığına göre bakıldığında ise 61 yaş ve üzeri kişilerin yüzde 60,5’i, 41 – 60 yaş aralığındaki kişilerin yüzde 51’i, 31 – 40 yaş aralığındakilerin yüzde 42,2’si ve yüzde 18 – 30 yaş arasındakilerin yüzde 50,3’ü aşı olmak istediğini belirtti.

Gelişmeler en çok televizyondan takip ediliyor

Koronavirüsle ilgili haberleri, son 10 günde nereden takip ettikleri sorulan katılımcıların yüzde 55,1’i televizyondan, yüzde 32,6’sı sosyal medyadan, yüzde 11,1’i internet haber sitelerinden, yüzde 0,7’si gazetelerden, yüzde 0,5’i ise Whatsapp gruplarından takip ettiğini belirtti.

Maske kullanımı yüzde 99,6’ya yükseldi

Katılımcılara yöneltilen “Son 10 gündür koronavirüsle ilgili hangi önlemleri alıyorsunuz?” sorusuna, Mart ayında, yüzde 40,4 “Eldiven kullanıyorum”, yüzde 35,8 “Maske takıyorum” yanıtını vermişti. Kasım ayında ise yüzde 31 eldiven, yüzde 99,6 maske kullandığını belirtti.

Beslenmeye daha fazla dikkat ediliyor

“Son 10 gündür koronavirüsle ilgili önlem almak için beslenmenize dikkat ediyor musunuz?” sorusuna, katılımcıların Mart ayında yüzde 60,4’ü, Kasım ayında yüzde 91,8’i “Evet” yanıtını verdi.

Kasım’da Mart’a göre toplu taşıma kullanımı azaldı

Katılımcıların yüzde 45,5’i Mart ayında toplu taşıma kullanmadığını/daha az kullandığını belirtirken, Kasım ayında bu oran yüzde 82’ye yükseldi. Koronavirüs dönemi öncesinde ulaşım için katılımcıların yüzde 39’u otobüs, dolmuş ve benzeri ulaşım araçlarını, yüzde 34,2’si şahsi araçlarını, yüzde 20,8’i metro, Marmaray gibi ulaşım araçlarını kullandıklarını, yüzde 6’sı gideceği yere yürüyerek ulaştıklarını belirtti. Koronavirüs döneminde ise ulaşım tercihlerinin değiştiğini belirten katılımcıların; yüzde 26,3’ü otobüs, dolmuş ve benzeri ulaşım araçlarını, yüzde 51,3’ü şahsi araçlarını, yüzde 10,3’ü metro, Marmaray gibi ulaşım araçlarını kullandıklarını, yüzde 12,1’i ise yürüyerek ulaştıklarını belirtti.

Alışveriş yapanların oranı azaldı

Koronavirüsten önceki zamana göre daha fazla alışveriş yaptığını belirtenlerin oranı, Mart’ta yüzde 25,9 iken, Kasım’da yüzde 11,5 oldu.  Katılımcıların yüzde 77,6’sı gıda ürünleri, yüzde 45,9’u temizlik malzemesi, yüzde 15,3’ü bağışıklık güçlendirici destek ürünleri, yüzde 2,4’ü ise bebek bakım ürünleri aldığını ifade etti.

Yüzde 94,4’ün günlük hayatı etkilendi

“Koronavirüs günlük hayatınızı nasıl etkiledi” sorusuna,  Mart ayında, katılımcıların yüzde 37,5’i hareket alanımı kısıtladı, yüzde 35,1’i sosyalleşmemi kısıtladı, yüzde 14,5’i psikolojimi bozdu, yüzde 12,9’u etkilemedi yanıtı vermişti. Kasım ayında, aynı soruyu, yüzde 34,8 sosyalleşmemi kısıtladı, yüzde 33,6 psikolojimi bozdu, yüzde 26 hareket alanımı kısıtladı, yüzde 5,6 günlük hayatını etkilemedi şeklinde yanıtladı.

Endişe, korku ve stres seviyeleri arttı

Pandemi nedeniyle yaşanan gelişmeler neticesinde, katılımcıların yüzde 69’u endişe, yüzde 65’i stres, yüzde 58,4’ü korku, yüzde 45,5’i yalnızlık ve yüzde 44,9’u umutsuzluk seviyelerinin arttığını belirtti.

Mart’ta, katılımcıların yüzde 57,9’u endişeli, yüzde 18,1’i kısmen endişeli ve yüzde 24’ü endişeli olmadığını ifade ederken, Kasım’da, yüzde 70,9 endişeli, yüzde 11,5 kısmen endişeli ve yüzde 17,6 endişeli olmadığını söyledi.

Yüzde 91,6 virüsün bulaşmasından endişe duyuyor

Mart ayında yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 75,2’i virüsün kendisine ya da yakınlarına bulaşmasından, yüzde 81,1’i ekonomik sorunların yaşanmasından, yüzde 70,4’ü eğitim hizmetlerinin aksamasından, yüzde 70,3’ü günlük yaşantısının daha fazla kısıtlanmasından ve yüzde 41,6’sı yeterli düzeyde gıdaya erişememekten endişe duyduğunu kaydetmişti. Kasım ayında ise yüzde 91,6’sı virüsün kendisine ya da yakınlarına bulaşmasından, yüzde 87,9’u ekonomik sorunların yaşanmasından, yüzde 80,6’sı eğitim hizmetlerinin aksamasından, yüzde 65,6’sı günlük yaşantısının daha fazla kısıtlanmasından ve yüzde 35,7’si yeterli düzeyde gıdaya erişememekten endişe duyduğunu belirtti.

Her 5 kişiden 4’ünün bir tanıdığı hastalığa yakalandı

“Tanıdıklarınızdan hangileri koronavirüs hastalığına yakalandı?” sorusuna katılımcıların verdiği yanıtın ilki komşuları, ikincisi İstanbul’da yaşayan akrabaları, üçüncüsü ise iş arkadaşları oldu.

Ekonomiyi olumsuz etkilediği düşünülüyor

Katılımcıların yüzde 91,8’i ülke ekonomisinin salgından olumsuz etkilendiğini; yüzde 92,5’i ise önümüzdeki dönemde de bu etkinin devam edeceğini düşünüyor.

Katılımcılar koronavirüs vakalarının artacağını düşünüyor

Araştırmaya katılanların yüzde 76,4’ü Türkiye’de, yüzde 82,9’u ise İstanbul’da koronavirüs vakalarının ilerleyen dönemde artacağını belirtti. Mart’ta, katılımcıların yüzde 97,5’i virüsün 12 ay içerisinde kontrol altına alınacağı düşüncesindeyken, Kasım ayında yüzde 58,9 ’a düştü. Yüzde 20,1’i 13 – 24 ay içerisinde kontrol altına alınacağını düşünürken, yüzde 21’i ise 24 aydan daha fazla süreceğini kanaatinde.

Katılımcıların Demografik Bilgileri

Araştırma eğitim, meslek ve gelir düzeyine bağlı olarak belirlenen 8 kategoriyi içeren sosyo-ekonomik statü (SES) düzeyinden üst (A+, A), üst-orta (B+, B), alt-orta (C+, C) ve alt (D ve E) statülerine göre değerlendirildi. Yapılan araştırmanın İstanbul’u temsil etmesi amacıyla tesadüfi örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme kullanılmış olup; SES kriterine göre tabakalama yapıldı. Katılımcıların yüzde 3,1’i E, yüzde 17,9’u D, yüzde 43,1’i C, yüzde 17,4’ü C+, yüzde 5,6’sı B, yüzde 6,3’ü B+, yüzde 1,3’ü A, yüzde 5,3’ü ise A+ sosyoekonomik statüdeki ilçede ikamet etmekte olan kişilerden meydana geldi. Katılımcıların yüzde 61,1’i 18-40 yaş arasındayken, yüzde 38,9’u 40 yaş üstü yaş grubunda yer aldı. Katılımcıların yüzde 50,9’u kadınken, yüzde 49,1’i erkeklerden oluştu.

İstanbul’da Koronavirüs Algı, Beklenti ve Tutum Araştırması, Kasım 2020 bilgilerine https://istatistik.istanbul/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Genel

Erdoğan seçim tarihinin sinyalini verdi

Published

on

blank

Erken seçim tartışmalarını köşesine taşıyan Korkusuz yazarı Can Ataklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul İl Kongresi’nde yaptığı konuşmaya işaret etti.

“Konuşmanın bir bölümü, mayıstan sonra bir seçimin habercisi gibi geldi bana” diyen Ataklı şöyle yazdı:

“Erken seçim olacak mı, olmayacak mı? İşte bütün mesele bu…

Hamlet’ten esinlenmiş bu cümle artık daha çok konuşulmaya başlandı.

Bir erken seçim olacak mutlaka.

Çünkü öncelikle Erdoğan iktidarının 2023 yılına kadar Türkiye’yi taşıması mümkün değildir.

Başta ekonomik sorunların altından kalkamaz bu iktidar.

Dış sorunların üstesinden gelmesi de mümkün değil.

Ege’de, Akdeniz’de zaten geri adımlar attı, bugünkü gücüyle oralarda varlık göstermeye de cesaret edemez.

Yapacağı tek şey seçime gitmektir.

Ancak seçimde bir zafer kazanırsa tekrar güçlenir ve sorunları çözmek için çare bulma yeteneğine kavuşur.

Tabii mutlak bir erken seçim için bir neden daha var.

Erdoğan’ın 2023’te yapılacak seçimde aday olup olamayacağı tartışmalı.

Bu tartışmayı hiç yapmadan aday olabilmesinin tek yolu var, o da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin seçim kararı alması.

Bu durumda Erdoğan bir kez daha aday olabiliyor.

Muhalefet henüz bu durumu gündeme getirmiyor.

Nedenini bilemiyorum ama “vardır bir sebebi” diyorum o kadar.

İşte bu koşullar nedeniyle sarayda çok ciddi seçim planları yapıldığını duyuyoruz.

Her ne kadar “Seçim zamanında yapılacak” diyorsa da daha önceki örneklere bakarak, beklenmedik anda seçim kararının ilan edilebileceğini biliyoruz.

Bir ay kadar önce Meral Akşener, “6 ay sonra seçim var” demişti.

Bu hesaba göre haziran sonu temmuz ortası erken seçime gidilme olasılığı var.

Tabii Akşener’in sözleri, “seçim tahmini” olarak arada kaynadı gitti.

Erdoğan’ın İstanbul İl Kongresi’nde yaptığı konuşmanın bir bölümü, mayıstan sonra bir seçimin habercisi gibi geldi bana.

Şimdi o bölümü size de sunayım, bakalım; “İstanbul’da ahvalinden haberdar olmadığımız, sokağına, hanesine iş yerine girmediğimiz, gönlüne dokunmadığınız tek bir vatandaşımızı bırakmayacağız. Şimdi önümüzde Ramazan var. Ramazan’ı çok çok iyi değerlendirmemiz lazım. Seçim tarihine kadar geçen her günü, seçim günü gibi kabul edip çalışacağız. Seçim günü geldiğinde de sandıklara çok iyi sahip çıkacağız. Bugünden itibaren seçime kadar boş geçecek tek bir günümüz yoktur. Kader gayrete aşıktır inancı ile var gücümüz ile çalışacağız.”

Dikkatimi çeken şurası; “Ramazan’ı çok iyi değerlendirmemiz lazım” dedikten sonra sözü seçime getiriyor.

Oysa normalde seçime 2 yıldan fazla zaman var. Yani seçime kadar iki Ramazan daha geçecek.

“Yoksa” diyorum, “Erdoğan seçim tarihini mi ağzından kaçırdı?”

Çünkü Ramazan iyi değerlendirilecekse, bittiğinde de seçim geliyordur.

Ramazan, mayıs ayının ortasında bitiyor.

Haziran ya da temmuz seçim ayı olabilir.

Akşener de “6 ay” demişti.

Haydi hayırlısı bakalım.

Continue Reading

Genel

İstanbul’da toplu tecavüz ve işkence dehşeti

Published

on

blank

Mısır’dan İstanbul’a eğitim görmek için gelen genç kadın, eğitim merkezinde tanıştığı arkadaşının tecavüz ve gaspına maruz kaldı.

Mısır’dan İstanbul’a eğitim görmek için gelen genç kadın, eğitim merkezinde tanıştığı arkadaşının tecavüz ve gaspına maruz kaldı. Mağdur kadın şikayetçi olunca öfkelenen Mısırlı genç, bu kez 4 arkadaşı ile birlikte genç kadını şikayetinden vazgeçirmek için kaçırıp toplu tecavüz ettiler.

Olay geçtiğimiz yıllarda İstanbul Beyoğlu’nda meydana geldi. Mısır’dan Türkiye’ye öğrenim görmek amacıyla gelen 28 yaşındaki R.D., isimli genç kız kayıt yaptırdığı üniversitenin Türkçe Öğretim Merkezinde kendisi gibi Mısır’dan gelen 29 yaşındaki I.M., ile tanıştı. İkili kısa süre sonra sevgili oldu.

DUŞTA SALDIRIP İSTİSMARA ÇALIŞTI

Genç çift, arkadaş grubuyla birlikte Beyoğlu’nda bulunan bir evde yaklaşık 2 hafta birlikte kaldı. Birliktelik sırasında iddiaya göre R.D., duşa girdiği sırada erkek arkadaşı I.M., duşa girerek genç kızla zorla birlikte olmak istedi. R.D.’nin çığlıklarını duyan arkadaşı O.A., odaya girerek saldırıda bulunan I.M.’yi evden kovdu.

KIZ ARKADAŞINI GASP ETTİ

Kız arkadaşına öfkelenen genç adam R.D.’yi bir arkadaşı ile beklemeye başladı. Genç kız arkadaşından aldığı 4 bin lira ile birlikte bankaya gittiği sırada erkek arkadaşı I.M., yanında gelen arkadaşı O.M., ile birlikte gasp ederek üzerinde bulunan para ve telefonu alarak kayıplara karıştı. Mağdur genç kız karakola giderek kendisini darp ederek gasp eden erkek arkadaşı ve yanında getirdiği kişiden şikayetçi oldu.

SOKAK ORTASINDA BAYILTARAK KAÇIRDI

Olaydan yaklaşık 3 ay sonra yüzüne maske takarak arkadaşlarıyla birlikte eski sevgilisini takip eden I.M., genç kızı bayıltarak araca bindirdi. Bir adreste gözünü açan R.D., karşısında 4 erkek görünce şoke oldu.

TOPLU TECAVÜZ EDİP İŞKENCE UYGULADILAR

Eski kız arkadaşını kaçıran I.M., genç kıza şikayetinden vazgeçmesini aksi takdirde işkence yapıp toplu tecavüze uğrayacağını söyledi. Korkuya kapılan genç kadın eski sevgilisinin söylediklerini yapacağını söylese de 4 kişilik grup alıkoydukları genç kadını defalarca istismar edip işkence uyguladı. İşkence sonrası bir kağıda şikayetinden vazgeçtiğine dair zorla imza atan R.D., serbest kaldıktan sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

40 YIL HAPİSLERİ İSTENİYOR

Savcılık skandal olayın ardından şüpheliler hakkında soruşturma başlattı. Yürütülen soruşturma kapsamında adli tıp kurumuna sevk edilen genç kadının çeşitli yollardan istismara maruz kalıp işkence gördüğünü belirten bir rapor düzenledi. Savcılık incelediği raporun ardından 2 şüpheli hakkında ‘Nitelikli Cinsel Saldırı’, ‘Birden Fazla Kişi Tarafından’ Nitelikli Yağma’, ‘Basit Cinsel Saldırı’ ve ‘Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçları kapsamında iddianame düzenledi. 40 yıla kadar hapsi istenen saldırganlar ilerleyen günlerde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkacak.

Continue Reading

Genel

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a: İstanbul 1’den büyüktür

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Kanal İstanbul’u inadına yapacağız” sözlerine “İstanbul, 1’den büyüktür. Nokta” karşılığını verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İSKİ’nin Ataköy’de başlattığı atık su tüneli inşaatını gerçekleştirecek TBM cihazının yer altına indirilme törenine katıldı. Törende İmamoğlu’na; Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ve İBB Sözcüsü Murat Ongun eşlik etti. Törende ilk konuşmayı yapan İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu, yaklaşık 1,5 yıllık görev süresi boyunca yaptıkları çalışmalar ve hizmetlerden örnekler verdi. Şehrin 36 farklı noktasında kronik su baskını sorununu yaşayan bölgelerdeki problemleri çözdüklerini belirten Mermutlu, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’na 72 farklı noktadan atık su girişine son verdiklerini aktardı.

MERMUTLU: “TÜNEL, 2022’DE TAMAMLANACAK”

“450 kilometre atık su ve 105 kilometre yağmur suyu hattı inşa ettik” diyen Mermutlu, 22 km dere ıslahı gerçekleştirdikleri bilgisini paylaştı. Yapımı devam eden ve önümüzdeki dönemde hayata geçecek projelerden örnekler veren Mermutlu, “Bugün burada TBM kazısını başlatacağımız Ataköy atık su tünelimiz, toplam 9 kilometre uzunluğunda olacak ve 4,5 metre dış çapı ile Küçükçekmece Gölü’ nün doğu yakasında kalan Başakşehir, Küçükçekmece ve Bakırköy İlçelerinin atık sularını alarak, hemen yanımızda bulunan ve 2. etabı geçtiğimiz Kasım ayında Sayın Başkanımız tarafından hizmete alınan Ataköy Atık Su İleri Biyolojik Arıtma Tesisimize ulaştıracak. Tamamen yer altından, kazısız olarak gerçekleştirilecek olan tünelimizin inşaatı, İstanbul’un günlük yaşantısına da hiçbir olumsuzluk oluşturmayacak.
Yaklaşık 180 milyon TL’ye mal olacak olan tünelimizi 2022 yılı sonunda tamamlayarak hizmete almayı hedefliyoruz” dedi.

İMAMOĞLU: “BATAKLIK GÖRMEK İSTEYENLER GEÇMİŞE BAKSIN”

Mermutlu’nun ardından konuşan İmamoğlu, kentin sorunlarına çözüm odaklı olarak yaklaştıklarını vurguladı. Bu kapsamda imalata alınan tünelin, 3 ilçede yaşayan milyonlarca insana hizmet vereceğini belirten İmamoğlu, tesisin Marmara Denizi’nin temizliğine önemli katkısı olacağının altını çizdi. “İstanbul, bizden önceki dönemlerde böyle bir kısım batak görüntüsü veriyordu” diyen İmamoğlu, “Hatta bir kısım baskın görüntüleri ile İstanbul’a hiç yakışmayan görüntü içine alıyor ve bunu vatandaşlarımıza ne yazık ki yaşatıyordu. Birilerinin hafızasında öyle kalmış olacak ki, hala bu noktaların batak şekliyle görüldüğünü düşünüyor ve bunu dile getiriyor. Halbuki gezmelerini öneririm. 40’a kadar yakın noktada, bu kronik sorunları giderdik. 40’a yakın noktada çalışmalarımız devam ediyor. Aslında bahsedilen o su baskını, batak görüntüsü olan birçok yerin, geçmiş dönemden de birçok ihmal edilmiş yatırımın akılla, bilimle, araştırmayla insanların ihtiyaçlarını algılayarak, onların neyi istediğini hangi sorunların çözülmesi gerektiğini hissederek çözüme kavuşturuyorlar; inatla hareket etmiyorlar” ifadelerini kullandı.

“İNATLA YAPILAN HİZMETİN MİLLETİN YARARINA OLMA ŞANSI YOKTUR”

Hizmetin inatla yapılamayacağını vurgulayan İmamoğlu, “İnatla yapılan hizmetin de milletin yararına olma şansı yoktur. Bu anlamda, İstanbul’da İSKİ’nin yaptığı bu dönemdeki yatırımlar gerçekten önemsiyorum. Zira yerinde görüldüğünde çok daha kıymetli işlerin yapıldığını da hissedileceğini, bütün yetkililere duyuruyorum. Buyursunlar, gelsinler. Sadece İSKİ bünyesinde bile ne kadar insan odaklı bir süreç yönettiğimiz de onlara zevkle gösterelim, anlatalım. İstanbul, değerli bir şehir, kadim bir kent. Her hizmet kıymetli; yeter ki siz İstanbul’u hissedin, İstanbul ile beraber hareket edin. Onların aklına hürmet edin. Onların düşüncelerini ve ihtiyaçlarını tespit edin. Size İstanbul’un bu anlamda geri dönüşü de aynı oranda samimi ve kuvvetli olacaktır. İstanbul’a dair önemli bir karakter bizim için; İstanbul’a asla ihanet ettirmemek. Zira İstanbul’a ihanet edenlere vatandaşımızın cevabını geçmiş seçimde hep beraber gördük, yaşadık. Bu saatten sonra elbette biz de İstanbul’a asla ihanet etmeyeceğiz ve asla ihanet edilmesine de imkan tanımayacağız, fırsat vermeyeceğiz” diye konuştu.

“GÜNDEM DEĞİŞTİRME ÇABALARINA ALET OLMAYACAĞIM”

İmamoğlu, beraberindeki Kerimoğlu, Çebi ve Mermutlu ile birlikte butonlara basarak, TBM cihazını yer altına indirdi. Gazeteciler, bu sırada İmamoğlu’na, “Dün, İstanbul’da kalabalık bir kongre vardı. O kongrede Cumhurbaşkanı’nın size yönelik sözleri de vardı. Önce Kanal İstanbul’a değindi. “İnadına Kanal İstanbul’u yapacağız” açıklamasını nasıl değerlendireceksiniz” sorusunu yöneltti. İmamoğlu, bu soruya şu yanıtı verdi:

“Gündem değiştirme çabası. İnadına diye bir şey olmaz. Şu anda belki birileri unuttu ama bizim unutmamızın mümkün olmayacağı bir acı var ortada. Üstünden daha 4-5 gün geçti. Gara’da şehitlerimiz oldu. 6-7 yıl, PKK terör örgütünün elinde tutulan polisimiz, askerimiz şehit edildi. Ben, bütün aileleri tek tek aradım. Hepsiyle görüştüm. Birebir ziyaret ettiğim aileler de oldu. Öncelikle Allah’tan rahmet diliyorum. Acıları çok büyük. Birilerinin müjde açıklamasının, daha sonra, ‘Niçin başarısız olduk’ açıklamasına döndüğünün henüz milletin vicdanında cevabı verilmedi. Böylesi acı bir olayı unutturmak, başka gündemlerle süreci alabora etme çabası bu. Kesinlikle ve kesinlikle, insanların bu günlerde yaşadığı o acının dışında bir gündeme taşıma çabası. Ben, buna alet olmayacağım. İstanbul’da; kanalmış, vesaireymiş başka gündemler yaratmak… Halbuki bugün, şehitlerimizin acısı var. Daha başka gündemler de var; yoksulluk var, işsizlik var. Türkiye tarihinde ilk defa insanlar ekmek kuyruğuna giriyor. Pandemiyle mücadele var. İnsanlar, can mücadelesi veriyor. Bunlar varken, beni açıkçası tıka basa dolu kongre salonlarında söylenenler, bu şekilde gündem dışı akılla söylenenler ilgilendirmiyor.”

“İSTANBUL’LA İNATLAŞMAYI MARİFET GÖRENLERE 23 HAZİRAN’I HATIRLATIYORUM”

İmamoğlu, gazetecilerin, “Cumhurbaşkanı’nın size yönelik, ‘Fantezi peşinde, bizse dertliyiz’ şeklinde sözleri oldu” hatırlatmasını ise, “Tatilmiş, şuymuş, buymuş gibi… Neredeyse 2 yıl geçmiş bu gündemin üzerinden, hala bunların konuşuluyor olması üzücü. Ama şaşırmıyorum. Siz de biliyorsunuz ki, 4,5 yıl önceki, 5 yıl önceki konuşmaları birebir tekrar eden bir anlayıştan başka bir şey beklemem zaten. Aynı metinle, aynı dille konuşma yapılan anlayıştan başka bir şey beklemiyorum. İstanbul’un gündemi başka. İstanbul’la inatlaşmayı hala kendisine marifet görenlere, ben, 23 Haziran’ı hatırlatıyorum. İstanbul’la inatlaşılmaz. ‘İlla inatlaşacağım’ diyenlere de açıkçası ben, ‘İstanbul, burada’ diyorum. Ama unutulmasın, İstanbul, bir şeyi kanıtlamıştır; İstanbul, 1’den büyüktür. Nokta” şeklinde yanıtladı.

Continue Reading

Popüler