Connect with us

Genel

İşte olası İstanbul depreminde kritik 5 ilçe! İstanbul’un yüzde 22.6’sı yıkılacak…

Published

on

blank

Olası İstanbul depreminde Sultanbeyli’de 45 bin, Fatih’te 15 bin, Küçükçekmece’de 13 bin, Bağcılar’da 10 bin, Silivri’de 9 bin yapıda orta ve üstü hasar meydana gelmesi bekleniyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 26 Eylül 2019’da Silivri açıklarında meydana gelen İstanbulluların yüreğini ağzına getiren 5.8 büyüklüğündeki depremin ardından “Deprem Seferberlik Planı”nı açıklamıştı. İmamoğlu, İstanbul’da hasar alacağı tahmin edilen 20 bin binaya bir yıl içinde noktasal müdahale yapılacağını, 2 yıl içinde güçlendirme çalışmalarının tamamlanacağını duyurmuştu.

BİNA TARAMALARI BAŞLADI

Sözcü’nün haberine göre bu kapsamda geçtiğimiz temmuz ayında İBB, “Risk Analiz Çalışması Hızlı Tarama Yöntemleri Projesi”ni başlattı. Avcılar ve Silivri’de başlayan hızlı tarama yöntemleri tüm İstanbul’da risk sıralamasına göre devam edecek. İstanbul’da toplam 1 milyon 166 bin bina bulunuyor. Binaların 255 bini 1980 öncesinde, 533 bini 1990-2000, 376 bini de 2000-2019 yılları arasında inşa edildi.

44 MİLYAR KAYNAK GEREKLİ

İBB’nin hedefi1 yıl içinde 20 bin bağımsız birim, 5 yılda 100 bin, 10 yılda tüm bu nitelikteki bağımsız birimleri afetlere karşı güçlendirmek. Hesaplamalara göre afet odaklı dönüşüm için asgari 44 milyar TL tutarında bir kaynak gerekli. 26 Eylül 2019’da Silivri açıklarında meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki küçük depremde bile İstanbul’da 224 ağır hasarlı, 754 de az hasarlı bina tespit edildi.

DEPREM SENARYOSU: 48 BİN AĞIR HASARLI BİNA

İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü ve Boğaziçi Üniversitesi tarafından 2018 yılında gerçekleştirilen “Deprem ve Hasar Kayıp Tahmin Çalışması”nda yer alan 7.5 büyüklüğündeki yıkıcı bir deprem senaryosuna göre; İstanbul’da çok ağır ve ağır hasarlı bina sayısı 48 bin, orta ve daha üstü hasarlı bina sayısı 194 bin olacak.

Yani binaların yüzde 22,6’sı yıkılacak, 25 milyon ton enkaz oluşacak, yolların yüzde 30’u kapanacak, 463 içme suyu noktası, bin 45 atık su noktası ve 355 doğal gaz noktası hasar görecek. Toplamda 120 milyar TL yapısal ve yapısal olmayan ekonomik kayıp yaşanacak.

39 İLÇEYE ÖZEL KİTAPÇIK OLUŞTURULDU

Bu çalışma 2019 yılında güncellendi. Ve Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü, bu projenin verilerini ilçeler bazında özelleştirdi. İlçelere özel olarak analizler ve haritalamalar yapılarak, İstanbul’un 39 ilçesi için “İlçe Olası Deprem Kayıp Tahmini Kitapçıkları” üretildi.

Olası bir depremde ilçe ve mahallelerdeki bina hasarları, olası can kaybı ve yaralanmalar, altyapı hasarları ve geçici barınma ihtiyacı gibi bileşenler analiz edilerek rapor haline getirildi. 39 ilçeye ait kitapçıklar, “https://depremzemin.ibb.istanbul/guncelcalismalarimiz” web sitesi üzerinden tüm kamuoyunun bilgisine sunuldu.

YÜZBİNLERCE BİNADA ORTA VE ÜSTÜ HASAR MEYDANA GELECEK

Kitapçıklarda, olası bir İstanbul depreminde ortaya çıkacak bina hasarları ve geçici barınma ihtiyaçlarının büyüklüğü dikkat çekti. Arnavutköy’de 2 bin, Ataşehir’de 3 bin, Bağcılar’da 10 bin, Bakırköy’de 6 bin, Beyoğlu’nda 4 bin 200, Büyükçekmece’de 9 bin, Çatalca’da 2 bin, Esenler’de 5 bin, Fatih’te 15 bin, Kâğıthane’de 2 bin, Kartal’da 4 bin, Küçükçekmece’de 13 bin, Sancaktepe’de 3 bin, Silivri’de 9 bin, Sultanbeyli’de 45 bin, Tuzla’da 7 bin, Üsküdar’da 4 bin yapıda orta ve üstü hasar meydana gelmesi bekleniyor.

GEÇİCİ BARINMA

Avcılar’da 35 bin, Başakşehir’de 13 bin 500, Beylikdüzü’nde 27 bin, Çekmeköy’de 4 bin, Esenyurt’ta 67 bin 410, Gaziosmanpaşa’da 14 bin, Kadıköy’de 17 bin, Maltepe’de 20 bin, Pendik’te 28 bin, Ümraniye’de 16 bin, Sarıyer’de 6 bin 600, Sultangazi’de 10 bin, Şile’de 900, Zeytinburnu’nda 31 bin hane için, geçici barınma ihtiyacı ortaya çıkacak.

BİNALAR 20 VE 40 YAŞ ÜSTÜNDE

Yapıların Bahçelievler’de yüzde 83’ü, Bayrampaşa’da yüzde 91’i, Beykoz’da üçte ikisi, Güngören’de yüzde 90’ı, Şişli’de yüzde 92’si 20 yaş ve üstü; Beşiktaş’ta yaklaşık yarısı, Adalar’da yarıdan fazlası, Eyüp’te ise üçte biri 40 ve üstü yaşta bulunuyor.

Genel

Beyaz TV’nin Mansur Yavaş kumpası çöktü

Published

on

blank

Beyaz TV’nin, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’ı kötülemek için düzenlediği “kurmaca” röportaj bozuldu.

Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek’e ait olan Beyaz TV’nin, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’ı kötülemek için düzenlediği “kurmaca” röportaja, köylülerden müdahale geldi.

Köyde yaşadığını iddia eden bir adam “Sular akmıyor, altyapı çöktü” dedikten sonra “Saraylar yaptılar, insansız hava araçları yaptılar, hastaneler yaptılar” diyerek propaganda yapmaya başladı. O sırada devreye giren kadın “Ne gördüysek Mansur Yavaş’tan gördük, yalan konuşmasınlar. Parayla tutup burada konuşturuyorlar” diyerek kurmaca röportajı bozdu.

 

Continue Reading

Genel

İstanbul’da 65 yaş üstüne ve 20 yaş altına toplu ulaşım müjdesi

Published

on

blank

Son alınan kararla, İstanbul’da 65 yaş üzeri ile 20 yaş altı vatandaşlar, sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı saatlerde toplu ulaşım araçlarını kullanabilecek. Yeni uygulamayla, 65 yaş üstü kişiler 10:00 – 14:00; 20 yaş altı gençler ve çocuklar ise 14.00 – 18.00 saatleri arasında sokağa çıkabiliyor.

Bakanlar Kurulu toplantısının ardından 3 Mart Çarşamba günü toplanan İstanbul Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulu, koronavirüs tedbirleri kapsamında toplu taşımaya yönelik yeni kararlar aldı.

Buna göre; yüksek risk grubunda İstanbul’da, 65 yaş üzeri vatandaşlar ile 20 yaş altı gençler ve çocuklar, sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı saatlerde toplu ulaşım araçlarını kullanabilecek.

Yeni uygulamayla, 65 yaş üstü kişiler sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı 10:00 – 14:00, 20 yaş altı gençler ve çocuklar ise 14.00-18.00 saatleri arasında; otobüs, metro, tramvay, metrobüs, vapur, minibüs, dolmuş gibi toplu ulaşım araçlarını da kullanabilecek.

İdari izinlilier ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün eğitim hizmeti veren kurumlarının öğrenci / öğretmen / çalışanlarından, 65 yaş üstü olanlar ile 20 yaş altı olanlar ise, bu saatler dışındaki okul giriş çıkış saatlerinde, ilgili güzergahtaki toplu ulaşım araçlarını kullanabilecek. Bu kişilerin, eğitim kurumlarınca verilecek kurum adresi ile çalışma/ders programını ihtiva eden belgeleri yanında taşımaları gerekiyor.

İstanbul Valiliği’nin aldığı karar doğrultusunda İstanbul’da koronavirüs önlemleri kapsamında 15 Ocak 2021’den itibaren 65 yaş üstü ve 20 yaş altına toplu taşıma yasağı gelmişti.

Continue Reading

Genel

Sarıyer’de çalışan kadınların mesaisi evde de devam ediyor

Published

on

blank

“Kadın olmaktan gurur duyuyorum”, “Hamileyim ve işimin başındayım”, “Biz iş hayatında varız erkekler de ev hayatında olmalı”, “Eşim işten çıkıp eve geldiğinde kumandayı eline alıyor ve dinlenebiliyor”, “Erkekler bizimle aynı hayatı paylaşmıyor”, “Türk erkekleri evde çalışmayı bilmiyor…” Bu cümleler iş hayatını başarılı bir şekilde yürütmenin yanı sıra evdeki işlere de büyük bir özveriyle emek veren kadınların cümleleri. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken kadınlar iş hayatında var olmanın mutluluğunu dile getirirerek evde kendilerine yardım etmeyen erkeklerden ise dert yandı.

“Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz”

Kadınlar, yaşamın en zorlu alanlarına bile yaptıkları naif dokunuşlarla estetik katan, güzelleştiren kadınlar. İş hayatında olduğu gibi ev hayatında da harikalar yaratmayı başaran, var eden kadınlar. Çiçek serasında çalışan İlknur Hanım, sebze serasına emek veren Aksu Hanım ya da restoran işletmeciliği yapan Leyla Hanım… Hepsinin ortak noktası hem evde hem de iş yerlerinde çalışıyor olmaları. Peki, onlar için hayat nasıl ilerliyor. Kadınlar hem işte hem de evde yaşadıklarını Sarıyer TV mikrofonlarına anlattı.

ERKEKLER YAN GELİP YATMASIN, EŞLERİNE YARDIM ETSİNLER

“Serada çalışıyorum, sonra mesaim evde de devam ediyor” diyen İlknur Hanım, on yıldır iş hayatının içinde olduğunu söylüyor. Serada çiçeklerin arasında çalışmak beni çok mutlu ediyor diyen İlknur Hanım, “Buranın ardından evde de çalışıyor olmak biraz yorucu” oluyor diye de ekliyor. Erkeklere bir de mesaj gönderen İlknur Hanım, “Erkekler eşlerine evlerde yardım etmeli. Kadın da erkek de çalışıyorsa evde herkes bir işin ucundan tutmalı. Erkekler öyle yan gelip yatmasınlar evlerde, eşlerine yardım etsinler” dedi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili görüşlerini söyleyen sera işçisi İlknur Hanım iş ve ev hayatını birlikte yürütmenin kadınların üzerindeki yüklerini şu sözlerle özetliyor: “Eşim bana çok yardım etmiyor, evde 13 yaşında bir kızım var. O bana ev işlerinde yardımcı olabiliyor. Erkekler için aynı şey geçerli değil. Eşim işten çıkıp eve geldiğinde kumandayı eline alıyor ve dinlenebiliyor. Ben yemek yapmak, masayı hazırlamak, bulaşıkları yıkamak, çamaşırları temizlemek ve evin diğer ihtiyaçlarını gidermek için yine çalışmak zorunda kalıyorum.”

HAMİLEYİM VE İŞİMİN BAŞINDAYIM

Dört yıldır serada çalışan Şevval Kaptan, Gümüşdere’de çiçek yetiştiriciliği yapıyor. Kadın – erkek ilişkilerinde dengenin önemine değinen Kaptan, “Biz kadınlar çok güçlüyüz, ben şu an hamileyim ve işimin başındayım” diyor. Kaptan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile yapılan sohbette şu sözleri söylüyor: “Bu işletmede anneler çocuklarla beraber iş yerine gelip çalışabiliyorlar. Ama her iş yerinde mümkün olmuyor. Erkekler ev hayatında bir tık daha geri planda kalıyorlar. Ayrıca eşlerimiz işten geldikten sonra dinlenme alanına geçebiliyorlar ama kadınların böyle bir alanı ya da zamanı olmuyor. Kadının iş hayatı devam ederken evdeki iş hayatı da devam ediyor. Bu durum herkeste farklı duygular yaratabilir ama ne olursa olsun kadınların iş hayatında yer alması harika bir şey. Ben eşimden yana şanslıyım o bana yardımcı oluyor. Ben herkesin bu şekilde hayatı paylaşmasını çok isterim. Ben şu an hamileyim, ev de eşimden iş yerinde de kadın arkadaşlarımdan destek görüyorum. Ben de onlara her an yardımcı oluyorum. Kadınlar hamileyken, çocuk büyütürken ya da ev hayatını düzene koyarken hep iş hayatında o yüzden iş yükümüz daha fazla.”

BİZ İŞ HAYATINDA VARIZ ERKEKLER DE EV HAYATINDA OLMALI

Kadının hayatının sadece evdeki işten ibaret olmaması gerektiğini dile getiren Aksu Hanım, kadının iş hayatında var olmasının her şeyi daha da güzelleştireceğine inanıyor. “Kadın elinin değdiği zaman her şeyin daha iyi olacağını düşünüyorum” diyen Aksu Hanım, konuşmasını şöyle tamamlıyor: “Benim çocuklarım evde bana yardımcı oluyorlar. Onları bu bilinçle yetiştirmek istiyorum. Kadınlar öncelikle kendilerine güvenmeli. Kendimizi geliştirdiğimiz zaman hayata bağlanırız. Ben hem evde hem de işte var olan bir kadın olarak erkeklerin kadınlara sevgiyle, hoşgörüyle yaklaşmalarını öneriyorum. Biz iş hayatında varız erkekler de ev hayatında olmalı.”

“ERKEKLER BİZİMLE AYNI HAYATI PAYLAŞMIYOR”

Leyla Yakut bir restoran işletmecisi. İş hayatında olmanın tek eksisi evde de çalışınca hissedildiğini ifade ediyor. Yakut konuşmasını şu cümlelerle tamamlıyor: “Çalışan kadın aynı zamanda evde de çalışıyor. Erkekler bizimle aynı hayatı paylaşmıyor. Evde eşitlik yok. Türk erkekleri evde çalışmayı bilmiyor. Ben oğlumu böyle yetiştirmiyorum. Eşine yardım etmesini ve hayatın zorluklarını paylaşmasını isterim. Erkekle aynı anda da eve girsek de tüm işi kadınlar yapıyor.”

“KADIN OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM”

“Kadınlar hayatta erkeklerin iki katı daha fazla yük çekiyor.” Bu sözler ise diş hekimliği yapan Sibel Güngör Özerk’e ait. “Kadınların hayatlarında onlara destek olan insanlar olmazsa işleri daha da zorlaşıyor” diyen Özerk, “İş hayatında olan kadınlar eve gittiklerinde de ev işleriyle boğuşuyorlar. Bu sadece kadının sorumluluğunda olan bir şey değil, erkekler kadınlara evlerde destek vermeli ve iş bölümü yapılmalı. İstediğimiz zaman üstesinden gelemeyeceğimiz herhangi bir şey yok. Kadın olmaktan gurur duyuyorum.” dedi.

Continue Reading

Popüler