Connect with us

Genel

Peyker Şimşek: Girişimci, cesaretli kadınlarla yol yürümek istiyoruz

Published

on

blank

Sarıyer Girişimci Kadın Kooperatifi Başkanı Peyker Şimşek, kadınları sosyal ve ekonomik anlamda güçlendirmek için, tüm girişimci ve cesaretli kadınları kooperatiflerine beklediklerini belirtti.

Sarıyer Girişimci Kadın Kooperatifi Başkanı Peyker Şimşek yaptığı açıklamada, “Ortakların tümü kadın olan Sarıyer Girişimci Kadın Kooperatifi’nin amacı; çalışma imkanı bulamayan kadınlara iş imkanı sağlamak, ev eksenli çalışmalarını anlamlı, yararlı üretimlere dönüştürmektir. Kadınların yoksullukla mücadelesinde aile bütçelerine katılmalarını sağlamaktır.

Dar gelirli kadınların ekonomik ve sosyal olarak güçlenmeleri için onlarla birlikte çalışmaktadır.

Kadınların mücadelesinden aldığı ilhamla kadınlar, toplumun her alanında eşit bireyler olana kadar çalışmaya  devam ediyor.

Kadınlar, pandemi döneminde çok daha fazla ücretsiz ev içi bakım yükü üstlenmek zorunda kaldılar.

Toplumsal eşitliksizler keskinleşti. Gelir eşitsizliği kalıcı hale geldi.

Tüm zorluklara rağmen dayanışma içerisinde umudu yeşertip birlikte olup, birbirini güçlendirmeye, yaşamı daha iyi hale getirmek için mücadelemiz sürmektedir.

Sarıyer Girişimci Kadın Kooperatifi olarak, Kadın Emeği Değerlendirme Vakfı(KEDV) olmak üzere tüm STK’ların  desteğini gördü. Bu destekle bölgemizdeki kadınları ekonomik ve sosyal olarak güçlendirecek yeni projelere imza attı. Bu projeleri hep birlikte yürütmek amacıyla girişimci, cesaretli kadınlarla birlikte yol almak istiyoruz.

Yeni çalışma ve yol arkadaşlarımızı kooperatifimize bekliyoruz.” dedi.

Genel

Başkan Genç’ten ve CHP Sarıyer örgütünden esnaf ziyareti

Published

on

blank

Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve CHP Sarıyer ilçe örgütü, Ekrem İmamoğlu’nun İBB’yi kazanmasının 2. yıldönümü olan 23 Haziran’da Sarıyer esnafına ziyaret gerçekleştirdi.

25 yıl sonra Ekrem İmamoğlu ile önce 31 Mart’ta, ardından da 23 Haziran’da 806 bin oy farkla iki kez üst üste İBB’yi kazanan Cumhuriyet Halk Partisi(CHP), 23 Haziran 2019 İstanbul seçimlerinin 2. yıl dönümünde İstanbul’un 39 ilçesinde eş zamanlı saha çalışması gerçekleştirdi. Sarıyer’de de gerçekleştirilen çalışmada, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve başkan yardımcısı Nadir Günday, CHP Antalya Milletvekili Cahit Arı, CHP PM Üyesi Ayşe Eser Danışoğlu, CHP Antalya İl Başkanı Nuri Cengiz, CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç ve yöneticileri, CHP Sarıyer Kadın Kolları Başkanı Sunay Sevinç, Antalya Büyükşehir Belediyesi CHP Meclis Üyeleri ve partililer yer aldı.

ESNAFIN SORUNLARINI DİNLEDİ

23 Haziran seçimlerinin 2. yıldönümünde Sarıyer esnafına, vatandaşlara bir kez daha teşekkür eden Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, esnafın koronavirüs salgını nedeniyle yaşadığı mağduriyet karşısında sorunlarını ve taleplerini dinledi, Esnafla fikir alışverişinde bulundu. Sokaktan geçen vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Başkan Genç, bazı vatandaşlarla da hatıra fotoğrafı çektirdi.

blank

Continue Reading

Genel

TEÇ-SEN’den Beyazıt Meydanı’nda basın açıklaması

Published

on

blank

Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası(TEÇ-SEN), Beyazıt Meydanı’nda “Yardımcı Hizmetler Sınıfı Kaldırılsın!” ve “Engelliden Hizmetli olmaz!”  sloganıyla bir eylem gerçekleştirdi. Yapılan basın açıklamasında, “1965 yılının gerçekleriyle oluşturulan Yardımcı hizmetler sınıfının bugünün gerçeği olmadığının farkındayız. Farkında da olmalıyız.” denildi.

İşte Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası(TEÇ-SEN)’nın gerçekleştirdiği basın açıklaması:

Değerli basın mensupları kıymetli kamu çalışanları; Bugün Türkiye genelinde 81 il’de “Yardımcı Hizmetler Sınıfı Kaldırılsın!” ve “Engelliden Hizmetli olmaz!”  sloganıyla genel eylem yapmaktayız. 1965 yılının gerçekleriyle oluşturulan Yardımcı hizmetler sınıfının bugünün gerçeği olmadığının farkındayız. Farkında da olmalıyız.

Doğalgaz ve kaloriferin olmadığı zamanlarda, sınıflarımızın ve devlet kurumlarımızın soba ile ısıtıldığı dönemlerde, yardımcı hizmetler sınıfı personelleri üzerine düşen görevi layıkıyla yerine getirmiştir. Ancak aradan geçen 56 yılın sonunda hem mevcut okullarımızın ve kamu kurumlarımızın sayısı artmış, hem de yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan personel sayısı azımsanmayacak oranda azalmıştır.

 

HİZMETLİ MEMUR BURADA YETKİLİLER NEREDE?

Kaldı ki, sadece Milli Eğitim Bakanlığında 55 bin okul, 590 bin derslik ve 992 il ve ilçe milli eğitim müdürlüğünün tüm işleri 32 bin yardımcı hizmetler sınıfı personellerine yaptırılmaktadır. Bugün itibarıyla sadece milli eğitim bakanlığının ihtiyaç duyduğu yardımcı hizmetler sınıfı personel sayısı tam 192 bindir.  Milli eğitim bakanlığı toplam 224 bin personelin yapması gereken işi 32 bin personele yaptırmaya çalışmaktadır.

 

BAKANLIK EVİMİZ ÜVEY EVLAT DEĞİLİZ..

Yardımcı hizmetler sınıfı personelleri devlet memurudur ve emin olun SÜPERMEN değildir. Ama milli eğitim bakanlığı yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan eğitim çalışanlarını Süpermen gibi çalıştırmaktadır. Öncelikle yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan kamu çalışanlarının görev tanımı belli değildir…

Hizmetine ihtiyaç duyulduğu her yerde çalışmak için kendini geliştirmiştir… Zaman ve mekan kısıtlamasına ve mesai saatlerine ihtiyaç duymaz. Verilen her görevi yapmakla mükelleftir. Çünkü onlar Süpermen hizmetlilerdir.

Fazla çalışma karşılığında herhangi bir ücret almazlar. Hafta sonu, hafta içi, gece, gündüz, öğle, akşam fark etmez her daim hazır ve nazırdır.

Sabah 5-6 gibi okulda olur ve kaloriferleri yakar, öğrencileri ilk karşılayandır. Okulun ne kadar büyük olduğu, sınıf sayısının, koridor, wc sayısı, oda sayısının hiç önemi yoktur ve her yeri pırıl pırıl yapması ondan beklenen bir görevdir. Görev adamıdır hizmetli… Araba yıkar, faturaları yatırır, il/ilçeye evrak getirir götürür. Uçma yeteneği olmadığından yürümek zorundadır. Çünkü yol ücreti bile verilmez…

 

SÜPERMEN DEĞİLİZ, HİZMETLİYİZ.

Çok güzel çay demler mesela, çay servisi bile yapar… Tıkanan tuvaletleri açabilen süper bir kahramandırlar.  Gece nöbetçidir, yakın dövüş bilmez, silahı yoktur ama gece nöbetteyken herhangi bir sorunla karşılaştığında süper ikna kabiliyetiyle meseleyi çözer.

Hizmetlinin odası yoktur. Odaya da ihtiyacı yoktur. Çünkü onun ailesinden hasta olan olmaz, onun herhangi bir derdi olmaz, düşüncelere dalamaz.. Nasıl dalsın süpermen hizmetli o…

 

SÜPERMEN HİZMETLİ HALLEDERİZ HER İŞİ

Mesela engelli olması da onun süpermen hizmetli olmasına mani değildir… Çünkü o süper hizmetli olmak için dünyaya gelmiştir… Boyanacak duvar varsa süpermen hizmetli boyar… Fotokopi işi ondan sorulur… Kendisine ihtiyaç duyulursa eğer, memurluk da yapar… Berber olur, bozulan kapı, pencereyi tamir ve tadilatını yapar… Yemekhanede patates soyup, yemek bile yapar… Sınav varsa okulda tüm sıraları taşır, yerlerini değiştirir, sınav bitiminde eski haline getirir.. okula gelen tüm kömürü o taşır… Çünkü o süper hizmetlidir.

 

Süperman hizmetlinin işi biter mi? BİTMEZ… ÇÜNKÜ BİRDE AMİRİ NE DİYORSA ONU DA YAPMAK GİBİ BİR GÖREVİ DE VARDIR.. ONU DA YAPAR…

 

SÜPERMEN HİZMETLİ HALLEDERİZ HER İŞİ

Eskiden eğitim seviyesi ilkokul olan bu arkadaşlarımız artık lise, üniversite ve hatta yüksek lisans yapar hale gelmiştir. Hatta yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan eğitim fakültesi mezunu öğretmenlerimiz bile vardır.

56 yıl önce ihtiyaç iken bugün artık anlamını yitiren ve miadı dolan yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılıp yeni bir milat ve yeni bir başlangıç yapılmalıdır. Bu kadrolarda görev yapan kamu çalışanlarının eğitim durumlarına uygun kadrolara atanması elzemdir.

 

YARDIMCI HİZMETLER SINIFI KALDIRILACAK

Seçim zamanlarında “Yardımcı Hizmetler Sınıfı Kaldırılacak” diyerek oy isteyen partilere ve milletvekillerimize sesleniyoruz. Sözünüzün gereğini yerine getirmek için ne yapmamız gerekiyor. Eğer meydanlarda bizleri görmekse dileğiniz işte meydanlardayız. Bizim de sizlerden dileğimiz, sözünüzü tutmanız ve Yardımcı Hizmetler Sınıfının kaldırılması ile ilgili mecliste olan kanun teklifinin kabul edilmesi için ellerinizi semaya kaldırmanızdır.

 

SEÇİMDE SÖZÜNÜZ GEREĞİNİ YAPINIZ

Türkiye nüfusunun %12’si engelli bireyden oluşmaktadır. Anayasamızın 10.maddesi engelli bireylerin lehine alınacak her türlü tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağını belirtmiştir. Engelli bireyler için uygulanacak herhangi bir pozitif ayrımcılığı da  anayasal güvence altına almıştır.

 

ENGELLİ HİZMETLİ HEPİMİZİN AYIBI

Ayrıca engelli bireyin meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde istihdam edilmeleri gerekirken ısrarla yardımcı hizmetler sınıfında çalıştırılması hangi vicdana, hangi merhamete ve hangi hak ve adalet anlayışımıza sığmaktadır. Unutmamak gerekir ki istisnasız hepimiz bir engelli adayıyız.

Şimdi soruyoruz… Engelli bireyden hizmetli olur mu? olmaz! engelli bireylerin ataması yapılırken neden yardımcı hizmetli sınıfına atıyoruz. Hangi gerekçeyle bunu yapıyoruz? engelline uygun istihdam edilmediği için kurum içinde yaşadığı travmadan ve psikolojik zorluklardan haberiniz var mı? bu durum kaş yapayım derken göz çıkarmaktan başka bir şey değildir.

 

ENGELLİ BİREYDEN HİZMETLİ OLMAZ

Meziyetimiz, Medeniyet anlayışımızı üstün kılmak ise bu anlayışımızın sonuçlarında kesinlikle eziyet olmamalıdır. Olamaz. Engelli bireyden de hizmetli olmaz, olamaz.

Bugün 81 il’den hep birlikte sesleniyoruz.

-Kamuda yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan tüm engelli personellerin, engellerine ve eğitim durumlarına uygun kadrolara atanmasını talep diyoruz.

-Kamuya ilk defa atanacak engelli personellerin hizmetli olarak atanması işlemlerine son verilmesini talep ediyoruz.

 

SEÇİMDE SÖZÜNÜZ GEREĞİNİ YAPINIZ

-Engelli personellerin ihtiyaç duyduğu rampa, sesli uyarı sistemlerinin kurulması ve çalışma ortamlarının engel durumlarına göre yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz.

 

ENGELLİ  HİZMETLİ HEPİMİZİN AYIBI

-Zamanın gerisinde kalan ve miadı dolan yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılmasını ve yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan tüm kamu çalışanlarının meslek ve eğitim durumları dikkate alınarak yeni istihdam şekillerinin belirlenmesini talep ediyoruz.

 

Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.

 

TEÇ-SEN – Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası

Continue Reading

Genel

Hasan Saim Öztürk: Toplumsal kirliliğin çeşitleri

Published

on

blank

İnsanoğlu bir parçası olduğu çevre ve doğada mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek isterken ihtiraslarına yenilip zaman zaman onu tahrip etmek gafletine düşüyor ne yazık ki… Sadece doğayı değil, kendisi gibi ortak toplumsal çıkarları olanları da buna alet edip, kullanıp onların haklarına da  tecavüz edebiliyor. Bu nedenle hem cinslerine üstünlük sağlama ve ayrıcalıklı olma peşindedir çoğunlukla. Ego dediğimiz kişisel çıkar ve üstünlük sağlama duygusu, kontrolsüz ve denetimsiz kalınca ortaya eşitsizlikler, hak gaspları, tecavüzler, mal mülk hırsı ve çevreyi acımasızca talan etme, ona zarar verme düşüncesi ortaya çıkıyor… Ne yazık ki a çgözlülük, mal mülk hırsları, tatminsizlikler, haksızlıklar, yönetme hırsı bugün insanoğlunun acılarının başlıca kaynağıdır…

***

Toplumsal kirliliğin son çeyrek yüzyılda birkaç şekilde ortaya çıktığını görüyoruz karşımıza… Topluma karşı hukuk ve ahlak dışı davranışlar, çevreye ve doğaya karşı hukuk ve ahlak dışı davranışlar şeklinde… İnsanoğlu toplumsal düzeni sağlamak için gereğinde güç kullanma yetkisini verdiği devletin ve onu yönetenlerin bu yetkilerini kötüye kullanması hak kavramını ve adaleti aşarak çıkar sağlaması, toplumsal kirliliğin ilk adımıdır. Sizin seçtikleriniz ve sizin atadıklarınızın size ihanet etmesi hali çok dramatik ve üzüntü verici bir durumdur. Bu, onların sizleri yanılttığının hulus ve saffetinizden istifade ettiğinin bir kanıtıdır. Önce aldatma ve yanıltma, sonra toplumun, çevrenin ve doğanın kirletilmesi ve yağmalanması ikinci adımıdır.

***

Toplumsal ve çevresel kirlenmenin önlenmesi için önce bu durumun varlığının kabulü ya da saptanması, sonra da önleyici, koruyucu ve telafi edici düzenlemelerin yapılarak kirlenmenin takibi gereklidir. Eğer çok ciddi, kararlı ve takipçi toplumsal bir talep siyasi iradeye dönüşmezse toplumsal kirliliğin ortadan  kaldırılması insan ilişkilerinin, hukuk ve ahlak temeline oturması ve çevrenin korunması olasılığı hemen hiç yoktur. Buna bir örnek vermek gerekirse
bu gün yıldönümünü kutladığımız adalet yürüyüşü sonucu ortaya çıkan güçlü bir ADALET TALEBİNE rağmen bu talebin siyasi bir iradeye dönüşmemiş olmasının sonucu olarak adalet tam tersine daha da geriye gitmiş, neredeyse kaybolmuştur.

***

Toplumsal kirliliğin ve çürümenin ortadan kaldırılması konusunda alınması gereken önlemlerin neler olduğunu saptamak için önce üretim ilişkilerini, adil paylaşımı, eğitilmiş, hukukla donatılmış insanların yaşadığı toplumu ve sosyal hukuk devletini, bütün bunların temeli olan demokrasiyi hayata geçiremediğimiz takdirde temiz bir topluma ve çevreye kavuşma olanağımızın bulunmadığını ve her geçen gün kirlenmiş bir toplumun içinde daha mutsuz aldatılmış, kötüye kullanılmış, aç ve yoksul bırakılmış hukuk güvencesinden yoksun kişiler olarak yaşamaya devam edebileceğimizi söyleyebilirim. Hiçbir ülke temiz topluma kendiliğinden, dayanışma ve güçlü bir siyasi iradeyi
oluşturmadan mucizelerle kavuşmamış ve mutlaka az ya da çok bir bedel ödeyerek onun sahibi olmuştur…

Continue Reading

Popüler