Connect with us

Genel

YILMAZ ÖZDİL’DEN ÇOK SERT YAZI: KUVAYİ MİLLİYE MASKESİNİN ALTINA GİZLENENLER…

Published

on

blank

Zaman zaman köşesinde CHP liderine ağır eleştiriler yönelten Yılmaz Özdil, bu sefer de, “Mücadele ediyormuş gibi görünürken, aslında kimlerin Kuvayi Milliye maskesinin altına gizlendiğini görelim diye yazıyorum.” diyerek CHP’lilere uyarıda bulundu.

Usta gazeteci ve Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, dün olduğu gibi bugün de köşesinde CHP yönetimine ağır eleştirilerde bulundu.Özdil, “Dün anlatmıştım, başbakan binali efendi, muhalefet kulisine geldi, yılışık yılışık sırıtan Chp’lilerle çay içti, kemal kılıçdaroğlu efendiyle Kars kazı muhabbeti yaptı, hep birlikte Kars kazı yeme konusunda anlaştılar.” diyerek sert eleştiride bulundu.

İşte Yılmaz Özdil’in “Kuvayi Milliye” başlıklı yazısının tamamı:

Vahdettin’in şeyhülislamı’ydı Mustafa Sabri… Sevr’in imzalanması için özel çaba harcadı. Sarıklı İngiliz finosuydu, İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin kurucularındandı. Anadolu’daki direnişi kırmak için İngilizler tarafından icat edilen İslam Teali Cemiyeti’nin kurucularındandı. Mustafa Kemal’in idam fermanını bizzat kaleme aldı, fetva verdi, “Mustafa Kemal’in öldürülmesi caizdir, hatta her müslümanın dini vazifesidir” dedi. Böylesine süzme şerefsizdi yani… Kuvayi Milliye’den nefret ediyordu, “kudurmuş haydutlar, hainler, caniler” diyordu. “Eyy Allah’tan korkmayan, eyy peygamberden haya etmeyen mahluklar” diyordu. “Mustafa Kemal ve Ankara Hükümeti kahpedir” diyordu. “Bunların dinsizlik derecesi tasavvur edilemez, cenabı hakkın gazabı ve laneti bunların üzerine olsun” diyordu. Milli mücadelenin moralini bozmak için elinden geleni yapıyordu, “İngilizlerin, Fransızların ve sair devletlerin, iki paralık Mustafa Kemal kuvvetinin baskısına boyun eğerek İstanbul’dan çekip gitmelerini, ancak Kemalist Türk aklı kabul edebilir” diyordu. “Yunanlılara fazla zayiat verdirmek bizim için hayırlı ve menfaatli olamaz, İngilizleri kızdırırız, İngiliz gibi muazzam devlete karşı katiyen kazanma ihtimali yoktur” diyordu. “Yunan ordusu halifenin ordusudur, asıl kafası koparılacak mahlukat Ankara’dadır” diyordu. “Eyy askerler, Mustafa Kemal’in gayrimeşru emirlerine uyduğunuz yeter, bunların vücudlarını külliyen dünyadan kaldırmak beşeriyet için, müslümanlık için farz olmuştur, sizin bu hainlere itaatiniz mescitlerimizi mabetlerimizi harap eyleyecek, bu zalimlere, bu katil canavarlara alet olduğunuz yeter, padişahımız halifemiz efendimiz hazretlerinin merhamet kucağı size açılmıştır, Allahını peygamberini seven bu tarafa gelsin” diyordu. Kuvayi Milliye’nin yanında saf tutan Denizli, Isparta, Uşak, Antalya, Sinop müftülerini görevden azletti, Ankara müftüsü Börekçizade Rıfat için idam fermanı çıkarttı. İzmir’deki Yunan Yüksek Komiserliği’ne teklifte bulundu, “Mustafa Kemal’in pençesinden kurtulmak için Batı Anadolu’da sizin kontrolünüzde özerk hükümet kuralım” dedi, Atina’ya iletildi, Yunan başbakanı Gunaris teklifi inceledi, “kendi milletini satan hainlere ihtiyacımız yok” dedi, reddetti. Bu haysiyetsiz yobaz… Milli mücadele kazanılınca, padişahı efendisi Vahdettin gibi, İngiliz gemisiyle kaçtı, Yunanistan’a sığındı, Yarın adıyla gazete çıkardı. O gazeteye 1927 senesinde “Allah’ın huzurunda Türklükten istifa ediyorum, tövbe yarabbi tövbe Türklüğüme, beni Türk milletinden addetme” diye makale yazdı. “Elimden gelse bütün Türkleri Arap yaparım, bunların vaktiyle Araplaşmadığına eseflenirim” diye yazdı. Hilafetin yeniden kurulması için dönemin Papa’sına mektup gönderdi, İslamiyet adına Vatikan’dan yardım istedi. Yunanistan’dan Suudi Arabistan’a geçti, en son Mısır’a yerleşti, El Ezher Üniversitesi’nde ders verdi, Kahire’de öldü, Gafir mezarlığına gömüldü.

*

Mehmet İhsan efendi, bu haysiyetsiz Mustafa Sabri’nin en birinci öğrencisiydi. Atatürk Cumhuriyeti’ne katlanamadı, Cumhuriyet ilan edilir edilmez tası tarağı topladı, henüz 22 yaşındayken, Mustafa Sabri’nin yanına Mısır’a gitti. Birbirlerini öylesine seviyorlardı ki, Mehmet İhsan efendi öldüğünde, Mustafa Sabri’nin yanına gömüldü.

*

Kemal kılıçdaroğlu efendi, bu Mehmet İhsan efendinin oğlunu Atatürk Cumhuriyeti’ne cumhurbaşkanı adayı yaptı!

*

Atatürkçüler şoke oldu. Memlekette adam kalmamış gibi, tee Mısır’dan getirilmişti. Herkes google’a koştu, “kim bu ekmeleddin?” diye aradı. Vatandaşların yüzde 78’i adını bile duymamıştı. Yukarıda özetlediğim zihniyetle, Arap kültürüyle yetişmişti. Kahire’de doğmuş, Türkiye’ye hayatında ilk defa 27 yaşında gelmişti, 27 yaşına kadar memlekete adım bile atmamıştı. Akp’nin ve özellikle Abdullah Gül’ün desteğiyle İslam İşbirliği Teşkilatı genel sekreteri olmuştu. İslam Ordusu kurulmasını önerdi, ki, bu İslam Ordusu aslında ABD’nin projesiydi. Açık açık “CHP’li değilim” diyordu. Demokrat Parti geleneğinden geldiğini söylüyor, Turgut Özal hayranı olduğunu söylüyor, güya rakip olduğu Tayyip Erdoğan için “aile dostum” diyordu. Seçim bildirgesini okumaya Fatiha suresiyle başladı, Menderes’in mezarının başında konuşma yaparken ağladı. Yurt gezilerinde en önce türbelere gitti, vatandaşları “ehlen ve sehlen” diye Arapça selamladı. Ekmeleddin ihsanoğlu efendinin cumhurbaşkanı adaylığını, kemal kılıçdaroğlu efendi ve devlet bahçeli efendiden başka, sadece fethullah gülen destekliyordu, pensilvanya’daki vaazında “her halimizde, her tavrımızda iman-ı ekmel, İslam-ı ekmel, ihsan-ı ekmel, ihlas-ı ekmel, rıza-yı ekmel, yakin-i ekmel demeliyiz, hayatımızı bu atkılar arasında dantela gibi işlemeliyiz, sürçsek bile, kalktığımızda el ihsan demeliyiz” diyordu. Ekmeleddin efendinin adaylığına itiraz etmek adeta suç haline getirilmişti, itiraz edenler “CHP düşmanı, Atatürk düşmanı, AKP yandaşı” ilan ediliyordu. Kemal kılıçdaroğlu efendi “tıpış tıpış oy vereceksiniz” diyordu. Netice kaçınılmazdı… Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı seçildi. CHP seçmeni saçını başını yolarken, ekmeleddin efendi gevrek gevrek gülümseyerek “çok mutluyum” dedi. Kemal kılıçdaroğlu efendi de “siyaset dünyamız çok önemli bir aktör kazandı, bugün seçim olsa yine sayın ihsanoğlu’nu aday gösterirdim” dedi.

*

Chp’nin cumhurbaşkanı adayı olan ekmeleddin efendi, Chp’den milletvekili olmayı kabul etmedi, gitti Mhp’den milletvekili oldu.

*

Mhp’deki tüm muhalifleri fetocu olmakla suçlayan devlet bahçeli efendi, fetonun bizzat dualar ettiği ekmeleddin efendiyi hem cumhurbaşkanı çatı adayı yaptı, hem milletvekili yaptı, hem TBMM başkan adayı yaptı.

*

Ve şimdi, bu ekmeleddin efendi, Türkiye Cumhuriyeti’nin rejimini değiştirecek olan yeni anayasaya, halkın egemenliğini saraya veren yeni anasayasa “evet” oyu verdi. Henüz aksini açıklamadığına göre… Kemal kılıçdaroğlu efendinin halka dayattığı cumhurbaşkanı adayı, gitti, Tayyip Erdoğan’ın başkanlığı lehine oy kullandı!

*

Bitmedi…

*

Dün anlatmıştım, başbakan binali efendi, muhalefet kulisine geldi, yılışık yılışık sırıtan Chp’lilerle çay içti, kemal kılıçdaroğlu efendiyle Kars kazı muhabbeti yaptı, hep birlikte Kars kazı yeme konusunda anlaştılar.

*

Meclis kulisindeki bu görüşmede Chp ve Akp kurmaylarından başka biri daha vardı. Ekmeleddin ihsanoğlu efendi de oradaydı!

*

TBMM’de rejim değiştirilirken… Bir avuç namuslu CHP milletvekili canhıraş şekilde direnirken… CHP’li kadın milletvekili AKP milletvekilleri tarafından tartaklanırken… Atatürkçü yurttaşlar bu vahim hadiseleri Halk tv ekranından seyredip, kahrolurken… Ekmeleddin efendi, binali efendiye ne dedi biliyor musunuz?

*

“Osmanlı hanedanı mensuplarına maaş bağlanması, hanedanın çocuklarına yurt ve burs imkanı sağlanması için bir yasa teklifi sunmuştum, bu konuda yardımlarınızı rica ediyorum” dedi!

*

Evet, yanlış okumadınız…

*

Atatürk Cumhuriyeti’nin adeta kapısına kilit vurulurken… Atatürkçü seçmene zorla dayatılan cumhurbaşkanı adayı ekmeleddin efendi, Osmanlı’ya maaş bağlanması için kulis yapmakla meşguldü.

*

Üzülüyorsunuz, daha çok üzülün diye yazmıyorum bu satırları…

*

Bile bile, göz göre göre, yurtsever duygularınızı istismar edip, aslanlar gibi direniyorlar, bravo chp yönetimine, kılıçdaroğlunun Atatürk’lü klibine bayıldım, elli kere tıkladım filan diyebilirdim. Kişisel olarak bana çok faydası olur ama, memlekete yazık olur.

*

Yarınların aydınlık olmasını istiyorsak, bu karanlık günlere nasıl sürüklendiğimizi asla unutmayalım diye yazıyorum… Mücadele ediyormuş gibi görünürken, aslında kimlerin Kuvayi Milliye maskesinin altına gizlendiğini görelim diye yazıyorum.

Click to comment

Bir Cevap Yazın