Connect with us

Genel

Av. Hasan Saim Öztürk: Ülkenin neye ihtiyacı var

Published

on

blank
Ulusal Kurtuluş savaşımız ve Lozan Antlaşması’yla elde ettiğimiz Bağımsızlığımız ve kurulan Cumhuriyet, Musul hariç Misakı Milli hudutlarını içine alan yepyeni bir Türkiye’yi inşa etti. Türlü etnik gruplarıyla bu sınırlar içinde yüzyıllardır bir arada yaşayan TÜRKİYE HALKINA Kurucu Liderimiz Mustafa Kemal Atatürk Türk Kimliğini aşılayarak toplumsal birlikteliğin adını koydu ve bir Ulus Devlet kurdu. Bu Ulusal Birliği oluşturan topluluk ortak tarih, din ve dil birliği, kültürel zenginliklerle çeşitli badireler atlatıp dönemlerden geçerek, darbeler yaşayıp demokrasi denemeleri geçirerek bugünlere geldi.
***
Son 15-20 yılda bize bir haller oldu ve şimdiye kadar olanlara hiç benzemeyen sorunların içinde bulduk kendimizi. Toplumu din ekseninde dönüştürmeye çalışan legal görünümlü maksatlı gruplar ve anlayışlarla karşılaştık. Gördük ki, birilerinin Cumhuriyetle ve onun kurucusuyla ve kuruluş felsefesiyle bir hesapları var. Biraz ayrıntıya girdiğimizde devletin içine devletin elemanı gibi gözükerek sızan, onun içini boşaltmaya çalışan, altını köstebek gibi oyan ve delik deşik eden Cumhuriyet düşmanları önce kendisini masum görerek aldatıldığını savunanlardan başlamak üzere hakimiyeti tümüyle ele geçirmek istediler.
***
Maalesef bu gruplarla savaşır gözüken; ancak Nasrettin Hocanın leblebi hikayesi gibi buna değmiştir, buna değmemiştir diyerek üzerine pislediği leblebiyi yiyenler gibi gayri ciddi tutumlarıyla örgütlere karşı açılan sanal savaş sulandı ve siyasi ayaklar nedeniyle çokta etkili olamadı. Ulusal birliğimizi zayıf düşüren, çağın gerçekleriyle bağdaşmayan ve din eksenli bir anlayışla ülkeyi yönetmek isteyenlerin başarı düzeyini ya da tersini hep beraber görüyoruz. Ulusal birliğimizin kurucusuyla ve felsefesiyle sorunu olanların, barışmaya karşı çıkanların maksatları doğrultusunda başarılı olma şansını çok zayıf görüyorum.
***
Günlük vizyonu olmayan gündem değiştirme ustalarının planları ve yalanları bence artık pirim yapmıyor. Çünkü tencerede taş bile kaynamıyor. Sanırım X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı derken filmin sonu geliyor. Ülkeye daha fazla zarar vermek istemiyorsanız, elinizi çabuk tutun, herkes yanlıştan dönmenizi bekliyor…

Genel

PTT Evleri’ndeki boşaltılan okul, uyuşturucu kullananların yuvası oldu

Published

on

blank

PTT Evleri’nde deprem riski nedeniyle boşaltılan bir okul, uyuşturucu kullananların ve hırsızların meskeni haline geldi. Kullanılmayan okul yıkılma riski taşırken, mahalle sakinleri ise bu durumdan şikayetçi olduklarını söyledi.

Sarıyer PTT Evleri’nde deprem riski nedeniyle yıllar önce boşaltılan okul suçluların sığınağı oldu. Uyuşturucu bağımlıları burayı mesken haline getirirken, hırsızlar da binayı talan etti. Okulun içinde bulunan, pencere, oyuncak, sıra, masa gibi eşyalar yağmalanınca okul adeta harabeye döndü. Boş olan okul, akşamları zehir tacirlerinin uğrak mekanı haline geldi.

Öte yandan, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin dün gece saatlerinde okulun çevresinde güvenlik önlemi aldığı öğrenildi.

Continue Reading

Genel

Doğa ve sanatseverler Kilyos’ta buluştu

Published

on

blank

Sarıyer Çevre ve Sanat Günleri her yıl olduğu gibi boğazın Karadeniz ile kucaklaştığı Kilyos Sosyal Tesisleri’nde gerçekleşti. Çevreye duyarlılık ve geri dönüşüme katkı sağlama amacıyla düzenlenen etkinlikte; Kumda Sanat ve Kum Zambakları ziyaretinin yanı sıra sergi, forum, atölye ve konserler yapıldı. İklim krizi ekseninde sorun çözümleriyle geri dönüşüm ve doğa savunmasına dikkat çeken etkinlik 7’den 70’e herkesi bilinçlendirdi. Deniz kenarında kumun üzerinde yapılan fatbike bisiklet etkinliği de renkli anlara sahne oldu.

Çevre konusunda toplumsal duyarlılığın artarak devam etmesi, gelecek nesillere yaşanılabilir, sağlıklı, yeşil ve temiz bir dünya bırakılması için farkındalık yaratan Çevre ve Sanat Günleri’nin 4.sü Kilyos’ta düzenlendi. Çevre ile sanatı buluşturan festivalde, ‘Kendin Ol’  temasıyla 12 heykel çalışması yapıldı.  Tecrübeli sanatçıların ellerinde şekillenen kumlar ve nesli tükenmekte olan Kum Zambakları ziyareti katılımcıların dikkatini çekti. Etkinliğin ilk gününde Mikrokredi Kermesi, Sarıyer temalı ödüllü fotoğrafların sergisi, çeşitli panel, forum ve atölyeler ile yoga yer alırken ikinci günde Emin Turan Dayanışma Heykeli’nin açılışı, orman yangınlarını konu alan bir panel, bisiklet etkinliği ve iki sokak sanatçısının yer aldığı konser gerçekleşti. Günün yoğun ilgisi ise orman yangınları üzerine yapılan panel oldu. Sivil Savunma Birimi’nin bünyesine kattığı arama kurtarma köpeği Şilan’ın yaptığı gösteri de başta çocuklar olmak üzere izleyenlere keyifli anlar yaşattı. 2 gün boyunca devam eden etkinlikte Atilla Volga, Elanur Akbulut ve Burak Şen ise birbirinden güzel şarkıları kendi yorumlarıyla seslendirdiler.

YANGINLAR ÇEVRE VE SANAT GÜNLERİ’NİN GÜNDEMİNE OTURDU

Türkiye’nin dört bir yanında çıkan yangınlar üzerine yapılan panelde Yeryüzü Derneği’nden Esra Adalı Ayaz’ın moderatörlüğünde; İstanbul Üniversitesi’nden Doç. Dr. Cihan Erdönmez ve Kuzey Ormanları Savunması’ndan Başar Ali Paşa konuşmacı olarak yer aldı.  Panelin en can alıcı cümlelerinden biri ise “Yetkililer yangınları söndürmek için çalışmalar yapıyor, önlemek için değil” oldu.l

Sözü ilk alan isim ise Doç. Dr. Cihan Erdönmez oldu. “İnsan faktörlü yangınlar Türkiye’de geçmişten beri var ne yazık ki” diyerek sözlerine başlayan Erdönmez şöyle konuştu; “1945’ten önce hangi yıl ne kadar yangın çıkmış bunların kayıtlarını bilemiyoruz. Her yıl orman yangınları olur ancak bu yıl 130 bin  hektar alan yandı. Yangın dönemlerinde sıcaklığın 45 derecenin üstüne çıktığı ve nemin de her zamankinden daha da azaldığı anlar oluyor. Bu noktada yangını söndürmek de zorlaşıyor. Her yıl 3 bin 100 yangın çıkıyor, özellikle yaz aylarında. Yangınlar çıkıyor orman ekipleri müdahale ediyor ve sönüyor. Ancak bu yıl orman yangınları her zamankinden daha fazla oldu. Kızılçam yangından sonra kendini toparlamayı başaran bir ağaç. Bu yüzden avantajlı bir durum oluşuyor aslında. Anız yakmak ülkemizde en çok yangına sebep olan nedenler arasında yer alıyor. Bu hem toprağın verimliliğini azaltıyor hem de sıçradığı için çok fazla yangına sebep oluyor” dedi.

ORMAN YANGINLARI KONUSUNDA BİR GÜVENSİZLİK VAR

Orman yangınları konusunda toplumun her kesiminde biraz güvensizlik var diyen Kuzey Ormanları Savunması’ndan Başar Ali Paşa ise; “Ülke tarihi açısından bu yıl yaşadığımız kadar büyük bir tahribat yoktur. İstanbul ormanlarının beşte biri yok edildi. Ülkemiz aynı zamanda çok rüzgârlı bir alanda yer alıyor. Yol kenarına atılan izmaritler yangınlara çokça neden oluyor. Sarıyer kritik bir bölge. Burada ormana girişler çok fazla. Bu gibi yerlerde duman gördüğünüz yerde yetkililere haber vermeniz gerekiyor. Buralarda eylem planları yapılmalı. İklim artık daha kuru. Ormanlar savunmasız hale geliyor. Hükümet şeffaf değil. Pek çok orman yangınının nedenini öğrenemiyoruz” dedi.

Continue Reading

Genel

Pınar Mahallesi’nde fırtınadan uçan baca, karşı binanın çatı katı duvarını yıktı

Published

on

blank

Sarıyer’de dün akşam saatlerinde etkili olan yağış ve fırtınayı seyretmek için balkona çıkan evli çift, salona döndüklerinde kalktıkları koltuğun üzerinde karşı binanın bacasını buldu. Odalarının duvarını yıkan bacayı gören çift büyük şok yaşadı.

Olay dün akşam saatlerinde Sarıyer Pınar Mahallesi İğde Sokak’ta bulunan 3 katlı bir binanın çatı katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Elif ve Enes Şahin çifti salonda bulunan üçlü kanepenin üzerinde oturmuş televizyon izliyorlardı. Yağmur yağmaya başlayınca yağmuru izlemek için kalkıp balkona çıkan çift, birkaç dakika sonra büyük bir gürültü duydu. Birkaç dakika önce oturdukları kanepenin üzerinde karşı binanın bacasını, evin çöken çatısını gören çift şok geçirdi. Çifti komşuları teselli ederken, olay yerine itfaiye ekipleri çağrıldı. İtfaiye ekipleri kopan çatıdan kalan ve tehlike arz eden parçaları da aldı.

Yaşanan olaylardan sonra belediye ekipleri çevrede başlattığı hasar tespit çalışmaları devam ediyor.

Continue Reading

Popüler

blank