Connect with us

Genel

Çetin Ali Aytaç: “Sarıyer Örgütü Değişim İstiyor”

Published

on

blank

Cumhuriyet Halk Partisi Sarıyer’de 37. Olağan Kongre heyecanı yaşanıyor. İki adayın yarışacağı seçimin başa baş geçmesi bekleniyor. Bir tarafta milletvekili Gökan Zeybek’in ve Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Oktay Aksu’nun açıktan destek verdiği mevcut ilçe başkanı Sevim Yalınkılıç, diğer tarafta ise değişim talebi bulunan, parti örgütünün büyük bir çoğunluğunun desteklediği ilçe başkan adayı Ersin Özer bulunuyor.

***

Çalışmalar her ne kadar sakinlikle yürütülüyor gibi gözükse de, koşulların eşit olduğunu söylemek pek mümkün değil. Oy kullanma konusunda bazı delegeler, mevcut yönetim tarafından üzerlerinde baskı olduğunu açık açık ifade ediyor. Bu açıdan baktığımızda, sürecin biraz demokratik anlayıştan uzak olduğunu söyleyebiliriz. Yine de, sürecin büyük bir sükunetle sürdürüldüğünü görüyoruz.

GENEL SEÇİMLERDE BAŞARISIZ

Sevim Yalınkılıç yönetiminde CHP Sarıyer’in çok başarılı olduğu iddia ediliyor. Rakamsal olarak bakarsak, yerel seçimler üzerinde tablo öyle gözüküyor olabilir. Ancak durumun hiçte öyle olmadığını belirtelim. Tabi ki, kongre sürecinde herkes kendi propagandasını yapacaktır.

***

24 Haziran 2018 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi, Sarıyer’de AKP’nin yaklaşık 2500 oy gerisinde kalarak ikinci parti olmuştu. Alanlarda partiden ayrı çalışan gönüllüler dışında yapılan çalışma, oldukça zayıf olmuştu. Önceden her mahalle ekibi kendi mahallesinde kalabalık gruplarla çalışmalar yürütürken, genel seçim sürecinde farklı bölgelerde kurulan üç seçim çadırına dahi çalışacak ekip bulunulması konusunda bir hayli zorlanılmıştı. Zayıf ve sönük bir çalışmayla genel seçime gidilmişti. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 49’a yakın bir oyla Muharrem İnce Sarıyer’de birinci çıksa da, CHP’nin milletvekilliği seçimlerinde İnce’den yaklaşık yüzde 14 oy az alması ve AKP’nin gerisinde kalmasının faturası, doğal olarak ilçe yönetimine kesilmişti.

ÖRGÜTLE KUCAKLAŞILAMADI

24 Aralık 2017’deki kongreden sonra ayrışan, kutuplaşan parti örgütü için Yalınkılıç döneminde gereken çalışmalar yapılmadı. Seçimlerdeki alan çalışmalarında da bu apaçık olarak gözüktü. Yerel seçimlerde bile Belediye Başkanı Şükrü Genç’in kendi ekibi dışında ilçenin çalışmalara katılımı oldukça yetersizdi. Küsen, ayrışan örgüte, “Derdiniz nedir? Gelin konuşalım” diyen bir ilçe başkanı ve yönetim kurulunu bu süreçte göremedik. Parti örgütünün haklarının savunulduğunu da göremedik. Tabi, partiye yeni katılanların bu süreçleri bilmeleri mümkün değildir. Onlar için tablo iyi gibi gözükebilir. Ancak gerçekleri göremezsek eğer, kendimizi yanılgıya düşürmüş oluruz.

***

Yerel seçimler öncesinde 100’e yakın CHP’li, buna ben de dahil olmak üzere meclis üyeliği aday adaylığına başvurduk. Esasen isteğimiz, demokrasinin gereği olan ön seçimin yapılmasıydı. Meclis üyesi adaylarının, parti örgütünün önüne sandık koyularak seçilmesini istiyorduk. İlçe Başkanı Yalınkılıç ise ön seçimden yana hiçbir zaman açık bir tavır ortaya koyamadı. Daha sonra ise Yalınkılıç’ın kendi örgütüne sormadan Genel Merkeze, Sarıyer örgütünün ön seçim istemediği tavrını ortaya koyduğunu öğrendik. Zaten parti örgütüyle bütünleşmeyi başaramayan Yalınkılıç’ın, parti içi demokrasinin gereği olan ön seçime karşı çıkması da, yaşananların acı tablosuydu.

***

Demokrasiden bahsedip, daha sonrasında da demokrasinin gereğini yerine getirmemek, çok da çelişik bir durum değil mi!

***

Yalınkılıç yönetiminde alınan kararlar, CHP Sarıyer örgütünün beklentilerini değil, dar bir azınlık grubun beklentilerini karşılayacak yönde olmuştur. Bunu, gerçekleştirdikleri eylemlerle de açık açık ortaya koyduklarını söyleyebiliriz.

***

Bir tek Sarıyer değil, Türkiye’de de değişim isteniyor. Üç partilinin evine gidip çekilen selfielerle seçim çalışması yapmak, sadece koltuk erklerine fayda sağlar. Türkiye’de değişimi, kendi ilçenden, örgütünden aldığın güçle, örgütünü yanına alarak, siyaset üreterek başarabilirsin. Kafandaki kalıplardan, egoist tavırlardan sıyrılman gerekir. Sen örgüte değil, örgütün sana vereceği talimatla demokrasinin gereğini yerine getirebilirsin. Gelişmiş ülkelerde toplum siyasete yön verir. Gelişmekte olan ülkelerde ise siyaset topluma yön verir. Topluma demokrasiyi entegre edecek şekilde bir yön vermeyi istiyorsak, parti tabanından gelen sese kulak vermek zorundayız.

***

Birilerinin siyasi çıkarlarını, beklentilerini hoş edecek zamanda değiliz. İktidar olmak istiyorsak, antidemokratik yapıyı iktidardan indirmek istiyorsak, önce kendi içimizde demokrasiyi sağlamak zorundayız. Yerel seçimlerin Sarıyer’deki başarı hikayesinin faktörleri; Belediye Başkanı Şükrü Genç’in kişisel oyları, ittifakların etkisi ve ülke konjöktöründen kaynaklanmaktadır. Ekonomik krizin had safhada olması, Cumhurbaşkanının ayrıştırıcı söylemleri, bu sürecin CHP lehine en önemli faktörleri arasında yer almıştır.

23 HAZİRAN’DA İMAMOĞLU FAKTÖRÜ

31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul’u 14 bin oy farkla kazanarak tarihi bir başarı yakalayan İmamoğlu, 2017’deki referandumda “Hayır” bloğunda birleşen yaklaşık yüzde 52’lik oyun önemli bir kısmını korumuştu. Erdoğan karşısındaki “Hayır” bloğunun büyük bir çoğunluğunun bir bütün olarak durmasında partilerin ittifak yapması da, önemli bir etken olmuştu. Yeni sistemin yarattığı ittifakla Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, kendi kurduğu sistemle yerel seçimlerde hüsrana uğramıştı. Kılıçdaroğlu’nun da süreçte iyi aday belirlemesi ve Millet İttifakı’nın korunmasını sağlaması, seçimin kazanılmasını sağlayan en önemli faktörler arasında yer almıştır.

***

İstanbul’u kaybeden Erdoğan, seçimin hukuksuzca sonuçlandığını söylemişti. YSK, hiçbir gerekçe bulmadan seçimi iptal etmiş, İmamoğlu mağdur duruma düşmüştü. Seçimin iptalinden tekrarına kadar olan süreci de çok iyi idare eden Ekrem İmamoğlu, seçimi farklı kazanarak tarihi bir başarıya imza attı.

***

Parti örgütünün seçim çalışmalarındaki emeği yok sayılamaz. Geçmiş dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de Sarıyer’de sandıklar ciddi çalışmalarla korundu. Oy konusuna gelince ise Sarıyer’de 50 bin oy fark atan İmamoğlu’nun başarısını ilçeye yazmak, konjonktürü görememek ve İmamoğlu’na haksızlık etmek olur. Bu süreçte “Hayır” bloğu bir bütün olmuş, AKP’li bazı seçmenlerde antidemokrat bir şekilde görevi elinden alınan İmamoğlu’na seçimde oy vererek destek olmuştur. Gelen dip dalga, yaklaşık 10 puan farkla seçimin kazanılmasını sağlamıştır.

***

23 Haziran seçimleri, İmamoğlu’nun süreci iyi yönetmesiyle kazanıldı. Alanlarda da zaten büyük bir çalışma yapıldığını söyleyemeyiz. Kimse size çok iyi broşür dağıtıyorsunuz diye silme oy vermez.

***

Gerçekleri görelim. Cumhur ittifakı hala yüzde 51’lik oya sahiptir. Karşısındaki Millet İttifakı’nın diğer partilerle de yaptığı ittifak ise her ne kadar yüzde 49 gibi görünse de, bu birçok partinin yola genel seçimlerde de bir arada devam edeceği kesin değildir.

***

Seçime beş kala yapılan, parti örgütünün dışarıda bırakıldığı bir anlayışla iktidar yolu yürünmez. Sarıyer’de örgüt bütünlüğünde ciddi bir değişiklik isteği vardır. Sarıyer’de nitelikli, herkesle bir bütün olacak, kişisel hırslarından sıyrılmış bir ilçe kadrolarına ihtiyaç vardır. Bunun da yolu, yarın iki adayın yarışacağı ilçe kongresinde gerçekleşmelidir. Artık bu işin şakasının olmadığı bir gerçektir. İlk kaybedilecek genel seçimde daha antidemokrat bir iktidarla karşılacağımız gerçeğini görmemiz gerekir. Kişisel beklentileri bir kenara bırakalım. Nitelikli, genç kadroların yolunu Sarıyer’den açalım. Türkiye’deki iktidarın meşalesini Sarıyer’den yakalım. Devlet memuru anlayışıyla siyaset yapılmaz. Siyaset; inanç, mücadele, bilgi, birikim ve azim gerektirir. Şahısların kontrolünde değil, örgütün iradesiyle yapılır.

***

Yarın, “Sadece kendi evimizde mutlu olmayı mı seviyoruz? Yoksa, gerçekten iktidar mı olmak istiyoruz” anlayışının yarışacağı bir kongre olacaktır.

***

Birlik ve beraberlik, sürecin daimi olsun. Eleştirilerimiz, kavga etmek için değildir. Her şeyin daha iyi olması içindir. Küçük azınlıkları değil, tabanı sevindiren bir sonuç olsun…

***

CHP Sarıyer örgütü değişim istiyor. Kendisini kucaklayan, sözüne itibar eden, demokrasiyi savunan, ön seçimi isteyen, partiyi ayağa kaldıracak bir değişim istiyor. Tepeden inme, niteliğine bakılmaksızın birilerine kanalize olmuş siyasetçiler değil, örgütün iradesine sahip çıkacak bir değişim istiyor.