Connect with us

Genel

Psikolog Sinem Taşyaran: “Teknoloji Sosyallikten Uzaklaştırıyor”

Published

on

blank

Gazetemizin sorularını yanıtlayan Psikolog Sinem Taşyaran, “Özellikle küçük yaştaki çocukları düşündüğümüzde teknoloji sosyallikten uzaklaştırıyor, evet. Bir paravanın arkasında durup olduğumuz gibi değil, ‘olmak istediğimiz’ gibi gösterebiliyoruz kendimizi.” diye belirtti.

Taşyaran, “Her insanın neyi neden yaptığını anlamlandırması, farklı bakış açıları kazanması, çözüm üretebilmesi ve daha bir çok nedenden dolayı psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bardağın dolu ya da boş tarafıyla değil, bardağın bütünüyle ilgilenelim. Çünkü biz, artılarımız ve eksilerimizle bir bütünüz ve ancak bunu kabul edebilirsek sorunlarımızla baş edebiliriz.” dedi.

İşte günümüz toplum psikolojisini kısaca ele aldığımız, Psikolog Sinem Taşyaran ile gerçekleştirdiğimiz çok özel röportajın tamamı:

– Genel olarak psikoloğa gitmeyi reddeden bir toplumuz. Sizce, bunun sebebi nedir?

Aslında bu durumun sadece bizim toplumumuzla sınırlı kaldığını düşünmüyorum. Psikoloji bilimi 1800’lü yılların sonunda ortaya çıktı ve 1900’lü yılların ortasına kadar bir çok ruh sağlığı bozukluğu farklı sıfatlarla adlandırılarak bu kişilere büyük cezalar verildi. Kalıtsal bir geçiş de söz konusu. Günümüzde hala Psikologa gitmeyi reddedenler yok değil tabii. Bunun da en büyük sebebi, psikoloğun tam olarak nasıl iyileştirici etki yarattığının bilinmemesi. ‘Konuşarak ne değişecek ki’ diye düşünülebiliyor ve maalesef psikologların akıl verdiği zannediliyor. Halbuki biz akıl vermiyoruz ya da kişileri yönlendirmiyoruz. Dediğim gibi, terapinin işleyişinin bilinmemesi en büyük önyargıyı oluşturuyor.

– Her insanın psikolojik olarak yardım alması gerektiğini düşünüyor musunuz?

Tabii ki. Başımıza olumsuz bir olay geldiğinde birilerine anlatma ihtiyacı hissederiz. Bunu sadece  paylaşmak için değil, içinde bulunduğumuz durumu başkasının gözünden görmek için de yaparız. Psikologa gittiğimizde de, kendimize bir uzmanın gözünden bakmış ve kendimizle ilgili farkındalık kazanmış oluyoruz. Her insanın neyi neden yaptığını anlamlandırması, farklı bakış açıları kazanması, çözüm üretebilmesi ve daha bir çok nedenden dolayı psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

– Teknolojik gelişmelerin kişileri yalnızlaştırdığını söyleyebilir misiniz? Bu durum, psikolojik travmaya dönüşür mü?

Özellikle küçük yaştaki çocukları düşündüğümüzde teknoloji sosyallikten uzaklaştırıyor, evet. Bir paravanın arkasında durup olduğumuz gibi değil, ‘olmak istediğimiz’ gibi gösterebiliyoruz kendimizi. Bu da, yine paravanların ardından konuşan başka teknoloji esirleriyle yapay bir ilişki kurmamıza neden olabiliyor. Fakat bunun tam tersi örnekler de mevcut. Aslında ulaşamayacağımız, tanıyamayacağımız, dokunamayacağımız hayatlarla temas edebiliyoruz teknoloji sayesinde. Özlem gideriyoruz, yeni ilişkiler kurabiliyoruz ve sosyal ağlarımızı genişletebiliyoruz. Bu nedenle, teknoloji psikolojik bir travma yaratır demek mümkün değil. Kişinin teknolojiyi nasıl kullandığına bağlı olarak değişebilir sonucu.

– Sizce, insanların kendini aşamadığı, ya da kendinde ısrarla görmek istemediği noktalar nelerdir?

Aslında bu konuda genelleme yapmak uygun olmayabilir. Kimi kendi hatalarını görmeyebiliyor, kimiyse tüm hatayı kendisinde buluyor. Kimi başarılarını görmüyor, kimiyse tek bir başarıyı odak noktası haline getirip fazla hırslı davranabiliyor. Bireyin ısrarla görmek istemediği bir nokta varsa, o konuda bir direnci vardır ve terapi yaklaşımlarına göre bu direncin anlamı da farklılaşır. Dolayısıyla, ‘genel olarak şu noktaları fark etmiyoruz’ demek yerine bireyleri kendine özgü olarak değerlendirmek çok daha sağlıklı olacaktır.

– En çok ne tür psikolojik travmayla karşılaşmaktasınız? / En çok hangi psikolojik sorunla karşılaşmaktasınız?

Kaygı bozukluklarıyla çok sık karşılaşıyorum. Burada kaygıyı sadece bir duygu olarak değil, bir düşüncenin ürünü olarak ele alıyorum. Böylelikle, aslında kimi zaman öfke, kimi zaman hiçbir şey istememek bile aslında kaygının ürünü olabiliyor. Kaygının temelinde ise çoğunlukla çocukluk çağında yaşadığımız olaylar oluyor. İlla ki olumsuz travmatik olayları kastetmiyorum. Ailenin ilgisi, beklentileri, bizler için çabaları bile kaygı kaynağına dönüşebiliyor.

– Genel olarak, Türkiye’deki vatandaşlarımızın psikolojisini nasıl görüyorsunuz?

Yaşam koşulları, kalabalık şehirlerdeki uyum sağlama süreçleri, gürültü ve çevre kirliliği, hızla tüketen bir toplum haline gelişimiz… Bununla birlikte gelişmekte olan ülkeler içinde yer alıyor oluşumuz, gerektiğinde birlik ve bütünlük içinde olabilmemiz… Çoğu konuda olduğu gibi, bunda da şahsen ‘iyi’ ya da ‘kötü’ gibi net bir değerlendirmede bulunamam. Fakat her zaman daha iyisinin mümkün olduğunu düşünüyorum.

– İnsanlara, yaşamlarına bakış açılarıyla ilgili buradan bir mesaj vermek ister misiniz?

Sadece olumlu düşünerek ya da evrene olumlu mesajlar göndererek hayatımızı iyileştiremeyiz. Hayatı, hem olumsuz hem de olumlu yönleriyle birlikte bir bütün olarak değerlendirirsek kendimizi iyileştirebiliriz. Bardağın dolu ya da boş tarafıyla değil, bardağın bütünüyle ilgilenelim. Çünkü biz, artılarımız ve eksilerimizle bir bütünüz ve ancak bunu kabul edebilirsek sorunlarımızla baş edebiliriz.

blank

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Adıgüzel ailesinin acı günü

Published

on

blank

Sarıyer Belediyesi’nin eski meclis üyesi, CHP Sarıyer önceki dönem ilçe başkan yardımcısı İlyas Adıgüzel’in ağabeyi Rıza Adıgüzel hayatını kaybetti.

CHP Sarıyer önceki dönem ilçe başkan yardımcısı İlyas Adıgüzel’in ağabeyi, 1989-1994 döneminde Sarıyer Belediyesi ve İBB SHP Meclis Üyesi olan Rıza Adıgüzel, bir süredir mücadele ettiği kansere yenik düştü ve 63 yaşında hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Rıza Adıgüzel’in cenazesi, bugün (5 Ekim 2022 Çarşamba) saat 13:00’te Okmeydanı Cemevi’nden kaldırılacak ve Aşiyan Mezarlığı’na defnedilecektir.

Sarıyer Son Baskı gazetesi olarak, hayatını kaybeden Rıza Adıgüzel’e Allah’tan rahmet, tüm Adıgüzel ailesine ve sevenlerine ise baş sağlığı dileriz.

Continue Reading

Genel

Sarıyer’de çöküş sürüyor! Taraftarlar isyanda…

Published

on

blank

Sezona büyük tartışmalarla giren Beyaz Martılar, ilk iki haftada aldığı 4 puanla bir anda umut aşılamıştı. Ancak ilerleyen haftalarda alınan üst üste kötü sonuçlar, taraftarları çileden çıkardı.

Sezona yeni başkanı Selçuk Kavaloğlu ve yönetimi ile başlayan; fakat bazı taraftar gruplarınca sezon başlamadan topa tutulan Kavaloğlu ve ekibi, ilk 2 haftada alınan 4 puanla Sarıyerlileri kısa süreliğine de olsa güzel bir havaya sokmuştu. Ancak devamında üst üste alınan kötü sonuçlar ve son olarak evinde aldığı 2-1’lik Kırklarelispor yenilgisinin ardından Kavaloğlu ve ekibi, okları yeniden üzerine çekti. Oynadığı futbolla da taraftarlarını tatmin etmeyen Beyaz Martılar, haftayı 7 puanla 14. sırada tamamladı ve ateş hattına yaklaştı. Tribünde ve sosyal medyada bazı taraftarlar ise Kavaoğlu’na tepki gösterdi, istifa çağrısında bulundu.

Ligde 5 haftadır galibiyete hasret olan Beyaz Martılar, İzmir’e gidecek ve ligde şampiyonluğa oynayan zorlu Bucaspor 1928 deplasmanına konuk olacak. Karşılaşma, 5 Ekim Çarşamba saat 19:00’da oynanacak.

YUSUZ ZİYA ÖNİŞ STADI YENİLENECEK

Sarıyer’in iyice eskiyen, basın ve şeref tribününün olduğu yerlerin bir kısmından sahanın belirli yerleri gözükmeyen Yusuf Ziya Öniş Stadı’nda, önümüzdeki haftalarda yenileme çalışmalarının başlanacağı öğrenildi. Şeref tribününün yıkılıp yeniden yapılacağı çalışmada, tribün olmayan karşı tarafa ise portatif deplasman tribünü yapılacak. Bu çalışma sürecinde ise Sarıyer’in maçlarını Maltepe’de oynayacağı söylenirken, bazı taraftarlar ise takımın bu kadar kötü gittiği dönemde bu durumun takıma daha çok zarar vereceğini belirtti.

blank

Continue Reading

Genel

Sebze-meyve fiyatlarına zam üstüne zam geldi!

Published

on

blank

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, eylülde markette 37 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 10’unda ise fiyat azalışı olduğunu söyledi. Sivribiber ise bu zamlar arasında yüzde 92.6’lık zam ile birinci sırada yer aldı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, eylülde markette 37 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 10’unda fiyat azalışı olduğunu söyledi. Bayraktar “Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 92,6 ile sivri biber oldu.” dedi.

Sivri biberdeki fiyat artışını yüzde 73,6 ile domates, yüzde 39,6 ile salatalık, yüzde 32,4 ile patlıcan, yüzde 29 ile marul, yüzde 28,2 ile kabak takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,4 ile elma oldu. Elmadaki fiyat düşüşünü yüzde 9,6 ile patates, yüzde 8,7 ile mısır özü yağı, yüzde 6,7 ile kuru soğan, yüzde 6,5 ile yeşil mercimek izledi” dedi. Bu ürünlerde üretici ile market arasındaki fiyat farkına da dikkat çeken Bayraktar yüzde 252,9 ile maydanozda görüldüğünü belirterek, bunu yüzde 231,1 ile marulun, yüzde 219,4 ile domatesin, yüzde 218,3 ile limonun, yüzde 205 ile elmanın takip ettiğini bildirdi. Bayraktar, eylülde üreticide fiyatı en fazla düşen ürünün yüzde 41,2 ile yeşil soğan olduğunu, bunu yüzde 22,5 ile kuru soğan, yüzde 9,1 ile kuru kayısı, yüzde 8,1 ile maydanoz, yüzde 5,1 ile patatesin izlediğini söyledi.

Continue Reading

Popüler

blank