Connect with us

Genel

TEÇ-SEN’den basın açıklaması: Arka planda neyin amaçlandığının farkındayız

Published

on

blank

TÜM EĞİTİM ÇALIŞANLARI SENDİKASI (TEÇ-SEN), kamu çalışanlarının hakkını savunma amacıyla meydanlara çıktı, basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan basın açıklamasında, “Gerçek niyetin ve arka planda neyin amaçlandığının farkındayız. Bu planın bir parçası hükümet, bir parçası yetkili sendikadır.” denildi.

İşte TÜM EĞİTİM ÇALIŞANLARI SENDİKASI (TEÇ-SEN)’nın 29 TEMMUZ 2021’de gerçekleştirdiği basın açıklaması:

 

“Değerli basın mensupları, kıymetli kamu çalışanları; TEÇ-SEN olarak kamu çalışanlarının yapmacık olmayan gerçek taleplerini kamuoyuyla paylaşmak için Türkiye genelinde eylemdeyiz. Bilindiği üzere 02 Ağustos 2021 tarihinde işveren heyeti ile yetkili sendika ve konfederasyonlar 6. Dönem Toplu İş Sözleşmesi için masaya oturup Ağustos ayı sonunda aldıkları kararları kamuoyuyla paylaşacaktır.

 

Kamu çalışanları olarak, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tümünün canlı olarak kamuoyuyla paylaşılmasını istiyoruz. Kamu çalışanlarının kaderini belirleyecek olan 2022-2023 yıllarına ait mali, özlük ve sosyal haklarının masada nasıl ve ne şekilde savunulduğunu ve haklı ve adil bir mücadele verilip verilmediğini bilmek istiyoruz.

 

12 yıldır kamu çalışanları aynı senaryo, aynı oyun ile enflasyon canavarına peşkeş çekilmiş olup 12 yıl sonunda mali hak kayıpları eksi %96 oranına ulaşmıştır. Başka bir deyişle kamu çalışanları bugün aldıkları maaşın iki katını alması gerekirken 12 yıldır yetki verdiğimiz sendikaların etkisizliği, eylemsizliği ve ideolojik siyasetin dümen suyuna girmesi nedeniyle ekonomik kayıplara son verilememiştir. 12 yıldır yetkili olan sendika ve konfederasyon grev hakkını dahi alamamıştır.

 

YETKİYİ ALDINIZ MEMURU SATTINIZ

 

Kamu çalışanlarının 12 yılın sonunda öğrenmesi gereken ders çok basittir. Seçimler seçilenin değil, seçenin kaderini belirler. 12 yıldır aynı sendikaya yetki vererek her defasında farklı bir sonuç çıkmasını beklemek hak ve adalet arayışına vurulan bir darbe, geleceğe bırakılan karanlık bir leke ve atalarımızın geçmişten bugüne ulaştırdığı mücadele ruhuna hakarettir.

Yetkili sendika ve konfederasyonun kırparak belirlediği yoksulluk sınırı 8.003,10 TL’dir, öyleyse, en düşük memur maaşının da 8.003,10 TL olması gerekir, en azından masaya böyle bir taleple gidilmelidir.  Yetkili sendika kırparak kendi belirlediği yoksulluk sınırının üzerine kamu çalışanlarını çıkarma gayretinde ve niyetinde olması gerekirken 600 TL seyyanen zam talebi ile her zaman olduğu gibi yine kamu çalışanlarını açlık sınırında yaşamaya mahkum etmiştir.

MEMUR MEYDANDA MALUMSEN UYKUDA

Düşünün! 5 temmuzda 400 TL. seyyanen zam isteyen ve 81 ilde taleplerini açıklayan Memur-sen aradan sadece 21 gün geçtikten sonra seyyanen zam talebini %50 artırarak 600 TL’ye çıkarmıştır. 21 gün önceki kendi tekliflerine güvenmeyip 21 gün sonra %50 artırım yapan yetkili sendikanın kamu çalışanlarının gerçek gündeminden haberdar olduğuna inanmadık, inanmıyoruz ve inanmayacağız.

TİYATRO DEĞİL TEMSİL İSTİYORUZ

Gerçek niyetin ve arka planda neyin amaçlandığının farkındayız. Bu planın bir parçası hükümet, bir parçası yetkili sendikadır. Memur maaşlarını asgari ücretle eşitleme planını görüyoruz ve bu planın gerçekleşmesine asla müsaade etmeyeceğiz.

TÜİK tarafından yayınlanan Tüketici Fiyat Endeksine göre; son altı yılda kamu çalışanlarının ulaşım giderlerini önemli ölçüde etkileyen köprü geçiş ücretlerine % 953,84; otomobil fiyatlarına % 538,63; temizlik ürünlerine % 266,20; yağ fiyatlarına % 180,09; tavuk fiyatlarına % 169,16; ülkemizde üretilmesine rağmen tuz fiyatlarına % 110,65; tarım ülkesi olmamıza rağmen bulgur fiyatlarına % 108,13; elektrik fiyatlarına % 104,28; su fiyatlarına % 103,99 oranlarında fahiş şekilde zam yapılmasına karşılık; kamu çalışanlarına 600 TL .seyyanen zam talep edilmesi kabul edilemez.

ENFLASYON YÜKSELDİ MEMUR EZİLDİ

Kaldı ki, kamu çalışanlarının mutfağındaki ve piyasadaki gerçek enflasyon oranı, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranlarının en az iki katı olduğu da bilinen bir gerçektir.

2016 Ocak ayında kamu çalışanı, maaşı ile 850 dolar ve 25 gram altın alırken, bugün kamu çalışanı maaşıyla 450 dolar ve 7,63 gram altın almaktadır.  Bu durumda, kamu çalışanlarının zamlı maaşları, dolar karşısında % 89,87, gram altın fiyatları karşısında ise % 222,29 oranında erimiştir.

TÜİK ve Merkez Bankası verilerine dayanılarak enflasyon, döviz kuru ve altın fiyatlarındaki artış nedeniyle kamu çalışanlarının ücretlerinin nasıl eridiği ve satın alma gücünün nasıl azaldığı, açık ve net şekilde görülmektedir.

Bu nedenle; TEÇ-SEN olarak kamu çalışanları adına, geçmiş yıllardaki kayıplarının giderilmesi için yapılacak memur zam oranlarından bağımsız olarak aşağıda belirtilen tutarlarda seyyanen zam yapılmasını talep etmek elzem hale gelmiştir.

Buna göre 2021 Ağustos Ayından geçerli olmak üzere tüm kamu çalışanlarına ve emeklilerimize 1.250 TL. seyyanen zam verilmelidir. 2022 Ocak ayında 500 TL. seyyanen zam ve ilave enflasyon oranında artış,  2022 Temmuz ayında 500 TL. seyyanen zam ve ilave enflasyon oranında artış, 2023 Ocak ayında 500 TL. seyyanen zam ve ilave enflasyon oranında artış, 2023 Temmuz ayında 500 TL. seyyanen zam ve ilave enflasyon oranında artış olacak şekilde toplu sözleşme masasına oturulmalıdır. Aksi bir durum memur ve emeklilerin beklentilerinden ve yıllar içerisinde maaşlarımızın alım gücünde oluşan kayıpları telafi etmekten uzak bir talep olacaktır.

MALUMSEN MALUMSEN DUY SESİMİZİ İŞTE BU MEMURUN GERÇEK TALEBİ

Bunun yanı sıra eğitim çalışanlarının ve sendikamızın toplu sözleşme masasına taşınması ve çözüme ulaştırılmasını istediği talepleri şunlardır;

Kamu çalışanlarının demokratik ve sendikal haklarının kullanılması için olmazsa olmaz olan Grev Hakkının yasal olarak tanınmasını istiyoruz.

Yıllardır, öğretim yılına hazırlık ödeneğinden mahrum bırakılan ve okulların eğitim-öğretime hazırlanmasında çok büyük emeği geçen eğitim çalışanlarına da (GİH-YHS-THS-SHS-4/B sözleşmeli personele) “ÖĞRETİM YILINA HAZIRLIK ÖDENEĞİ” verilmesi artık bir zorunluluk haline gelmiştir.

Toplu sözleşme masasında eğitim öğretim ve bilim hizmetleri iş kolunun birinci çözülmesi gereken konusu; öğretim yılına hazırlık ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına verilmesi olmalıdır.

ÖDENEK HAKKIMIZ SÖKE SÖKE ALIRIZ.

Ayrıca; 3600 Ek Gösterge Tüm Kamu Çalışanlarına Verilmelidir. Bu dağılım da İlköğretim ve Ortaokul Mezunlarına 2000,Lise ve Dengi Okul Mezunlarına 2200, Ön Lisans Mezunlarına 3000 ve Lisans Mezunlarına 3600 şeklinde olmalıdır.

SERMAYEYE DEĞİL EMEKLİYE BÜTÇE

Memur maaşlarında %15, %20, %27, %35, %40 oranları ile vergi dilimi uygulaması kaldırılmalıdır. Bunun yerine, memur maaş tutarının, asgari ücret tutarına kadar olan kısmına, temel vergi muafiyeti getirilerek, bu tutara kadar olan ödemelerden vergi alınmamalıdır. Asgari ücret tutarını geçen kısmına ise; %15 vergi tahakkuk ettirilmeli ve Asgari Geçim İndirimi uygulaması da devam ettirilmelidir.

Günümüz şartlarında çok komik rakamlara dönüşen KIDEM VE YAN ÖDEME AYLIĞI KALDIRILMALIDIR. Bunun yerine; kadro unvanları, kıdem, iş güçlüğü ve mali sorumluluk durumları da dikkate alınarak, “Performans Ödemesi” veya “Sosyal Denge Tazminatı” adı altında ödeme yapılmalıdır. Bu kapsamda yapılacak ödeme ise; 2021 yılı için en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) tutarı olan 1.574,97 TL. olmalıdır.

Aile yardımı ve çocuk yardımı 1000 TL. olarak ödenmeli; ayrıca 0-10 yaş arasında çocukları olan kadınlarımızın mesai saatleri 10:00-16:00 saatlerinde olmalı ve yıllık izinlerine 10 gün analık izni eklenmelidir. Doğum yapan kadınlarımıza en az 6 ay ücretli izin verilmelidir.

Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, … ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” amir hükmünün bir gereği olarak, çalışma barışının sağlanması bakımından; kamu çalışanları ve emeklileri arasında herhangi bir ayrım yapılmamalıdır. Bu nedenle; Ramazan ve Kurban Bayramlarında tüm kamu çalışanlarına emeklilerde olduğu gibi bayram ikramiyesi verilmelidir.

Aynı kadroda görev yapmalarına rağmen şeflerin bakanlıklar arasında sadece özel hizmet tazminatı arasındaki ücret farkı 787,48 TL.’dir. Aynı kadroda çalışan şefler arasındaki adaletsizlik ortadan kaldırılmalı ve herhangi bir kurum ayrımı yapılmadan, bütün şeflerin özel hizmet tazminat oranı 120 puana çıkarılmalı, Şef-Memur ve Hizmetli kadrolarının Ek Ödeme ve Özel Hizmet Tazminatları Arttırılmalıdır.

 

ŞEFSİN DEDİLER HAKKIMIZI YEDİLER

Herhangi bir kadro ayrımı yapılmaksızın, günün şartlarına uygun bir şekilde tüm memurlara giyim yardımı nakdi olarak ödenmeli; giyim yardımından gelir vergisi kesilmemeli ve giyim yardımı en az 2.000 TL. olarak ödenmelidir.

Kamu veya özel sektörde çalışanlarda olduğu gibi, memurlara da yemek yardımının günün şartlarına uygun bir şekilde nakit 750 lira olarak verilmelidir.

Aynı odada yan yana masada görev yapan ama sen 4-A lısın sen 4-B lisin diye ayrıştırılan kamu çalışanı arasında adalet sağlanmalı, kamuda 4-Bkadrosunda çalışan tüm personel 4-A kadrosuna geçirilmelidir.

Yıllık izinler aynı İşçilerde olduğu gibi Pazar günleri ve bayram tatilleri düşülerek kullandırılmalı, kullanılmayan izinlerin karşılığı ücret olarak ödenmelidir. Fazla mesailerin tamamı ücretle karşılanmalı ve bu ücret saatlik 32 lira ve günlük 256 lira olarak ödenmelidir.

Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan ve eğitim fakültesi mezunu olan eğitim çalışanlarının Öğretmen olarak ataması yapılmalıdır.

BAKANLIK EVİMİZ ÜVEY EVLAT DEĞİLİZ

Görev başında olan tüm kamu çalışanlarına nakdi olarak ulaşım yardımı verilmeli veya toplu taşıma araçlarından ücretsiz olarak yararlanmalarının sağlanması için düzenleme yapılmalıdır veya kamu çalışanlarına ulaşım ücreti adı altında 500 TL. ilave ödeme yapılmalıdır.

Kamu çalışanlarının yıllık zam oranlarının 6 aylık dilimler halinde değil yıllık verilmesi ve enflasyon oranı artışların ise aylık verilmesi sağlanmalıdır. Emekli olan kamu çalışanlarına aile yardımı ödeneğinin kesilmeden ödenmesi sağlanmalıdır.

Yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan kamu çalışanlarının 1 defaya mahsus eğitim durumlarına uygun kadrolara atanması sağlanmalıdır.

15 Ocak 2016 tarihinden itibaren göreve başlayan tüm kamu çalışanlarına ilave bir derece verilmelidir.

Erkeklerde 30 yıl, Kadınlarda 25 yıl görev yapan tüm kamu çalışanlarının emeklilik işlemlerinin yaş beklemeksizin yapılması ve emekliye ayrılan kamu çalışanlarının ikramiye ve aylık emekli maaşları yaş beklenmeksizin ödenmelidir.

Şoför olarak görev yapan eğitim çalışanlarına ödenen seyyar görev tazminatlarının tam ve zamanında ödenmesi sağlanmalıdır.

Tüm kamu çalışanlarının sendikalara üyeliği ve istifasının E-Devlet üzerinden yapılabilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Kamu çalışanlarına görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarında uygulanan sözlü sınav kaldırılmalıdır.

SENDİKAYA ÜYELİK ZORBALIKLA OLMAZ

Engelli memur alımında ilk göreve başlarken engelli vatandaşlarımız engellerine uygun kadrolara atanmalı, engelleriyle bağdaşmayacak görevler verilmemelidir.

Engelli personellerin yardımcı hizmetler sınıfına atanmalarına son verilmelidir. Yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan engelli personellerin ihraz ettiği unvanlara ve kadrolara sınavsız atamaları sağlanmalıdır.

Tüm kamu çalışanları için “Kurum İçi Geçici Görevlendirme Yönetmeliği” hazırlanmalı, geçici görevlendirmeler ödül veya ceza olmaktan çıkarılmalı belirli bir mevzuata göre uygulanmalıdır.

Şoförlük onayı olan hizmetli personel sınavsız olarak şoförlük kadrosuna atanmalıdır.

Merkezi sistem sınavlarında eğitim çalışanlarının tümünün salon başkanı/gözcüsü olması için gerekli düzenlemelerin yapılması sağlanmalıdır.

Türkiye’de eğitimin modelini yeniden inşa etmek ve 2100’lerin, 2200’lerin eğitim-öğretim anlayışını belirlemek için vakit kaybetmeden MİLLİ EĞİTİM ŞURASINI geniş katılımlı ve süre kısıtlaması olmadan toplanması sağlanmalıdır.

BİRLİKTE BÜYÜYE BÜYÜYE KAZANACAĞIZ

Yukarıda saydığımız talepler kamu çalışanlarının uyduruk olmayan gerçek gündemleri olup 6. Dönem toplu sözleşmelerde yaklaşık 64 milyon kamu çalışanının, memur emeklisinin ve sendikamızın ortak talebidir.

Kamuoyuna saygılarımızla sunarız.”

 

 

TÜM EĞİTİM ÇALIŞANLARI SENDİKASI (TEÇ-SEN)

29/07/2021

 

Genel

İmamoğlu’ndan öğrencilere yurt müjdesi: Eylüle kadar 2700, önümüzdeki sene 5000 yatak olacak

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çarşamba mesaisinin büyük bölümünü Bağcılar’a ayırdı. Bağcılar’daki İBB projelerini ve geldikleri aşamaları yerinde inceleyen İmamoğlu, Yenimahalle’deki 510 yataklı öğrenci yurdu inşaatı şantiyesinde açıklamalarda bulundu. “Her yönüyle çok sağlam bir kompleks” diyen İmamoğlu, “Biz, eylülde yurtlarımızda 2 bin 700’e ulaşacağız yatak sayısında. Bu aslında ara dönemde devreye girecek. Bunların da katkısıyla, bir sonraki seneye hedefimiz, 5000 yatakla eğitim sezonuna dahil olmak” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar’da 28 Şubat 2022’de açtıkları Sosyal Uyum Destek Merkezi’ne (SUDEM) yaptığı ziyaretin ardından ilçeden ayrılmadı. İlçedeki İBB hizmetlerini yerinde deneyimleyen İmamoğlu, sırasıyla; Ebubekir Otopark Üstü Meydan ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı’nda, Bağcılar Otizm Temalı Park’ta, Yenimahalle Yurt İnşaatı’nda incelemelerde bulundu. İmamoğlu, Bağcılar turuyla ilgili değerlendirmesini de önümüzdeki eğitim-öğretim yılında 510 yatakla hizmet vermesi planlanan öğrenci yurdu şantiyesinde yaptı.

“BAĞCILAR BENİM İÇİN DUYGUSAL BAĞI ÇOK YÜKSEK BİR YER”

Bağcılar’ın kendisi için duygusal bağı çok yüksek bir yer olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “İstanbul’da, Avrupa yakasında ilk iş yerimiz Güngören sınırlarındaydı. Bağcılar’la, Esenler’le, Bahçelievler’le bu alanla çok ilişkili bir yaşamım oldu. Ama bu 4 ilçe, gerçekten zor bir yaşam alanına dönüştü. Bir kısım adımlar atılmıştı. Şimdi daha zevkli, daha renkli ve daha çevreye uyumlu bir biçimde dönüşümler yapıyoruz. Yaptıkça da bence çok daha iyi sonuçlar alacağız. İşte bulunduğumuz merkezin, bu anlamda hem yurt ihtiyacımıza ilave katkısı var. 510 yatak kapasitesine sahip. Mahalle içinde kapalı otoparkıyla hizmet edecek. Aynı yerde 4 sınıflı kreşimiz var. Aynı yerde e-spor merkezimiz var. Aynı yerde konferans salonumuz var. Çevreye etkisi olacak bir düzenleme kabiliyeti ve kapasitesi olacak” bilgilerini paylaştı.

“SUDEM’LERİN VE KENT LOKANTALARI’NIN SAYILARI ARTACAK”

“Her yönüyle çok sağlam bir kompleks” diyen İmamoğlu, “Bu tür yapılar çevresine hem buluşma şansı fırsatı verir, komşuluğu hissettirir hem de aynı zamanda burada hayatı değiştirir, dönüştürür. Her yönüyle çok etkili bir alan olacağını şimdiden hissedebiliyorum. Zira biz, eylülde 2 bin 700’e ulaşacağız yatak sayısında yurtlarımızda. Bu aslında ara dönemde devreye girecek. Dolayısıyla bunların da katkısıyla, bir sonraki seneye hedefimiz, 5000 yatakla eğitim sezonuna dahil olmak” ifadelerini kullandı. Bağcılar’da gezdiği İBB hizmetlerini sıralayan İmamoğlu, İstanbul’un farklı yerlerindeki alanlara otizm temalı parklar kurma hedefinde olduklarının müjdesini verdi. Bağcılar ve Sultanbeyli’de açtıkları SUDEM’lerin sayısını da artıracakları bilgisini paylaşan İmamoğlu, ikincisini çok yakında Bağcılar’da açacakları Kent Lokantaları için de aynı hedefle yol yürüdüklerinin altını çizdi.

“BÜTÜN ATTIĞIMIZ BU ADIMLAR, DAYANIŞMA AHLAKI SORUMLULUĞU”

Kent Lokantaları’nda yaptıkları işin bugünün ihtiyacına yönelik olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Yoksa restoranı olan, lokantası olan; onların segmenti, işi başka, bizim yaptığımız şey başka. Bu bağlamda, bu zor günleri aşmanın yolunu hep birlikte bulmak zorundayız. Bütün attığımız bu adımlar, aslında dayanışma ahlakı, dayanışma sorumluluğu. Onu yerine getiriyoruz. Bunları keşke konuşmasak. Konuşmayacağımız günler de gelecek. Yoksulluğu değil, zenginliği, eşit dağılımı, gelirin eşit paylaştırıldığı, insanların mutlu olduğu günleri, inşallah hep birlikte başaracağız. O zaman başka adımları, başka yatırımları, başka atılımları konuşuyor olacağız” dedi.

“TEMEL MESELE: İSTANBUL’UN HER NOKTASINA EŞİT HİZMET”

Gezdikleri hizmetlerin, Bağcılar’da yürüttükleri projelerin tamamı olmadığının altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Burada yürüttüğümüz temel mesele şu: İstanbul’un her noktasına eşit hizmet. Her yaptığımız sadece mimarın kaleminden çıkmıyor. Aynı zamanda yakın çevrede talep edilen ne var? Burada oturan insanların demografisi, yaş grubu, beklentileri, onlara nasıl hizmet edebiliriz? Örneğin burada çocuk sayısı fazlaysa, burada bir kreş ihtiyacı var demektir. Gençler varsa, evet e-sporla ilgili bir talep varsa, onları yine kontrollü bir alanda, iyi bir eğitimle eğitmenlerle buluşturmanın mutlaka zeminini hazırlamanız gerekir. Bütün bu yönleriyle bir değişim yaşattık. Birçok projemizde, ne yazık ki göreve geldiğimizden sonra, tasfiye kararı olan müteahhitler, konkordato ilan eden müteahhitler süreçleri, ihale yapma konusundaki sorumlu süreçler… Bütün bunları aşıp, tekrar burada harekete geçmek ve hızlıca bunları hem 2022’ye hem 2023’ün başına yetiştirme hedefi koyan hem yönetici arkadaşlarıma olsun hem de yüklenici firmalarımıza olsun, Allah kolaylık versin. Öyle ya da böyle bu işi toparlayacağız, hızlıca -başta Bağcılar olmak üzere- bütün ilçelerdeki işlerimizi vatandaşlarımıza hediye edeceğiz. Yolumuz açık olsun. Keyifli bir gün geçirdik. Umuyoruz, Bağcılar’da keyifli bir günü de hatta birkaç günü de bunların açılışlarını yaparken, hep birlikte geçiririz.”

ESNAF VE PAZAR ZİYARETİ

İmamoğlu, ziyaretlerinin ardından Fatih Mahallesi’nde esnaf ziyaretlerinde bulunup, Fevzi Çakmak Mahalesi’nde kurulan semt pazarında vatandaşlarla buluştu. Yaşadıkları ekonomik sıkıntıları İmamoğlu ile paylaşan esnaf ve vatandaşlar, İBB Başkanı ile anı fotoğrafları çektirdi.

Continue Reading

Genel

Kimya Çiftçi Dumlu: Evlilik doyumunu etkileyen faktörler

Published

on

blank

En başarılı ve mutlu ailelerde bile zaman zaman çatışmalar yaşanabilir. Her evlilik ilişkisinde çatışma, tartışma ve ardından çözüm bulma süreci, ilişkinin doğasında yer alır ve süreklilik gösterir. Çiftlerin evlilik ilişkisinde yolunda gitmesini sağlayan faktör; evliliklerinde tartışma ve çatışma yaşamıyor olmaları değil, yaşadıkları tartışmaları çözüme ulaştırabilmeleri ve çatışmalarını çözebilecek beceriye sahip olmalarıdır. Aksi takdirde aile içerisinde sürekli tartışmaların ve çözülemeyen çatışmaların var olması, ailenin stres seviyesini yükselterek evlilik fonksiyonlarında bozulmalara yol açmaktadır.

***

Evlilik ilişkilerinde sürekli çatışma yaşayan ve çatışmaları genellikle hayal kırıklıkları, incinme ve küskünlükle sonuçlanan çiftler zamanla evliliklerinden aldıkları doyumu yitirirler. Eşlerin birbirlerine olan bağlılıkları ve güvenleri azalır. Oysa çiftlerin ve aile üyelerinin aralarındaki sorunları çözümleyerek yaşamdan aldıkları doyumu arttırabilmeleri mümkündür.

***

Uzun süreli beraberlikler, çatışmaları çözme becerisinin bir sonucudur. Evlilik çatışmalarıyla başa çıkabilmek için sahip olunması gereken beceriler bulunmaktadır. Çiftler bu becerileri kazanarak evlilik doyumunu arttırabilir. Açık İletişim Çoğunlukla eşler arasında çatışmaya sebep olan veya çatışmaları alevlendiren en önemli şey, ağızdan çıkan cümlenin eşiniz tarafından, söyleyenin niyetinden farklı bir biçimde algılanmasıdır. Bunun pek çok farklı sebebi olabilir. Örneğin çiftler tartışırken aslında birbirlerinin ne dediğini tam olarak dinlemiyor. Zihinleri birbirlerinin ne dediğini anlamaya çalışmak yerine, karşısındaki susunca kendisinin ne diyeceğini düşünmekle meşgul oluyor. Tartışma esnasında birbirlerinin fikirlerini çürütmeleri gerektiği ya da her tartışmadan birinin galip çıkması gerektiği ön yargısıyla hareket etmektedirler.

Açık iletişimde önemli olan hususlar şunlardır:

• Eşinizin zihnini okumaya çalışmayın, fikirlerini ifade edebilmesi için onu can kulağıyla dinleyin,

• Tartışma esnasında eşinizi suçlama ve eleştiriden uzak durmaya çalışın,

• Tartışırken kendinizin ve eşinizin beden dilinin farkında olun (Örneğin dinlerken kollarını kavuşturmak, göz iletişiminden kaçınmak, yüz buruşturmak gibi davranışlar, karşıdaki kişi tarafından anlattıklarının onaylanmadığı şeklinde algılanır.)

• Aynı fikirde olunmasanız bile eşinizin neden böyle düşünüyor olabileceğini anlamaya çalışın, konuya bir de onun gözünden bakarak aynı fikirde olunmasanız bile eşinizin fikirlerine saygı göstermeye gayret edin.

***

Olumsuz Düşünceleri Kontrol Edebilmek

Tartışmalar esnasında eşlerin birbirlerine duygu ve düşüncelerini çekinmeden aktarabilmeleri ve içlerinden geçenleri ifade edebilmeleri oldukça önemlidir. Ancak eşlerin sürekli olarak birbirlerine olumsuz düşüncelerini ifade etmeleri tartışmaları daha da fazla çözümsüzlüğe sürüklüyor. Tartışma esnasında eşler esas konudan uzaklaşarak birbirlerinin yetersizliklerine ve zayıf yönlerine odaklandığı zaman tartışma gittikçe daha acı verici ve rahatsız edici bir hâl alır. Bu sebeple eşlerin birbirleri hakkındaki düşüncelerini kontrol etmeyi öğrenmeleri gerekir.

***

Olaya Eşinizin Gözünden Bakabilmek

Tartışma esnasında taraflardan biri karşısındakinin haksız olduğunu düşünebilir. Ancak yine de mutlaka olaya bir de eşinizin gözünden bakmaya ve onun bakış açısını anlamaya çalışmalısınız. Eşinizin gözüyle bakmayı denemek, kendini onun yerine koymak size yeni bir ufuk açabilir.

***

Affedicilik

Her evlilikte, yaşanan çatışmalar dolayısıyla zaman zaman eşler arasında incinmişlik ve kırgınlık duyguları meydana gelebilir. Eşler yorgun, meşgul veya öfkeli olduklarında birbirlerine karşı daha az hoşgörülü davranırlar. Hatta birbirlerini daha az çekici olarak bile algılayabilirler. Aslında tüm bu duygular gelip geçicidir. Eğer eşler duygularının zeminine birbirlerine duydukları bağlılığı yerleştirirlerse bu, ilişkilerini güçlü tutar ve birbirlerini affetmelerini kolaylaştırır. Çatışma durumları anlayış ve affedicilikle çözümlenemediği takdirde, ilişkide karşılıklı sevgi bağının gelişmesi mümkün olamaz. Yaşanan tüm olaylar, zamanla geride kalır. Onları zihinde yaşatarak sürdürmek ise kişinin tercihidir. Fakat bu ilişkide doyumu azaltacak en tehlike unsur olacaktır. İlişkinin olumlu yönlerine ve içinde bulunulan ana odaklanmak, her zaman için daha sağlıklı bir yoldur.

Problem Çözme Becerisi

Birbirlerine karşı destekleyici bir tavır sergilemeyen çiftler, problemlerine eleştirel bir tarzda yaklaşır ve “sen ve ben birbirimize karşı” yaklaşımını benimserler. Oysa destekleyici bir ilişki geliştirebilmiş olan çiftler problemlerine “takım ruhu” ile yaklaşırlar. Aslında tüm tartışmalarda her iki tarafın da ortak bir ihtiyacı vardır: Anlaşılmak… Eşine kendisini tam olarak ifade edebildiğini ve eşi tarafından anlaşıldığını hissedebilmek. Burada önemli olan “sen-ben” güç dengesindeki çekişmeden vazgeçerek “biz” olabilmeyi başarmak ve tartışmanın sonunda ortak hedefe ulaşabilmektir.

***

Evlilik ilişkinizde problem ve çatışma çözme becerilerinizi geliştirmeye çalışırken ilişkinizi sağlıklı yollardan desteklemeyi unutmayınız. Bunun için çift ilişkisi danışmanlığı alabilirsiniz.

Continue Reading

Genel

Beyaz Martılar’ın grubu belli oldu

Published

on

blank

2022-2023 sezonu TFF 2. Lig gruplarında yer alacak takımlar, yapılan kura çekimi ile belirlendi. Sarıyer, birbirinden zorlu ekiplerin olduğu Kırmızı Grup’ta yer aldı.

TFF 2. Lig’de gruplar belli oldu. Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen kura çekimiyle birlikte Kırmızı ve Beyaz Grup’ta mücadele edecek olan takımlar belirlendi. Kura çekimine; Türkiye Futbol Federasyonu 2. ve 3. Lig Kulüplerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Can, TFF Genel Sekreter Yardımcısı Özcan Şepik, Maç Planlama Müdürü Besim Yalçın, kulüp başkanları ve temsilcileri katıldı.

2022-2023 sezonunda TFF 2. Lig; Beyaz ve Kırmızı Grup olarak iki gruba ayrılırken, Kırmızı Grup’ta 20, Beyaz Grup’ta 19 takım yer alıyor. TFF 2. Lig’de müsabakalar, 27-28 Ağustos 2022 tarihlerinde oynanacak maçlar ile başlayacak ve normal sezon 29 Nisan 2023’te sona erecek.

İşte gruplarda yer alan takımlar:

Beyaz Grup

Afjet Afyonspor

Amed Sportif

24 Erzincanspor

Ankaraspor

Arnavutköy Belediyespor

Batman Petrolspor

Bayburt Özel İdare

Düzcespor

Bursaspor

Çorum FK

Esenler Erokspor

Nazilli Belediyespor

Ispartaspor

İnegölspor

Menemenspor

Sivas Belediyespor

Somaspor

Şanlıurfaspor

Tarsus İdman Yurdu

Kırmızı Grup

Sarıyer

Kırklarelispor

Zonguldak Kömürspor

Ankara Demirspor

Erimasgut Belediyespor

Pazarspor

1462 Trabzon FK

Silahtaroğlu Vanspor FK

Diyarbekirspor

Adıyaman Futbol Kulübü

İskenderunspor

Serik Belediyespor

Fethiyespor

Uşakspor

Bucaspor 1928

Balıkesirspor

Kocaelispor

Karacabey Belediyespor

GMG Kastamonuspor

 

Continue Reading

Popüler

blank