Connect with us

Genel

İmamoğlu: Bu ülkenin yönetimi birkaç sene sonra aklı başında bir sürece kavuşacaktır

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazetecilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “İsteseniz de istemesiniz de biz bu projeyi yapacağız. Hatta yazın ihaleye çıkıyoruz” sözlerini hatırlatması üzerine, “Talihsiz açıklamalara devam ediliyor. Biz, aslında memleketimizin her kuruşunun doğru değerlendirilmesini istiyoruz. ‘Eyvah ihanet ettik, aldatıldık’ gibi cümlelerin geçmişte olduğu gibi gelecekte de bizim için hiçbir kıymeti yoktur. İnşallah birkaç sene sonra bu ülkenin yönetimi aklı başında derli toplu liyakat esaslı bir sürece kavuşacaktır” dedi. İmamoğlu, “Planlar askıya çıktı, bir itiraz süreciniz olacak mı” sorusuna da, “Tabii ki itiraz ediyoruz. Kurumsal, bireysel vatandaşlarımızı itiraz etmeye davet ediyoruz. Hukukun işlemesini istiyoruz. Zaten geçmişte de itirazlarımız var. Hukukun bu konuda ‘lay lay lom’ yapmasına asla tahammülümüz yok” karşılığını verdi. İmamoğlu’na, 104 amiralin bildirisi ile ilgili soru da geldi. İmamoğlu bu soruya ise, “Ülkemizin derin sorunları var. O gün ortaya konan tavır ve süreçle ilgili, Cumhuriyet Halk Partisi ve partim, kurumum gereken açıklamayı yaptı. O beyanlar bizim de beyanımızımdır” karşılığını verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kemerburgaz’daki İSTAÇ Odayeri Katık Merkezi’ndeki Fide Üretim Merkezi’nin açılışına katıldı. Program sonrası İmamoğlu, gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.

– BÜYÜK BİR İHANET PROJESİYLE ALAKALI ISRARA DEVAM EDİLİYOR-

İmamoğlu, bir gazetecinin, “Cumhurbaşkanı Kanal İstanbul ile ilgili olarak, ‘İsteseniz de istemesiniz de biz bu projeyi yapacağız. Hatta yazın ihaleye çıkıyoruz’ dedi. Sizin 2023’te bu ülkeyi Millet İttifakı yönetecek, bu projeyi iptal edecek açıklamanızı da tehdit olarak niteledi. Bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi:

“Talihsiz açıklamalara devam ediliyor. Biz, aslında memleketimizin her kuruşunun doğru değerlendirilmesini istiyoruz. Aslında şu anda tam da böyle üreten, yerli, milli projenin ne anlama geldiğini konuşmalı. Bunu küçümsüyor bazı insanlar; ama bu, toplumun birlikteliğinin, üreterek katma değerinin vatandaşa yansımasının en kutsal anıdır topraktaki üretim. Ama İstanbul’da ne yazık ki büyük bir ihanet projesiyle alakalı ısrara devam ediliyor. Gayri milli bir projedir. Bir beton kanalıdır. Başka hiçbir şey ifade etmemektedir.

-PSİKOLOJİK OLARAK SORGULANMALIDIR-

Gayri milli projenin yapılmaması için sonuna kadar mücadelede edeceğiz. Bir de bizi bir başka üzen şey; ‘Yarın kazma vuracağız, bu yaz başlayacağız. Bu yaz sonu başlayacağız, isteseniz de itemeseniz de yapacağız, inadına yapacağız’ denmesi. 2,5-3 senedir bunu duyuyoruz. Net ifade edeyim, bu beyan biçimi psikolojik olarak sorgulanmalıdır. Hiç hoş bir psikoloji değil. Bu şekilde ısrar, bu şekilde tavır, vatandaşı yok sayan, vatandaşın parasını yok sayan bir anlayışı anlamak mümkün değil. Psikolojik olarak sorgulanmalıdır. Ve bu kadar açıklamaya gerek yok. O zaman gelin, bu hafta sonu hemen kazmayı vurun başlayın yani. Şaka gibi. Milletimizin başka dertleri var. Bakın, madem paramız var, madem paramız bütçede, Merkez Bankası’nda her yerleri doldurdu, taşan bir paramız varsa o zaman 31 Mart’ta kısa çalışma ödeneği iptal edildi. Süresi bitirildi. Vatandaş, kaderiyle baş başa terk edildi. Vatandaşımız şu anda ne yapacağını bilmiyor. İşletmeler ne yapacağını bilmiyor. Milyonlarca insanımız işsiz kalacak. Madem bu kadar paramız var, 65 milyar dolarlık bir yatırımı gözünü kesiyor. Önce gidinz vatandaşın derdini çözün. Tavsiyem, bir an önce o kısa çalışma ödeneğini başlatın; madem paranız var, vatandaşımız bir kendini güven içinde hissetsin. Bakın, hastalıkla mücadele ediyoruz, sıkıntılarla mücadele ediyoruz. O bakımdan hani bu beton kanal sürecine dair, bu ısrarı anlamak mümkün değil. Söylediğim sözün sonuna kadar arkasındayım. ‘Efendim, vatandaşımız bizi affetsin. Eyvah ihanet ettik. Eyvah ihanet ettik, aldatıldık’ gibi cümlelerin geçmişte oldu. Bu sözlerin gelecekte de bizim için hiçbir kıymeti yoktur. İnşallah birkaç sene sonra bu ülkenin yönetimi aklı başında derli toplu liyakat esaslı bir sürece kavuşacaktır.

-UYARIMI BİR VATANDAŞ OLARAK YAPIYORUM-

Kanal İstanbul projesinin bugünlerde peşinde koşanlar, gelecekte af dileme ile kurtulamayacaklar. Hukukun önünde hesabını verirler. Bugün bu işe para vermenin peşinde koşanlar ya da ‘ihaleydi, ne yapalım biz de almaya çalıştık’ diyenler sadece basit bir şekilde süreçten sıyrılamazlar. Vatandaşın bu kadar karşı çıktığı bir meseleye hukukun önünde; ama ulusal, ama uluslararası düzeyde sektörlere ben uyarımı yapıyorum. Bu uyarımı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak değil; vatandaş Ekrem İmamoğlu olarak yapıyorum. Vatandaş olarak buna hakkım var. Bu milletin milyarlarca dolarlık kaynağının heba edilmesini istemediğim gibi, İstanbul’un kaynağının hiç heba edilmesini istemiyorum. O bakımdan artık kimse İstanbul’a artık ihanet edemez. Etmemesi için de vatandaş bizleri seçti 2019’da. Bunu anlamayıp ısrarlı cümleler kuranların da psikolojik olarak incelenmesi gerekiyor.”

-NERESİNDEN TUTSANIZ ELİNİZE GELİYOR-

Bir gazetecinin, “Planlar askıya çıktı, bir itiraz süreciniz olacak mı” şeklinde araya girmesi üzerine de İmamoğlu, sözlerini, “Tabii ki itiraz ediyoruz. Kurumsal, bireysel vatandaşlarımızı itiraz etmeye davet ediyoruz. Zaten bilgilendirmeyi teknik arkadaşlarım yaptı ve ben de yapacağım. Hukukun işlemesini istiyoruz. Zaten geçmişte de itirazlarımız var. Hukukun bu konuda ‘lay lay lom’ yapmasına asla tahammülümüz yok. Bilirkişi raporlarında yapılan müdahaleleri de biliyoruz, hiç hoş değil. Neresinden tutsanız elinize geliyor. Orada tarım arazisi alıp, şimdi konut yapmayı planlayanlara sesleniyorum. Tarım arazisi diye aldıkları yerleri yine tarım arazisi olarak sattıkları takdirde İBB olarak, aynı paradan almaya hazırız. Milletin malıdır, tarım arazisidir. 135 milyon metrekarelik alandan bahsediyorum. Bir hat çizmişler, ‘buraya 1 milyonluk kent yapacağız’ diyorlar. İstanbul’un ne zaman bir çizgiyle belirlendiğini görmüşsünüz. Bu, öyle bir taşar gider ki… Tüm Trakya’yı tehdit eden bir çalışmadan bahsediyorum. O güzelim Çatalca, Silivri, Arnavutköy. Arnavutköy’ün arkalarına bakın. Orada zaten yerleşime açılmış. İnsanlar perişan, fakirlik içerisinde. Basına sesleniyorum; gidin gezin. Bırakın şu kanal sevdasını. Bu çılgınlık. Bu normal bir psikoloji değil. O bakımdan tüm toplumun bu sürece, akıl ve bilimle bakmasını tavsiye ediyorum” diye sürdürdü.

-BUYURUN, ÇAĞRIN GELELİM, ÇAĞIRAN YOK-

İmamoğlu, proje ile ilgili olarak çalıştay yapan tek kurumun İBB olduğunu hatırlatırken de, “Türkiye Cumhuriyeti’nde 2011’de bu saçma sapan ‘Beton Kanal’ açıklandığından bugüne kadar, tek çalıştay yapan; yüzlerce bilim insanını davet eden, binlerce vatandaşın katıldığı birçok rapor ve bir kitabın yayınlandığı çalışmalar yapan tek kurum biziz. Madem bu kadar iddialısınız, neden bizi bir yere çağırmıyorsunuz? ‘Ey İstanbul halkı, ey İstanbul halkını temsil eden belediyemiz, belediye başkanımız buyurun’, çağrın gelelim. Çağıran yok. Neden; çünkü anlatacak bir şeyleri yok. Ben karşı olanları davet ettim. Kanalın yapılmasına taraf olanları, İBB’nin çalıştayına tek tek davet edin, dedim. Hiçbiri gelmeye cesaret edemedi. Gelsin anlatsınlar. Övecekleri bir şey varsa övsünler; ama esas bütünün sorusunun cevabı ne biliyor musun? Neden? Bu sevda, bu rant neden? İstanbul’un buna ihtiyacı yok” değerlendirmesini yaptı

-SON BEŞ YIL TARİFSİZ İHMALLERLE DOLU—

İmamoğlu, kapatılan Mahmutbey-Mecidiyeköy Metrosunun, Mecidiyeköy istasyonundaki Problemin ne zaman çözüleceği yönündeki soruyu da yanıtladı.İmamoğlu, “Ne yazık ki, dedim ya ben, ‘İstanbul’un 5+5 yılı sorgulanmalı’ diye. Son beş yılı öyle tarifsiz ihmallerle dolu ki… Bakın bahsi geçen metro hattı. Ya bir metro hattı iki ihaleyle verilir mi? Efendim yapısın başkası. Tekniğini mekaniğini de başkası yapacak… Böyle bir şey olmaz, bu işler bütüncül işlerdir. Bir konsorsiyum olabilir; ama bütüncül, uyum ve entegre şekilde olmalıdır. Bir sürü teknik sorun var. Sadece o hatta değil. Hala uğraştığımız hatlar var. Ümraniye – Üsküdar hattında bu tarz izolasyon sorunlarını gidermek için o kadar uğraş verdik ki? Uzmanlarımız iki gündür inceliyor. Rapor çıktıktan sonra, sizlerle paylaşacağız. Ne yazık ki kötü bir iş yapılmıştır. En somut örneği vereyim size; Eminönü-Alibeyköy hattı. 2.3 km’sini raylarını, betonlarını tekrar söktük, 60-70 metre derinliğinde yüzlerce kazık çaktık, tekrar yaptık. Geçmişte yapılanlarla ilgili daha çok ne yazık ki su ve drenaj, izolasyonla ilgili bir sorun taşıdığını düşünüyoruz. Ama şuanda hukuksal başvuru yapıldı. Uzmanlar orada çalışmalarını yapıyor. Sorun ortaya çıktıktan sonra paylaşırız” açıklamasını yaptı.

-PARTİM GEREKLİ AÇIKLAMALARI YAPTI-

104 amiralin bildirisi ile ilgili de görüşleri sorulan İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Ülkemizin derin sorunları var. Özellikle, yoksulluk ve pandemi çok can yakıyor. Özellikle bu gündemleri şu anda çözmesi lazım. Teknik anlamda birçok konuyla ilgili zaten fikrimiz biliniyor. O gün ortaya konan tavır ve süreçle ilgili, Cumhuriyet Halk Partisi ve partim, kurumum gereken açıklamayı yaptı. O beyanlar bizim de beyanımızımdır.”

Genel

İmamoğlu’ndan öğrencilere yurt müjdesi: Eylüle kadar 2700, önümüzdeki sene 5000 yatak olacak

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çarşamba mesaisinin büyük bölümünü Bağcılar’a ayırdı. Bağcılar’daki İBB projelerini ve geldikleri aşamaları yerinde inceleyen İmamoğlu, Yenimahalle’deki 510 yataklı öğrenci yurdu inşaatı şantiyesinde açıklamalarda bulundu. “Her yönüyle çok sağlam bir kompleks” diyen İmamoğlu, “Biz, eylülde yurtlarımızda 2 bin 700’e ulaşacağız yatak sayısında. Bu aslında ara dönemde devreye girecek. Bunların da katkısıyla, bir sonraki seneye hedefimiz, 5000 yatakla eğitim sezonuna dahil olmak” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar’da 28 Şubat 2022’de açtıkları Sosyal Uyum Destek Merkezi’ne (SUDEM) yaptığı ziyaretin ardından ilçeden ayrılmadı. İlçedeki İBB hizmetlerini yerinde deneyimleyen İmamoğlu, sırasıyla; Ebubekir Otopark Üstü Meydan ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı’nda, Bağcılar Otizm Temalı Park’ta, Yenimahalle Yurt İnşaatı’nda incelemelerde bulundu. İmamoğlu, Bağcılar turuyla ilgili değerlendirmesini de önümüzdeki eğitim-öğretim yılında 510 yatakla hizmet vermesi planlanan öğrenci yurdu şantiyesinde yaptı.

“BAĞCILAR BENİM İÇİN DUYGUSAL BAĞI ÇOK YÜKSEK BİR YER”

Bağcılar’ın kendisi için duygusal bağı çok yüksek bir yer olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “İstanbul’da, Avrupa yakasında ilk iş yerimiz Güngören sınırlarındaydı. Bağcılar’la, Esenler’le, Bahçelievler’le bu alanla çok ilişkili bir yaşamım oldu. Ama bu 4 ilçe, gerçekten zor bir yaşam alanına dönüştü. Bir kısım adımlar atılmıştı. Şimdi daha zevkli, daha renkli ve daha çevreye uyumlu bir biçimde dönüşümler yapıyoruz. Yaptıkça da bence çok daha iyi sonuçlar alacağız. İşte bulunduğumuz merkezin, bu anlamda hem yurt ihtiyacımıza ilave katkısı var. 510 yatak kapasitesine sahip. Mahalle içinde kapalı otoparkıyla hizmet edecek. Aynı yerde 4 sınıflı kreşimiz var. Aynı yerde e-spor merkezimiz var. Aynı yerde konferans salonumuz var. Çevreye etkisi olacak bir düzenleme kabiliyeti ve kapasitesi olacak” bilgilerini paylaştı.

“SUDEM’LERİN VE KENT LOKANTALARI’NIN SAYILARI ARTACAK”

“Her yönüyle çok sağlam bir kompleks” diyen İmamoğlu, “Bu tür yapılar çevresine hem buluşma şansı fırsatı verir, komşuluğu hissettirir hem de aynı zamanda burada hayatı değiştirir, dönüştürür. Her yönüyle çok etkili bir alan olacağını şimdiden hissedebiliyorum. Zira biz, eylülde 2 bin 700’e ulaşacağız yatak sayısında yurtlarımızda. Bu aslında ara dönemde devreye girecek. Dolayısıyla bunların da katkısıyla, bir sonraki seneye hedefimiz, 5000 yatakla eğitim sezonuna dahil olmak” ifadelerini kullandı. Bağcılar’da gezdiği İBB hizmetlerini sıralayan İmamoğlu, İstanbul’un farklı yerlerindeki alanlara otizm temalı parklar kurma hedefinde olduklarının müjdesini verdi. Bağcılar ve Sultanbeyli’de açtıkları SUDEM’lerin sayısını da artıracakları bilgisini paylaşan İmamoğlu, ikincisini çok yakında Bağcılar’da açacakları Kent Lokantaları için de aynı hedefle yol yürüdüklerinin altını çizdi.

“BÜTÜN ATTIĞIMIZ BU ADIMLAR, DAYANIŞMA AHLAKI SORUMLULUĞU”

Kent Lokantaları’nda yaptıkları işin bugünün ihtiyacına yönelik olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Yoksa restoranı olan, lokantası olan; onların segmenti, işi başka, bizim yaptığımız şey başka. Bu bağlamda, bu zor günleri aşmanın yolunu hep birlikte bulmak zorundayız. Bütün attığımız bu adımlar, aslında dayanışma ahlakı, dayanışma sorumluluğu. Onu yerine getiriyoruz. Bunları keşke konuşmasak. Konuşmayacağımız günler de gelecek. Yoksulluğu değil, zenginliği, eşit dağılımı, gelirin eşit paylaştırıldığı, insanların mutlu olduğu günleri, inşallah hep birlikte başaracağız. O zaman başka adımları, başka yatırımları, başka atılımları konuşuyor olacağız” dedi.

“TEMEL MESELE: İSTANBUL’UN HER NOKTASINA EŞİT HİZMET”

Gezdikleri hizmetlerin, Bağcılar’da yürüttükleri projelerin tamamı olmadığının altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Burada yürüttüğümüz temel mesele şu: İstanbul’un her noktasına eşit hizmet. Her yaptığımız sadece mimarın kaleminden çıkmıyor. Aynı zamanda yakın çevrede talep edilen ne var? Burada oturan insanların demografisi, yaş grubu, beklentileri, onlara nasıl hizmet edebiliriz? Örneğin burada çocuk sayısı fazlaysa, burada bir kreş ihtiyacı var demektir. Gençler varsa, evet e-sporla ilgili bir talep varsa, onları yine kontrollü bir alanda, iyi bir eğitimle eğitmenlerle buluşturmanın mutlaka zeminini hazırlamanız gerekir. Bütün bu yönleriyle bir değişim yaşattık. Birçok projemizde, ne yazık ki göreve geldiğimizden sonra, tasfiye kararı olan müteahhitler, konkordato ilan eden müteahhitler süreçleri, ihale yapma konusundaki sorumlu süreçler… Bütün bunları aşıp, tekrar burada harekete geçmek ve hızlıca bunları hem 2022’ye hem 2023’ün başına yetiştirme hedefi koyan hem yönetici arkadaşlarıma olsun hem de yüklenici firmalarımıza olsun, Allah kolaylık versin. Öyle ya da böyle bu işi toparlayacağız, hızlıca -başta Bağcılar olmak üzere- bütün ilçelerdeki işlerimizi vatandaşlarımıza hediye edeceğiz. Yolumuz açık olsun. Keyifli bir gün geçirdik. Umuyoruz, Bağcılar’da keyifli bir günü de hatta birkaç günü de bunların açılışlarını yaparken, hep birlikte geçiririz.”

ESNAF VE PAZAR ZİYARETİ

İmamoğlu, ziyaretlerinin ardından Fatih Mahallesi’nde esnaf ziyaretlerinde bulunup, Fevzi Çakmak Mahalesi’nde kurulan semt pazarında vatandaşlarla buluştu. Yaşadıkları ekonomik sıkıntıları İmamoğlu ile paylaşan esnaf ve vatandaşlar, İBB Başkanı ile anı fotoğrafları çektirdi.

Continue Reading

Genel

Kimya Çiftçi Dumlu: Evlilik doyumunu etkileyen faktörler

Published

on

blank

En başarılı ve mutlu ailelerde bile zaman zaman çatışmalar yaşanabilir. Her evlilik ilişkisinde çatışma, tartışma ve ardından çözüm bulma süreci, ilişkinin doğasında yer alır ve süreklilik gösterir. Çiftlerin evlilik ilişkisinde yolunda gitmesini sağlayan faktör; evliliklerinde tartışma ve çatışma yaşamıyor olmaları değil, yaşadıkları tartışmaları çözüme ulaştırabilmeleri ve çatışmalarını çözebilecek beceriye sahip olmalarıdır. Aksi takdirde aile içerisinde sürekli tartışmaların ve çözülemeyen çatışmaların var olması, ailenin stres seviyesini yükselterek evlilik fonksiyonlarında bozulmalara yol açmaktadır.

***

Evlilik ilişkilerinde sürekli çatışma yaşayan ve çatışmaları genellikle hayal kırıklıkları, incinme ve küskünlükle sonuçlanan çiftler zamanla evliliklerinden aldıkları doyumu yitirirler. Eşlerin birbirlerine olan bağlılıkları ve güvenleri azalır. Oysa çiftlerin ve aile üyelerinin aralarındaki sorunları çözümleyerek yaşamdan aldıkları doyumu arttırabilmeleri mümkündür.

***

Uzun süreli beraberlikler, çatışmaları çözme becerisinin bir sonucudur. Evlilik çatışmalarıyla başa çıkabilmek için sahip olunması gereken beceriler bulunmaktadır. Çiftler bu becerileri kazanarak evlilik doyumunu arttırabilir. Açık İletişim Çoğunlukla eşler arasında çatışmaya sebep olan veya çatışmaları alevlendiren en önemli şey, ağızdan çıkan cümlenin eşiniz tarafından, söyleyenin niyetinden farklı bir biçimde algılanmasıdır. Bunun pek çok farklı sebebi olabilir. Örneğin çiftler tartışırken aslında birbirlerinin ne dediğini tam olarak dinlemiyor. Zihinleri birbirlerinin ne dediğini anlamaya çalışmak yerine, karşısındaki susunca kendisinin ne diyeceğini düşünmekle meşgul oluyor. Tartışma esnasında birbirlerinin fikirlerini çürütmeleri gerektiği ya da her tartışmadan birinin galip çıkması gerektiği ön yargısıyla hareket etmektedirler.

Açık iletişimde önemli olan hususlar şunlardır:

• Eşinizin zihnini okumaya çalışmayın, fikirlerini ifade edebilmesi için onu can kulağıyla dinleyin,

• Tartışma esnasında eşinizi suçlama ve eleştiriden uzak durmaya çalışın,

• Tartışırken kendinizin ve eşinizin beden dilinin farkında olun (Örneğin dinlerken kollarını kavuşturmak, göz iletişiminden kaçınmak, yüz buruşturmak gibi davranışlar, karşıdaki kişi tarafından anlattıklarının onaylanmadığı şeklinde algılanır.)

• Aynı fikirde olunmasanız bile eşinizin neden böyle düşünüyor olabileceğini anlamaya çalışın, konuya bir de onun gözünden bakarak aynı fikirde olunmasanız bile eşinizin fikirlerine saygı göstermeye gayret edin.

***

Olumsuz Düşünceleri Kontrol Edebilmek

Tartışmalar esnasında eşlerin birbirlerine duygu ve düşüncelerini çekinmeden aktarabilmeleri ve içlerinden geçenleri ifade edebilmeleri oldukça önemlidir. Ancak eşlerin sürekli olarak birbirlerine olumsuz düşüncelerini ifade etmeleri tartışmaları daha da fazla çözümsüzlüğe sürüklüyor. Tartışma esnasında eşler esas konudan uzaklaşarak birbirlerinin yetersizliklerine ve zayıf yönlerine odaklandığı zaman tartışma gittikçe daha acı verici ve rahatsız edici bir hâl alır. Bu sebeple eşlerin birbirleri hakkındaki düşüncelerini kontrol etmeyi öğrenmeleri gerekir.

***

Olaya Eşinizin Gözünden Bakabilmek

Tartışma esnasında taraflardan biri karşısındakinin haksız olduğunu düşünebilir. Ancak yine de mutlaka olaya bir de eşinizin gözünden bakmaya ve onun bakış açısını anlamaya çalışmalısınız. Eşinizin gözüyle bakmayı denemek, kendini onun yerine koymak size yeni bir ufuk açabilir.

***

Affedicilik

Her evlilikte, yaşanan çatışmalar dolayısıyla zaman zaman eşler arasında incinmişlik ve kırgınlık duyguları meydana gelebilir. Eşler yorgun, meşgul veya öfkeli olduklarında birbirlerine karşı daha az hoşgörülü davranırlar. Hatta birbirlerini daha az çekici olarak bile algılayabilirler. Aslında tüm bu duygular gelip geçicidir. Eğer eşler duygularının zeminine birbirlerine duydukları bağlılığı yerleştirirlerse bu, ilişkilerini güçlü tutar ve birbirlerini affetmelerini kolaylaştırır. Çatışma durumları anlayış ve affedicilikle çözümlenemediği takdirde, ilişkide karşılıklı sevgi bağının gelişmesi mümkün olamaz. Yaşanan tüm olaylar, zamanla geride kalır. Onları zihinde yaşatarak sürdürmek ise kişinin tercihidir. Fakat bu ilişkide doyumu azaltacak en tehlike unsur olacaktır. İlişkinin olumlu yönlerine ve içinde bulunulan ana odaklanmak, her zaman için daha sağlıklı bir yoldur.

Problem Çözme Becerisi

Birbirlerine karşı destekleyici bir tavır sergilemeyen çiftler, problemlerine eleştirel bir tarzda yaklaşır ve “sen ve ben birbirimize karşı” yaklaşımını benimserler. Oysa destekleyici bir ilişki geliştirebilmiş olan çiftler problemlerine “takım ruhu” ile yaklaşırlar. Aslında tüm tartışmalarda her iki tarafın da ortak bir ihtiyacı vardır: Anlaşılmak… Eşine kendisini tam olarak ifade edebildiğini ve eşi tarafından anlaşıldığını hissedebilmek. Burada önemli olan “sen-ben” güç dengesindeki çekişmeden vazgeçerek “biz” olabilmeyi başarmak ve tartışmanın sonunda ortak hedefe ulaşabilmektir.

***

Evlilik ilişkinizde problem ve çatışma çözme becerilerinizi geliştirmeye çalışırken ilişkinizi sağlıklı yollardan desteklemeyi unutmayınız. Bunun için çift ilişkisi danışmanlığı alabilirsiniz.

Continue Reading

Genel

Beyaz Martılar’ın grubu belli oldu

Published

on

blank

2022-2023 sezonu TFF 2. Lig gruplarında yer alacak takımlar, yapılan kura çekimi ile belirlendi. Sarıyer, birbirinden zorlu ekiplerin olduğu Kırmızı Grup’ta yer aldı.

TFF 2. Lig’de gruplar belli oldu. Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen kura çekimiyle birlikte Kırmızı ve Beyaz Grup’ta mücadele edecek olan takımlar belirlendi. Kura çekimine; Türkiye Futbol Federasyonu 2. ve 3. Lig Kulüplerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Can, TFF Genel Sekreter Yardımcısı Özcan Şepik, Maç Planlama Müdürü Besim Yalçın, kulüp başkanları ve temsilcileri katıldı.

2022-2023 sezonunda TFF 2. Lig; Beyaz ve Kırmızı Grup olarak iki gruba ayrılırken, Kırmızı Grup’ta 20, Beyaz Grup’ta 19 takım yer alıyor. TFF 2. Lig’de müsabakalar, 27-28 Ağustos 2022 tarihlerinde oynanacak maçlar ile başlayacak ve normal sezon 29 Nisan 2023’te sona erecek.

İşte gruplarda yer alan takımlar:

Beyaz Grup

Afjet Afyonspor

Amed Sportif

24 Erzincanspor

Ankaraspor

Arnavutköy Belediyespor

Batman Petrolspor

Bayburt Özel İdare

Düzcespor

Bursaspor

Çorum FK

Esenler Erokspor

Nazilli Belediyespor

Ispartaspor

İnegölspor

Menemenspor

Sivas Belediyespor

Somaspor

Şanlıurfaspor

Tarsus İdman Yurdu

Kırmızı Grup

Sarıyer

Kırklarelispor

Zonguldak Kömürspor

Ankara Demirspor

Erimasgut Belediyespor

Pazarspor

1462 Trabzon FK

Silahtaroğlu Vanspor FK

Diyarbekirspor

Adıyaman Futbol Kulübü

İskenderunspor

Serik Belediyespor

Fethiyespor

Uşakspor

Bucaspor 1928

Balıkesirspor

Kocaelispor

Karacabey Belediyespor

GMG Kastamonuspor

 

Continue Reading

Popüler

blank