Connect with us

Genel

İmamoğlu: Partizanlık belası, ülkenin sabrını zorlar durumda

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Kiptaş İzmit Çınar Evler Sosyal Konut Projesi”nin temel atma töreninde konuştu. İzmit Belediyesi ile yaptıkları dayanışmanın benzerini başka belediyelerle de gerçekleştirmeye açık olduklarının altını çizen İmamoğlu, bu kapsamda bir arkadaşını tüm Türkiye’deki belediyeleri dolaşmakla görevlendirdiği bilgisini paylaştı. Bu anlamda hiçbir parti ayrımı yapmadıklarına dikkat çeken İmamoğlu, “Bir parti, hiç randevu vermedi. İsmini vermeyeceğim. Tahmin etmekte zorlanacaksınız elbette! Diğer bir parti de randevu veriyordu; tam yarıdan sonra uyandı, o da vermemeye başladı” dedi. “Dayanışma içinde olan, olmayı isteyen başka bir belediyemiz varsa, kapımız açık ardına kadar” diyen İmamoğlu, “Buyursun, gelsin. Bunu niye söylüyorum; bu memleket bizim. Partizanlık belası, bu ülkenin gerçekten sabrını zorlar durumda. O manada partizanlığı yok etmek, birilerinin talimatı üzerinden değil, seçilmiş ve görev edinmiş insanların vatandaşa hizmet ve vatandaşa iyilik yapmak adına, mücadelesinin önünde hangi akıl duruyorsa, onunla mücadele etmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ ve İzmit Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilen Arızlı Mahallesi’ndeki “İzmit Çınar Evler” projesi için temel atma töreni düzenlendi. ‘Afet odaklı sosyal konut’ üretmeyi amaçlayan projenin temel atma töreni, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. TBMM Başkanvekili ve Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, CHP Kocaeli milletvekili Tahsin Tarhan, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt da hazır bulunduğu törende ilk konuşmaları, Kurt ve Kaplan gerçekleştirdi. Her türlü engellemelere rağmen hizmetlerini sürdürmeye devam ettiklerini vurgulayan Kaplan, “Türkiye’nin kalbini yönetiyor” dediği İmamoğlu’na, kendilerine verdiği destekten dolayı teşekkür etti.

“EL ELE, KOL KOLA ÇÖZÜM BULMA MECBURİYETİMİZ VAR”

İstanbul’un en ön plandaki konusunun deprem olduğunu belirten İmamoğlu, “Deprem kuşağı üzerindeki her kenti derinden ilgilendiren böylesi önemli bir konuya, hep birlikte el ele kol kola çözüm bulmak mecburiyetimiz var” dedi. Projenin, kentsel dönüşüm değil, bir sosyal konut projesi olduğunu aktaran İmamoğlu, “Türkiye’nin kesinlikle bir tasarım sorunu yaşadığı ortada. Yani konutlara baktığımız zaman, son yıllarda üretilen toplu konutlara, sosyal konutlara, ‘Tasarım gücü açısından kente ne katıyor ya da estetik açısından insanlara yaşam kalitesi açısından bizi nereye taşıyor’ diye sorduğumuzda; ne yazık ki istediğimiz o olgun cevapları alamıyoruz” dedi. Bu anlamda KİPTAŞ’ın kendileri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu kaydeden İmamoğlu, İstanbul özelinde yaptıkları deprem ve kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili bilgiler paylaştı.

“ISRARLA İSTANBUL’UN RÖNTGENİNİ ÇEKMEK ZORUNDAYIZ”

Avcılar ve Silivri’deki çalışmalardan örnekler veren İmamoğlu, “Niyetimiz; 2023’ün sonuna kadar, İstanbul’un yapı stokunun tam bir röntgenini çıkarıp, yüzleşmek. Yaşadığımız talihsizlik ne?  Biz gidiyoruz, evlerin tespitini yapmak istiyoruz, ama vatandaş, evinin röntgenini çekilmesini istemiyor. Bu oran az değil. Bazı yerlerde yüzde 15, yüzde 20’lere kadar çıkabiliyor. Yani vatandaş; yüzleşmekten, ‘evsiz kalacağım, barksız kalacağım’ diye korkuyor. Şimdi tümüyle vatandaş haksız mı? Değil. Ama biz, ısrarla İstanbul’un röntgenini çekmek zorundayız. Çünkü, evinin tespitinin yapılmasından korkan vatandaşımızın bile burnunun kanamasından biz sorumluyuz. O açıdan bu sorumlulukla yol alıyoruz. İBB, bu envanteri çıkaracak ve envanteri çıkardıktan sonra, tabi kimseyi yarı yolda bırakmamak adına, kentsel dönüşümde de örnek modellerle İstanbul, büyük bir seferberliğe tabi tutulacak” ifadelerini kullandı.

“BUNUN, BİR SİSTEME KAVUŞMASI ZORUNLULUĞU VAR”

“Bakın bir istatistik daha vermek isterim” diyen İmamoğlu, şöyle konuştu:

“TOKİ ve diğer kurumlarıyla, 1 milyon konut ürettik diye, Sayın Cumhurbaşkanı’mız açıklama yaptı. Daha doğrusu, Cumhurbaşkanlığı’nın bu konuda deklarasyonu var. Son 18 yılda ciddi bir üründür, ciddi bir başarıdır; alkışlıyoruz. Yine kendileri dedi ki, ‘Ama 6,5 milyon konutu daha dönüştürmek zorunluluğumuz var.’ Çarpın, bölün 18 sene ile bizim 110 seneye ihtiyacımız var, ki Türkiye’nin dönüşüm olsun. Bu mümkün değil. Yani bunun tek elden, TOKİ ile KİPTAŞ’la olması mümkün değil. Bunun, bir sisteme kavuşması zorunluluğu var. O manada burada ıskalanmış bir şey var. Ciddi anlamda sektörün bu yöne doğru evrilmesini, oranın finansman modelini oluşturmayı sağlamak… Bu noktada Çevre ve Şehircilik Bakanı’mızla, yaklaşık 7-8 münasebetle, sonucu anlamında sağlıklı bir seviyeye gelen ilişki yönetiyoruz. Günün sonunda önerdiğimiz şey şu: Bunun seferberlik olduğunu kabul etmek, siyaset üstü bir konu olmasını sağlamak, asla bir siyasi mesele haline bu işi dönüştürmemek. Yani Fatma Başkan’ımız, burada bir dönüşümle ilgili karar alacağı zaman, siyasi bir dayatma ya da siyasi bir engel olma modeliyle, bir Büyükşehir Belediyesi’nin meclisinde, kapısında beklemeyecek. Tam tersi de olabilir; A Partisi, B Partisi fark etmiyor. Tam tersi varsa, bunun da önüne geçecek olan, bir konsey marifetiyle, bağımsız bir kurul gibi, acil eylem planı gibi kararları alan bir mekanizmanın oluşturmasını, önerdik bakanlığa. Ve ‘Deprem bölge kurulları oluşsun’ dedik. Öyle zaman geliyor ki; yıkılması gereken bir bina, ayakta zor duruyor, biz, o binayı boşaltamıyoruz. Boşaltıyoruz, yıkamıyoruz. O kadar garip sorunlarla uğraşıyor ki. Nasıl çözüme kavuşturacağız? Onun için Sayın Bakan’a dedi ki, ‘Bu işin bir bütüncül yapıya ihtiyacı var.’ Bu anlamda birkaç adım atıldı. Şimdi, geniş çerçevede bahsettiğimiz ve tariflediğimiz konsey modeli üzerinden toplantı yapma kararı verdik. ‘Yarın bu konsey olur olmaz, ondan sonra karar verelim’ diye de prensip anlaşmasına vardık. Bundan niye bahsediyorum? Biz, burada inşaat sektörü temsilcilerini toplayacağız. En önemli alanı olan finans sektörünü çekeceğiz. Tabii ki belediyeler, tabii ki Bakanlık, tabii ki Büyükşehir Belediyesi, Valilik hepsi bir arada hareket etmek koşuluyla, süreci tek elden, doğru kurallarıla yönetme çabası içerisinde olacağız.”

“VATANDAŞA SIFIR FAİZLE KREDİ VERMEDEN BU SORUN ÇÖZÜLMEZ”

Binası yıkılmak üzere olan vatandaşa, sıfır faizle kredi vererek evini yenilemesine olanak sağlanmadığı sürece, sorunun çözülemeyeceğin ve büyük bir seferberliğe imza atılamayacağını vurgulayan İmamoğlu, “5 daire yerine 10 daire yapmak, 7 daire yerine 12 daire yapmak, yani emsal artışıyla kentlerimizi rezil rüsva ederiz. İstanbul’da bunun trajik örneği, Fikirtepe’dir.  Devletin şu anda oraya, yarattığı travmayı ve trajediyi çözmek için 5 milyar lira ayırdığını Sayın Bakan kendisi açıkladı. Bu tür sorunları yaşamamak için, böylesi bir konserde herkes elini taşın altına koymak zorunda. Deprem önemli bir konu. Bakın İzmit’te yaşanan deprem, Türkiye’de 2001 krizini getirmiştir. O dönemdeki ekonomik travma, o dönemdeki kredilerin ödenememesi 2001’deki o derin krizi getirmiştir hepimizin önüne. Siz, İstanbul depreminin Türkiye’ye yaşatacağı tramvayı düşünebiliyor musunuz? ‘Allah korusun, Allah gecinden versin’ diyorum ben. O bakımdan bu mesuliyetimizi hissediyoruz, yolumuza devam ediyoruz kurumlarımızla, iştiraklerimizle, birimlerimizde. Ama bu sorunun A Partisi, B Partisi, A Belediyesi, B Belediyesi ya da hükümet ya da bakanlık; tek başına hiçbir kurumun çözemeyeceği büyüklükte olduğunu unutmayalım. Herkesi işin içine sokarak bu süreci çözmek zorundayız” dedi.

“BİR PARTİ HİÇ RANDEVU VERMEDİ”

İzmit Belediyesi ile yaptıkları dayanışmanın benzerini başka belediyelerle de gerçekleştirmeye açık olduklarının altını çizen İmamoğlu, bu kapsamda görevlendirdiği bir yol arkadaşının Türkiye’deki tüm belediyeleri dolaştığı bilgisini paylaştı. Bu anlamda hiçbir parti ayrımı yapmadıklarına dikkat çeken İmamoğlu, şunları söyledi:

“Bir parti, hiç randevu vermedi. İsmini vermeyeceğim. Tahmin etmekte zorlanacaksınız elbette! Diğer bir parti de randevu veriyordu, tam yarıdan sonra uyandı; o da vermemeye başladı. Benim derdim ne olabilir ki? Arkadaşım belediyeleri geziyor. Nasıl iş birliği yapabiliriz? Nasıl envanter paylaşımı, deneyim paylaşımı yapabiliriz? Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin herhangi bir belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kapısını çalsa, benim herhangi bir arkadaşım, onu reddedebilir mi? Yahu mümkün mü? Bunu aşmak adına, biz diyoruz ki; ‘Bugün dayanışma içindeyiz İzmit’le. Başka dayanışma içinde olan, olmayı isteyen başka bir belediyemiz varsa da kapımız açık ardına kadar. Buyursun, gelsin. Kocaeli’nin bütün belediyelerine duyuruyorum. Bunu niye söylüyorum; bu memleket bizim. Partizanlık belası, bu ülkenin gerçekten sabrını zorlar durumda. O manada partizanlığı yok etmek, birilerinin talimatı üzerinden değil, seçilmiş ve görev edinmiş insanların vatandaşa hizmet ve vatandaşa iyilik yapmak adına mücadelesinin önünde hangi akıl duruyorsa, onunla mücadele etmemiz lazım.”

“İSTANBUL’U YAKIN COĞRAFYASI BİZİ ÇOK İLGİLENDİRİYOR”

Bursa ve Balıkesir illeri ile İzmit’teki dayanışmaya benzer çalışmaları olacağı bilgisini paylaşan İmamoğlu, “İstanbul’u yakın coğrafyası çok ilgilendiriyor; ulaşımıyla, şehirleşmesiyle, sosyal ve kültürel yaşamıyla, hatta ve hatta havasıyla, suyuyla… Bakın, bizim suyumuz Melen’den geliyor. Melen civarına, İBB’nin ciddi bir yatırımı var. Dolayısıyla, aslında hinterlandı çok geniş bir şehirden bahsediyoruz. Aynı zamanda Türkiye’ye etkisine baktığımızda; bu dayanışmayı en iyi örnekleri ile Türkiye’nin her yerinde yapmaya, elimizden gelenin en iyisini yapmaya kararlıyız” dedi. “Burada 3 şey benim için çok kıymetliydi” diyen İmamoğlu, bunları,“düşük peşinat”, “taksitlerin asgari ücreti aşmaması” ve “sağlık çalışanları ve şehit ailelerine özel hak tanınması”olarak sıraladı. Kaplan ve emeği geçen herkese teşekkür eden İmamoğlu,“Bu 3 prensibin de burada karşılanması beni, çok çok mutlu etmiştir. Umut ediyorum ki; bugün atacağımız temel, hayırlara vesile olsun. Allah tamamına erdirsin. Hep beraber, burada mutlu bireylerin olduğu anahtar teslimini de yaparız diye umut ediyorum” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından butonlara basılarak temel atıldı.

PROJENİN DETAYLARI

“Kiptaş İzmit Çınar Evler Sosyal Konut Projesi”, İzmit’in dayanıklı yapı stokunun artırılması ve nitelikli, modern, ulaşılabilir bir sosyal konut projesi inşa etme vizyonuyla tasarlandı. Yeni nesil sosyal konut ve butik yaşam anlayışını buluşturan proje, 4 blokta 143 konut ve 5 ticari birimden oluşuyor. Projede, ortalama kat brüt alanları 87 m2 olan 37 adet 2+1 bahçe kullanımlı daire, 93 m2 olan 66 adet 2+1 ara kat daire, 124 m2 olan 40 adet 3+1 olmak üzere toplam 143 konut var. Projenin yüzde 40’ı yeşil alandan oluşuyor. Projede; geniş yeşil alanlar, otopark ve spor alanları var.

BAŞVURU SÜRECİ VE ŞARTLAR

Başvuru şartı olarak; kendisi veya eşine ait evi olmaması, son bir yıldır Kocaeli il sınırlarında ikamet etmesi ve daha önce KİPTAŞ’tan ev almamış olması gerekli. Projeye; 28 Aralık ve 18 Ocak tarihleri arasında, KİPTAŞ İzmit Çınar Evler Sitesi (cinarevler.kiptas.com.tr) üzerinden online talep alınacak. 500 TL katılım bedeli, yine internet üzerinden kredi kartı veya havale/EFT ile ödenebilecek. Ayrıca İzmit’te bir başvuru çadırı kuruldu. Detaylı bilgiler web sitesinde yer alacak. 0262 255 55 41 numaralı hat üzerinden de bilgi alınabilecek. Projedeki konutların yüzde 21’ine denk gelen kısmı şehit aileleri, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri; en az yüzde 40 oranında engelli vatandaşlar ve kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında sigortalı olarak çalıştığını belgeleyen tüm sağlık personeli için ayrılıyor.

 

Genel

Büyükdere’de yavru köpeği ezdi, umursamadan yoluna devam etti

Published

on

blank

Sarıyer’in Büyükdere Mahallesi’nde Mısırlı bir kişi otomobiliyle yavru köpeği ezdi, umursamadan yoluna devam etti.

Olay geçen Cumartesi saat 15.00 sıralarında Büyükdere Mahallesi’nde meydana geldi. Mısırlı Ahmad Mohsen Y. otomobille yavru köpeğe çarptı. Otomobili durduran Ahmad Mohsen Y. köpeğe baktıktan sonra yoluna devam etti. Yavru köpeği gören kadın, onu arabasına alarak veterinere götürdü. Yavru köpeğin veterinerdeki tedavisi devam ediyor.

ÖNCE GÖZALTI, SONRA SERBEST

Yavru köpeğe altı kardeşi ve annesi ile birlikte bakan mahalleliler, olayın meydana geldiği yerdeki güvenlik kameralarını inceleyince polise haber verdi. Polis, Ahmad Mohsen Y.’yi gözaltına aldı. Ahmad Mohsen Y. ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Continue Reading

Genel

Kabine toplanıyor! İşte normalleşme süreci…

Published

on

blank

2 haftalık kademeli normalleşme sürecinde sona gelindi. Gözler, yeni dönem için Kabine toplantısında. Türkiye’de corona virüs salgını kapsamında alınacak yeni tedbirlerin kararlaştırılacağı Kabine Toplantısı, bugün gerçekleştirilecek.

En son 17 Mayıs’ta gerçekleşen Kabine Toplantısı’nın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada, “Kabine toplantımızda Haziran’dan itibaren başlayacak kademeli normalleşmenin 2. etabını görüştük. Önümüzdeki günlerde gelişmelere göre milletimizle paylaşacağız” demişti.

KABİNE TOPLANTISI NE ZAMAN?

Türkiye’nin salgına karşı alacağı yeni tedbirlerin kararlaştırılacağı Kabine Toplantısı, 31 Mayıs’ta yapılacak.

1 HAZİRAN SONRASI UYGULANACAK TEDBİRLER BELLİ OLACAK

Kabine toplantısında 1 Haziran sonrası hangi tedbirlerin uygulanacağı şekillenecek.

Edinilen bilgiye göre, toplantıda kafe ve restoranların kişi sınırlaması ile açılması, düğünlere belirli kurallar içerisinde izin verilmesi, sokağa çıkma kısıtlamasının esnetilmesi ve açık havada maske zorunluluğunun kaldırılmasına ilişkin konular gündeme getirilecek.

KAFELER NE ZAMAN AÇILACAK?

Vaka sayısındaki düşüşün sürmesi durumunda, 1 Haziran’da kafe ve restoranlar açılacak.

DÜĞÜN SALONLARI NE ZAMAN AÇILACAK?

Kabine toplantısında alınacak yeni karara göre, düğün salonlarının belli sayıda misafir ağırlamak şartıyla açılabileceği gündemde.

Düğünlerin, ilk etapta açık alanlarda, aşılamanın artması halinde kapalı alanlarda da yapılması bekleniyor.

SPOR SALONLARI, HALI SAHALAR, KIRAATHANELER

Kabinede spor salonları, halı sahalar, yüzme havuzları ve kıraathanelerin yarından itibaren açılmasına dönük karar çıkması da öngörülüyor.

MASKEYE MESAFE AYARI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ilerleyen dönemlerde 2 metrelik mesafe şartıyla maskenin çıkartılabileceğini söylemişti. Bu açıklamanın ardından bugünkü kabinede turizm sezonunun açılmasına paralel olarak park, bahçe ve sahil gibi açık alanlarda mesafeli şekilde maskesiz dolaşma kararının alınabileceği belirtiliyor.

TELAFİ EĞİTİMİ BU HAFTA NETLEŞECEK

Eğitim alanında atılacak adımlar da Kabine toplantısında ele alınacak…

Telafi eğitimine ilişkin sürecin ayrıntılarının da Kabine toplantısında alınması bekleniyor. Telafi eğitimin ne zaman başlayacağı ve yüz yüze mi yoksa uzaktan mı olacağı masadaki konular arasında.

Konuya ilişkin Mili Eğitim Bakanı Selçuk, Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada “Telafi eğitimi ne zaman başlayacak? Yüz yüze mi yoksa uzaktan mı olacak?” soruısuna yanıt verdi.

Bakan Selçuk, “Biz telafi eğitiminin haziran ayı başında başlamasını ve yüz yüze olmasını istiyoruz” dedi.

2021-2022 eğitim-öğretim yılının erken başlaması çağrılarını da değerlendiren Selçuk,, “İklim açısından okulların Ağustos’ta açılması doğru değil. Eylül gibi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI 24.00’A KADAR UZATILABİLİR

Sağlık bakanlığı Bilim Kurulu, hafta içi ve hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına ilişkin yol haritası önerisini Bakan Koca’ya sundu.

Bakan Koca, yeni kısıtlama haritasını Kabine Toplantısı’nda aktaracak.

Bilim Kurulu’nun hafta içi uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması uygulaması saat 24.00’e kadar uzatılmalı önerisi, kabine üyeleri tarafından ele alınacak.

Hafta sonu kısıtlamasının da kaldırılması üzerinde duruluyor.

AÇIK HAVADA MASKE ZORUNLULUĞU NE ZAMAN KALKACAK?

Yarın yapılacak olan Kabine Toplantısı’nda, 1 Haziran sonrası aşılama çalışmalarının hızlanması halinde maskesiz hayat planı da gündeme gelecek.

Sahil ve parklarda 2 metre mesafe varsa maske takılması zorunlu olmayacak.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN AÇIKLAYACAK

Toplantı sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yaparak, alınan kararları vatandaşlara aktarması bekleniyor.

Continue Reading

Genel

İstanbul, fethini layıkıyla kutladı

Published

on

blank

İBB, 29 Mayıs İstanbul’un Fethi’nin 568’nci yıl dönümü kutlamalarını görsel şölenle noktaladı. Fatih’in İstanbul’a giriş yaptığı Haliç semaları, yüzlerce “drone”un Fethi simgeleyen 10 dakikalık muhteşem multimedya gösterisiyle aydınlandı. Kentin 8 farklı sembolik noktasında eş zamanlı olarak ışık ve ses gösterileri düzenlendi. Haliç’teki etkinlikte konuşan ve gençlere seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Rol modeliniz burada. Bu şehrin her santimetre karesinde. 20 yaşında genç Sultan sizin modeliniz. Ona bakın ve siz de farklı düşünme cesaretinize, mücadele cesaretinize, keşfedilmemiş yollara gitme cesaretinize, imkansızı isteme cesaretinize sahip çıkın. Ve ibret alın; Fatih’in fethettiği canım İstanbul’un, asırlar sonra düşürüldüğü halden ibret alın. Ve cesaretinizi de yine aynı İstanbul’un şahlanışından alın. Fatih biziz; Fatih sizsiniz sevgili gençler. Fatih, hepimiziz…” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 29 Mayıs İstanbul’un Fethi’nin 568’nci yıl dönümü kutlamalarını, muhteşem bir etkinlikle noktaladı. Beyoğlu’ndaki Haliç Kongre Merkezi otopark alanında gerçekleştirilen etkinliğin onur konukları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener oldu. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek Kaya İmamoğlu ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin Genel Başkan Yardımcıları, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, İBB üst yönetimi, İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı, belediye başkanları ile siyasi parti temsilcileri hazır bulundu. Etkinlik, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almak için döktürdüğü “şahi” topunun ağzından esinlenerek tasarlanan 37 metrelik sahne üzerinde gerçekleştirildi. Sahne önüne konumlandırılan toplar önünde konumlandırılan özel makyajlı ve kostümlü performans sanatçıları, fetih dönemimin askerlerini canlandırdı.

FATİH’İN KİTABI TANITILDI

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan etkinlikte, “Fatih Sultan Mehmet” kitabının tanıtımı yapıldı. Etkinlikte sırasıyla; İmamoğlu, Akşener ve Kılıçdaroğlu birer konuşma yaptı. Pandemi koşulları nedeniyle geniş katılımlı bir etkinlik yapılamadığının altını çizen İmamoğlu, “Bu zorlu günleri de atlatacağımıza, yakın zamanda yeniden hep bir arada olabileceğimize yürekten inanıyorum” dedi. İstanbul’un fethinin, bir çağı kapatıp bir yenisini açan, dünya tarihinde çok önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Bu muhteşem şehri, dünyanın gözbebeği aziz İstanbul’u bizlere armağan eden Fatih Sultan Mehmed Han’ı ve kutlu askerlerini rahmetle, minnetle yad ediyorum” diye konuştu.

İMAMOĞLU: “FATİH SULTAN MEHMED HAN GERÇEK BİR ENTELEKTÜELDİ”

“Bu şehrin fethi, sadece surların ve zincirlerin aşılmasıyla başarılmadı” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“’Toprakları değil, gönülleri fethetmeye gidiyoruz” diyen Fatih, fetihten sonra bu şehirde hakim olan yeni yaşamı tarzını da kurguladı. O büyük ve kucaklayıcı lider, bu kadim şehirde, her inancı, her çeşit geleneği, her kültürü ve yaşam tarzını koruyan, adil, eşit ve hoşgörülü bir yönetimi tanımladı. Çünkü, istisnasız tüm tarihçilerin mutabık olduğu gibi, Fatih Sultan Mehmed Han gerçek bir entelektüeldi. Eğitime, kültüre, bilim ve sanata yaklaşımıyla çağının çok ilerisindeydi. Uzlaşmaz gibi gösterilen Doğu ve Batı kültürlerini özgün bir sentez içinde buluşturdu ve kültürel bir ‘yeniden doğuşa’, yani rönesansa öncülük etti. Bu, ‘Fatih’in Rönesansı’dır ve en güzel ifadesini İstanbul’da bulmuş, İstanbul’la özdeşleşmiştir.”

“FATİH, MANEVİ DÜNYAMIN ÖNEMLİ LİDERLERİNDEN BİRİDİR”

Fatih’in, kendisi için, kişiliğinden, mücadelesinden ve derinliğinden ilham aldığı eşsiz bir şahsiyet olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Kuşkusuz, Fatih Sultan Mehmet dünya tarihi için olduğu kadar İstanbul’da yaşayan herkes için çok önemli bir padişahtır. Ama Fatih, kişisel olarak benim için en az iki kez önemlidir. Çünkü, o kutlu padişah, İstanbul’un fethinden sadece 8 yıl sonra, benim doğup büyüdüğüm, kimliğimi ve kişiliğimi bulduğum ve de her bir hücreme kadar manevi değerleri benliğime yer etmiş olan Trabzon’u da fethetmiş olan padişahtır aynı zamanda. O nedenle Fatih, benim manevi dünyamın önemli liderlerinden biridir. Tıpkı fetihten yüzyıllar sonra, bu güzel şehri düşman işgalinden kurtaran ve yeniden ayağa kaldıran bir diğer dünya lideri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi. Ne mutlu bize ki, tarihimizde izinden yürüyebileceğimiz ve bize hayat boyu yol gösterecek böylesi büyük kahramanlarımız ve liderlerimiz var” dedi.

“568 YIL ÖNCE FATİH KAZANDIRDI, 98 SENE ÖNCE ATATÜRK KURTARDI”

İstanbul’u 568 yıl önce Fatih Sultan Mehmet kazandırdığını, 98 sene önce de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün düşman işgalinden kurtardığının altını çizen İmamoğlu, “O yüzden bu kutsal şehir, tarihimizdeki en önemli iki liderinden bizlere emanettir. Bu emanete, Fatih Mehmet Sultan Han’ın yaptığı gibi adil, hoşgörülü ve eşit; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği gibi akılla, bilimle, cesaretle ve özenle sahip çıkmak boynumuzun borcudur. İşte biz, bu tarihi bilinçle ve ısrarla, bu büyük emanete ihanet edecek bir girişim olarak gördüğümüz Beton Kanal’a şiddetle karşı çıkıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, inşa edilmek istenen beton kanal bu şehrin kalbine vurulacak bir hançerden farksızdır. Bu aziz şehri korumak, bu aziz emanete sahip çıkmak sadece 16 milyon İstanbullunun değil, 83 milyonun görevi ve hakkıdır. Çünkü bu aziz şehir, bu millete emanet edilmiştir. Bugün tüm İstanbullulara, ‘İstanbul Senin’ diyebiliyorsak, tam 568 yıl önce bugün gerçekleşen bu fetih ve onun kumandanı Fatih Sultan Mehmed Han sayesindedir. Onların mirası olan bu muhteşem şehri hep birlikte daha güzel günlere taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Fatih Sultan Mehmed Han’ı ve fetihte rol alan, şehit veya gazi olan askerlerini bir kez daha saygıyla anıyor, 16 milyon adına İstanbul’un Fethi’ni coşkuyla kutluyorum” ifadelerini kullandı.

AKŞENER: “DÜNYAYA ÖRNEK BİR YÖNETİM ANLAYIŞINI HER TARAFA GÖSTERDİK”

Etkinlik alanında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti aktaran Akşener ise, duygularını, “Bugün burada olmak inanılmaz can verici, güzel bir duygu. Tam 568 yıl evvel Peygamber Efendimizin müjdesini verdiği, İstanbul’un fethedildiği tarih. Bir tarihçi olarak; gemilerin zincirleri aştırıldığı, zekanın sembolü olan Haliç’in kenarındayız. Yıllar evvel o güzel asker, o güzel komutan İstanbul’u fethetti. Peygamber Efendimiz’in müjdesine uygun bir biçimde dünyanın incisi, iki kıtanın birleştirildiği o İstanbul şehrindeki ne hayat tarzına, ne mimariye, ne burada yaşanan insanların hiçbir alanına uzatmadan, iki kültürün birleşiminde bir sentez ortaya çıkardılar. Ve biz 568 yıl evvel hayat tarzlarına, tercihlere ve seçilen yolda yürümeye nasıl bir saygı gösterildiğini, buna bu davranış biçimine nasıl saygı gösterildiğini ve adaletin nasıl işlediğini o zamanlar dünyaya örnek olan bir yönetim anlayışıyla her tarafa gösterdik” sözleriyle dile getirdi.

“İMAMOĞLU’NUN FATİH’TEN FEYZ ALACAĞINA İNANIYORUM”

İmamoğlu’nun, İstanbul’un şehriemini olarak Fatih’in adaletinden ve saygısından feyz alıp, o yolda yürüyeceğine inandığını belirten Akşener, “İstanbul, güzel şehir. İstanbul, dünyanın incisi.  İstanbul, bizlere miras. İstanbul, atalarımızdan bize, bizim de çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız bir miras. Göllerini, sularını, toprağını, yeşilini, insanını, hayvanını, neyi varsa, çiçeğini, böceğini, her şeyini gördüğümüz gibi bakmak zorunda olduğumuz, gözümüz gibi esirgemek zorunda olduğumuz şehrimiz. Bir dünya mirası. Sadece bizim milletimize, Anadolu’muza, Türkiye’mize değil; dünyanın mirası. Onu korumak ve güzelleştirmek, yarına miras bırakmak hepimizin görevi” ifadelerini kullandı.

“İSTANBULLULAR, UCUBE KANALI ENGELLEMEK İMAMOĞLU’NU SEÇTİ”

“İstanbullu, İstanbul’un betona görülmesini, yeşilinin yok edilmesini, insanlarına hoyratça davranılmasını ve en son Kanal İstanbul denilen o ucube sistemin oluşmasını engellemek için 31 Mart’ta Sayın İmamoğlu’nu belediye başkanı olarak tercih etti” diyen Akşener, şunları söyledi:

“İstanbullu daha ne yapsın? Yönetimi değiştirdi. Ben, Ekrem Bey kardeşimin, bu mirasa nasıl saygı gösterdiğini, nasıl saygı göstereceğini biliyorum. Ona inanıyorum. Umarım burada ortaya koyacağımız ve koyduğumuz, koyacak olduğunuz tavrın, bu mirasa gösterdiğimiz, göstereceğimiz saygının diğer kadim şehirlerimizde yönetimde bulunan herkese örnek olmasını diliyorum. Ve gençlerimiz… Biz büyükler örnek oldukça, aklı, inancı, saygıyı, bilimi öne koydukça, yarın miras bırakacağımız, bugünün çocuklarının, gençlerinin de yarın İstanbul’a aynı derecede sahip çıkacağına inanıyorum. Güzel bir yolculuk bu. İnşallah yolculukta Allah sizleri, bizleri utandırmasın. Başkanım, Allah sizin gözünüzü aşağı eğdirmesin. Cenab-ı Hak, hiç birimizi hem kendi huzurunda hem de kullarının karşısında mahcup etmesin. Her birinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.”

KILIÇDAROĞLU: “FATİH, ASIRLARIN KAHRAMANI”

Akşener’in ardından konuşan Kılıçdaroğlu, sözlerine, “Bugün burada, Osmanlı Devleti’nin en genç padişahlarından olan, o zaman sadece 20 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet Han ve şanlı ordusunu rahmet ve minnetle yâd etmek için buluştuk” şeklinde başladı. Fatih’in çağ açıp kapatan bir lider olduğuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, “Dolayısıyla kendisi de zamanının değil, asırların kahramanı olmuştur. Bu öyle bir gurur, öyle bir onurdur ki, İstanbul’un fethinin üzerinden tam 568 yıl geçti, biz her yıl aynı heyecanla kutluyoruz. İnşallah hep beraber ebediyete kadar da kutlamaya devam edeceğiz. İstanbul Fatih’ine ve onun emanetine sahip çıkan ve bu şehri işgalcilerden kurtaran Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Bu şehir Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeğidir” ifadelerini kulandı.

“FETHETTİĞİMİZ SADECE İSTANBUL DEĞİL; KENDİMİZDİ”

İstanbul’un ülkenin göz bebeği olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Fethettiğimiz sadece İstanbul değildi aslında. Fethettiğimiz kendimizdi. Bu toprakların zorlukları vardı. Onlarla yüzleşmeliydik, onları kucaklamalıydık, onlara meydan okumalıydık. İşte bu cesareti fethetmiştik. 1000 yıllık geleneklerimizle oluşturduğumuz toplumsal kodlarımızdı bunlar. Ve bu 1000 yıllık geleneklerimiz, sahip olduğumuz en yüksek bilgeliktir. Bu konuşmayı yaparken hem gururluyum hem de hissettiğim sorumluluktan dolayı biraz da kalbim kırık. İnanın, muhalefet yapmanın en zor dönemindeyim. Bu kadim devleti, bu emaneti ne hale getirdiklerini gördükçe, bu rezillikleri gördükçe, muhalefet olmakta çok zorlanıyorum. Çünkü inanın onların yaptıklarını, ben konuşmakta zorlanıyorum. Utanıyorum bir şey demeye. Utanıyorum bunlara dikkati çekmeye. Oysa görevimiz bu rezilliklerle mücadele etmek.”

“ROL MODELİNİZ GENÇ SULTAN”

Türkiye’nin büyük sorunları olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, konuşmasını, “1000 yıllık devlet geleneklerimiz, bu sorumsuz ve gözü doymaz, çeteleşmiş iktidarın elinde magazine dönüşmüş durumda. Bu süreçte en çok haksızlık da bu şehre yapıldı. Devletimizin saygınlığı, İstanbul’un itibarı, kendisine ihanet etmiş saray iktidarının, mafya ve çetelerle giriştiği magazinsel ilişkilerin elinde can çekişiyor. Kendimize inanmak zorundayız. Zorluklara göğüs germek zorundayız. Fatih Sultan Mehmet Han’dan bize miras kalan cesaretle, bu millet korkuyu fethedecektir. Özelliklegençlere mesajım; rol modeliniz burada. Bu şehrin her santimetre karesinde. 20 yaşında genç Sultan sizin modeliniz. Ona bakın ve siz de farklı düşünme cesaretinize, mücadele cesaretinize, keşfedilmemiş yollara gitme cesaretinize, imkansızı isteme cesaretinize sahip çıkın. Ve ibret alın; Fatih’in fethettiği canım İstanbul’un, asırlar sonra düşürüldüğü halden ibret alın. Ve cesaretinizi de yine aynı İstanbul’un şahlanışından alın. Fatih biziz; Fatih sizsiniz sevgili gençler. Fatih, hepimiziz…” sözleriyle tamamladı.

 ÖNCE GÖRSEL ŞÖLEN, SONRA MUHTEŞEM KONSER

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından sonra Mustafa Demir Hoca’nın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti sunuldu. İBB Mehteran Takımı’nın gösterisiyle hareketlenen etkinlikteki heyecan; “drone”, “mapping” ve ışık gösterileriyle doruğa çıktı. Özel olarak programlanan yüzlerce “drone”, 10 dakikalık muhteşem bir multimedya gösterisiyle, Haliç üzerinde görsel şölen yaşattı. 8 farklı noktada; Salacak sahili, Pierre Loti, Beşiktaş Yahya Kemal Parkı Fatih Sultan Mehmet Heykeli, Yedikule, Topkapı, Belgrad Kapı, Rumeli Hisarı ve Sarayburnu Atatürk Anıtı’nda da Haliç’teki gösteriyle eş zamanlı olarak ışık ve ses gösterileri düzenlendi. Pandemi nedeniyle etkinliği canlı izleyemeyen İstanbullular, İBB ve İmamoğlu’nun sosyal medya mecraları üzerinden bu muhteşem görsel şölene, “sanal” olarak tanıklık etti. “Drone”ların gösterisine, 2000 metrekarelik alanı kapsayan ve fethin sembolik anlarını anlatan “mapping” film eşlik etti. Görsel şölenin ardından sahne alan 76 kişilik İskender Paydaş Orkestrası, fethe özel bestelenen marşı icra etti.

Continue Reading

Popüler