Connect with us

Genel

Koronavirüs görülen evlere bu notlar asılacak!

Published

on

blank

Balıkesir İl Hıfzıssıhha Kurulu, koronavirüs vakası görülen ikametlere, ‘Bu konut görüşme ve ziyarete kapalıdır’ notu asılmasına karar verdi. Kararın, diğer illere de yansıyabileceği konuşuluyor.

BALIKESİR İl Hıfzıssıhha Kurulu, koronavirüs vakası görülen ikametlere, ‘Bu konut görüşme ve ziyarete kapalıdır’ notu asılmasına karar verdi. Amatör balıkçılara da 3 metrelik mesafe kuralı getiren kurul, balık tutulurken ve iş yerleri önünde sigara içilmesini yasakladı.

Balıkesir Valisi Hasan Şıldak başkanlığında toplanan Balıkesir İl Hıfzıssıhha Kurulu, koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında yeni düzenlemeler getirdi. Kurul, salgının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, fiziki mesafeyi koruma ve hastalığın yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla Covid-19 testi pozitif çıkan vakaların bulunduğu ev, apartman ve site ve benzeri yerlere zaruri hizmetler dışında ziyaretlerin kısıtlanmasını kararlaştırıldı. Alınan karar doğrultusunda ekipler, ilk izolasyon denetimine gittikleri ev ve binaların girişine, ‘Bu konut görüşme ve ziyarete kapalıdır’ yazılı not asacak.

Alınan kararla ilgili Balıkesir Valiliği’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Yapıştırılan bilgi notunun izolasyon süresince sökülmesinin yasak olduğunun bilinmesi, bilgi notunun yırtılması veya kaldırılması durumunda sorumlular hakkında Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde işlem yapılması kararlaştırılmıştır. Mahalle denetim ekipleri ve kolluk kuvvetleri tarafından yapılan izolasyon denetimlerinde bilgi notunun kontrolünün de yapılmasına, yine yukarıdaki sebeplerle bu süreçte evlere misafir kabul edilmemesi hususunun vatandaşlarımıza hatırlatılması sağlanacaktır. Mesafe ve maske ihlallerine neden olduğu tespit edilen, iş yerleri önünde oturarak ve ayakta topluluk oluşturmasının önüne geçmek üzere işyerlerinin önüne sandalye tabure konulmasının ve iş yerleri önünde mesafe ve maske ihlali yaparak toplanmak suretiyle çay ve sigara içilmesinin yasaklanmasına oybirliği ile karar verilmiştir.”

BALIKÇILAR ARASINDA 3 METRE MESAFE OLACAK

Öte yandan da amatör balıkçılar arasında en az 3 metre mesafe olması bu nedenle yer işaretlemelerinin yapılması kararı da alındı. Açıklamada, “Amatör ve sportif amaçlı olta balıkçılığı faaliyetlerine yönelik olarak olta balıkçılığı faaliyeti yapılan sahil bantlarında kişiler arasında en az üç metre mesafe bırakılması kararlaştırılmıştır. Bu doğrultuda gerekli yer işaretlemelerinin (boya, yapışkan yer etiketi ve benzeri) ilgili mahalli idare birimince ivedilikle yapılması gerekmektedir. Belirlenmiş her bir alan içerisinde sadece bir kişinin bulunması gerektiğinin, olta balıkçılığı yapan vatandaşlarımıza kolluk ve zabıta marifetiyle bildirilmesine, belediyelerce olta balıkçılığı faaliyeti icra edilen her bir alan için en az bir zabıta personelinin alan sorumlusu olarak belirlenmesine oy birliği ile kararlaştırılmıştır. Ayrıca alan sorumlusu olarak belirlenen zabıta personelince; kişilerin sadece belirlenmiş alanlar içerisinde olta balıkçılığı yapmalarının sağlanmasına, bu alanlarda maskesiz bulunmasına ve sigara içilmesine kesinlikle müsaade edilmemesine, temizlik, maske ve mesafe kurallarının ihlali olabilecek diğer hususlarda gerekli uyarı ve ikaz faaliyetlerinde bulunulmasına, uyarı ve ikazlara uymayan kişilere denetim ekipleri marifetiyle Türk Ceza Kanununun 195’inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemlerin başlatılmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”

Genel

Beyaz TV’nin Mansur Yavaş kumpası çöktü

Published

on

blank

Beyaz TV’nin, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’ı kötülemek için düzenlediği “kurmaca” röportaj bozuldu.

Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek’e ait olan Beyaz TV’nin, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’ı kötülemek için düzenlediği “kurmaca” röportaja, köylülerden müdahale geldi.

Köyde yaşadığını iddia eden bir adam “Sular akmıyor, altyapı çöktü” dedikten sonra “Saraylar yaptılar, insansız hava araçları yaptılar, hastaneler yaptılar” diyerek propaganda yapmaya başladı. O sırada devreye giren kadın “Ne gördüysek Mansur Yavaş’tan gördük, yalan konuşmasınlar. Parayla tutup burada konuşturuyorlar” diyerek kurmaca röportajı bozdu.

 

Continue Reading

Genel

İstanbul’da 65 yaş üstüne ve 20 yaş altına toplu ulaşım müjdesi

Published

on

blank

Son alınan kararla, İstanbul’da 65 yaş üzeri ile 20 yaş altı vatandaşlar, sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı saatlerde toplu ulaşım araçlarını kullanabilecek. Yeni uygulamayla, 65 yaş üstü kişiler 10:00 – 14:00; 20 yaş altı gençler ve çocuklar ise 14.00 – 18.00 saatleri arasında sokağa çıkabiliyor.

Bakanlar Kurulu toplantısının ardından 3 Mart Çarşamba günü toplanan İstanbul Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulu, koronavirüs tedbirleri kapsamında toplu taşımaya yönelik yeni kararlar aldı.

Buna göre; yüksek risk grubunda İstanbul’da, 65 yaş üzeri vatandaşlar ile 20 yaş altı gençler ve çocuklar, sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı saatlerde toplu ulaşım araçlarını kullanabilecek.

Yeni uygulamayla, 65 yaş üstü kişiler sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı 10:00 – 14:00, 20 yaş altı gençler ve çocuklar ise 14.00-18.00 saatleri arasında; otobüs, metro, tramvay, metrobüs, vapur, minibüs, dolmuş gibi toplu ulaşım araçlarını da kullanabilecek.

İdari izinlilier ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün eğitim hizmeti veren kurumlarının öğrenci / öğretmen / çalışanlarından, 65 yaş üstü olanlar ile 20 yaş altı olanlar ise, bu saatler dışındaki okul giriş çıkış saatlerinde, ilgili güzergahtaki toplu ulaşım araçlarını kullanabilecek. Bu kişilerin, eğitim kurumlarınca verilecek kurum adresi ile çalışma/ders programını ihtiva eden belgeleri yanında taşımaları gerekiyor.

İstanbul Valiliği’nin aldığı karar doğrultusunda İstanbul’da koronavirüs önlemleri kapsamında 15 Ocak 2021’den itibaren 65 yaş üstü ve 20 yaş altına toplu taşıma yasağı gelmişti.

Continue Reading

Genel

Sarıyer’de çalışan kadınların mesaisi evde de devam ediyor

Published

on

blank

“Kadın olmaktan gurur duyuyorum”, “Hamileyim ve işimin başındayım”, “Biz iş hayatında varız erkekler de ev hayatında olmalı”, “Eşim işten çıkıp eve geldiğinde kumandayı eline alıyor ve dinlenebiliyor”, “Erkekler bizimle aynı hayatı paylaşmıyor”, “Türk erkekleri evde çalışmayı bilmiyor…” Bu cümleler iş hayatını başarılı bir şekilde yürütmenin yanı sıra evdeki işlere de büyük bir özveriyle emek veren kadınların cümleleri. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken kadınlar iş hayatında var olmanın mutluluğunu dile getirirerek evde kendilerine yardım etmeyen erkeklerden ise dert yandı.

“Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz”

Kadınlar, yaşamın en zorlu alanlarına bile yaptıkları naif dokunuşlarla estetik katan, güzelleştiren kadınlar. İş hayatında olduğu gibi ev hayatında da harikalar yaratmayı başaran, var eden kadınlar. Çiçek serasında çalışan İlknur Hanım, sebze serasına emek veren Aksu Hanım ya da restoran işletmeciliği yapan Leyla Hanım… Hepsinin ortak noktası hem evde hem de iş yerlerinde çalışıyor olmaları. Peki, onlar için hayat nasıl ilerliyor. Kadınlar hem işte hem de evde yaşadıklarını Sarıyer TV mikrofonlarına anlattı.

ERKEKLER YAN GELİP YATMASIN, EŞLERİNE YARDIM ETSİNLER

“Serada çalışıyorum, sonra mesaim evde de devam ediyor” diyen İlknur Hanım, on yıldır iş hayatının içinde olduğunu söylüyor. Serada çiçeklerin arasında çalışmak beni çok mutlu ediyor diyen İlknur Hanım, “Buranın ardından evde de çalışıyor olmak biraz yorucu” oluyor diye de ekliyor. Erkeklere bir de mesaj gönderen İlknur Hanım, “Erkekler eşlerine evlerde yardım etmeli. Kadın da erkek de çalışıyorsa evde herkes bir işin ucundan tutmalı. Erkekler öyle yan gelip yatmasınlar evlerde, eşlerine yardım etsinler” dedi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili görüşlerini söyleyen sera işçisi İlknur Hanım iş ve ev hayatını birlikte yürütmenin kadınların üzerindeki yüklerini şu sözlerle özetliyor: “Eşim bana çok yardım etmiyor, evde 13 yaşında bir kızım var. O bana ev işlerinde yardımcı olabiliyor. Erkekler için aynı şey geçerli değil. Eşim işten çıkıp eve geldiğinde kumandayı eline alıyor ve dinlenebiliyor. Ben yemek yapmak, masayı hazırlamak, bulaşıkları yıkamak, çamaşırları temizlemek ve evin diğer ihtiyaçlarını gidermek için yine çalışmak zorunda kalıyorum.”

HAMİLEYİM VE İŞİMİN BAŞINDAYIM

Dört yıldır serada çalışan Şevval Kaptan, Gümüşdere’de çiçek yetiştiriciliği yapıyor. Kadın – erkek ilişkilerinde dengenin önemine değinen Kaptan, “Biz kadınlar çok güçlüyüz, ben şu an hamileyim ve işimin başındayım” diyor. Kaptan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile yapılan sohbette şu sözleri söylüyor: “Bu işletmede anneler çocuklarla beraber iş yerine gelip çalışabiliyorlar. Ama her iş yerinde mümkün olmuyor. Erkekler ev hayatında bir tık daha geri planda kalıyorlar. Ayrıca eşlerimiz işten geldikten sonra dinlenme alanına geçebiliyorlar ama kadınların böyle bir alanı ya da zamanı olmuyor. Kadının iş hayatı devam ederken evdeki iş hayatı da devam ediyor. Bu durum herkeste farklı duygular yaratabilir ama ne olursa olsun kadınların iş hayatında yer alması harika bir şey. Ben eşimden yana şanslıyım o bana yardımcı oluyor. Ben herkesin bu şekilde hayatı paylaşmasını çok isterim. Ben şu an hamileyim, ev de eşimden iş yerinde de kadın arkadaşlarımdan destek görüyorum. Ben de onlara her an yardımcı oluyorum. Kadınlar hamileyken, çocuk büyütürken ya da ev hayatını düzene koyarken hep iş hayatında o yüzden iş yükümüz daha fazla.”

BİZ İŞ HAYATINDA VARIZ ERKEKLER DE EV HAYATINDA OLMALI

Kadının hayatının sadece evdeki işten ibaret olmaması gerektiğini dile getiren Aksu Hanım, kadının iş hayatında var olmasının her şeyi daha da güzelleştireceğine inanıyor. “Kadın elinin değdiği zaman her şeyin daha iyi olacağını düşünüyorum” diyen Aksu Hanım, konuşmasını şöyle tamamlıyor: “Benim çocuklarım evde bana yardımcı oluyorlar. Onları bu bilinçle yetiştirmek istiyorum. Kadınlar öncelikle kendilerine güvenmeli. Kendimizi geliştirdiğimiz zaman hayata bağlanırız. Ben hem evde hem de işte var olan bir kadın olarak erkeklerin kadınlara sevgiyle, hoşgörüyle yaklaşmalarını öneriyorum. Biz iş hayatında varız erkekler de ev hayatında olmalı.”

“ERKEKLER BİZİMLE AYNI HAYATI PAYLAŞMIYOR”

Leyla Yakut bir restoran işletmecisi. İş hayatında olmanın tek eksisi evde de çalışınca hissedildiğini ifade ediyor. Yakut konuşmasını şu cümlelerle tamamlıyor: “Çalışan kadın aynı zamanda evde de çalışıyor. Erkekler bizimle aynı hayatı paylaşmıyor. Evde eşitlik yok. Türk erkekleri evde çalışmayı bilmiyor. Ben oğlumu böyle yetiştirmiyorum. Eşine yardım etmesini ve hayatın zorluklarını paylaşmasını isterim. Erkekle aynı anda da eve girsek de tüm işi kadınlar yapıyor.”

“KADIN OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM”

“Kadınlar hayatta erkeklerin iki katı daha fazla yük çekiyor.” Bu sözler ise diş hekimliği yapan Sibel Güngör Özerk’e ait. “Kadınların hayatlarında onlara destek olan insanlar olmazsa işleri daha da zorlaşıyor” diyen Özerk, “İş hayatında olan kadınlar eve gittiklerinde de ev işleriyle boğuşuyorlar. Bu sadece kadının sorumluluğunda olan bir şey değil, erkekler kadınlara evlerde destek vermeli ve iş bölümü yapılmalı. İstediğimiz zaman üstesinden gelemeyeceğimiz herhangi bir şey yok. Kadın olmaktan gurur duyuyorum.” dedi.

Continue Reading

Popüler