Connect with us

Genel

Mardin’deki AKP kayyımında büyük yolsuzluk

Published

on

blank

Mardin’de Vali Mustafa Yaman’ın kayyım olduğu döneme ilişkin müfettiş incelemelerinde yeni yolsuzluk iddiaları ortaya çıktı. Rapora kayyımının “manevi kızı” Merve Erciyas Çatal’ın doğum gününden düğün masraflarına kadar yaptığı harcamalarda belediye imkanlarını kullandığı anlatıldı.

İçişleri Bakanlığı’na bağlı mülkiye müfettişlerinin Mardin Büyükşehir Belediyesi’ndeki incelemelerine ilişkin raporlarında, merkeze alınan eski kayyım Mustafa Yaman’ın “manevi kızı” olarak tanınan Merve Erciyas Çatal’a dair çok sayıda suç iddiası yer aldı.

Raporda Sosyal Hizmetler ile Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı’nın yanı sıra Özel Kalem Müdürlüğü görevlerini yürüten Çatal hakkında şu suçlamalar yer alıyor: Belediyenin imkanlarını şahsi amaçla kullandığı, harcama yetkilisi olarak bulunduğu ihale iş ve işlemlerinde mevzuata açıkça aykırı işlemlerinin olduğu, kurumun zimmetinde olan malların muhafaza ve tesliminde önemli ölçüde eksiklerin bulunduğu, Daire Başkanlığı tarafından yapılan yardım malzemelerinin yerine ulaşmadığı veya yardımların yalnızca kağıt üzerinde yapıldığı, personeline usule aykırı olarak zorla imza attırdığı, kurumun kayıtlarında mevzuata aykırı işlemler yaparak kamunun zarara uğratıldığı…

10 MİLYON LİRAYI AŞAN EN AZ 8 İHALEDE USÜLSÜZ İŞLEM

Müfettişlerin raporunda, Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne 19 Ağustos 2019’da ikinci defa kayyım atanmasının ardından gerçekleştirilen ve değeri 10 milyonu aşan en az en az 8 ihaleyle ilgili  “(…) gerekçe raporunun dahi olmadığı, davetiye listesi hazırlanıp İhale Onay Belgesine eklenmediği, ihaleye iştirakin sınırlı tutulduğu, şeffaflığın ve rekabet ortamının sağlanmadığı” ifadeleri yer aldı. Çatal’ın Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde gerçekleştirilen “öğrencilere dağıtılmak üzere” 27 bin ayakkabı alımına ilişkin yapılan ihalede, “(…) yaklaşık maliyet hesaplanırken Gıda, Otomotiv ve Turizm şirketlerinden fiyat alındığı” kaydedilerek, fiyat alınan firmanın ayrıca ihaleye davet edilen tek firma olduğu, aynı zamanda ihalenin de aynı firmaya verildiği ve usulsüz işlem yapıldığı belirtildi.

KAĞIT ÜZERİNDE YARDIM

Müfettiş İnceleme Raporunda, Çatal ile ilgili alımların neredeyse tamamının aynı firma veya kişilerden yapıldığı görülürken, kimi ihalelerin 3 kez iptal edilmiş olmasına rağmen sonradan ihalesiz alım yapıldığı ve dağıtılmak üzere alınan malzemelerin dağıtılmadığı belirtildi.

Raporda, Çatal’ın başında olduğu Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde ihtiyaç sahibi ailelere dağıtılmak üzere satın alındığı iddia edilen 15 bin kolilik yardım malzemelerinin de “evrak üzerinde teslim edilmiş gibi gösterildiği” ortaya çıktı. Raporun devamında şunlara yer verildi: “…teknik personel tarafından, yardım yapıldığı iddia edilen ve kurum tarafından sunulan listedeki vatandaşlardan örnek usulü seçilen 0482 312 ****, 0541 216 ****, 0537 765 ****, 0542 215 **** ve 0539 353 *** no’lu telefon hatları aranarak yardım alıp almadıklarının sorulduğu, ancak iki numaranın kayıt dışı olduğu, iki numaranın yanlış olduğu ve bir numaraya cevap verildiği fakat şahsın ifadesinde yardım almadığını ifade ettiği, tutulan teslim tutanaklarının aynı kişi veya kişilerce düzenlenerek yine aynı kişilerce imza altına alındığının değerlendirildiği, Müfettişliğimizce görevlendirilen teknik personel tarafından tutulan tutanak ile Lojistik Merkezinde görevli personele 15.000 adet kolinin fiziki olarak teslim edilmediği halde, evrak üzerinde teslim edilmiş gibi gösterildiği, yardım alan vatandaşlar listesinin ve teslim tutanaklarının aynı kişi veya kişilerce hazırlanarak imzalandığı, ödeme işlemlerinde, süresine veya miktarına bakılmaksızın keyfi muamelenin yapıldığı, alınan mallara ilişkin personele mobbing uygulanarak ve baskı yapılarak teslim alınmış gibi gösterilip belgeler imzalattırıldığı…”

DAĞITILMAYAN KOLİLER

İddia edilen 15 bin yardım kolisinden ayrı olarak 8 bin 900 yardım kolisinin daha alındığı ancak sadece 5 bin kolinin depoya girdiği belirtilen raporda, geriye kalan 3 bin 900 kolinin hiç teslim alınmamasına rağmen dağıtıldığının iddia edildiği belirtildi. Raporda, “Mardin Masa” ekibi tarafından dağıtıldığı iddia edilen 3 bin 900 yardım kolisinin dağıtılmasının mümkün olmadığına dikkat çekilirken, kolilerin dağıtılmadığının tespit edildiğine yer verildi.

Yine farklı bir tarihte 15 bin adet daha yardım kolisinin alımının yapıldığı ve harcama kalemlerinde gösterildiği belirtilen raporda, kolilerden sadece bin 500 adedinin teslim alındığı, geriye kalanının alınmadığı ifade edildi. Alınmayan kolilerin dağıtıldığının iddia edildiğine yer verilirken, teslim alınmayan kolilerle ilgili müfettişlerin incelemeye başlamasının ardından teslim evraklarının zorla personele imzalattırıldığı kaydedildi.

Raporda, 8 bin koli temizlik malzemesinin 735 bin TL’ye ihale edildiği ancak hiçbir zaman teslim alınmadığına da değinilerek, yapılan ödemelerle kamunun zarara uğratıldığı ifade edildi.

‘KUŞDİLİ KONUŞTURURUM, KÜRTÇE KONUŞTURMAM’

Raporda, Çatal hakkında ırkçılık iddiaları da yer aldı. Çatal’ın Kürt personele yaklaşımı,  “Gerekirse hiçbir Kürt bırakmam”, “Belediyede kuşdili konuştururum, Kürtçe konuşturmam”, “Mardin’de adam olsaydı, özel kalem müdürü olmazdım” sözleriyle raporda yer aldı.

DOĞUM GÜNÜ, KINA GECESİ, DÜĞÜN…

Çatal’ın polis olan eşini, polis okulunu kazandığı sırada belediye araçlarıyla konvoy şeklinde okula götürdüğü, eşine aldığı hediyeleri belediye hesabından ödediği, doğum günü ve kına gecesini de belediye imkanlarıyla gerçekleştirdiği de öne sürüldü. Raporda, Çatal’ın kendi düğün masraflarına kadar varan tüm harcamalarda belediye imkanlarını kullandığı, düğüne katılan misafirlerin konaklama masraflarının da “bir sponsor” tarafından karşılandığı belirtildi.

Mardin Büyükşehir Belediyesi’ndeki teftişler kapsamında, merkeze alınan Vali Mustafa Yaman’ın manevi kızı Merve Erciyas ile Fen İşleri Daire Başkanı ve Bülent Erdolu görevden alınanlar arasında yer almıştı.

Genel

Beyaz TV’nin Mansur Yavaş kumpası çöktü

Published

on

blank

Beyaz TV’nin, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’ı kötülemek için düzenlediği “kurmaca” röportaj bozuldu.

Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek’e ait olan Beyaz TV’nin, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’ı kötülemek için düzenlediği “kurmaca” röportaja, köylülerden müdahale geldi.

Köyde yaşadığını iddia eden bir adam “Sular akmıyor, altyapı çöktü” dedikten sonra “Saraylar yaptılar, insansız hava araçları yaptılar, hastaneler yaptılar” diyerek propaganda yapmaya başladı. O sırada devreye giren kadın “Ne gördüysek Mansur Yavaş’tan gördük, yalan konuşmasınlar. Parayla tutup burada konuşturuyorlar” diyerek kurmaca röportajı bozdu.

 

Continue Reading

Genel

İstanbul’da 65 yaş üstüne ve 20 yaş altına toplu ulaşım müjdesi

Published

on

blank

Son alınan kararla, İstanbul’da 65 yaş üzeri ile 20 yaş altı vatandaşlar, sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı saatlerde toplu ulaşım araçlarını kullanabilecek. Yeni uygulamayla, 65 yaş üstü kişiler 10:00 – 14:00; 20 yaş altı gençler ve çocuklar ise 14.00 – 18.00 saatleri arasında sokağa çıkabiliyor.

Bakanlar Kurulu toplantısının ardından 3 Mart Çarşamba günü toplanan İstanbul Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulu, koronavirüs tedbirleri kapsamında toplu taşımaya yönelik yeni kararlar aldı.

Buna göre; yüksek risk grubunda İstanbul’da, 65 yaş üzeri vatandaşlar ile 20 yaş altı gençler ve çocuklar, sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı saatlerde toplu ulaşım araçlarını kullanabilecek.

Yeni uygulamayla, 65 yaş üstü kişiler sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı 10:00 – 14:00, 20 yaş altı gençler ve çocuklar ise 14.00-18.00 saatleri arasında; otobüs, metro, tramvay, metrobüs, vapur, minibüs, dolmuş gibi toplu ulaşım araçlarını da kullanabilecek.

İdari izinlilier ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün eğitim hizmeti veren kurumlarının öğrenci / öğretmen / çalışanlarından, 65 yaş üstü olanlar ile 20 yaş altı olanlar ise, bu saatler dışındaki okul giriş çıkış saatlerinde, ilgili güzergahtaki toplu ulaşım araçlarını kullanabilecek. Bu kişilerin, eğitim kurumlarınca verilecek kurum adresi ile çalışma/ders programını ihtiva eden belgeleri yanında taşımaları gerekiyor.

İstanbul Valiliği’nin aldığı karar doğrultusunda İstanbul’da koronavirüs önlemleri kapsamında 15 Ocak 2021’den itibaren 65 yaş üstü ve 20 yaş altına toplu taşıma yasağı gelmişti.

Continue Reading

Genel

Sarıyer’de çalışan kadınların mesaisi evde de devam ediyor

Published

on

blank

“Kadın olmaktan gurur duyuyorum”, “Hamileyim ve işimin başındayım”, “Biz iş hayatında varız erkekler de ev hayatında olmalı”, “Eşim işten çıkıp eve geldiğinde kumandayı eline alıyor ve dinlenebiliyor”, “Erkekler bizimle aynı hayatı paylaşmıyor”, “Türk erkekleri evde çalışmayı bilmiyor…” Bu cümleler iş hayatını başarılı bir şekilde yürütmenin yanı sıra evdeki işlere de büyük bir özveriyle emek veren kadınların cümleleri. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken kadınlar iş hayatında var olmanın mutluluğunu dile getirirerek evde kendilerine yardım etmeyen erkeklerden ise dert yandı.

“Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz”

Kadınlar, yaşamın en zorlu alanlarına bile yaptıkları naif dokunuşlarla estetik katan, güzelleştiren kadınlar. İş hayatında olduğu gibi ev hayatında da harikalar yaratmayı başaran, var eden kadınlar. Çiçek serasında çalışan İlknur Hanım, sebze serasına emek veren Aksu Hanım ya da restoran işletmeciliği yapan Leyla Hanım… Hepsinin ortak noktası hem evde hem de iş yerlerinde çalışıyor olmaları. Peki, onlar için hayat nasıl ilerliyor. Kadınlar hem işte hem de evde yaşadıklarını Sarıyer TV mikrofonlarına anlattı.

ERKEKLER YAN GELİP YATMASIN, EŞLERİNE YARDIM ETSİNLER

“Serada çalışıyorum, sonra mesaim evde de devam ediyor” diyen İlknur Hanım, on yıldır iş hayatının içinde olduğunu söylüyor. Serada çiçeklerin arasında çalışmak beni çok mutlu ediyor diyen İlknur Hanım, “Buranın ardından evde de çalışıyor olmak biraz yorucu” oluyor diye de ekliyor. Erkeklere bir de mesaj gönderen İlknur Hanım, “Erkekler eşlerine evlerde yardım etmeli. Kadın da erkek de çalışıyorsa evde herkes bir işin ucundan tutmalı. Erkekler öyle yan gelip yatmasınlar evlerde, eşlerine yardım etsinler” dedi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili görüşlerini söyleyen sera işçisi İlknur Hanım iş ve ev hayatını birlikte yürütmenin kadınların üzerindeki yüklerini şu sözlerle özetliyor: “Eşim bana çok yardım etmiyor, evde 13 yaşında bir kızım var. O bana ev işlerinde yardımcı olabiliyor. Erkekler için aynı şey geçerli değil. Eşim işten çıkıp eve geldiğinde kumandayı eline alıyor ve dinlenebiliyor. Ben yemek yapmak, masayı hazırlamak, bulaşıkları yıkamak, çamaşırları temizlemek ve evin diğer ihtiyaçlarını gidermek için yine çalışmak zorunda kalıyorum.”

HAMİLEYİM VE İŞİMİN BAŞINDAYIM

Dört yıldır serada çalışan Şevval Kaptan, Gümüşdere’de çiçek yetiştiriciliği yapıyor. Kadın – erkek ilişkilerinde dengenin önemine değinen Kaptan, “Biz kadınlar çok güçlüyüz, ben şu an hamileyim ve işimin başındayım” diyor. Kaptan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile yapılan sohbette şu sözleri söylüyor: “Bu işletmede anneler çocuklarla beraber iş yerine gelip çalışabiliyorlar. Ama her iş yerinde mümkün olmuyor. Erkekler ev hayatında bir tık daha geri planda kalıyorlar. Ayrıca eşlerimiz işten geldikten sonra dinlenme alanına geçebiliyorlar ama kadınların böyle bir alanı ya da zamanı olmuyor. Kadının iş hayatı devam ederken evdeki iş hayatı da devam ediyor. Bu durum herkeste farklı duygular yaratabilir ama ne olursa olsun kadınların iş hayatında yer alması harika bir şey. Ben eşimden yana şanslıyım o bana yardımcı oluyor. Ben herkesin bu şekilde hayatı paylaşmasını çok isterim. Ben şu an hamileyim, ev de eşimden iş yerinde de kadın arkadaşlarımdan destek görüyorum. Ben de onlara her an yardımcı oluyorum. Kadınlar hamileyken, çocuk büyütürken ya da ev hayatını düzene koyarken hep iş hayatında o yüzden iş yükümüz daha fazla.”

BİZ İŞ HAYATINDA VARIZ ERKEKLER DE EV HAYATINDA OLMALI

Kadının hayatının sadece evdeki işten ibaret olmaması gerektiğini dile getiren Aksu Hanım, kadının iş hayatında var olmasının her şeyi daha da güzelleştireceğine inanıyor. “Kadın elinin değdiği zaman her şeyin daha iyi olacağını düşünüyorum” diyen Aksu Hanım, konuşmasını şöyle tamamlıyor: “Benim çocuklarım evde bana yardımcı oluyorlar. Onları bu bilinçle yetiştirmek istiyorum. Kadınlar öncelikle kendilerine güvenmeli. Kendimizi geliştirdiğimiz zaman hayata bağlanırız. Ben hem evde hem de işte var olan bir kadın olarak erkeklerin kadınlara sevgiyle, hoşgörüyle yaklaşmalarını öneriyorum. Biz iş hayatında varız erkekler de ev hayatında olmalı.”

“ERKEKLER BİZİMLE AYNI HAYATI PAYLAŞMIYOR”

Leyla Yakut bir restoran işletmecisi. İş hayatında olmanın tek eksisi evde de çalışınca hissedildiğini ifade ediyor. Yakut konuşmasını şu cümlelerle tamamlıyor: “Çalışan kadın aynı zamanda evde de çalışıyor. Erkekler bizimle aynı hayatı paylaşmıyor. Evde eşitlik yok. Türk erkekleri evde çalışmayı bilmiyor. Ben oğlumu böyle yetiştirmiyorum. Eşine yardım etmesini ve hayatın zorluklarını paylaşmasını isterim. Erkekle aynı anda da eve girsek de tüm işi kadınlar yapıyor.”

“KADIN OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM”

“Kadınlar hayatta erkeklerin iki katı daha fazla yük çekiyor.” Bu sözler ise diş hekimliği yapan Sibel Güngör Özerk’e ait. “Kadınların hayatlarında onlara destek olan insanlar olmazsa işleri daha da zorlaşıyor” diyen Özerk, “İş hayatında olan kadınlar eve gittiklerinde de ev işleriyle boğuşuyorlar. Bu sadece kadının sorumluluğunda olan bir şey değil, erkekler kadınlara evlerde destek vermeli ve iş bölümü yapılmalı. İstediğimiz zaman üstesinden gelemeyeceğimiz herhangi bir şey yok. Kadın olmaktan gurur duyuyorum.” dedi.

Continue Reading

Popüler