Connect with us

Genel

Muharrem İnce Elaşina’da partilileriyle öğle yemeği yedi! Gazetemize özel açıklamalarda bulundu

Published

on

blank

Haber Global’daki canlı yayını öncesinde Sarıyer Kefeliköy’deki Elaşina Restoranı’nda Tolga Girit’in misafiri olan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, gazetemize özel açıklamalarda bulundu.

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Haber Global’daki canlı yayını öncesinde Sarıyer’in lezzet durağı Elaşina’da Tolga Girit’in misafiri oldu, partilileriyle öğle yemeği yedi. Daha sonra ise partilileriyle boğazda yürüyüşe çıktı. Kireçburnu tarafında doğru yürüyen İnce’yi gören vatandaşlar ise şaşkınlığını gizleyemedi, hatıra fotoğrafı çektirdi. Restoranlarda yemek yiyen vatandaşların da ilgi odağında olan İnce, daha sonra yayına katılmak için Sarıyer’den ayrıldı.

Sarıyer Son Baskı gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Çetin Ali Aytaç’a özel açıklamalarda bulunan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, “Türkiye’nin yeni bir düzene, yeni bir iktidara ihtiyacı var. Yine Türkiye’nin “temiz eller” operasyonuna ihtiyacı vardır. Yani mafyadan 10 bin dolar alan siyasetçiler, marinaya çökmeler, otellere çökmeler, karakolda milletvekili dövdürmeler, uyuşturucu ticareti gibi yaşanılan olaylar utanılacak bir durumdur. Bunlar karşısında konuşmayan bir Cumhurbaşkanı vardır. Bu düzeni yıkmamız lazım. Ve biz bu düzeni yıkacağız. Bu iktidarın da, bu muhalefetin de mecali yok. Bu muhalefette umut olamıyor.

“BİZ BU MİLLETE UMUT OLMAK İÇİN YOLLARDAYIZ”

Biz onun için diyoruz ki, sloganımız MAVİ… Cemal Süreyya diyor ki, “Mavi bir renkten daha fazlasıdır. Sonsuz bir gökyüzü ve umut dolu bir deniz… ” Biz bu millete umut olmak için yollardayız. Ve bir ay içerisinde 52 ilde örgütlendik. Temmuz’un 9’unda ilçe kongrelerimiz başlayacak. 18 Eylül’de kurultayımızı yapacağız ve inşallah ilk seçimde 50+1 ile iktidar olacağız.

“TUTARSIZ, İDDİASIZ BİR MUHALEFET VAR”

Bu muhalefete ben, “Zavallı bir muhalefet” diyorum. Geçen gün sayıştay seçimini boykot ediyorlar. Ama 20 gün önce HSK seçiminde oy kullandılar. Yani bu boykot kararı akıllarına yeni geldi. Tutarsız, ilkesiz, iddiasız bir muhalefet var… İktidarla muhalefeti aynı çuvala koyup göndereceğiz.” ifadelerini kullandı.

blank blank blank

Genel

Kimya Çiftçi Dumlu: Bebeğimiz Evliliğimizi Nasıl Etkiler?

Published

on

blank

Aslı ve Ahmet üç senelik evli bir çifttir. Evliliklerinin ilk yılından itibaren çocuk sahibi olmayı arzu etmişler ve bir zaman sonra bebeklerine kavuşmuşlardır. Bu bebek her ikisinin de çok istediği ve beklediği bir bebektir. Ancak bebek doğduktan sonra, evliliklerinde yolunda gitmeyen bazı durumlar ortaya çıkmıştır. Her ikisinin de ailesi başka şehirlerde yaşadıkları için Aslı bebeğin bakımında yalnızdır ve tecrübesizdir.

***

Bebeğin doğumu ile çalışma hayatını bırakarak; bir yandan bebek, bir yandan ev işleri derken zaten gergin olan sinirlerini daha da yıpratmaya başlamıştır. Ahmet eve geldiğinde Aslı ona ne kadar yorgun olduğunu anlatmaya çalışarak eşinden sorumluluklar konusunda destek istemektedir. Ahmetise Aslı’nın neden bu kadar şikâyet ettiğini anlamakta zorlanmaktadır. Benim annem 5 kardeşime de bu kadar çok imkan yokken tek başına baktı “Bunlar zaten kadın işi. Ben ne yapabilirim ki?” diye düşünmektedir.

***

Yakınmalarına karşılık bulamayan ve anlaşılamayan Aslı, bir müddet sonra kendisinin ne kadar yorulduğunu ve aslında kocasından çok daha fazla iş yaptığını sürekli vurgular hâle gelmiştir. Bu arada Ahmet hem bu söylenmeleri duymamak hem ev içi sorumlulukları paylaşmamayı direterek de eve daha geç gelmeye başlamış, işte daha fazla vakit geçirir olmuştur. “Artık baba oldum. Daha fazla çalışmam lazım.” diyerek de kendisini avutmaktadır. Ayrıca eve gittiğinde kendisiyle eskisi gibi ilgilenemeyen ve onu güler yüzle karşılayamayan bir eşi olduğunu alt tarafı bir bebek baktığını kendisinin daha fazla dışarda yorulduğunu düşünmeye başlamıştır. Aslı da artık kocasıyla eskisi gibi yakın
olmadıklarını, gittikçe uzaklaştıklarını ve kendisinin evlilik de yalnızlaştığını düşünmektedir. Bunların hepsi de çok isteyerek ve bekleyerek kavuştukları bebeklerinin geldikten sonra başladığını düşünmektedirler.

***

“O geldikten sonra…” Evet tam olarak; o geldikten sonra dersiniz çünkü bazen aile olmaya alışmak sanıldığı kadar kolay olmaz. Bir bebeğin doğumu bir evlilik için yeni ve heyecan verici bir deneyimdir. Bebek evin neşesidir. Ancak,
genelde çiftler, bebekleri doğduktan sonra evlilik ilişkilerinde daha fazla sorun yaşamaya başlarlar. Genellikle bebek doğduktan sonra çiftlerin evlilik doyumlarında azalma görülmektedir. Çiftler karı kocalık rolünden anne babalık rolüne geçerken birbirlerine olan ilgileri biraz azalabilir.Yeni kimliklerine alışmaya çalışırken mevcut kimliklerini geri plana atabilmektedirler. Yeni bebeğin getirdiği sorumluluklar da buna eklenince çiftler zaman zaman yorgun, yetersiz ve hatta tükenmiş olarak hissedebilirler. Her sabah neşeli ve her gün daha fazla öğrenmeye hevesli bir bebek sesiyle uyanmak motivasyonu ile beraber evde eski alışkanlıkların olmadığı tatlı ama bir o kadar koşuşturmacalı bir gün başlamaktadır. Gebelik ister planlı olsun ister sürpriz olsun çiftler bir takım adaptasyon sorunu yaşamaktadır. Çiftler arasında en önemli değişimi anne yaşamaktadır.

***

Mesela; çiftin planları arasında hamilelik yoksa birden bire karşılarına çıkan bu büyük sürprizin heyecan ve gerginlik yaratması doğaldır. Yeni doğacak bebeğin getireceği yaşam değişikliği, sürpriz hamileliğin sıkıntılı bir süreç olarak algılanmasına da yol açabilir. Hamilelikle birlikte kadınların vücutlarında birtakım hormonal değişimler meydana gelir. Bu değişim, anne adayının her zamankinden farklı tepkiler sergilemesine sebep olabilir. Ayrıca bu süreç içerisinde anne adayı özgürlüğünü yitirme duygusu, eşinin ilgisini kaybedebileceğini, kariyerinin erteleneceğini, bebeğine yeterli ilgi ve bakımı verebileceğine dair korkularını, bebeğin sağlığına dair endişeleri, anne olmanın getireceği sorumlulukların kaygısını ve bir yandan da değişmekte olan vücuduna alışmaya çalışmak gibi problemlerle karşı karşıya kalır.

***

Bebeğini hissetmeye başladığı andan itibaren yaşadığı kaygı ve heyecan hep iki kişiliktir. Bütün bunlardan dolayı
bu dönemde anne adaylarının kendilerini kırılgan, alıngan, hassas hissetmeleri; biraz sinirli ve heyecanlı olmaları son derece doğaldır. Bunların geçici ve hemen her anne adayının yaşadığı sıkıntılar olduğunu unutmamak gerekir. Bazı gebelikler de anne babanın planı doğrultusunda isteyerek gelişen bir süreç iken eşler bebek sahibi olma konusunda ne kadar istekli ve planlı olsalar da çocukların doğumu ve bakımlarını üstlenmek stres ve hatta bazen depresyonu da beraberinde getirir. Hikayemizde belirttiğim gibi aile içi sorumluluk ve rollerin güncellenmemesi ile eşler arası soğukluk ve uzaklaşma durumu oluşabilmektedir. Bu durumda eşlerin arasında gerginlik yaratan ve stresi arttıran bazı hususlara dikkat etmek gerekir.

***
Çiftler Nelere Dikkat Etmelidir?

• Her çift bebekleri dünyaya geldikten sonra daha fazla stres, daha duygusal, daha savunmacı ve daha fazla tartışma eğilimi yaşayabiliyor, bu stres ilk üç yıl daha yoğun bir şekilde yaşanmakta ve bu durumun geçici olduğu bilinmelidir.
• Kimin daha çok yorulduğu konusunda çekişme yaşamamalı ve çiftler yeni rollerindeki sorumluluklarını kıyaslama yoluna gitmeyerek hayatın müşterek olduğunu hatırlayarak birbirlerinin destekçisi olmalıdır.
• Kendini sadece bir şeye adamamak gerekir (sadece bebeğe, sadece işe vb.) eşler birbirlerine mola ile dinlendirme süresi ile destek olmalıdır. Çocuk bakımı anne-baba tarafından karşılanmalı, yalnızca anneye bu sorumluluk bırakılmamalıdır.
• Bebeği veya yorgunluğu bahane ederek eşine yeterince zaman ayırmamak durumu olmamalıdır. Çiftler anne baba olmanın dışında karı-koca ilişkilerini de devam ettirmeye özen göstermelidir.
• Bir çift olarak tartışmamanız mümkün ve sağlıklı olmayacaktır. Her ilişkide tartışmalar olmaktadır, önemli olan ortak br noktada buluşmak ve birbirinizi dinlemektir. Daha yumuşak cümlelerle, daha çok ne düşündüğünüzden, ne hissettiğinizden ve neye ihtiyaç duyduğunuzdan yani “BEN DİLİ” ile bahsederek tartışın.
• Birbirinize sohbet etmek için zaman ayırın. Hayatınızda pek çok şey değişti en önemlisi siz değiştiniz, sohbet ederek eşinizle yeniden birbirinizin neler düşündüğünü bundan 5 yıl sonra kendinizi nerde gördüğünüzü, hayatınızı, hayallerinizi yeniden konuşun.
• Babalar ve bebeklerinin arasında yaşanacak olan sıcak ilişki, bir çift olarak da mutlu olmanızı sağlayacaktır. Pek çok çift için bebek dünyaya geldikten sonra yaşanan yalnızlığın nedeni anne-bebek arasındaki yakın bağa yaklaşamayan babalardır. Dolayısıyla anneler de babalar da farkına bile varmadan kendilerini yalnız hissetmeye başlayabilirler. Babanın çocuk gelişimi üstündeki olumlu etkisini düşünerek baba-bebek bağının güçlenmesini ertelemeyin. Unutmayın ki; bebeğiniz sizi anne karnındayken sesinizden tanıyor.
• Bir çift olarak yaşamınızda oluşan bu güzel değişikliğe uygun yeni rutinler geliştirmeye çalışın.
• Evlilik bir takım oyunudur ve eşlerin kendilerini bir takım olarak hissedebilecekleri en iyi zaman, bebeğin aileye katıldığı zamandır. Yapılması gereken, karşılıklı anlayışlı olmak, birbirine destek olmak, ilişkiyi canlı tutacak etkinliklere yer vermek ve birbirine zaman ayırmaktır.

Böyle bir sorunla karşılaşan çiftler, bunun yeni bebeği olan her çiftin yaşadığı normal bir süreç olduğunu unutmamalıdırlar. Tüm bunlara rağmen geleceğe dair karamsarlıklarınız varsa en kısa sürede bir uzmana
başvurmalısınız.

Continue Reading

Genel

Sarıyer’de tarihi eser kaçakçılarına operasyon

Published

on

blank

Sarıyer’de tarihi eser kaçakçılarına operasyon yapıldı. 237 parça tarihi eserin ele geçirildiği operasyonda 1 kişi gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Sarıyer’de bir kişinin çalıntı tarihi eserleri yasa dışı olarak topladığı istihbaratı üzerine çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takip ile istihbarat çalışmalarının ardından önceki gün Sarıyer’de birden fazla adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda adı açıklanmayan 1 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon düzenlenen adreslerdeki aramalarda 1 Geç Roma imparatorluğu/Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen Amphora baş kısmı kırık çanak çömlek, 1 adet küçük boyutta pişmiş toprak, 4 adet pişmiş toprak dışı kil, çok renkli kaplama gözyaşı şişesi, 95 adet farklı renk ve ebatlarda ipe gerilmiş boncuk, 45 adet farklı renk ve ebatlarda ipe gerilmiş boncuk dizisi, 69 adet ipe geçirilmiş ve kolye görünümü verilmiş sonradan devşirilmiş farklı dönemlere ait olduğu değerlendirilen boncuk, 4 adet bir ipe geçirilmiş vaziyette boncuk dizisi, 5 adet Geç Bizans/Osmanlı dönemine ait olduğu değerlendirilen mızrak ve okçuları, 7 adet farklı form biçim ve malzeme türünden sikkeler ve sikke görünümlü objeler, 3 adet farklı form, biçim ve malzeme türünden halka biçimli obje, 3 adet farklı boyut ve biçimlerde süs eşyası olduğu değerlendirilen obje olmak üzere toplam 237 parça tarihi eser ele geçirildi.

Operasyonda yakalanan şüpheli hakkında, “2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na Muhalefet” suçundan adli işlem başlatıldığı bildirildi.

Continue Reading

Genel

İşte aşının en çok yapıldığı 10 il

Published

on

blank

Sağlık Bakanı Koca, aşılama oranı en yüksek 10 ili açıkladı. İlk sırada Edirne yer alırken, ikinci sırada Amasya, üçüncü sırada ise Eskişehir yer alıyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Aşı sırası gelip, en az 1 doz aşı yaptıranların oranı yükseliyor. Salgın hastalıkları kontrol altına alabilmenin en etkili yolu dün olduğu gibi bugün de aşıdır. Sağlığınız için siz de kolları sıvayın” açıklamasını yaptı.

blank

Continue Reading

Popüler