Connect with us

Genel

ÖZER SENCAR AÇIKLADI : BU PAZAR SEÇİM OLSA…

Published

on

blank

İZMİR’de konuşan Metropoll Stratejik ve Siyasi Araştırmalar Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Özer Sencar, başkanlık sistemine destek konusunda araştırma yaptıklarını belirterek, “Bu Pazar referandum yapılsa, ‘Evet oyu veririm’ diyenlerin oranı yüzde 41.9 görünüyor. ‘Hayır’ diyenlerse yüzde 47.5 görünüyor. ‘Fikrim/Cevabım Yok’ diyenlerin oranı ise yüzde 10.5 bandında. Kararsızların dağılımı yapıldığında Türkiye yüzde 53.1 ile ‘Başkanlığa Hayır’ diyor” dedi.

İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (İZSİAD) ayda bir düzenlediği ‘Çarşamba Toplantısı’nın Haziran ayı konuğu, Metropoll Stratejik ve Siyasi Araştırmalar Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Özer Sencar oldu. 2005 yılından beri ayda bir yapılan ‘Türkiye’nin Nabzı’ araştırmaları hakkında İzmir iş dünyası temsilcilerine bilgi veren Sencar, amaçlarının, Türkiye’deki toplumsal ve siyasal değişimleri anında tespit etme ihtiyacını karşılamak olduğunu ifade etti. Her ay ülke genelinde 18 yaş üstü 1200 ile 3 bin kişi arasında vatandaşla yüz yüze görüştüklerini belirten Sencar, en önemli ilkelerinin tarafsızlık ve güvenilirlik olduğunu vurguladı. Sencar, konuşmasını; Başkanlık Sistemine Yönelik Algı, Türkiye’nin Gidişatı, Kurultaya Doğru MHP, AKP’de Değişim mi, Statüko mu, Bir Olasılık Olarak Yeni Parti ve Siyasal Durum şeklinde altı ana başlıkta topladı.

TÜRKİYE, ‘BAŞKANLIĞA HAYIR’ DİYOR

Başkanlık sistemi için yapılacak bir referanduma seçmen katılım oranının yaklaşık yüzde 87 olacağını öngören Sencar, “Katılım, muhalefet tabanında düşük görünüyor. Örneğin HDP seçmeninin yüzde 22.5’u, ‘Sandığa gitmem’ diyor. MHP’de bu oran yüzde 17.6, CHP’de yüzde 6, AKP’de ise yüzde 3.3 görünüyor” dedi. Seçmenin, Başkanlık sistemine destek verip vermediği konusunda da araştırma yaptıklarını belirten Sencar, şu tespiti yaptı:

“Bu Pazar referandum yapılsa, ‘Evet oyu veririm’ diyenlerin oranı yüzde 41.9 görünüyor. ‘Hayır’ diyenlerse yüzde 47.5 görünüyor. ‘Fikrim/Cevabım Yok’ diyenlerin oranı ise yüzde 10.5 bandında. Kararsızların dağılımı yapıldığında Türkiye yüzde 53.1 ile ‘Başkanlığa Hayır’ diyor.”

“EVET’ÇİLERİN EN BÜYÜK NEDENİ, ERDOĞAN SEVGİSİ”

Başkanlık Sistemi’ne desteğin en önemli nedeninin yüzde 45.8 gibi büyük bir oranla “Erdoğan sevgisi” olduğunu belirten Sencar, destek verenlerin arasında, “Çünkü ekonomi iyileşecek. Güçlü ve istikrarlı yönetim olacak” diyenlerin oranının ise yüzde 30.9 olduğunu kaydetti. Başkanlık Sistemi’ni desteklemeyenlerin yüzde 51.7’sinin, “Diktatörlüğe yol açacağını düşündüğüm için desteklemiyorum” dediğini aktaran Sencar, yüzde 12’lik bir kesimin de, “Erdoğan’ın Başkan olmasını istemediğim için desteklemiyorum” seçeneğini işaretlediğini söyledi.

AK PARTİ’LİLERİN YÜZDE 9.9’U DA HAYIR DİYOR

Partilerin seçmen tabanı incelendiğinde, Başkanlık Sistemi’ne en büyük desteğin yüzde 12.8 ile MHP tabanında olduğunu belirten Sencar, “CHP seçmeninin yüzde 6.7’si, HDP seçmeninin ise yüzde 3.2’si başkanlık sistemine destek veriyor. İlginçtir AKP seçmeni arasında yüzde 9.9’luk bir kısımsa ‘başkanlığa hayır’ diyor” diye konuştu. Sencar, ardından da şu bilgileri verdi:

“Coğrafi bölgeler açısından irdelendiğinde Başkanlık Sistemi’ne en büyük desteğin yüzde 61.1 ile İç Anadolu Bölgesi’nde olduğu görülüyor. Bunu yüzde 51.3 ile Marmara Bölgesi takip ediyor. Diğer bölgelerde sisteme destek oranı yüzde 28 ile 34.5 arasında değişiyor. ‘Başkalığa Hayır’ diyenlerin en yüksek olduğu bölge ise yüzde 70.2 ile Ege Bölgesi. Ege’yi, yüzde 58.3 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve yüzde 56.6 ile Doğu Anadolu Bölgesi takip ediyor. Kararsızların en yoğun olduğu iki bölge ise yüzde 26.9 ile Karadeniz ve yüzde 23.5 ile Akdeniz bölgeleri. Üç büyük kent bazında Başkanlık Sistemi’ne destek tablosu ise şöyle: İstanbul’da destek oranı yüzde 58.2, Ankara’da yüzde 56.5, İzmir’de ise yüzde 22.5. İzmir seçmeninin yüzde 75.7’si, ‘başkanlık sistemi’ne hayır’ diyor. Kararsız seçmenin en düşük olduğu kent de yüzde 1.8’le İzmir. Etnik kökene göre dağılım yapıldığında ise ülke nüfusunun yüzde 76’sını oluşturan Türk nüfusun yüzde 44.6’sının ‘başkanlığa evet’, yüzde 45.7’sinin ‘hayır’ dediğini görüyoruz. Ülke nüfusunun yüzde 17’sini oluşturan Kürt nüfusun ise yüzde 32.2’si ‘evet’ derken, yüzde 57.8’i ‘hayır’ diyor. ‘Hayır’ diyenlerin en yüksek olduğu kesim ise yüzde 58.3 ile Balkan göçmenleri.”

“YÜKSEK YARGI ÜYELERİNİ TBMM ATAMALI”

Türkiye’de hukuk ve adalet sisteminin de özellikle son yıllarda hayli tartışmalı hale geldiğini belirten Sencar, seçmene, olası “Olası Başkanlık Sistemi’nde Yüksek Yargı Hakimlerini ve Savcılarını Kim Atamalı” sorusunu da yönelttiklerini kaydetti. Sencar, “Farklı partilerden de olsalar, seçmenlerin bu soruya ağırlıklı olarak, ‘TBMM’ yanıtını verdikleri görüldü” dedi. Yine seçmenin, yüzde 75’e yakın bir ortalamayla, “Meclis, Başkanı denetlemeli” dediğini aktaran Sencar, “Seçmenin yaklaşık yüzde 75’i, ‘Başkan’ın her türlü faaliyetini yargı denetlemeli’ diyor. Seçmenin yüzde 67.9’u, ordudaki üst düzey atamalara da Başkan’ın tek başına karar vermemesi gerektiğini söylüyor” dedi.

AK PARTİ SEÇMENİN YÜZDE 44.5’İ DE MEVCUT SİSTEMİ BAŞARILI BULUYOR

Seçmenin yüzde 49.1’inin, mevcut parlamenter sistemi başarılı bulduğunu aktaran Sencar, “Başarısız diyenlerin oranı yüzde 39.3. Yanıt vermeyenlerin yüzdesi ise yüzde 11.6. AKP seçmeninin yüzde 44.5’i de mevcut sistemi ‘başarılı’ buluyor” diye konuştu.

SEÇMENİN ÖNCELİKLERİ İLE HÜKÜMETİNKİLER FARKLI

Seçmenin yüzde 63.6’sına göre, ele alınması gereken en önemli sorunun ‘terör’ olduğunu belirten Sencar, şöyle devam etti:

“Bunu yüzde 11.2 ile ekonomi, yüzde 10.1 ile özgürlükler ve demokrasi takip ediyor. ‘Önce anayasa ve başkanlık sistemi ele alınmalı’ diyenlerin oranı yüzde 5.4; ‘Paralel Yapıyla Mücadele’ diyenlerin oranı ise yüzde 1.2. Seçmenlerin gündemi ile hükümetin gündemi arasında ciddi farklar var.”

“MHP’DE AKŞENER ÖNDE AMA ‘KARARSIZ’ ORANI ÇOK YÜKSEK”

Yargı kararı sonrası olağanüstü kurultaya gitmesi kesinleşen MHP’ye de değinen Sencar, MHP seçmeninin yüzde 42’sinin genel başkan olarak Meral Akşener’i görmek istediğini söyledi. Sencar, Devlet Bahçeli’ye desteğin yüzde 9.7; Ümit Özdağ’a yüzde 4.3; Sinan Oğan’a yüzde 4.1; Koray Aydın’a ise yüzde 2.3 göründüğünü kaydetti; kararsızların oranının ise yüzde 37.6 gibi büyük bir rakam olduğunu vurguladı.

YENİ PARTİYE İHTİYAÇ YOK

Sencar seçmene, “Yeni bir partiye ihtiyaç var mı” sorusunu da yönelttiklerini kaydetti. Seçmenin yaklaşık yüzde 75’inin, bu soruya, “Hayır ihtiyaç yok” dediğini aktaran Sencar, “Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Ahmet Davutoğlu yeni parti kursalar oy verir misiniz” sorusuna, seçmenin yüzde 72.3’ünün “Hayır”; yüzde 10.2’sinin “Evet” dediğini ifade etti.

BU PAZAR SEÇİM OLSA

Son olarak, “Bu pazar seçim olsa” sorusunun yanıtını aradıklarını kaydeden Sencar, sözlerini şöyle tamamladı:

“AKP’ye destek yüzde 49.9 seviyesinde görünüyor. CHP’nin oy oranı yüzde 24.1, MHP yüzde 13.8, HDP ise yüzde 11 bandında.”

KÜÇÜKKURT’TAN TEŞEKKÜR VE PLAKET

İZSİAD Başkanı Hasan Küçükkurt, Sencar’a, verdiği bilgiler için teşekkür etti. Küçükkurt ve İZSİAD Yönetim Kurulu üyeleri, Sencar’a teşekkür plaketini birlikte sundu.

DHA

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Büyükdere’de yavru köpeği ezdi, umursamadan yoluna devam etti

Published

on

blank

Sarıyer’in Büyükdere Mahallesi’nde Mısırlı bir kişi otomobiliyle yavru köpeği ezdi, umursamadan yoluna devam etti.

Olay geçen Cumartesi saat 15.00 sıralarında Büyükdere Mahallesi’nde meydana geldi. Mısırlı Ahmad Mohsen Y. otomobille yavru köpeğe çarptı. Otomobili durduran Ahmad Mohsen Y. köpeğe baktıktan sonra yoluna devam etti. Yavru köpeği gören kadın, onu arabasına alarak veterinere götürdü. Yavru köpeğin veterinerdeki tedavisi devam ediyor.

ÖNCE GÖZALTI, SONRA SERBEST

Yavru köpeğe altı kardeşi ve annesi ile birlikte bakan mahalleliler, olayın meydana geldiği yerdeki güvenlik kameralarını inceleyince polise haber verdi. Polis, Ahmad Mohsen Y.’yi gözaltına aldı. Ahmad Mohsen Y. ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Continue Reading

Genel

Kabine toplanıyor! İşte normalleşme süreci…

Published

on

blank

2 haftalık kademeli normalleşme sürecinde sona gelindi. Gözler, yeni dönem için Kabine toplantısında. Türkiye’de corona virüs salgını kapsamında alınacak yeni tedbirlerin kararlaştırılacağı Kabine Toplantısı, bugün gerçekleştirilecek.

En son 17 Mayıs’ta gerçekleşen Kabine Toplantısı’nın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada, “Kabine toplantımızda Haziran’dan itibaren başlayacak kademeli normalleşmenin 2. etabını görüştük. Önümüzdeki günlerde gelişmelere göre milletimizle paylaşacağız” demişti.

KABİNE TOPLANTISI NE ZAMAN?

Türkiye’nin salgına karşı alacağı yeni tedbirlerin kararlaştırılacağı Kabine Toplantısı, 31 Mayıs’ta yapılacak.

1 HAZİRAN SONRASI UYGULANACAK TEDBİRLER BELLİ OLACAK

Kabine toplantısında 1 Haziran sonrası hangi tedbirlerin uygulanacağı şekillenecek.

Edinilen bilgiye göre, toplantıda kafe ve restoranların kişi sınırlaması ile açılması, düğünlere belirli kurallar içerisinde izin verilmesi, sokağa çıkma kısıtlamasının esnetilmesi ve açık havada maske zorunluluğunun kaldırılmasına ilişkin konular gündeme getirilecek.

KAFELER NE ZAMAN AÇILACAK?

Vaka sayısındaki düşüşün sürmesi durumunda, 1 Haziran’da kafe ve restoranlar açılacak.

DÜĞÜN SALONLARI NE ZAMAN AÇILACAK?

Kabine toplantısında alınacak yeni karara göre, düğün salonlarının belli sayıda misafir ağırlamak şartıyla açılabileceği gündemde.

Düğünlerin, ilk etapta açık alanlarda, aşılamanın artması halinde kapalı alanlarda da yapılması bekleniyor.

SPOR SALONLARI, HALI SAHALAR, KIRAATHANELER

Kabinede spor salonları, halı sahalar, yüzme havuzları ve kıraathanelerin yarından itibaren açılmasına dönük karar çıkması da öngörülüyor.

MASKEYE MESAFE AYARI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ilerleyen dönemlerde 2 metrelik mesafe şartıyla maskenin çıkartılabileceğini söylemişti. Bu açıklamanın ardından bugünkü kabinede turizm sezonunun açılmasına paralel olarak park, bahçe ve sahil gibi açık alanlarda mesafeli şekilde maskesiz dolaşma kararının alınabileceği belirtiliyor.

TELAFİ EĞİTİMİ BU HAFTA NETLEŞECEK

Eğitim alanında atılacak adımlar da Kabine toplantısında ele alınacak…

Telafi eğitimine ilişkin sürecin ayrıntılarının da Kabine toplantısında alınması bekleniyor. Telafi eğitimin ne zaman başlayacağı ve yüz yüze mi yoksa uzaktan mı olacağı masadaki konular arasında.

Konuya ilişkin Mili Eğitim Bakanı Selçuk, Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada “Telafi eğitimi ne zaman başlayacak? Yüz yüze mi yoksa uzaktan mı olacak?” soruısuna yanıt verdi.

Bakan Selçuk, “Biz telafi eğitiminin haziran ayı başında başlamasını ve yüz yüze olmasını istiyoruz” dedi.

2021-2022 eğitim-öğretim yılının erken başlaması çağrılarını da değerlendiren Selçuk,, “İklim açısından okulların Ağustos’ta açılması doğru değil. Eylül gibi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI 24.00’A KADAR UZATILABİLİR

Sağlık bakanlığı Bilim Kurulu, hafta içi ve hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına ilişkin yol haritası önerisini Bakan Koca’ya sundu.

Bakan Koca, yeni kısıtlama haritasını Kabine Toplantısı’nda aktaracak.

Bilim Kurulu’nun hafta içi uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması uygulaması saat 24.00’e kadar uzatılmalı önerisi, kabine üyeleri tarafından ele alınacak.

Hafta sonu kısıtlamasının da kaldırılması üzerinde duruluyor.

AÇIK HAVADA MASKE ZORUNLULUĞU NE ZAMAN KALKACAK?

Yarın yapılacak olan Kabine Toplantısı’nda, 1 Haziran sonrası aşılama çalışmalarının hızlanması halinde maskesiz hayat planı da gündeme gelecek.

Sahil ve parklarda 2 metre mesafe varsa maske takılması zorunlu olmayacak.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN AÇIKLAYACAK

Toplantı sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yaparak, alınan kararları vatandaşlara aktarması bekleniyor.

Continue Reading

Genel

İstanbul, fethini layıkıyla kutladı

Published

on

blank

İBB, 29 Mayıs İstanbul’un Fethi’nin 568’nci yıl dönümü kutlamalarını görsel şölenle noktaladı. Fatih’in İstanbul’a giriş yaptığı Haliç semaları, yüzlerce “drone”un Fethi simgeleyen 10 dakikalık muhteşem multimedya gösterisiyle aydınlandı. Kentin 8 farklı sembolik noktasında eş zamanlı olarak ışık ve ses gösterileri düzenlendi. Haliç’teki etkinlikte konuşan ve gençlere seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Rol modeliniz burada. Bu şehrin her santimetre karesinde. 20 yaşında genç Sultan sizin modeliniz. Ona bakın ve siz de farklı düşünme cesaretinize, mücadele cesaretinize, keşfedilmemiş yollara gitme cesaretinize, imkansızı isteme cesaretinize sahip çıkın. Ve ibret alın; Fatih’in fethettiği canım İstanbul’un, asırlar sonra düşürüldüğü halden ibret alın. Ve cesaretinizi de yine aynı İstanbul’un şahlanışından alın. Fatih biziz; Fatih sizsiniz sevgili gençler. Fatih, hepimiziz…” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 29 Mayıs İstanbul’un Fethi’nin 568’nci yıl dönümü kutlamalarını, muhteşem bir etkinlikle noktaladı. Beyoğlu’ndaki Haliç Kongre Merkezi otopark alanında gerçekleştirilen etkinliğin onur konukları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener oldu. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek Kaya İmamoğlu ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin Genel Başkan Yardımcıları, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, İBB üst yönetimi, İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı, belediye başkanları ile siyasi parti temsilcileri hazır bulundu. Etkinlik, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almak için döktürdüğü “şahi” topunun ağzından esinlenerek tasarlanan 37 metrelik sahne üzerinde gerçekleştirildi. Sahne önüne konumlandırılan toplar önünde konumlandırılan özel makyajlı ve kostümlü performans sanatçıları, fetih dönemimin askerlerini canlandırdı.

FATİH’İN KİTABI TANITILDI

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan etkinlikte, “Fatih Sultan Mehmet” kitabının tanıtımı yapıldı. Etkinlikte sırasıyla; İmamoğlu, Akşener ve Kılıçdaroğlu birer konuşma yaptı. Pandemi koşulları nedeniyle geniş katılımlı bir etkinlik yapılamadığının altını çizen İmamoğlu, “Bu zorlu günleri de atlatacağımıza, yakın zamanda yeniden hep bir arada olabileceğimize yürekten inanıyorum” dedi. İstanbul’un fethinin, bir çağı kapatıp bir yenisini açan, dünya tarihinde çok önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Bu muhteşem şehri, dünyanın gözbebeği aziz İstanbul’u bizlere armağan eden Fatih Sultan Mehmed Han’ı ve kutlu askerlerini rahmetle, minnetle yad ediyorum” diye konuştu.

İMAMOĞLU: “FATİH SULTAN MEHMED HAN GERÇEK BİR ENTELEKTÜELDİ”

“Bu şehrin fethi, sadece surların ve zincirlerin aşılmasıyla başarılmadı” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“’Toprakları değil, gönülleri fethetmeye gidiyoruz” diyen Fatih, fetihten sonra bu şehirde hakim olan yeni yaşamı tarzını da kurguladı. O büyük ve kucaklayıcı lider, bu kadim şehirde, her inancı, her çeşit geleneği, her kültürü ve yaşam tarzını koruyan, adil, eşit ve hoşgörülü bir yönetimi tanımladı. Çünkü, istisnasız tüm tarihçilerin mutabık olduğu gibi, Fatih Sultan Mehmed Han gerçek bir entelektüeldi. Eğitime, kültüre, bilim ve sanata yaklaşımıyla çağının çok ilerisindeydi. Uzlaşmaz gibi gösterilen Doğu ve Batı kültürlerini özgün bir sentez içinde buluşturdu ve kültürel bir ‘yeniden doğuşa’, yani rönesansa öncülük etti. Bu, ‘Fatih’in Rönesansı’dır ve en güzel ifadesini İstanbul’da bulmuş, İstanbul’la özdeşleşmiştir.”

“FATİH, MANEVİ DÜNYAMIN ÖNEMLİ LİDERLERİNDEN BİRİDİR”

Fatih’in, kendisi için, kişiliğinden, mücadelesinden ve derinliğinden ilham aldığı eşsiz bir şahsiyet olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Kuşkusuz, Fatih Sultan Mehmet dünya tarihi için olduğu kadar İstanbul’da yaşayan herkes için çok önemli bir padişahtır. Ama Fatih, kişisel olarak benim için en az iki kez önemlidir. Çünkü, o kutlu padişah, İstanbul’un fethinden sadece 8 yıl sonra, benim doğup büyüdüğüm, kimliğimi ve kişiliğimi bulduğum ve de her bir hücreme kadar manevi değerleri benliğime yer etmiş olan Trabzon’u da fethetmiş olan padişahtır aynı zamanda. O nedenle Fatih, benim manevi dünyamın önemli liderlerinden biridir. Tıpkı fetihten yüzyıllar sonra, bu güzel şehri düşman işgalinden kurtaran ve yeniden ayağa kaldıran bir diğer dünya lideri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi. Ne mutlu bize ki, tarihimizde izinden yürüyebileceğimiz ve bize hayat boyu yol gösterecek böylesi büyük kahramanlarımız ve liderlerimiz var” dedi.

“568 YIL ÖNCE FATİH KAZANDIRDI, 98 SENE ÖNCE ATATÜRK KURTARDI”

İstanbul’u 568 yıl önce Fatih Sultan Mehmet kazandırdığını, 98 sene önce de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün düşman işgalinden kurtardığının altını çizen İmamoğlu, “O yüzden bu kutsal şehir, tarihimizdeki en önemli iki liderinden bizlere emanettir. Bu emanete, Fatih Mehmet Sultan Han’ın yaptığı gibi adil, hoşgörülü ve eşit; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği gibi akılla, bilimle, cesaretle ve özenle sahip çıkmak boynumuzun borcudur. İşte biz, bu tarihi bilinçle ve ısrarla, bu büyük emanete ihanet edecek bir girişim olarak gördüğümüz Beton Kanal’a şiddetle karşı çıkıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, inşa edilmek istenen beton kanal bu şehrin kalbine vurulacak bir hançerden farksızdır. Bu aziz şehri korumak, bu aziz emanete sahip çıkmak sadece 16 milyon İstanbullunun değil, 83 milyonun görevi ve hakkıdır. Çünkü bu aziz şehir, bu millete emanet edilmiştir. Bugün tüm İstanbullulara, ‘İstanbul Senin’ diyebiliyorsak, tam 568 yıl önce bugün gerçekleşen bu fetih ve onun kumandanı Fatih Sultan Mehmed Han sayesindedir. Onların mirası olan bu muhteşem şehri hep birlikte daha güzel günlere taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Fatih Sultan Mehmed Han’ı ve fetihte rol alan, şehit veya gazi olan askerlerini bir kez daha saygıyla anıyor, 16 milyon adına İstanbul’un Fethi’ni coşkuyla kutluyorum” ifadelerini kullandı.

AKŞENER: “DÜNYAYA ÖRNEK BİR YÖNETİM ANLAYIŞINI HER TARAFA GÖSTERDİK”

Etkinlik alanında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti aktaran Akşener ise, duygularını, “Bugün burada olmak inanılmaz can verici, güzel bir duygu. Tam 568 yıl evvel Peygamber Efendimizin müjdesini verdiği, İstanbul’un fethedildiği tarih. Bir tarihçi olarak; gemilerin zincirleri aştırıldığı, zekanın sembolü olan Haliç’in kenarındayız. Yıllar evvel o güzel asker, o güzel komutan İstanbul’u fethetti. Peygamber Efendimiz’in müjdesine uygun bir biçimde dünyanın incisi, iki kıtanın birleştirildiği o İstanbul şehrindeki ne hayat tarzına, ne mimariye, ne burada yaşanan insanların hiçbir alanına uzatmadan, iki kültürün birleşiminde bir sentez ortaya çıkardılar. Ve biz 568 yıl evvel hayat tarzlarına, tercihlere ve seçilen yolda yürümeye nasıl bir saygı gösterildiğini, buna bu davranış biçimine nasıl saygı gösterildiğini ve adaletin nasıl işlediğini o zamanlar dünyaya örnek olan bir yönetim anlayışıyla her tarafa gösterdik” sözleriyle dile getirdi.

“İMAMOĞLU’NUN FATİH’TEN FEYZ ALACAĞINA İNANIYORUM”

İmamoğlu’nun, İstanbul’un şehriemini olarak Fatih’in adaletinden ve saygısından feyz alıp, o yolda yürüyeceğine inandığını belirten Akşener, “İstanbul, güzel şehir. İstanbul, dünyanın incisi.  İstanbul, bizlere miras. İstanbul, atalarımızdan bize, bizim de çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız bir miras. Göllerini, sularını, toprağını, yeşilini, insanını, hayvanını, neyi varsa, çiçeğini, böceğini, her şeyini gördüğümüz gibi bakmak zorunda olduğumuz, gözümüz gibi esirgemek zorunda olduğumuz şehrimiz. Bir dünya mirası. Sadece bizim milletimize, Anadolu’muza, Türkiye’mize değil; dünyanın mirası. Onu korumak ve güzelleştirmek, yarına miras bırakmak hepimizin görevi” ifadelerini kullandı.

“İSTANBULLULAR, UCUBE KANALI ENGELLEMEK İMAMOĞLU’NU SEÇTİ”

“İstanbullu, İstanbul’un betona görülmesini, yeşilinin yok edilmesini, insanlarına hoyratça davranılmasını ve en son Kanal İstanbul denilen o ucube sistemin oluşmasını engellemek için 31 Mart’ta Sayın İmamoğlu’nu belediye başkanı olarak tercih etti” diyen Akşener, şunları söyledi:

“İstanbullu daha ne yapsın? Yönetimi değiştirdi. Ben, Ekrem Bey kardeşimin, bu mirasa nasıl saygı gösterdiğini, nasıl saygı göstereceğini biliyorum. Ona inanıyorum. Umarım burada ortaya koyacağımız ve koyduğumuz, koyacak olduğunuz tavrın, bu mirasa gösterdiğimiz, göstereceğimiz saygının diğer kadim şehirlerimizde yönetimde bulunan herkese örnek olmasını diliyorum. Ve gençlerimiz… Biz büyükler örnek oldukça, aklı, inancı, saygıyı, bilimi öne koydukça, yarın miras bırakacağımız, bugünün çocuklarının, gençlerinin de yarın İstanbul’a aynı derecede sahip çıkacağına inanıyorum. Güzel bir yolculuk bu. İnşallah yolculukta Allah sizleri, bizleri utandırmasın. Başkanım, Allah sizin gözünüzü aşağı eğdirmesin. Cenab-ı Hak, hiç birimizi hem kendi huzurunda hem de kullarının karşısında mahcup etmesin. Her birinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.”

KILIÇDAROĞLU: “FATİH, ASIRLARIN KAHRAMANI”

Akşener’in ardından konuşan Kılıçdaroğlu, sözlerine, “Bugün burada, Osmanlı Devleti’nin en genç padişahlarından olan, o zaman sadece 20 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet Han ve şanlı ordusunu rahmet ve minnetle yâd etmek için buluştuk” şeklinde başladı. Fatih’in çağ açıp kapatan bir lider olduğuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, “Dolayısıyla kendisi de zamanının değil, asırların kahramanı olmuştur. Bu öyle bir gurur, öyle bir onurdur ki, İstanbul’un fethinin üzerinden tam 568 yıl geçti, biz her yıl aynı heyecanla kutluyoruz. İnşallah hep beraber ebediyete kadar da kutlamaya devam edeceğiz. İstanbul Fatih’ine ve onun emanetine sahip çıkan ve bu şehri işgalcilerden kurtaran Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Bu şehir Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeğidir” ifadelerini kulandı.

“FETHETTİĞİMİZ SADECE İSTANBUL DEĞİL; KENDİMİZDİ”

İstanbul’un ülkenin göz bebeği olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Fethettiğimiz sadece İstanbul değildi aslında. Fethettiğimiz kendimizdi. Bu toprakların zorlukları vardı. Onlarla yüzleşmeliydik, onları kucaklamalıydık, onlara meydan okumalıydık. İşte bu cesareti fethetmiştik. 1000 yıllık geleneklerimizle oluşturduğumuz toplumsal kodlarımızdı bunlar. Ve bu 1000 yıllık geleneklerimiz, sahip olduğumuz en yüksek bilgeliktir. Bu konuşmayı yaparken hem gururluyum hem de hissettiğim sorumluluktan dolayı biraz da kalbim kırık. İnanın, muhalefet yapmanın en zor dönemindeyim. Bu kadim devleti, bu emaneti ne hale getirdiklerini gördükçe, bu rezillikleri gördükçe, muhalefet olmakta çok zorlanıyorum. Çünkü inanın onların yaptıklarını, ben konuşmakta zorlanıyorum. Utanıyorum bir şey demeye. Utanıyorum bunlara dikkati çekmeye. Oysa görevimiz bu rezilliklerle mücadele etmek.”

“ROL MODELİNİZ GENÇ SULTAN”

Türkiye’nin büyük sorunları olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, konuşmasını, “1000 yıllık devlet geleneklerimiz, bu sorumsuz ve gözü doymaz, çeteleşmiş iktidarın elinde magazine dönüşmüş durumda. Bu süreçte en çok haksızlık da bu şehre yapıldı. Devletimizin saygınlığı, İstanbul’un itibarı, kendisine ihanet etmiş saray iktidarının, mafya ve çetelerle giriştiği magazinsel ilişkilerin elinde can çekişiyor. Kendimize inanmak zorundayız. Zorluklara göğüs germek zorundayız. Fatih Sultan Mehmet Han’dan bize miras kalan cesaretle, bu millet korkuyu fethedecektir. Özelliklegençlere mesajım; rol modeliniz burada. Bu şehrin her santimetre karesinde. 20 yaşında genç Sultan sizin modeliniz. Ona bakın ve siz de farklı düşünme cesaretinize, mücadele cesaretinize, keşfedilmemiş yollara gitme cesaretinize, imkansızı isteme cesaretinize sahip çıkın. Ve ibret alın; Fatih’in fethettiği canım İstanbul’un, asırlar sonra düşürüldüğü halden ibret alın. Ve cesaretinizi de yine aynı İstanbul’un şahlanışından alın. Fatih biziz; Fatih sizsiniz sevgili gençler. Fatih, hepimiziz…” sözleriyle tamamladı.

 ÖNCE GÖRSEL ŞÖLEN, SONRA MUHTEŞEM KONSER

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından sonra Mustafa Demir Hoca’nın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti sunuldu. İBB Mehteran Takımı’nın gösterisiyle hareketlenen etkinlikteki heyecan; “drone”, “mapping” ve ışık gösterileriyle doruğa çıktı. Özel olarak programlanan yüzlerce “drone”, 10 dakikalık muhteşem bir multimedya gösterisiyle, Haliç üzerinde görsel şölen yaşattı. 8 farklı noktada; Salacak sahili, Pierre Loti, Beşiktaş Yahya Kemal Parkı Fatih Sultan Mehmet Heykeli, Yedikule, Topkapı, Belgrad Kapı, Rumeli Hisarı ve Sarayburnu Atatürk Anıtı’nda da Haliç’teki gösteriyle eş zamanlı olarak ışık ve ses gösterileri düzenlendi. Pandemi nedeniyle etkinliği canlı izleyemeyen İstanbullular, İBB ve İmamoğlu’nun sosyal medya mecraları üzerinden bu muhteşem görsel şölene, “sanal” olarak tanıklık etti. “Drone”ların gösterisine, 2000 metrekarelik alanı kapsayan ve fethin sembolik anlarını anlatan “mapping” film eşlik etti. Görsel şölenin ardından sahne alan 76 kişilik İskender Paydaş Orkestrası, fethe özel bestelenen marşı icra etti.

Continue Reading

Popüler