Connect with us

Genel

ÖZER SENCAR AÇIKLADI : BU PAZAR SEÇİM OLSA…

Published

on

blank

İZMİR’de konuşan Metropoll Stratejik ve Siyasi Araştırmalar Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Özer Sencar, başkanlık sistemine destek konusunda araştırma yaptıklarını belirterek, “Bu Pazar referandum yapılsa, ‘Evet oyu veririm’ diyenlerin oranı yüzde 41.9 görünüyor. ‘Hayır’ diyenlerse yüzde 47.5 görünüyor. ‘Fikrim/Cevabım Yok’ diyenlerin oranı ise yüzde 10.5 bandında. Kararsızların dağılımı yapıldığında Türkiye yüzde 53.1 ile ‘Başkanlığa Hayır’ diyor” dedi.

İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (İZSİAD) ayda bir düzenlediği ‘Çarşamba Toplantısı’nın Haziran ayı konuğu, Metropoll Stratejik ve Siyasi Araştırmalar Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Özer Sencar oldu. 2005 yılından beri ayda bir yapılan ‘Türkiye’nin Nabzı’ araştırmaları hakkında İzmir iş dünyası temsilcilerine bilgi veren Sencar, amaçlarının, Türkiye’deki toplumsal ve siyasal değişimleri anında tespit etme ihtiyacını karşılamak olduğunu ifade etti. Her ay ülke genelinde 18 yaş üstü 1200 ile 3 bin kişi arasında vatandaşla yüz yüze görüştüklerini belirten Sencar, en önemli ilkelerinin tarafsızlık ve güvenilirlik olduğunu vurguladı. Sencar, konuşmasını; Başkanlık Sistemine Yönelik Algı, Türkiye’nin Gidişatı, Kurultaya Doğru MHP, AKP’de Değişim mi, Statüko mu, Bir Olasılık Olarak Yeni Parti ve Siyasal Durum şeklinde altı ana başlıkta topladı.

TÜRKİYE, ‘BAŞKANLIĞA HAYIR’ DİYOR

Başkanlık sistemi için yapılacak bir referanduma seçmen katılım oranının yaklaşık yüzde 87 olacağını öngören Sencar, “Katılım, muhalefet tabanında düşük görünüyor. Örneğin HDP seçmeninin yüzde 22.5’u, ‘Sandığa gitmem’ diyor. MHP’de bu oran yüzde 17.6, CHP’de yüzde 6, AKP’de ise yüzde 3.3 görünüyor” dedi. Seçmenin, Başkanlık sistemine destek verip vermediği konusunda da araştırma yaptıklarını belirten Sencar, şu tespiti yaptı:

“Bu Pazar referandum yapılsa, ‘Evet oyu veririm’ diyenlerin oranı yüzde 41.9 görünüyor. ‘Hayır’ diyenlerse yüzde 47.5 görünüyor. ‘Fikrim/Cevabım Yok’ diyenlerin oranı ise yüzde 10.5 bandında. Kararsızların dağılımı yapıldığında Türkiye yüzde 53.1 ile ‘Başkanlığa Hayır’ diyor.”

“EVET’ÇİLERİN EN BÜYÜK NEDENİ, ERDOĞAN SEVGİSİ”

Başkanlık Sistemi’ne desteğin en önemli nedeninin yüzde 45.8 gibi büyük bir oranla “Erdoğan sevgisi” olduğunu belirten Sencar, destek verenlerin arasında, “Çünkü ekonomi iyileşecek. Güçlü ve istikrarlı yönetim olacak” diyenlerin oranının ise yüzde 30.9 olduğunu kaydetti. Başkanlık Sistemi’ni desteklemeyenlerin yüzde 51.7’sinin, “Diktatörlüğe yol açacağını düşündüğüm için desteklemiyorum” dediğini aktaran Sencar, yüzde 12’lik bir kesimin de, “Erdoğan’ın Başkan olmasını istemediğim için desteklemiyorum” seçeneğini işaretlediğini söyledi.

AK PARTİ’LİLERİN YÜZDE 9.9’U DA HAYIR DİYOR

Partilerin seçmen tabanı incelendiğinde, Başkanlık Sistemi’ne en büyük desteğin yüzde 12.8 ile MHP tabanında olduğunu belirten Sencar, “CHP seçmeninin yüzde 6.7’si, HDP seçmeninin ise yüzde 3.2’si başkanlık sistemine destek veriyor. İlginçtir AKP seçmeni arasında yüzde 9.9’luk bir kısımsa ‘başkanlığa hayır’ diyor” diye konuştu. Sencar, ardından da şu bilgileri verdi:

“Coğrafi bölgeler açısından irdelendiğinde Başkanlık Sistemi’ne en büyük desteğin yüzde 61.1 ile İç Anadolu Bölgesi’nde olduğu görülüyor. Bunu yüzde 51.3 ile Marmara Bölgesi takip ediyor. Diğer bölgelerde sisteme destek oranı yüzde 28 ile 34.5 arasında değişiyor. ‘Başkalığa Hayır’ diyenlerin en yüksek olduğu bölge ise yüzde 70.2 ile Ege Bölgesi. Ege’yi, yüzde 58.3 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve yüzde 56.6 ile Doğu Anadolu Bölgesi takip ediyor. Kararsızların en yoğun olduğu iki bölge ise yüzde 26.9 ile Karadeniz ve yüzde 23.5 ile Akdeniz bölgeleri. Üç büyük kent bazında Başkanlık Sistemi’ne destek tablosu ise şöyle: İstanbul’da destek oranı yüzde 58.2, Ankara’da yüzde 56.5, İzmir’de ise yüzde 22.5. İzmir seçmeninin yüzde 75.7’si, ‘başkanlık sistemi’ne hayır’ diyor. Kararsız seçmenin en düşük olduğu kent de yüzde 1.8’le İzmir. Etnik kökene göre dağılım yapıldığında ise ülke nüfusunun yüzde 76’sını oluşturan Türk nüfusun yüzde 44.6’sının ‘başkanlığa evet’, yüzde 45.7’sinin ‘hayır’ dediğini görüyoruz. Ülke nüfusunun yüzde 17’sini oluşturan Kürt nüfusun ise yüzde 32.2’si ‘evet’ derken, yüzde 57.8’i ‘hayır’ diyor. ‘Hayır’ diyenlerin en yüksek olduğu kesim ise yüzde 58.3 ile Balkan göçmenleri.”

“YÜKSEK YARGI ÜYELERİNİ TBMM ATAMALI”

Türkiye’de hukuk ve adalet sisteminin de özellikle son yıllarda hayli tartışmalı hale geldiğini belirten Sencar, seçmene, olası “Olası Başkanlık Sistemi’nde Yüksek Yargı Hakimlerini ve Savcılarını Kim Atamalı” sorusunu da yönelttiklerini kaydetti. Sencar, “Farklı partilerden de olsalar, seçmenlerin bu soruya ağırlıklı olarak, ‘TBMM’ yanıtını verdikleri görüldü” dedi. Yine seçmenin, yüzde 75’e yakın bir ortalamayla, “Meclis, Başkanı denetlemeli” dediğini aktaran Sencar, “Seçmenin yaklaşık yüzde 75’i, ‘Başkan’ın her türlü faaliyetini yargı denetlemeli’ diyor. Seçmenin yüzde 67.9’u, ordudaki üst düzey atamalara da Başkan’ın tek başına karar vermemesi gerektiğini söylüyor” dedi.

AK PARTİ SEÇMENİN YÜZDE 44.5’İ DE MEVCUT SİSTEMİ BAŞARILI BULUYOR

Seçmenin yüzde 49.1’inin, mevcut parlamenter sistemi başarılı bulduğunu aktaran Sencar, “Başarısız diyenlerin oranı yüzde 39.3. Yanıt vermeyenlerin yüzdesi ise yüzde 11.6. AKP seçmeninin yüzde 44.5’i de mevcut sistemi ‘başarılı’ buluyor” diye konuştu.

SEÇMENİN ÖNCELİKLERİ İLE HÜKÜMETİNKİLER FARKLI

Seçmenin yüzde 63.6’sına göre, ele alınması gereken en önemli sorunun ‘terör’ olduğunu belirten Sencar, şöyle devam etti:

“Bunu yüzde 11.2 ile ekonomi, yüzde 10.1 ile özgürlükler ve demokrasi takip ediyor. ‘Önce anayasa ve başkanlık sistemi ele alınmalı’ diyenlerin oranı yüzde 5.4; ‘Paralel Yapıyla Mücadele’ diyenlerin oranı ise yüzde 1.2. Seçmenlerin gündemi ile hükümetin gündemi arasında ciddi farklar var.”

“MHP’DE AKŞENER ÖNDE AMA ‘KARARSIZ’ ORANI ÇOK YÜKSEK”

Yargı kararı sonrası olağanüstü kurultaya gitmesi kesinleşen MHP’ye de değinen Sencar, MHP seçmeninin yüzde 42’sinin genel başkan olarak Meral Akşener’i görmek istediğini söyledi. Sencar, Devlet Bahçeli’ye desteğin yüzde 9.7; Ümit Özdağ’a yüzde 4.3; Sinan Oğan’a yüzde 4.1; Koray Aydın’a ise yüzde 2.3 göründüğünü kaydetti; kararsızların oranının ise yüzde 37.6 gibi büyük bir rakam olduğunu vurguladı.

YENİ PARTİYE İHTİYAÇ YOK

Sencar seçmene, “Yeni bir partiye ihtiyaç var mı” sorusunu da yönelttiklerini kaydetti. Seçmenin yaklaşık yüzde 75’inin, bu soruya, “Hayır ihtiyaç yok” dediğini aktaran Sencar, “Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Ahmet Davutoğlu yeni parti kursalar oy verir misiniz” sorusuna, seçmenin yüzde 72.3’ünün “Hayır”; yüzde 10.2’sinin “Evet” dediğini ifade etti.

BU PAZAR SEÇİM OLSA

Son olarak, “Bu pazar seçim olsa” sorusunun yanıtını aradıklarını kaydeden Sencar, sözlerini şöyle tamamladı:

“AKP’ye destek yüzde 49.9 seviyesinde görünüyor. CHP’nin oy oranı yüzde 24.1, MHP yüzde 13.8, HDP ise yüzde 11 bandında.”

KÜÇÜKKURT’TAN TEŞEKKÜR VE PLAKET

İZSİAD Başkanı Hasan Küçükkurt, Sencar’a, verdiği bilgiler için teşekkür etti. Küçükkurt ve İZSİAD Yönetim Kurulu üyeleri, Sencar’a teşekkür plaketini birlikte sundu.

DHA

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Garipçe’deki define avcıları suçüstü yakalandı

Published

on

blank

Sarıyer Garipçe’de ormanlık alandan gelen jeneratör sesleri üzerine olay yerine giden polis ekipleri, define avına çıkan 3 şahsı, 10 ve 15 metre derinlikteki 2 çukurda suçüstü yakaladı. 

Garipçe Mahallesi Rumeli Feneri Caddesi üzerindeki ormanlık alanda meydana gelen olayda, öğle saatlerinde 15 Temmuz Şehitleri Hatıra Ormanı çevresinde devriye görevini ifa eden Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ormanlık alandan jeneratör sesleri geldiğini duydu. Bunun üzerine alana girerek yaklaşık 2 kilometre yürüyen Sarıyer polisi, seslerin geldiği yere geldiğinde jeneratör sistemi olduğunu ve oksijen alınması için içeriye boru uzatıldığını gördü. Definecilerin kaçak kazı yaptığını anlayan polis ekipleri, birinin 10 metre diğerinin 15 metre derinlikte olduğu 2 çukurda 3 şahsı kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Şahısların yaklaşık 1 senedir kazı yaptıkları ortaya çıktı.

Olayın ardından polis ekipleri, olay yerine gelerek çalışma yaptı. Yapılan çalışmada definecilerin bir şeye ulaşmadıkları öğrenildi. Ayrıca şahısların kazı yaptıkları yerin girişindeki ağaca dua astıkları görüldü. Gözaltına alınan İbrahim B, Necmettin Ç. ve Hamdi A. emniyete götürüldü. Şahıslara emniyette “Kültür ve Tabiatlarını Koruma Kanununa Muhalefet” suçundan adli ve idari işlem yapıldı.

Continue Reading

Genel

Hasan Saim Öztürk: Gençlik yılları ve erişkinlerin problemleri

Published

on

blank

Hepinizin bildiği gibi gençlik erişkinlikle çocukluk arasında gelişme, ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık yıllarıdır. Çocukluktan sonra başlayan ergenliğin bitiş yılları genellikle 15 yaşlarında tamamlanmış olur ve gençlik yıllarına gireriz. BM kriterlerine göre, henüz üniversite eğitimi devam ediyorsa ve evlenmemişse kişi, müstakil bir yuva kurmamışsa, ayrıca ekonomik özgürlüğünü de elde etmemişse gençlik yıllarının 25 yaşa kadar devam ettiğini var sayabiliriz.

***
İnsanoğlu olarak hepimiz bu dönemi yaşadık ve erişkinlerin arasına katılıp yaşama tutunma ve hayata atılma fırsatını bulduk. 60’lı, 70’li ve 80’li yıllarda… Hatta bunu 2000’li yıllara kadarda getirebiliriz. Çoğumuz peşinde koştuğumuz hayallerimizin bir kısmını ya da çoğunu gerçekleştirme fırsatını bulmuşken pek azımızda başarılı olamadı, ya da hayallerini ötelemek ya da değiştirmek zorunda kaldı. Ne yazık ki, ülkemizdeki bizi borçlu bir yarı sömürge haline getiren küresel sermayeye bağımlı neoliberal politikalar, bunu çok kötü uygulayan sağ popülist iktidarlar, kolay para kazanma ve üretim ekonomisinden kopuk uygulamalar, yolsuzluklar, hırsızlıklar, kayırmacılıklar, ihale çeteleri ülke
ekonomisini batağa sürükleyerek her şeyi felç etti. Dudak bükerek kullandığımız ayçiçek yağı bardakla satılmaya, insanlar saatlerce ekmek kuyruklarında beklemeye başladılar. Anayasasında SOSYAL DEVLET yazan
bir devlete ait yönetim, sosyal devletin aksine insanların ihtiyaçlarını karşılayamadığı ve tükendiği bir ortamın doğmasını engelleyemedi ve sorunlar çığ gibi büyüdü.

***
Bütün bu olumsuzluklar karşısında gelecek kaygısı taşıyan gençlerden bir tanesine sordum: “Sizce en büyük problem ne” diye… Hafifçe başını kaldırdı ve yanıtı tek kelime oldu, “ERİŞKİNLER” diye devam etti. “Çünkü erişkinler kendi problemlerini çözemediler ve üstelik bizim de geleceğimizle oynadılar. Bize miras bırakmak bir yana enkazdan da öte dev gibi sorunları olan bir ülke bıraktılar. Daha üniversiteye girerken okusam ne olacak, iki fakülte bitirsem ne fark eder duygusuyla bizi baş başa bıraktılar. 21. yüzyılda çağ dışı siyasi islam anlayışına sahip çağdaş toplumu
hedeflemeyen, üretmeyen, adil paylaşmayı düşünmeyen, ayrıştırıcı dil kullanan, bizleri terörist ilan eden, demokrasiden bihaber popülist, muhafazakar, dünyayı izlemeyen, rantı ve çıkar peşinde koşmaktan başka
bir şey düşünmeyenlerle bizi baş başa bıraktılar.”

***
Elbette ki, bu genç arkadaşımıza fazlaca ekleyecek bir şey bulamadım. Çünkü geçenlerde esip gürleyerek o gençleri terörist ilan eden erişkin bir siyasetçi partisinin dünkü  grup toplantısında gençleri uslu çocuk olmaya, varsa bir istekleri utanmadan çekinmeden kendilerine başvurulmasını nasihat etti. Nasihat güzel şeydir; ancak insanları ne gelecek konusunda umutlandır ne de karın doyurur. Gençler için üzülüyorum, onlara parlak bir ülke ve gelecek yerine enkaz bırakanları kınıyorum. Yine her zamanki gibi aklı ve bilimi işaret eden Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni bir kez daha okuyun, diyorum…

Continue Reading

Genel

Erdoğan seçim tarihinin sinyalini verdi

Published

on

blank

Erken seçim tartışmalarını köşesine taşıyan Korkusuz yazarı Can Ataklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul İl Kongresi’nde yaptığı konuşmaya işaret etti.

“Konuşmanın bir bölümü, mayıstan sonra bir seçimin habercisi gibi geldi bana” diyen Ataklı şöyle yazdı:

“Erken seçim olacak mı, olmayacak mı? İşte bütün mesele bu…

Hamlet’ten esinlenmiş bu cümle artık daha çok konuşulmaya başlandı.

Bir erken seçim olacak mutlaka.

Çünkü öncelikle Erdoğan iktidarının 2023 yılına kadar Türkiye’yi taşıması mümkün değildir.

Başta ekonomik sorunların altından kalkamaz bu iktidar.

Dış sorunların üstesinden gelmesi de mümkün değil.

Ege’de, Akdeniz’de zaten geri adımlar attı, bugünkü gücüyle oralarda varlık göstermeye de cesaret edemez.

Yapacağı tek şey seçime gitmektir.

Ancak seçimde bir zafer kazanırsa tekrar güçlenir ve sorunları çözmek için çare bulma yeteneğine kavuşur.

Tabii mutlak bir erken seçim için bir neden daha var.

Erdoğan’ın 2023’te yapılacak seçimde aday olup olamayacağı tartışmalı.

Bu tartışmayı hiç yapmadan aday olabilmesinin tek yolu var, o da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin seçim kararı alması.

Bu durumda Erdoğan bir kez daha aday olabiliyor.

Muhalefet henüz bu durumu gündeme getirmiyor.

Nedenini bilemiyorum ama “vardır bir sebebi” diyorum o kadar.

İşte bu koşullar nedeniyle sarayda çok ciddi seçim planları yapıldığını duyuyoruz.

Her ne kadar “Seçim zamanında yapılacak” diyorsa da daha önceki örneklere bakarak, beklenmedik anda seçim kararının ilan edilebileceğini biliyoruz.

Bir ay kadar önce Meral Akşener, “6 ay sonra seçim var” demişti.

Bu hesaba göre haziran sonu temmuz ortası erken seçime gidilme olasılığı var.

Tabii Akşener’in sözleri, “seçim tahmini” olarak arada kaynadı gitti.

Erdoğan’ın İstanbul İl Kongresi’nde yaptığı konuşmanın bir bölümü, mayıstan sonra bir seçimin habercisi gibi geldi bana.

Şimdi o bölümü size de sunayım, bakalım; “İstanbul’da ahvalinden haberdar olmadığımız, sokağına, hanesine iş yerine girmediğimiz, gönlüne dokunmadığınız tek bir vatandaşımızı bırakmayacağız. Şimdi önümüzde Ramazan var. Ramazan’ı çok çok iyi değerlendirmemiz lazım. Seçim tarihine kadar geçen her günü, seçim günü gibi kabul edip çalışacağız. Seçim günü geldiğinde de sandıklara çok iyi sahip çıkacağız. Bugünden itibaren seçime kadar boş geçecek tek bir günümüz yoktur. Kader gayrete aşıktır inancı ile var gücümüz ile çalışacağız.”

Dikkatimi çeken şurası; “Ramazan’ı çok iyi değerlendirmemiz lazım” dedikten sonra sözü seçime getiriyor.

Oysa normalde seçime 2 yıldan fazla zaman var. Yani seçime kadar iki Ramazan daha geçecek.

“Yoksa” diyorum, “Erdoğan seçim tarihini mi ağzından kaçırdı?”

Çünkü Ramazan iyi değerlendirilecekse, bittiğinde de seçim geliyordur.

Ramazan, mayıs ayının ortasında bitiyor.

Haziran ya da temmuz seçim ayı olabilir.

Akşener de “6 ay” demişti.

Haydi hayırlısı bakalım.

Continue Reading

Popüler