Connect with us

Genel

Sarıyer Akademi Koordinatörü Kılıçer, değişen sınav sistemini değerlendirdi

Published

on

blank

Yükseköğretim kurulu sınavlarda bir dizi değişikliğe gitti. Üniversite hayali kuran iki buçuk milyon adayı ilgilendiren bu değişiklikler bazı adaylarda birtakım tedirginlikler yaratırken; acaba sınavın zorluğu artacak mı, bu değişiklikler bizi nasıl etkileyecek sorularını da beraberinde getirdi. Sarıyer Akademi Rehberlik Koordinatörü Hasret Kılıçer, Sarıyer TV ekranlarında tüm bu sorulara yanıt verdi.

Üniversite sınavlarında barajlar kalkarken, sınav süresi uzatıldı. Adaylar bu değişikliklerin kendilerine nasıl yansıyacağını düşünüyor. Sınav süresinin uzatılmasının adaylar açısından olumlu bir gelişme olduğu değerlendirmesinde bulunan Sarıyer Akademi Rehberlik Koordinatörü Hasret Kılıçer, “Bu dezavantajı ortadan kaldırmak adına önemli bir adım olabilir” dedi.  Sarıyer TV Youtube kanalında yayımlanan Akademi Söyleşileri programında Eğitim Yöneticisi Ayşe Görey’in sorularını yanıtlayan Kılıçer, yapılan değişiklikler hakkında öğrencilerin aklına takılan başlıklar için değerlendirmelerde bulundu. İşte yapılan değişikliklere dair tüm detaylar.

Puan uygulaması ile alakalı yapılan değişiklik nedir? Bu yapılan değişiklik yerleştirme sistemini nasıl etkileyecek?

Baraj puanının kaldırılması barajı geçemeyen öğrenci için tercih yapma fırsatı sunması açısından önemli bir gelişme. Fırsat eşitliğinden, her öğrencinin üniversiteye girmesinden söz ediyoruz. Bu dezavantajı ortadan kaldırmak adına önemli bir adım ama zaten barajı geçmeyi hedefleyen, kafasında bir bölüm, bir üniversite hedefi olan adaylar için değişen bir şey olmayacak. Öğrencilerin yapacağı şey bir hedef doğrultusunda çalışmaktır. Bir üniversite ve hayat adına çalışıyorlar. Bu öğrenciler yine kendi seçecekleri bölümü tercih eğrisine göre hangi puandan alacaksa o puanı yakalamaya çalışacak. Puanlar da değişiklik yapmayacak. Bu anlamda öğrencilerimizin kafası rahat olabilir. Talihsizlik yaşayıp barajı geçemeyen öğrenci bir yıl beklemek yerine sınavlara devam edebilecek. Bu anlamda önemli bir avantaj oldu.

Baraj neden kaldırıldı bu öğrenciler arasındaki rekabeti nasıl etkileyecek?

Son 10 yılın verilerine baktığımızda görüyoruz ki her yıl aslında yüzde 20’lik boş kontenjan kalıyordu. Öğrencilerin, hedefi olanların, yani baraj telaşı olmayanların tercih etmeyeceği bölümler vardı. Bunlar arasında ÖSYM’nin, YÖK’ün amacı boş kontenjan bırakmamak. Daha çok öğrencinin tercih edebilmesini sağlamak belki bu bölümlerde de boşluğu kapatmak. Devlet üniversitelerinde boş kontenjan oranı aslında vakıf üniversitelerinde daha düşük oranda ama devlet üniversitelerinde bu boş kontenjanları dolması söz konusu olacak mı? Bazı bölümlerde belki evet, bir oynama yapacak tercih ivmesini artıracağı için bu durum birazcık daha avantajlı duruma getirecek öğrencileri ama onun dışında vakıf üniversitelerinde ekonomik durumu da göz önünde bulundurursak maalesef orada verilecek burslar barajı geçen yarım net yapan öğrencinin işine yarayabilecek mi bu konuda bir netlik yok.

TYT, AYT puan hesaplaması nasıl olacak, bu sene herhangi bir koşul olacak mı, bu hesaplamada yerleştirme puanı nasıl olacak?

Önceki yıllarda TYT ve AYT barajı vardı. TYT barajını geçemeyen öğrencinin AYT puanı hesaplanmıyordu. Şimdi TYT’de baraj puanı olmadığı için aslında öğrencinin puanı hesaplanacak. Türkçe ya da matematik testinin herhangi birinden yarım net yapması gerekiyor. Bu yarım neti yapan adayın puanı hesaplanacak. Sınavda yarım net yaptıysa ortaöğretim başarı puanı da eklenerek aslında 130 puan civarında bir puan da elde edilebilecek. Dolayısı ile adayların tercih yapma şansı da olacağı için avantajlı olacaklar. Bunun dışında herhangi bir koşul var mı dersek? Hayır, yok. AYT için TYT’ye girme şartı var, bu kadar.

Sürenin uzatılması ile alakalı da bir değişiklik var. Biraz açabilir miyiz bu konuyu da?

Sınav süresinde aslında 2 yıl öncesinde pandemi nedeniyle bir ek süre verilmişti. 30 dakikaydı bu süre. Yine ÖSYM yaptığı değişiklikle ya da YÖK yaptığı değişiklikle bundan sonraki süreçte TYT’de 165 dakikalık bir sürenin kullanılacağını söyledi. Aslında öğrencilerin en çok zorlandığı kısımda bu TYT’deki 135 dakikaydı. Burada oynama yaptı, AYT’de hiçbir değişiklik yapılmadı. AYT yine 180 dakika olarak belirlendi. Sürecin zor olan ve aslında en eleyici kısmını ÖSYM devreden çıkarmış oldu. Çünkü öğrencilerin avantajlı duruma geçecekleri o süreyle yarışmadan tüm testere bakabilecekleri bir süre var ellerinde bunu doğru kullanırlarsa çok avantajlı olacaklar.

Sürenin uzatılması soru kalıplarında bir değişikliğe neden olacak mı?

Son yıllarda yeni nesil dediğimiz soru tipleri ile sınav soru tipimiz zaten değişmiş durumda, daha uzun sorularda sürenin yetmemesinden yakınıyordu adaylar bu sorun çözülmüş oldu. Bunu herkesin puanını hesaplamaya yönelik bir sisteme dönüştürürken sınav soru tipini değiştirme ihtiyacı hissedeceğini düşünmüyorum.

Artan süreyi nasıl değerlendirmeliyiz, stratejimizi nasıl belirlemeliyiz?

Öğrenciler süreci hala 135 dakika olarak belirleyerek sınavlarının değerlendirirlerse kalan sürede de öne geçmek için geriye dönüp minik değişiklikler yapabilirler.

200 puan durumu var TYT’de bunun hakkında da biraz bilgi verebilir misiniz?

200 puan durumunda başvuru yapma şartı var. Öğrenci TYT puanı kullanılmasını istiyorsa YKS başvuru yapacak. Sınav puanının dönüştürülmüş haline bekleyecek eğer AYT ya da YGS’de 4 yıllık bir bölümü hedefliyorsa kendisi için AYT başvuru yapması şartı var. Bunlar gerçekleştirildiğinde sınav puanını bu yıl tekrar kullanabilecek. Ama bu yıl sınava girip de 200 puan üstü alan öğrenciler bu haktan yararlanamayacak. 2022 de TYT’ye giren öğrenciler mezun grupta tekrar değerlendirmek istiyorsa yeniden sınava girecekler artık dönüştürülmesi söz konusu olmayacak.

Özel yetenekli alım yapan okullar hakkında da birazcık konuşalım. Değişen sistem buraları nasıl etkileyecek?

Orada da ÖSYM bunu üniversitelere bırakıyor. Diyor ki TYT’ye girecek evet puanı hesaplanmış olan herkes özel yetenek sınavına başvuru yapabiliyor ama üniversiteler kendi içinde bölümleriyle ilgili başvuru şartını oluşturarak basın aracılığıyla öğrencilere duyuru yapacak. Baraj puan istiyor mu, farklı bir koşul var mı, bunu üniversite belirleyecek.

Bazı programlarda başarı sırası koşulu vardı bu koşul devam edecek mi?

Bu koşulun uygulanması 2015 yılından itibaren nitelikli öğrenci olmadığı görüldüğü için öğrenci bir bölüme girecek ama bunun altyapısı yoksa başarılı olamaz düşüncesiydi.

Bunun devamında okulu bırakma isteği doğabilir ya da devam edilse bile eğitime maalesef yetkin olamayabilirdi. Bu nedenle bu başarı sırası şartı devam edecek. Bunun kalkacağını düşünmüyorum. 2015’ten beri uygulanıyor, hatta artarak farklı bölümlere getirildi. Önümüzdeki yıllarda baraj kalktığı için diğer bölümlerde de bu şart olacak mı sorusu akıllara geliyor. Her bölüm kendi içerisinde girdi ve çıktıları hesaplıyor, evet öğrenci başvuru yapıyor, öğrencilerin alınırken var olan bir girdileri var ama bir de çıktıktan sonra neler olacak buna da bakılması gerekiyor.

80 binde, 100 binde sıralamalar vardı onlar aynı kalacak mı?

Yine hukuk fakültesi için 100 bin, mimarlık bölümü için 250 bin, TIP için 50 bin kontenjanı olacak. Yani barajlarda bir değişiklik olmadı, aynı sıralama aynı şekilde devam ediyor.

ÖSYM 2022 sınav takvimi açıklandı. Sınav ücreti ne olacak, öğrenciler ne zaman başvuru yapabilecek bununla alakalı da bilgileri de alabilir miyim?

Öğrenciler 7 Mart’a kadar başvuru yapabilecek şu an zaten başvuru süreci devam ediyor. Sadece 12. sınıfta olanlar değil, mezunlar tekrar hazırlananlar, baraj puanının kaldırılması ile aradan uzun zaman geçtiği halde yeniden ben şansımı deneyeyim diyen adaylarda bir telaş içerisinde. 8 Mart’a kadar ücretlerini ödeyebilecek öğrenciler. Önce başvuru yapılıyor sonra ücret ödeniyor. Ücretle ilgili de çok gündemde olan bir konu zorunlu olan bir sınavın ücretli olması ya da olmaması durumu. Her oturum için öğrenciler 115 lira ödeyecek tüm oturumlara girmek isteyen öğrenci 340 lira gibi bir meblağ ödüyor. Bu konuda daha fazla bilgi almak için www.osym.gov.tr adresini ziyaret etmeyi unutmayın.

Sınava yakın tarihlerde covid testi pozitif çıkan öğrenciler için nasıl bir uygulama olacak?

ÖSYM HES koduyla başvuruyu eşleştiriyor. Bunun nedeni de öğrencilerin covid durumlarını görebilmek, öğrenci hiçbir bildirimde bulunmadan eğer covid testi sınava yakın tarihlerde pozitif çıkarsa, o zaman sınav salonları her binada ayrılmış durumda olan özel yerler var öğrencilerin bununla alakalı bir belge iletmelerine gerek yok.

Son olarak öğrencilere “Ortada bir sınav gerçeği var, değişen bir sürü faktör olabilir ama tek gerçek değişmiyor bu sınava girilecek” diyen Kılıçer son olarak öğrenciler için şu tavsiyelerde bulundu: “Her şeyi bir kenara bırakıp, aynı şekilde hazırlanma temposunu değiştirmeden, planları bozmadan, tartışmalarla vakit kaybetmeden bilgi açıkları kapatılmalı.

Genel

Sarıyer’in bir değerini daha kaybettik! Atilla Günaltay vefat etti

Published

on

blank

Sarıyer’de yaprak dökümü devam ediyor… Sarıyer’in önemli değerlerinden, eskilerinden, Kilyos Kayıkhane’nin sahibi Atilla Günaltay, geçirdiği kalp krizi sonucu 66 yaşında hayatını kaybetti.

Sarıyer, bir değerini daha kaybetti. Sarıyer’in eski, sevilen isimlerinden, gazetemizin İmtiyaz Sahibi Çetin Ali Aytaç’ın baba dostu, Kilyos’taki Kayıkhane Restoranı’nın sahibi Atilla Günaltay, geçirdiği kalp krizi sonucu 66 yaşında hayatını kaybetti.

Pazar günü akşam saatlerinde Kilyos’taki evine istirahate giden Günaltay’dan uzun süre haber alınamaması üzerine evine girenler cansız bedeni ile karşılaştı. Günaltay’ın kalp krizi sonucu vefat ettiği öğrenildi.

CENAZE TARİHİ BELLİ OLDU

Ani vefatıyla Sarıyerlileri yasa boğan Atilla Günaltay’ın cenaze tarihi belli oldu. Günaltay’ın cenazesi, yarın (7 Aralık 2022 Çarşamba) öğle namazına müteakip Kilyos Camii’nden kaldırılacak ve Ağlamış Dede Mezarlığı’na defnedilecektir.

Tüm Sarıyerliler’in ve Günaltay ailesinin başı sağolsun.

Continue Reading

Genel

İSKİ’den Sarıyer’in bazı mahalleleri için su kesintisi uyarısı

Published

on

blank

İSKİ, Sarıyer’in Rumelihisarı, Baltalimanı, Emirgan, İstinye, Yeniköy, Tarabya ve Kireçburnu mahallelerine 21 saat su verilemeyeceğini açıkladı.

İSKİ’den yapılan açıklamada, “

İsale hattı üzerine su yönetiminin verimliliğini arttırmak amacıyla mekanik ekipmanların montajı yapılacağından Sarıyer İlçesi: Rumelihisarı, Baltalimanı, Emirgan, İstinye, Yeniköy, Tarabya ve Kireçburnu mahallelerine 06.12.2022 Salı 10.00 ile 07.12.2022 Çarşamba 07.00 saatleri arasında 21 saat süreyle su verilemeyecektir. Sabır ve anlayışınız için teşekkür eder, bilgilerinize sunarız.” denildi.

 

Continue Reading

Genel

CHP Sarıyer Kadın Kolları’ndan basın açıklaması

Published

on

blank

CHP Sarıyer Kadın Kolları, 81 ilde eş zamanlı olarak “Kadınlara seçme ve seçilme hakkı”nın tanınmasının 88. yılına ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

İşte CHP Sarıyer Kadın Kolları’nın basın açıklaması:

Bugün biz kadınlar için hayati öneme sahip olan en onurlu günlerden birisidir. Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde, 5 Aralık 1934 tarihinde seçme ve seçilme hakkını kazandık. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün ifadesiyle Atatürk’ün “en ileri devrimlerinden” biri gerçekleşti.

Birçok gelişmiş ülkeden önce kazandığımız bu hak ile eşit yurttaş olma statüsüne kavuştuk. 1935 yılında gerçekleşen seçimlerde, kadınlar büyük bir hevesle haklarına sahip çıktı ve oylarını kullandı. Özellikle büyük şehirlerde, kadınların oy kullanma oranı erkeklere yakındı. Seçim sonucunda 17 kadın milletvekili Meclis’e girdi. 1936 yılında yapılan ara seçimle birlikte, kadın milletvekili sayımız 18’e çıktı. Böylece Meclis’teki kadın milletvekili oranımız yüzde 4,6 oldu. Bu oranla parlamentoda kadın temsilinde dünyada ikinci sırada yer aldık.

Aradan geçen 88 yıla rağmen; ilerlemek bir yana 129’uncu sıraya geriledik. Örneğin bu oran, 2011 yılında kadınların seçme ve seçilme hakkını kazandığı Suudi Arabistan’da yüzde 20, 2006’da aynı hakkın tanındığı Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise yüzde 22,5’tur.

Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan 2021 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’nda yer alan endekste ise Türkiye 156 ülke arasında 133. sıradadır.

Seçmen nüfusunun yarısını kadınlar oluşturmasına rağmen, kadınların karar alma süreçlerinde yeterince yer almamaları ve siyasette ‘eksik temsil’ edilmeleri bir demokrasi sorunudur.

Bu sorun öylesine büyük ki; araştırmalara göreTürkiye’nin tam cinsiyet eşitliğine ulaşma için 152 yıla ihtiya var. Oysaki biz kadınların 152 yıl beklemeye tahammülü yok!

Değerli Basın Mensupları,

Kadın kimliğinin, ulusal meclislerde ve yerel yönetimlerde temsili için belirlenmiş olan kritik eşik yüzde 33’dür. Peki, ülkemizde durum ne?

1934 yılından bu yana 23 Genel Seçim yapıldı. Toplam 11 bin 385 milletvekili Meclis’te görev yaptı. Bu vekillerin sadece yüzde 5’i, yani 598’i kadın. Bugün Meclis’teki 580 milletvekilinin ise yüzde 17,4’ü, yani 101’i kadın.

Ülkemizdeki 17 bakandan sadece biri, yani yüzde 5,8’i kadın.

1930-2019 yılları arasında yapılan 19 yerel seçimde, toplamda sadece 156 kadın belediye başkanı seçildi. Erkeklerde ise bu sayı 32 bin. 31 Mart yerel seçimlerine göre 1389 belediye başkanının sadece 37’si, yani yüzde 3’ü kadın.

2019 sonuçlarına göre, Türkiye’de toplam 50.217 muhtardan sadece 1.119’u kadın. Yani sadece yüzde 2’si. Kadın belediye meclis üyesi oranı en fazla yüzde 11, kadın il genel meclis üyesi oranı ise en fazla yüzde 3 olabildi.

Gördüğünüz gibi bu oranlar, dünyaca kabul edilen kritik eşiğin oldukça altında! Kısacası; Türkiye’de kadınlar siyasette yeterince temsil edilmiyor.

Değerli Basın Mensupları,

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüzüğümüzde de kritik eşik olan yüzde 33 cinsiyet kotasını hayata geçirdik. Elbette asıl hedefimiz tam eşitliktir. Ayrıca partimiz geçen yıl devrim niteliğinde bir adım attı. Kadınların siyasette eşit temsilini sağlayabilmek amacıyla, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu yasa teklifimizi Türkiye Büyük Millet Meclisine sundu. Siyasi Partiler Yasası’nda değişiklik öngören bu teklifimizle, milletvekilli seçimlerinde, siyasi partilerin aday listelerinde, kadınerkek eşit temsilini sağlamayı hedefledik. Kadınların seçilebilecekleri sıralarda olmasıgaranti altına almak için, listelerin bir kadın bir erkek şeklinde “fermuar yöntemiile yapılmasını istedik. Bu teklifimiz AKP ve MHP oylarıyla reddedilmiş olsa da bizler eşitlik mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz! Eşit bir Türkiye’yi kadın-erkek bir arada yeniden inşa edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını demokrasi ile taçlandıracağız!

 Değerli Basın Mensupları,

Eşitsizlik sorunumuzun tek nedeni var: ZİHNİYET!

“Ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum”,anneliği reddeden kadın eksiktir, yarımdır“, kadının kariyeri çocuk doğurmak” ifadelerini kullanan zihniyetten eşitlik beklenilemez.

Kadınların en temel hakkı olan yaşam hakkına sahip çıkamayan, koruma altında öldürülmelerine seyirci kalanlardan samimiyet umulamaz. Bu zihniyet; biz kadınların yaşam hakkını savunan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizin tek nedenidir. Bukarar alındığından bu yana, yüzlerce kadın katledildi. Katiller, cinayeti işlemeden önce nasıl ceza indirimi alacaklarına dair internet araması yapıyorlar. Yargılanırken bahanelerin arkasına sığınıyorlar.Önceki yargı kararlarından cesaret alıyorlar

Biz yaşam hakkımızı gasp eden bu hukuksuz kararı asla tanımadık ve tanımayacağız!

İstanbul Sözleşmesi’nin hükümleri artık iç hukukumuzun bir parçasıdır. İktidardan tek talebimiz var: YASALARA DOKUNMA, UYGULA!

Zaten en geç 6 ay sonra iktidara gelip, ilk 24 saat içerisinde İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyacağız. 

Değerli Basın Mensupları,

Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamanın yolu; kadını güçlendirecek eşitlikçi politikalardan geçiyor. Bu amaçla partimiz, kadını güçlendirecek üç önemli projeye imza attı.

 İlki; iki yıl önce bugün İstanbul Sözleşmesi’nin bir maddesini hayata geçiren YAŞAMHAK projemizdir. Bilindiği gibi; 444 82 85 numaralı alo şiddet hattımız üzerinden, şiddet mağduru kadın ve çocuklara 7/24 ücretsiz hukuki ve psikolojik destek hizmeti sunuyoruz. Psikolojik, ekonomik, dijital, cinsel ve fiziksel şiddet mağduru kadınlara mahkemelerde, karakollarda, savcılıklarda, hastanelerde eşlik ediyoruz. Barolar, Sivil Toplum Kuruluşları ve Meslek Odaları ile protokoller imzalıyoruz. Cep telefonu uygulamamız sayesinde, şiddet mağduru kadınların bize tek tuşla ulaşmasını sağlıyoruz. Kendini güvende hissetmeyen kadınlara, yürürken ya da yolculuk ederken gideceği yere varıncaya kadar telefonun diğer ucunda eşlik ediyoruz.

İkincisiyoksulluğu bitirecek olan AİLE DESTEKLERİ SİGORTASI projemizdir. Aile Destekleri Sigortası ile asgari ücret ve altında geliri olan ya da hiç geliri olmayan tüm hanelerin hayatına dokunacağız. Maddi desteğin yanı sıra yaşam koşullarını iyileştireceğiz. Yoksulluğu yöneten AKP zihniyetine inat, bizler yoksulluğu bitiren olacağız! Sosyal devlet olmanın gereğini yerine getireceğiz. Yapılacak maddi katkıları kadının banka hesabına yatırarak, kadını güçlendireceğiz.

ÜçüncüsüKADIN İSTİHDAMI projemizdir. Aile içi bakım hizmetlerini kadınların omzuna yükleyen ve kadını istihdam dışına iten bu düzeni değiştirmek için adım attık. İktidarımızda, 5 yılda 6 milyon kişiye istihdam yaratacağız ve bunun 4 milyonu kadınlardan oluşacak. Bu istihdamı güven veren ve istikrar yaratan dört ayaklı bir stratejiyle hayata geçireceğiz. Birincisi; ülkemize yeniden hukukun üstünlüğünü ve demokrasiyi getireceğiz. İkincisi; üreten bir Türkiye tesis edeceğiz. Üçüncüsü; ürettiklerimizi hakça paylaşacağız. Masanın dördüncü ayağını da kalkınmanın ve sürdürülebilirliğin sağlandığı bir ekonomi oluşturuyor. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.

 Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için bütüncül politikaları hızla uygulamaya koyacağız!

Biz Cumhuriyet Halk Partili kadınlar, bugün 81 ilde,973 ilçede tek ses olduk ve haykırıyoruz:

EŞİT TEMSİL HAKTIR!

HAKKIMIZI ALANA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK!

Geliyor Gelmekte Olan!

Continue Reading

Popüler

blank