Connect with us

Genel

Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun’dan gazetemize özel açıklamalar

Published

on

blank

Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun, gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Çetin Ali Aytaç’ın sorularını yanıtladı. Coşkun, pandemi sürecini oldukça başarılı yönettiklerini söyledi.

Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Çetin Ali Aytaç, Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. Pandemi sürecinden Cumhuriyet Bayramı’na, Martı Heykeli tartışmalarından kültür sanata dair birçok soruyu cevaplandıran Hüseyin Coşkun, “Kadın dik durursa, ülkede dik durur, Cumhuriyet’te dik durur.” mesajını verdi.

İşte Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun ile gerçekleştirdiğimiz çok özel röportaj:

Sarıyer Belediyesi olarak pandemi sürecini başarılı bir şekilde yönettiğinizi düşünüyor musunuz?

Oldukça başarılı yönettik. Kimseyi rencide etmeden, klasik belediyecilik hizmetlerinin dışında hem gıda desteğinde, hem sokakları dezenfekte etme, ilaçlama dahil ve aynı zamanda Vefa Sosyal Destek gruplarıyla birlikte Kaymakamlık, Jandarma, Sağlık, Emniyet Müdürlüğü ve Belediye olarak koordineli bir çalışma içinde gerçekleştirdik. Süreci en hafif zararla, vatandaşımıza yük olmadan atlatmanın gayreti içerisindeyiz. Bunu bu zamana kadar başardık. Özellikle belediyemize gelen çağrılara günü birlik cevap verdik. Özelde maddi ve manevi yardım olsun, kimseyi rencide etmeden bu işi gerçekleştirdik. Çünkü süreç çok sorgulanacak bir süreç değildir. Düşünün ki; bir anda bir virüs patlaması oluyor ve tüm dünyayı etkisi altına alıyor. Binlerce insan iş yerini kapatmak zorunda kalıyor. Bu insanlar yaşamlarını günü birlik kazançlarıyla sürdürürken, elinde kalan hazırla belki bir ay veya iki ay kendini idare edebilmiştir. Ama biz üçüncü aydan itibaren düşünmeliyiz ki, bu vatandaşlarımız zorda ve ona destek sunmalıyız. Ve sunacağımız bu desteği, vatandaşımızı rencide etmeden yapmalıyız.  Ayrıca bu sürece tüm herkesi kattık. Meclis grubunu, mahalle temsilcilerini, personelimizi, muhtarlarımızı kattık. Gelen listelerle bazen eleştirildik. Ancak Sabah 8’den akşam 10’a kadar yılmadan Şükrü başkanımız ve diğer tüm başkan yardımcılarımızla birlikte covid sürecinde alanlarda olduk. Daha fazla mesai harcadık. Cumartesi pazar günleri sokağa çıkma yasaklarında dahil bütün herkesi seferber ettik. Burada yeri geldi, CHP’li meclis üyesi bir ihtiyaç sahibine koli götürdü. Yeri geldi, bir AK Partili meclis üyesi yine ihtiyaç sahibi bir vatandaşımıza koli götürdü. Bu süreçte amatör ruhla profesyonel bir iş çıkarttık.

Bu süreçte Sarıyer’de birçok esnaf mağduriyet yaşadı. Esnafların mağduriyetini giderebilmesi açısından bir çalışma planınız var mıdır?

Kaymakamlıkta ve valilikte katıldığımız toplantılarda bu yaşanan sıkıntıları dile getirdik. Birçok insanımız işinden oldu. Ancak bu süreçte yeni iş kolları da doğdu. Birçok maske ve dezenfektan firması geldi. Yemek firmaları geldi. Biz belediye olarak elimizden gelen kolaylığı sağlamaya çalıştık. Bu yaşanan krizde birçok iş alanı ortaya çıktı. Çok sayıda motorlu kurye, evlere servis yapan firmalar… Ben bunları bildiğiniz klasik markaların dışında söylüyorum. Onlar bu işi zaten yapıyorlardı. Bizlerde daha çok istihdam yaratabilmek adına tüm engelleri ortadan kaldırmak için ciddi bir çaba sarfettik. Bununla ilgili özellikle Sarıyer eski bir yerleşim yeri olduğu için, herkesin ailece çalıştığı işletme yerleri bulunmaktadır. Bu bazı yerler, pandemi döneminde kapatılması zorunlu olan yerlerdi. Onlarla ilgili oluşturulan denetimlerde, biz bu Sarıyerlilik, ya da esnaf bilincini göz ardı etmeden denetimleri yaptık. Yani eksiği vardır; ama bunlar tölere edilecek şeylerdir. Süre verirsin ve insanlar bu eksiklerini tamamlar. Bu sürede çok esnek davrandık ve davranmak zorundayız zaten… Ancak bu sorunun ana temeli, merkezi hükümetin aldığı kararlardır. Şu an ülke olarak genelge ile yönetiliyoruz. Bugün konuşuyoruz; ama yarın bir genelge geldiğinde spor salonları, berberler kapatılsa, o esnafla ilgili ben ne yapabilirim! Herkese yeni bir iş yeri açıp kolaylık sağlayamayacağıma göre; sürecin ya da yasanın verdiği kullanmamız gereken yetkiyi, vatandaşımızın lehine kullanmanın da bir yolunu bulmamız gerekiyordu ve o yolları bulduk. Yoksa gerçekten kolay değil.

“BU SÜRECİ SARIYER’DE BÜYÜK BİR DAYANIŞMA RUHUYLA SÜRDÜRDÜK”

Binlerce insanımızın işsiz kaldığını, maddi manevi ihtiyaçlarının olduğunu biliyoruz. Bizde bu süreci Sarıyer’de büyük bir dayanışma ruhuyla sürdürdük. Herkese elimizi uzattık. Herkes işin içine dahil oldu. Herkesin koronavirüsten kaçtığı dönemde yüzlerce temizlik personelimiz koronavirüsün üzerine gitti. Çöpü alıyor, yere atılan maskeyi alıyor. İlaçlama ekiplerimiz koronavirüsün olduğu evlere gidip ilaçlama yapıyor. O süreçte hem sağlık çalışanlarımıza, hem de temizlik personellerimize ailelerine bulaş riski olmasın diye sosyal tesislerimizi açtık. Araç desteği sunduk. Başkanımızın talimatıyla elimizdeki tüm imkanları seferber ettik. Mesela diğer ilçelerde yaşanan bazı sorunlar bizim ilçemizde yaşanmadı. Bu da, birbirimizi tanımamızın avantajından, Sarıyerlilik bilincinden, yerel yönetim-mahalle etkileşiminin pozitif yönde olmasından kaynaklanmaktadır. Bu avantajları da göz önünde bulundurduğumuzda, bu süreci en hafif bir şekilde atlattığımızı söyleyebilirim.

CHP’nin 2009’da Sarıyer’i kazanmasının ardından Sarıyer Belediyesi, Sarıyer’de kültür ve sanat anlamında ciddi projelere imza attı. Ancak pandemi nedeniyle şu an birçok faaliyet yürütülememektedir. Bununla ilgili alternatif bir çalışmanız var mıdır?

Elbette. Özellikle kültür sanat alanında bazı kurslarımız “Online” olarak devam etmektedir. Hem halk oyunları, hem de tiyatro oyunculuğu seçmeleri yine devam edecek. Arkadaşlarımız küçük skeçlerle sosyal medya üzerinden oyunlarını oynamaya devam edecekler. Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği koromuzun şeflerinin yine sosyal medya üzerinden konserleri oldu. 1 Haziran’da yeni normalleşmeyle birlikte Sarıyer Belediye Tiyatro ekibimiz, “Edebiyat’tan tiyatroya” diye açık alanlarda rezervasyon yaparak, pandemi kurallarına da dikkat ederek tiyatro oyunu sergilediler. Halk oyunu ekibimiz online olarak yine çalışmalarına devam etti. Ekibimizin içinden konservatuara hazırlananlar var. Ve yine üç gencimiz bu süreçte bizi gururlandırdı, İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü’ne yerleşmeye hak kazandı. Gençlerimizi buradan bir kez daha tebrik etmek istiyorum. Ama şunu da ifade etmek istiyorum; kültür sanat dokunarak oluyor. Oyuncuyu da, halk oyunu gösterisi yapanı da, Türk Sanat Müziği söyleyeni de karşında görmek istiyorsun. Beden dilini, mimiklerini görmek, göz göze gelmek istiyorsun. Tamam, bu yeni dönem ve belki alışacağız; ama sahnenin kokusu, o sanatçının duruşu, seslenişi ya da topluluk içinde bir sinema filmi izlemek çok ayrı bir keyiftir. Yapılabileceği kadar yapıldı. Ancak şunu da unutmamak gerekir; vatandaşımızın gözüyle baktığımız zaman vatandaşımız çok haklıdır. Ama yerel yönetici gözüyle baktığımız zaman yerel yöneticide çok haklıdır. Sizin bir kere tedirginliği bırakmamanız lazım. Sizin bu yasal toplantılarda alınan kararlarda imzanız bulunduğu için, bu imzanızı da unutmamanız gerekir. Çok açıkça deniliyor ki, insanları bir araya getirecek etkinliklerden uzak durun, yapmayın. Mesela toplumumuzun geleneklerine göreneklerine en uygun olanlarından cenaze hizmetlerinde masa sandalye, çadır, yemek ve otobüs veriyorduk. Şimdi bunlar bile hastalık riskini arttıracak en etkin şeylerdir. Yine cenazeler, bulaş riskini arttıracak yerlerdir. Cenazelerden bile uzaklaştıysak, tabi ki kültür sanatında bundan etkilenmesi gayet doğaldır. Ama yine de olabildiğince resim sergilerini, giyim kuşam üzerine sergilerini devam ettiriyoruz. Çünkü bunlar bireysel olarak yapılan etkinliklerdir. Yani en fazla üç kişi istediğin saatte gelip gezer ve gidersin. TiyatrOda şenliğimiz yine kaldığı yerden devam edecektir. Ama tabi 600 kişilik salonda 100 kişi olacaktır.

“GELEN TÜM ÇAĞRILARA CEVAP VERDİK”

Sarıyer’deki bazı yerel basın organlarında Sarıyer Belediyesi’nin pandemi süreci ve sonrasında yeterli çalışmadığı yönünde birçok haberler yapıldı. Hatta zaman zaman Sarıyer’deki Martı Heykeli’ni ısrarla gündem konusu yapmaya çalışıp, onun üzerinden eleştiriler getirmeye çalıştılar. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

Pandemi süreciyle ilgili onları Allah’a havale edelim. Göstere göstere yardımın yapılmayacağını bilen insanlar ilk olarak sosyal demokratlardır. Bu koliyi buna verdim, şu yardımı şu kişiye götürüp fotoğrafını çektim anlayışıyla yardım olmaz. Sarıyer Halk Kart’a yükleme yapıyoruz. Şimdi bunun gösterişini mi yapalım. İşsiz kalan vatandaşlarımıza gıda yardımında bulunduk. Bunları isim isim paylaşalım mı istiyorlar. Bu dönemde derdimiz bu mu yani! Derdimizin bu olmaması gerekir. Tam tersine biraz önce söylediğiniz gibi binlerce esnaf işsiz kaldı. Şimdi işsiz kalan esnafımıza ben gıda yardımı götürdüm diye reklam mı yapayım. Çok sosyal sorgulamanın olmadığı bir hizmet gerçekleştirdik. Gelen tüm çağrılara cevap verdik. Bu bir anlam ve başarıdır. Kim ne istemişse, tümünü cevaplandırdık. Verdiğimiz koliler zaten insanlarımıza kaç gün yetebilir ki… Kolisi biten ve tekrar isteyen vatandaşlarımızı da bu süreçte geri çevirmedik. Ama kalkıp bunun duyurusunu yapmak olmaz. Bütün iş yerlerini dezenfekte ettirdik. Bütün sokaklar, konteynırlarımız ilaçlandı. Sokak hayvanlarımızı yalnız bırakmadık. Süreci az önce de belirttiğim gibi, birlik içinde yürüttük. Mağdur durumda olan biri varsa, bunu birlikte çalıştıklarımız bize bildirsin, mağduriyetini giderelim istedik. Ancak sen o insanın mağduriyetini bilipte bana söylemiyorsan, o zaman sorun sende demektir. Ben söylenilen bir yere gitmemişsem, o zaman bana söyle… Bu süreci biz Sarıyer Belediyesi olarak çok başarılı bir şekilde verdik. Çünkü herkesi işin içine dahil ettik. Birçok vatandaşımız bizi tebrik etti. Belediyenin imkanı, vatandaşın talebi bellidir. Günü birlik cevap verebilmişsek, bu bir başarıdır.

“MARTIYI KONUŞTURMAYA BAŞLAMIŞIZ”

Martı Heykeli’ne gelince ise eleştirilerin olması güzeldir. Demek ki biz martıyı konuşturmaya başlamışız. Bir martıdan, “Beyaz Martı Hijyen Projesi” çıktı. Beyaz Martı Hijyen Projesi ile ilgili konuşsalar bence daha iyi olur. O heykelde eksik bir şey olabilir. Bunlar düzeltilecek şeylerdir. Ama bir projeyle insana dokunabiliyorsan, o önemli bir başarı demektir. Balığın en iyisi, mekanın en kalitelisi Sarıyer’de olsun istiyorsak bu projelere destek vermeliyiz. Daha çok işletme açılsın, daha çok insan iş sahibi olsun. Daha çok insan iş sahibi de olursa, belediyeye ve hükümete de muhtaç olmaz. Biz bunun derdindeyiz. Yarın balıkçılar çarşısı yapıldığı zaman zaten martıların kendisi gelecek.

“KADIN DİK DURURSA, CUMHURİYET’TE DİK DURUR”

Önümüzdeki günlerde Cumhuriyet’imizin 97. yılını kutlayacağız. Sarıyer Belediyesi olarak Cumhuriyet’imize ne gibi değerler kattığınızı düşünüyorsunuz?

Her şeyi Cumhuriyet’e borçluyuz. Cumhuriyet’imiz kadınlarımızın ve çocuklarımızın güvencesidir. Kurtuluş Savaşı’nda nice kahraman kadınlarımız vardır. Kuruluş ve kurtuluş derken kadınlarımızı en tepeye oturtmamız gerekir. Dolayısıyla buradan İstanbul Sözleşmesi’nin de önemine vurgu yapıyoruz. Sarıyer Belediyesi olarak mikro kredimizle binlerce kadının kendi ayakları üzerinde durmasına vesile olduk. Ve diyoruz ki, mikro kredi yaşatır. Bir haftalık Cumhuriyet Bayramı programı hazırladık. Ayın 24’ünden başlayarak 30’una kadar sürecek bir kutlama yapacağız. Programlardan biri mikro krediyle ilgili kadınlara yöneliktir. Onlara biraz daha fazla birlikte hareket etmeleri, iş hacimlerini genişletmeleri için imkanlar sunuyoruz. Kermeslerini açtırmaya, onlara yeni iş bağlantıları kurmaya başladık. En son Bahçeköy’de ve Maslak 1453’te açılmıştı. Kadın dik durursa, ülkede dik durur, Cumhuriyet’te dik durur.

Sokak sanatçılarımıza yer vereceğiz. Mesela en çok zararı bu süreçte sokak sanatçıları yaşamıştır. Haftanın bir günü Hisar’dan başlayarak Sarıyer’e kadar 8 mahallemize gündüz 8, akşam 8 sokak sanatçımızı koyacağız. Bunu, Büyükşehir Belediye’mizin 500 sanatçısı içinden seçeceğiz. Yani sahilde, boğazın kenarında yürüdüğünüz zaman her mahallede bir müzik sesi duyacaksınız.

Boğaza kadar müzik, sonsuza kadar Cumhuriyet… 

Genel

Pınar Mahallesi’nde fırtınadan uçan baca, karşı binanın çatı katı duvarını yıktı

Published

on

blank

Sarıyer’de dün akşam saatlerinde etkili olan yağış ve fırtınayı seyretmek için balkona çıkan evli çift, salona döndüklerinde kalktıkları koltuğun üzerinde karşı binanın bacasını buldu. Odalarının duvarını yıkan bacayı gören çift büyük şok yaşadı.

Olay dün akşam saatlerinde Sarıyer Pınar Mahallesi İğde Sokak’ta bulunan 3 katlı bir binanın çatı katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Elif ve Enes Şahin çifti salonda bulunan üçlü kanepenin üzerinde oturmuş televizyon izliyorlardı. Yağmur yağmaya başlayınca yağmuru izlemek için kalkıp balkona çıkan çift, birkaç dakika sonra büyük bir gürültü duydu. Birkaç dakika önce oturdukları kanepenin üzerinde karşı binanın bacasını, evin çöken çatısını gören çift şok geçirdi. Çifti komşuları teselli ederken, olay yerine itfaiye ekipleri çağrıldı. İtfaiye ekipleri kopan çatıdan kalan ve tehlike arz eden parçaları da aldı.

Yaşanan olaylardan sonra belediye ekipleri çevrede başlattığı hasar tespit çalışmaları devam ediyor.

Continue Reading

Genel

Sarıyer’de şiddetli fırtına ağaçları yola devirdi

Published

on

blank

İstanbul genelinde etkili olan şiddetli yağış ve rüzgar nedeniyle Sarıyer’de ağaçlar gövdesinden kırılarak yola devrildi. Ağaçlar nedeniyle trafikte yoğunluk yaşandı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından İstanbul genelinde dün akşam saatlerinde şiddetli yağış ve rüzgar etkili olmaya başladı. Sarıyer’de yağış ve rüzgar etkisini artırarak Büyükdere Caddesi ve Sakıp Sabancı Caddesi’nde bulunan bazı ağaçların yola devrilmesine neden oldu. Yolların ağaçlarla kapanması nedeniyle trafikte uzun araç kuyrukları oluştu. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri yönlendirildi. Polis ekipleri yol üzerinde önlem alarak trafiği başka yollara yönlendirirken, itfaiye ekipleri ise ağaçları kaldırmak için çalışma başlattı. Yol üzerinde geri dönüşleri mümkün olmayan İETT otobüsleri ise kontak kapatarak, ağaçların kaldırılmasını bekledi.

Ekipler, yoğun bir çalışmayla yoldaki ağaçları temizledi ve daha sonra trafik yeniden normal akışına döndü.

Continue Reading

Genel

Sarıyer’deki köpek otelinde dehşet

Published

on

blank

Sarıyer’deki hayvan otelinde köpeği, başka bir köpeğin saldırısı sonucu ölen Beliz Naz Özışıkçılar savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Beliz Naz Özışıkçılar, Sarıyer’deki köpek oteline 18 Temmuz’da yurt dışı seyahatine gitmeden önce Pomerian cinsi Puffy isimli köpeğini bıraktı. Otelde bulunan Staffordshire cinsi köpek, Puffy’e saldırdı. Otel çalışanının gözlerinin önündeki saldırıda Puffy hayatını kaybetti. Olayın ardından Özışıkçılar, avukatı aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Özışıkçılar, yurt dışında olduğu sırada bilinmeyen bir numaradan arandığının anlattığı dilekçede, arayan kişinin kendisine köpeğinin öldüğünü söylediği belirtildi. Otelde çalışan bir kadının saldırıyı görmesine karşın durdurmadığı kaydedilen dilekçede işletmecinin otele en fazla 12 köpek alınabileceğini söylediği ancak otelde 22 köpeğin kaldığı öne sürüldü

Suç duyurusu dilekçesinde, otel sahibi Neva D.T. ile otel çalışanının ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan 1 yıldan 7 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Continue Reading

Popüler

blank