Connect with us

Genel

Sarıyer Meclisi’nde “tapular bagajda” tartışması

Published

on

blank

Sarıyer Belediyesi Meclis Toplantısı’nın Şubat ayı ikinci oturumu, “tapular bagajda” tartışmasına sahne oldu. BSKM’de koronavirüs önlemleri altında gerçekleştirilen toplantıda, zaman zaman tansiyon yükseldi.

CHP’nin güleryüzlü Ayazağa Meclis Üyesi Özkan Sucu, Sarıyer’in uzun yıllardır çözüme kavuşmasını beklediği tapu sorununu gündeme taşıdı. Sucu, “Ayazağa Mahallesi’nin sorunlarını kürsüye çıkıp anlatmanın en doğal hakkımız olduğunun bilinmesini isterim. Eğer gerçek manada Sarıyer ve Sarıyerliler için hizmet etmek istiyorsak herkes elini taşın altına koymalıdır. 2981 sayılı yasada sokak rayiç değerinin üzerinde satabilirsiniz diyor. Fakat 4706 sayılı yasada ve İmar Barışı’nda rayiç değer üzerinden satabilirsiniz diyor. Bu durum İBB bürokratlarını da Sarıyer Belediyesi bürokratlarını da bağlıyor. 2981 sayılı yasaya göre Milli Emlak’tan vatandaşların tapularını istiyor. Fakat biz ‘2981’e uygun tapuları devredemeyiz. Çünkü 100 metrekare yeriniz varken bile 100 metrekare hak alıyorsunuz. Eksilme olmuyor’ dendi. Sarıyer Belediye Başkanımız Şükrü Genç ve Emlak İstimlak Müdürlüğü ile bir karar verdik. Gidip tapuları isteyelim. Bize olumsuz cevap verilirse bunu yazıya döksünler. Vatandaş da ya mahkeme hakkını kullansın ya da 4706’ya dönsün dedik. Arkadaşlar, yetkililer ‘bana zimmet çıkar. Nasıl vereyim?’ diyor. Fakat bu mecliste 4 partinin de meclis üyeleri var. 4706 ve İmar Barışı Yasası ile ilgili Ankara’ya gidip ne gerekiyorsa yapalım. Nasıl ki 2981’e eklendi. 4706 ve İmar Barışı’na sokak rayiç değerinin 1 veya 2 katı üstünden madde eklettirelim. Bu sayede herkesi bu mağduriyetten kurtaralım.” diye konuştu. Daha sonra ise bu konu üzerine CHP’nin Sarıyer ve İBB Meclis Üyesi Nizamettin Günel ve AKP’nin Meclis Başkanvekili Hüseyin Coşgun söz aldı. Gerçekleşen konuşmalarda, “tapular bagajda” polemiği yaşandı.

blank

GÜNEL: AKP’Lİ İBB VATANDAŞLARIN TAPU ALMAMALARI İÇİN BÜYÜK UĞRAŞ VERMİŞTİ

CHP’li Günel, “İBB şuan da 9 bölgede kentsel dönüşüm ofisleri açtı. Biz de altyapı ve deprem komisyonu, kentsel yenileme komisyonu gibi 3 komisyonu gezdik. Vatandaşlara verilen brifingleri de gördük. Bunların büyük bir kısmı AK Parti’nin iktidarda olduğu ilçelerde. Açıkçası bu durum bizi heyecanlandırdı. O bölgelerde imar sıkıntıları olmadığı için İBB’nin KİPTAŞ, İmar A.Ş ve BİMTAŞ Başkan Ekrem İmamoğlu’nun talimatları doğrultusunda yoğun çalışma içerisinde. İstanbul’un 39 ilçesinde de kentsel dönüşüm ofisleri kurulmaya başlandı. Eyüp Belediye Başkanı, İBB Kentsel Planlama Daire Başkanı ile konuşuyor, ardından halka gidip başka bir şey söylüyor” diye konuştu.

FMS ve Derbent’i riskli bölge ilan ettiniz diyerek sözlerine devam eden Günel, “Dönemin bakanı 10 bin kişi yürüyüşe geçtikten sonra sorunun çözümü için adım attı. Ne olduysa o bölgeler için riskli alan kararı çıktı. Derbentliler mahkemeye başvurdu ve o karar iptal edildi. O tarihte İBB başkanı kim? CHP’li değil, AK Parti’li Mevlüt Uysal. Seçime 1 ay kala İBB 2981 sayılı kanunun varlığını kabul etti. Kabul eden kim? Yine Mevlüt Uysal ve AK Parti’li meclis üyeleri. Bugüne kadar İBB tapu konusunda direnç gösteren taraf olmuştu. Vatandaşın tapu almamaları için büyük uğraş vermişti” dedi.

“İBB’DE ÇOĞUNLUĞUNUZU KULLANARAK ENGELLEMEYİN”

Günel, “İmar Islah Planları ile ilgili olarak mahallelerden vatandaşlar akın akın Sarıyer Belediyesi’ne geldikleri zaman yaşlı bir kadına o dönemin Bakanı Mehmet Ali Şahin ‘tapular aracın bagajında’ dedi. Hiçbir zaman mahallelerin yanında olmadığınızı ve mahallelilerin sorunlarını gündeme getirmediğiniz gibi yine getirmediniz. Seçimden önce yapacağız, çözeceğiz dediniz. Bu yürek işidir. Tavrınızı halktan yana koyarsınız, halkta size gerekli desteği verir. Çözüm üretmediğiniz gibi İBB Meclisi’nde çoğunluğunuzu kullanarak engellemeye çalışmayın” ifadelerini kullandı.

COŞGUN: GÖKAN BEY TOPBAŞ’A TEŞEKKÜR ETTİ

AKP’li Coşgun, “3 ayda tapu vereceğim diyen bir belediye başkanı var. O zaman İBB’yi bahane etti. Şuan Büyükşehir sizde. Seçimin üzerinden 1 buçuk yıl geçti. O yüzden tapu sözünüzü tutun. Diğer bir husus, tapular aracın bagajında diyen Doğru Yol Partili İbrahim Özdemir’di.  2009 yılındaki Başkan Yardımcınız Seçkin Özdemir’in babası. Ayrıca Derbent planları iBB’den oybirliğiyle geçmişti. Dönemin Büyükşehir Meclis Üyesi Gökan Bey(Zeybek), bu konuyla ilgili Kadir Topbaş’a teşekkür etti. Fakat Gökan Zeybek Sarıyer’e gelince projenin de karşısına geçti.

blank

SARIOĞLU: İSİM BABASI İBRAHİM ÖZDEMİR’DİR AMA…

“Tapular bagajda” tartışmasına açıklık getiren CHP’li Meclis Üyesi Halim Serdar Sarıoğlu, “Tapuların bagajda olduğuna bahse olan konunun isim babası İbrahim Özdemir’dir. Fakat bu daha sonra Mehmet Ali Şahin ve Binali Yıldırım ile devam etti.” dedi.

GÜNEL: BİNALİ YILDIRIM “TAPULAR POSTADA TAKILDI” DEMİŞTİ

Konuya son olarak detaylı bir açıklık getiren CHP’li Nizamettin Günel, 2019 yerel seçimleri öncesinde İBB adayı olan ve Sarıyer’i ziyaret eden AKP’li Binali Yıldırım’ın sözlerini hatırlattı ve “Niye üzülüyorsunuz Salih kardeşim (Salih Bayraktar), belli ki tapular postada takılmış. Şimdi 1 Nisan’dan itibaren o arızayı da gidereceksin, Sarıyer’in tapularını dağıtacaksın.” diye konuştuğunu belirtti. “Her şey tüm açıklığıyla ortada. Son olarak yine sizin adayınız aynı şeyi söylemiş.” ifadelerini kullandı.

Yaşanan tartışmalara müdahale eden Sarıyer Belediye Meclis Başkanvekili Hüseyin Coşkun, gündemdeki 5 maddenin oylamasına geçti. Yapılan oylamada 4 madde oybirliği, 1 madde ise oyçokluğu ile kabul edildi.

blank

Genel

Erdoğan seçim tarihinin sinyalini verdi

Published

on

blank

Erken seçim tartışmalarını köşesine taşıyan Korkusuz yazarı Can Ataklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul İl Kongresi’nde yaptığı konuşmaya işaret etti.

“Konuşmanın bir bölümü, mayıstan sonra bir seçimin habercisi gibi geldi bana” diyen Ataklı şöyle yazdı:

“Erken seçim olacak mı, olmayacak mı? İşte bütün mesele bu…

Hamlet’ten esinlenmiş bu cümle artık daha çok konuşulmaya başlandı.

Bir erken seçim olacak mutlaka.

Çünkü öncelikle Erdoğan iktidarının 2023 yılına kadar Türkiye’yi taşıması mümkün değildir.

Başta ekonomik sorunların altından kalkamaz bu iktidar.

Dış sorunların üstesinden gelmesi de mümkün değil.

Ege’de, Akdeniz’de zaten geri adımlar attı, bugünkü gücüyle oralarda varlık göstermeye de cesaret edemez.

Yapacağı tek şey seçime gitmektir.

Ancak seçimde bir zafer kazanırsa tekrar güçlenir ve sorunları çözmek için çare bulma yeteneğine kavuşur.

Tabii mutlak bir erken seçim için bir neden daha var.

Erdoğan’ın 2023’te yapılacak seçimde aday olup olamayacağı tartışmalı.

Bu tartışmayı hiç yapmadan aday olabilmesinin tek yolu var, o da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin seçim kararı alması.

Bu durumda Erdoğan bir kez daha aday olabiliyor.

Muhalefet henüz bu durumu gündeme getirmiyor.

Nedenini bilemiyorum ama “vardır bir sebebi” diyorum o kadar.

İşte bu koşullar nedeniyle sarayda çok ciddi seçim planları yapıldığını duyuyoruz.

Her ne kadar “Seçim zamanında yapılacak” diyorsa da daha önceki örneklere bakarak, beklenmedik anda seçim kararının ilan edilebileceğini biliyoruz.

Bir ay kadar önce Meral Akşener, “6 ay sonra seçim var” demişti.

Bu hesaba göre haziran sonu temmuz ortası erken seçime gidilme olasılığı var.

Tabii Akşener’in sözleri, “seçim tahmini” olarak arada kaynadı gitti.

Erdoğan’ın İstanbul İl Kongresi’nde yaptığı konuşmanın bir bölümü, mayıstan sonra bir seçimin habercisi gibi geldi bana.

Şimdi o bölümü size de sunayım, bakalım; “İstanbul’da ahvalinden haberdar olmadığımız, sokağına, hanesine iş yerine girmediğimiz, gönlüne dokunmadığınız tek bir vatandaşımızı bırakmayacağız. Şimdi önümüzde Ramazan var. Ramazan’ı çok çok iyi değerlendirmemiz lazım. Seçim tarihine kadar geçen her günü, seçim günü gibi kabul edip çalışacağız. Seçim günü geldiğinde de sandıklara çok iyi sahip çıkacağız. Bugünden itibaren seçime kadar boş geçecek tek bir günümüz yoktur. Kader gayrete aşıktır inancı ile var gücümüz ile çalışacağız.”

Dikkatimi çeken şurası; “Ramazan’ı çok iyi değerlendirmemiz lazım” dedikten sonra sözü seçime getiriyor.

Oysa normalde seçime 2 yıldan fazla zaman var. Yani seçime kadar iki Ramazan daha geçecek.

“Yoksa” diyorum, “Erdoğan seçim tarihini mi ağzından kaçırdı?”

Çünkü Ramazan iyi değerlendirilecekse, bittiğinde de seçim geliyordur.

Ramazan, mayıs ayının ortasında bitiyor.

Haziran ya da temmuz seçim ayı olabilir.

Akşener de “6 ay” demişti.

Haydi hayırlısı bakalım.

Continue Reading

Genel

İstanbul’da toplu tecavüz ve işkence dehşeti

Published

on

blank

Mısır’dan İstanbul’a eğitim görmek için gelen genç kadın, eğitim merkezinde tanıştığı arkadaşının tecavüz ve gaspına maruz kaldı.

Mısır’dan İstanbul’a eğitim görmek için gelen genç kadın, eğitim merkezinde tanıştığı arkadaşının tecavüz ve gaspına maruz kaldı. Mağdur kadın şikayetçi olunca öfkelenen Mısırlı genç, bu kez 4 arkadaşı ile birlikte genç kadını şikayetinden vazgeçirmek için kaçırıp toplu tecavüz ettiler.

Olay geçtiğimiz yıllarda İstanbul Beyoğlu’nda meydana geldi. Mısır’dan Türkiye’ye öğrenim görmek amacıyla gelen 28 yaşındaki R.D., isimli genç kız kayıt yaptırdığı üniversitenin Türkçe Öğretim Merkezinde kendisi gibi Mısır’dan gelen 29 yaşındaki I.M., ile tanıştı. İkili kısa süre sonra sevgili oldu.

DUŞTA SALDIRIP İSTİSMARA ÇALIŞTI

Genç çift, arkadaş grubuyla birlikte Beyoğlu’nda bulunan bir evde yaklaşık 2 hafta birlikte kaldı. Birliktelik sırasında iddiaya göre R.D., duşa girdiği sırada erkek arkadaşı I.M., duşa girerek genç kızla zorla birlikte olmak istedi. R.D.’nin çığlıklarını duyan arkadaşı O.A., odaya girerek saldırıda bulunan I.M.’yi evden kovdu.

KIZ ARKADAŞINI GASP ETTİ

Kız arkadaşına öfkelenen genç adam R.D.’yi bir arkadaşı ile beklemeye başladı. Genç kız arkadaşından aldığı 4 bin lira ile birlikte bankaya gittiği sırada erkek arkadaşı I.M., yanında gelen arkadaşı O.M., ile birlikte gasp ederek üzerinde bulunan para ve telefonu alarak kayıplara karıştı. Mağdur genç kız karakola giderek kendisini darp ederek gasp eden erkek arkadaşı ve yanında getirdiği kişiden şikayetçi oldu.

SOKAK ORTASINDA BAYILTARAK KAÇIRDI

Olaydan yaklaşık 3 ay sonra yüzüne maske takarak arkadaşlarıyla birlikte eski sevgilisini takip eden I.M., genç kızı bayıltarak araca bindirdi. Bir adreste gözünü açan R.D., karşısında 4 erkek görünce şoke oldu.

TOPLU TECAVÜZ EDİP İŞKENCE UYGULADILAR

Eski kız arkadaşını kaçıran I.M., genç kıza şikayetinden vazgeçmesini aksi takdirde işkence yapıp toplu tecavüze uğrayacağını söyledi. Korkuya kapılan genç kadın eski sevgilisinin söylediklerini yapacağını söylese de 4 kişilik grup alıkoydukları genç kadını defalarca istismar edip işkence uyguladı. İşkence sonrası bir kağıda şikayetinden vazgeçtiğine dair zorla imza atan R.D., serbest kaldıktan sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

40 YIL HAPİSLERİ İSTENİYOR

Savcılık skandal olayın ardından şüpheliler hakkında soruşturma başlattı. Yürütülen soruşturma kapsamında adli tıp kurumuna sevk edilen genç kadının çeşitli yollardan istismara maruz kalıp işkence gördüğünü belirten bir rapor düzenledi. Savcılık incelediği raporun ardından 2 şüpheli hakkında ‘Nitelikli Cinsel Saldırı’, ‘Birden Fazla Kişi Tarafından’ Nitelikli Yağma’, ‘Basit Cinsel Saldırı’ ve ‘Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçları kapsamında iddianame düzenledi. 40 yıla kadar hapsi istenen saldırganlar ilerleyen günlerde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkacak.

Continue Reading

Genel

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a: İstanbul 1’den büyüktür

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Kanal İstanbul’u inadına yapacağız” sözlerine “İstanbul, 1’den büyüktür. Nokta” karşılığını verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İSKİ’nin Ataköy’de başlattığı atık su tüneli inşaatını gerçekleştirecek TBM cihazının yer altına indirilme törenine katıldı. Törende İmamoğlu’na; Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ve İBB Sözcüsü Murat Ongun eşlik etti. Törende ilk konuşmayı yapan İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu, yaklaşık 1,5 yıllık görev süresi boyunca yaptıkları çalışmalar ve hizmetlerden örnekler verdi. Şehrin 36 farklı noktasında kronik su baskını sorununu yaşayan bölgelerdeki problemleri çözdüklerini belirten Mermutlu, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’na 72 farklı noktadan atık su girişine son verdiklerini aktardı.

MERMUTLU: “TÜNEL, 2022’DE TAMAMLANACAK”

“450 kilometre atık su ve 105 kilometre yağmur suyu hattı inşa ettik” diyen Mermutlu, 22 km dere ıslahı gerçekleştirdikleri bilgisini paylaştı. Yapımı devam eden ve önümüzdeki dönemde hayata geçecek projelerden örnekler veren Mermutlu, “Bugün burada TBM kazısını başlatacağımız Ataköy atık su tünelimiz, toplam 9 kilometre uzunluğunda olacak ve 4,5 metre dış çapı ile Küçükçekmece Gölü’ nün doğu yakasında kalan Başakşehir, Küçükçekmece ve Bakırköy İlçelerinin atık sularını alarak, hemen yanımızda bulunan ve 2. etabı geçtiğimiz Kasım ayında Sayın Başkanımız tarafından hizmete alınan Ataköy Atık Su İleri Biyolojik Arıtma Tesisimize ulaştıracak. Tamamen yer altından, kazısız olarak gerçekleştirilecek olan tünelimizin inşaatı, İstanbul’un günlük yaşantısına da hiçbir olumsuzluk oluşturmayacak.
Yaklaşık 180 milyon TL’ye mal olacak olan tünelimizi 2022 yılı sonunda tamamlayarak hizmete almayı hedefliyoruz” dedi.

İMAMOĞLU: “BATAKLIK GÖRMEK İSTEYENLER GEÇMİŞE BAKSIN”

Mermutlu’nun ardından konuşan İmamoğlu, kentin sorunlarına çözüm odaklı olarak yaklaştıklarını vurguladı. Bu kapsamda imalata alınan tünelin, 3 ilçede yaşayan milyonlarca insana hizmet vereceğini belirten İmamoğlu, tesisin Marmara Denizi’nin temizliğine önemli katkısı olacağının altını çizdi. “İstanbul, bizden önceki dönemlerde böyle bir kısım batak görüntüsü veriyordu” diyen İmamoğlu, “Hatta bir kısım baskın görüntüleri ile İstanbul’a hiç yakışmayan görüntü içine alıyor ve bunu vatandaşlarımıza ne yazık ki yaşatıyordu. Birilerinin hafızasında öyle kalmış olacak ki, hala bu noktaların batak şekliyle görüldüğünü düşünüyor ve bunu dile getiriyor. Halbuki gezmelerini öneririm. 40’a kadar yakın noktada, bu kronik sorunları giderdik. 40’a yakın noktada çalışmalarımız devam ediyor. Aslında bahsedilen o su baskını, batak görüntüsü olan birçok yerin, geçmiş dönemden de birçok ihmal edilmiş yatırımın akılla, bilimle, araştırmayla insanların ihtiyaçlarını algılayarak, onların neyi istediğini hangi sorunların çözülmesi gerektiğini hissederek çözüme kavuşturuyorlar; inatla hareket etmiyorlar” ifadelerini kullandı.

“İNATLA YAPILAN HİZMETİN MİLLETİN YARARINA OLMA ŞANSI YOKTUR”

Hizmetin inatla yapılamayacağını vurgulayan İmamoğlu, “İnatla yapılan hizmetin de milletin yararına olma şansı yoktur. Bu anlamda, İstanbul’da İSKİ’nin yaptığı bu dönemdeki yatırımlar gerçekten önemsiyorum. Zira yerinde görüldüğünde çok daha kıymetli işlerin yapıldığını da hissedileceğini, bütün yetkililere duyuruyorum. Buyursunlar, gelsinler. Sadece İSKİ bünyesinde bile ne kadar insan odaklı bir süreç yönettiğimiz de onlara zevkle gösterelim, anlatalım. İstanbul, değerli bir şehir, kadim bir kent. Her hizmet kıymetli; yeter ki siz İstanbul’u hissedin, İstanbul ile beraber hareket edin. Onların aklına hürmet edin. Onların düşüncelerini ve ihtiyaçlarını tespit edin. Size İstanbul’un bu anlamda geri dönüşü de aynı oranda samimi ve kuvvetli olacaktır. İstanbul’a dair önemli bir karakter bizim için; İstanbul’a asla ihanet ettirmemek. Zira İstanbul’a ihanet edenlere vatandaşımızın cevabını geçmiş seçimde hep beraber gördük, yaşadık. Bu saatten sonra elbette biz de İstanbul’a asla ihanet etmeyeceğiz ve asla ihanet edilmesine de imkan tanımayacağız, fırsat vermeyeceğiz” diye konuştu.

“GÜNDEM DEĞİŞTİRME ÇABALARINA ALET OLMAYACAĞIM”

İmamoğlu, beraberindeki Kerimoğlu, Çebi ve Mermutlu ile birlikte butonlara basarak, TBM cihazını yer altına indirdi. Gazeteciler, bu sırada İmamoğlu’na, “Dün, İstanbul’da kalabalık bir kongre vardı. O kongrede Cumhurbaşkanı’nın size yönelik sözleri de vardı. Önce Kanal İstanbul’a değindi. “İnadına Kanal İstanbul’u yapacağız” açıklamasını nasıl değerlendireceksiniz” sorusunu yöneltti. İmamoğlu, bu soruya şu yanıtı verdi:

“Gündem değiştirme çabası. İnadına diye bir şey olmaz. Şu anda belki birileri unuttu ama bizim unutmamızın mümkün olmayacağı bir acı var ortada. Üstünden daha 4-5 gün geçti. Gara’da şehitlerimiz oldu. 6-7 yıl, PKK terör örgütünün elinde tutulan polisimiz, askerimiz şehit edildi. Ben, bütün aileleri tek tek aradım. Hepsiyle görüştüm. Birebir ziyaret ettiğim aileler de oldu. Öncelikle Allah’tan rahmet diliyorum. Acıları çok büyük. Birilerinin müjde açıklamasının, daha sonra, ‘Niçin başarısız olduk’ açıklamasına döndüğünün henüz milletin vicdanında cevabı verilmedi. Böylesi acı bir olayı unutturmak, başka gündemlerle süreci alabora etme çabası bu. Kesinlikle ve kesinlikle, insanların bu günlerde yaşadığı o acının dışında bir gündeme taşıma çabası. Ben, buna alet olmayacağım. İstanbul’da; kanalmış, vesaireymiş başka gündemler yaratmak… Halbuki bugün, şehitlerimizin acısı var. Daha başka gündemler de var; yoksulluk var, işsizlik var. Türkiye tarihinde ilk defa insanlar ekmek kuyruğuna giriyor. Pandemiyle mücadele var. İnsanlar, can mücadelesi veriyor. Bunlar varken, beni açıkçası tıka basa dolu kongre salonlarında söylenenler, bu şekilde gündem dışı akılla söylenenler ilgilendirmiyor.”

“İSTANBUL’LA İNATLAŞMAYI MARİFET GÖRENLERE 23 HAZİRAN’I HATIRLATIYORUM”

İmamoğlu, gazetecilerin, “Cumhurbaşkanı’nın size yönelik, ‘Fantezi peşinde, bizse dertliyiz’ şeklinde sözleri oldu” hatırlatmasını ise, “Tatilmiş, şuymuş, buymuş gibi… Neredeyse 2 yıl geçmiş bu gündemin üzerinden, hala bunların konuşuluyor olması üzücü. Ama şaşırmıyorum. Siz de biliyorsunuz ki, 4,5 yıl önceki, 5 yıl önceki konuşmaları birebir tekrar eden bir anlayıştan başka bir şey beklemem zaten. Aynı metinle, aynı dille konuşma yapılan anlayıştan başka bir şey beklemiyorum. İstanbul’un gündemi başka. İstanbul’la inatlaşmayı hala kendisine marifet görenlere, ben, 23 Haziran’ı hatırlatıyorum. İstanbul’la inatlaşılmaz. ‘İlla inatlaşacağım’ diyenlere de açıkçası ben, ‘İstanbul, burada’ diyorum. Ama unutulmasın, İstanbul, bir şeyi kanıtlamıştır; İstanbul, 1’den büyüktür. Nokta” şeklinde yanıtladı.

Continue Reading

Popüler