Connect with us

Kültür

GERİCİLİK HAD SAFHADA! İMAM HATİPLERDE SKANDALLAR BİTMİYOR…

Published

on

blank

Bursa İnönü Ortaokulu içinde açılan imam hatip sınıflarından birinde, Müdür Yardımcısı soru sormak isteyen kız öğrenciye “Sen önce başını ört sonra soru sor” dediği öğrenildi.Müdür Yardımcısı hakkında Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü’ne suç duyurusunda bulunuldu.

Bursa İnönü Ortaokulu içinde açılan imam hatip sınıflarından birinde, Müdür Yardımcısı soru sormak isteyen kız öğrenciye “Sen önce başını ört sonra soru sor” dedi.

Cumhuriyet’ten Sinan Tartanoğlu’nun haberine göre, okul müdürünün, tenefüslerde erkek arkadaşlarıyla yan yana oturan kız öğrencilere, “Siz kafir misiniz, hayat kadını mı olacaksınız?” dediği Bursa İnönü Ortaokulu’nda yeni bir skandal daha yaşandı. İnönü Ortaokulu içinde ayrıca bir de Evliya Çelebi İmam Hatip Ortaokulu açıldı.Bu okulda kız ve erkek öğrenciler için ayrı sınıflar düzenlendi. Ücretsiz ders kitapları sadece imam hatip öğrencilerine dağıtıldı.

Okul müdür yardımcısının soru sormak isteyen bir kız öğrenciye “Önce başını ört sonrasoru sor” demesi üzerine Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü’ne suç duyurusunda bulunuldu. Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona’nın verdiği bilgilere göre, okulda yaşanan skandallar, ortaokul bünyesinde Evliya Çelebi İmam Hatip Ortaokulu’nun açılması ile daha da arttı.

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Sarıyer Akademi’nin yeni öğrencileri açıklandı

Published

on

blank

Sarıyer Akademi’ye kabul sınavının sonuçları bugün Sarıyer TV’nin, Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi’nde yaptığı canlı yayın ile açıklandı. Günlerdir heyecanla bekleyen öğrenciler, velileri ile birlikte ekran başına kitlendi. 740 öğrenciye ücretsiz eğitim veren akademi artık; yüz yüze ve uzaktan eğitimin bir araya getirildiği ‘hibrit’ sistemle, 700 öğrenciye daha ulaşacağının müjdesini verdi. Toplam başvurunun 2585 olduğu sınav ile bu yıl Sarıyer Akademi’de 1440 öğrenci eğitim görebilecek.

Sarıyer Akademi 2021-2022 yılının kazanan öğrencilerini Sarıyer TV’den yapılan canlı yayın ile duyurdu. İsimlerinin açıklanması ile mutluluklarını aileleriyle paylaşan çocukların coşkusu görülmeye değerdi. Toplantıya Sarıyer Akademi’de eğitim veren tüm öğretmenler ve pandemi nedeniyle az sayıda veli ve öğrenci katıldı. Konu eğitim olunca her aşamasını büyük bir titizlikle takip eden Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in de aralarında bulunduğu toplantıda geçmişte ve günümüzde Türk gençlerinin ulaşmış oldukları önemli başarılara değinildi. Yaptığı konuşma ile öğrencilere ve velilere seslenen Başkan Genç, “Milli Eğitim Bakanlığı ile yarışmak gibi bir imkânımız yok ama kurumun bizim kurslarımıza ihtiyaç duymadan eğitimi kaliteli hale getirebilmesini isterdim. Ama olmuyor. Biz de o yüzden elimizden geldiğince bu işin ucundan tutmaya çalıştık ve Sarıyer Akademi’yi oluşturduk” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZI DAHA İLERİYE GÖTÜRMELİYİZ”

Kendisini velilerin arayarak online derslere katılamayan çocuklarının olduğunu söylediklerini ifade eden Başkan Genç, “Bu durum bizler için bir zulümdür” dedi. Genç konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Ben çocuklarımızın bizim gençliğimizde yaşadığı sıkıntıları yaşamalarını istemiyorum. Bu ülke çok zor dönemlerden geçerek bu günlere geldi. Bizim çocuklarımız dünyayı tedavi edecek aşıyı buldu. Bugün iki Türk ismin bulduğu aşı ile Covid – 19 tedavi ediliyor. Benim sizlerden isteğim şu sevgili anne babalar, bu toplum eğitim olmaksızın, birlik beraberliğini kaybediyor olmanın önüne geçemezse zor günler bizi bekliyor demektir. Bu çocukların elinden tutmazsak yarın çok farklı şeyler olacak. Dünyanın en iyisi olmak, örnek olmak için bu çocukları daha ileriye götürmemiz lazım”

“BİZİM DÜŞÜNEN GENÇLERE İHTİYACIMIZ VAR”

Genel hatları ile Sarıyer Akademi’de yürütülen eğitim sisteminden söz eden müdür Sami Görey; akademi de başarıya nasıl ulaşıldığına, canlı derslere, dijital içeriklere değindi. İnternet tabanlı eğitim sisteminin doğru kullanıldığı zaman çok verimli sonuçlar doğurabileceğinin altını çizen Görey, konuşmasında şu başlıklara değindi: “Ülkenin üretebilmesi gerekiyor. Bunun için de düşünebilen gençlere ihtiyaç var. Biz öğrencinin düşüncelerini hayata geçirebilmesi adına onların tasarım yapabileceği, yazılım yapabileceği ve ürün olarak çıktı alabileceği ortamı sağlayacağız. Başkanım daha çok öğrenciye ulaşmamız gerektiğini söyledi ve böylece hibrit eğitim sistemine geçmeye karar verdik. Akademi artık 7 gün boyunca çalışacak. Sarıyer Akademi’de çocuklar eksiklerini görüyor, değerlendirmelerini yapıyor ve online olarak istediği her an derslere erişebiliyor. Hibrit eğitim sistemi ile ders almaya başlayacak olan 700 öğrencimiz de Akademi imkanlarından sınırsız şekilde yararlanabilecek.”

blank

Continue Reading

Genel

Sarıyerli ortaokul öğrencilerinden sokak hayvanlarıyla ilgili TÜBİTAK projesi

Published

on

blank

“Barınağa gelen ve benim arkadaşlarımı sahiplenen kişilerin gözlerine hep kendimi sokmaya çalışıyordum çünkü kimse beni cinsimden, rengimden, ismimden hatta gözlerim yüzünden bile sahiplenmek istemiyordu.” Bu sözler ortaokul öğrencilerinin kaleminden satırlara döküldü. Defne Savaş ve Ece Lal Özyaman,  barınaklardaki binlerce sokak hayvanının sıcak yuva beklediğine dikkat çekerek bir TUBİTAK projesi geliştirdi. Tatil zamanlarında ya da pandemide kendilerine arkadaş olarak alınıp sonra da terkedilen hayvanların yaşadığı duyguları öyküleştiren çocukların projesi final için yarışıyor.

 

Sokak hayvanları sadece açlık ve bakımsızlıktan değil, maalesef insanlardan gördükleri şiddet yüzünden de hayatını kaybediyor. Hayvanlara yönelik eziyet, istismar, öldürme gibi eylemlerde hapis cezasını öngören Hayvan Hakları Yasası’ndan hâlâ ses yok… Hayvanseverler uzun zamandır bu yasanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine gelmesini beklerken, İTÜ GVO. Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu’ndan hayvansever iki öğrenci Defne Savaş ve Ece Lal Özyaman Fahri “Hayvan Koruyuculuğu / Evlat Edinme” ile ilgili bir TÜBİTAK projesi geliştirdi ve bölge üzerinden proje kabul edildi.

Öğrenciler proje kapsamında “Barınaktaki Bir Hayvanın Gözünden Dünya” temalı ‘Koruyucum Olur Musun?’ isimli bir kısa öykü yazarak duygularını ifade ediyor. Öyküde, barınakların insafsızca terk edilen köpeklerle dolu olduğunu, hediye diye alınan ya da bir şekilde sahiplenilen yüzlerce hayvanın sokaklara terk edildiğini anlatan cümleler dikkat çekiyor.

 

 

Continue Reading

Genel

Kimya Çiftçi Dumlu: Her konuda aynı düşünmek; mümkün müdür?

Published

on

blank

“Sen zaten hep böyle yapıyorsun, beni düşünmüyorsun.”

“Sen zaten …”

Evlilik; iki farklı kültürden, sosyal çevreden ve aileden gelen bireylerin bir anda aynı evi paylaşması ve beraber bir ömrü paylaşması demektir. Yani kurulan aile, yeni düzen, yeni bir ortak paylaşım ve yaşam alanında her şeyin yeni olması kişide tedirginlik yapabilir. Geçmişten getirilen alışkanlıklar gereği her iki taraf da bu yeni düzende kendi kendilerini daha güvende hissetmek için eski alışkanlıklarını sürdürmek isteyebilir. Bu durum kişinin eski düzenini bırakmak istemeyişinden kaynaklanır. Hatta bu durum eşlerin birbirleriyle rekabetine dönüşebilir.

***

Çiftler alışkanlıklarını yeni kurulan aile yapılarına yansıtmak isteyerek kendilerini daha güvende hissetmek isterler. Önemli önemsiz konularda karar verme durumunda ortak bir noktada buluşmak yerine kendi istedikleri kararların geçerli olması için baskı yapabilirler. Bir süre sonra sorun, rekabet olmaktan çıkıp kim haklı kim haksız tartışmasına dönüşür ve bu haklılık savaşında kazanan olmamaktadır. Bu güç mücadelesi çiftlerin duygusal bağ kurmalarını engellerken, aynı zamanda aralarındaki uyumu bozmaktadır.

***

Aslında; evliliğin temelini iletişim ve fikir çatışmaları oluşturmaktadır. Doğru okudunuz, fikir çatışmalarını barındırmayan bir evlilik düşünmek, bunu hayal etmek ve bunu amaçlayarak ilişkiye başlamak evlilikte yapılan en büyük hatadır. Eşlerin her konuda aynı fikirde olmaları beklenemez. Ancak aralarındaki her fikir ayrılığının çatışmayla sonlanması da oldukça yorucu ve yıpratıcıdır. Eşler arasında temelde bir ortak görüşlülük hâkimse çatışmalar daha kolay çözümlenebilir. İlişkinin yıllar içinde gelişimiyle birlikte, çiftlerin arasında para, ebeveynlik, sorumluluk gibi konularda ortak bir bakış açısı ve anlayışın da gelişmesi beklenir. Çiftlerin temel bir ortak görüşe sahip olmalarının anahtarı ise bu konuda uyuşma göstermeye istekli olmaları ve gayret etmeleridir. Çiftler arasındaki uyum bu fikir ayrılıkları ve bunlar üzerindeki karşılıklı anlaşmaların sağlanmasıyla oluşacaktır. Ancak önemli olan çiftlerin birbirlerinin fikirlerini dinlemeleri ve bu fikirler üzerine düşünmeleridir.

***

Ayrıca; aynı evde yaşamaya başlayan eşler birbirlerini daha yakından tanıma imkanı bulurlar. Birbirlerinin huylarını, alışkanlıklarını, karakter ve kişiliklerini çözümleme sürecine girerler. Her şeyin flört zamanlarındaki gibi mükemmel olacağı düşüncesi, aynı evde yaşamanın getirdiği sorumlulukların da oluşmasıyla gerçek boyuta geçmektedir. Eşler birbirleriyle yaşamayı öğrenmeye başlamışlardır. Birlikte yaşamayı öğrenmek için;

  • Problem çözme becerinizi geliştirmelisiniz,
  • Eşinize karşı samimiyet ve içtenliğinizi bozmamaya dikkat etmelisiniz,
  • Eşinizle sevgili olmadan önce dost olabilmeyi de öğrenmelisiniz,
  • Birlikte kararlar alabilmeyi bilmelisiniz,
  • Hayata ve geleceğe dair ideallerinizi koruyabilmelisiniz,
  • Birbirinizin farklı aile ortamlarından geldiğinizi unutmadan, beraber yaşamaya alışmanın zaman alabileceğini ve bunun için çaba göstermeniz gerektiğini bilmelisiniz.

Evlilikte amaç güç mücadelesi değil; ortak paylaşımda bulunmak ve karşılıklı olarak gelişmektir. Fikir çatışmaları ilişkinizde çözümlenmesi zor bir durum olmaktan ziyade sohbet edebileceğiniz ve çözümleyebileceğiniz farklı bakış açıları ile olaylara bakabilmeniz için bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz. Yeni kurduğunuz ailenizin sınırlarını, fikir çatışmalarınızı yeni aile sisteminize göre düzenlemeli; fikir çatışmalarını ilişkinizi geliştirip besleyecek bir şekilde değerlendirmelisiniz.

***

Ayrıca; aile ilişkinizde yetersizlik, tatminsizlik ve çözümsüzlük gibi negatif duygular hissediyorsanız bir evlilik ya da aile danışmanından profesyonel yardım almalısınız. Evlilik uzun süre ihmal edilirse ve olumsuz deneyimler ne kadar çok olursa sağlıklı, mutlu bir aile kurma ihtimali azalacaktır. İlişkinin bitmesi kaçınılmaz bir sonuç olacaktır. Erken teşhis ile evliliklerde de sorunlara erken müdahale etmek ve önlem almak ileride yaşanacak birçok onarımı zor olabilecek olumsuz olayların yaşanmasını engelleyebilir.

 

Continue Reading

Popüler