Connect with us

Siyaset

KEMAL OKUYAN: NE OLACAK ŞU CHP’NİN HALİ?

Published

on

blank

Sol gazetesi yazarı Kemal Okuyan bugünkü yazısında CHP’yi kalemine alarak,”Cumhuriyet Halk Partisi, seçmeninden en tepesine kadar tüm dokusuyla “çaresizlik” içindedir.” dedi.

Sol gazetesindeki bugünkü yazısında CHP’yi kalemine alan Kemal Okuyan,”Geçenlerde “ne olacak bu memleketin hâli” diye sordu CHP’nin Genel Başkanı. Kimilerine içten gelmiş olabilir, doğrudur böyle bir laf “yüksek siyaset” alanında hesap yaparak ağızdan çıkmaz. Belli ki, içindekini dışarı çıkarmış. Ancak ne olursa olsun, tarifi imkansız bir acizlik yansıyor ana muhalefet liderinin sözlerinden.” ifadelerini kullandı.

İşte Kemal Okuyan’ın “Ne Olacak Şu CHP’nin Hali” başlıklı köşe yazısı:

Geçenlerde “ne olacak bu memleketin hâli” diye sordu CHP’nin Genel Başkanı. Kimilerine içten gelmiş olabilir, doğrudur böyle bir laf “yüksek siyaset” alanında hesap yaparak ağızdan çıkmaz. Belli ki, içindekini dışarı çıkarmış. Ancak ne olursa olsun, tarifi imkansız bir acizlik yansıyor ana muhalefet liderinin sözlerinden.

Durum tam da budur. Cumhuriyet Halk Partisi, seçmeninden en tepesine kadar tüm dokusuyla “çaresizlik” içindedir. Partinin bir stratejisi yoktur, her zaman “enerji” bulmuş iç tartışmalar ilgi uyandırmamaktadır, hizipçilikle iştigal edenler bile havlu atmış gözükmektedir. İşin gerçeği, “kurucu parti” CHP hareketlenmek için “yerel seçim” düzlemini beklemektedir. “Ne olacak bu memleketin hâli” sorusundan azıcık uzaklaşıp “ev sahibi” olunduğu düşünülen yerleşimlerde “aile içi” rekabete gömülmeyi arzulayan bir partidir CHP.

Başka türlüsü mümkün müydü?

Gelin bu soruya yanıt verelim.

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisidir, böyle olmakla övünmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun tarihsel değerinin sorgulanamayacağını defalarca tekrar ettik, CHP’liler buradan kendilerine pay çıkarıyorlarsa başımız üstüne. Üstüne de, madalyonun öbür yüzünün sorumluluğu ne olacak? CHP Türkiye’de mevcut düzenin de kurucu partisi. “Kahrolsun” dediğimiz düzenden, hani CHP’nin başına genç bir lider olarak geçtiğinde geniş bir kesimi heyacanlandırırken Ecevit’in “değişmeli” dediği düzenden söz ediyoruz.

Şuraya kadar iyi, şuradan ötesi kötü değerlendirmesi bir noktadan sonra anlamsızlaşmakta. Ortada öncesiyle sonrasıyla bir kuruluş süreci var ve bunun en kritik yirmi küsur yılı CHP’ye ait.

Düzen dediğimiz şey, sınıfsal karakteri olan toplumsal sistem ve CHP’nin kuruluşuna imza attığı düzen bugün de hüküm sürüyor. AKP Türkiyesi ile CHP Türkiyesi arasında inkar edilemez bir tutarlılık vardır; patron tayfası kesintisiz ihya olmaktadır ve meselenin özü budur. CHP’nin  bugünkü çaresizliği aslında tamamen görmezden gelinen bu gerçeğin kendini dayatmasının ürünüdür.

CHP kendi geçmişini ne yapacağını bilememektedir.

CHP’nin bir geçmişi var, peki CHP’nin bir tarihi var mı?

Bir siyasi hareketin tarihi, onun toplumsal dinamiklerle etkileşiminin, ideolojik ve siyasal hat ve referanslarındaki oynamaların tarihidir.

Kurucu bir parti olarak CHP’nin mevcut düzenle ilişkisi hastalıklıdır, CHP bu düzenin sahibi olma duygusunu terk etmemektedir lakin aynı zamanda bu düzenin sorumluluğunu da üstlenmemektedir.

CHP “işler sonra bozuldu” tezini yan cebine koymuştur ama “bozuldu”dan kastedilen emperyalist batıyla ilişkiler, NATO’ya katılma, liberal ekonomik politikalarsa bunlar aynı zamanda CHP’nin olmazsa olmazlarıdır.

CHP sağa sola Deniz Gezmiş Parkı dikip Erdoğan’ın NATO’yla ipleri germesinden kaygı duyan partidir.

Buradan bir tarih çıkmaz.

Zaten CHP’nin bugün kendini yerleştirdiği “sosyal demokrat” gelenekle ilgili de bir tarihi yoktur. CHP’de siyaset yapanların önemli bölümü dahi sosyal demokrasinin Marksist geçmişinden bihaberdir. Sosyal demokrasinin iç evrimi, ihaneti, bugünkü misyonuyla ilgilenen pek azdır. “Hepimiz solcuyuz” nasılsa…

Yok hepimiz solcu değiliz.

Geçenlerde CHP’li yönetici bir dostumla sohbet ederken, biri yanaştı masamıza, teklifsiz başladı parti içi meselelerden söz etmeye. Uzattıkça uzattı, bir sürü ayrıntı, parti içi denge, neden sonra “kusura bakmayın, muhabbetinizi böldüm” dedi. Arkadaşım beni tanıttı, “komünisttir” diyerek. “Ben de, ben de, canım hepimiz öyleyiz”di berikinin tepkisi. “Yok” dedim, “yanlış anladınız, eski komünist değilim ben, hâlâ komünistim”.

Evet, yok!

CHP’ye oy veren, CHP’de siyaset yapanlar içinde solcu, devrimci, marksist olanlar kuşkusuz var ancak hepimiz “nasılsa” komünist değiliz.

CHP’nin sorunu bugünkü düzeni neresine koyacağını bilememesidir, çünkü CHP düzen partisidir. Bir düzen partisi olarak AKP’yle mücadelesini düzeni koruyarak yapmaya kalktığı için de boşa düşmekte, düzen güçlerinden, emperyalist kurumlardan, cemaatlerden medet ummaktadır.

İşin gerçeği budur.

Bu gerçeği dillendirdiğimizde “AKP’yi bırakıp CHP’yle mi uğraşıyorsunuz” şikayeti geliyor. Oysa CHP Türkiye toplumundaki tepkileri, umudu, hadi somut konuşalım siyasi iktidar karşısındaki direnci yok ettiği oranda daha fazla eleştiriyi, daha fazla mücadeleyi hak etmektedir.

CHP bir düzen partisi olmanın ötesinde, toplumdaki aydınlanmacı, laisist, yurtsever, hatta devrimci birikimin üzerine yenilginin, yani ölümün gölgesini düşürmektedir. Milyonlarca kişi AKP karşısında çaresizlik içindeyse, bu CHP’nin geleneksel misyonunu iyi yerine getirmesinin sonucudur.

Evet, CHP’de dostlarımız var, olmaya devam da edecek ama o gölge kalkmadan, o misyon yenilgiye uğratılmadan Türkiye solu kendine gelemeyeceği için, CHP ile mücadele de sürecek.

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Erdoğan’ın sert düşüşü sürüyor! İşte son anket…

Published

on

blank

Yöneylem Sosyal Araştırmalar Merkezi, “Türkiye Siyaset Paneli” mayıs ayı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Gelecek cumhurbaşkanlığı seçiminde AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy vereceğini söyleyenler yüzde 39,6’da kaldı.

Araştırma, 27 ilden 3 bin 140 kişinin katılımıyla yapıldı. “Sizce Türkiye nasıl yönetilmektedir?” sorusuna ise yanıtlar şöyle oldu: “Kötü yönetilmektedir” diyenler yüzde 50,1, “Ne iyi ne kötü yönetilmektedir” diyenler yüzde 22,8, “İyi yönetilmektedir” diyenler yüzde 25,3, “Bilmiyorum/Cevap yok” diyenler yüzde 1,7.

Araştırmada erken seçim isteyenlerin oranı yüzde 50,4, erken seçime karşı çıkanların oranı yüzde 39,5 olarak ölçüldü. Kararsız olduğu söyleyenler yüzde 8,5, cevap vermek istemeyenler ise yüzde 1,6 oldu.

Yüzde 58,8 parlamenter sisteme dönmek isterken, yüzde 31,7 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni destekliyor.

Gelecek cumhurbaşkanlığı seçiminde AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy vereceğini söyleyenler yüzde 39,6’da kaldı. Yüzde 50,5 “asla oy vermeyeceğini”, yüzde 2 oy kullanmayacağını belirtti ve yüzde 7,9 “Oy verebilirim de vermeyebilirim de” dedi.

Adayın kim olduğuna bakmaksızın muhalefeti destekleyeceğini söyleyenlerin oranı Erdoğan’ı destekleyeceğini söyleyenlerin oranını geçmiş durumda.

İşte o anketin sonuçları;

blank

blank

blank

blank

blank

Continue Reading

Genel

TDP Sarıyer’de ilk kongre heyecanı

Published

on

blank

Türkiye’nin yeni partilerinden Türkiye Değişim Partisi, Sarıyer’de ilk kongresinin heyecanını yaşadı. Kurucu İlçe Başkanı Murat Kemer, delegelerin oylarıyla yeniden ilçe başkanı seçildi.

Türkiye Değişim Partisi Sarıyer İlçe Başkanlığı’nda ilk kongrenin heyecanı yaşandı. Gerçekleşen 1. Olağan Kongre’ye; TDP İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat, TDP Sarıyer İlçe Başkanı Murat Kemer, TDP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Kader Yeğit, TDP Sarıyer İlçe Kadın Kolları Başkanı Hülya Özarslan Çavdar, TDP Bakırköy, Eyüp, Bahçelievler, Bağcılar ve Çekmeköy ilçe başkanları, TDP İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Ahmetcan Mahmut Demir, TDP Sarıyer İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ufuk Kurum, TDP İstanbul il ve ilçe yöneticileri, delegeler ile partililer katıldı.

TDP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Cengiz Arı’nın divan başkanlığını yaptığı kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından, TDP Sarıyer İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ufuk Kurum faaliyet raporunu okudu. Faaliyet raporunun kabul edilmesiyle devam eden kongrede konuşan TDP Sarıyer İlçe Başkanı Murat Kemer, “Gerçekleştirdiğimiz 1. olağan kongremiz ülkemize, milletimize, İstanbul’a, Sarıyer’e ve partimize hayırlar getirmesini diliyorum. Yapacağımız çalışmalar Sarıyer için umut olacak. Görevimizi en iyi şekilde yapacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.

“ÇOK YOĞUN BİR ŞEKİLDE ÜYE ÇALIŞMASI YAPACAĞIZ”

Kongrede konuşan TDP İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat, “İstanbul genelinde yapılmaya başlanan kongreler tüm hızıyla devam ediyor. Bunlardan biri de, İstanbul’un göz bebeği olan Sarıyer’dedir. İlçe başkanlığımıza 3. gelişim ve her seferinde de teşkilatımız yaptıklarıyla adeta göz kamaştırıyor. Çünkü çok güçlü bir ilçe başkanımız ve fedakar teşkilatımız var. İçerisinde bulunduğumuz pandemi nedeniyle kongrelerimizi sınırlı sayıda ve sürede yapmak durumunda kaldık. Fakat inanıyorum ki, Murat Kemer Başkanımızın elinde yüzlerce yeni üye formu bulunuyor. Kongre sürecinden sonra bu formları işleme alacağız. Yıl sonuna kadar da çok yoğun bir şekilde üye çalışması yapacağız.” ifadelerini kullandı.

blank

Continue Reading

Genel

MetroPoll’den flaş anket! İki isimden Erdoğan’a rekor fark

Published

on

blank

MetroPOLL Araştırma’nın Kurucusu ve Yöneticisi Özer Sencar, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için yapılan son anketi açıkladı.

MetroPOLL Araştırma’nın kurucusu ve yöneticisi Prof. Dr. Özer Sencar’ın “Olası cumhurbaşkanlığı seçimi senaryoları” başlığıyla Twitter hesabından paylaştığı ve 26 bölgede, 1752 kişiyle 16 Nisan-21 Nisan tarihleri arasında yapılan çalışmaya göre, Erdoğan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yüzde 49,7’ye yüzde 38,8, ABB Başkanı Mansur Yavaş’a yüzde 49,4’e yüzde 37,5, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e ise yüzde 42,5’e yüzde 38,5’le mağlup oluyor.

Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu karşısında yüzde 42.5’e yüzde 39.7 gibi küçük bir farkla kazanıyor.

Ankete göre “Olası cumhurbaşkanlığı seçimi muhtemel senaryoları” şöyle:

 

blank

Continue Reading

Popüler