Connect with us

Siyaset

Sevim Yalınkılıç: “Üç Tane Büyük Seçim Aldık”

Published

on

blank

CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç, gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Çetin Ali Aytaç’ın sorularını yanıtladı. Yalınkılıç, “Oyumuzu verdiğimiz zaman, oyumuza sahip çıktığımız zaman başarılı olabileceğimizi herkes görmüş oldu.” diye konuştu.

Yalınkılıç, “Anadolu’dan belediye başkanları, il başkanları, milletvekilleri geldi. Önceki dönem milletvekillerimiz bu süreçte bize destek oldu. Hep bir bütün içinde olarak, birlikte hareket etme anlayışıyla çalışarak tekrarlanan Büyükşehir seçimlerini yeniden kazanmış olduk. 31 Mart seçimleri öncesinde bazı seçmenlerimizde kırgınlık, umutsuzluk vardı. Ancak 31 Mart gecesi herkes yeniden kazanabileceğini inancını içinde yeşertti. Ve onun da sonuçlarını tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçiminde fazlasıyla gördük. Oyumuzu verdiğimiz zaman, oyumuza sahip çıktığımız zaman başarılı olabileceğimizi herkes görmüş oldu. Dolayısıyla da, vatandaşlarımız, Sarıyer ilçemizde dahil olmak üzere tatillere gitmedi. Herkes bir oyun kıymetini anladı.” dedi.

İşte CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç ile gerçekleştirdiğimiz röportaj:

– Yaklaşık iki yıldır CHP Sarıyer ilçe başkanısınız. Toplamda bu süreçte üç seçim yaşadınız. Bu süreçte yaşadıklarınızı bizimle paylaşır mısınız?
27 Aralık 2017’de mazbatamızı aldık ve o günden beri görevimizin başındayız. Yaklaşık 18 ay gibi bir zaman geçti. Ve göreve gelmemizle birlikte mahallelere indik. O sırada Cumhurbaşkanlığı seçimleri süreci oldu. Biz, göreve geldiğimizde bu iki seçimi yaşayacağımızı biliyorduk. Ancak seçimlerin zamanında yapılacağını düşünüyorduk. Öncesinde 31 Mart yerel seçimleri, ardından ise Kasım 2019’da Cumhurbaşkanlığı seçimleri olacaktı. Ancak 11 Nisan 2018’de alınan kararla 24 Haziran 2018’de Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Bu süreç bitti. Arkasından hemen 31 Mart seçimlerine hazırlanmaya başladık. Zaten belediye başkanımızla birlikte alanlardaydık. Ve o süreç zarfında adaylıklar belirlendi. Sürekli olarak bir seçim çalışması içinde olduk. Tekrarlanan İBB seçimleri de, üçüncü seçimimiz oldu. Yani bu zamanı kadar ki süreci sadece seçim çalışmalarıyla geçirdik. Ve iki tane büyük seçim aldık. Hatta İBB seçimlerinin tekrarlanmasıyla birlikte üç tane seçim almış, olduk.
“HERKES YENİDEN KAZANABİLECEĞİ İNANCINI İÇİNDE YEŞERTTİ”
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra hepimiz üzüldük. Gönlümüzden geçen, partimizin Cumhurbaşkanı adayının seçimi kazanmasıydı. Maalesef kazanamadık. Akabinde Büyükşehir’i almamız, partimiz adına büyük moral oldu. Biz zaten Şükrü Genç ile Sarıyer’de üçüncü kez seçimi alacağımızdan emindik. Hatta o gece büyükşehiri alacağımızdan da emindik. Başa baş bir mücadele olmasını da bekliyordum. 31 Mart gecesi artık “Sarıyer’i nasıl olsa almışız, büyükşehir seçimlerinin sonucu ne olacak” diye merakla bekliyorduk. Ve o gece seçimi kazandık; ama devamında yaşanan süreç, Sarıyer’de aldığımız seçimin bile mutluluğunu tam olarak yaşatamadı bize. Sonrasında zaten 35 gün boyunca ilçe seçim kurullarında olanları biliyorsunuz. Ben buradan sizin aracılığınızla o süreçte bize destek olan, emek veren tüm herkese teşekkür etmek istiyorum. O çuvallara sahip çıkan, uyumadan nöbet bekleyen herkese gerçekten çok teşekkür ederim. İnanılmaz bir destek gördük. İnsanlarımız, kazandıkları seçime sahip çıkabilme adına inanılmaz bir mücadele verdi. Ve devamında seçimler tekrarlandı. Bu süreçte herkes taşın altına elini koydu ve kazandığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni tekrar kazanabilmek adına inanılmaz bir mücadele içinde oldular. İlçe başkanlığımız ve de yönetimimiz olarak da, bu seçimlere çok organize olmuş bir şekilde hazırlandığımızı belirtmek istiyorum. En ince detayı düşünerek, hata yapma payını minimum seviyeye düşürerek bir çalışma gerçekleştirdik. Anadolu’dan belediye başkanları, il başkanları, milletvekilleri geldi. Önceki dönem milletvekillerimiz bu süreçte bize destek oldu. Hep bir bütün içinde olarak, birlikte hareket etme anlayışıyla çalışarak tekrarlanan Büyükşehir seçimlerini yeniden kazanmış olduk. 31 Mart seçimleri öncesinde bazı seçmenlerimizde kırgınlık, umutsuzluk vardı. Ancak 31 Mart gecesi herkes yeniden kazanabileceğini inancını içinde yeşertti. Ve onun da sonuçlarını tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçiminde fazlasıyla gördük. Yani ilçe başkanlığımızın bu dönemini özetlersek; sadece seçimlerle geçen bir süreç olduğunu söyleyebilirim. Yapmak istediğimiz bazı çalışmalarımız var, bunları da, önümüzdeki günlerde gerçekleştirmek istiyoruz.

blank

– 31 Mart İstanbul seçimlerinde yaşanan olayların, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de tekrar edeceğini söyleyebilir misiniz? Yani burun farkıyla seçimi kazanırsanız, yine böyle bir iptal durumuyla karşı karşıya kalınır mı?
Ben artık böyle bir şeyin olacağını düşünmüyorum. Halkımız oyuna çok güzel bir şekilde sahip çıktı. Yapılan haksız bir uygulama, kimsenin vicdanında karşılık görmüyor. Bunu da, hepimiz gördük. Tabi ki, böyle düşünmesem de sandıklarımıza yine sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Her zaman hakkımız olanı almak için mücadele etmeye devam edeceğiz.
– 16 Nisan referandumundan ve de 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra CHP ve muhalefet seçmeninde bir umutsuzluk oluşmaya başlamıştı. 31 Mart seçimlerinde de muhalefetin azınlık da olsa bir kısmı sandığa gitmedi. Ancak 23 Haziran tekrar seçimlerinde durum tam tersine döndü. Umutsuzluğun bu anlamda genel olarak kırıldığını düşünüyor musunuz?
Bu umutsuzluk tamamen kırılmıştır. Oyumuzu verdiğimiz zaman, oyumuza sahip çıktığımız zaman başarılı olabileceğimizi herkes görmüş oldu. Dolayısıyla da, vatandaşlarımız, Sarıyer ilçemizde dahil olmak üzere tatillere gitmedi. Herkes bir oyun kıymetini anladı. Biz, partililerimizle, sandık görevlilerimizle bir oy farkı ile seçimin kazanılabileceğini, bir oyun öneminin ne kadar fazla olduğunu konuştuk, anlattık. Bir oyun önemi de, bu seçimde ortaya çıktı. Daha öncesinde görüştüğüm ve bir oydan bir şey olmaz diyen apolitik insanların bile 23 Haziran seçimlerinde mücadele ettiğini gördüm. Sandığa gidip oylarını attıklarına şahit oldum. Aynı şekilde ilçemiz olarak, insanların tatile gitmemeleri konusunda da çalışmalarımız oldu. Herkes artık bir oyla seçim kazanılabileceğine bu süreçte inanmış oldu.
– “Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim kaybetmez” algısının bu seçimle kırıldığını söyleyebilir misiniz?
Öncelikle, bu bir yerel seçimdir. Ancak oyumuzla nelerin değişebileceğini tüm halkımızın gördüğüne inanıyorum.
– “İstanbul’u alan Türkiye’yi alır” düşüncesine katılıyor musunuz?
İstanbul, 16 Milyon insanın yaşadığı çok büyük bir şehirdir. Avrupa’nın birçok ülkesinden nüfus ve ekonomik olarak daha büyük bir yerdir. Dolayısıyla, İstanbul çok önemlidir. Biz her zaman iktidarın yerelden başladığını söyledik. Yerel yönetimlerdeki başarınız, sizi genel seçimlerde iktidara götürür. Seçim çalışmalarımızı yaparken, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yerelde vatandaşlarımıza sunduğu önemli hizmetleri anlattık. Belediyelerimizin bu başarılarının, partimizin programı doğrultusunda gerçekleştiğini söyledik. Ve İstanbul’da da, bizim herkese dokunan, ötekileştirmeyen sosyal bir belediyecilik anlayışımızla ve kazandığımız diğer Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Hatay gibi büyükşehirlerimizdeki çalışmalarımızla birlikte iktidarın geleceğini düşünüyorum. Çünkü vatandaşımız bize güvendi. Bizler de, o güveni asla boşa çıkarmayacağız.
– 31 Mart seçimleri öncesinde bazı yerel basın organlarında sizin ve de Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in hakkında birçok spekülasyon yaratan haberler yapıldı. Bu haberlerin rakip partiler tarafından mı yaptırıldığını düşünüyorsunuz?
Hiç araştırılmadan, soruşturulmadan, başka siyasi partilere hizmet eden bir anlayışla bizleri yıpratmaya çalıştılar. Ama bunun böyle olmadığı, yapılan haberlerin gerçekleri yansıtmadığı halk nezdinde de biliniyordu. Zaten böyle bir siyasetin karşılığı da yoktur. 31 Mart günü de tüm vatandaşlarımız sandıktan gereken cevabı vermiştir.
– Buradan devam ederek, seçimler öncesinde DSP’nin de afişlerini sizin söktürdüğünüz iddia edildi. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?
Bu, tamamıyla yalan yanlış bir propagandadır. Bizi yıpratmaya yönelik yapılmıştır. Aynı bazı yerel gazeteler, bunu yanlı bir şekilde gündeme getirmiştir. Bunlar, bizim Cumhuriyet Halk Partili olarak yapacağımız işler değildir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kişisel hak ve özgürlüklere sahip çıktığımız gibi, partiler arası nezakete de çok dikkat ederiz. Kimsenin hakkını, hukukunu gasp edecek bir davranışımız da olmamıştır. Bu işler planlı, programlı yapılmıştır. Yani bazı partilerin, bizim kendi tabanımızı bu yapılanlarla başka partilere çekme çalışmalarından başka bir şey değildir. Bu yapılanların da doğru olmadığını herkes görmüş oldu. Yalan yanlış haberlerin zaten hiçbir zaman karşılığı olmaz, olmadı da… Bunu da öğrenmiş olmaları gerekir. Siyaset adına da doğru yapılan işler değildir.
– Meclis üyeliğinde ön seçimin yapılacağını söylemiştiniz. Akabinde bununla ilgili bir yazı geldiği söylendi. Ancak daha sonrasında hiçbir gerekçe açıklanmadan, meclis üyeliğinde ön seçim veya temayül yoklaması yapılmadı. Bunun sebebi nedir? Örgütte bir kırılma yaşattığını düşünüyor musunuz?
Genel Merkezin kararıyla bazı illerde ve ilçelerde temayül yoklaması yapıldı. Sarıyer için il başkanlığımıza bu konuda temayül yoklamasının olması için görüş bildirdik ancak bu yazı İstanbul için geçerli olmadı ve İl başkanlığımızdan bu konuda bize bir karar yazısı gelmedi. Meclis üyeliği listesine gelince ise ben örgütü kapsayan bir listeden oluştuğuna inanıyorum. Sarıyer’deki tüm yapıları gözeten bir meclis listesi ortaya çıkarılmıştır. Tabi ki, herkes kendisini listede görmek ister. Zaten partimizde aday olan herkes bu vasıflara sahip kişilerdir. Ama zaten listeye yazılacak sayı ile aday adaylığı başvurusu yapanların sayısı bellidir. Ona göre bir meclis listesi yapılmıştır. Elbet bir kırılma da yaşanmıştır. Ancak ben bunun üstesinden geldiğimize de inanıyorum

Click to comment

Bir Cevap Yazın