Connect with us

Siyaset

SIBYAN MEKTEBİNE TESLİM OLAN EĞİTİM…

Published

on

blank
İstanbul’un birçok ilçesinde ve Sarıyer’de karınca yuvası gibi çoğalan bu sıbyan mekteplerine dikkat çekmek adına, Birgün gazetesi yazarı Nurcan Gökdemir’in kaleme aldığı “Sıbyan mektepleri” yazısını sizlerle paylaştık.
Hiçbir kontrol mekanizması olmadan sadece bazı tarikat ve cemaatlere bağlı olarak açılan merdiven altı sıbyan mektepleri çocukların geleceğini tehdit ediyor. Ferahevler Mahallesi, Cumhuriyet Mahallesi, Bağlar Mevkii, İstinye Mahallesi gibi bir çok mahallede İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri’ne bağlı anaokullarına giden öğrenci sayısının en az 10 katı kadar sıbyan mektebi öğrencisi olduğu iddiası gündeme bomba gibi düştü.
 Ve Birgün gazetesinde NURCAN GÖKDEMİR’in yazısını tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekmek adına paylaşıyoruz…
Okul öncesi eğitime Osmanlı modeli: Sıbyan mektepleri
Osmanlı’da var olan ancak 1924’de eğitimde birliği amaçlayan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kaldırılan sıbyan mekteplerine benzer devlet ile özel sektörün ayrı ayrı örgütlediği bu yapının yolu, okul öncesi eğitimi önce 2009’da zorunlu hale getiren AKP’nin 2012 yılında zorunlu olmaktan çıkartmasıyla açıldı.

NURCAN GÖKDEMİR
[email protected]

AKP’nin iktidara gelmesiyle adım adım uygulamaya koyduğu “dindar nesil” yaratma amacına yönelik eğitim sisteminin hedef kitlesi 3 yaşa kadar indi. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı, internet üzerinden sözde eğitim alan “kurs öğreticileri”nin görev yaptığı kuran kursları ve 3 yaştan itibaren öğrenci kabul eden kreş görünümlü sıbyan mektepleri okul öncesi eğitime alternatif olma yolunda hızla ilerliyor.

Açılışlarında ve tüm faaliyetlerinde devletin, temsilcileri ile boy göstermesine, her türlü katkıyı sunmasına ve bununla övünmesine karşın ortaya çıkan her sorunda “haberimiz yok” denilen bu özel kurumlar ile Diyanet’in 4-6 yaş grubu kuran kursları her türlü denetimden uzakta çığ gibi büyüyor.

Yayın organlarında, sosyal medyada, Anayasa ve yasalara aykırı olmasına karşın “sıbyan mektepleri” adı ile boy gösteren, bebeklikten henüz çıkmış küçücük kız çocuklarının gelinliklerle melek çağrışımlı giysilerle erkek çocuklarının ise takke, sarık ve cüppelerle boy gösterdiği “Kurana geçiş törenleri, mezuniyet törenleri” iktidarın artık gizli olmayan ajandasında hayali kurulan yeni bir hayatın habercileri gibi yer alıyor.

Önce “zorunlu” dediler sonra vazgeçtiler

Osmanlı’da var olan ancak 1924’de eğitimde birliği amaçlayan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kaldırılan sıbyan mekteplerine benzer devlet ile özel sektörün ayrı ayrı örgütlediği bu yapının yolu, okul öncesi eğitimi önce 2009’da zorunlu hale getiren AKP’nin 2012 yılında zorunlu olmaktan çıkartmasıyla açıldı.

Dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında 32 ilde okul öncesi eğitimi zorunlu kılan bir uygulama başlattı. Bu illere 2010-2011 eğitim öğretim yılında 25 ilin daha katılmasıyla 57 ilde okul öncesi eğitim zorunlu oldu. 2014’de tüm yurtta uygulanması amaçlanan okul öncesi eğitim 2012 yılında yürürlüğe giren 4+4+4 eğitim sistemi ile birlikte yürürlükten kaldırıldı.

MEB’in yerini Diyanet aldı

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2012’de okul öncesi eğitimin zorunlu olmasından vazgeçmesiyle doğan boşluğu hemen Diyanet İşleri Başkanlığı doldurdu. 4+4+4 eğitim sistemiyle amaçlanan bu hedefin köklü olması ve gelecek nesilleri de kapsaması için hedef kitle belliydi. Kişisel gelişimlerine kolaylıkla müdahale edilebilecek, etkiye en açık yaş sınırındaki çocuklar…

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 5 yaşından itibaren başlamayı amaçladığı okul öncesi eğitim, Diyanet’in 4- 6 yaş grubundaki çocuklara yönelik “Kur’an Kursları Okul Öncesi Din Eğitimi Projesi” ile hemen ikame edildi. 2013-2014 eğitim öğretim yılında pilot olarak seçilen Ankara, İstanbul ve İzmir’de 10’ar, Adana, Kayseri, Diyarbakır, Gaziantep, Samsun, Erzincan ve Rize’de 5’er sınıfı geçmeyecek şekilde uygulanmaya başlanan proje, 2014-2015 eğitim-öğretim yılından itibaren ise tüm yurda yayıldı.

“Dindar nesil’”e doğru

2012 yılında kuran kurslarına katılımda yaş sınırının kaldırılmasıyla AKP’nin eğitimi dinselleştirme hedefi doğrultusunda toplum mühendisliği sergilenmeye başlandı. Bu kurslarda tanıtımlarında “İşlenmeye hazır zümrüt taneleri” olarak isimlendirdikleri çocuklara somut zeka gelişiminin en önemli aşamasında dinsel eğitim verildi. Türkiye’nin de imzaladığı Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer alan hükümlere karşın okul öncesi çocuklar sağlıklı gelişimleri için 11-12 yaşa kadar uzak tutulması gereken bir yaşta “melek, şeytan, cin, korku, cezalandırılma, sabır, itaat, iman, sorgulamama” gibi kavramlarla karşı karşıya bırakıldı.

Eğitimi dini kurallara göre şekillendiren iktidar, çocuk gelişimi ve eğitim bilimlerinin vazgeçilmez ilkelerini çiğnemekle kalmadı, çocukları internet üzerinden sertifika alan sözde eğiticilere teslim etti.

İmam eşleri eğitici

“Kur’an Kursları Öğretim Programı”nın uygulandığı sınıflarda görev almak isteyen öğreticiler için 28 Kasım 2014’te Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde “4-6 Yaş Çocuk Etkinlikleri ve Eğitimi” adında modüler sertifika eğitim programı hazırlandı. Programdaki ders modüllerini tamamlayan veya bunun üzerinde bir krediye sahip sertifikası olan Kuran kursu öğreticileri 4-6 yaş grubuna yönelik kurs ve sınıflarda görevlendirildi.

Bununla da yetinilmedi, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerindeki derslere gidemeyenler için uzaktan eğitim olanağı sağlandı. Sakarya Üniversitesi 11 Şubat 2015’te Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylı Sürekli Eğitim Merkezi (SAÜSEM) aracılığıyla uzaktan eğitimi ile eğitim görülmesinin ve “4-6 Yaş Grubu Çocuk Gelişimi ve Etkinlikleri Sertifikası” alınmasının yolu da açıldı.

Bu sistem çocuk eğitimi için gerekli formasyona sahip olmayan, çoğunluğu da camilerdeki imam ya da hatiplerin eşlerinin bu işi üstlenmesinin ve bu yolla gelir elde etmesinin yolunu açtı.

Yoksulluk uygun zemini hazırladı

Okul öncesi eğitimin zorunlu olmaması ve özel kurumlardan yararlanılmasının da çoğu ailenin ekonomik olanaklarını zorlaması bu kreş görünümlü kurslara ilgiyi arttırdı. Çocuklarını kreş, yemek, servis gibi pahalı hizmetler nedeniyle okul öncesi eğitim kurumlarına gönderemeyen aileler, servis ve yemek de verilen ücretsiz kurslar ile düşük ücretli kreş görünümlü sıbyan mekteplerine göndermeyi tercih etti. Diyanet’in Kuran kurslarının yanında vakıfların da organik ilişkisinin olduğu ve desteklediği kreş görünümlü özel kurslar ailelerin çalışma yaşamı ve ekonomik güçlüklerden kaynaklanan tüm sorunlarını da zorluk çıkartmadan çözerek cazibelerini daha da arttırdı.

Milli Eğitim Bakanlığı’na ait okul öncesi eğitim kurumlarında velilerden “aidat” adıyla ücret talep edilirken Diyanet’in kurslarının ücretsiz olması, bazılarında yemek ve servis hizmetleri de sunması yoksul ailelerin karar vermesini kolaylaştırdı.

“Bize sabır yakışır…”

4-6 yaş grubu Kuran kursunun öğretim programını sadece bir pedagog ve iki okul öncesi öğretmene karşı Diyanet İşlerinden beşi, ilahiyat fakültelerinden iki, imam-hatip ve kuran kursu öğreticilerinden üç kişinin yer aldığı 15 kişilik bir komisyon hazırladı.

Temel öğretim, yaz Kuran kursları ile ek öğretim olarak uygulanması kararlaştırılan program, 12 saati dini bilgiler, 6 saati de kuran dersi olmak üzere 18 saatlik bir eğitimi öngörüyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hazırladığı eğitim materyallerinde, iman, günah, yasak, sabır, öteki dünya gibi kavramlar öne çıkıyor. Matematik soruları da tutulan oruç sayısı gibi dini kavramlar üzerinden şekillendiriliyor.

Çocuklara öğretilmesi istenilen şarkılardan birinde “…Var olanla yetinirsen nice yollar aşılır. Yunus gibi, Eyüp gibi bize sabır yakışır, sabrın sonu selamettir” dizeleriyle şükür ve sabır telkininde bulunuluyor.

Şiddet ve istismar görüntüleri

Devletin kreş açma konusundaki sıkı uygulamalarına karşın “fiziki şartları uygun mekanlarda” olması şartını yerine getiren Kuran kurslarında ve Kuran kursu eğitimi verilen kreşlerde denetimsizlik kaynaklı olaylar zaman zaman gazete sayfalarına, televizyon ekranlarına yansıdı. Çocuk eğitimi konusunda formasyona sahip olmadan görev yapan sözde eğiticilerin çocuklara yönelik şiddet, dayak ve istismar görüntüleri, çocukları birbirine dövdürerek cezalandırma gibi çocuk eğitiminde kesinlikle uzak durulması gereken uygulamalar haber konusu oldu.

“4+4+4” benzerliği

AKP’nin eğitimde dinselleşme çabalarının en önemli adımı olan 4+4+4 eğitim modeli ile sıbyan mekteplerine başlama yaşı olan 4 yaş, 4 ay, 4 günlük olma kuralındaki benzerlik “manidar” bir çağrışıma yol açıyor.

4+4+4 sonrasında eğitimi imam hatipleştiren, zorunlu hale getirilmesine karşın din dersi uygulamasının sonuçlarından bir türlü tatmin olmayan iktidar, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın inisiyatifinde vakıflarla el ele dini eğitimi kreş aşamasına kadar indirerek Recep Tayyip Erdoğan’ın “KİNDAR NESİL, DİNDAR NESİL” hedefine doğru bilinçli bir programla ulaşmaya çalışıyor.

*******

”Şükür namazı kılalım”

Turhal Müftülüğü bünyesinde faaliyet gösteren 4-6 yaş grubu Süleymaniye Kuran Kursu yıl sonu programında AKP’li Belediye Başkanı Yılmaz Bekler yaptığı konuşmada, “Bir zamanlar çocuklarımızı 15 yaşına kadar yaz Kur’an kurslarına bile gönderemiyorduk. Şimdi ise 4 yaşındaki çocuklarımız için camilerinde Kur’an kursu açılabiliyorsa, eve gider gitmez 2 rekat şükür namazı kılalım avuçlarımızın içi karıncalanıncaya kadar dua edelim” dedi.

Turhal Kaymakamı Bünyamin Yıldız da “Turhal’a geldiğimde en çok hoşuma giden bu proje olmuştu. Geleceğimiz adına umut verici bir gelişmedir. Bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyor, başarılarımızın devamını diliyorum” diye konuştu.

*******

”Ana sınıfı yerine Kuran kursuna”

Zeytinburnu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bir yazı ile çocuklarını anaokulu yerine Kuran kurslarına göndermek isteyenlere yol gösterdi.

Zeytinburnu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, ilkokullara gönderdiği yazıda şöyle denildi:

“Bakanlığımızın yeni çalışmalarından, ilkokul öncesinden öğrencilerin ana sınıfı yerine Kuran kurslarına, gündüz bakım evlerine ve kreşlere göndermek isteyen veliler öğrencilerini gönderebileceklerdir. Ancak söz konusu kurumlara öğrenci kayıtları da e-okul üzerinden yapılacağından öğrencinin ana sınıfına giden veya isteğe bağlı grubunda olması gerekmektedir. Okulunuzdan Kuran kursuna veya kreşe gitmek için kayıt erteleme için dilekçe veren öğrencilerin velileri okula gelerek “anasınıfına göndermek istiyorum” diye dilekçe verecekler ve anasınıfına kayıtları yapılacaktır. Aynı gün kayıtlı oldukları Kuran kursları veya kreş tarafından anasınıfından nakil yolu ile alınacaktır. Ancak anasınıfına kayıt yaptırabilecek yaş grubundaki öğrenciler için geçerlidir.”

*****

okul-oncesi-egitime-osmanli-modeli-sibyan-mektepleri-140437-1.

Kız erkek ayrı sınıfta

Ankara’nın Sincan İlçesinde kurulan “www.sibyanmektebi.org” adlı internet sitesinde tanıtımı yapılan sözde okulların Ankara’nın birçok ilçesinin yanı sıra Türkiye’nin birçok yerinde hizmet verdiği duyuruldu. İnternet sitesinde yer alan duyuruda, kız kuran kursu ve erkek kuran kursu olmak üzere 3-6 yaş arası çocuklara kız erkek ayrı sınıflarda, Elif ba, Tecvid, Adab, Hadis dersleri ile Siyer, Kuran-ı Kerim hatim programları hafızlık gibi dersler verildiği bildirildi.

*******

Sıbyan mektebi nedir?

Osmanlı’da cami veya hayır kurumlarının yanında bulunan en yaygın eğitim kurumu sıbyan mektepleri idi . Hemen her mahallede açılan bu mekteplere başlama yaşı en erken 4 yaş, 4 ay 4 gündü. Ancak ailenin kararı hocanın onayı ile ileri yaşlarda da eğitime başlanabiliyordu.

“Amin alayı” denilen gösterişli bir törenle mektebe başlatılan çocuklara önce besmele sonra Arap harfleri ezberlettirilir sonra da Kuran eğitimine geçilirdi. Kızlar ve erkeklerin ayrı gruplar halinde eğitim aldıkları mekteplerde odanın her yerine ulaşacak uzunlukta sopası ile hoca yüksek bir platformda otururdu.

1839’da Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra gündeme gelen iyileştirme çalışmalarına ancak 1908’de İkinci Meşrutiyet döneminde başlanabilen sıbyan mektepleri 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kaldırıldı

******

okul-oncesi-egitime-osmanli-modeli-sibyan-mektepleri-140438-1.

Özel harekat için dua zinciri

Bir başka sıbyan mektebinin internet sitesinden de Şırnak,Silopi ve Cizre’deki özel harekat polisleri için dua zinciri oluşturulması çağrısı yapıldı. Duyuruda, “Acil fetih suresi ve 21 kurays suresi okunacak bu mesaj zincirini devam ettirelim . Bir kişiye bile olsa iletelim insallah düsmanlari helaki icin yarin sabah namazindan sonra (Lehebsuresı) 50 defa okunacak : “Allahim ebulehebin elini kuruttuğun gibi PKK’nin da elini kurut” diye niyet edilecek. Şimdiden Allah razi olsun.Siz okuyamasaniz da bir okuyan olur” denildi.

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Erdoğan’ın sert düşüşü sürüyor! İşte son anket…

Published

on

blank

Yöneylem Sosyal Araştırmalar Merkezi, “Türkiye Siyaset Paneli” mayıs ayı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Gelecek cumhurbaşkanlığı seçiminde AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy vereceğini söyleyenler yüzde 39,6’da kaldı.

Araştırma, 27 ilden 3 bin 140 kişinin katılımıyla yapıldı. “Sizce Türkiye nasıl yönetilmektedir?” sorusuna ise yanıtlar şöyle oldu: “Kötü yönetilmektedir” diyenler yüzde 50,1, “Ne iyi ne kötü yönetilmektedir” diyenler yüzde 22,8, “İyi yönetilmektedir” diyenler yüzde 25,3, “Bilmiyorum/Cevap yok” diyenler yüzde 1,7.

Araştırmada erken seçim isteyenlerin oranı yüzde 50,4, erken seçime karşı çıkanların oranı yüzde 39,5 olarak ölçüldü. Kararsız olduğu söyleyenler yüzde 8,5, cevap vermek istemeyenler ise yüzde 1,6 oldu.

Yüzde 58,8 parlamenter sisteme dönmek isterken, yüzde 31,7 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni destekliyor.

Gelecek cumhurbaşkanlığı seçiminde AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy vereceğini söyleyenler yüzde 39,6’da kaldı. Yüzde 50,5 “asla oy vermeyeceğini”, yüzde 2 oy kullanmayacağını belirtti ve yüzde 7,9 “Oy verebilirim de vermeyebilirim de” dedi.

Adayın kim olduğuna bakmaksızın muhalefeti destekleyeceğini söyleyenlerin oranı Erdoğan’ı destekleyeceğini söyleyenlerin oranını geçmiş durumda.

İşte o anketin sonuçları;

blank

blank

blank

blank

blank

Continue Reading

Genel

TDP Sarıyer’de ilk kongre heyecanı

Published

on

blank

Türkiye’nin yeni partilerinden Türkiye Değişim Partisi, Sarıyer’de ilk kongresinin heyecanını yaşadı. Kurucu İlçe Başkanı Murat Kemer, delegelerin oylarıyla yeniden ilçe başkanı seçildi.

Türkiye Değişim Partisi Sarıyer İlçe Başkanlığı’nda ilk kongrenin heyecanı yaşandı. Gerçekleşen 1. Olağan Kongre’ye; TDP İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat, TDP Sarıyer İlçe Başkanı Murat Kemer, TDP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Kader Yeğit, TDP Sarıyer İlçe Kadın Kolları Başkanı Hülya Özarslan Çavdar, TDP Bakırköy, Eyüp, Bahçelievler, Bağcılar ve Çekmeköy ilçe başkanları, TDP İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Ahmetcan Mahmut Demir, TDP Sarıyer İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ufuk Kurum, TDP İstanbul il ve ilçe yöneticileri, delegeler ile partililer katıldı.

TDP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Cengiz Arı’nın divan başkanlığını yaptığı kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından, TDP Sarıyer İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ufuk Kurum faaliyet raporunu okudu. Faaliyet raporunun kabul edilmesiyle devam eden kongrede konuşan TDP Sarıyer İlçe Başkanı Murat Kemer, “Gerçekleştirdiğimiz 1. olağan kongremiz ülkemize, milletimize, İstanbul’a, Sarıyer’e ve partimize hayırlar getirmesini diliyorum. Yapacağımız çalışmalar Sarıyer için umut olacak. Görevimizi en iyi şekilde yapacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.

“ÇOK YOĞUN BİR ŞEKİLDE ÜYE ÇALIŞMASI YAPACAĞIZ”

Kongrede konuşan TDP İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat, “İstanbul genelinde yapılmaya başlanan kongreler tüm hızıyla devam ediyor. Bunlardan biri de, İstanbul’un göz bebeği olan Sarıyer’dedir. İlçe başkanlığımıza 3. gelişim ve her seferinde de teşkilatımız yaptıklarıyla adeta göz kamaştırıyor. Çünkü çok güçlü bir ilçe başkanımız ve fedakar teşkilatımız var. İçerisinde bulunduğumuz pandemi nedeniyle kongrelerimizi sınırlı sayıda ve sürede yapmak durumunda kaldık. Fakat inanıyorum ki, Murat Kemer Başkanımızın elinde yüzlerce yeni üye formu bulunuyor. Kongre sürecinden sonra bu formları işleme alacağız. Yıl sonuna kadar da çok yoğun bir şekilde üye çalışması yapacağız.” ifadelerini kullandı.

blank

Continue Reading

Genel

MetroPoll’den flaş anket! İki isimden Erdoğan’a rekor fark

Published

on

blank

MetroPOLL Araştırma’nın Kurucusu ve Yöneticisi Özer Sencar, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için yapılan son anketi açıkladı.

MetroPOLL Araştırma’nın kurucusu ve yöneticisi Prof. Dr. Özer Sencar’ın “Olası cumhurbaşkanlığı seçimi senaryoları” başlığıyla Twitter hesabından paylaştığı ve 26 bölgede, 1752 kişiyle 16 Nisan-21 Nisan tarihleri arasında yapılan çalışmaya göre, Erdoğan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yüzde 49,7’ye yüzde 38,8, ABB Başkanı Mansur Yavaş’a yüzde 49,4’e yüzde 37,5, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e ise yüzde 42,5’e yüzde 38,5’le mağlup oluyor.

Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu karşısında yüzde 42.5’e yüzde 39.7 gibi küçük bir farkla kazanıyor.

Ankete göre “Olası cumhurbaşkanlığı seçimi muhtemel senaryoları” şöyle:

 

blank

Continue Reading

Popüler