Connect with us

Genel

Barış Yarkadaş’tan Kaftancıoğlu’na sert yanıt: Taciz iddialarının üstünü örtmüştür

Published

on

blank

CHP 26. Dönem Milletvekili Barış Yarkadaş, Maltepe’de yaşanan cinsel saldırıya tepki göstermesini “Şov yapıyor” diye niteleyen Canan Kaftancıoğlu’na yanıt verdi.

CHP 26. Dönem Milletvekili Barış Yarkadaş, Maltepe’de yaşanan cinsel saldırıya tepki göstermesini “Şov yapıyor” diye niteleyen Canan Kaftancıoğlu’na yanıt verdi.

CHP 26. Dönem İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş’ın sosyal medyada paylaştığı twitler şöyle:

“HİÇ UTANMAMIŞ…”

Canan Kaftancıoğlu, bugün bir gazeteye verdiği demeçte, CHP Maltepe İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Umut Karagöz’ün karıştığı cinsel saldırı suçuna yönelik gösterdiğim tepkiyi hiç utanmadan ve sıkılmadan “ŞOV” olarak nitelemiş! Güya ben işin şovundaymışım…

“KADINLARIN TALİHSİZLİĞİ…”

Ben hayatımda bu denli apolitik bir dile şahit olmadım. Sürekli kadın kimliğini öne çıkararak siyaset yapan CK’nın “cinsel saldırı ile ŞOV” kavramlarını aynı cümlede kullanması, bu ülkenin kadınları açısından büyük bir talihsizliktir. CK’nın sözlerini okurken onun adına utandım. Yazıklar olsun!

“KADINLAR VE GENÇLER ENGELLENDİ”

CK, Maltepe’de yaşanan ve hepimizi utandıran bu olayı ne zaman öğrenmiş ve neden kamuoyuna açıklama yapmamıştır? Maltepe Kadın Kolları ve Gençlik Kolları, olayın üstünden 3 gün geçmesine rağmen, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın tepkisiz kalması üzerine PAZAR günü ilçe binasına gelerek Maltepe Meydanı’nda bir açıklama yapmak istediklerini belirtmiş, bu utanca ortak olmayacaklarını söylemiştir. Maltepe İlçe Başkanı ise “Canan Hanımdan haber bekliyoruz. Açıklama yapılmasını istemiyor” diyerek basına duyuruyu engellemiştir.

“KONUYU ÖĞRENİNCE TWİT ATTIM”

Bu yüzden binada tartışma çıkmıştır. Benim tüm bunlardan PAZAR günü akşam saatlerinde haberim oldu. Kadın Kolları Üyesi bir partilimiz aradı ve yaşananları anlattı. Bunun üzerine, “Buna sessiz kalmamalıyız” dedim. Ardından da “Peki benim konunun üstüne gidebilmem için bir belge var mı? Mağdurun beyanı tutanak vs gerek… Bu olmadan ne söylesek sıkıntı olur” dedim.

BELGEYİ MEDYAYA GÖNDERDİLER

Kadın Kolları Üyesi arkadaşımız “Biraz sonra tüm gazetecilere yollayacağız” cevabını verdi. Yaklaşık 3 dakika sonra da mağdurun ifadesinin yazılı olduğu tutanağı gönderdi.

“TWİT ATTIM”

Tutanağı okuduğumda mideme bir yumruğun oturduğunu hissettim. Ne diyeceğimi bilemedim. Bu ahlaksızlık karşısında elimden gelebilecek tek şeyin twit atarak konunun üstüne gitmek olduğunu düşündüm. Ve tek bir twit atarak konuyu duyurdum.
En azından sesleri bastırılan Kadın ve Gençlik Kollarımız ile mağdurun sesi olurum diye düşündüm. Ve öyle de oldu sanırım.

Ört bas edilmeye çalışılan rezaletin ardından Maltepe İlçe Başkanlığı’ndan bir kadın yöneticimiz arayarak “Barış Bey, biz suça ilişkin dosyayı Cuma akşamı hazırladık ve failin partiden atılması için İl Başkanlığı’na gönderdik artık dosya onlarda” dedi.

TARİHE DİKKAT

Dikkat edin, bu konuşma olaydan 3 gün sonra gerçekleşiyor. İlçe yöneticimize sordum: “Peki, partiden atıldı mı?” diye sordum. “Onu bilmiyorum” yanıtını verdi. Çünkü atılmış olsaydı, üyelikten düşümü için kağıt gelmesi gerekirdi. Bu konuşmanın üzerinden yaklaşık 15 dakika geçti. CHP İstanbul İl Sekreterliği’nden aradığını söyleyen bir arkadaşımız, “Vekilim, failin dosyası bizde. İl Disiplin Kurulumuz dosyada gereğini yapacak” dedi.

Demek ki; pazar gecesine kadar hala bir işlem yapılmamıştı. Ne zaman ki twit atıp konuyu duyurduysam “atılma” işlemi o zaman aklına geldi CK’nın…

KONU GÜNDEME GELİNCE…

Çünkü bu konuşmadan 10 dakika sonra CHP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Yeşim Ağırman aradı ve “Vekilim şahıs partiden atıldı” dedi. Madem atıldı; bunun belgesi nerede? İl Disiplin Kurulu ne zaman toplandı? Hatta kurula da gerek yok! İl Disiplin Kurulu tek başına da bu kararı verecek yetkiye sahiptir! En azından İl Disiplin Kurulu Başkanı bu işlemi yapar ve kamuoyuna duyururdu. Ancak belli ki başka bir yöntem izlenmiş ve CK, konunun duyulmaması için gayret sarf etmiş. Çok yazık!

KAFTANCIOĞLU’NA SORULAR!

CK, bir cinsel saldırıya gösterdiğim insani tepkiyi “şov” olarak görüyorsa, cinsel saldırılara karşı düzenlenen toplantı ve basın açıklamalarına neden katılıyor? CK’nın mantığından gidersek, “Mahkeme faili tutukladıysa gereği yapılmış” demektir. O halde tepkiye ne gerek var? O halde CK bu toplantılara neden katılıyor? Ve o alçaklığa ses çıkaranları da ŞOVMEN olarak mı görüyor? Belli ki CK, kadın mücadelesini de mücadelenin kavramlarını da içselleştirememiş… Söylemleri de basit bir ezberin ötesine geçememiş. Bunun takdiri kadınlarındır!

CEVAP BEKLİYORUM!

CK madem tecavüze karşı çıkanları “şov”la suçluyor o halde kendisine buradan çağrı yapıyor ve sorularıma cevap istiyorum: Pazar gecesi üzülerek öğrendiğim ve CHP 26. Dönem Vekilleri Grubu’nda paylaştığım o konuyu soruyorum: ÜMRANİYE’de tacize uğradığını söyleyen D. Adlı genç kızımızın durumunu, İlçe Başkanı Zeynel Kızılkaya size aktardı mı? Siz genç kızımızı il başkanlığına çağırdınız mı? Orada genç kızımıza ne dediniz? Ve o genç kızımız sizinle yaptığı konuşmanın ardından NEDEN 7 arkadaşıyla birlikte partiden istifa etti? Evet; neden neden!

YENİ BİR VAKA DAHA!

Sultangazi’de CHP’li bir yönetici tarafından tacize uğradığını söyleyen bir kadının durumunu size aktarmaya çalışan eski ilçe sekreterinin mesajlarını neden cevapsız bırakıyorsunuz? Neden dönmüyor ve disiplin işlemi başlatmıyorsunuz? Üstelik wassapınıza tüm ayrıntılar gönderilmiş.

KİMSE ULAŞAMIYOR!

Dün gece eski ilçe sekreterimiz beni aradı ve “Vekilim bu konuya el atın, CK bize dönmüyor, cevap vermiyor. Bir kadın çok mağdur” dedi. Kendisine Genel Başkanımız Sn. Kılıçdaroğlu’nun MAKAM telefonunu verdim. “Siz sayın genel başkanımıza aktarın, ben de haberini yapacağım. Partide hiçbir görevim yok. Sadece haberini yapabilirim” dedim.

UYARANLARA CEVAP YOK

Evet CK, sanırım bu konuyu çözmeye çalışan eski ilçe sekreterimizi de ŞOV yapmakla suçlayacaktır! Çünkü ona göre, mağdur kadının sesi olmak ŞOV’dur!

SON OLAY

Son bir örnek daha: Pazar gecesi patlayan Maltepe rezaleti sonrası, twitimin altına yazılan ve dün gazetelerde haber olunca gördüğüm bir rezalet var. Özlem Hanelçi adlı bir partilimiz, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı iki kişinin ismini veriyor ve taciz suçlamasında bulunuyor. Hanelçi, ben bu twitleri yazarken, yaşadıklarını ve çığlığın duyurmaya çalıştığı mesajlaşmalarını bana da yolladı. Az önce onları okudum. Toplam 25 mesaj. Özlem Hanım, durumu önce İl Başkan Yardımcısı Saniye Yurdakul’a aktarıyor. Yurdakul, konuyla ilgileneceğini ancak CK’ya da bilgi vermesi gerektiğini söylüyor. Mağdur Özlem Hanım, “Mail adresine yazdım” diyor. CK’dan ses soluk çıkmayınca, Özlem Hanım konuyu kamuoyuna duyurmaya karar veriyor ve benim twitimin altına yaşadıklarını yazıyor. Böylece konu da alenileşiyor.

Hepsi birbirinden üzücü olaylardan bahsetmek çok acı.
Belli ki; CK bu konularda hayli duyarsız. Somut olay ve iddiaların üstünü örtmek, ihmal etmek, geçiştirmek bir görev suçudur.

PARTİYE AÇIK ÇAĞRI!

CHP Yüksek Disiplin Kurulu, İstanbul’daki tüm iddialarla ilgili re’sen soruşturma başlatmalıdır. Bu yapılmadığı takdirde, ben her platformda bunu gündeme getireceğim. Bunun bedeli partiden atılmak olsa bile…

Son söz de Cumhuriyet Gazetesi’ne: Gazetenizde CK’nın hakkımda dile getirdiği “ŞOV YAPIYOR” hakaretine yer vermişsiniz. Bunlar da benim o hakarete cevabımdır. Söz hakkımı kullandırmanızı talep ediyorum.

Genel

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a: İstanbul 1’den büyüktür

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Kanal İstanbul’u inadına yapacağız” sözlerine “İstanbul, 1’den büyüktür. Nokta” karşılığını verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İSKİ’nin Ataköy’de başlattığı atık su tüneli inşaatını gerçekleştirecek TBM cihazının yer altına indirilme törenine katıldı. Törende İmamoğlu’na; Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ve İBB Sözcüsü Murat Ongun eşlik etti. Törende ilk konuşmayı yapan İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu, yaklaşık 1,5 yıllık görev süresi boyunca yaptıkları çalışmalar ve hizmetlerden örnekler verdi. Şehrin 36 farklı noktasında kronik su baskını sorununu yaşayan bölgelerdeki problemleri çözdüklerini belirten Mermutlu, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’na 72 farklı noktadan atık su girişine son verdiklerini aktardı.

MERMUTLU: “TÜNEL, 2022’DE TAMAMLANACAK”

“450 kilometre atık su ve 105 kilometre yağmur suyu hattı inşa ettik” diyen Mermutlu, 22 km dere ıslahı gerçekleştirdikleri bilgisini paylaştı. Yapımı devam eden ve önümüzdeki dönemde hayata geçecek projelerden örnekler veren Mermutlu, “Bugün burada TBM kazısını başlatacağımız Ataköy atık su tünelimiz, toplam 9 kilometre uzunluğunda olacak ve 4,5 metre dış çapı ile Küçükçekmece Gölü’ nün doğu yakasında kalan Başakşehir, Küçükçekmece ve Bakırköy İlçelerinin atık sularını alarak, hemen yanımızda bulunan ve 2. etabı geçtiğimiz Kasım ayında Sayın Başkanımız tarafından hizmete alınan Ataköy Atık Su İleri Biyolojik Arıtma Tesisimize ulaştıracak. Tamamen yer altından, kazısız olarak gerçekleştirilecek olan tünelimizin inşaatı, İstanbul’un günlük yaşantısına da hiçbir olumsuzluk oluşturmayacak.
Yaklaşık 180 milyon TL’ye mal olacak olan tünelimizi 2022 yılı sonunda tamamlayarak hizmete almayı hedefliyoruz” dedi.

İMAMOĞLU: “BATAKLIK GÖRMEK İSTEYENLER GEÇMİŞE BAKSIN”

Mermutlu’nun ardından konuşan İmamoğlu, kentin sorunlarına çözüm odaklı olarak yaklaştıklarını vurguladı. Bu kapsamda imalata alınan tünelin, 3 ilçede yaşayan milyonlarca insana hizmet vereceğini belirten İmamoğlu, tesisin Marmara Denizi’nin temizliğine önemli katkısı olacağının altını çizdi. “İstanbul, bizden önceki dönemlerde böyle bir kısım batak görüntüsü veriyordu” diyen İmamoğlu, “Hatta bir kısım baskın görüntüleri ile İstanbul’a hiç yakışmayan görüntü içine alıyor ve bunu vatandaşlarımıza ne yazık ki yaşatıyordu. Birilerinin hafızasında öyle kalmış olacak ki, hala bu noktaların batak şekliyle görüldüğünü düşünüyor ve bunu dile getiriyor. Halbuki gezmelerini öneririm. 40’a kadar yakın noktada, bu kronik sorunları giderdik. 40’a yakın noktada çalışmalarımız devam ediyor. Aslında bahsedilen o su baskını, batak görüntüsü olan birçok yerin, geçmiş dönemden de birçok ihmal edilmiş yatırımın akılla, bilimle, araştırmayla insanların ihtiyaçlarını algılayarak, onların neyi istediğini hangi sorunların çözülmesi gerektiğini hissederek çözüme kavuşturuyorlar; inatla hareket etmiyorlar” ifadelerini kullandı.

“İNATLA YAPILAN HİZMETİN MİLLETİN YARARINA OLMA ŞANSI YOKTUR”

Hizmetin inatla yapılamayacağını vurgulayan İmamoğlu, “İnatla yapılan hizmetin de milletin yararına olma şansı yoktur. Bu anlamda, İstanbul’da İSKİ’nin yaptığı bu dönemdeki yatırımlar gerçekten önemsiyorum. Zira yerinde görüldüğünde çok daha kıymetli işlerin yapıldığını da hissedileceğini, bütün yetkililere duyuruyorum. Buyursunlar, gelsinler. Sadece İSKİ bünyesinde bile ne kadar insan odaklı bir süreç yönettiğimiz de onlara zevkle gösterelim, anlatalım. İstanbul, değerli bir şehir, kadim bir kent. Her hizmet kıymetli; yeter ki siz İstanbul’u hissedin, İstanbul ile beraber hareket edin. Onların aklına hürmet edin. Onların düşüncelerini ve ihtiyaçlarını tespit edin. Size İstanbul’un bu anlamda geri dönüşü de aynı oranda samimi ve kuvvetli olacaktır. İstanbul’a dair önemli bir karakter bizim için; İstanbul’a asla ihanet ettirmemek. Zira İstanbul’a ihanet edenlere vatandaşımızın cevabını geçmiş seçimde hep beraber gördük, yaşadık. Bu saatten sonra elbette biz de İstanbul’a asla ihanet etmeyeceğiz ve asla ihanet edilmesine de imkan tanımayacağız, fırsat vermeyeceğiz” diye konuştu.

“GÜNDEM DEĞİŞTİRME ÇABALARINA ALET OLMAYACAĞIM”

İmamoğlu, beraberindeki Kerimoğlu, Çebi ve Mermutlu ile birlikte butonlara basarak, TBM cihazını yer altına indirdi. Gazeteciler, bu sırada İmamoğlu’na, “Dün, İstanbul’da kalabalık bir kongre vardı. O kongrede Cumhurbaşkanı’nın size yönelik sözleri de vardı. Önce Kanal İstanbul’a değindi. “İnadına Kanal İstanbul’u yapacağız” açıklamasını nasıl değerlendireceksiniz” sorusunu yöneltti. İmamoğlu, bu soruya şu yanıtı verdi:

“Gündem değiştirme çabası. İnadına diye bir şey olmaz. Şu anda belki birileri unuttu ama bizim unutmamızın mümkün olmayacağı bir acı var ortada. Üstünden daha 4-5 gün geçti. Gara’da şehitlerimiz oldu. 6-7 yıl, PKK terör örgütünün elinde tutulan polisimiz, askerimiz şehit edildi. Ben, bütün aileleri tek tek aradım. Hepsiyle görüştüm. Birebir ziyaret ettiğim aileler de oldu. Öncelikle Allah’tan rahmet diliyorum. Acıları çok büyük. Birilerinin müjde açıklamasının, daha sonra, ‘Niçin başarısız olduk’ açıklamasına döndüğünün henüz milletin vicdanında cevabı verilmedi. Böylesi acı bir olayı unutturmak, başka gündemlerle süreci alabora etme çabası bu. Kesinlikle ve kesinlikle, insanların bu günlerde yaşadığı o acının dışında bir gündeme taşıma çabası. Ben, buna alet olmayacağım. İstanbul’da; kanalmış, vesaireymiş başka gündemler yaratmak… Halbuki bugün, şehitlerimizin acısı var. Daha başka gündemler de var; yoksulluk var, işsizlik var. Türkiye tarihinde ilk defa insanlar ekmek kuyruğuna giriyor. Pandemiyle mücadele var. İnsanlar, can mücadelesi veriyor. Bunlar varken, beni açıkçası tıka basa dolu kongre salonlarında söylenenler, bu şekilde gündem dışı akılla söylenenler ilgilendirmiyor.”

“İSTANBUL’LA İNATLAŞMAYI MARİFET GÖRENLERE 23 HAZİRAN’I HATIRLATIYORUM”

İmamoğlu, gazetecilerin, “Cumhurbaşkanı’nın size yönelik, ‘Fantezi peşinde, bizse dertliyiz’ şeklinde sözleri oldu” hatırlatmasını ise, “Tatilmiş, şuymuş, buymuş gibi… Neredeyse 2 yıl geçmiş bu gündemin üzerinden, hala bunların konuşuluyor olması üzücü. Ama şaşırmıyorum. Siz de biliyorsunuz ki, 4,5 yıl önceki, 5 yıl önceki konuşmaları birebir tekrar eden bir anlayıştan başka bir şey beklemem zaten. Aynı metinle, aynı dille konuşma yapılan anlayıştan başka bir şey beklemiyorum. İstanbul’un gündemi başka. İstanbul’la inatlaşmayı hala kendisine marifet görenlere, ben, 23 Haziran’ı hatırlatıyorum. İstanbul’la inatlaşılmaz. ‘İlla inatlaşacağım’ diyenlere de açıkçası ben, ‘İstanbul, burada’ diyorum. Ama unutulmasın, İstanbul, bir şeyi kanıtlamıştır; İstanbul, 1’den büyüktür. Nokta” şeklinde yanıtladı.

Continue Reading

Genel

Mehmet Deniz: Yetmez

Published

on

blank

Mal beyanını sadece seçim kurullarına vermekle olmaz. Mal varlığı araştırılsın demekte yetmiyor.

***
Başta siyasi liderlerin ve 1. derece yakınlarının mal varlığı araştırılsın.

***
Yetmez;
Eski ve yeni bakanların ve yakın akrabalarının mal varlığı araştırılsın.

***
Yetmez;
Eski ve mevcut milletvekillerinin ve 1. derece yakınlarının mal varlığı araştırılsın.

***
Yetmez;
Eski ve mevcut bütün belediye başkanlarının ve 1. derece yakınlarının mal varlığı araştırılsın.

***
Yetmez;
Eski ve mevcut belediye başkan yardımcıları, eski ve mevcut İBB meclis üyelerinin, ilçe belediye meclis üyelerinin ve bütün bunların 1. derece yakınlarının, siyasi parti eski ve mevcut il başkanlarının, ilçe başkanlarının kendisi ve 1. derece yakınlarının mal varlığı araştırılsın.

***
Yetmez;
Siyasi partilerin bütün harcamaları, adayların seçim harcamaları, beş yıldızlı otel ve konaklama giderlerinin nasıl yapıldığı, kısaca siyasetin finansmanının nasıl sağlandığı araştırılsın.

***
Yetmez;
Bütün bunlar araştırılıp tesbit edilmeli, bu günkü teknoloji çağında en fazla 1 kaç gün sürer; ancak bunu araştırmakla iş bitmiyor; servetini ve yapmış olduğu harcamaların kaynağını makul bir şekilde açıklayamayanlar, toplum huzurunda deşifre edilsin, bakın ceza verilsin bile demiyorum. Aslında servetin kaynağının nereden geldiğini açıklayamamak suçtur.

***
Siz ceza vermeyin,bu servetin ve fahiş harcamaların nereden geldiğini, yani kaynağını açıklamakta güçlük çekenleri tesbit edin yeter. O zaman bakınız; bu toplum da bütün sorunlar sinsilesi nasıl çözülüyor göreceksiniz.

***
Artık yeni bir dönem geliyor: Bunların üzerine  korkusuzca  gidebilenler, hesabını  verebilenler, yeni dünya düzeninde yoluna devam edecek, haksız kazançla toplumun kanını emen yarasalar ayıklanacak…

Continue Reading

Genel

Koronavirüsün daha bulaşıcı ve tehlikeli türü ortaya çıktı

Published

on

blank

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde koronavirüsün daha bulaşıcı ve tehlikeli bir türü tespit edildi.

ABD’de San Francisco Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırmada, Kovid-19’un daha fazla bulaşıcı ve şiddetli hasta edici yeni bir varyantının bulunduğu belirtildi.

Söz konusu araştırma ekibinin, 1 Eylül 2020-29 Ocak 2021’ta eyaletin 44 bölgesinden 2 bin 172 test örneği üzerinde yaptıkları inceleme sonucu Kovid-19’un yeni türüne rastladıkları kaydedilen araştırmada, “B.1.427/B.1.429” veya “20C/L452R” adı verilen yeni türün İngiltere ve Güney Amerika’da ilk kez ortaya çıkan Kovid-19 varyantlarından farklı bir mutasyon modeli sergilediğine dikkat çekildi.

“DAHA FAZLA ARAŞTIRMALIYIZ”

Araştırmanın yazarlarından California San Francisco Üniversitesi Laboratuvar Tıbbi Profesörü Dr. Charles Chiu, Fox Haber’e yaptığı açıklamada, bulgulardan dolayı endişeli olduğunu belirterek “Ancak şu an panik yapmıyorum. Bunu daha fazla araştırmalıyız” ifadelerini kullandı.

San Francisco halk sağlığı yetkilileri tarafından ön incelemesi devam eden araştırma sonucunun ileriki günlerde yayımlanacağı bildirildi.

Kovid-19 bilgilerini derleyen John Hopkins Üniversitesi verilerine göre, California, 3 milyon 543 binden fazla vaka, 50 bine yaklaşan can kaybı ile ülkede salgından en fazla etkilenen eyalet konumunda bulunuyor.

Continue Reading

Popüler