Connect with us

Genel

Kılıçdaroğlu’ndan Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili flaş açıklamalar

Published

on

blank

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda “Millet ittifakıyız demokrasiye bakıyoruz. Ali mi oldu Veli mi oldu önemli değil” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Medyascope canlı yayınında Gazeteci Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

Devlete duyduğum saygı dolayısıyla devlet bizi dinliyor demek istemem, bazı yerler ve çevreler bizi dinliyorlar ben bunu biliyorum. Erdoğan demişti bir arada, “Ey Kılıçdaroğlu senin nefeş alışını bile biliyoruz” diye. Bunu söyledim, Sayın İçişleri Bakanı ağır bir ifade kullandı dinleyenler açısından. O da bakanken kendisinin haberi olmadan dinlenmişti. Demokrasinin olmadığı bir ülkede rakibinizi dinlersiniz.

SELAHATTİN DEMİRTAŞ 

Eğer bir kişi ben cumhurbaşkanı adayı olacağım diye YSK’ya başvurur, oradaki hakimler “evet aday olabilirsin” diye karar verirlerse, bu kişi hapiste tutulursa bu ülkede demokrasiden insan haklarından söz edilir mi?

Tutukluluk esas değildir, esas olan tutuksuz yargılamadır diye bir yasa olmasına rağmen bu kişi 3.5 yıldır tutukluysa demokrasi vardır diyebilir misiniz?

Erdoğan, “kimse talimat veremez” falan diye konuşuyor, arkasından tehdit ediyor, “onu kim serbest bırakırsa gösteririm ben ona” diye. Yargıçlara gözdağı veriyor. HSK aracılığıyla gözdağı veriyor.

Mahkemelerde büyük bir çürüme var. Adalet Bakanlığı’nda çürüme var. Türkiye’de adaletin olduğunu kimse kabul etmiyor. Yargıtay başkanı bile adalete olan güvenin yüzde 30’larda olduğunu söylüyor. Yargıtay başkanı bunu söylüyorlarsa iktidarın şapkasını çıkarıp önüne koyması lazım.

Lafa gelince yargı bağımsız. Erdoğan’ın avukatı neler yapıyor ya bu ülkede. FETÖ’den MASAK, MİT raporu olmasına rağmen çatı iddianamesinde adı geçmesine rağmen kimse korkudan dava açamadı ya. Avukatı kimdi, Erdoğan’ın avukatlarıydı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı intihal yapıyor, siz bu kişiyi getirdiniz Yargıtay’a üye yaptınız.

Hukuk olsa Osman Kavala’nın tahliye olması lazım. Tahliye oldu ama aynı olaydan dava açtılar. Papaz’a öyle yapmadılar. Derhal tahliye ettiler, uçağını hazırladılar, Amerika’ya gönderdiler.

Türkiye’de yargı Erdoğan’ın taleplerini yerine getiren bir kurum haline geldi. Yargı bağımsız değil, ondandır ki hiçkimsenin can ve mal güvenliği yoktur.

Bütçe konuşmasında bütçe üzerine konuşmadım. AKP’li vekillerin vicdanına seslendim. Aklını kullanmayan bir insanın parlamentoda olmaması lazım. Kızanlar oldu, evet kızıyorlar. Çünkü onlar da aslında vicdan azabı çekiyorlar.

Babası şehit olan bir çocuğun aylığı 190 lira. Üstelik 52 milyon lira para toplanmış. Nerede bu paralar? Hortumculuğun bu boyutunu ben hiç görmemiştim.

Eğer bizi millet seçtiyse biz milletin sorunlarına tercüman olmak zorundayız. Sorunlar giderek derinleşiyorsa, iktidar partisinin milletvekilleri gördüğü halde ses çıkarmıyorsa vicdanlarına seslenmem zorunlu oldu.

Fakirlikten yoksulluktan bahsettiler 18 yılda sadece bu lafları edenler zenginleşti.

Rüşvet alan adamdan büyükelçi olur mu ya? Yüz karası olayıdır. Bu ülkede namuslu adam mı kalmadı? Türkiye Cumhuriyeti’ni namusuyla temsil edecek adam mı kalmadı? Bunu tabii onlara söyleyeceğim, kime söyleyeceğim.

Devlet yönetiminde kin, intikam olmaz. Bir şey yapacaksınız hukuk içinde yapacaksınız. Kin, öfke ve intikam duygusuyla yola çıkarsanız bunlardan farkınız kalmaz.

CUMHURBAŞKANLIĞINA ADAY OLACAK MI?

Sorulması gereken soru şu: Halk nasıl bir cumhurbaşkanı istiyor? Cumhurbaşkanı tek adam mı olsun, her şeye o mu karar versin. Cumhurbaşkanı mal varlığından ötürü kendisine yönelik suçlamaları geçiştiren biri mi olsun, yargıya müdahale mi etsin? Cumhurbaşkanı ailesiyle beraber mütevazi bir hayat yaşasın yoksa toplumdan kopuk mu olsun?

Benim düşüncem şu; Bakın tek adam rejiminde hiçbir tartışma yok. Herkes bir kişiyi gösteriyor. Diyorlar ki, bizi de besliyor dünyanın parasını aktarıyor, dolayısıyla bizim adayımız belli.

Peki biz ne diyoruz; Millet ittifakıyız demokrasiye bakıyoruz. Ali mi oldu Veli mi oldu önemli değil. Cumhurbaşkanı nasıl olacak, yetkileri nasıl olacak? Bunun üzerinde durmamız lazım.

Onlar tek adam rejiminin devamını istiyorlar. Biz tek adam rejimi istemiyoruz.

Abdulkadir Selvi niye benim adıma konuşuyor, yoksa birileri yazdırıyor mu? Onlara belli cümle kalıplarını verip bunu yazacaksınız diyorlar, onlar da “elbette” deyip yazıyorlar.

Genel

Beyaz TV’nin Mansur Yavaş kumpası çöktü

Published

on

blank

Beyaz TV’nin, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’ı kötülemek için düzenlediği “kurmaca” röportaj bozuldu.

Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek’e ait olan Beyaz TV’nin, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’ı kötülemek için düzenlediği “kurmaca” röportaja, köylülerden müdahale geldi.

Köyde yaşadığını iddia eden bir adam “Sular akmıyor, altyapı çöktü” dedikten sonra “Saraylar yaptılar, insansız hava araçları yaptılar, hastaneler yaptılar” diyerek propaganda yapmaya başladı. O sırada devreye giren kadın “Ne gördüysek Mansur Yavaş’tan gördük, yalan konuşmasınlar. Parayla tutup burada konuşturuyorlar” diyerek kurmaca röportajı bozdu.

 

Continue Reading

Genel

İstanbul’da 65 yaş üstüne ve 20 yaş altına toplu ulaşım müjdesi

Published

on

blank

Son alınan kararla, İstanbul’da 65 yaş üzeri ile 20 yaş altı vatandaşlar, sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı saatlerde toplu ulaşım araçlarını kullanabilecek. Yeni uygulamayla, 65 yaş üstü kişiler 10:00 – 14:00; 20 yaş altı gençler ve çocuklar ise 14.00 – 18.00 saatleri arasında sokağa çıkabiliyor.

Bakanlar Kurulu toplantısının ardından 3 Mart Çarşamba günü toplanan İstanbul Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulu, koronavirüs tedbirleri kapsamında toplu taşımaya yönelik yeni kararlar aldı.

Buna göre; yüksek risk grubunda İstanbul’da, 65 yaş üzeri vatandaşlar ile 20 yaş altı gençler ve çocuklar, sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı saatlerde toplu ulaşım araçlarını kullanabilecek.

Yeni uygulamayla, 65 yaş üstü kişiler sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı 10:00 – 14:00, 20 yaş altı gençler ve çocuklar ise 14.00-18.00 saatleri arasında; otobüs, metro, tramvay, metrobüs, vapur, minibüs, dolmuş gibi toplu ulaşım araçlarını da kullanabilecek.

İdari izinlilier ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün eğitim hizmeti veren kurumlarının öğrenci / öğretmen / çalışanlarından, 65 yaş üstü olanlar ile 20 yaş altı olanlar ise, bu saatler dışındaki okul giriş çıkış saatlerinde, ilgili güzergahtaki toplu ulaşım araçlarını kullanabilecek. Bu kişilerin, eğitim kurumlarınca verilecek kurum adresi ile çalışma/ders programını ihtiva eden belgeleri yanında taşımaları gerekiyor.

İstanbul Valiliği’nin aldığı karar doğrultusunda İstanbul’da koronavirüs önlemleri kapsamında 15 Ocak 2021’den itibaren 65 yaş üstü ve 20 yaş altına toplu taşıma yasağı gelmişti.

Continue Reading

Genel

Sarıyer’de çalışan kadınların mesaisi evde de devam ediyor

Published

on

blank

“Kadın olmaktan gurur duyuyorum”, “Hamileyim ve işimin başındayım”, “Biz iş hayatında varız erkekler de ev hayatında olmalı”, “Eşim işten çıkıp eve geldiğinde kumandayı eline alıyor ve dinlenebiliyor”, “Erkekler bizimle aynı hayatı paylaşmıyor”, “Türk erkekleri evde çalışmayı bilmiyor…” Bu cümleler iş hayatını başarılı bir şekilde yürütmenin yanı sıra evdeki işlere de büyük bir özveriyle emek veren kadınların cümleleri. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken kadınlar iş hayatında var olmanın mutluluğunu dile getirirerek evde kendilerine yardım etmeyen erkeklerden ise dert yandı.

“Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz”

Kadınlar, yaşamın en zorlu alanlarına bile yaptıkları naif dokunuşlarla estetik katan, güzelleştiren kadınlar. İş hayatında olduğu gibi ev hayatında da harikalar yaratmayı başaran, var eden kadınlar. Çiçek serasında çalışan İlknur Hanım, sebze serasına emek veren Aksu Hanım ya da restoran işletmeciliği yapan Leyla Hanım… Hepsinin ortak noktası hem evde hem de iş yerlerinde çalışıyor olmaları. Peki, onlar için hayat nasıl ilerliyor. Kadınlar hem işte hem de evde yaşadıklarını Sarıyer TV mikrofonlarına anlattı.

ERKEKLER YAN GELİP YATMASIN, EŞLERİNE YARDIM ETSİNLER

“Serada çalışıyorum, sonra mesaim evde de devam ediyor” diyen İlknur Hanım, on yıldır iş hayatının içinde olduğunu söylüyor. Serada çiçeklerin arasında çalışmak beni çok mutlu ediyor diyen İlknur Hanım, “Buranın ardından evde de çalışıyor olmak biraz yorucu” oluyor diye de ekliyor. Erkeklere bir de mesaj gönderen İlknur Hanım, “Erkekler eşlerine evlerde yardım etmeli. Kadın da erkek de çalışıyorsa evde herkes bir işin ucundan tutmalı. Erkekler öyle yan gelip yatmasınlar evlerde, eşlerine yardım etsinler” dedi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili görüşlerini söyleyen sera işçisi İlknur Hanım iş ve ev hayatını birlikte yürütmenin kadınların üzerindeki yüklerini şu sözlerle özetliyor: “Eşim bana çok yardım etmiyor, evde 13 yaşında bir kızım var. O bana ev işlerinde yardımcı olabiliyor. Erkekler için aynı şey geçerli değil. Eşim işten çıkıp eve geldiğinde kumandayı eline alıyor ve dinlenebiliyor. Ben yemek yapmak, masayı hazırlamak, bulaşıkları yıkamak, çamaşırları temizlemek ve evin diğer ihtiyaçlarını gidermek için yine çalışmak zorunda kalıyorum.”

HAMİLEYİM VE İŞİMİN BAŞINDAYIM

Dört yıldır serada çalışan Şevval Kaptan, Gümüşdere’de çiçek yetiştiriciliği yapıyor. Kadın – erkek ilişkilerinde dengenin önemine değinen Kaptan, “Biz kadınlar çok güçlüyüz, ben şu an hamileyim ve işimin başındayım” diyor. Kaptan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile yapılan sohbette şu sözleri söylüyor: “Bu işletmede anneler çocuklarla beraber iş yerine gelip çalışabiliyorlar. Ama her iş yerinde mümkün olmuyor. Erkekler ev hayatında bir tık daha geri planda kalıyorlar. Ayrıca eşlerimiz işten geldikten sonra dinlenme alanına geçebiliyorlar ama kadınların böyle bir alanı ya da zamanı olmuyor. Kadının iş hayatı devam ederken evdeki iş hayatı da devam ediyor. Bu durum herkeste farklı duygular yaratabilir ama ne olursa olsun kadınların iş hayatında yer alması harika bir şey. Ben eşimden yana şanslıyım o bana yardımcı oluyor. Ben herkesin bu şekilde hayatı paylaşmasını çok isterim. Ben şu an hamileyim, ev de eşimden iş yerinde de kadın arkadaşlarımdan destek görüyorum. Ben de onlara her an yardımcı oluyorum. Kadınlar hamileyken, çocuk büyütürken ya da ev hayatını düzene koyarken hep iş hayatında o yüzden iş yükümüz daha fazla.”

BİZ İŞ HAYATINDA VARIZ ERKEKLER DE EV HAYATINDA OLMALI

Kadının hayatının sadece evdeki işten ibaret olmaması gerektiğini dile getiren Aksu Hanım, kadının iş hayatında var olmasının her şeyi daha da güzelleştireceğine inanıyor. “Kadın elinin değdiği zaman her şeyin daha iyi olacağını düşünüyorum” diyen Aksu Hanım, konuşmasını şöyle tamamlıyor: “Benim çocuklarım evde bana yardımcı oluyorlar. Onları bu bilinçle yetiştirmek istiyorum. Kadınlar öncelikle kendilerine güvenmeli. Kendimizi geliştirdiğimiz zaman hayata bağlanırız. Ben hem evde hem de işte var olan bir kadın olarak erkeklerin kadınlara sevgiyle, hoşgörüyle yaklaşmalarını öneriyorum. Biz iş hayatında varız erkekler de ev hayatında olmalı.”

“ERKEKLER BİZİMLE AYNI HAYATI PAYLAŞMIYOR”

Leyla Yakut bir restoran işletmecisi. İş hayatında olmanın tek eksisi evde de çalışınca hissedildiğini ifade ediyor. Yakut konuşmasını şu cümlelerle tamamlıyor: “Çalışan kadın aynı zamanda evde de çalışıyor. Erkekler bizimle aynı hayatı paylaşmıyor. Evde eşitlik yok. Türk erkekleri evde çalışmayı bilmiyor. Ben oğlumu böyle yetiştirmiyorum. Eşine yardım etmesini ve hayatın zorluklarını paylaşmasını isterim. Erkekle aynı anda da eve girsek de tüm işi kadınlar yapıyor.”

“KADIN OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM”

“Kadınlar hayatta erkeklerin iki katı daha fazla yük çekiyor.” Bu sözler ise diş hekimliği yapan Sibel Güngör Özerk’e ait. “Kadınların hayatlarında onlara destek olan insanlar olmazsa işleri daha da zorlaşıyor” diyen Özerk, “İş hayatında olan kadınlar eve gittiklerinde de ev işleriyle boğuşuyorlar. Bu sadece kadının sorumluluğunda olan bir şey değil, erkekler kadınlara evlerde destek vermeli ve iş bölümü yapılmalı. İstediğimiz zaman üstesinden gelemeyeceğimiz herhangi bir şey yok. Kadın olmaktan gurur duyuyorum.” dedi.

Continue Reading

Popüler