Connect with us

Genel

TEÇ-SEN’den Beyazıt Meydanı’nda basın açıklaması

Published

on

blank

Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası(TEÇ-SEN), Beyazıt Meydanı’nda “Yardımcı Hizmetler Sınıfı Kaldırılsın!” ve “Engelliden Hizmetli olmaz!”  sloganıyla bir eylem gerçekleştirdi. Yapılan basın açıklamasında, “1965 yılının gerçekleriyle oluşturulan Yardımcı hizmetler sınıfının bugünün gerçeği olmadığının farkındayız. Farkında da olmalıyız.” denildi.

İşte Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası(TEÇ-SEN)’nın gerçekleştirdiği basın açıklaması:

Değerli basın mensupları kıymetli kamu çalışanları; Bugün Türkiye genelinde 81 il’de “Yardımcı Hizmetler Sınıfı Kaldırılsın!” ve “Engelliden Hizmetli olmaz!”  sloganıyla genel eylem yapmaktayız. 1965 yılının gerçekleriyle oluşturulan Yardımcı hizmetler sınıfının bugünün gerçeği olmadığının farkındayız. Farkında da olmalıyız.

Doğalgaz ve kaloriferin olmadığı zamanlarda, sınıflarımızın ve devlet kurumlarımızın soba ile ısıtıldığı dönemlerde, yardımcı hizmetler sınıfı personelleri üzerine düşen görevi layıkıyla yerine getirmiştir. Ancak aradan geçen 56 yılın sonunda hem mevcut okullarımızın ve kamu kurumlarımızın sayısı artmış, hem de yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan personel sayısı azımsanmayacak oranda azalmıştır.

 

HİZMETLİ MEMUR BURADA YETKİLİLER NEREDE?

Kaldı ki, sadece Milli Eğitim Bakanlığında 55 bin okul, 590 bin derslik ve 992 il ve ilçe milli eğitim müdürlüğünün tüm işleri 32 bin yardımcı hizmetler sınıfı personellerine yaptırılmaktadır. Bugün itibarıyla sadece milli eğitim bakanlığının ihtiyaç duyduğu yardımcı hizmetler sınıfı personel sayısı tam 192 bindir.  Milli eğitim bakanlığı toplam 224 bin personelin yapması gereken işi 32 bin personele yaptırmaya çalışmaktadır.

 

BAKANLIK EVİMİZ ÜVEY EVLAT DEĞİLİZ..

Yardımcı hizmetler sınıfı personelleri devlet memurudur ve emin olun SÜPERMEN değildir. Ama milli eğitim bakanlığı yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan eğitim çalışanlarını Süpermen gibi çalıştırmaktadır. Öncelikle yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan kamu çalışanlarının görev tanımı belli değildir…

Hizmetine ihtiyaç duyulduğu her yerde çalışmak için kendini geliştirmiştir… Zaman ve mekan kısıtlamasına ve mesai saatlerine ihtiyaç duymaz. Verilen her görevi yapmakla mükelleftir. Çünkü onlar Süpermen hizmetlilerdir.

Fazla çalışma karşılığında herhangi bir ücret almazlar. Hafta sonu, hafta içi, gece, gündüz, öğle, akşam fark etmez her daim hazır ve nazırdır.

Sabah 5-6 gibi okulda olur ve kaloriferleri yakar, öğrencileri ilk karşılayandır. Okulun ne kadar büyük olduğu, sınıf sayısının, koridor, wc sayısı, oda sayısının hiç önemi yoktur ve her yeri pırıl pırıl yapması ondan beklenen bir görevdir. Görev adamıdır hizmetli… Araba yıkar, faturaları yatırır, il/ilçeye evrak getirir götürür. Uçma yeteneği olmadığından yürümek zorundadır. Çünkü yol ücreti bile verilmez…

 

SÜPERMEN DEĞİLİZ, HİZMETLİYİZ.

Çok güzel çay demler mesela, çay servisi bile yapar… Tıkanan tuvaletleri açabilen süper bir kahramandırlar.  Gece nöbetçidir, yakın dövüş bilmez, silahı yoktur ama gece nöbetteyken herhangi bir sorunla karşılaştığında süper ikna kabiliyetiyle meseleyi çözer.

Hizmetlinin odası yoktur. Odaya da ihtiyacı yoktur. Çünkü onun ailesinden hasta olan olmaz, onun herhangi bir derdi olmaz, düşüncelere dalamaz.. Nasıl dalsın süpermen hizmetli o…

 

SÜPERMEN HİZMETLİ HALLEDERİZ HER İŞİ

Mesela engelli olması da onun süpermen hizmetli olmasına mani değildir… Çünkü o süper hizmetli olmak için dünyaya gelmiştir… Boyanacak duvar varsa süpermen hizmetli boyar… Fotokopi işi ondan sorulur… Kendisine ihtiyaç duyulursa eğer, memurluk da yapar… Berber olur, bozulan kapı, pencereyi tamir ve tadilatını yapar… Yemekhanede patates soyup, yemek bile yapar… Sınav varsa okulda tüm sıraları taşır, yerlerini değiştirir, sınav bitiminde eski haline getirir.. okula gelen tüm kömürü o taşır… Çünkü o süper hizmetlidir.

 

Süperman hizmetlinin işi biter mi? BİTMEZ… ÇÜNKÜ BİRDE AMİRİ NE DİYORSA ONU DA YAPMAK GİBİ BİR GÖREVİ DE VARDIR.. ONU DA YAPAR…

 

SÜPERMEN HİZMETLİ HALLEDERİZ HER İŞİ

Eskiden eğitim seviyesi ilkokul olan bu arkadaşlarımız artık lise, üniversite ve hatta yüksek lisans yapar hale gelmiştir. Hatta yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan eğitim fakültesi mezunu öğretmenlerimiz bile vardır.

56 yıl önce ihtiyaç iken bugün artık anlamını yitiren ve miadı dolan yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılıp yeni bir milat ve yeni bir başlangıç yapılmalıdır. Bu kadrolarda görev yapan kamu çalışanlarının eğitim durumlarına uygun kadrolara atanması elzemdir.

 

YARDIMCI HİZMETLER SINIFI KALDIRILACAK

Seçim zamanlarında “Yardımcı Hizmetler Sınıfı Kaldırılacak” diyerek oy isteyen partilere ve milletvekillerimize sesleniyoruz. Sözünüzün gereğini yerine getirmek için ne yapmamız gerekiyor. Eğer meydanlarda bizleri görmekse dileğiniz işte meydanlardayız. Bizim de sizlerden dileğimiz, sözünüzü tutmanız ve Yardımcı Hizmetler Sınıfının kaldırılması ile ilgili mecliste olan kanun teklifinin kabul edilmesi için ellerinizi semaya kaldırmanızdır.

 

SEÇİMDE SÖZÜNÜZ GEREĞİNİ YAPINIZ

Türkiye nüfusunun %12’si engelli bireyden oluşmaktadır. Anayasamızın 10.maddesi engelli bireylerin lehine alınacak her türlü tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağını belirtmiştir. Engelli bireyler için uygulanacak herhangi bir pozitif ayrımcılığı da  anayasal güvence altına almıştır.

 

ENGELLİ HİZMETLİ HEPİMİZİN AYIBI

Ayrıca engelli bireyin meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde istihdam edilmeleri gerekirken ısrarla yardımcı hizmetler sınıfında çalıştırılması hangi vicdana, hangi merhamete ve hangi hak ve adalet anlayışımıza sığmaktadır. Unutmamak gerekir ki istisnasız hepimiz bir engelli adayıyız.

Şimdi soruyoruz… Engelli bireyden hizmetli olur mu? olmaz! engelli bireylerin ataması yapılırken neden yardımcı hizmetli sınıfına atıyoruz. Hangi gerekçeyle bunu yapıyoruz? engelline uygun istihdam edilmediği için kurum içinde yaşadığı travmadan ve psikolojik zorluklardan haberiniz var mı? bu durum kaş yapayım derken göz çıkarmaktan başka bir şey değildir.

 

ENGELLİ BİREYDEN HİZMETLİ OLMAZ

Meziyetimiz, Medeniyet anlayışımızı üstün kılmak ise bu anlayışımızın sonuçlarında kesinlikle eziyet olmamalıdır. Olamaz. Engelli bireyden de hizmetli olmaz, olamaz.

Bugün 81 il’den hep birlikte sesleniyoruz.

-Kamuda yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan tüm engelli personellerin, engellerine ve eğitim durumlarına uygun kadrolara atanmasını talep diyoruz.

-Kamuya ilk defa atanacak engelli personellerin hizmetli olarak atanması işlemlerine son verilmesini talep ediyoruz.

 

SEÇİMDE SÖZÜNÜZ GEREĞİNİ YAPINIZ

-Engelli personellerin ihtiyaç duyduğu rampa, sesli uyarı sistemlerinin kurulması ve çalışma ortamlarının engel durumlarına göre yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz.

 

ENGELLİ  HİZMETLİ HEPİMİZİN AYIBI

-Zamanın gerisinde kalan ve miadı dolan yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılmasını ve yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan tüm kamu çalışanlarının meslek ve eğitim durumları dikkate alınarak yeni istihdam şekillerinin belirlenmesini talep ediyoruz.

 

Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.

 

TEÇ-SEN – Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası

Genel

Hasan Saim Öztürk: Toplumsal kirliliğin çeşitleri

Published

on

blank

İnsanoğlu bir parçası olduğu çevre ve doğada mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek isterken ihtiraslarına yenilip zaman zaman onu tahrip etmek gafletine düşüyor ne yazık ki… Sadece doğayı değil, kendisi gibi ortak toplumsal çıkarları olanları da buna alet edip, kullanıp onların haklarına da  tecavüz edebiliyor. Bu nedenle hem cinslerine üstünlük sağlama ve ayrıcalıklı olma peşindedir çoğunlukla. Ego dediğimiz kişisel çıkar ve üstünlük sağlama duygusu, kontrolsüz ve denetimsiz kalınca ortaya eşitsizlikler, hak gaspları, tecavüzler, mal mülk hırsı ve çevreyi acımasızca talan etme, ona zarar verme düşüncesi ortaya çıkıyor… Ne yazık ki a çgözlülük, mal mülk hırsları, tatminsizlikler, haksızlıklar, yönetme hırsı bugün insanoğlunun acılarının başlıca kaynağıdır…

***

Toplumsal kirliliğin son çeyrek yüzyılda birkaç şekilde ortaya çıktığını görüyoruz karşımıza… Topluma karşı hukuk ve ahlak dışı davranışlar, çevreye ve doğaya karşı hukuk ve ahlak dışı davranışlar şeklinde… İnsanoğlu toplumsal düzeni sağlamak için gereğinde güç kullanma yetkisini verdiği devletin ve onu yönetenlerin bu yetkilerini kötüye kullanması hak kavramını ve adaleti aşarak çıkar sağlaması, toplumsal kirliliğin ilk adımıdır. Sizin seçtikleriniz ve sizin atadıklarınızın size ihanet etmesi hali çok dramatik ve üzüntü verici bir durumdur. Bu, onların sizleri yanılttığının hulus ve saffetinizden istifade ettiğinin bir kanıtıdır. Önce aldatma ve yanıltma, sonra toplumun, çevrenin ve doğanın kirletilmesi ve yağmalanması ikinci adımıdır.

***

Toplumsal ve çevresel kirlenmenin önlenmesi için önce bu durumun varlığının kabulü ya da saptanması, sonra da önleyici, koruyucu ve telafi edici düzenlemelerin yapılarak kirlenmenin takibi gereklidir. Eğer çok ciddi, kararlı ve takipçi toplumsal bir talep siyasi iradeye dönüşmezse toplumsal kirliliğin ortadan  kaldırılması insan ilişkilerinin, hukuk ve ahlak temeline oturması ve çevrenin korunması olasılığı hemen hiç yoktur. Buna bir örnek vermek gerekirse
bu gün yıldönümünü kutladığımız adalet yürüyüşü sonucu ortaya çıkan güçlü bir ADALET TALEBİNE rağmen bu talebin siyasi bir iradeye dönüşmemiş olmasının sonucu olarak adalet tam tersine daha da geriye gitmiş, neredeyse kaybolmuştur.

***

Toplumsal kirliliğin ve çürümenin ortadan kaldırılması konusunda alınması gereken önlemlerin neler olduğunu saptamak için önce üretim ilişkilerini, adil paylaşımı, eğitilmiş, hukukla donatılmış insanların yaşadığı toplumu ve sosyal hukuk devletini, bütün bunların temeli olan demokrasiyi hayata geçiremediğimiz takdirde temiz bir topluma ve çevreye kavuşma olanağımızın bulunmadığını ve her geçen gün kirlenmiş bir toplumun içinde daha mutsuz aldatılmış, kötüye kullanılmış, aç ve yoksul bırakılmış hukuk güvencesinden yoksun kişiler olarak yaşamaya devam edebileceğimizi söyleyebilirim. Hiçbir ülke temiz topluma kendiliğinden, dayanışma ve güçlü bir siyasi iradeyi
oluşturmadan mucizelerle kavuşmamış ve mutlaka az ya da çok bir bedel ödeyerek onun sahibi olmuştur…

Continue Reading

Genel

Sarıyer’de motosiklet kazaları bitmiyor… Bir kaza da, Büyükdere’de!

Published

on

blank

Sarıyer’de son günlerde sık sık motosiklet kazaları yaşanmaya başladı. Geçtiğimiz günlerde Pınar Mahallesi’nde yaşanan motosiklet kazasının ardından bu kez, Büyükdere’de bir kaza daha meydana geldi.

Kaza, saat 17.00 sıralarında Büyükdere Mahallesi, Piyasa Caddesi, Büyükdere Balıkçılar Çarşısı önünde meydana geldi. İddiaya göre, kırmızı ışık yandığı sırada Serhat K., kullandığı 34 BGU 476 plakalı motosiklet ile solundaki sokağa girmeye çalıştı. Karşıdan gelen Çiğdem G.’nin kullandığı 34 BJL 095 plakalı otomobil ile motosiklet kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle motosiklette bulunan Serhat K. ile Reyhan K. yola savruldu. Kazayı gören vatandaşlar hemen yardıma koşarken, sağlık ve polis ekiplerine haber verdi. Sevk edilen sağlık ekipleri, Reyhan K. ve Serhat K.’ya olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı. Kazaya karışan otomobilin sürücüsü kadın, sağlık ekiplerinin müdahale ettiği, yerdeki yaralıları görünce gözyaşı döktü. Yaralılar, müdahalenin ardından ambulansla Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

Kazanın olduğu noktada esnaf olan Mustafa Kazancı, sadece o beyaz arabanın sola dönerken bir ses duyduk, kaza sesi. Sadece kızın yere düştüğünü gördük. Başka da bir şey görmedik. Çünkü önümüzde araba vardı dedi.

Kaza ile ilgili soruşturma devam ediyor.

Continue Reading

Genel

İmamoğlu’ndan müzik yasağı göndermesi

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bahçelievler’deki toplu açılış töreninde konuştu. 39 ilçenin, 39’unda da hizmetlerine devam ettiklerinin altını çizen İmamoğlu, “Bu şehrin yaşayan her insanına eşit gözle bakarak çalıştığımızı lütfen bütün hemşirelerimiz bilsinler. Hiçbirisini ihmal etmeyeceğiz. ‘Tabii ki, şu ilçe oy veriyor bize. Onun için oraya metroyu yapacağız, başka bir yere mi yapacağız’ diyen aklın yerine, biz, 16 milyon İstanbulluya hizmet eden bir belediyecilik aklını taşıyoruz” dedi. 1 Temmuz’da başlayacak normalleşme sürecini olumlu karşıladıklarını belirten İmamoğlu, 24.00’ten sonra müzik yayınına sınırlama getirilmesi kararına ise, “4 milyon metrekarelik yeşil alanı, sadece 2 yılda İstanbul’un yaşamına dahil ettik. Vatandaşlarımızın buralarda daha iyi vakit geçirmelerini sağlayarak, ama içine müziği de sanatı da katarak, -bir şekilde 12’den sonra da kulaklıkla dinleyerek- müziği ve sanata hayatımızdan hiç eksik etmeden, moralimizi yüksek tutarak geleceğe bakacağımız günler olmasını diliyorum” sözleriyle atıf yaptı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), içerisinde; erişebilir kreş hizmeti sunan ‘Yuvamız İstanbul’un 20’ncisini, komşuluğu yeniden canlandırmak için kurulan “Mahalle Evleri”nin 3’üncüsünü ve 21 derslikli İSMEK okulunu barındıran “Bahçelievler Eğitim Merkezini” hizmete açtı. İBB’nin yine Bahçelievler’de yapımını tamamladığı Dört Halife Camii ve İstihdam Ofisi de törenle beraber faaliyete geçti. Tüm bu hizmetler için düzenlenen toplu açılış töreninde; TBMM CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP İstanbul milletvekili Özgür Karabat, siyasi parti temsilcileri ve İBB üst yönetimi de hazır bulundu.

“PROJELERİMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

Açılış töreninde konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, pandemiye dair normalleşme takviminin açıklanmasını olumlu karşıladıklarını belirtti. “Şu anda aşılama ile ilgili süreç iyi gitmeye başladı” diyen İmamoğlu, “Keşke daha hızlı ve daha önce davranabilseydik de bu dönemin, özellikle turizmle ilgili sürecini, milletçe kaybetmeseydik” ifadelerini kullandı. Toplumun, pandemi sürecine dair hassas tavrını devam ettirmesinin gerekliliğine dikkat çeken İmamoğlu, normalleşme sürecinde de projeleri aynı hızla  sürdüreceklerini vurguladı. Ülkenin ve dünyanın yaklaşık 16 aydır “hayattan kopmuş” bir halde yaşadığına dikkat çeken İmamoğlu, şunları söyledi:

“Milyonlarca metrekarelik yeşil alanı İstanbul’un yaşamına dahil ettik. Sadece 2 yılda, 4 milyon metrekareyi aşan bir alandan bahsediyorum. Vatandaşlarımızın buralarda daha iyi vakit geçirmelerini sağlayarak, ama içine müziği de sanatı da katarak bir şekilde 12’den sonra da kulaklıkla dinleyerek, müziği ve sanata hayatımızdan hiç eksik etmeden, moralimizi yüksek tutarak geleceğe bakacağımız günler olmasını diliyorum. Zira, mutlu olmayan bir toplumun başarılı, üretken olması beklenemez. Huzurlu ve sağlıklı olmayan bir toplumun başarılı ve geleceğe umutla bakması beklenemez. O bakımdan biz, bunu da sağlamak için görevimizin başındayız.”

“HALKIMIZI DİNLEYEREK İŞ YAPIYORUZ”

Adil, yeşil ve yaratıcı bir şehir sözüyle yola çıktıklarını hatırlatan İmamoğlu, “Bu hedefle, hiç kimseyi ayırt etmeden, 16 milyon İstanbullu ile bir arada süreci yönetmenin keyfini yaşıyorum. İstanbul’un dört bir yanında halkımızı dinleyerek, onların ihtiyaçlarını önceleyerek işleri yapıyoruz. Yani bu mahallede bir bina yapmak marifet değil; bu mahallede yaptığınız binanın içini, vatandaşın ihtiyaçları ile doldurmak önemli. Onu yapmaya çalışıyoruz. Bunu da nasıl yapıyoruz? Elbette ki sizleri dinleyerek” dedi. İnsanların hayatına rahatsızlık veren unsurları ortadan kaldırmayı amaçlayan titiz bir süreç yürüttüklerinin altını çizen İmamoğlu, konuşmasında, Bahçelievler özelinde yaptıkları çalışmalardan örnekler verdi.

“PANDEMİ DÖNEMİNDE 18 BİN İNSANA İŞ BULDUK”

Kreş konusunu önemsediklerini belirten İmamoğlu, 20 olan sayıyı, 150’ye çıkarma hedefleri olduğunu yineledi. Kreş sorununu bir belediyenin tek başına çözemeyeceğini kaydeden İmamoğlu, “Ama biz, burada ihmal edilmiş bir soruna, aslında farkındalık yaratıyoruz” diye konuştu. İşsizliğin de yakıcı sorunlardan biri olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “İşsizliği biliyoruz. İşsizliğe katkı sunmak, istihdamı arttırmak, doğru iş gücü ile çalışanları buluşturmak anlamında; hızlıca yoğun nüfuslu olan Bahçelievler’de ‘İstihdam Ofisimiz’i açtık. Şu ana kadar, 18 bine yakın insanımıza iş bulduk. Hem de şu pandemi döneminde, 7-8 aylık çalışma ile. Müthiş rakamlar bunlar” bilgilerini paylaştı.

“AYAMAMA, MÜTHİŞ BİR VADİYE DÖNÜŞECEK”

Bahçelievler’den de geçen Ayamama Deresi’ne özel bir paragraf açan İmamoğlu, şunları söyledi:

“Ayamama Vadisi projesini çok önemsiyoruz. Yıllardır bir zulme dönüşmüş, birçok kötü anı bırakmış Ayamama. Göreceksiniz; 1-1,5 sene içerisinde Ayamama, spor yaptığınız ve Küçükçekmece’nin içinden insanları alıp Bakırköy sahiline indiren, metro ile metrobüsle buluşturan müthiş bir vadiye dönüşecek. Bu yaşam vadisi, bir milyon metrekarelik yeni yeşil alanı İstanbulluların yaşamına sokmuş olacak. 39 ilçenin, 39’unda da hizmetlerimize devam ediyoruz; hangi parti, hangi kişi tarafından yönetildiğine bakmaksızın. Engellilerden çocuklarımıza, kadınlardan gençlere, herkesin duyarlılığına ve onların fırsat eşitliğine bu şehrin yaşayan her insanına eşit gözle bakan, bir vicdan, bir ahlak ve bir adil göz kavramıyla bizim çalıştığımızı lütfen bütün hemşirelerimiz bilsinler. Hiçbirisini ihmal etmeyeceğiz. ‘Tabii ki, şu ilçe oy veriyor bize. Onun için oraya metroyu yapacağız, başka bir yere mi yapacağız’ diyen aklın yerine, biz, 16 milyon İstanbulluya hizmet eden bir belediyecilik aklını taşıyoruz.”

ÇOCUKLARDAN İMAMOĞLU’NA PANKART SÜRPRİZİ

İmamoğlu, konuşmasının ardından Altay, beraberindeki heyet ve çocuklarla birlikte, Zafer Mahallesi’ndeki “Bahçelievler Eğitim Merkezi”ni hizmete açtı. Altay, İmamoğlu ve beraberlerindeki heyet, içinde kreş, Mahalle Evi ve İSMEK okulunun bulunduğu merkezde incelemelerde bulundu. Merkez çıkışında İmamoğlu, “pankart sürpriziyle” karşılaştı. Açılışı yapılan merkezin karşısındaki binanın üçüncü kat balkonundan “Hoş geldin Ekrem Amca” yazılı pankartı sallandıran iki kardeş, İmamoğlu’na sevgi gösterisinde bulundu. Kardeşlere el sallayarak karşılık veren İmamoğlu, çocuklara kitap ve hediye sözü verdi. İmamoğlu, Bahçelievler’deki son ziyaretlerini, Zafer Mahallesi Muhtarı Ahmet Reyhan’a ve Aile Sağlığı Merkezi’ne yaptı.

Continue Reading

Popüler