Connect with us

Siyaset

NİHAT GENÇ’TEN AĞIR SALVOLAR: GERGEDAN G.TÜ SURATLI LİBOŞA CEVABIMDIR

Published

on

blank

Oda TV yazarı Nihat Genç, Oda TV haber sitesindeki bugünkü köşesinde, “Gergedan G.tü Suratlı Liboşa Cevabımdır” adlı çok sert bir yazı yayınladı.Yazısında, aydın diye geçinen cemaatin savunucularını ağır bir şekilde eleştirdi. 

Özellikle sert ve ağır yazılarıyla dikkat çeken Oda TV yazarı Nihat Genç, “Türk basınını Ergenekon adına yöneten gizli derin yapı diye içeri atanlar ve ekranlarından fişfişleyenler ve bu haksızlığa yedi sene susanlar, kankaları içeri alınınca bakın nasıl sessizlikleri bozup cırlamaya başladılar.” diyerek FETÖ’cü gazetecilere yüklendi.

İşte Nihat Genç’in bugünkü dikkat çeken sert yazısı:

Şahin Alpay, Nazlı Ilıcak, Ali Bulaç ve nicesi gözaltına alınmaya başlanmasıyla, iki şey oldu, birincisi bu muhteremlerin sözümona liberal ‘kanka’ları köşelerinden ‘bunlar aydın insanlardır, benim de arkadaşım yakınımdır, doğru olmuyor beyler’ şeklinde arkadaşlarını savunan yazıları.

İkincisi, t 24 sitesinde gergedan .ötü suratlı Hadi Uluengin’in Oda TV, Nihat Genç ve Soner Yalçın’ın bu ‘aydınları’ linç ettiği ve bizim meczup olduğumuz ifadeleri.

Hazırlanın beyler, şenlik başlıyor.

Hayatımın hiçbir döneminde kimseye ‘şunları da tutuklayın’ diye gestapo direktifleri veren sözümona liberal aydınlardan olmadım, aksine, polis ve savcıların odalarında sahte Ergenekon şemaları sahte suçlama ve iftira bilgilendirmeleriyle ekrana çıkıp orduyu ve halkı sabote edenlerin karşısında durdum.

Hayatımın hiçbir döneminde hiç kimseyi mahkemeye vermedim, hiç kimseyi polise şikayet etmedim.

Soner Yalçın’ın okuduğu kitabın yanına düştüğü küçük bir not parçasından dahi linç edenler bakın nasıl yine yağ gibi su üstüne çıkıyorlar.

ODA TV’den on arkadaşımızı Türk basınını Ergenekon adına yöneten gizli derin yapı diye içeri atanlar ve ekranlarından fişfişleyenler ve bu haksızlığa yedi sene susanlar, kankaları içeri alınınca bakın nasıl sessizlikleri bozup cırlamaya başladılar.

Türk Ordusunun yüzlerce onurlu subayını hayvanlara porno kasetleriyle içeri tıkanlar ve fişfişleyenler ve Türk Ordusu’nu Amerikan ajanlarıyla tasfiye edilmesine ekranlarında nezaret edip Türk Ordusu’nun bir şeyhin eline verilmesine alkış tutanlar, kankaları gözaltına alınanca bakın nasıl insan hakları ve hukuk savaşçısı oldular!

T 24 sitesine önce şunu söylemeliyim, orada bulunan bilumum zevat, siz hiç hayatınızda kimseden para maaş almamış, hiçbir şeyhden para almamış, hiçbir patronun adamı olmamış bir yazarla ‘tanışma’ şansına sahip oldunuz mu?

Kırk yıllık yazarlık ve kankalık hayatınızın rezillik ve ihanetle karanlığa gömüldüğünüz bu son devresinde nihayet size bu onuru bağışlayacak bir yazar karşınızda!

Şahin Alpay, aydınmış, önce bu ‘aydın’dan başlayalım.

Konumuz: beyin ve fiziksel dış dünya.

Mesela oturduğunuz koltuğu nasıl algılarsınız, önce koltuğu görürsünüz, sonra koltuğa temas edersiniz, hem görüp hem temas edince, beyin onun bir koltuk olduğunu algılar.

Temas etmeseydiniz ve koltuğu görmeseydiniz beyniniz o koltuğu göremezdi.

Yani beynin bir şeyi fark etmesi için ona duyularla bir bilgi notu gitmesi lazım.

Şimdi siz, yirmi yıldır, oturduğunuz koltuğu görmemişsiniz.

Yirmi yıl beyniniz çıktığı ekranı görmemiş.

Yirmi yıl size maaş vereni görmemiş.

Şimdi beyniniz oturduğu mekanı ve ekranı yani ‘FİZİKSEL MEKANI’ yirmi yıl görmemiş ise bu nasıl beyindir, bu beyini taşıyan nasıl bir aydındır?

Her insan gibi aydınların da ‘beyinleri’ vardır. Mesela şu karşıki dağları gözlerinizle görürsünüz ve bu bilgi beyninize iletilir.

Bu nasıl bir beyin fiziksel dünyayla ilişkisi kesilmiş.

Körlüğü otuz uzun yıl sürmüş beyinsizlerin kırk yıl sonra duvara çarpmaları kadar normal ne olabilir.

Şimdi bu insanları şöyle mi savunacağız: ‘Bunlar ‘aydın’ insanlardır, bunların duvara çarpmasını mazur görün!”

Tam tersi bir aydın ‘gizlenmiş çabaları’ ‘gizlenmiş anlamları’ görmekle ve halkı duyurmakla görevlidir..

Mesela, yüzmetre yarışlarında atletler bazen erken çıkış yapıp diskalifiye edilirler, ki, biz ODA TV, Soner Yalçın, Nihat Genç ve nice yazar start sesini saniyenin yüzde biri aralığında duyduğumuz için DİSKALİFİYE edildik.

Ancak şu da var, atletler saniyenin yüzde biri aralığında start sesini duyamazsa yarışı kazanmaları mümkün değildir.

İftira belgeleri ve ajanlıklarla ilgili yüzlerce kitap yazıldı ve siz hala start almadınız, üstüne bütün bu olup bitenleri görmediğiniz için işgal savaşı patlamış, siz hala start almamışsınız.

Kardeşlerim, duyularınız (görme-duyma) engellenirse şakası yok hayatı biter.

Balyoz ODA TV operasyonlarıyla yedi uzun yıl topluma hakim olan ‘mutlak sessizlik’ neydi?

Ele geçirdikleri ekranlarda halkın duyma-görme yerlerini kim kesti?

Parazit yayın yapanlar kimdi?

Ve bugün Şahin Alpay’ı aydın ve özgürlük kahramanı ilan edip savunan kahraman arkadaşlar, Şahin Alpay’ı otuz yıldır yürüdüğü bu yanlış yolda, niçin ikaz etmediniz, niçin uyarmadınız, niçin bu çok sevgili özgürlük kahramanını eleştiremediniz!

Kardeşlerim, hergün yürüdüğünüz yol artık ezberinize alınmıştır, artık o yolda yürürken o yolu göremezsiniz.

Kimse size o yolun yanlış olduğunu söylememiş kimse sizi o yolda yürürken dürtmemiş size‘hey arkadaş’ diye seslenmemiş ise, siz o yolu ezberden otuz yıl mutluluk ve rahatlık içinde gider gelirsiniz gider gelirsiniz.

Biz bu sütunlarda bu sözümona liberallere uçuruma düşmeden önce ‘gerçek dostluk’ yaptık ve ikaz ettik, şimdi kendilerini savunan timsahlar gibi uçurumdan düşmeden yaptık, aydın olmanın gereği de buydu, bizi kovma bizi cezalandırma bizi sansürleme bizi içeri tıkma gibi belaları lanetleri üstlenerek, bu uyarıcı ve ikaz görevlerimizi her gün yaptık. Biz uyarıcı görevimizi yedi uzun yıl yaptık onlar yedi uzun yıl sustular ve soylu komutanların içeri atılmasına ekranlardan alaycı kahkahalarla eşlik ettiler..

Kardeşlerim, bilimsel olarak ispatlanmıştır, bir şeye gözlerinizi dikip bakmak onu görmek anlamı taşımaz (dalgınlık).

Mesela şöför olsanız yüzlerce trafik kazasına sebep olur yargılanırsınız.

Ama şöför değil ‘aydın’ olunca bir ülkenin bir iç savaş işgal felaketini sebep olanları görmezden mi gelelim?

O ekranlara Şahin Alpay gibi insan türü değil bir yarasa bir kene çıksaydı orada olup bitenleri daha iyi görür tepki verirdi. Çünkü her canlı nesnel bir tepki verir.

Bu nasıl bir hipnoz bu nasıl bir beyin yıkanması, ki ‘tepki’ veren yerlerinize yirmi yıl ‘felç’ geliyor!

Yoksa sizin gözlerinizi bağlayan duyularınızı körleştiren Mesih’in kerameti mi?

Kardeşlerim, fiziksel dünyadan uzaklaşması ancak beyne kimyasal şırınga etmekle olur.. Suni kimyasal almış beyin fiziksel dünyayı görmez.

Ve kendi içinde hayali senaryolar üretmeye başlar.

Bu beyler yirmi yıl ekranlarında ‘hayali senaryolar’ üretti, peki, beyinlerine verilen şırınga kimyasal neydi?

Hiç kimse tutuklanmasın kardeşim, sorun Şahin Alpay’ı hapisten kurtarma meselesi değil,sorun, Şahin Alpay gibi beyni olduğunu iddia ettiğiniz adamlara hangi şırıngalar hangi kimyasal verildi, bu topraklarda her aydının sorması gereken, altından kalkması gereken bu sorudur!

Bu şırınga ve kimyasalı sormayan herkes bu ülkenin ve insanlığın ve uygar dünyamızın hainidir!

Şahin Alpay ve nicesi tutuklanmasın yargılanmasın, ancak, bu şırıngayı ve kimyasalı kankalarından hiç kimse hala merak etmiyor mu?

Şahin Alpay ve Eser Karataş ve Mehmet Altan ve Ali Bulaç ve Ahmet Turan Alkan veMümtazer Türköne ve Nazlı Ilıcak, bu insanlar ekranlarda kendi kendilerine konuşan deliler miydi?

Yani bu insanlar ekranda kendi kendilerine konuşan deliler değilseler, bize bir şey söylediler, bu halka yirmi yıl bir şey anlattılar, ne söylediler ne anlattılar, bunları yazıp çizmek söylemek hatırlamak insanlığa ve hayatımıza ve ülkemize ders çıkartmak hepimizin görevi değil mi?

Söylediklerinden hukuk kurumları da etkilendi halk da etkilendi algı da oluştu yalan iftira meşrulaştı ve toplumda mutlak bir korku hükümdarlığı kuruldu.

Mesela söyledikleriyle Türk Ordusu tasfiye edilip bir şeyhin eline verildi ve bu şeyhin gizli ajanları gün geldi Türk halkının silahlarıyla Türk halkını bombalarla öldürdü.

Kardeşlerim, aydın, aksine, görmeyi öğrenen-öğreten insandır.

Bu beyinsizlerin mahkeme edilmeleri tıbben caiz değildir ve önce beyinlerine bir sağlık raporu şarttır..

Mesela, bir masaya su bardağı konulmalı ve o su bardağını ellerine almaları söylenmeli, su bardağını görüyor hareket ettirebiliyor mu diye yani beyinleri fiziki dünyayla irtibat kurabiliyor mu diye tıbbi incelemeden geçirilmeli.

Ve ülkece şüphesiz her türlü haksızlığın hukuksuzluğun bu OHAL günlerinde karşısında durabilmeliyiz, ancak, bu insanların görme-dokunma-anlama frekanslarını kim bozdu diye sorabilmeliyiz?

Bu insanların beyne giden sinyallerini hangi fikir hangi telkin hangi gizli kasıt hangi gaflet hali bozdu diye insanlığın ve ülkenin selameti açısından merak etmeli sorular sorabilmeliyiz.

Ya da bu beyinsizlere kimler prizmatik-cemaatmatik gözlük takıp herşeyi ajan cemaatin gözüyle görmelerini sağladı..

Şimdi özgürlük diye insan hakları diye Şahin Alpay ve arkadaşlarını kurtarmaya çalışan kankalarına sesleniyorum, gerçekten tutuklanmasın, hep birlikte kurtaralım,  gerçek adil bir yargılama olsun, ancak, bu beyinsizleri savunurken ‘aydın’ demeyin…

Bu beyinsizlere ‘aydın’ diyorsanız sizler de aynı kimyasal karışımları otuz yıldır kullanıyorsunuz demektir.

Fiziki mekanlarda ve fiziki bir dünyada bu kadar olup biteni ‘görmeyen’ bu insanlar aydın mı yoksa sanal pokemanlar mı?

15 Temmuz gecesi Türkiye’yi işgal savaşında sekiz saat bombalayanlar sanal pokemanlar mı?

15 Temmuz gecesi ordu dağıldı, meclis bombalandı, 250’ye yakın silahsız insan öldürüldü?

Tamam bu arkadaşlar ya da diğerleri ‘yargılanmasın’, evet, yargılanmasın, peki ‘pokemanları mı?’ mahkeme edelim.

Hayali kumpas senaryolarla Türk ordusu ve medyasının binlerce adamını içeri attınız, Ege Ordusu’nda binlerce casus dediniz, en üst düzey komutanlara hayvan pornosu dediniz ve sonunda Türkiye’yi bir savaş yerine çevirdiniz?

Bütün bunlara sebep olanların beyin yapıları ideolojileri telkinleri hipnozları türk halkı medyası tarafından masaya yatırılmasın mı?

Gözaltına alınan arkadaş olunca ve arkadaşın titri ‘aydın’ olunca, işgal savaşı gibi muhteşem bir fiziksel gerçekliği, görmezlikten mi geleceğiz?

Gözaltına alınan sevgili kankalarınızın beyinlerine bakın, hepsi ‘robot’, hepsi aynı cümleleri kullanmış, hepsi halkı kandırmış, hepsi yalan söylemiş ve hepsi aynı merkezde aynı ‘algı’ içinde kullanılmış..

Şüphesiz ‘robotlar’ yargılanamaz.

Şimdi biz, Anadolu’nun Muş’un Siirt’in yoksul köylerinden 10-12 yaşında cemaatin beynini yıkadığı çocukları yargılayacağız, suçlayacağız, o yoksul sahipsiz kimsesiz cemaat tuzağına düşmüş çocukları vahşilikle suçlayacağız ve hatta o yoksul çocuklara müebbet hapisler vereceğiz, ama, bu çocukları yalan yanlış kumpas ve ajanvari telkinlerle yirmi yıl ekranlarda uyutan kandıran aydınları hiç hesaba çekmeyeceğiz.

Yine suçun büyüğü 12 Eylül’de olduğu gibi Anadolu’nun yoksul köylü çocuklarının üstüne mi yıkıldı?

Fişfişciler kumpascılar ajanlarla polis savcı odalarında gizli görüşmeler gizli direktiflerle çalışanlar yine ‘masum’ yine bu ağbiler ‘aydın mı?’ oldu!

Kankanıza sahip çıkmanız çok normal, çünkü çok yakınınızda her gün gördüğünüz tanıştığınız anılarınız olan bir insan.

O muhteşem ‘aydın’ sorusunu bir daha soralım: peki, bir aydın önce Muş köylerinin yoksul çocuklarına mı sahip çıkmalı, yoksa, birlikte mutlu kahkahalı eğlenceli geceler geçirdiği arkadaşına mı sahip çıkmalı!

Bir kez daha bu ülkenin acılarına yoksulluğuna sosyolojisine tarihine felaketlerine sahip çıkmayıp yangından ilk kurtarılacak şey kankalarını gören bu insanları, bu sütunlarda ömrümüz oldukça teşhir etmek, halkımızın ve boynumuzun her zaman dik ve onurlu durması için, hepimiz için insanlık ve memleket borcudur!

Memleket savaşa girmiş, siz hala hatır gönül yakinim peşindesiniz.

Nihat Genç –  Oda TV

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

Sarıyer nihayet kazandı ama ortalık karıştı

Published

on

blank

Galibiyet hasretini evinde iyi oynadığı mücadelede Zonguldak Kömürspor’u 1-0 yenerek sonlandıran Sarıyer’de, maç bitmeden teknik direktör Mehmet Demirtaş’ın görevine son verildiği açıklamasının yapılması ortalığı karıştırdı.

Ligde zor günler geçiren Beyaz Martılar, Yusuf Ziya Öniş’te Zonguldak Kömürspor’u konuk etti. Maç öncesinde futbolcuların ve teknik ekibin yönetim aleyhindeki bildirisinin gölge düşürdüğü bu mücadelede Sarıyer’deki bahar havasına rağmen tribünlerdeki büyük boşluklar gözlerden kaçmadı. Maça çok iyi başlayan Sarıyer, henüz 8. dakikada Berkay Görmez’in frikikten attığı golle 1-0 öne geçti. Golden sonra tam 4 topu direkten dönen Sarıyer, iyi mücadelesiyle de taraftarlarını mest etti. Zonguldak ekibinde Ertuğrul Şenlikoğlu, ikinci sarıdan kırmızı kartla oyun dışında kaldı ve takımını oyunun son bölümünde 10 kişi bıraktı. Karşılaşma, Sarıyer’in 1-0’lık üstünlüğü ile sona erdi. Bu galibiyet ile Sarıyer, puanını 16’ya yükseltti ve haftayı 13. sırada tamamladı. Sarıyer’in 16. haftadaki rakibi ise Bitexen Vanspor olacak. Mücadele, 27 Kasım Pazar saat 14:00’te Van’da oynanacak.

MAÇ OYNANIRKEN DEMİRTAŞ’IN GÖREVİNE SON VERİLDİ

Beyaz Martılar haftalar sonra iyi futbolla aldığı galibiyete sevinemedi. Maç oynanırken Sarıyer Spor Kulübü’nün resmi hesabından teknik direktör Mehmet Demirtaş’ın görevine son verildiği açıklaması yapıldı. Maç devam ederken alınan bu karar, Sarıyerli taraftarlarca büyük tepki topladı. Bazı taraftarlar, sosyal medya hesaplarından Sarıyer Spor Kulübü yönetimine ateş püskürdü. Demirtaş’ın görevine son verilmesi kararının ardında, maç öncesinde yayınlanan bildirinin olduğu konuşuluyor…

Continue Reading

Genel

İYİ Parti Sarıyer’de İbrahim Temur dönemi

Published

on

blank

İYİ Parti Sarıyer 3. Olağan Kongresi, Darüşşafaka’da bulunan TİM Show Center’da gerçekleşti. Kongrede tek aday olan İbrahim Temur, İYİ Parti Sarıyer’in yeni ilçe başkanı oldu.

İYİ Parti Sarıyer’de 3. Olağan Kongre’nin heyecanı yaşandı. Darüşşafaka’da bulunan TİM Show Center’da gerçekleşen kongrede tek aday olan İbrahim Temur, İYİ Parti Sarıyer’in yeni ilçe başkanı oldu. Partililerin yoğun ilgi gösterdiği kongereye İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu ile CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç ve yönetimi, CHP Sarıyer Kadın Kolları Başkanı Sunay Sevinç ve yönetimi, CHP Sarıyer Gençlik Kolları ve Sarıyer Belediyesi’nin CHP’li Meclis Üyesi Ali İhsan Özdemir de katılım sağladı.

blank

Kongrede bir konuşma gerçekleştiren İYİ Parti Sarıyer’in yeni ilçe başkanı İbrahim Temur şunları dile getirdi:

Sayın Divan, Partimizin Değerli Kurucuları, Milletvekillerimiz, Çok Değerli Yöneticilerimiz, Misafir İlçe Başkanlarımız, İlçemizin Yine Çok Değerli Yöneticileri, Üyelerimiz, Kıymetli Delegelerimiz, Değerli Misafirler, Hanımefendiler ve Beyefendiler; İlçe Başkanlığımızın 3. Olağan Kongresine hepiniz hoş geldiniz. Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıyla şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyorum.

YAZICI’YA TEŞEKKÜR ETTİ

Onlar tarihi seyretmediler, tarih yazdılar ve yaptılar. Başta Genel Başkanımız Sn. Meral Akşener ve tüm kurucularımız, partimizin kuruluşundan bugüne emek veren her üyemize ülkemizin aydınlık geleceği için verdikleri mücadele için şükranlarımı sunuyorum. Sarıyer İlçe Başkanlığımızın kuruluşundan bugüne emek veren tüm ilçe başkanlarımıza saygılarımı sunuyorum. İlçe Teşkilatımıza başkanlık yaparak son 3 yılda büyük emek vermiş, büyük fedakarlıklarda bulunmuş İlçe Başkanımız Sn. Mustafa Yazıcı’ya tüm teşkilat mensuplarımız adına teşekkürü borç bilirim. Kendisinden aldığımız bayrağı çok daha yukarılara taşıyacağımızı ifade etmek istiyorum ve böylesine önemli bir kadroyu bu teşkilata kazandırdığı için şükranlarımı sunuyorum.

“HEDEFLERİMLE, VİZYONUMLA VARIM”

Bugün burada olamayan ama gönlü burada, emeği burada tüm partililerimizi de saygıyla selamlıyorum. Partimizin yetkili kurullarının aldığı karar sonrası, adaylık kararımı bundan 1 ay kadar önce açıklamıştım. Orada da belirttiğim üzere bu adaylık sürecine başlarken bir iddia ortaya koydum ve şunu söyledim, ‘’Kişisel nefsimle bu adaylık sürecinin içinde değilim’’. Bu adaylık sürecinde fikirlerimle varım, hedeflerimle, vizyonumla varım, ilke ve yöntemlerimle varım, en önemlisi ekibimle varım. Her ne kadar adaylık süreci an itibariyle bir yarış içinde geçmeyecek olsa da, bugün burada siz değerli delegelerimize nasıl bir İYİ Parti Sarıyer İlçesi hedefimizin olduğunu, içini doldurarak anlatmak isterim. Bunun hem delegelerimize hem de partimize taahhüt olduğunu buradan ifade etmeyi borç bilirim.

“İLÇE BAŞKANLIĞIMIZI BİR AKADEMİ HALİNE GETİRECEĞİZ”

Sarıyer’in tüm dinamikleriyle ilişki içinde olan, muhtarlarla, Sivil Toplum Kuruluşlarıyla sürekli temasta ve sadece temasta olmayan, ortak birtakım çalışmalar yapan, projeler üreten, Spor Kulüpleriyle bir arada olan İlçe Başkanlığı hedefliyoruz. Seçime kadar ve seçimden sonra hiçbir mahallede girilmedik esnaf bırakmayan, vatandaşla sürekli bir arada; sokak sokak, ev ev , sandık sandık teşkilatlanmış bir teşkilat hedefliyoruz. Teşkilatın en önemli ayaklarından mahalle teşkilatlarımızı en kısa sürede, tam ve eksiksiz hale getireceğiz; mahalle başkanlarımız bizim en önemli çalışma arkadaşlarımız olacak, onları sorunlarıyla baş başa bırakmayacağız. Bir elimiz onların omzunda olacak ama bir gözümüz de hep üzerlerinde olacak. İlçemizde İstişare ve Danışma Kurulları oluşturacak, belli aralıklarla toplanmasını sağlayacak ve bu şekilde varsa eksik noktalarımızın üzerine gideceğiz. İlçe Başkanlığımızı bir akademi haline getirecek, her bir üyemizin hem partimizin politikaları hem de çeşitli konularda bilgi sahibi olmasını sağlayacağız. Konusunun uzmanı davetlilerimizle mutlaka her ay 2 defa ilçemizde sunumlar yapacağız. Sürekli projeler üretecek, tüm arkadaşlarımızı bu çalışmalara katacağız, ilçe başkanlığımızda aile sıcaklığı oluşturarak herkesin evi gibi hissetmesini sağlayacağız.

blank

“ÜYE SAYIMIZDA BÜYÜK ARTIŞLAR HEDEFLİYORUZ”

Üye sayımızda, özellikle genç ve kadın üye sayımızda büyük artışlar hedefliyoruz, buna yönelik projelerimizi mutlaka yerine getireceğiz. Sarıyer özelinde şunları paylaşmak istiyorum, Sarıyer için mutlaka özel projeler üretecek bunları kamuoyu ile paylaşacağız. Artık Sarıyer içinde söz söyleme günü gelmiştir. Sarıyer’de iyi yapılan her şeyi mutlaka takdir edecek, eksik gördüklerimizi mutlaka kamuoyu ile paylaşarak yapıcı bir şekilde siyaset üreteceğiz. Bu yönetim listesindeki arkadaşlarımızın hepsi birer değerdir, bu değerin sadece partimizin ilçe yönetimlerinde sorumluluk alması bizim için yetersizdir. Arkadaşlarımızın birikiminden Sarıyer’de vatandaşlarımızın tamamının faydalanması elzemdir. Bu sebeple 2024 Yerel Seçimleri’nde İYİ Partinin Sarıyer’de söz sahibi olması ve politikalarıyla varlığının burada olması bizim olmazsa olmaz hedefimizdir. Bizim için bunun dışında hiçbir kıstas başarı olarak kabul edilmeyecektir.

“TEŞKİLATIMIZIN ANA OMURGASINI KADINLAR VE GENÇLER OLUŞTURACAKTIR”

Teşkilatımızın ana omurgasını kadınlar ve gençler oluşturacaktır. Gençlerin ve kadınların üzerinde şekillenmiş bir İlçe Başkanlığı bizim ana düşüncemiz olacaktır. Gençlerin ve kadınların enerjisi, diğer arkadaşlarımızın tecrübesiyle kendisiyle yarışan, standardını kendisi belirleyen, çıtayı hep yükselten, İstanbul’da parmakla gösterilecek ve kendisinden söz ettirecek bir ilçe başkanlığını sizlere sunmak istiyoruz ve sunacağız.

Yunus Emre’nin güzel bir sözüdür:

‘’Her dem yenileniriz bizden kim usanası’’ diyor, Yunus Emre. Gün yenilenme, yeniden yeni bir heyecanla yeni hedeflere doğru yürüme günüdür. İyilik ve doğruluk yolunda hiçbir hareket, hiçbir dava mağlup olmamıştır; insanlık tarihinde bunun hiçbir örneği yoktur. Ahlakı, iş alma sorumluluğu ve erdemiyle beraber siyaset kumaşı en iyi teşkilatlarımızdan biri İYİ Parti Sarıyer Teşkilatı’dır. Bu kaliteyle bu teşkilatın başarısız olması mümkün değildir. Bizim yönetimimizde Partimizin hiçbir üyesi siyasetin pasif bir unsuru olmayacaktır.

Değerli Üyelerimiz, Teşkilatımızın Değerli Mensupları; siyaset zor ve uzun bir yol, önümüzde 2 seçim var bu süre içinde birbirimizi sürekli uyanık tutacağız. Bizim teşkilatımızda yukarıdan aşağı talimat kanalları açık olacak ama aşağıdan yukarı talep ve tenkit kanalları da sürekli açık olacaktır. Değerli Delegelerimiz; ben ve arkadaşlarım hedeflerimizle buradayız, vizyonumuzla buradayız, ancak böyle bir süreç partimizi başarılı kılabilir. Sizlerin de ölçüsü bu olmalıdır.

Delegelerimize şunu da ifade etmek isterim:

Bugün emanet sizin elinizdedir, başkan da, yönetici de sizlersiniz, sizlerden alacağımız emaneti en iyi şekilde koruyup kollayacağımızı ve partimize hizmet edeceğimizi, emaneti de günü geldiğinde tekrar sizlere geri vereceğimizi belirtmek istiyorum. Yerel seçimlerde alınan başarılı neticelerle, 2023 seçimleri için umudumuz artmıştır, 2023 seçimlerinin mutlaka ama mutlaka ülkemizi aydınlık geleceğe ulaştıracak kadroların seçileceği bir seçim olacağına yürekten inanıyorum. Bunun için gece ve gündüz sürekli çalışacağımızın sözünü de buradan sizlere vermek istiyorum.

“ÖNDERİMİZ ATATÜRK, LİDERİMİZ AKŞENER”

Sözlerime son verirken şunu da sizlerle paylaşmak isterim: Bizim önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Ülkenin dört bir yanı işgal edilmişken, ordusu olmayan, silahı olmayan, fabrikası olmayan bir ülkede işgalin orta yerinde Amasya’da şunları söyledi: ‘’Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır’’. Bizim önderimiz Mustafa Kemal Atatürk… Bizim liderimiz Meral Akşener. 2017 referandumu yapılmış, ülkenin geleceğine dair tüm umutlar bitmişken, bir daha ülkede aydınlık bir gelecek, özgür bir toplumda yaşama ihtimali belki de kalmamışken, cesur arkadaşlarıyla beraber partimizi kurdu ve şunu söyledi: ‘’Medeniyet yolunun taşlarını sadece cesurlar döşer’’. O yüzden biz cesur insanlarız, biz kararlı insanlarız, biz yorulmayız ve biz kazanacağız! Siz Değerli Misafirlerimize, Delegelerimize kongreye katılımınızdan dolayı teşekkür ediyor, kongremizin Sarıyer’e ve partimize hayırlı olmasını diliyorum. Saygılarımla…

blank

Continue Reading

Genel

İYİ Parti Sarıyer’de Ahmet Kaya’dan adaylıktan çekilme açıklaması

Published

on

blank

İYİ Parti Sarıyer’de 3. Olağan Kongre’nin heyecanı yaşanıyor… Üç adaylı kongre öncesinde Cem Sak’ın adaylıktan çekilme kararını almasının ardından, mevcut adaylardan Ahmet Kaya da adaylıktan çekildiğini gazetemize yaptığı özel açıklama ile duyurdu.

İYİ Parti Sarıyer, 20 Kasım 2022 Pazar günü Darüşşaka’da bulunan TİM Show Center’da 3. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirecek. Mevcut başkan Mustafa Yazıcı’nın aday olmayacağı kongre öncesinde üç isim ilçe başkanlığına adaylığını açıklamıştı. Ancak o isimlerden Cem Sak, geçtiğimiz günlerde adaylıktan çekildiğini duyurmuştu. Kongreye iki adayla gidilmesi beklenirken, adaylardan Ahmet Kaya da adaylıktan çekildiğini açıkladı. Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Kaya, “Delege seçimlerinde yaşanan taraflı, adil olmayan durumlardan ötürü adaylıktan çekilme kararı aldım. Partimin kuruluşundan bu yana çok büyük bir emek ve mücadele sarfettim. Sarıyer’de İYİ Parti’yi en şekilde temsil etmek ve demokrasi adına aday olmuştum. Mevcut ilçe başkanımızın kendi önerdiği adayı bariz şekilde desteklemesinden dolayı adaylıktan çekilme kararı aldım. Partim için elimden geleni yapmaya, mücadele etmeye devam edeceğim. İYİ Parti’nin başarısı, ülkemizin geleceği adına çok önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Ahmet Kaya’nın da adaylıktan çekilme kararını almasının ardından, İYİ Parti Sarıyer’de kongre günü başka bir aday çıkmazsa tek adaylı bir seçim gerçekleştirilecek. Mevcut aday İbrahim Temur, kongrede bir sürpriz olmazsa eğer, İYİ Parti Sarıyer’in yeni ilçe başkanı olacak.

Continue Reading

Popüler

blank