Connect with us

Siyaset

KILIÇDAROĞLU : SADECE KENDİ PARTİSİNİN CUMHURBAŞKANIDIR

Published

on

blank

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Yüksek Yargı mensuplarının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gezilerine katılmasına yönelik eleştirilerini sürdürürken, “Cumhurbaşkanının tarafsız olması lazım.Çünkü tarafsız olacağına dair yemin etti.”dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AB ülkelerinin büyükelçileriyle kahvaltıda bir araya geldi.

Kılıçdaroğlu, yaklaşık iki saat süren kahvaltının ardından, basın mensuplarına açıklamada bulundu.

Kahvaltıda Türkiye’nin AB üyeliği sürecinin de gündeme geldiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “1963’ten bu yana süren yolculuğumuzun olumlu sonuçlanması için elimizden gelen her türlü çabayı CHP olarak gösterdiğimizi kendilerine aktardık” dedi.

Büyükelçilere, vize konusunun bir başka koşula bağlanmasının doğru olmadığını ifade ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ahde vefanın bir gereği olduğunu, birliğin etik değerleriyle de bunun uyuşabileceğini ifade ettik. Herhangi bir koşul olmaksızın vize serbesti sağlanırsa bunun daha uygun olacağı kendilerine ifade edildi. Ayrıca Türkiye’nin Ortadoğu, Rusya, Afrika, Balkanlar konusunda bize yöneltilen sorularla ilgili cevaplar verdik. Kendi düşüncelerimizi aktardık. Yine onlara CHP’nin önümüzdeki günlerde bir dış politika stratejisini açıklayacağını da ifade ettik. Bu belgeyi merak ettiklerini ifade ettiler. Biz de önümüzdeki süreç içinde kamuoyuyla paylaştıktan sonra, bu belgeyi kendilerine göndereceğimizi de belirttik.”

Kılıçdaroğlu, Almanya Federal Meclisi’nde yarın oylanacak, 1915 yılı olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını içeren tasarının gündeme gelip gelmediğine ilişkin soruyu da, “Özellikle sözde Ermeni soykırımı ile ilgili bir soru da geldi. O konuda düşüncelerimizi aktardık. Bunun bir siyaset konusu olmaması gerektiğini, siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini, tarihçilerin işi olduğunu, Türkiye’nin bütün arşivlerini açtığını, gerçekleri sadece bizim değil, bütün dünyanın görmeye hakkının olduğunu, arşivlerini açmayan Ermenistan’ın da arşivlerini açması gerektiğini kendilerine aktardık” şeklinde yanıtladı.

Almanya Büyükelçisi’nin toplantıda olup olmadığının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Biz davet ettik ama Türkiye’de mi, değil mi bilmiyoruz. Gelmedi” karşılığını verdi.

SİYASETİ ÖĞRENECEKLER, ALIŞACAKLAR BUNLARA” YANITI

“Siz dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Yargıtay, Danıştay başkanlarıyla ilgili eleştirmiştiniz. Yanıt verdi. ‘Siyaseti öğrenecekler, alışacaklar bunlara’ dedi. Neler söylersiniz?” yönündeki soru üzerine de Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Siyaseti bilmesi gereken insanlar önce anayasayı bilecekler. Anayasayı bilmeden ‘ben siyaseti biliyorum’ demek, doğru değildir. Anayasada yargının bağımsızlığı var. Dün Sayın Kurtulmuş, ‘hepsi cumhurbaşkanına bağlıdır’ demişti, bugün geri adım atıyor. Yani bir anlamda Erdoğan ile çelişiyor. Hiç kimsenin cumhurbaşkanı değildir, ancak kendi yandaşlarının cumhurbaşkanıdır Erdoğan. Bunu herkesin bilmesi lazım. Cumhurbaşkanının tarafsız olması lazım. Çünkü tarafsız olacağına dair yemin etti. Nerede? TBMM’de. Yeminini tutmuyor, ‘ben herkesin cumhurbaşkanıyım’ diyor.

Kusura bakmasın sadece ve sadece kendi partisinin cumhurbaşkanıdır. Ortaya koyduğu tablo da budur. Yargı bağımsızdır, yargı tarafsızdır. Bütün dünyada böyledir. Çünkü bir gün gelir Erdoğan’ı da o yargı yargılar. Dolayısıyla yargının bağımsızlığının temelinde de bu yatıyor zaten. Eğer siz, yani yargıç ‘ileride birisi önüme çıkar ve ben onu yargılarsam ve o nedenle benim tarafsızlığım çok önemlidir’ diyorsa hem yargı hem cumhurbaşkanı, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına dikkat etmek zorundadır.”

Bu konuda atılacak adımların, yapılacak davranışların, söylenecek sözlerin son derece önemli bir ağırlığı olduğuna dikkati çeken Kemal Kılıçdaroğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı bize siyaset dersi vereceğine, önce TBMM önünde namusu ve şerefi üzerine ettiği yeminin gereğini yapsın, ona sahip çıksın” ifadesini kullandı.

Click to comment

Bir Cevap Yazın

Genel

AKP’nin yeni İstanbul İl Başkanı Kabaktepe’nin belediyeden milyonlarca liralık ihale aldığı ortaya çıktı

Published

on

blank

AKP İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe’nin ortağı olduğu şirketin, AKP’li Esenler Belediyesi’nden 2011-2017 yılları arasında zabıta personeli çalıştırmak üzere düzenlenen yaklaşık 18.6 milyon liralık ihale aldığı ortaya çıktı.

Yeni AKP İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve ortağı eski AKP İstanbul İl yöneticisi olan Hacı Dursun Bozo’ya ait olan Bilge Uluslararası Ticaret Limited Şirketi’nin önceki yıllarda AKP’li Esenler Belediyesi’nden aldığı milyonluk ihaleler dikkat çekti.

Sözcü’nün haberine göre; Şirketin ünvanı değişmeden önce Bilge İletişim Organizasyon olarak faaliyet gösterdiği dönemde Esenler Belediyesi’nin 2011-2017 yılları arasında gerçekleştirdiği zabıta personeli alımı ihalelerini kazandığı ortaya çıktı. Kabaktepe’nin ortağı olduğu şirket ile belediye arasında bu süre içinde toplam 18 milyon 622 bin liralık bu sözleşme imzalandı.

ZABITA HİZMETİ İHALELERİ

Bilge İletişim Organizasyon, belediyenin 2011 yılında düzenlediği “Zabıta Destek Hizmeti Alımı” ihalesini 4 milyon 573 bin liralık teklifi ile kazandı. Belediye ile 2011-2013 arasını kapsayan 2 yıllık sözleşme imzalandı.

2014 yılı için personel alımı yapmak üzere düzenlenen ihaleyi Bilge İletişim Organizasyon, Aksiyoner Bilge Yönetimi ve Yeşilırmak Sosyal Hizmetler ortak girişimi 2 milyon 725 bin TL’ye aldı.

Esenler Belediyesi, 2015 yılına gelindiğinde zabıta alımı için tekrar ihaleye çıktı. 2 yıllık alım için gerçekleştirilen ihaleyi 11 milyon 324 bin 962 TL’lik teklifi ile kazanan Bilge İletişim Organizasyon ile 2015-2017 arasını kapsayan sözleşme imzalandı. Sözleşme, 24 Aralık 2017’de çıkan ve kamuda taşeron işçi çalıştırılması ile ilgili 696 sayılı KHK uyarınca fesh edildi.

ŞİRKETİN GEÇMİŞİ

Kabaktepe’nin ortağı olduğu şirket, Bilge İletişim Organizasyon adıyla 1999 yılında Şenel Kızılca ve İhsan Aktaş tarafından kuruldu. Osman Nuri Kabaktepe ve ortağı Hacı Dursun Bozo, şirketi 2007 yılında devraldı.

Bilge İletişim Organizasyon Rehberlik İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’nin adı 2019 yılında da Bilge Uluslararası Ticaret Limited Şirketi olarak değiştirildi. Kabaktepe ve Bozo’ya ait olan şirket şu an bu isimle faaliyetlerini sürdürüyor.

Bu şirket, İBB Meclisi AKP Grup Başkanvekili olan Tevfik Göksu’nun başkanlığını yaptığı Esenler Belediyesi’nden 2012-2020 arasında 41.9 milyon liralık ihale alan Ayn Medya şirketini, geçtiğimiz ağustos ayında devralmıştı. Ayn Medya, Kabaktepe ortak olduğundan bu yana geçen 7 ayda Esenler Belediyesi’nden henüz ihale almadı.

Continue Reading

Genel

16 ankete göre Cumhur İttifakı gidici!

Published

on

blank

Uluslararası haber ajansı Reuters bugün “Ekonomideki bozulma Cumhur İttifakı’nda oy kaybı yaratırken iktidar seçim sistemi değişikliği ile avantaj sağlamaya çalışabilir” başlıklı dikkat çeken bir analiz yayımladı.

Uluslararası haber ajansı Reuters bugün “Ekonomideki bozulma Cumhur İttifakı’nda oy kaybı yaratırken iktidar seçim sistemi değişikliği ile avantaj sağlamaya çalışabilir” başlıklı dikkat çeken bir analiz yayımladı:.

İşte o analiz:

Anketler, ekonomik sorunların yanı sıra adalete olan güvensizliğin artmasıyla son bir yıldır zorlanan Cumhur İttifakı’nın ortakları AKP başta olmak üzere MHP’nin oy kaybettiğini ve ağırlıklı kararsızlar olmak üzere muhalefete doğru kayma yaşandığını gösterirken, iktidarın bu sorunu azaltmak için seçim sisteminde değişiklik yapması bekleniyor.

AKP tarafından yapılan çalışmalarda, daraltılmış seçim sistemine geçilmesi ve partiler için yüzde 10 olan seçim barajının yüzde 7’ye indirilmesi ihtimali güçlenirken, ittifaklar için yüzde 10-12 civarında bir barajın gündeme gelmesi üzerinde duruluyor.

AKP’li yetkililer oy kaybının farkında olduklarını ancak oyların yeniden toparlanmasını beklediğini belirtirken, olası bir seçim dönemine ilişkin olarak yapılacak düzenlemeler kapsamında ise Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’nu çalışmalarının ve olası ittifaklar için de bir baraj belirlenmesi ile ilgili çalışmaların da önemli olduğunu belirtiyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da bugün hukuk reformunu açıklarken, “Demokratik katılımı geliştirmek için Siyasi Partiler ve Seçim Mevzuatı’nda değişim yapmak üzere kapsamlı bir çalışmayı başlatıyoruz” dedi.

ANKETLER NE DİYOR?

Son üç ayda 16 anket şirketinin yayınladığı sonuçların ortalamasına göre AKP %36.3, CHP %24.8, İYİ Parti %12.7, MHP %9.6, HDP %9.9 seviyesinde bulunuyor. 2018 yılında yapılan seçimlerde ise AKP %42.56, CHP %22.64, HDP %11.7, MHP %11.1, İyi Parti %9.96 oy almıştı. AKP ve MHP’den oluşan Cumhur ittifakının 2018’de oyu %53.66 iken son 3 ayda yapılan anketler kıyaslandığında bu oran %45.9’a düşmüş durumda.

Metropoll Araştırma yöneticisi Özer Sencar, “AK Parti ve Tayyip Erdoğan özellikle uyguladıkları ekonomi politikaları ve dış politika nedeniyle kendi kendisini yıprattı. Yani AK Parti’nin 24 Haziran’da oyu %42 idi. Şu anda %30 buraya inmesi iktidarın halk tarafından benimsenmeyen politikaların sonucu oldu” dedi.

“Oy dağılımında bir dönüşüm olabilmesi için AKP’nin ekonomide beklenmedik bir başarı gösterip tekrar kaybettiği oyları geri alması lazım” diyen Sencar, “Bu şu anda mümkün görünmüyor. Ya da beklenmedik bir konjonktür oluşması… Ne olabilir bilmiyorum?” dedi.

Erdoğan, destekçilerini genelde ortak bir amaç, tehdit karşısında birleştirmeyi başarabilen bir lider konumunda. Bu nedenle Türkiye için gerek ekonomi gerek politik ya da dışarıdan oluşabilecek tehditlere işaret ederek tabanını tutmayı pek çok kez başardı.

MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat, AKP’nin desteği kaybetmesinde en büyük etkinin ekonomi olduğunu belirterek, “İlk defa AK Parti için kızıp oy vermeyeceğini söyleyen bir gri alan oluştu. Eskiden kızarlar ama vereceklerini söylerlerdi. AK Parti’ye kızan seçmen CHP’ye gitmez ya da tersi olurdu. Ama şimdi İyi Parti merkez sağa kaydı, AK Parti’den oy alıyor, yaklaşık %4 gibi. DEVA ve Gelecek Partisi de AK Parti’den alıyorlar” dedi.

“Diğer bir büyük sorun adalet duygusunda oluştu. Sadece mahkemelerdeki adalet değil ki genel olarak adalet algısı bozuludu” diyen Kulat, “Bunun gibi nedenler vatandaşın bir bölümünün yolunu iktidardan ayırması gibi bir sonucu ortaya koyuyor” dedi.

Kadir Has Üniversitesi’nin Ocak ayında yayımlanan Türkiye’nin Eğilimleri 2020 araştırması anketine göre ekonomi geçen yıl ülkenin en büyük sorunu olarak öne çıktı. Ankete göre hayat pahalılığı, işsizlik ve ekonomide yaşanan sorunları en önemli sorun olarak niteleyenlerin oranı %33 olurken, koronavirüs salgını %23.5 ile ikinci en önemli sorun olarak belirtildi.

OY KAYBINDA EN BÜYÜK ETKEN EKONOMİ

Sonuçları değerlendiren araştırmanın kooordinatörü Prof. Mustafa Aydın, son birkaç yıldır yapılan ankette ekonomik olarak daha kötü durumda olduğunu söyleyenlerin oranının giderek arttığını ifade ederek, “Böyle bir trend yerleşmiş durumda. Gelir dağılımında bir sorun var. ‘Ekonomik olarak daha kötü durumdayım’ diyenlerin oranı %51-52’ye ulaştı. Ailemi geçindiremiyorum ve borçlarımdan endişe duyuyorum diyenlerin oranı %50 seviyesine ulaştı. Bu ekonomik ciddi bir baskı olduğunu gösteriyor zaten” dedi.

Türkiye ekonomisi 2010-2015 yılları arasında her yıl %5’in üzerinde büyüdü. Hatta bazı yıllarda büyüme çift haneyi bile aştı. Bu dönemde ekonominin istihdam yaratabilme kabiliyeti Türkiye’nin hızlı artan nüfusuna oranını destekleyecek bir ölçüde oluşarak canlı bir işgücü piyasasını da beraberinde getirdi. Ancak 2017 sonundan itibaren büyüme gittikçe yavaşladı. Türkiye 2018’de %3, 2019’da %0.9 ve 2020’de %1.8 büyüme yaşandı. Aynı dönemde TL’deki değer kaybı ve enflasyondaki yükselişler de belirginleşti. Bu finansal dengesizlikler işsizlikteki artışla beraber hem gelir dağılımını hem de satın alma gücünü eritti. Tüm bunlara geçen yıldan itibaren ise pandemi nedeniyle başta hizmet sektörü olmak üzere belirginleşen kısıtlamalar eklendi.

“Oy kaybında en büyük neden ekonomi ancak şu anda AKP’nin sorunu sadece ekonominin kötü olması değil” diyen Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz, “Lokantalar kapalıyken kongre yapmaktan tutun, KHK’lara, siyasi yargılamalara kadar yüzlerce birikmiş sorun var. Ekonomi dökülünce muhalefet etmeye başlayanlar saydığım problemleri de daha çok umursar hale geldi. O yüzden ekonomi toparlasa da AKP toparlamakta zorlanır” dedi.

Özkiraz, AKP ile birlikte Erdoğan’ın da oyunun düştüğünü belirterek, “Giden oylar ekonomi ve özgürlük söylemi olan partilere gidecek. Bunların ikisinin de karşılandığı iki parti CHP ve Deva partileri. O yüzden bu iki partinin yükselmesini bekliyorum, Bir de tek büyük sağ alternatif olarak İYİ parti yükselebilir” diye konuştu.

AKP’nin erken seçim olacakmış gibi davranıp, teşkilatlarını tek parça tutmaya çalıştığına işaret eden Özkiraz erken seçim beklemediğini söyledi.

DARALTILMIŞ SEÇİM SİSTEMİ İLE AKP DAHA FAZLA MİLLETVEKİLİ ÇIKARABİLİR

Özellikle daraltılmış seçim sistemi çok önemli fark yaratabilir. Yetkililere göre, AKP son dönemde yapılan genel seçimlerde, herhangi bir soru işareti olduğunu gördüğünde ilk olarak gündeme daraltılmış seçim bölgesi uygulamasını getiriyordu ama resmi olarak TBMM’ye hiç sunmamıştı. Çünkü bir şekilde seçimi kazanabileceği bir ortam yarattığını düşündü.

AKP’li bir yetkili, daraltılmış seçim sistemi ile ilgili olarak, “Büyük partilere çok olumlu katkı yapıyor deniyor haklılık var ama temsiliyette adalet açısından önemli bir adım. Bağımsız milletvekillerinin kazanmasının yolu daha iyi açılıyorken, daha adil şekilde seçmenin oylarının meclise yansıması mümkün olacak” dedi.

Yetkiliye göre, büyük illerden örneğin İstanbul 3 bölgeden 30’a çıkabilir, Ankara 2’den 6-8’e çıkabilir, İzmir 5-6’ya çıkarılabilir.

“Bu sistem olursa daha fazla milletvekili çıkarabiliriz” diyen yetkili sözlerini şöyle sürdürdü:

“Milletvekili sayısı örneğin 550’den 600’e çıkarken daraltılmış seçim sistemi uygulansaydı, AK Parti’nin 25’ten fazla yeni milletvekili olacaktı örneğin. Bazı partiler elbette bu yeni sistemden olumsuz etkilenecek. Ama demokrasi açısından daha sağlıklı bir sistem.”

İTTİFAKLAR İÇİN BARAJ

AKP’li yetkililer, gelinen aşamada yaşanan oy kaybının farkında olduklarını ve bazı çalışmalar yaptıklarını belirterek, uzun süredir gündemde olan Seçim ve Siyasi Partiler Kanunu üzerinden çalışmaların devam ettiğini belirtiyor.

“Partiler için tek başına seçime katılmasında barajın yüzde 7’ye düşürülmesi konusunda genel bir mutabakat oluştu. İttifak halinde giren partiler için ise toplam oyun yüzde 10-12 gibi belirlenmesi üzerinde duruluyor. Bu durumda yeni ittifakların oluşturulması da elbette bir seçenek” diyen AKP’li üst düzey bir yetkili, şunları söyledi:

“Daraltılmış bölge de halen seçeneklerden biri olarak duruyor. Ancak milletvekili sayısı ve seçim bölgeleri önemli konular. Mesela İstanbul artık mevcut haliyle devam etmemeli, çok büyük ve çok sayıda milletvekili var.”

Olası bir seçimde diğer partiler ve ittifaklar nedeniyle yaşanabilecek kayıpları önlemek için çalışıldığını vurgulayan bir AKP’li yetkili de, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’nda halen çalışmaların devam ettiğini vurgularak, “Yüzde 7 ya da 5’lik bir seçim barajı olabilir. Buna biraz daha yakın bakılıyor” diye konuştu.

“İttifaklar için de bir baraj belirlenmesi durumu da gündemde. Bu oran yüzde 10 ya da üzeri olabilir” diyen aynı yetkili sözlerini şöyle sürdürdü:

“Diğer yandan milletvekili transferi olması halinde TBMM’de grup kurulamaması vs gibi bazı farklı yollardan mecliste yer alma çalışmaları da engellenebilir.”

Continue Reading

Genel

Yeni normalleşme kararları açıklandı

Published

on

blank

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, illerin risklerine göre alınan yeni normalleşme kararlarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgını nedeniyle uygulanan yasakların ardından yeni normalleşme sürecini açıkladı. İşte Erdoğan’ın açıklamaları:

“Salgının yayıldığı dönemlerde tedbirleri sıkılaştırdık, aşağı yönlü eğilimde tedbirleri gevşetmiştik. Salgın tedbirleri nedeniyle işi bozulan, geliri azalan vatandaşlarımız olmuştur. Bunları takip ederek desteklemeye çalıştık, çalışıyoruz. Dünyada ve ülkemizde salgının seyrine baktığımızda gördüğümüz şudur: Türkiye herkesin takdir ile takip ettiği bir yerde durmaktadır. Hastanelerimizin hizmet kapasitesinden aşılama hızına kadar örnek alınan bir ülke durumundayız. Bugün aşılamada 9 milyonu bulan Türkiye nüfusunun yüzde 10’u aşılayarak dünyada ilk 5’tedir.

Salgının seyrine göre her zaman ve her alanda halkımızın her ferdinin yanında yer almayı sürdüreceğiz. Avrupa coğrafyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek salgın ile mücadelemizi sürekli güncelliyoruz. Yeni kontrollü normalleşme dönemini başlatıyoruz. Kontrollü normalleşme sürecini ifade etmeden şunların altını çizmek istiyorum. Tedbirlerin sıkılaştırması da, gevşetilmesi de salgının seyrine göredir. Türkiye pek çok devlete nazaran büyük bir ülke olduğu için adımları kademeli atmamız gerekiyor. Bilim Kurulu yüz bin kişiye düşen vaka sayısına göre illeri sıralandırdı. 81 vilayetimiz sarı, mavi, turuncu ve kırmızı şeklinde ayrıldı. Her iki haftada bir normalleşme uygulaması güncellenecek. Tedbirlerin sıkılaştırılması ve gevşetilmesi kararı salgının iyileşme ve kötüleşmesine göre verilecek.

*Salgının artışa geçtiği yerlerde kısıtlamalar yeniden genişletilebilecek. Her ilimiz salgındaki tedbirlerin ne ölçüde uygulanacağını kendisi belirleyecek.

*Hafta sonu sokağa çıkma yasağı düşük ve orta riskli illerde tamamen kaldırıldı. Yüksek illerde ise pazar günü sürecek.

*8 ve 12.sınıflarda eğitim öğretim açılacak. Düşük ve orta riskteki illerde diğer kademelerde de eğitime başlanılacaktır. Liselerdeki yüz yüze sınavlar yapılacaktır.

*Kafe, restoran, kıraathaneler çok riskli iller dışında sabah 07.00 – 19.00 saatleri arasında yüzde 50 kapasite ile açılacaktır. Kamunun çalışma saatleri tüm Türkiye’de normale döndürülecektir.

*65 yaş için kısıtlama düşük ve orta riskli illerde kaldırılırken, yüksek ve en yüksek riskli ülkelerde genişletilecektir.

* Ülkemizin tamamında süren akşam 21.00 ile sabah 5.00 arasındaki sokağa çıkma sınırlaması ise sürecek.

* Halı saha, yüzme havuzu ve benzeri tesisler düşük ve orta riskli illerimizde sabah 09:00 ile akşam 19:00 arasında faaliyet gösterebilecek.”

 

Continue Reading

Popüler