Connect with us

Genel

İYİ Parti lideri Akşener erken seçim tarihini açıkladı

Published

on

blank

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, KRT’de soruları yanıtladı. Erken seçimin Haziran 2021’de olacağını iddia etti.

Haziran ayında erken seçim beklediğini söyleyen Akşener şu ifadeleri kullandı:

* Benim beklentim, bir okum bu. Çünkü atılan adımların ona doğru olduğunu ve sayın Erdoğan’ın tanıyan bir şahıs olarak Biden’in karşısına ‘acaba bir ümit seçilebilir miyim’ deyip seçilip oturmayı arzu edecektir.

* Haziran gibi 2021’de ben seçim bekliyorum. Ama kendi evimizde bile bu konuda ‘Hayır, olmaz’ diyenler var. Benim öngörüm bu.

* Burada bu sakinlikle gidecek milletimiz oyunu kullanacak. İster 2023, ister benim öngörüm 2021 sonuçta bu sistem değişecek, millet el koyacak.

* Nasıl bu millet 15 Temmuz 2016’da sokaktan bu devleti topladıysa şimdi de aynını yapacak. Sandıktan çıkacak. 805 bin fark ölçü bu…

MERAL AKŞENER’DEN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, KRT TV Özel yayınında Zeynep Gürcanlı, Yıldız Yazıcıoğlu ve Nergis Demirkaya’nın sorularını yanıtladı.

Ülke gündemini meşgul eden konuları değerlendiren Akşener’in önemli açıklamalarından satır başları şöyle:

SİYASETLE MEŞGUL OLAN HERKESE ESNAF GEZİLERİNİ TAVSİYE EDİYORUM

Siyasetle meşgul olan herkese esnaf gezilerini tavsiye ediyorum. Esnaf size çok güzel önerilerde bulunuyor, görmediğiniz eksiği gediği söylüyor. Onlardan gelenleri ve önerilimizi de iktidara iletiyoruz. Beni İstanbul Gaziosmanpaşa’yı ziyaretimde çok kadın durdurdu ve genellikle gıda yardımı istenildi. Sözde Cumhurbaşkanı’nı soran olmadı, darbeyi soran olmadı. Sorulmuyor bizim partimizin içinde kongreden sonra sorunlar yaşadık. Bazı arkadaşlarımız haklıydı bir kısım normalin üzerinde tepki verdi ama onunla ilgili de soru sorulmadı. Bütün ilçelerde EBA ile ilgili kadınlar kulağıma eğilip tablet istediler. Nakit para isteyen yok gıda, tablet, iş. 3600 ek gösterge, atanamayan öğretmenler, EYT’liler, işsiz gençler geliyor bize.

AK PARTİ YÖNETİCİLERİ SİYASETTEN KOPTU

Muhalif seçmenin ve mutsuz umutsuz seçmenin 31 Mart’la demokratik usullerle bu iş olabilir umudu pekişti. O günden sonra bu olabilir denildiği için şimdi gezdiğim yerlerde bana bunu nasıl çözeceksiniz diye soruluyor. Biz makulü temsil ediyoruz. İnsanlar kavgadan gürültüden bıktı. CHP seçmeni de huzur istiyor, Ak Parti seçmeninde de aynı şey var huzur istiyor. Toplumun çok kesimini temsil eden gruplardan randevu isteniliyor bunu paylaşın diye. Bizim milletin kürsüsü çalışmamız oldu. Onun da kestiler yayınlarda yayınlatmadılar. Ak Parti yöneticilerinin dünyadan koptuğunu düşünüyorum. Ben olsam bunun önünü kesmezdim tam tersine davranırdım. O insanların milletin kürsüsünde dile getirdiği şeyleri yapmaya çalışırdım. Onların yapılmaması inanılmaz tepki topluyor, siyasetten koptu hepsi.

SAYIN ERDOĞAN, SAYIN BAYKAL’IN GAYRETLERİYLE BAŞBAKAN OLDU

Sayın Erdoğan şiir okuduğu için hapse gönderilirken yanında DYP’nin pek çok üst düzey mensubu vardı. Refah Partisi’nin duayen takımı vardı. Bunu bir haksızlık olarak görüp otobüslerle insanlar getirildi. Siyasetçi siyasetçinin yanında dururdu. Ben biliyorum ki, siyasetçi siyasetçinin dostuydu rekabet etmek birbiri ile iktidar için ben daha iyi yaparım diye mücadele ediyorsunuz ama seçmeni velinimet olarak görüp onun oyunu almak için mücadele edilirdi. Şimdi aradan yıllar geçti Sayın Erdoğan, Sayın Baykal’ın gayretleriyle Başbakan oldu. Bunun da doğru olduğuna inanıyorum farklı iki yapı, CHP Genel Başkanı senin önünü açtı. Biz sonra kötü kötü şeyler duymaya başladık siyasetçinin siyasetçiye çok ağır sözler söylediği bir dönemden geçiyoruz. Benim kocamı aldattığıma dair imali bir iftira atıldı. O dönem çok derin bir cenahta sessizlik oldu. 4. Gün Sayın Erdoğan beni aradıktan sonra herkes aradı. Çok kocaman bir mim koydum ben buraya, onun için hiçbirşey beni şaşırtmıyor. Sayın Bahçeli ile Sayın Erdoğan’ın birbirine söyledikleri kavgada söylenmez, alçak, şerefsiz, zürriyetsiz, ahlaksız iyice iş çirkinleşti. Sonra bir gün bir şey oldu, bir şey değişti herşey değişti. Bu iki insan biraraya geldi etle tırnak oldular. Biz bir iş birliği yaptık. Benim yüzüne bakamayacağım ne gazeteci, ne yazar, ne siyasetçi kimse yoktur. Söylemleri eylemleri üzerinden yüzüne çarparım ama ailesini karıştırmam.

BEN DE SAYIN ERDOĞAN’I GÖREVE DAVET EDİYORUM

Benim danışmanım Murat İde saldırıya uğradı, Yavuz Selim Demirağ o saldırıya uğradı, Sebahattin Önkibar saldırıya uğradı, Yurdagül Şimşek’in evi basıldı, Murat Ağırel, en son sayın Selçuk Özdağ öldüresiye sopa yedi, Ahmet Takan saldırıya uğradı Afşin Hatipoğlu. Bunların tamamının ortak özelliği pusu olması. Bu derece namertlik yoktu pusuyla adam dövülmez bir kişiye beş kişi birden olmaz asıl vahim olan bir yanı da bu. Ben Sayın Süleyman Soylu’yu göreve davet ettim. Sonra Davutoğlu’nun bir konuşmasını dinledim o daha haklıydı o Sayın Erdoğan’ı görevi davet etti. Ben de bu işlerle ilgili Sayın Erdoğan’ı göreve davet ediyorum. Balık baştan kokar. Biz bu işi ben sizden daha iyi yaparım diyerek yola çıkan kadrolarız. Bugün bir siyasetçi dövülüyorsa, gazeteciler dövülüyorsa, Ana Muhalefet Partisinin lideri linçe uğruyorsa böyle bir şey olamaz. Halbuki başbakanlığını Sayın Erdoğan Sayın Baykal’a borçlu. 17-25 Aralık arası konuşan herkesi dayak bekliyor.

HUKUK, ADALET KONUSUNDA OLAN KANUNLAR UYGULANSA RAZIYIM

Abdülhamit Gül adalet reformundan bahsetti Sayın Erdoğan bunu aldı ve bir ekonomi reformu da yapacaklarını söyledi. Şimdi tekrar Sayın Erdoğan hem adalette hem ekonomide reform dedi. Ben hukuk adalet konusunda olan kanunlar uygulansa razıyım. Reformlar yapılmalı elbette, ona bir şey demiyorum. Ekonomide ise yapısal reforma ihtiyacımız var, yaparlar mı zannetmiyorum. Çünkü bu reform sözlerinin ortaya çıkışının da bir arka planı var. AB bizden reform istiyor ABD’de Biden seçildi. Bizi Bidenci yaptılar çünkü onlar Trampçıydı. Refom ihtiyacı hat safhada liyakatın esas olduğu şeffaflığın olduğu kurumların yeniden itibarlı hale getirildiği pek çok konuda reforma ihtiyacımız var. Üst akıl talep ediyor. Üst akıla kadar kendiniz buna ihtiyaç var derseniz o reformlar olur. O zaman o reformu yapabilmek için o zihniyeti değiştiremezsiniz. O zihniyeti değiştirmek için partili cumhurbaşkanlığı sistemini değiştireceksiniz, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilmeli. Bütün bunların değiştirilmesini mümkün görmüyorum.

BİZ BİR SİSTEM TASARIMI YAPTIK

İlk biz kamuoyu ile parlamenter sistemi sunduğumuzda anketlerde sorulmuyordu. Biz büyük bir cesaretle bu işin tutmadığını buraya tekrar geçmek anlamında eksiğinin gediğinin tamamlanıp parlamenter demokrasiye geçiş dedik. Eskiye dönmekten bahsetmiyorum. Ben sayın Erdoğan’ın siyasi kumaşını hep iyi bulmuşumdur yani sokağı dinleyen anlayan gören bir insan olarak görmüşümdür ama saraya girdikten sonra o paralel evrenin Sayın Erdoğan’ın üzerindeki tesirini ve üzerine giymiş olduğunu ölçememişim. Erdoğan saraydan kopamaz.

Biz bir sistem tasarımı yaptık. Milletin taleplerini hayata geçirebilecek bir sistem tasarımından bahsediyorum. Hukuk ve kanun bir sonraki adım. Parlamenter sistemin parlamento ayağı var, hesap verilebilirlik ayağı var, şeffaflık ayağı var, denge ayağı var, insanların taleplerinin duyulacağı bir ayağı var. Bunun tabii ki hukuk ayağı olacak, seçim ayağı olacak, siyasi partiler yasası, seçim yasası, anayasa faslı olacak. Bu hafta çarşamba günü GİK’i topluyoruz ve orada bir sunum yapacak adaşlarımız, daha sonra milletvekillerimize bir sunum yapılacak, eleştiriler tavsiyeler alınacak ve ondan sonra kamuoyu ile paylaşacağız. Bu sefer siz tartışacaksınız, STK’lar tartışacak, hukuk alanları tartışacak ondan sonra bir noktaya varılacak. Bizimki tamamen bir sistem tasarımı.

ERDOĞAN, SEÇİM İÇİN İTTİFAKLARINI GENİŞLETMEYE ÇALIŞIYOR

Sayın Erdoğan’ın ben seçilemeyeceğini düşünüyorum. İki yeni parti farklı biz yardım isteyendik bugün Meclis’te grubu olan bir partiyiz. Dayanışmanın nasıl bir sinerji yarattığını görmüş iki partiyiz. Böyle bir deneyiminin Türk demokrasisine çok fayda sağladığına inanıyorum. Biz belediyelerde yaptığımız işbirliği ile iyi yaptıkları işlere seviniriz ama bir yanlış yaptıklarında bedel ödemede de beraberiz. Dolayısıyla iyi yapılan işlerle övünüyoruz ama yanlış yapılanların biz de bedelini ödemek zorundayız. Sadece belediyeler bedel ödemiyor İstanbul halkı da bedel ödüyor. Kaç tana İstanbulludan halk ekmek büfesinden borçla ekmek aldığını duyduk. Siyaset matematik işidir duygularla yapılmaz gerçeklikle yapılır tek duygu seçmenin talepleridir. Acayip duygusal mezara kadar bir ortaklık. O algoritmaya baktığınız zaman Sayın Erdoğan seçilemeyeceğini görüyor, ittifakın oyu yetmiyor. Oğuzhan Asiltürk’ü çok sayar ve severim. Bir gün karşılaştık Necmettin Bey’le şakalaştılar; biz alalım Meral hanımı dört milletvekili verelim diye. O da o bizim kıymetlimiz falan dedi. Onu ziyaret etmek konusunda herhangi bir korun yok gitmelidir zaten Sayın Erdoğan. Üçünün oyunun yetmediğini gördü seçim için genişletmeyi düşündüğünü görüyorum. Saadet Partisi’ni almaya çalışıyor.

Deva ile Gelecek Partisini seçime sokmamak oy kaybına sebep olur. Türkiye’de yargı yerle bir edildi. Zorla kimse oturamaz orada. Yoldan çıkanı demokrasiye aykırı davranana müsaade etmek bu millet. Korkan korkutmaya çalışır ama onun ölçüsü kaçtığı zaman o korku duvarı bir yıkılır 800 bin farkla Ekrem bey alır. Açlık çeken dahi sabrediyor şu anda.

SAYIN ÖZDAĞ BÜTÜN AÇIKLAMALARINDA HEM PARTİYİ HEM BENİ HEDEFE KOYDU

Sayın Özdağ bütün açıklamalarında hem partiyi hem beni hedefe koydu vurgu geçti. Ben onu hakaret eden tek kelime etmedim. Saygı göstermenin önemli olduğuna inanırım, o saygıyı hiçbir zaman görmedim. Benim makamım bunlara bakma makamı değil. Ben Genel Başkanım aynı tavrı sürdürmek zorundayım ne olup ne bittiğini vatandaş görecek.

KADINA FAYDA SAĞLAYAN HER SİSTEMİN ANCAKSIZ, AMASIZ, LAKİNSİZ YANINDA OLURUZ 

Ak Parti’nin bünyesinde de İstanbul Sözleşmesi kalkmasın diyen güçlü bir ses var, önemli olan bu. Sayın Erdoğan’ın kızına kadar küfredildi. İYİ Parti açısından bakarsak İster İstanbul sözleşmesi, ister başka bir platform kadına minicik bir fayda sağlıyorsa o sistemden o imzadan bu netlikte biz amasız, ancaksız, lakinsiz oranın yanındayız. Türkiye’de güçlü bir kadın hareketi var ama bizim kökümüz daha eski. Milli mücadelenin ateşleyicisi kadındır. Yozgat’ta, Adana’da, Ankara’da kadınlar dernek kuruyor. Osmanlı döneminde beyaz kıyafetler giyerek evlerde toplantılar yapıyor. Böyle bir geçmişimiz var. Bir yılda 356 kadının öldürülmesi bir günde üç kadının öldürüldüğü bir Türkiye’yi ne kadınlar hak ediyor ne de Türkiye hakkediyor.

FARKLI AŞILARIN DA GETİRİLMESİNDE FAYDA VAR

Aşının lojistiğinin çok doğru yapılması lazım. Bir eczacı kadın bana gelen insanlar aşıdan korkuyor çünkü güven kalmadı dedi. Sadece Çin aşısının yetmeyebileceği söyleniyor. Sayın Aylin hanımın ve Aytun Çıray’ın dediği şey Batı’da yapılan aşıların getirilmesinde de fayda var. Toplu taşımayı kullanan çalışan insanların öncelikle olarak aşılanmasında fayda var.

PARTİ KAPATMA KONUSUNU ORTAKLAR ARASINDA BİR GAGALAŞMA OLARAK GÖRÜYORUM

Parti kapatma konusundaki değişikliklerin Meclis’teki dönemini hatırlıyorum. Ak Parti’nin kapatılması ile ilgili kıyıdan dönülen dönemde ben net bir tavrın bulunmadığını da hatırlıyorum. Oradan çok kenardan dönülünce Ak Parti Meclis’te parti kapatmasını zorlaştıran bir kanun değişikliği yaptı. Yargıtay Başsavcısı açabiliyor, Bakanlar Kurulu kararı ile Adalet Bakanı yapabiliyor bir de Meclis’te gurubu bulunan partilerin Genel Başkanı götürüp verebiliyor. Bundan sonra Anayasa Mahkemesi bir karar veriyor. Dolayısıyla Sayın Erdoğan’ın hareketi önem kazanıyor. Sayın Bahçeli bir ültimatom verdi Yargıtay Başsavcısına. Yargıtay Başsavcısı yukarı doğru baktı oradan ne gelecek belli değil. Yargıtay Başsavcısının evet veya hayıra göre harekete geçmesi oradan sonra bir adım daha var Anayasa Mahkemesi. Ortaklar arasında bir gagalaşma olarak görüyorum. Sayın Bahçeli’nin hala elini tutan yok kendisi gidebilir ama yapmadı.

Genel

Sarıyer’de uyuşturucu operasyonu

Published

on

blank

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri, Sarıyer’in de içinde yer aldığı İstanbul merkezli 5 ilde gerçekleştirilen operasyonda 20 şüpheliyi adliyeye sevk etti.

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri, İstanbul merkezli 5 ilde uyuşturucu tacirlerine yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirmişti. Operasyonda 20 şüpheli arama yapılan adreslerden birinde 1 kilo kokain, tabanca, uyuşturucu satışında kullanılan hassas terazi ve telefon ele geçirilmişti.

Kağıthane, Beyoğlu, Sarıyer ve Bayrampaşa ilçelerinde daha önceden belirlenen adreslere gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan 20 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Continue Reading

Genel

Sosyetenin ünlü isminden Sarıyer’de kuryeye işkence!

Published

on

blank

Sosyetenin ünlü ismi İpek Hattat, tabletini tamir edemeyen şirketin kuryesini, Sarıyer’deki evinde alıkoyduğu iddia edildi.

Sarıyer’de oturan cemiyet hayatının ünlü ismi İpek Hattat, tabletinin ekranı kırılınca bir servise gönderdi. Ancak tablet yeniden arıza yaptı. Bunun üzerine şirket, kuryesini gönderdi. Kurye Renas D., eve girince kapı arkasından kilitlendi, ardından kabus dolu anlar başladı.

Renas D.’nin önce telefonunu kırdılar, ardından hakaret ederek onu zorla köpek dışkısının üzerine oturtmaya çalıştılar.

Kurye Renas D., geri dönmeyince patronu polisi arayıp durumu bildirdi.

EMNİYET HAREKETE GEÇTİ

Harekete geçen Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ekipleri, adrese gidip kapıyı defalarca çaldı ama açan olmadı. Polis gerekli izinleri aldıktan sonra iki saatlik beklemenin ardından eve girip kuryeyi kurtardı. Evde bulunan İpek Hattat, sevgilisi ve şoförü gözaltına alındı. İpek Hattat’ın olay sırasında aşırı derecede alkollü olduğu iddia edildi.

Continue Reading

Genel

İBB Meclis Üyesi Zeyrek: İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayıdır ve kazanacaktır

Published

on

blank

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na en yakın isimlerden İBB Meclis Üyesi, Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ediz Zeyrek, “Ekrem İmamoğlu Türkiye’nin önündeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde adaydır. Ve kazanacak. Çünkü iki kere kazandı zaten. Rüştünü ispatladı” dedi.

İBB Meclis Üyesi, Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi CHP’li Ediz Zeyrek, polemikhaber yayınında gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

23 Haziran 2019 seçimleriyle İstanbul’da iktidara gelen CHP yönetimini değerlendiren Zeyrek “Seçimlerden önce vatandaşlara CHP hizmet edemez” diye propagandada bulundular. Bunun üzerine politika geliştirdiler. Sonra biz seçildik. Seçildikten sonra anladık ki ‘hizmet edemez’ demelerinin sebebi aslında şuymuş; ‘ Biz hizmet ettirmeyeceğiz mantığıyla’ bunu söylemişler. Oy birliğiyle İBB’nin bütçesini, giderleri ve borçlanması şeklinde özetlersek bu bütçeyi oy birliğiyle kabul etmelerine rağmen normal hakkımız bütçede yer alan
borçlanma hakkımızın önüne geçtiler. Anadolu tabiriyle ipe un serdiler. Yaşananlara tüm kamuoyu şahit zaten. Fakat biz bu engellemeleri ana gündemimiz olarak taşımıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere hiçbir zaman ‘bizim borçlanmamızı engellediler’ diye bir argümanla halkımızın karşısına çıkmadık.” diye konuştu.

“HORTUMU KESTİK 1 MİLYAR TASARRUF SAĞLADIK”

‘Hortumu kestik 1 milyar lira tasarruf sağladık’ diyen Ediz Zeyrek şunları söyledi;

*Biz ne yaptık? En önemli yaptığımız şeyi söyleyeyim. Gelir gelmez İstanbul halkının gelirini kullanan ya da aracı olarak aktarılan yerlerden bu hortumu kestik bir kere.

*Sadece buradan 847 milyon TL’lik bir tasarruf sağladık. Mesela Yenikapı’da israf sergisindeki araçlarla ilgili 300 milyon TL civarında bir tasarruf sağladık. Toplamda bir milyar küsur bir tasarrufumuz oldu. Ve bu bir milyarla bakın iki tane metronun bitmesini sağladık. Sadece tasarrufla….

“25 YILDIR ÇÖZÜLMEMİŞ SORUNLARI ÇÖZDÜK”

*Örneğin her yağmur yağdığında Üsküdar’daki denizle kara birleşiyordu. Bugün o haberleri izleyebiliyor musunuz? Hayır. Çünkü ne yapıldı? O altyapı sorunu çözüldü. Kadıköy’deki çarşıda yaşanan sel felaketleri son buldu. Yıllarca kangren haline gelmiş Kurbağalıdere’deki çalışmalar bizim dönemimizde son aşamaya getirildi. Düşünebiliyor musunuz? 25 yıl bu ülkeyi bu İstanbul’u yöneten bir iktidarın yıllarca kendi ukdesinde olan belediye Üsküdar Belediyesi. Üsküdar Belediyesi’nin altyapı sorununu çözmemiş. Ama gelmiş İmamoğlu altyapı sorununu çözmüş. Kadıköy’de altyapı sorununu çözmüş. Eminönü’nde alt geçitte su baskını olurdu, çözmüş. Bunun gibi sayabileceğimiz bir sürü altyapı sorunlarıyla ilgili çözüm üretmişiz.

“EKREM İMAMOĞLU ERDOĞAN’I 2 KERE YENDİ”

*Tüm olumsuzluklara rağmen bir başarı hikayesi yazıyoruz. Sayın Ekrem İmamoğlu önderliğinde. Bir kere Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı adayımız. Niye? Bir kere İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la 23 Haziran seçimlerinde ve 31 Mart seçimlerinde iki kere yarışmıştır. Bu yarışmada sayın Ekrem İmamoğlu galip çıkmıştır.

*Binali Yıldırım’la değil İmamoğlu bu seçimlerde Sayın Cumhurbaşkanı ile yarıştı. Bir günde on tane sayın Cumhurbaşkanımız miting yapmıştır. İstanbul’un ilçelerinde. Kime karşı? Sayın Ekrem İmamoğlu’na karşı yapmıştır. Yani beraber yarıştılar zaten.

‘İSTANBUL’U ALAN TÜRKİYE’Yİ ALIR’

*İstanbul Büyükşehir hem nüfusu seçmen sayısı Türkiye’ye sağladığı katma değer, ekonomi, vergiler açısından birlikte değerlendirirsek Türkiye’nin zaten aynası İstanbul. Yani Türkiye’de toplanan vergilerin yüzde kırkı İstanbul’dan. Türkiye’de seçmenin 83 nüfusun seçmene oranlandığı zaman, çoğunluğu İstanbul. Ekonomik anlamda da Türkiye’nin aynası İstanbul’dur. Ve bunu da bildikleri için sayın Cumhurbaşkanımızın deyimiyle ‘İstanbul’u alan Türkiye’yi’ alır.

“MANSUR YAVAŞ’LA İMAMOĞLU’NU KASITLI OLARAK KIYASLIYORLAR”

*Ben 30 yıldır siyasetle uğraşıyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde meclis üyesi olarak görev yapıyorum. Vatandaşların taleplerini, beklentilerini umutlarını görüyorum. Bunlarla örtüşen bir lider profili olduğunu görüyorum ben. Bunu vatandaşlarımız da görüyor. Fakat ne yapıyorlar? Yani büyük resme baktığımız zaman neler yapıyorlar? İşte Ekrem İmamoğlu’yla Mansur Yavaş’ı yarıştırıyorlar. Önce Recep Tayyip Erdoğan’la yarıştırdılar, kazandı. Kazandıktan sonra da aynı karşılaştırmayı yaptılar. Bir tarafa Recep Tayyip Erdoğan’ı koydular bir tarafa Ekrem İmamoğlu’nu koydular ama toplumda sürekli Ekrem İmamoğlu ivmesi yükselince bu sefer taktik değiştirdiler.

*Bir algı yaratma sürecine girdiler. Ekrem İmamoğlu’nun karşısına kendilerinin sahip olduğu bir büyükşehir belediyesinin başkanlığı koymadılar. Yani Konya’yı Bursa’yı Kayseri’yi koymadılar. Ankara’yı koydular. Sayın Mansur Yavaş da bizim gururumuz, iftarımız, başarılı işler yapıyor, bunda hepimiz hemfikiriz. Ama bundaki amaç ne? Bir taşla iki kuş vurmak. Yani CHP’nin olası bir Cumhurbaşkanlığı seçimindeki adayını belki de hiç Mansur Yavaş’ın aklının ucundan bile geçmeyecek bir durumu bir algı yaratarak oluşturmak. CHP içerisinde bir hizip yaratmak düşüncesiyle böyle bir karşılaştırmaya geçtiler.

*Bayram değil, seyran değil Mansur Yavaş mı iyi, Ekrem İmamoğlu mu iyi? diye bir algı yarışmasına geçtiler. Dediğim gibi ya kendi belediye başkanınızı koyun karşısına hadi Kayseri’yi koyun, Konya’yı koyun Erzurum’u koyun bir büyükşehir belediye başkanıyla kıyaslayın. Bu yok. Neden? Çünkü sayın Cumhurbaşkanımızın deyimiyle, ‘İstanbul’u alan Türkiye’yi alır’ Buna ben de inanıyorum. Belki de Cumhurbaşkanımıza katıldığım en önemli görüşlerden birisidir bu. Evet İstanbul’u alan Türkiye’yi alır….

“İMAMOĞLU İSMİNİ DUYUNCA BİZ BİLE TEREDDÜT YAŞADIK”

*Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı olarak Ekrem İmamoğlu gösterildiği zaman biz de dahil tereddüt yaşadık. Tanınmıyor, bilinirliği yok anlamında tereddüt yaşadık. Ama bu işin mimarlarından birisi kimdi?

Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu Sayın il Başkanımız Canan Kaftancıoğlu ve Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Oğuz Kaan Salıcı’ydı. Bakın içtenlikle söylüyorum biz bile tereddüt ettik, endişelerimiz oldu. Ama gördük ki bizim genel merkezimiz il başkanlığımız derslerine çok iyi çalışmış.

‘İMAMOĞLU ADAYDIR VE KAZANACAKTIR’

*Ekrem İmamoğlu Türkiye’nin önündeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde adaydır. Ve kazanacak. Çünkü iki kere kazandı zaten. Hem mart seçimlerinde hem 23 Haziran seçimlerinde kazandı zaten. Bunun rüştünü ispatladı. Bu ekibin başında da Sayın Kemal Kılıçdaroğlu var, İstanbul il Başkanı Canan Kaftancıoğlu var. Bunu herkes böyle bilsin. Kimse Cumhuriyet Halk Partisi’nde Sünni gündemlerle ayrıştırma yaratamaz. Yaratmaya gücü yetmez. Saman alevi gibi giderler. Samanları gibi savrulur giderler.

Continue Reading

Popüler