Connect with us

Genel

İYİ Parti lideri Akşener erken seçim tarihini açıkladı

Published

on

blank

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, KRT’de soruları yanıtladı. Erken seçimin Haziran 2021’de olacağını iddia etti.

Haziran ayında erken seçim beklediğini söyleyen Akşener şu ifadeleri kullandı:

* Benim beklentim, bir okum bu. Çünkü atılan adımların ona doğru olduğunu ve sayın Erdoğan’ın tanıyan bir şahıs olarak Biden’in karşısına ‘acaba bir ümit seçilebilir miyim’ deyip seçilip oturmayı arzu edecektir.

* Haziran gibi 2021’de ben seçim bekliyorum. Ama kendi evimizde bile bu konuda ‘Hayır, olmaz’ diyenler var. Benim öngörüm bu.

* Burada bu sakinlikle gidecek milletimiz oyunu kullanacak. İster 2023, ister benim öngörüm 2021 sonuçta bu sistem değişecek, millet el koyacak.

* Nasıl bu millet 15 Temmuz 2016’da sokaktan bu devleti topladıysa şimdi de aynını yapacak. Sandıktan çıkacak. 805 bin fark ölçü bu…

MERAL AKŞENER’DEN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, KRT TV Özel yayınında Zeynep Gürcanlı, Yıldız Yazıcıoğlu ve Nergis Demirkaya’nın sorularını yanıtladı.

Ülke gündemini meşgul eden konuları değerlendiren Akşener’in önemli açıklamalarından satır başları şöyle:

SİYASETLE MEŞGUL OLAN HERKESE ESNAF GEZİLERİNİ TAVSİYE EDİYORUM

Siyasetle meşgul olan herkese esnaf gezilerini tavsiye ediyorum. Esnaf size çok güzel önerilerde bulunuyor, görmediğiniz eksiği gediği söylüyor. Onlardan gelenleri ve önerilimizi de iktidara iletiyoruz. Beni İstanbul Gaziosmanpaşa’yı ziyaretimde çok kadın durdurdu ve genellikle gıda yardımı istenildi. Sözde Cumhurbaşkanı’nı soran olmadı, darbeyi soran olmadı. Sorulmuyor bizim partimizin içinde kongreden sonra sorunlar yaşadık. Bazı arkadaşlarımız haklıydı bir kısım normalin üzerinde tepki verdi ama onunla ilgili de soru sorulmadı. Bütün ilçelerde EBA ile ilgili kadınlar kulağıma eğilip tablet istediler. Nakit para isteyen yok gıda, tablet, iş. 3600 ek gösterge, atanamayan öğretmenler, EYT’liler, işsiz gençler geliyor bize.

AK PARTİ YÖNETİCİLERİ SİYASETTEN KOPTU

Muhalif seçmenin ve mutsuz umutsuz seçmenin 31 Mart’la demokratik usullerle bu iş olabilir umudu pekişti. O günden sonra bu olabilir denildiği için şimdi gezdiğim yerlerde bana bunu nasıl çözeceksiniz diye soruluyor. Biz makulü temsil ediyoruz. İnsanlar kavgadan gürültüden bıktı. CHP seçmeni de huzur istiyor, Ak Parti seçmeninde de aynı şey var huzur istiyor. Toplumun çok kesimini temsil eden gruplardan randevu isteniliyor bunu paylaşın diye. Bizim milletin kürsüsü çalışmamız oldu. Onun da kestiler yayınlarda yayınlatmadılar. Ak Parti yöneticilerinin dünyadan koptuğunu düşünüyorum. Ben olsam bunun önünü kesmezdim tam tersine davranırdım. O insanların milletin kürsüsünde dile getirdiği şeyleri yapmaya çalışırdım. Onların yapılmaması inanılmaz tepki topluyor, siyasetten koptu hepsi.

SAYIN ERDOĞAN, SAYIN BAYKAL’IN GAYRETLERİYLE BAŞBAKAN OLDU

Sayın Erdoğan şiir okuduğu için hapse gönderilirken yanında DYP’nin pek çok üst düzey mensubu vardı. Refah Partisi’nin duayen takımı vardı. Bunu bir haksızlık olarak görüp otobüslerle insanlar getirildi. Siyasetçi siyasetçinin yanında dururdu. Ben biliyorum ki, siyasetçi siyasetçinin dostuydu rekabet etmek birbiri ile iktidar için ben daha iyi yaparım diye mücadele ediyorsunuz ama seçmeni velinimet olarak görüp onun oyunu almak için mücadele edilirdi. Şimdi aradan yıllar geçti Sayın Erdoğan, Sayın Baykal’ın gayretleriyle Başbakan oldu. Bunun da doğru olduğuna inanıyorum farklı iki yapı, CHP Genel Başkanı senin önünü açtı. Biz sonra kötü kötü şeyler duymaya başladık siyasetçinin siyasetçiye çok ağır sözler söylediği bir dönemden geçiyoruz. Benim kocamı aldattığıma dair imali bir iftira atıldı. O dönem çok derin bir cenahta sessizlik oldu. 4. Gün Sayın Erdoğan beni aradıktan sonra herkes aradı. Çok kocaman bir mim koydum ben buraya, onun için hiçbirşey beni şaşırtmıyor. Sayın Bahçeli ile Sayın Erdoğan’ın birbirine söyledikleri kavgada söylenmez, alçak, şerefsiz, zürriyetsiz, ahlaksız iyice iş çirkinleşti. Sonra bir gün bir şey oldu, bir şey değişti herşey değişti. Bu iki insan biraraya geldi etle tırnak oldular. Biz bir iş birliği yaptık. Benim yüzüne bakamayacağım ne gazeteci, ne yazar, ne siyasetçi kimse yoktur. Söylemleri eylemleri üzerinden yüzüne çarparım ama ailesini karıştırmam.

BEN DE SAYIN ERDOĞAN’I GÖREVE DAVET EDİYORUM

Benim danışmanım Murat İde saldırıya uğradı, Yavuz Selim Demirağ o saldırıya uğradı, Sebahattin Önkibar saldırıya uğradı, Yurdagül Şimşek’in evi basıldı, Murat Ağırel, en son sayın Selçuk Özdağ öldüresiye sopa yedi, Ahmet Takan saldırıya uğradı Afşin Hatipoğlu. Bunların tamamının ortak özelliği pusu olması. Bu derece namertlik yoktu pusuyla adam dövülmez bir kişiye beş kişi birden olmaz asıl vahim olan bir yanı da bu. Ben Sayın Süleyman Soylu’yu göreve davet ettim. Sonra Davutoğlu’nun bir konuşmasını dinledim o daha haklıydı o Sayın Erdoğan’ı görevi davet etti. Ben de bu işlerle ilgili Sayın Erdoğan’ı göreve davet ediyorum. Balık baştan kokar. Biz bu işi ben sizden daha iyi yaparım diyerek yola çıkan kadrolarız. Bugün bir siyasetçi dövülüyorsa, gazeteciler dövülüyorsa, Ana Muhalefet Partisinin lideri linçe uğruyorsa böyle bir şey olamaz. Halbuki başbakanlığını Sayın Erdoğan Sayın Baykal’a borçlu. 17-25 Aralık arası konuşan herkesi dayak bekliyor.

HUKUK, ADALET KONUSUNDA OLAN KANUNLAR UYGULANSA RAZIYIM

Abdülhamit Gül adalet reformundan bahsetti Sayın Erdoğan bunu aldı ve bir ekonomi reformu da yapacaklarını söyledi. Şimdi tekrar Sayın Erdoğan hem adalette hem ekonomide reform dedi. Ben hukuk adalet konusunda olan kanunlar uygulansa razıyım. Reformlar yapılmalı elbette, ona bir şey demiyorum. Ekonomide ise yapısal reforma ihtiyacımız var, yaparlar mı zannetmiyorum. Çünkü bu reform sözlerinin ortaya çıkışının da bir arka planı var. AB bizden reform istiyor ABD’de Biden seçildi. Bizi Bidenci yaptılar çünkü onlar Trampçıydı. Refom ihtiyacı hat safhada liyakatın esas olduğu şeffaflığın olduğu kurumların yeniden itibarlı hale getirildiği pek çok konuda reforma ihtiyacımız var. Üst akıl talep ediyor. Üst akıla kadar kendiniz buna ihtiyaç var derseniz o reformlar olur. O zaman o reformu yapabilmek için o zihniyeti değiştiremezsiniz. O zihniyeti değiştirmek için partili cumhurbaşkanlığı sistemini değiştireceksiniz, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilmeli. Bütün bunların değiştirilmesini mümkün görmüyorum.

BİZ BİR SİSTEM TASARIMI YAPTIK

İlk biz kamuoyu ile parlamenter sistemi sunduğumuzda anketlerde sorulmuyordu. Biz büyük bir cesaretle bu işin tutmadığını buraya tekrar geçmek anlamında eksiğinin gediğinin tamamlanıp parlamenter demokrasiye geçiş dedik. Eskiye dönmekten bahsetmiyorum. Ben sayın Erdoğan’ın siyasi kumaşını hep iyi bulmuşumdur yani sokağı dinleyen anlayan gören bir insan olarak görmüşümdür ama saraya girdikten sonra o paralel evrenin Sayın Erdoğan’ın üzerindeki tesirini ve üzerine giymiş olduğunu ölçememişim. Erdoğan saraydan kopamaz.

Biz bir sistem tasarımı yaptık. Milletin taleplerini hayata geçirebilecek bir sistem tasarımından bahsediyorum. Hukuk ve kanun bir sonraki adım. Parlamenter sistemin parlamento ayağı var, hesap verilebilirlik ayağı var, şeffaflık ayağı var, denge ayağı var, insanların taleplerinin duyulacağı bir ayağı var. Bunun tabii ki hukuk ayağı olacak, seçim ayağı olacak, siyasi partiler yasası, seçim yasası, anayasa faslı olacak. Bu hafta çarşamba günü GİK’i topluyoruz ve orada bir sunum yapacak adaşlarımız, daha sonra milletvekillerimize bir sunum yapılacak, eleştiriler tavsiyeler alınacak ve ondan sonra kamuoyu ile paylaşacağız. Bu sefer siz tartışacaksınız, STK’lar tartışacak, hukuk alanları tartışacak ondan sonra bir noktaya varılacak. Bizimki tamamen bir sistem tasarımı.

ERDOĞAN, SEÇİM İÇİN İTTİFAKLARINI GENİŞLETMEYE ÇALIŞIYOR

Sayın Erdoğan’ın ben seçilemeyeceğini düşünüyorum. İki yeni parti farklı biz yardım isteyendik bugün Meclis’te grubu olan bir partiyiz. Dayanışmanın nasıl bir sinerji yarattığını görmüş iki partiyiz. Böyle bir deneyiminin Türk demokrasisine çok fayda sağladığına inanıyorum. Biz belediyelerde yaptığımız işbirliği ile iyi yaptıkları işlere seviniriz ama bir yanlış yaptıklarında bedel ödemede de beraberiz. Dolayısıyla iyi yapılan işlerle övünüyoruz ama yanlış yapılanların biz de bedelini ödemek zorundayız. Sadece belediyeler bedel ödemiyor İstanbul halkı da bedel ödüyor. Kaç tana İstanbulludan halk ekmek büfesinden borçla ekmek aldığını duyduk. Siyaset matematik işidir duygularla yapılmaz gerçeklikle yapılır tek duygu seçmenin talepleridir. Acayip duygusal mezara kadar bir ortaklık. O algoritmaya baktığınız zaman Sayın Erdoğan seçilemeyeceğini görüyor, ittifakın oyu yetmiyor. Oğuzhan Asiltürk’ü çok sayar ve severim. Bir gün karşılaştık Necmettin Bey’le şakalaştılar; biz alalım Meral hanımı dört milletvekili verelim diye. O da o bizim kıymetlimiz falan dedi. Onu ziyaret etmek konusunda herhangi bir korun yok gitmelidir zaten Sayın Erdoğan. Üçünün oyunun yetmediğini gördü seçim için genişletmeyi düşündüğünü görüyorum. Saadet Partisi’ni almaya çalışıyor.

Deva ile Gelecek Partisini seçime sokmamak oy kaybına sebep olur. Türkiye’de yargı yerle bir edildi. Zorla kimse oturamaz orada. Yoldan çıkanı demokrasiye aykırı davranana müsaade etmek bu millet. Korkan korkutmaya çalışır ama onun ölçüsü kaçtığı zaman o korku duvarı bir yıkılır 800 bin farkla Ekrem bey alır. Açlık çeken dahi sabrediyor şu anda.

SAYIN ÖZDAĞ BÜTÜN AÇIKLAMALARINDA HEM PARTİYİ HEM BENİ HEDEFE KOYDU

Sayın Özdağ bütün açıklamalarında hem partiyi hem beni hedefe koydu vurgu geçti. Ben onu hakaret eden tek kelime etmedim. Saygı göstermenin önemli olduğuna inanırım, o saygıyı hiçbir zaman görmedim. Benim makamım bunlara bakma makamı değil. Ben Genel Başkanım aynı tavrı sürdürmek zorundayım ne olup ne bittiğini vatandaş görecek.

KADINA FAYDA SAĞLAYAN HER SİSTEMİN ANCAKSIZ, AMASIZ, LAKİNSİZ YANINDA OLURUZ 

Ak Parti’nin bünyesinde de İstanbul Sözleşmesi kalkmasın diyen güçlü bir ses var, önemli olan bu. Sayın Erdoğan’ın kızına kadar küfredildi. İYİ Parti açısından bakarsak İster İstanbul sözleşmesi, ister başka bir platform kadına minicik bir fayda sağlıyorsa o sistemden o imzadan bu netlikte biz amasız, ancaksız, lakinsiz oranın yanındayız. Türkiye’de güçlü bir kadın hareketi var ama bizim kökümüz daha eski. Milli mücadelenin ateşleyicisi kadındır. Yozgat’ta, Adana’da, Ankara’da kadınlar dernek kuruyor. Osmanlı döneminde beyaz kıyafetler giyerek evlerde toplantılar yapıyor. Böyle bir geçmişimiz var. Bir yılda 356 kadının öldürülmesi bir günde üç kadının öldürüldüğü bir Türkiye’yi ne kadınlar hak ediyor ne de Türkiye hakkediyor.

FARKLI AŞILARIN DA GETİRİLMESİNDE FAYDA VAR

Aşının lojistiğinin çok doğru yapılması lazım. Bir eczacı kadın bana gelen insanlar aşıdan korkuyor çünkü güven kalmadı dedi. Sadece Çin aşısının yetmeyebileceği söyleniyor. Sayın Aylin hanımın ve Aytun Çıray’ın dediği şey Batı’da yapılan aşıların getirilmesinde de fayda var. Toplu taşımayı kullanan çalışan insanların öncelikle olarak aşılanmasında fayda var.

PARTİ KAPATMA KONUSUNU ORTAKLAR ARASINDA BİR GAGALAŞMA OLARAK GÖRÜYORUM

Parti kapatma konusundaki değişikliklerin Meclis’teki dönemini hatırlıyorum. Ak Parti’nin kapatılması ile ilgili kıyıdan dönülen dönemde ben net bir tavrın bulunmadığını da hatırlıyorum. Oradan çok kenardan dönülünce Ak Parti Meclis’te parti kapatmasını zorlaştıran bir kanun değişikliği yaptı. Yargıtay Başsavcısı açabiliyor, Bakanlar Kurulu kararı ile Adalet Bakanı yapabiliyor bir de Meclis’te gurubu bulunan partilerin Genel Başkanı götürüp verebiliyor. Bundan sonra Anayasa Mahkemesi bir karar veriyor. Dolayısıyla Sayın Erdoğan’ın hareketi önem kazanıyor. Sayın Bahçeli bir ültimatom verdi Yargıtay Başsavcısına. Yargıtay Başsavcısı yukarı doğru baktı oradan ne gelecek belli değil. Yargıtay Başsavcısının evet veya hayıra göre harekete geçmesi oradan sonra bir adım daha var Anayasa Mahkemesi. Ortaklar arasında bir gagalaşma olarak görüyorum. Sayın Bahçeli’nin hala elini tutan yok kendisi gidebilir ama yapmadı.

Genel

Yalınkılıç’tan vekillik için istifa hamlesi

Published

on

blank

CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç’ın, Haziran 2023’te yapılacak genel seçimlerde İstanbul 1. Bölgeden Milletvekili Adayı olmak için ilçe başkanlığı görevinden istifa edeceği iddia edildi.

CHP’de 2023 seçim hazırlıkları sürüyor. Bu kapsamda tüm il ve ilçe teşkilatlarına Genel Sekreter Selin Sayek Böke ve Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı imzasıyla yazı gönderildi. Yazıda milletvekili aday adaylığı için partideki görevlerinden istifa etmesi gerekenler sıralandı. İl başkanları, il yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları, ilçe yönetim kurulu üyeleri, belde başkanları ve belde yönetim kurulu üyelerinden aday adayı olacakların 5-26 Aralık tarihlerinde istifa dilekçelerini CHP Genel Sekreterliği’ne sunmaları talep edildi. Yazıda ayrıca görevinden istifa edenlerin yerine geçecek isimlerin atamasının yalnızca Genel Merkez’in bilgisi dahilinde yapılabileceğinin altı çizildi.

YALINKILIÇ VEKİLLİĞE HAZIRLANIYOR

İl ve ilçe başkanlarına milletvekilliği adaylığı için istifa etme süresinin başlamasıyla birlikte CHP kulislerinde de hareketlilik başladı. İstanbul’da bazı ilçe başkanlarının milletvekili aday adayı olabilmek için görevlerinden istifa edeceği konuşulurken, Sarıyer kulislerinden de önemli bir iddia geldi ve CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç’ın önümüzdeki günlerde istifa edip, milletvekili aday adayı olacağı söylendi. Sarıyer’in aslen Tuzlalı olan siyasetçisi Yalınkılıç’ın bir süredir İstanbul 1. Bölgeden Milletvekili adayı olmak için temaslarda bulunduğu konuşuluyor.

SARIYER’İN SON 10 YILLIK SİYASETİNDE AKTİF ROL ALDI

Sevim Yalınkılıç, CHP Sarıyer’in son 10 yıllık siyasetinde önemli bir aktif rol aldı. Yalınkılıç, CHP Sarıyer’de daha önce Kadın Kolları Başkan Adayı olmuş; ancak seçimi kazanamamıştı. Ardından 2014 yılındaki eğilim yoklamasından birinci çıkmayı başaran Yalınkılıç, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde CHP’nin Sarıyer Belediyesi ve İBB Meclis Üyesi olarak seçilmişti. Aralık 2017’den bu yana ise 5 yıldır CHP Sarıyer İlçe Başkanlığı görevini yürütüyor.

YALINKILIÇ İSTİFA EDERSE YERİNE KİM GELECEK?

CHP Sarıyer’de ilçe başkanı Sevim Yalınkılıç’ın milletvekilliği için istifa edeceği iddiasının ardından, yerine gelecek ilçe başkanının kim olacağı konusu da Sarıyer kulislerinin en çok konuşulan konuları arasında yer alıyor. Yalınkılıç istifa ederse yeni başkanın yönetimden mi, yoksa atama yöntemi ile mi seçileceği soruları sorulurken, Genel Merkez’in gönderdiği yazıya göre değerlendirildiğinde atama yöntemi ihtimalinin daha güçlü olduğu ifade ediliyor.

Continue Reading

Genel

Minibüsçülerden İmamoğlu’na taksi teşekkürü

Published

on

blank

UKOME, 1 Aralık 2022’de oy çokluğuyla aldığı kararla, ihtiyaç fazlası 1803 minibüs ile 322 dolmuşun taksiye dönüşmesine onay vermişti. Toplam 14 oturum sonunda çıkan kararı memnuniyetle karşılayan bir grup minibüs ve dolmuş esnafı, Pendik ‘Kavakpınar Alt Geçidi’nde incelemelerde bulunmak için Pendik’e gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla buluştu. İmamoğlu’nu çiçekle karşılayan esnaf, memnuniyetlerini, “Minibüsçü esnafı için UKOME’DEKİ yaptığınız çalışmalardan dolayı size çok teşekkür ediyoruz. Emeğiniz çok. Allah razı olsun sizden” sözleriyle dile getirdi. İmamoğlu’nun esnafa yanıtı, “Bu işi tıkayan akılın, biz bu işi çözdükten sonra, mecbur kalındıktan sonra buna sahip çıkmaya çalışmasını ben ucuz siyaset olarak görüyorum” oldu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), 1 Aralık 2022’de oy çokluğuyla aldığı kararla, ihtiyaç fazlası 1803 minibüs ile 322 dolmuşun taksiye dönüştürülmesine onay vermişti. Yıllardır bu kararı bekleyen minibüs-dolmuş esnaf odaları ve derneklerine üye bir grup, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Pendik’te bir araya geldi. Bölge trafiğini rahatlatacak “Kavakpınar Alt Geçidi”nde incelemelerde bulunmak için Pendik’e gelen İmamoğlu’nu çiçekle karşılayan gruptan Gebze-Harem Minibüsçüler Derneği Başkanı Ramis Yılmaz, “Minibüsçü esnafı için UKOME’DEKİ yaptığınız çalışmalardan dolayı size çok teşekkür ediyoruz. Emeğiniz çok. Allah razı olsun sizden. Hepimize hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

“UCUZ SİYASETE CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINI ALET EDİYORLAR”

İmamoğlu’nun Yılmaz ve arkadaşlarına verdiği yanıt, şöyle oldu:

“Bu bizim işimiz. Biz de neticede memleketin, devletin bir kurumuyuz. Bizden sonra, ‘Ya biz bir de gidelim Cumhurbaşkanı’na teşekkür edelim’ diyorlarsa o ayrı. Gitsin, etsinler. Ama bu siyaset, çok kötü bir siyaset. Bu iş, UKOME’nin işi. Bak bu işi aylardır, yıllardır hazırlıyoruz. 3 yıldır bu işe çalışıyoruz. Odalarınızla konuşuyoruz. Minibüsçü esnafının zorluğunu biliyoruz. Bunların değişmesi gerektiğini biliyoruz. Bu, bugün müydü? Kaç senedir konuşuluyor değil mi? 10 senelik mesele. Niye biz değiştirdik? Niye biz bunu yaptık son 2-2,5 senede? Samimiyet, sizi dinlemek ve bu işin gerçekliği. Bir beklentimiz mi var? Yok. Önemli olan, sorunu çözmek. Bu işi tıkayan akılın, biz bu işi çözdükten sonra, mecbur kalındıktan sonra, -ki taksiye de ihtiyaç var bu şehirde, bunu hepimiz biliyoruz- buna sahip çıkmaya çalışmasını ben ucuz siyaset olarak görüyorum. İstanbul’da bazı siyasiler, ucuz siyasete kalkıyorlar Cumhurbaşkanlığı makamını bile alet ediyorlar. Bence Sayın Cumhurbaşkanı’nın, buradaki bütün AK Partilileri sıradan bir fırçalaması lazım, ‘Siz beni bu işe nasıl alet edersiniz’ diye.”

“İMAMOĞLU SEÇİMİ KAZANDI DİYE, UKOME’YE 3-5 TANE SANDALYE İLAVE ETTİLER”

İmamoğlu, Yılmaz’ın, “Minibüs esnafı olarak uzun yıllar mağduriyet yaşadık. Gerçekten çok zorluklar çektik. Evimizi geçindiremez, senetlerimizi ödeyemez hale geldik. Araçlarımızın birçoğunun zaten bankada senetleri var, ödeyemiyor hala. Burada emeğiniz büyük. Emeği olan kim varsa, nokta kadar emeği varsa da Allah razı olsun” şeklindeki sözlerine de “Herkes emek verecek. Neticede zaten UKOME, Büyükşehir Belediyesi’nin kurumu. Yani bu Cumhurbaşkanlığı’na bağlı değil. Kimse şaşırmasın. Bu, Büyükşehir Belediyesi’nin bir kurumu. Bunun kapsayıcı akla dönüşmesi için de orada temsilciler var. Bak sizin de bir temsilciniz var. Her ne kadar sizi temsil etmiyorsa da sadece taksi plaka sahiplerini temsil ediyorsa da Taksiciler Odası Başkanı da orada sizin temsilciniz. Günün sonunda, orada bir UKOME var. UKOME, Büyükşehir Belediyesi’nin. Sadece, Ekrem İmamoğlu burada seçimi kazandı diye, oraya 3-5 tane sandalye ilave ettiler. Çoğunluğu ellerine aldılar, sözüm ona. Hani, ‘indir-kaldır muhabbetine’ döndü UKOME’de oy kullananlar. Ama o da çözülecek. Kaldı 5-6 ay Allah’ın izniyle” yanıtını verdi.

YILMAZ’DAN İMAMOĞLU’NA “DEDİM Kİ; BÜYÜK CESARET…”

İmamoğlu, Yılmaz’ın, “Başkanım, geldiğiniz ilk gün de UKOME’ye taksi konusunu zaten taşımıştınız. Ben kendi içimden şu konuyu geçirdim. Dedim, ‘Ya vallahi büyük cesaret.’ Çünkü taksiciler, bizden daha büyük bir camia. Bu katkılarınız için teşekkür ediyoruz” sözlerini de “En büyük kim biliyor musun? Millet. -Allah ayrı. Yaradan, en büyük.- Milletin üstünde kimse yok; ne bir makam, ne bir kişi, ne bir grup taksi. 16 milyon insanımız var. 16 milyon insanımız ihtiyacını düşüneceğiz. Orada sıralama yaptık. Önce, 16 milyon insanımız. Sonra, taksi şoförü, esnaf. On binlerce insan direksiyonun başında. Sonra plaka sahibi. Sermaye koymuş, onu da yok saymıyoruz. Ama sırası üçüncü” şeklinde yanıtladı.

UKOME NEDİR?

Büyükşehir Belediyelerinde bulunan bir birim olan UKOME, yasaya dayanarak büyükşehir belediyesi bünyesinde ulaşım ve trafiği düzenlemekle, yolcu taşıma ücretlerini belirlemekle ve toplu taşıma hatlarının güzergahlarını planlamakla ilgili kararlar alır.

Continue Reading

Genel

Erhan Vergili yetim ve öksüzlerin yüzünü güldürüyor

Published

on

blank

İşadamı Erhan Vergili tarafından başlatılan ve hayırseverlerin katkılarıyla yapılan yetim-öksüz çocuklara bot ve mont yardımı başladı. Yardımla ilgili konuşan Vergili, “Genel Başkanım Sayın Ahmet Davutoğlu hayata geçirdiğimiz projelerimizin fikir babasıdır” dedi.

Gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle adından sıkça söz ettiren hayırsever işadamı Erhan Vergili, hayırseverlerin de katkılarıyla bu kez yetim ve öksüz ilkokul ile ortaokul öğrencilerinin yüzünü güldürdü. Alınan bilgilere göre, mont ve bot dağıtımı önümüzdeki günlerde de devam edecek.

“Verdiğimiz sözleri yerine getiriyoruz”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Erhan Vergili, “Gelecek Partisi Sarıyer İlçe Başkanı olduğum dönemde verdiğim söz üzerine yetim ve öksüz öğrencilere bot ile montların dağıtımına başladık. Her ne kadar görevden ayrılsam da verdiğimiz sözleri yerine getiriyoruz. İçerisinde bulunduğumuz zorlu şartlarda yavrularının ihtiyaçlarına cevap vermekte zorlanan ailelerimize bir nebze nefes olup, çocuklarımızın yüzünü güldürüyoruz. Bu hayra vesile olan tüm hayırseverlere teşekkür ediyorum. Bizim burada yaptığımız yardım siyaset üstüdür. Her bir hayırseverimizin siyasi düşüncesi farklı olabilir. Fakat mevzu vatandaşa hizmet, çocukları mutlu etmek olunca farklılıklarımızı bir kenara bıraktık, ortak bir paydada buluştuk. Bot ve mont yardımlarının yanı sıra Sarıyerli çocuklara önümüzdeki süreçte önemli sürprizlerimiz de olacak. Ailelerimizin şahsi sosyal medya hesaplarımı ve Beklenen Geliyor Sarıyer isimli sosyal medya gruplarımızı takip etmelerini rica ediyorum. Genel Başkanım Sayın Ahmet Davutoğlu hayata geçirdiğimiz projelerimizin fikir babasıdır. Bundan sonra yapacağımız projelerde de kendisinden ilham almaya devam edeceğiz. Ben ve arkadaşlarım Ahmet Davutoğlu’nun bize gösterdiği yolda, belirlediği hedefte, çizdiği yol haritasında yorulmadan yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

Popüler

blank