GenelKültürSon Dakika

Sarıyerli kadınlar erkek egemenliğini yıkıyor

Toplumda hala fiziksel açıdan zorlu mesleklere ‘erkek işi’ gözüyle bakılsa da Sarıyerli kadınlar iş gücünde yaratılan cinsiyet algısını yerle bir ediyor. İşte Sarıyer’in birbirinden zorlu mesleklerde çalışan, toplumsal yaşamda güçlüklere karşı direnen ve kararlılıkla yollarına devam eden güçlü kadınları.

Kadınların başaramayacağı iş yok. Erkek egemen bir dünyada seslerini yükseltmekten geri durmayan farklı işyerlerinden, mesleklerden, mahallelerden emekçi kadınlar türlü vesileyle boyun eğmeyeceklerini gösteriyor, direniyor, insanca bir gelecek için umut oluyor… Her geçen gün daha fazla kadın, erkek egemenliğindeki işlerde çalışıyor. İş gücünde cinsiyet eşitsizliğine dayanan kalıpları yıkan ve park temizliğinden, balıkçılığa, midye işçiliğinden pazarcılık ve çiftçiliğe kadar görmeye aşina olmadığımız meslekleri layığıyla yerine getiren bu kadınların hepsi adeta bir ilham kaynağı. Peki bu meslekleri seçen kadınlar neler yaşıyor?

YETER Kİ KENDİMİZE GÜVENELİM

Sarıyer’in köylerinde çok sayıda kadın, ürettikleri yaş meyve sebze ile süt ve süt ürünlerini sabahın erken saatlerinden itibaren soğuğa aldırış etmeden getirdikleri ‘Köylü Pazarı’nda satarak aile ekonomisine katkıda bulunuyor. Kadınlar, kendi emekleriyle ürettikleri soğan, maydanoz, marul ve lahana gibi sebzeleri daha gün doğmadan Sarıyer Merkez’de bulunan pazar alanına getiriyor. Tezgahlarını erken saatlerde açan kadınlar havaya aldırış etmeden, neredeyse maliyetine sattıkları ürünlerden kazandıkları parayla ailelerinin geçimine katkı sağlıyor. O kadınlardan biri de Gümüşdere’de 15 yıldır çiftçilik yapan Şenay Akgül. Annesi ve babası da çiftçi olan ve iki çocuğunu pazarcılık yaparak okutan Akgül, “ Haftanın dört günü pazara çıkıyorum. Buradan kazandıklarımızla köyümüze yardımlarda bulunuyoruz. Kadınlar isterse her şeyi yapar. Erkeklerin yapamazsınız dediği her şeyi onlardan daha iyi, daha dikkatli ve daha düzgün yapıyoruz. Kadınların başaramayacağı iş yoktur yeter ki kendimize güvenelim” diyor.

İNŞAATLARDAN SARIYER PARKLARINA

Sarıyer Belediyesi’nde kadın çalışanlar çoğunlukta. Belediyenin farklı müdürlüklerinde görev alan kadınların bir çoğu ‘erkek işi’ diye adlandırılan mesleklerde erkeklerden daha başarılı olduklarını gösteriyor. O kadınlardan biri de Park Bahçeler Müdürlüğü’nde çalışan 47 yaşındaki iki çocuk annesi Seda Sel. Şu an ikinci üniversitesini okuyan Sel, uzun yıllar inşaat restoratörü olarak çalıştıktan sonra şimdilerde Sarıyer’in parklarına dokunuyor. İşe başladığında ‘Bu erkek işi yapamazsın’ diyenler olsa da kadınların her işi başarabileceğini herkese gösteren Seda Hanım, “Önceden inşaat işindeydim zordu benim için yaşım ilerledikçe ağır gelmeye başladı. O yüzden belediyeyi istedim. 1 buçuk yıl oldu gireli. Ben yaptığım işle gurur duyuyorum. Çünkü bu şekilde ekmeğimi kazanıp çocuklarıma yardımcı oluyorum. Ne iş olursa olsun çocuklarım için yaparım.  Çok olumlu tepkiler aldım. Özellikle kadınlar çok destekledi. Bizi gördükçe daha hoşlarına gitmeye başladı çünkü erkeklerden daha temiz olduğumuzu düşünüyorlar. Tebrik ediyorlar. Bu erkek işi yapamazsın diyenler oldu ama işlerimizi gördükten sonra fikirleri değişti.Bu işin de zorlukları var tabi ki çöpleri taşımak ama bir şekilde mücadele ediyoruz. Zamanla yöntemlerini öğrendik, alıştık. Kadınlar isterse her işi başarır, yapamayacakları hiçbir iş yoktur. Kadınlara tavsiyem yapamazsın diyen kimseye kulak asmasınlar kadınlar isterse yapar. İsterlerse çok güçlü olabilirler. Ben başardım siz de başarabilirsiniz. Güçlü olun ayaklarınız yere bassın mücadeleden vazgeçmesinler” diyor.

KADIN ELİ GÜZELLEŞTİRİYOR

Çoğu zaman sokaklarda yada restoranlarda karşımıza çıkan midye dolmayı sevmeyen insan yok gibi. Sabahın erken saatlerinde denizden çıkarılan ve büyük bir emekle hazırlanan midyeler binlerce insana da ekmek kapısı oluyor. Sarıyer Rumeli Kavağı da İstanbul’da midyenin çıkarıldığı noktalardan biri.Oldukça zahmetli olan midye işçiliğinde çalışan kadınlar yaptıkları işin büyük emek istediğini söylüyor. Midye doldurma işinden sorumlu olan Kadriye Susan bu mesleğin zor yanlarına değiniyor. Dolmalar için iç pilavı ben hazırlıyorum, tabi ki bunun püf noktaları var diyen Susan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ben midyeleri açıyorum, bu işi genellikle kolay sanıyorlar ama soğuktan ellerimiz şişiyor. Evet, yemesi güzel ama bunu son noktaya getirip satabilene kadar bizler büyük emek veriyoruz. Midye gazinolara, sokaklara çıkana kadar 5-6 el değiştiriyor. Evet, iş zor ama kadın eli değmesi midyeyi daha da güzel hale getiriyor. Kadınların yapamayacağı hiçbir iş yok, biz yeter ki isteyelim.”

ERKEKLERE TAŞ ÇIKARIRIM

Türkiye’de 3 bin kadın balıkçı maviliklere ağ atıyor. Çocuklarını büyütürken emeklerini denizden çıkaran kadın balıkçılardan biri de Rumeli Kavağı’nda yaşayan Necla Köseoğlu Yazıcı. Beş yaşında babasıyla birlikte balığa gitmeye başlayan ve tüm baskılara rağmen mesleğinden vazgeçmediğini söyleyen Balıkçı Necla hikayesini şöyle anlatıyor; “Ben balıkçılık mesleğini çok seviyorum. Beş yaşımdan beri babamla balıkçılık yapıyorum. Zaten baba mesleği. Babam da bizi balıkçılık yaparak okuttu. Babamdan tüm balık tutma tekniklerini öğrendim. Erkeklere balıkçılık konusunda taş çıkaracak nitelikteyim. Beş yaşında kürekle balığa gittim. 80 senesine kadar babamla birlikte balığa gittim. Kayınpederim de balıkçı, babamla ortaklardı. Babam ölünce dağıldı,‘Ben şimdi kiminle balığa gideceğim’ derdine düştü. Bende onunla balığa gidebileceğimi söyledim. Bana ‘ Bu çocuk oyuncağı değil, bir de seninle mi uğraşayım’ diye tavır koydu. Bende gizlice sandala saklanıp onunla balığa gittim. Yeteneğimi görünce ‘Aferin sana sen on tane adama bedelsin’ dedi. Hep not aldım. Erkekler benden o notları istiyor.”

Etiketler

Bir Cevap Yazın

Bu haberi okumak isteyebilirsiniz

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı